25 Rebiü'l-Evvel 1439 | 14 Aralık 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
ANAYASA TARTIŞMASI -2
16/02/2016 - 16:39
Mustafa GEÇER
"Anayasa milletin temel değerlerini değil, onu inkar ediyor
ve batının temel seküler değerlerini esas alıyorsa, kim
yaparsa yapsın bu anayasa bizim anayasamız olamaz!"
Ülkemiz Türkiye’de siyasi partiler 1982 yılından bu yana  yeni ve sivil bir anayasa yapılması gerektiği konusunda hemfikirler.     Önceki anayasalar hep askeri irade veya darbe ürünü anayasalar olup, halk iradesini yansıtmıyor. “Sivil” değil, “milletin iradesini” yansıtmıyor diye haklı olarak tartışılıyor.
Bu sebeple “halk iradesine dayanan demokratik  ve sivil bir anayasa  yapılırsa halkın da dediği olacak, rejim halkın katılımı ve onayı ile yeniden inşa edilecektir,” inancı pompalanıyor.Bu durum halkın da hoşuna gider. “Sivil anayasa” yapan iktidar halk tarafından sürekli minnetle anılır düşüncesi, siyasi partilerin iştahını kabartan bir slogan halini almıştır. Onun için, “bizi seçerseniz darbe anayasasını kaldırır, sivil anayasa yaparız” vaadinde bulundular. Bu süreçte; halkın baskılardan, korkulardan uzak, gerçek iradesini yansıtan hakiki bir anayasaya ihtiyaç olduğu çoğunluk tarafından kabul gören bir konu haline getirildi.
Aslında anayasalar milletin pek gündemi olmamıştır.  “Anayasa nedir, neye yarar, ne getirir ne götürür, faydası nedir? diye sokaktaki vatandaşlara sorsanız, kendi gündelik sorunlarının peşinde olduklarını ve bu konularla pek alakadar olmadıklarını görürsünüz. Belki de halkın büyük bir oranı “Anayasa nedir?” sorusuna doğru cevap verecek durumda dahi değildir.
Zamanın, kafası batıdan beslenmiş Osmanlı aydınları, “Avrupalıların anayasa diye bir temel kanunları var, batılılaşmak muasırlaşmak (çağdaşlaşmak) için bizimde onlarınki gibi bir anayasamız olmalı” diye tutturdular. Tabii ki, kendi müktesebatınızı terk edip batılılaşmayı kafaya koymuşsanız, onlar gibi olmayı hedefliyorsanız, onların anayasaları dahil tüm müktesebatını almanız gerekir. Öyle yaptılar. Şimdide öyle yapıyorlar.
Kurtuluşun tek yolunun batılılaşmaktan geçtiğini kabul eden zihniyet, 1851 Prusya Anayasasını model alarak  1876 Osmanlı Anayasasını (Kanun-i Esasi) yaptılar. Zaten 1856 Islahat Fermanı ile ıslah olarak Batılı bir devlet sayılmıştık, 1876’ da Anayasası bulunan meşruti bir hukuk devleti olmuştuk.Artık sırtımızı kimse yere getiremezdi. Bu olay şenliklerle kutlatıldı. O gündür bu gündür sırtımız hiç yerden kalkmadı. Görüntü ve inanç olarak batılılaştık ama onların seviyesinde sanayileşemedik, kalkınamadık.
Kerameti anayasada görenler halen anayasa tartışmasını sürdürüyorlar. Gelinen nokta: Millet sürünüyor. Avrupa’da işçi olmak için can atıyor. Her gelen işi gücü bırakıp anayasa yapmaya başlıyor.
Anayasa nedir, nasıl olmalıdır, ne işe yarar, çok mu gereklidir, kimin iradesinin ürünü olmalıdır? Öncelikle, anayasa milletin temel değerlerini değil, onu inkar ediyor ve batının temel seküler değerlerini esas alıyorsa, kim yaparsa yapsın bu anayasa bizim anayasamız olamaz!
Osmanlıda ve Osmanlıdan önceki İslam ülkelerinde yasaların, fermanların Kur’an-ı Kerim’e  uygunluğu denetlenir, uygun olmayanların caiz olmadığı batıl olduğuna hükmedilir ve yürürlüğe konmazdı. Bu kural 1839 Tanzimat Fermanı ile başlayıp aşama aşama  terk edilmiştir. 1928 yılında, 1924 Anayasası’nın 2.Maddesi ile; Türkiye Devleti’nin dininin İslâm olduğu, 1928 yılında yapılan bir değişiklikle kaldırılmıştır. 1937 yılında 2. Maddede yapılan değişikliklerle, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren gerçekleştirilen devrimlerle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sosyal, ekonomik, siyasi ve hukuki  karakteri de ortaya konmuş ve böylece Türkiye Devleti’nin “Cumhuriyetçi, milliyetçi, laik, halkçı, devletçi ve inkılâpçı” (Altı ok) bir devlet olduğu anayasayla da belirtilmiştir. Artık yasaların mevcut anayasaya uygunluğu, Anayasa Mahkemesi’nce denetlenmektedir. Uygun olmayanlar halkın iradesini temsil ettiği söylenen Millet Meclisi’nden ittifakla çıksa dahi ilga edilmektedir. Laiklik ilkesi gereği, yasaların kısmen de olsa  Kur’ana uygun olmaması öncelikli şarttır. Yasaların geçerliliğinde aranan en önemli şart, İlahi iradeye dayanmıyor olmasıdır. Ya hangi iradeye dayanacak?
Bu özellikleri ile Türkiye’nin, çağdaş ve modern bir devlet olduğu iddia edilmektedir.
Bu ilkeler, özellikle laiklik ilkesi korunarak yapılacak bir anayasanın, halkoyuna sunularak %100 kabul görse bile, %99 Müslüman bir milletin iradesine uygun olduğu, sivil olduğu iddia edilemez. Bu sadece yapılan düzenlemenin meşru gösterilmesine halkın alet edilmesi (Demokratur) olur ki, bunu yapanlar İndi İlahi’de vebal ve sorumluluktan asla kurtulamazlar.
Önceki Anayasaları yapan kurucu irade kimin iradesi idi? 
Şunu peşinen söyleyebiliriz ki, kurucu irade milletin iradesi değildi. Ayrıca ona karşıydı.
Daha önceki anayasaların temeli, ruhu neydi ? Şimdi yapılacak anayasanın ruhu, temeli, dayanağı ne olacak? Ne olmalı?  Ne olabilir? Aynı ruhu taşıyacak mı taşımayacak mı?  Eğer aynı ilke ve ruhu taşıyacaksa, ha asker yaptırmış, ha sivil  ne fark edecek?
Cumhuriyet dönemi anayasalarında temel amaç, otoriteyi ele geçirenlerin tabiri ile  “yeni bir ulus yaratmak” olmuştur. Yapılan anayasalar da, bu resmi  ideolojinin  temel esaslarını belirleyen metinlerdir. Yapanlar da halkın iradesi böyle bir amaca müsaade etmez, bu durumu onaylamaz kanaati hakimdi. Onun için halk iradesinden çok devrimci bir yaklaşımla, halka rağmen yapılmışlardır. Otorite; “ Halk bu işi yapamaz, o bu işten anlamaz, şimdilik onu bir kenara koyalım, batıcı, kendi temel değerlerinden ve medeniyetinden arındırılmış yeni bir ulus, yeni bir kimlik inşa edecek kuralları hakim kılalım, bir süre sonra halkın inancı değişir, bizim yaptığımız şeyler halk desteğini kazanır. Bunun için halk partisi kurarız, ülkeyi de halk yönetmiş olur, buna  kimse itiraz edemez. Hele bir etsin, o zaman halkın iradesine karşı çıkanlara haddini bildiririz olur biter” düşüncesini hep taşımıştır. Had bildirme işini de gerek duydukça askeri  darbelerle, devletin erklerini kullanarak yapmışlardır.
Kurucu otoritenin  anayasaya temel aldığı ilkeler:
1-Ulus devlet,
2-Laik hukuk düzeni, Cumhuriyet,
3-Demokrasi,
4-Sosyal devlet anlayışı’ndan oluşur. 
Türkiye de Cumhuriyet döneminde ilk iki ilke için diğer ilkeler sürekli feda edilmiş, çiğnenmiştir. Çünkü “kurucu irade” denen “batıcı elitlerin” temel amentülerini ve rejimin karakterini bu iki ilke oluşturmaktadır, bunlardan asla taviz vermezler. Değişmez, değiştirilmesi teklif edilemez. Yeni, inanç ve kültür melezi bir ulus bu ilkeler çerçevesinde inşa edilmeye çalışılmıştır.Rejimin, yani “demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti”nin kırmızı çizgilerini de “yeni bir ulus yaratma” resmi ideolojisi oluşturmuştur. Bu ideoloji, demokrasi ve hukuk devleti alanını kırmızı çizgileri ile daha dar tuttuğundan, toplumun kendi inanç değerleri içinde olağan gelişmesine müsaade etmemiş, toplum bu kalıpları aşmaya, önüne çekilen duvarları zorlamaya başladıkça darbelerle demokrasiye ve hukuk devletine, “rejimi koruma ve kollama”  adına “balans ayarı” yapılmıştır.
Laikliğe hiç balans ayarı yapılmamıştır. Çünkü resmi ideolojinin temeli laiklik üzerine kurulmuştur. Bu ilkeye dokunulamaz. Dokunulursa, her şey temelden alt üst edilir. Din’i statik değişmez  nas’lar içerdiği için eleştirenler  güya hukuk adına demokrasi adına daha değişmez kurallar koymuşlardır.Diğer ilkeler garnitür niteliğinde olup “olmasa da olur” ilkelerdir ve bu ilkelerin düzenlediği alanlar kanunla da düzenlenebilir.
Yapılmak istenen “yeni ve sivil anayasa” bu sorulara nasıl cevap verecektir?
Asıl sorun budur.
Eskiden olduğu gibi laiklik ilkesi üzerine inşa edilecek bir anayasa, milletin ortak paydası ve temel kodları ile asla barışık olmayacaktır. Türkiye’deki  laiklik anlayışı ve uygulaması İslâm’dan arındırılmış bir toplum  yapısı ve düzenini  amaçlamış, bu sebeple  Milletin %99.8’inin inancı olan İslâm’ı ve Müslümanları  devletin güvenliğini tehdit eden “ birinci tehdit” olarak görmüş, onunla mücadele etmiştir. Rejimin hukukunu ve gücünü “dinini yaşamak isteyen” insanların ensesinde bir sopa olarak kullanmıştır. “Bu ülkede sadece Müslümanlar yaşamıyor, Müslüman olmayan vatandaşlarımız da var” diyerek İslam’a karşı bir laiklik anlayışına gerekçe sunulmuştur. Oysa, 1923 tarihinde imzalanan Lozan Antlaşmanın 37.maddesinden 44.maddesine kadarki bölümü "Azınlıkların Korunması" başlığı altında, Türkiye Cumhuriyeti'nin gayrimüslim vatandaşlarının azınlık haklarını belirleyen ve güvenceye alan kısmını oluşturmaktadır. Binde ikilik bir vatandaş oranı için yüzde 99,8’ in dini baş tehdit sayılmış, çoğunluk azınlık hukukuna mahkum edilmiştir.
Yapılması düşünülen yeni sivil ve demokratik Anayasada: “ Devletin dini, Din-i İslâm’dır” diye bir madde konulacak mıdır?
Eski TCK’nın İslâm’ı yasaklayan163.madde olarak bilinen, 1991 yılında kaldırılan ancak 1982 Anayasasının 24. Maddesi son fıkrasında korunan ve “kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırmaz” maddesi kaldırılacak mıdır? Yeni yapılacak Anayasada, bugüne kadar ısrarla savunulan Milletin Din’ini birinci tehdit sayan laiklik ilkesinden vaz geçilecek midir?
Yeni ve  sivil denen anayasada, görünen o ki, “laiklik”  ilkesi aynen korunacaktır. İktidar  ve muhalefet partileri temsilcilerinin beyanlarından bu anlaşılmaktadır.
Özellikle laiklik ilkesi eskisi gibi korunacaksa, diğer maddeler teferruattır.
Aslında mevcut anayasa laikliktir. Rejim korunacaksa, anayasada başka maddeler olmasa da bu madde yeterlidir. Mevcut rejimin ana karakterini belirleyen laiklik maddesidir. Her şey ona göre düzenlenmektedir.
Yeni Anayasanın yapılmasını iktidar ve mecliste bulunan muhalefet partileri istediklerini beyan ediyorlar. Biz bu işe varız diyorlar. Ama “ancak”ları var.  Herkes kendi ideolojisine göre kendi istediği gibi bir anayasa istiyor. Sorun da buradan kaynaklanıyor. Rejime en yakın yaklaşımı iktidar partisi Ak-Parti sergiliyor. Ak-Parti’nin “Başkanlık Sistemi” talebi ve ısrarı muhalefetten destek alması için önemli bir engel teşkil ediyor. Başkanlık sistemi getirmeyecek bir anayasaya rıza göstermeyecek  görünüyor. Referandum için yeterli sayıya sahip değil.
CHP: Darbelere çanak tutmuş, taraf olmuş, “ordu görev” mitingleri yapmış kötü bir sicile sahip değilmiş gibi, “Bu ülke darbe anayasası  ayıbından kurtarılmalıdır”  riyakarlığını sürdürüyor. “Başkanlık sistemi asla olmaz, bu varsa biz yokuz.” diyor. MHP için mevcut anayasa gayet uygundur.  “Değişmez ve değiştirilemez maddeler kırmızı çizgimizdir, onlarla oynatmayız, başkanlık sistemi istemeyiz, buna şiddetle karşıyız” diyor. Yani, “yeni anayasaya gerek bile yoktur” demek istiyor.  HDP; “Yeni Anayasa yapılmalı ancak üniter  ve ulusal devletten vaz geçilmeli, bize otonomi verilmeli” diyor.
Partiler arasında birbirini kesen zıt  kırmızı çizgileri ve  “olmazsa olmaz” talepler var.
Bu gidişle meclisten yeni bir anayasa  değil  bu uğurda bol kavga çıkacağa benziyor.
Diğer önemli ve ortak uyuşmazlık ulus devlet ve buna bağlı üst kimlik meselesidir.
Ulus devlet konusunda üst kimlik ne olacaktır?
Vatandaşın ortak kimliği ne olacaktır: Türk mü? Türkiyeli mi? Türkiye vatandaşı mı?  Anayasal vatandaşlık mı? Bunlardan Türklük dışındaki üst kimlik tanımlamaları ulus devlet ilkesine nasıl uydurulacaktır. Ulus devletten vaz mı geçilecek? Bu ülkede yaşayan insanların ortak kimliği nedir?
Birinci sıradaki ortak kimliğimiz “İslâm” dır. Bu ülkede yaşayan insanların %99 u kendisini Müslüman olarak tanımlıyor. Birbirlerine İslâm bağı ile bağlanıp birlik oluyorlar.
Resmi ağızlardan çıkan konuşmaların başında; 150 yıldır besmele gibi  ”Her zamankinden  çok birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olduğu şu zamanda” cümlesinde ifade edilen “birlik ve beraberlik” nerede, hangi kimlikte sağlanacak? İslâm üst kimlik olmaktan çıkarılınca bu konu önemli sorun halini almış, hatta Osmanlı’nın dağılmasına neden olmuştur. Rejimi kuran irade, laiklik ve ulus devlet ilkesine aykırı gördüğünden, İslam kimliğini reddetmiştir.
İkinci sıradaki ortak kimlik çoğunlukla Türk’tür.  Nüfusun, %87’si Türklerden, %10’u Kürtlerden, %1’i  Zazalardan, %1’i Araplardan, diğerleri çok az oranlarda çeşitli etnik kökenlilerden oluşuyor.
Türk kimliğini diğer etnisiteler, özellikle Kürtler  uygun görmüyor; “Biz ne olacağız ,Türk mü olacağız?” diye itiraz ediyorlar. Türk kimliğinden vazgeçilip, %10 bundan memnun olsa bile, %90 böyle bir kimlik tanımlamasından memnun olacak mıdır? Kesin olmayacaktır.
O zaman nasıl bir kimlik  tanımlaması getirilip, yeni Anayasa’ya, “toplum kesimlerinin üzerinde uzlaştığı  kimlik budur” diye yazacaklar. Çok zor bir iş.
Toplumun ve partilerin istediği konularda uzlaşma olacak mıdır? Olmayacak gözüküyor.
1960 darbesi sonunda bir Anayasa yazarının, İnönü’ye “Nasıl bir anayasa istersiniz paşam?” diye sipariş alıp 1961 anayasasını yazdığı gibi,  müstakbel sivil anayasamızda “halkın her kesiminin görüşünü alıyoruz” iddiası bir yana, bir anayasa yazarına veya komisyona havale edilip, eski darbe anayasalarının temel ilkeleri çerçevesinde yazılmış bir anayasa olacak gibi.   İşin kötüsü  eğer yapılabilirse oluşacak metin halk adına milletin onayına sunulup oylanacak, belki de %60 civarında bir evet oyu ile kabul edilip “Alın size sivil Anayasa, sizin anayasanız”diye milletin önüne konulacak.
Darbe anayasaları da halk oyuna sunulup, çok yüksek oranda halk oyu ile onaylattırılmıştır. Darbe anayasaları ile aynı temel ilkeler çerçevesinde yapılmış anayasanın diğerlerinden hiçbir farkı olmayacaktır. Farkı sivil anayasa kimliği olacak ancak daha yürürlüğe konmadan tartışılmaya başlanacaktır.
Milletin ortak inancı dışında  başka yerlerde çözüm arandıkça, çözüm bulunamayacak, yeni anayasa arayışları ve gündem işgali sürüp gidecektir
YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
14/02/2017 - 14:47 TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
23/12/2016 - 12:03 ÜLKEMİZİN ÜYE YAPILDIĞI BÖLGESEL VE ULUSLARARASI KURULUŞLARLA İLİŞKİLERİ…
14/11/2016 - 13:59 KASABINA AŞIK KOYUN
24/10/2016 - 15:41 MUSUL HAREKÂTININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
11/10/2016 - 18:11 KANDİL’E YAĞI KİM KOYUYOR ?
29/09/2016 - 11:37 EĞİTİM VE TERSİNE DEVŞİRME
05/09/2016 - 17:52 III.BİNYIL HAÇLI SAAVAŞLARI
15/08/2016 - 10:31 BAŞIMIZA GELENLER
03/08/2016 - 15:56 15 TEMMUZ DARBE SONRASI
19/07/2016 - 16:50 15 TEMMUZ 2016 DARBE TEŞEBBÜSÜ
04/07/2016 - 13:04 İLERİ GİDİŞ Mİ GERİ DÖNÜŞ MÜ?
11/06/2016 - 10:43 DOST ZANNEDİLENLERDEN YENEN KAZIKLAR !
27/05/2016 - 18:00 IŞİD’İN SON KULLANMA TARİHİ BİTTİ Mİ?
16/05/2016 - 16:29 LAİKLİK NE İŞE YARAR? -II-
10/05/2016 - 10:50 LAİKLİK NEDİR NE İŞE YARAR ? -I-
25/04/2016 - 21:04 BATI DUYARLILIĞI
08/04/2016 - 09:30 NEREYE GİDİYORUZ ?
29/03/2016 - 11:10 KONSOLOS EFENDİLERİN ADALET HASSASİYETİ
14/03/2016 - 17:31 NESLİMİZ PAGANİZM TEHDİDİ ALTINDA
26/02/2016 - 11:29 TRİBÜNDE SEYİRCİ OLMAK
16/02/2016 - 16:39 ANAYASA TARTIŞMASI -2
02/02/2016 - 19:30 ANAYASA TARTIŞMASI -1
15/01/2016 - 23:09 TÜRKİYE’DE TERÖRÜN KAYNAĞI
05/01/2016 - 11:39 MUSUL SORUNU
30/12/2015 - 14:19 KANAL İSTANBUL RANTI
21/12/2015 - 15:11 AKP İKTİDARLARI’NIN İSRAİL İLİŞKİLERİ
14/12/2015 - 10:12 IRAK BİZE IRAK DEĞİL
02/12/2015 - 12:17 BÖLGEMİZDE SON GELİŞMELER
23/11/2015 - 10:56 RUSYA’NIN IŞİD HEVESİ
14/11/2015 - 10:28 SİLAHLAR MÜSLÜMANLAR ÜZERİNDE DENENİYOR
27/10/2015 - 17:06 DEVLET EL DEĞİŞTİRİYOR...
18/10/2015 - 17:00 KAMPLAŞMA KİMLERİN İŞİNE YARAR ?
04/10/2015 - 20:15 TERÖRE KARŞI KÜRESEL İŞBİRLİĞİ
21/09/2015 - 12:44 YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE
10/09/2015 - 12:37 YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE
31/08/2015 - 18:25 ÇÖZÜM SÜRECİ OYALANMASI VE ÇÖZÜM
21/08/2015 - 11:55 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE TERÖR
08/08/2015 - 13:22 CHP VE TERÖR
13/07/2015 - 03:55 İSLAM COĞRAFYASI VE TÜRKİYE'DE KİMLİK İNŞAASI
05/07/2015 - 22:43 BÖLGEDE SUÇLU TÜRKİYE Mİ?
29/06/2015 - 00:49 HİÇ BİRİ TEMİZLİKTEN SÖZ EDEMEZ!
23/06/2015 - 11:20 HAÇLI SAVAŞLARI SÜRÜYOR…
15/06/2015 - 11:27 UFUKTA ERKEN SEÇİM VAR
09/06/2015 - 10:05 7 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİ
01/06/2015 - 13:05 EY MİLLET UYAN-2
25/05/2015 - 14:01 EY MİLLET UYAN, İYİ YÖNETİLMİYORUZ-1
12/05/2015 - 14:49 7 HAZİRANDA YİNE SEÇİM VAR
05/05/2015 - 11:56 TARİHE GEÇMİŞ KATLİAM VE SOYKIRIMLAR -2 (Kızılderili Soykırımı)
30/04/2015 - 10:41 Tarihe Geçmiş Katliam Ve Soykırımlar (Endülüs Soykırımı)
15/04/2015 - 11:29 DÜNYADA SOYKIRIM MUCİTLERİ
07/04/2015 - 15:29 FAİL, ÜST AKIL İSE SİZ NE AKILSINIZ?
01/04/2015 - 12:57 BU NE REZİLLİK, NE KEPAZELİK, NE MÜTTEHEMLİK?
25/03/2015 - 14:54 TEPEDE YETKİ KAVGASI MI?
12/03/2015 - 11:20 EKONOMİ CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİRŞEY YOK
04/03/2015 - 10:55 ERBAKAN'I ANLAMAK...
24/02/2015 - 11:15 BU CADDE ÇIKMAZ SOKAK!
10/02/2015 - 09:50 TÜRKİYE HANGİ ZEMİN ÜZERİNDE YÜKSELECEK?
02/02/2015 - 16:21 YÖNETMEK YA DA YÖNETİLMEK
27/01/2015 - 11:02 İSLAM ÜLKELERİ BARIŞ GÜCÜ ACİLEN KURULMALIDIR
20/01/2015 - 15:40 BLACKWATER TERÖR ÖRGÜTÜ
13/01/2015 - 18:21 TERÖR KİMİN İŞİNE YARAR ?
07/01/2015 - 11:37 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VII
01/01/2015 - 12:08 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VI
22/12/2014 - 21:25 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-V
16/12/2014 - 10:27 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-IV
09/12/2014 - 17:15 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-III
02/12/2014 - 11:45 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-II
25/11/2014 - 11:43 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-1
13/11/2014 - 16:13 YENİ DÜNYA DÜZENİ VE MESCİD-İ AKSA
04/11/2014 - 13:20 KAMU DÜZENİ
28/10/2014 - 14:50 KULLUK SÖZLEŞMESİ
16/10/2014 - 11:30 KAMU MALLARININ SATIŞI
07/10/2014 - 23:45 KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN!
29/09/2014 - 16:45 IŞİD SAVAŞI VE TÜRKİYE’NİN DURUŞU
21/09/2014 - 23:48 IŞİD ÜZERİNDEN TÜRKİYE'NİN BAŞINA ÇORAP ÖRÜLMEK İSTENİYOR
09/09/2014 - 09:30 BÜTÜN BUNLARI IŞİD Mİ YAPIYOR?
19/08/2014 - 16:15 BU DÜZENİN ÜRETTİĞİ İNSAN YAPISI
12/08/2014 - 10:20 ÇAN KAYA!
28/07/2014 - 00:04 HANİ BAHAR GELMİŞTİ?
20/07/2014 - 20:27 GAZZE'DE KATLİAM SÜRÜYOR
10/07/2014 - 19:23 İSLAM ÜLKELERİNİN YÖNETİCİLERİ NE YAPAR?
02/07/2014 - 15:45 NEREDEN NEREYE ?
24/06/2014 - 13:59 FİTNE ATEŞİ
07/06/2014 - 16:08 DEMOKRASİ, DİKTATÖRLERİN MEŞRUİYET ARACI MI ?
30/05/2014 - 18:20 23. ULUSLARARASI MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR BİRLİĞİ TOPLANTISI
21/05/2014 - 10:15 BİR MUSİBET Mİ, BİN NASİHAT MI?
12/05/2014 - 01:32 BİRLİK VE BERABERLİK
08/05/2014 - 11:18 10.YIL DA TV5
28/04/2014 - 10:28 SEÇİM KAVGASI
22/04/2014 - 10:54 MEDYA ÇILGINLIĞI
14/04/2014 - 13:00 DEMOKRASİNİN BEDELİ
07/04/2014 - 01:30 ÇARLIK RUSYASI YENİDEN
01/04/2014 - 09:55 KOKPİTTE OTURANLAR
24/03/2014 - 10:31 SİYASİ TERCİH VE SORUMLULUK
17/03/2014 - 11:00 DEĞİŞİMİN CAZİBESİ
10/03/2014 - 10:00 SİYASİ CİNNET HALİ
02/03/2014 - 23.55 FİİLİ İŞGALLER YENİDEN BAŞLADI
24/02/2014 - 11:30 ÜÇÜNCÜ VEFAT YILINDA ERBAKANI ANLAMAK
17/02/2014 - 08:10 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-3
10/02/2014 - 11:00 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-2
01/02/2014 - 17:30 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-1
26/01/2014 - 23:45 17 ARALIK DIŞ ODAKLAR VE OYUNCULAR
17/01/2014 - 12:15 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-2
09/01/2014 - 13:00 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-1
31/12/2013 - 12:00 BU İŞ HÜKÜMETİ VE CEMAATİ AŞAR!
23/12/2013 - 13:00 AB MACERASI:GÖNÜLLÜ ESARET-5
16/12/2013 - 15:47 AB MACERASI-GÖNÜLLÜ ESARET-4
05/12/2013 - 16:00 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-3 BÖLÜM
23/11/2013 - 15:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET- 2
15/11/2013 - 20:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-1
29/10/2013 - 13:39 TEFECİLİK MEDENİYETİ!
14/10/2013 - 13:22 TOPLUMSAL SORUNLARIMIZ VE ÇÖZÜM REFERANSLARI
05/10/2013 - 14:49 28 ŞUBAT SANIKLARI VE MAĞDURLARI
26/09/2013 - 16:25 DEMOKRASİNİN NAMUSU
27/08/2013 - 13:00 KATİLDEN HİMMET BEKLEMEK
18/08/2013 - 15:11 GÜÇ BENDE O HALDE HAKLIYIM
03/08/2013 - 07:49 DİN SAVAŞLARI
23/07/2013 - 09:20 ÖRTÜLÜ İŞGAL
12/07/2013 - 15:40 MISIR VE DEMOKRASİ
03/07/2013 - 20:21 MURSİ DİRENMELİDİR !
24/06/2013 - 18:56 BÖLGE BARIŞI GÜÇLÜ TÜRKİYEDEN GEÇER
13/06/2013 - 19:26 CAMİ VERGİSİ
04/06/2013 - 20:24 HOŞAFIN YAĞI KESİLDİ!
23/05/2013 - 15:34 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE AYRIMCILIK
10/05/2013 - 16:51 ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE İSRAİL
30/04/2013 - 19:29 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-2
24/04/2013 - 18:25 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-1
09/04/2013 - 17:54 KAN DAVASI -2
30/03/2013 - 22:14 KAN DAVASI-1
20/03/2013 - 22:54 SERBEST TİCARET ANTLAŞMALARI (LAISSEZ FAIRE-LAISSEZ PASSER)
10/03/2013 - 18:29 YENİDEN RANT EKONOMİSİNE DÖNÜŞ
01/03/2013 - 15:26 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -3
25/02/2013 - 17:33 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -2-
20/02/2013 - 12:05 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -1-
12/02/2013 - 12:14 MEDENİYET SORUNU
30/01/2013 - 15:36 HABABAM SINIFI
15/01/2013 - 16:20 YENİDEN İŞGAL VE SÖMÜRGECİLİK
10/01/2013 - 14:30 GÜÇLÜ OLAN HAYATTA KALIR
01/01/2013 - 15:22 KENDİSİ RUS MOTORU AMERİKAN ÜRETİMİ TÜRK
20/12/2012 - 17:26 YILBAŞI NOEL MİLLİ PİYANGO
09/12/2012 - 20:17 Cumhuriyetin Kazanımları!
26/11/2012 - 14:33 Küresel Güç Dengeleri Değişiyor
15/11/2012 - 15:40 İslam Ülkelerinin Kurduğu Teşekküller Neden Etkin Değil?
06/11/2012 - 16:41 Müslüman Duyarlılığı
23/10/2012 - 00,11 Kurban Bayramı Mübarek Olsun
17/10/2012 - 17:53 İçki Reklamları ve Anayasa
09/10/2012 - 23:24 Suriye'ye Müdahale Kimin İşine Yarar?
01/10/2012 - 17:33 Görünen İran
19/09/2012 - 00:01 Müslümanın Talep Ve Beklentileri
11/09/2012 - 19:43 Türkiyenin Borç Faizi ve Yabancılara Toprak Satışı
28/08/2012 - 16:06 DÜNYA PETROLLERİNİ SÖMÜRENLER
23/08/2012 - 00:44 PKK'NIN İDEOLOJİK KİMLİĞİ
14/08/2012 - 12:18 Nizam İthalatı
04/08/2012 - 14:55 Küresel Bataklık
25/07/2012 - 13:00 Sahibinden Satılık Partiler 2
20/07/2012 - 14:43 Sahibinden Satılık Partiler 1
09/07/2012 - 08:55 Taksim Meydanının Silüeti
02/07/2012 - 09:30 Milleti Aptal Yerine Koymayın
25/06/2012 - 17:15 TÜRKİYE BÖLGEDE YALNIZLIĞA SÜRÜKLENİYOR
18/06/2012 - 17:15 Anayasa mı ? Babayasa mı ?
11/06/2012 - 10:46 ALKOL, EŞCİNSELLİK, FUHUŞ VE KÜRTAJ
05/06/2012 - 13:45 Büyük Ortadoğu Projesi'nde Türkiye'nin Rolü
29/05/2012 - 11:45 Saf Tutmak
21/05/2012 - 10:00 Dünya'da ve Türkiye'de Neo Kapitalizm-2
14/05/2012 - 17:33 Dünya'da ve Türkiye'de Neo-Kapitalizm 1
08/05/2012 - 13:28 Nerede Duruyoruz ?
28/04/2012 - 12:37 Kalkınmamızın Ayak Bağları
 
Amerika'dan flaş açıklama! Masaya oturmaya hazırız
Rusya resmen duyurdu! Suriye'den çekiliyoruz
Putin'in Ankara Gündemi: Kudüs, Suriye ve Enerji
Direnişin sembolü Fevzi el-Cüneydi'den haber var
Türkiye ayakta! Katil İsrail, kahrolsun ABD
Erbakan Hoca'nın yıllar önce yaptığı ikaz: Kudüs'ün başkent ilanı sonrası planlanan küstah adım!
Temel Karamollaoğlu: ABD ve İsrail’e karşı atılacak her adımın arkasındayız
Beyaz Saray: Trump, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını ilan edecek
Sanal paralar caiz değil!
EN ÇOK
Yazarlar
Atilla MEHDİGİL
Kudüs Zarrab’ın susturulmasının bedeli mi?
Mustafa KAYA
Yenikapı - Kudüs Notları
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
KUDÜS DAVASI ÜMMETİ BİRLEŞTİRECEKTİR
Ekrem ŞAMA
Dünyayı kurtuluşa zorlamak
Şeref KAÇMAZ
ORTA DOĞU’DA OYNU – YORUM
Mustafa İŞCAN
3600 gün ile herkes emekli olur mu?
Hayati OTYAKMAZ
SEVGİLİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.S.)
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Diyanet’in Dokuz Temel Vazifesi
Ali Haydar HAKSAL
Bilinç Körelmesi
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
ABD’nin Suriye’de Bitmeyen İşi Ne?
Zeki CEYHAN
Aynen Trump gibi!
Mevlüt ÖZCAN
Siyonizm dünyaya çomak sokuyor
Mahmut TOPTAŞ
“Ben olmazsam bu işler yürümez”
Prof.Dr.Ata ATUN
ABD ve Türkiye
Prof. Dr. Burhanettin Can
Şer ittifakının psikolojik savaş makinesinin dişlisi olmamak
İsmail Hakkı AKKİRAZ
İnsan ve Müslüman olarak kadın
Mustafa YILDIRIM
İçi boşaltılan kavramlar – 3: Müslümanlık
Burak KILLIOĞLU
Kudüs’e uzanan eller…
Şakir TARIM
ABD’nin İslam topraklarında işi ne?
İsmail KILLIOĞLU
Çiftçi ve Toprak
İbrahim VELİ
Hak talep eden “sivil toplum”dur
Abdülkadir ÖZKAN
Kavga etmeden tartışabilmek!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz