4 Sevval 1438 | 28 Haziran 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Stockholm Sendromu
03/11/2015 - 17:21
Abdullah AKÇAY

Öncelikle yapılan seçimlerin Ülkemiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Cenabı Hak'tan Niyaz ediyorum.

Türkiye 1 Kasım seçimlerine olağan üstü şartlarda, gitmek zorunda bırakıldı.

Halk 7 Haziran Öncesi:"400'ü verin bu iş barış içinde çözülsün" diye tehdit edilirken;

7 Haziran Sonrası: "Halk kaosu seçti " denilerek kaosa davetiye çıkarılmıştı.

1 Kasım seçimlerine giderken de ülkenin durumu ana hatları ile şöyle idi;

*İncirliğe Amerikalılar yerleştirilmiş Amerika oradan PYD'ye, PKK'ya yardım ederken yöneticiler ABD'ye değil PYD'ye tehditler yağdırıyordu.

*Devletin sadece son iki ayda 28 milyar(katrilyon) borcu artmıştı.

*2015 bütçesinden 54 milyar faize ayrılmış oda şimdiden yetmez olmuştu.

*Soğandan sarmısağa, angustan limuzine her şey ithal edilir hale gelmiş,

Bulgaristan'da et 15 lira bizde 45 lira olurken Tarım Bakanı 1.sıradan aday olmuştu.

*Yollar yapılırken yolların kenarına bir tane fabrika yapılmadığı gibi yapılanlar özelleştirme adı altında peşkeş çekilmişti

*Kendi ifadeleri ile Rüşvetin ve yolsuzluğun olmadığı hiç bir kurum ve kuruluş kalmamıştı.

*150 bin kişilik cezaevlerinde 166 bin kişi yatarken,

*Bankaların %65'i Borsanın %70 yabancıların eline geçmiş

*Satılan 4 ürünün 2 si ithal diğer ikisinin de biri yerli gözüken yabancı şirkete aitti.

*Faiz kullanımı ve Zinada patlama olmuş vatandaş gırtlağına kadar borca batırılmıştı.

*Bir yanda Halkın üçte biri yardımlarla geçinirken, diğer yanda nasıl yiyeceğini şaşırmış sonradan görmeler türemişti.

*Kardeşlik parçalanmış, insanlar ötekileştirilmişti.

*BOP planı gereği bölgedeki akıtılan kana ortak olunmuş.

*İsraftır diye Milletvekili lojmanları satılırken şimdi saraylarda itibar aranır olmuştu.

*Kur'an ayetleri ile dalga geçilirken Hocalar(istisnalar kaideyi bozmaz) lal olmuş idi.

Yine; Yürütülen çözüm süreci sonucu 400'e yakın Şehid ve sivil ölümü gerçekleşmiş, piyasalar kilitlenmiş, para ve borsa oyunları ile halk tedirgin edilmiş; çözüm olarak ta halkın karşısına sadece AKP'nin tek başına iktidarı konulmuştu.

Dolayısıyla AKP'nin %50 oyu son 4 aydaki çok iyi çalışması veya ortaya projeler ve çözümler koymasından ziyade halkın adeta ''STOCKHOLM SENDROMU'' diye bilinen şartlara teslim olmasından başka bir şey değildi.

Nitekim 1 Kasım sonrası AKP'nin tek başına iktidarı belli olunca yine AKP'li bir yetkili ;''Artık Şehid cenazeleri gelmeyecek'' diyerek adeta Şehidlerin geliş sebebini açıklamış oluyordu.

Peki, bu ''STOCKHOLM SENDROMU'' Nedir?

Uzmanlar Stockholm Sendromunu tarif ederken;

İnsanın kendisini zora sokan, üzen koşulları benimsemesi, savunması ve bu koşulları oluşturan nedenleri görmemesi, ezenin yanında yer alması olarak da tanımlıyorlar.

Stockholm Sendromuna sebep olan durumlar

1.Hayati tehlikelilik durumu 2.Dış dünyadan soyutlanmışlık 3.Bulunduğu ortamdan kaçamaz halde olma (ya da kaçamayacağına kanaat getirmişlik durumu )

4.Saldırganın ara sıra arkadaşça ve yakın davranması

STOCKHOLM SENDROMU'NUN TEDAVİSİ

1.Güvenliğin Tesis Edilmesi

2.Hatırlama ve Yas

3.Hayatla yeniden bağ kurulması

Demek ki; Merhum Erbakan Hocam'ın yıllar önce ''Bunlar Narkozlanmışlar''

Sözü bu gün gelinen nokta ile Stockholm Sendromu ile kendini gösteriyordu.

---

Seçimler sırasında

Başta Muhterem Genel Başkanımız Prof. Dr. Mustafa Kamalak Bey olmak üzere Saadet Partili kardeşlerimiz her türlü olumsuz şartlara rağmen ellerinden geleni yapmaya çalışmışlardı.

Ama biz adeta tırnaklarımızla kazarken ne yazık ki her seçimde olduğu gibi bu seçimde de kafasında koskoca sarığı ve iki karış sakalı olan bizim Hoca diye bildiğimiz başka bir zat çıkarılıyor adeta minareye kılıf hazırlanıyordu. Bu zatı muhterem de sanki kafasına silah dayamışlar psikolojisi altında ''AKP'ye değil Davutoğlu'na oy vereceğiz'' diyerek, mahalleye Muhtar seçiyormuş gibi zaten gücün yanında yer almak, bir takım dünyevi makam ve servetlere ulaşmak için bahane arayan kısacası yanlışına kılıf arayanlara can simidi oluyordu.

Ne diyelim Hayra sebep olan hayrı yapan gibi, şerre sebep olan şerri yapan gibidir.

Bu bağlamda her şeye rağmen dimdik, sapasağlam duran Saadet Partili kardeşlerimi tebrik ediyorum. Allah kendilerinden Razı olsun.

Alınan neticeler sonrası Milli Görüş'ün temsilcisi olan Saadet Partisi'nin içinde bulunduğu durumu ve temsil ettiği manevi değeri Nurettin Şirin Bey dikkat çeken değerlendirmeler ile şöyle anlatıyordu;

''Saadet Partisi Milli Görüş hareketi olarak değerleri, idealleri temsil ediyor. Burada asıl güç nicelikte değil, niteliktedir.

Milli Görüş Hareketi seçimlerle, oy oranlarıyla tanımlanacak bir hareket değildir. Bu bir ruhtur, sayamazsın da, tartamazsın da.

Ümmet Şuuru, İslam Birliği ve Siyonizmle Mücadele'yi Erbakan Hocadan öğrendik, hücrelerimize kazıdık; Hep bu şiarlar ve ideallerle kalacağız

Değerler ve idealler sayılarla anlam ifade etseydi, tarih boyu hiç Peygamberlerle birlikte olmaz, onların yolunu sürdürmezdik.

Refah Partisi kapatıldığında "tarihte küçük bir nokta" demişti Erbakan Hoca. Biz noktalara takılıp kalacak değiliz.

Biz Milli Görüş hareketinde Ümmetin kalbini, Kudüs'ün yüzünü görüyoruz. Ümmet ve Kudüs var oldukça bu duruş da hep var olacaktır.

Rahmani bir davayı omuzlayanlar "araz" olana değil "cevher" olana bakarlar. Zindanda da olsa Melik de olsa Yusuf Yusuf'tur..

Siyonist işgalciler Kudüs ve Mescid-i Aksa'yı işgal ettiklerinde "şimdi kazandık" dediklerinde 1969'da onlara cevap Anadolu'dan gelmişti.

Siyonistler "Büyük İsrail'e az kaldı" dediklerinde 1980'de cevap Konya'dan gelmişti. Milli Görüş siyonizmin üzerine butlan mührünü basmaktır

Milli Görüş, bu gasıp siyonist yapının köklerini bütünüyle söküp atacak bir davayı omuzlamak ve bayrağı Kudüs'ün kalbine dikmektir.

İnişler çıkışlar hep arazdır. Her gün yeni bir başlangıç günüdür.

Milli Görüş seçimlerin mağlubu değil, kurbanıdır.''

---

*KAZANMAK HAKTAN YANA OLMAKTIR.

*Allah kalbi ve kanadı kırıkların gönlündedir.

*Onun için Müslüman'a dünya çilehane ama Karadeniz havası gibidir.

Çoğu zaman yağmur ve bulut olsa da bazen de güneş açınca manzaranın tadına doyum olmaz.

*Onun için Davasına inanan ve sabredenler kazanır.

Yapılan seçimlerin İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dilerken;

*Tek başına iktidar olan AKP'nin

*Rant ekonomisinden üretim ekonomisine geçmek,

*Amerika, İsrail ve Siyonist çevrelere dur demek,

*Ülkede birlik, beraberlik ve kardeşliğin tesisi,

*Müslümanların zihniyetinin iktidarı,

*Ümmetin kurtuluşu yolunda ve İslam Birliği'ni kurmak için

Bundan sonra artık hiç bir bahanelerinin olmadığını da belirtmek isterim.

Biz de onların yaptığı her hayırlı işe destek, yanlış işe dur diyeceğiz inşallah.

Allah'a Emanet Olun.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
21/02/2017 - 09:55 Düşünmek herkese iyi gelecek !..
27/06/2016 - 17:22 Muhasebe Ayı Ramazan
13/06/2016 - 15:43 Stratejik Ürün Şeker
30/05/2016 - 11:21 NE OLUR MECLİSTEN GÖRÜNTÜ VERMEYİN!
20/04/2016 - 18:59 Aile ve Eğitimde sorunlar!
06/04/2016 - 16:51 Mecburi İstikamet Saadet Partisi
21/03/2016 - 12:52 İktidarın Karnesi
14/12/2015 - 13:55 'Odak olmak'' suçlaması!
30/11/2015 - 12:02 BU DAVADAN İSTİFA EDİLMEZ!..
16/11/2015 - 14:40 HAK VE BATIL MÜCADELESİ
03/11/2015 - 17:21 Stockholm Sendromu
28/10/2015 - 08:11 Haydi Şimdi Saadet!
22/10/2015 - 12:28 İşte asıl gerçek bu: Herkes için Saadet!
15/10/2015 - 09:44 Gayretullah'a Dokunmak
 
Meclis güçsüzleşirse sokak güçlenir
KPSS cevap kağıtları erişime açıldı
ABD'den PYD/PKK mektubu
Biraraya gelmezsek zulümler önlenemez
KPSS sonuçları açıklandı
Bahçeli’den CHP'nin yürüyüşüne ilk tepki: "Akılsız başın cezasını ayaklar çeker"
Sorunlarımızı G-8’de değil D-8’de çözelim!
Az önce açıklandı! İşte yerine gelen isim…
Siyasîler kavgayı bırakırsa vatandaş kucaklaşır
EN ÇOK
Yazarlar
Hayati OTYAKMAZ
ADALET- EMANET VE İŞLERİ EHLİNE VERMEK
Şeref KAÇMAZ
HESAPLI - YORUM
Mustafa KAYA
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler Tuzağı
Atilla MEHDİGİL
Ateizm ve ateistlerin hezeyanı
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Katar sana ne katar - Deepweb
Ekrem ŞAMA
Dışişleri şaka gibi
Mustafa İŞCAN
Yıllık izin birer gün olarak kullanılır mı?
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Mehmet Şevket EYGİ
Kuvvetli Müslüman
Ali Haydar HAKSAL
Emperyalizmin Suyunda Gitmek de İşe Yaramıyormuş
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Korku Türbülansı”ndaki ABD ve “Kontrolsüz Çok Kutupluluk” Planı
Zeki CEYHAN
Bir adım ötesi!
Mevlüt ÖZCAN
Her ibadetin hikmeti vardır
Mahmut TOPTAŞ
Bayram günü ne yapalım?
Prof.Dr.Ata ATUN
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Prof. Dr. Burhanettin Can
İslâm coğrafyasında “kaos’tan kaynaklanan düzen”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Ne yapacaksan ölmeden önce yap
Mustafa YILDIRIM
Özlenen eski Ramazanlar mı yoksa insanlar mı?
Burak KILLIOĞLU
Beton, hep beton!
Şakir TARIM
Yaşananlar ekseninde D-8’in önemi
İsmail KILLIOĞLU
İktidar ve devlet
İbrahim VELİ
En değerli hediye: D-8
Abdülkadir ÖZKAN
Suriye bölündü, kaynaklar paylaşıldı
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz