2 Zi'l-ka'de 1438 | 26 Temmuz 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
MUSUL SORUNU
05/01/2016 - 11:39
Mustafa GEÇER
"II.Abdülhamit Han Hazine-i Hassası’nı (Şahsi bütçe) kullanarak
Irak’ta petrol incelemesi ve bugün büyük oranda isabetli olduğu
kanıtlanan Petrol Haritası’nı yaptırır. Batılıların bölgeyle ilgili niyetini
bildiğinden1890’da çıkardığı “İrade-i Seniye” ile bölgeyi “Padişah Hazinesi”
ilan etmiştir. Bölge halen Osmanlı’nın özel, tapulu mülküdür."

Hz. Ömer tarafından İslam topraklarına 642 yılında katılan Musul ve Kerkük bölgeleri (Irak), 751 yılında Abbasi egemenliğine geçmiş, 1050 yılında Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey tarafından Selçuklu topraklarına katılmıştır. Bölge 1099 yılında Haçlılarca işgal edilmiş birkaç yıl sonra Selçuklularca geri  alınmıştır.1261 yılında Moğol istilasına uğramış 1365’ de Karakoyunlu sonra Akkoyunlu 1517’ de Osmanlı kesin hakimiyetine girmiştir. Aradaki kısa dönemli Haçlı ve Moğol  istilası hesaba katılmazsa bölge, 1050 yılından 1918 yılına kadar 868 yıl Türk hakimiyetinde kalmıştır.1918’ lere gelindiğinde bölgede 800 bin insan yaşamakta; bunlardan yoğunlukla Türkler, Araplar, Kürtlerden oluşan 750 bin Müslüman halk, azınlıkta ise  Süryaniler, Keldaniler, Yakubiler, Nesturiler, Asuriler, Ermeniler, Yezidiler gibi gayrimüslimler  yaşamaktadır. 

Musul sorunu diğer dünya sorunlarından ayrı değildir onların  bir parçasıdır. Aynı sebeplerden kaynaklanan bir sonuçtur. 

Günümüzdeki gelişmelerin, sorunların ve olayların, tarihi arka planlarına bakmadan sebep ve sonuçlarını tam olarak anlamak mümkün değildir.

Batı’da  18 ve 19. yüzyıllarda sanayi kapitalizminin gelişmesiyle  insan ve hayvan gücüne dayalı manuel üretimden makineli üretime geçildi. Üretimde makinenin kullanılmaya başlanması üretim miktarında devasa artışlara neden oldu. İhtiyaçtan fazla yapılan üretim ile beraber; daha geniş pazar, hammadde, enerji, emek ihtiyacı ortaya çıktı. Üretilecek mallar için ucuz hammadde, ucuz emek, ve enerji ihtiyacının yanı sıra daha da önemlisi yeni pazarlara ihtiyaç duydular.                                             

Üretilen ihtiyaç fazlası ürünlerin satılması, üretimin devamlılığı ve kazancın artırılması en az üretim kadar gerekliydi. Bu ihtiyaçların giderilmesi için Batılı ülkeler maddi güçlerini kullanarak istila ve sömürgeciliğe başvurdular. Sömürecekleri toplumlara karşı  her türlü oyun, bölücülük, üstün silah gücü kullanarak dünyayı işgal ve talan etmeye, sorunlar üretmeye ve sömürmeye başladılar.

O çağlarda bu amaca en uygun hedef coğrafya, kendi konumlarına göre doğuda kalan ve “Doğu (Orient)” dedikleri ülkelerdi…

Batıda Rönesans ve Reform hareketlerinin başlamasında, kendilerinden daha gelişmiş, zengin ve ileri bir “Doğu Medeniyeti”  varlığı ve kabulü ve onun Batılılarca tanınması merakı önemli bir rol oynamıştır. 18. yüzyıl “Aydınlanma Çağı” düşünürleri doğu ile ilgili  öğrenme amaçlı araştırmalar yaparak, bazen Doğu Medeniyet ve kültürlerinin, Hristiyan Batı kültürü karşısında üstün olduğunu savunmuşlardır.  Doğu toplumlarının, kültür, dil, medeniyet ve coğrafyalarının araştırılmasına yönelik 19.yüzyılın  ortalarında "Oriental Studies" (Doğu Araştırmaları) akademik bir disiplin olarak ortaya çıkmıştır. Yönetimler bunu desteklemiş, finanse etmiştir. Bu alanda çeşitli amaçlarla çalışan çok sayıda Doğubilimci’ler (Oryantalist  Şarkiyatçı, Müsteşrik) ler, cemiyetler türemeye başlamıştır.           19.yy.Oryantalist’lerinin çoğu 18.yy.’dakilerden farklılaşmaya, doğu hakkında görüşlerini ve amaçlarını tamamen değiştirmeye başladılar.                                                                                                                                              

Batıda sanayi kapitalizmi zihniyeti ve buna bağlı  işgal ve sömürgecilik, işgal ettikleri ülkelerde hegemonyalarını daha rahat yürütmeye ve oraları kontrol altında tutmaya yönelik politikaların misyonerlik, casusluk faaliyetleri ve“öncü kaşif kolları”haline geldiler.                                                                      

Oryantalistlerin gittikleri coğrafyalara bunların ardından savaş, işgal ve zulüm geldi. İşgal ve katliamlarını, sömürülerini haklı göstermek, üzerini örtmek için Doğu’yu; sorun, barbar, değersiz, ehlileştirilmesi gereken vahşi, olarak tanımlamaya başladılar. Din ve din düşmanlığı ve ayrımcılığına dayalı Haçlı ideolojisi bağlamında işgal ettikleri coğrafyalardaki insanları Hristiyanlaştırmayı da buna eklemeyi ihmal etmediler. Günümüzde Avrupa  dışında daha fazla Hristiyan vardır ve artmaktadır.

19.yy.Büyük Britanya'nın Kraliçe Victoria devri  ”Britanya sanayi devriminin yükselişi, zirvesi ve Britanya İmparatorluğu'nu “üzerinde güneş batmayan ülke” olarak kabul ettikleri döneme rastlar. 19.YY.Viktoryen İngiltere'nin ve diğer Hristiyan ülke yönetimlerinin; “ Müslümanların Hristiyan dünyayı tehdit ettiği  algısı” bundan  beslenen İslam düşmanlığının doğmasına yol açmıştır. Bugün dahi sömürünün devamı için Müslümanlara karşı; kin, husumet, öfke, tahammülsüzlük,  ayrımcılık, önyargı ve kara propaganda, İslamofobi artırılarak sürdürülmekte, gündemde tutulmaktadır.

Oryantalizm, Doğu'ya ilişkin ideolojik ön yargılar ve perspektiflerin hakim olduğu, düzenlenmiş (veya Doğululaştırılmış-Orientalized) yazı, vizyon ve araştırma tarzıdır. O, tüm düşünce ve araştırma alanı tarafından ifade edilen Doğu imajıdır.Bu anlamda Doğuculuk (Oryantalizm) Aydınlanma çağı sonrası Batı Avrupalı beyaz adamın Doğu hakları ve kültürüne yönelik dışarıdan, ötekileştirici, değilleyici ve ön yargı dolu yorumlarına işaret etmektedir. Doğu (Orient) Batılı için vardır ve Batı ile ilişkisi içinde ve onun tarafından inşa edilir. O, Batı'ya yabancı olan diğeri (Other) ve onun altı (inferior) olanı yansıtan bir aynadır.                                    

Oryantal (Doğulu) bu tip düşünmeyi temsil eden kişidir. Erkeği feminen (kadınsı), güçsüz ama yine de garip bir şekilde Batılı, beyaz kadını tehdit eden kişi olarak tasvir edilir. Doğulu kadın ise çarpıcı derece de egzoteik ve hakimiyet altına alınmaya isteklidir (Batı Asya için "cariye", Doğu Asya için "Madame Butterfly" klişeleri örnek verilebilir). Doğulu kültürel ve ulusal sınırları aşan bir klişedir.” (E.Said)                                                       

Bernard Lewis gibi Batılı akademisyenler Oryantalistler, Said tarafından kelimeye yüklenen anlamı olumsuz bularak  eleştirmişlerdir.                                                                                                                                                                    

Bernard Lewis , ABD'li tarihçi, Princeton Üniversitesi'nde Oryantalist bir profesördür. İslam tarihi, İslâm-Batı ilişkisi ve Ortadoğu hakkında uzmanlaşmış batılı uzmanlar arasında en çok okunan yazarlardandır. Yahudi kökenlidir ve George W. Bush'un danışmanlığını yapmıştır. Lewis, 1993 yılında Le Monde gazetesine verdiği bir demeçte 1915 yılında Ermenilerin Osmanlılar tarafından öldürülmesinin bir "soykırım" olmadığını, "savaşın bir yan ürünü" olduğunu söylemiş, Paris’te bir mahkeme bunu Ermeni soykırımının inkârı olarak kabul etmiş ve tarihçiyi sembolik olarak 1 Frank para cezasına çarptırmıştır. Lewis’e 1998 yılında Uluslararası Atatürk Barış Ödülü verilmiştir. Lewis, daha sonra 2002 yılında fikir değiştirmiştir.

Dün ve bugün dünyamızdaki insanlık dışı emperyal amaçlı ve kaynaklı sorunlar bu zihniyet ve fikrî altyapı üzerine inşa edilmiş edilmektedir.                                                                                                                                          

Musul-Kerkük sorunu da çıkar amaçlı sömürü politikalarının bir sonucundan başka şey değildir. Batı’nın sanayileşmesi ile birlikte dünyayı paylaşmada aralarında amansız bir rekabet başlamış, bu rekabet insanlık için büyük sorunlara ve savaşlara yol açmıştır, açmaya devam etmektedir.

Bölgemizde Petrol savaşları:

Almanların  20.YY. başlarında stratejik madde sayılan  “kömür üstünlüğüne” karşı İngilizler, “Petrol üstünlüğünü” ele geçirmeye başladılar.  20.YY. başlarında kömür yenildi ve petrol stratejik önem kazandı.  Petrolün tahtı halen yıkılamadı, bu uğurda kan dökülmeye devam ediliyor:                                                            

İngilizler 1830’ lu yıllarda bölgemizde de keşifler yapmaya başlarlar ve çok zengin yeraltı kaynakları bulunduğunu görürler. Hindistan da dahil bölgeye göz koyarlar.  Bölgede sorun bu yıllarda başlamış olur. Petrolün önemi hızla artmaktadır. Petrole hakim olan, gücü elinde tutacak demektir.                                                        

Daha önceki yıllarda bölgemizde kendiliğinden yüzeye çıkan petroller işlenip dar bir alanda kullanılırken, 1859’ larda İngiliz, Amerikan, Fransız şirketleri sondaj çalışmalarını başlatmıştır.                               

Osmanlı ülkesinde dünyanın en büyük petrol yatakları bulunduğu, batılı ajan oryantalistler aracılığı ile keşfedilerek, verdikleri raporlar doğrultusunda bölgelerin ele geçirilme planları yapılmaya başlanmıştır. Bu sırada Almanlar da diğerleri gibi petrole ve petrol bölgelerine ilgi duymaya başlamışlardır.  Almanlar, 1871 yılında Osmanlı topraklarındaki petrol potansiyeli ile ilgili bir rapor hazırlarlar.  Bu sırada Osmanlı ülkesinde, Yahudi Rotschild Ailesi Bakü-Batum demiryolunu inşa ederek bölge petrollerini Avrupa pazarlarına ucuz  fiyata sunmaya başlamıştır bile. Kerkük petrol işletme haklarını, bugün dahi Musul-Kerkük petrolünde hak iddia eden Neftçi ve Doğramacı ailesi ele geçirir. İran Şahı, yeraltı kaynaklarının işletme hakkını 1872 yılında imzalanan bir sözleşme ile Baron de Julius Reuter’e (İsrail Bira Josaphat doğumlu bir Alman- İngiliz-Yahudi asıllı banker ve işadamı ve Reuter Ajansının sahibi) verilir. İmtiyaz 20 yıl boyunca ona Pers yollar, telgraf, değirmenler, fabrikalar, petrol ve diğer kaynakların çıkarılması ve diğer kamu işleri üzerinde kontrol hakkı vermiştir.                                                                                          

Osmanlıda 1876 yılında 2. Abdülhamit’in tahta çıkmasıyla petrolle yakından ilgilenilmeye başlanır. 1875 yılında mali sıkıntıya düşen Osmanlı İmparatorluğu, 1876 yılında ödemeleri durdurur ve 1881 yılında Düyun-u Umumiye idaresine teslim olur. II.Abdülhamit Han  Hazine-i Hassası’nı (Şahsi bütçe) kullanarak Irak’ta petrol incelemesi ve bugün büyük oranda isabetli olduğu kanıtlanan Petrol Haritası’nı yaptırır. Batılıların bölgeyle ilgili niyetini bildiğinden1890’da çıkardığı “İrade-i Seniye” ile bölgeyi “Padişah Hazinesi” ilan etmiştir. Bölge halen Osmanlı’nın özel, tapulu mülküdür.                      

I.Dünya Savaşı'ndan önce Osmanlı hâkimiyetindeki Musul ve çevresi petrol varlığı sebebiyle İngiltere, Fransa, Almanya arasında rekabet konusu olmuştur.                                                                                                                 

Bölgede petrol kokusu alan İngilizler 1914 yılında Bağdat’ı ele geçirmek üzere önce Basra’yı işgal eder. Böylece  Osmanlı Musul vilayeti  ve çevresiyle ilgili (Genelde, bu günkü Irak ve Güneydoğu) toprak sorununu da başlatmış olurlar. General Tawshend komutasındaki birlikleri 24 Temmuz 1915 günü Bağdat’a doğru hücuma geçti. Osmanlı birlikleri Kut-ül Amare’den çekildi, İngilizler şehri işgal etti. İngiliz birlikleri 22 Ekim’de Bağdat’a iki koldan hücuma geçtiler ancak Selman Pakt’ta Nurettin Bey komutasındaki Osmanlı birlikleri tarafından 22 Kasım günü durduruldular. İngilizler tekrar Kut’ül Amare’ye geri çekilmek zorunda kaldılar. 23 Kasım günü de Osmanlı birlikleri hücuma kalktı. Göğüs göğüse kanlı savaşlar yapıldı. İngilizler yenildi, teslim oldu. Takvimler, 29 Nisan 1916’yı  gösteriyordu. Müslüman Osmanlı Ordusu Irak’ın Kut bölgesinde İngilizlere karşı büyük bir zafer kazanmış oldu.

Kut-ül Amare’de 13 bin 300 İngiliz askeri ile 13 general 481 subay esir alınmış ve 40 bini aşkın İngiliz askeri ölmüştürİngilizler, aynı tarihlerde diğer Osmanlı topraklarında, fitne, kışkırtma, kandırma, milleti birbirlerine kırdırma faaliyeti yanı sıra,açtıkları değişik cephelerde saldırılarını sürdürüyordu.

Aslında, bölgeyi 1916 tarihli Sykes-Picot Antlaşması ile Fransa'ya bırakmıştı. Nisan 1920 San Remo Konferansında Fransa, aralarında anlaşarak Musul bölgesini İngiltere'ye bırakacaktı.                                      

30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi 7.maddesi: İtilaf devletleri kendi güvenliklerini tehdit edecek herhangi bir durum ortaya çıkarsa istedikleri stratejik bir bölgeyi işgal edebilme, 24.maddesi: Doğudaki altı ilde (Vilayeti Sitte) bir karışıklık çıkarsa İtilaf devletleri bu illeri (Erzurum Van Bitlis Sivas Elazığ Diyarbakır) işgal edebilecektir. Bu maddeler İtilaf devletlerine istediği yeri işgal ve bölgelerde karışıklık çıkarmada hukuki dayanak oluşturuyordu. Ateşkesten sonra İngilizler, bölgedeki Hıristiyanların topluca öldürüldüğünü iddia ederek onların güvenliklerinin sağlanması gerekçesiyle 7. Madde gereğince şimdi de olduğu gibi Türk birliklerinin Musul'u terk etmesini istediler. Zaten Güney’e sarkan Rus tehdidine karşı Osmanlı birliklerinin bir kısmı  bölgeden İran tarafına kaydırılmıştı. İngilizler bölgede Gayrimüslim ve Gayri Türk unsurları, işbirlikçi Arapları ve Kürtleri bağımsızlık vaadi ile Osmanlı aleyhine kışkırtarak ayaklandırıyor, bölgeyi kaosa sürüklüyordu. Osmanlı birlikleri İstanbul'dan aldığı emri yerine getirerek Musul'u boşaltıp Nusaybin’e kadar çekildi. 15 Kasım 1918 tarihinde İngiliz askerleri Musul'a asker çıkarıp işgal ettiler. Lozan anlaşması sırasında da Musul sorunu hep gündemde pazarlık konusu oldu.  İngilizlerin  Musul petrollerine ilişkin düzenlemelerinden ABD rahatsız olmuş ve bu rahatsızlığını İngiltere’ye verdiği sert notalarla ifade etmiştir. İngilizler bu durumdan çok rahatsız olmuştur. ABD o zamanlar yeni sahneye çıkmış, işe karışmış ve petrole göz dikmiş, avdan pay istemektedir. Bölgenin Osmanlı hanedanının özel mülkü iddiasıyla hanedan mensupları ile görüşüp onlardan petrol işletme hakkını almaya çalışmıştır, çünkü İngiliz işgalindeki Musul petrollerinin neredeyse tamamı Padişah hazinesi içindedir.  Türk tarafı  İnönü,  bu durumun Osmanlıyı tanımak  anlamına geleceği düşüncesiyle ABD’ ye karşı İngiliz görüşünü benimsemiş, Osmanlı hanedanına ait mülklerin devlete geçtiğini ileri sürmüştür. İngilizler sorunu güçlü oldukları Milletler Cemiyeti ve ikili görüşmeler alanına çekmeyi başarmıştır. Irak Türkiye’nin alınmadığı bir Milletler Cemiyeti toplantısında İngiliz mandasına verilmiştir.

25 yıl süreyle Irak petrol gelirlerinden Türkiye’ye %10 pay verilmesi kabul edilmiş zenci saçına döndürülen konuda Türkiye’nin 1954 yılına kadar petrolden nasıl hesaplandığı bilinmeyen %10 pay aldığı söylemiştir. O gün bu gündür bölgeye kaos hakim olmuş, huzur gelmemiş, petrol İngilizlere, Amerikalılara, Yahudilere akmaya devam etmiştir.

Mevcut dünya düzeni ile sorunlar bitmeyecek ve artarak devam edecektir. Çünkü bu düzen ve maddi güç bir zulüm makinesi olarak insanlara “Ya kölem ol ya da öl” demekte, yeni sorunlar üretmektedir.

Sorunlar ya Batı’nın çöküp adil bir dünya düzeninin kurulması ile ya da bölgemiz için İslam Birliği’nin kurulması ile son bulabilir.

Başka çözüm yoktur!



 

YORUMLAR
serdar 07-01-2016, 16:32:15
demokrasi zırvalığı yahudilerin dünyada istediği ülkeyi yönetebilmesi ve başına kendi kuklasını geçirebileceği şahte bir düzendir. halifeliğin ve saltanatın kaldırılmalarının nedeni budur. kendi yöneticimizi seçtiğimiz zannedip onların kuklalarını işbaşına getiriyoruz.

Yeniden nizam-ı alemi kurmak Alemlerin Rabbi'nin dilemesiyle olacaktır. bizim için ise en büyük cihad önce kendi nefisimzle olmalı eğer bunu başarabilirsek Musulda kerkükte yeniden bizim olur hiç şüphemiz olmasın.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
14/02/2017 - 14:47 TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
23/12/2016 - 12:03 ÜLKEMİZİN ÜYE YAPILDIĞI BÖLGESEL VE ULUSLARARASI KURULUŞLARLA İLİŞKİLERİ…
14/11/2016 - 13:59 KASABINA AŞIK KOYUN
24/10/2016 - 15:41 MUSUL HAREKÂTININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
11/10/2016 - 18:11 KANDİL’E YAĞI KİM KOYUYOR ?
29/09/2016 - 11:37 EĞİTİM VE TERSİNE DEVŞİRME
05/09/2016 - 17:52 III.BİNYIL HAÇLI SAAVAŞLARI
15/08/2016 - 10:31 BAŞIMIZA GELENLER
03/08/2016 - 15:56 15 TEMMUZ DARBE SONRASI
19/07/2016 - 16:50 15 TEMMUZ 2016 DARBE TEŞEBBÜSÜ
04/07/2016 - 13:04 İLERİ GİDİŞ Mİ GERİ DÖNÜŞ MÜ?
11/06/2016 - 10:43 DOST ZANNEDİLENLERDEN YENEN KAZIKLAR !
27/05/2016 - 18:00 IŞİD’İN SON KULLANMA TARİHİ BİTTİ Mİ?
16/05/2016 - 16:29 LAİKLİK NE İŞE YARAR? -II-
10/05/2016 - 10:50 LAİKLİK NEDİR NE İŞE YARAR ? -I-
25/04/2016 - 21:04 BATI DUYARLILIĞI
08/04/2016 - 09:30 NEREYE GİDİYORUZ ?
29/03/2016 - 11:10 KONSOLOS EFENDİLERİN ADALET HASSASİYETİ
14/03/2016 - 17:31 NESLİMİZ PAGANİZM TEHDİDİ ALTINDA
26/02/2016 - 11:29 TRİBÜNDE SEYİRCİ OLMAK
16/02/2016 - 16:39 ANAYASA TARTIŞMASI -2
02/02/2016 - 19:30 ANAYASA TARTIŞMASI -1
15/01/2016 - 23:09 TÜRKİYE’DE TERÖRÜN KAYNAĞI
05/01/2016 - 11:39 MUSUL SORUNU
30/12/2015 - 14:19 KANAL İSTANBUL RANTI
21/12/2015 - 15:11 AKP İKTİDARLARI’NIN İSRAİL İLİŞKİLERİ
14/12/2015 - 10:12 IRAK BİZE IRAK DEĞİL
02/12/2015 - 12:17 BÖLGEMİZDE SON GELİŞMELER
23/11/2015 - 10:56 RUSYA’NIN IŞİD HEVESİ
14/11/2015 - 10:28 SİLAHLAR MÜSLÜMANLAR ÜZERİNDE DENENİYOR
27/10/2015 - 17:06 DEVLET EL DEĞİŞTİRİYOR...
18/10/2015 - 17:00 KAMPLAŞMA KİMLERİN İŞİNE YARAR ?
04/10/2015 - 20:15 TERÖRE KARŞI KÜRESEL İŞBİRLİĞİ
21/09/2015 - 12:44 YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE
10/09/2015 - 12:37 YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE
31/08/2015 - 18:25 ÇÖZÜM SÜRECİ OYALANMASI VE ÇÖZÜM
21/08/2015 - 11:55 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE TERÖR
08/08/2015 - 13:22 CHP VE TERÖR
13/07/2015 - 03:55 İSLAM COĞRAFYASI VE TÜRKİYE'DE KİMLİK İNŞAASI
05/07/2015 - 22:43 BÖLGEDE SUÇLU TÜRKİYE Mİ?
29/06/2015 - 00:49 HİÇ BİRİ TEMİZLİKTEN SÖZ EDEMEZ!
23/06/2015 - 11:20 HAÇLI SAVAŞLARI SÜRÜYOR…
15/06/2015 - 11:27 UFUKTA ERKEN SEÇİM VAR
09/06/2015 - 10:05 7 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİ
01/06/2015 - 13:05 EY MİLLET UYAN-2
25/05/2015 - 14:01 EY MİLLET UYAN, İYİ YÖNETİLMİYORUZ-1
12/05/2015 - 14:49 7 HAZİRANDA YİNE SEÇİM VAR
05/05/2015 - 11:56 TARİHE GEÇMİŞ KATLİAM VE SOYKIRIMLAR -2 (Kızılderili Soykırımı)
30/04/2015 - 10:41 Tarihe Geçmiş Katliam Ve Soykırımlar (Endülüs Soykırımı)
15/04/2015 - 11:29 DÜNYADA SOYKIRIM MUCİTLERİ
07/04/2015 - 15:29 FAİL, ÜST AKIL İSE SİZ NE AKILSINIZ?
01/04/2015 - 12:57 BU NE REZİLLİK, NE KEPAZELİK, NE MÜTTEHEMLİK?
25/03/2015 - 14:54 TEPEDE YETKİ KAVGASI MI?
12/03/2015 - 11:20 EKONOMİ CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİRŞEY YOK
04/03/2015 - 10:55 ERBAKAN'I ANLAMAK...
24/02/2015 - 11:15 BU CADDE ÇIKMAZ SOKAK!
10/02/2015 - 09:50 TÜRKİYE HANGİ ZEMİN ÜZERİNDE YÜKSELECEK?
02/02/2015 - 16:21 YÖNETMEK YA DA YÖNETİLMEK
27/01/2015 - 11:02 İSLAM ÜLKELERİ BARIŞ GÜCÜ ACİLEN KURULMALIDIR
20/01/2015 - 15:40 BLACKWATER TERÖR ÖRGÜTÜ
13/01/2015 - 18:21 TERÖR KİMİN İŞİNE YARAR ?
07/01/2015 - 11:37 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VII
01/01/2015 - 12:08 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VI
22/12/2014 - 21:25 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-V
16/12/2014 - 10:27 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-IV
09/12/2014 - 17:15 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-III
02/12/2014 - 11:45 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-II
25/11/2014 - 11:43 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-1
13/11/2014 - 16:13 YENİ DÜNYA DÜZENİ VE MESCİD-İ AKSA
04/11/2014 - 13:20 KAMU DÜZENİ
28/10/2014 - 14:50 KULLUK SÖZLEŞMESİ
16/10/2014 - 11:30 KAMU MALLARININ SATIŞI
07/10/2014 - 23:45 KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN!
29/09/2014 - 16:45 IŞİD SAVAŞI VE TÜRKİYE’NİN DURUŞU
21/09/2014 - 23:48 IŞİD ÜZERİNDEN TÜRKİYE'NİN BAŞINA ÇORAP ÖRÜLMEK İSTENİYOR
09/09/2014 - 09:30 BÜTÜN BUNLARI IŞİD Mİ YAPIYOR?
19/08/2014 - 16:15 BU DÜZENİN ÜRETTİĞİ İNSAN YAPISI
12/08/2014 - 10:20 ÇAN KAYA!
28/07/2014 - 00:04 HANİ BAHAR GELMİŞTİ?
20/07/2014 - 20:27 GAZZE'DE KATLİAM SÜRÜYOR
10/07/2014 - 19:23 İSLAM ÜLKELERİNİN YÖNETİCİLERİ NE YAPAR?
02/07/2014 - 15:45 NEREDEN NEREYE ?
24/06/2014 - 13:59 FİTNE ATEŞİ
07/06/2014 - 16:08 DEMOKRASİ, DİKTATÖRLERİN MEŞRUİYET ARACI MI ?
30/05/2014 - 18:20 23. ULUSLARARASI MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR BİRLİĞİ TOPLANTISI
21/05/2014 - 10:15 BİR MUSİBET Mİ, BİN NASİHAT MI?
12/05/2014 - 01:32 BİRLİK VE BERABERLİK
08/05/2014 - 11:18 10.YIL DA TV5
28/04/2014 - 10:28 SEÇİM KAVGASI
22/04/2014 - 10:54 MEDYA ÇILGINLIĞI
14/04/2014 - 13:00 DEMOKRASİNİN BEDELİ
07/04/2014 - 01:30 ÇARLIK RUSYASI YENİDEN
01/04/2014 - 09:55 KOKPİTTE OTURANLAR
24/03/2014 - 10:31 SİYASİ TERCİH VE SORUMLULUK
17/03/2014 - 11:00 DEĞİŞİMİN CAZİBESİ
10/03/2014 - 10:00 SİYASİ CİNNET HALİ
02/03/2014 - 23.55 FİİLİ İŞGALLER YENİDEN BAŞLADI
24/02/2014 - 11:30 ÜÇÜNCÜ VEFAT YILINDA ERBAKANI ANLAMAK
17/02/2014 - 08:10 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-3
10/02/2014 - 11:00 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-2
01/02/2014 - 17:30 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-1
26/01/2014 - 23:45 17 ARALIK DIŞ ODAKLAR VE OYUNCULAR
17/01/2014 - 12:15 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-2
09/01/2014 - 13:00 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-1
31/12/2013 - 12:00 BU İŞ HÜKÜMETİ VE CEMAATİ AŞAR!
23/12/2013 - 13:00 AB MACERASI:GÖNÜLLÜ ESARET-5
16/12/2013 - 15:47 AB MACERASI-GÖNÜLLÜ ESARET-4
05/12/2013 - 16:00 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-3 BÖLÜM
23/11/2013 - 15:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET- 2
15/11/2013 - 20:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-1
29/10/2013 - 13:39 TEFECİLİK MEDENİYETİ!
14/10/2013 - 13:22 TOPLUMSAL SORUNLARIMIZ VE ÇÖZÜM REFERANSLARI
05/10/2013 - 14:49 28 ŞUBAT SANIKLARI VE MAĞDURLARI
26/09/2013 - 16:25 DEMOKRASİNİN NAMUSU
27/08/2013 - 13:00 KATİLDEN HİMMET BEKLEMEK
18/08/2013 - 15:11 GÜÇ BENDE O HALDE HAKLIYIM
03/08/2013 - 07:49 DİN SAVAŞLARI
23/07/2013 - 09:20 ÖRTÜLÜ İŞGAL
12/07/2013 - 15:40 MISIR VE DEMOKRASİ
03/07/2013 - 20:21 MURSİ DİRENMELİDİR !
24/06/2013 - 18:56 BÖLGE BARIŞI GÜÇLÜ TÜRKİYEDEN GEÇER
13/06/2013 - 19:26 CAMİ VERGİSİ
04/06/2013 - 20:24 HOŞAFIN YAĞI KESİLDİ!
23/05/2013 - 15:34 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE AYRIMCILIK
10/05/2013 - 16:51 ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE İSRAİL
30/04/2013 - 19:29 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-2
24/04/2013 - 18:25 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-1
09/04/2013 - 17:54 KAN DAVASI -2
30/03/2013 - 22:14 KAN DAVASI-1
20/03/2013 - 22:54 SERBEST TİCARET ANTLAŞMALARI (LAISSEZ FAIRE-LAISSEZ PASSER)
10/03/2013 - 18:29 YENİDEN RANT EKONOMİSİNE DÖNÜŞ
01/03/2013 - 15:26 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -3
25/02/2013 - 17:33 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -2-
20/02/2013 - 12:05 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -1-
12/02/2013 - 12:14 MEDENİYET SORUNU
30/01/2013 - 15:36 HABABAM SINIFI
15/01/2013 - 16:20 YENİDEN İŞGAL VE SÖMÜRGECİLİK
10/01/2013 - 14:30 GÜÇLÜ OLAN HAYATTA KALIR
01/01/2013 - 15:22 KENDİSİ RUS MOTORU AMERİKAN ÜRETİMİ TÜRK
20/12/2012 - 17:26 YILBAŞI NOEL MİLLİ PİYANGO
09/12/2012 - 20:17 Cumhuriyetin Kazanımları!
26/11/2012 - 14:33 Küresel Güç Dengeleri Değişiyor
15/11/2012 - 15:40 İslam Ülkelerinin Kurduğu Teşekküller Neden Etkin Değil?
06/11/2012 - 16:41 Müslüman Duyarlılığı
23/10/2012 - 00,11 Kurban Bayramı Mübarek Olsun
17/10/2012 - 17:53 İçki Reklamları ve Anayasa
09/10/2012 - 23:24 Suriye'ye Müdahale Kimin İşine Yarar?
01/10/2012 - 17:33 Görünen İran
19/09/2012 - 00:01 Müslümanın Talep Ve Beklentileri
11/09/2012 - 19:43 Türkiyenin Borç Faizi ve Yabancılara Toprak Satışı
28/08/2012 - 16:06 DÜNYA PETROLLERİNİ SÖMÜRENLER
23/08/2012 - 00:44 PKK'NIN İDEOLOJİK KİMLİĞİ
14/08/2012 - 12:18 Nizam İthalatı
04/08/2012 - 14:55 Küresel Bataklık
25/07/2012 - 13:00 Sahibinden Satılık Partiler 2
20/07/2012 - 14:43 Sahibinden Satılık Partiler 1
09/07/2012 - 08:55 Taksim Meydanının Silüeti
02/07/2012 - 09:30 Milleti Aptal Yerine Koymayın
25/06/2012 - 17:15 TÜRKİYE BÖLGEDE YALNIZLIĞA SÜRÜKLENİYOR
18/06/2012 - 17:15 Anayasa mı ? Babayasa mı ?
11/06/2012 - 10:46 ALKOL, EŞCİNSELLİK, FUHUŞ VE KÜRTAJ
05/06/2012 - 13:45 Büyük Ortadoğu Projesi'nde Türkiye'nin Rolü
29/05/2012 - 11:45 Saf Tutmak
21/05/2012 - 10:00 Dünya'da ve Türkiye'de Neo Kapitalizm-2
14/05/2012 - 17:33 Dünya'da ve Türkiye'de Neo-Kapitalizm 1
08/05/2012 - 13:28 Nerede Duruyoruz ?
28/04/2012 - 12:37 Kalkınmamızın Ayak Bağları
 
İşgal polisi, Aksa kapısındaki cemaate saldırdı
20 Temmuz yeniden doğuştur
Adalet Bakanı Bozdağ'dan 'tek tip kıyafet' açıklaması
Allah’a şükür salâlar galip geldi
Darbenin üssüne yürüyoruz
Karamollaoğlu: Akla ziyan bir tutuklama
Suudi Arabistan'dan Katar açıklaması
Avusturya'dan Zeybekci'ye giriş yasağı
Başbakan Yıldırım: 'Sağlık olsun Türkiye Kıbrıs için elinden geleni yaptı'
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
SGK ve 15 Temmuz gazilerinin hakları
Atilla MEHDİGİL
Kral çıplaak! Kral çıplaak! Kral çıplaak!
Mustafa KAYA
Durun Siz Eski Müttefiksiniz
Hayati OTYAKMAZ
"Erkekler gibi savaşamadın, bari oturup kadınlar gibi ağla"
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Ekrem ŞAMA
15 Temmuz programları
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Ah köylüm vah köylüm
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
İman kardeşliği
Ali Haydar HAKSAL
Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Batı Cephesi”ndeEvanjelik Çatlamalar!
Zeki CEYHAN
Kızmak yerine!
Mevlüt ÖZCAN
Sihir ve büyü helak eder
Mahmut TOPTAŞ
Filozoftan hadisçi olursa
Prof.Dr.Ata ATUN
Anastasiadis’in politik iflası
Prof. Dr. Burhanettin Can
İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Kudüs için kıyam etmek
Mustafa YILDIRIM
Yaş yetmiş hâlâ emekli olamamış
Burak KILLIOĞLU
Sessizlik ve atalet…
Şakir TARIM
Yeni 15 Temmuzlar yaşanmaması için
İsmail KILLIOĞLU
Kör göze sürme çekmek
İbrahim VELİ
Olağanüstü miting olağandışı katılım
Abdülkadir ÖZKAN
Başarısız darbe ABD’yi çıldırtmış olmalı!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz