23 Rebiü'l-Evvel 1439 | 12 Aralık 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
MALAZGİRT ZAFERİMİZ VE SULTAN ALPARSLAN
25/08/2015 - 17:02
Hayati OTYAKMAZ

26 Ağustos 1071 Cuma günü, güzel Anadolu’muzun kapılarını bizlere açan Müslüman

Türk Ordusu'nun en büyük zaferlerinden biri olan, Malazgirt Meydan Muharebesi kazanılmıştır.

Bizanslılar Müslümanları yok etmek ve onların gelişmelerine engel olmak için devamlı saldırılarda bulunmuşlardır.

Fakat bu saldırıların hiç birisinde gayelerine ulaşamamışlardır...

Hele, Abbasîlerden sonra kurulan Selçuklu Devleti'nin süratli bir şekilde güçlenmesi ve bilhassa 1064 yılında

Sultan Alparslan'ın tahta geçmesi, Hıristiyan Bizans’ın endişelerini daha da artırmıştır.
Zamanın Bizans İmparatoru Romen Diojen, Suriye seferinden döndükten sonra,

Selçuklu Devleti ile birlikte diğer bütün İslâm ülkelerini ortadan kaldırmak için 250.000 kişilik güçlü

bir ordu hazırlamıştır. Gayesi; sadece Selçuklu Devleti'ne değil, doğuda bulunan bütün İslâm ülkelerine saldırmaktı.

Kendisinden o kadar emindi ki; alacağı şehirlerin valiliklerini dahi kumandalarına va'detmiştir.
Hatta daha da ileri giderek bütün camileri yıkıp, yerlerine kiliseler yapacağını ilan etti. 13 Mart 1071

tarihinde Ayasofya’da yapılan büyük bir âyine katılan Romen Diojen, o zamanki ismi Konstantin olan İ

stanbul'dan doğuya doğru hareket etti.

Eskişehir, Sivas yolu üzerinden süratle Erzurum'a geldi. Bu sırada Selçuklu Sultanı Alparslan,

olup bitenlerden habersiz olarak Halep'te bulunuyordu. Malazgirt Kadısının, kendisine durumu

haber vermesi üzerine, alelacele, Erzen ve Bitlis yolu üzerinden az bir kuvvet ile Ahlât’a geldi.
Hanımı ve diğer bütün ağırlıklarını, veziri bulunan Nizâmü’l-Mülk ile Tebriz şehrine gönderdi.

Habersiz ve hazırlıksız bulunan Sultan Alparslan, harbi kabul etmeden önce, Bizans İmparatoru’na

barış teklif etmeyi düşündü. Orada bulunan Halife'nin Elçisi İbn-i Muhallebân ile Sav -Tekin'i

Bizans İmparatoru'na gönderip barış teklifinde bulundu. Kendisinden çok emin olan ve çok

mağrur olan Bizans İmparatoru, elçilere çok sert ve kaba davranarak:

- Alparslan nerede teslim olacak?

O'nun teslim olması için İsfahan mı, yoksa Hamedan mı daha güzel?

Siz bana bundan haber verin, dedikten sonra alaylı bir eda ile konuşmasına şöyle devam etti:

Hamedan’ın soğuk olduğunu öğrendik, atlarımız (hayvanlarımız) Hamedan'da, biz ise İsfahan’da kışlarız dedi.
Romen Diojen’in hu alaylı tavrına karşılık, Alparslan'ın yürekli elçileri, Müslüman-Türk'e yakışan şu cevabı verdiler:

- İmparator! Sizin bu cevabınızı Sultanımız Alparslan'a ileteceğiz. Ancak, şunu ifade edelim ki;

Hayvanlarınız (atlarınız) Hamedan'da kışlar fakat sizin nerede kışlayacağınızı şimdilik bilemeyiz,

diyerek hemen geri döndüler.

Bu arada iki ordu harp hazırlığı yaparak Malazgirt civarında ayrı ayrı yerlerde mevzilendiler.

Henüz savaş başlamamıştı. Bu sırada zamanın Halifesi Kâim Biemrillâh bütün İslâm beldelerinde

Cuma günü okunmak üzere bir hutbe ve bir de dua metni göndermişti. Gönderilen bu hutbe ve

duânın özeti şöyle idi:

Ey Müslümanlar! Temiz bir kalp ve hâlis bir niyet ile Sultan’a duâ ediniz.

Küfrün kökünü kazımak ve İslâm’ın bayrağını yüceltmek için Allah’a yalvarınız",

diye başlayan hutbenin duâ kısmında da özetle şöyle deniliyordu:

 

ALLAH'IM! İSLÂM'IN SANCAKLARINI, AŞAĞIYA DÜŞÜRME!

 

Allah'ım! İslâm'ın sancaklarını, aşağıya düşürme!
Hayatlarını sana kulluk için adayan mücahitlerini yalnız bırakma!

- Yâ Rabbî! Alparslan ve askerlerini meleklerinle kuvvetlendir!

- Yâ Rabbî! Mücahitleri yerindirme! İslâm'ın ve mücahitlerin düşmanlarını sevindirme!
- Yâ Rabbî! Zira onlar, senin rızanı kazanmak için canlarını ve her türlü varlıklarını

sana fedâ etmekten çekinmemişlerdir.


- Yâ Rabbi! Onlar senin yolunda ve senin Dini'nin üstünlüğü için nasıl cihad

yapıyorlarsa, sen de onları öylece koru!


- Yâ Rabbi! İslâm'ın ve Müslümanların düşmanlarını kahret (âmin).”

Bütün İslâm ülkelerinde okunan hutbe ile yapılan bu duâ, ordunun maneviyatının

yükselmesine hiç şüphe yok ki büyük bir katkı sağlamıştır. Diğer taraftan barış

teklifine giden elçiler, 24 Ağustos 1071 Çarşamba günü geri dönerken; mağrur

Bizans İmparatoru'nun alaylı tavırlarını ve barışı kabul etmediğini Sultan Alparslan'a anlattılar.

Bu durum harbe henüz tam hazırlıklı olmayan Alparslan ve askerlerini kısmen de olsa bir en-dişe

ve huzursuzluğa sevk etti. Fakat harbe girmekten başka bir çare de kalmamıştı.

Bir taraftan mevcut bulunan 50.000 kişilik ordusunu iki gün içinde savaşa hazırlayan

Alparslan, diğer taraftan da zaferi için Allah'a duâ ve niyazda bulunuyordu...

Sultan'ın bu endişesini hisseden İslâm ordusunun İmam-Hatibi Buharalı Muhammed İbni

Abdülmelik Efendi, 26 Ağustos 1071 Cuma günü Halife'nin gönderdiği hutbe ve duâ

metnini okuduktan sonra, Sultan Alparslan ve askerlerine şu hitabede bulundu:

Ey Sultan! Sen Allah'ın başka dinlere karşı zafer vâdeylediği İslâmiyet uğruna

cihad yapıyorsun. Dünyada mevcut bulunan bütün Müslümanların camilerde

sana duâ ettikleri şu mübarek Cuma günü savaşa gir. Ben, Allah'ın fetih ve

zaferini senin adına yazdığını umuyorum.” Diyerek bir zafer müjdesi ile Sultan

Alparslan ve askerlerinin maneviyatlarını yükseltiyordu.

 

SULTAN ALPARSLAN’IN MUHTEŞEM HİTABESİ CİHAD AŞKI…

 

50.000 kişilik ordunun büyük bir manevî hava içerisinde kılmış oldukları bu Cuma

namazından sonra, atına binen Sultan Alparslan son talimatı verdi. Atından inerek

secdeye kapandı ve Allah Teâlâ'ya şöyle yalvardı:

- Ey Yüce Rabbim! Senin azametin (büyüklüğün) karşısında, yüzümü yerlere sürüyorum.

Senden yardım diliyorum. Senin Dinini yüceltmek için harbe giriyorum.
- Ey Yüce Rabbim! Seni kendime vekil yaparak senin uğrunda cihad ediyorum.
- Allah’ım niyetim hâlistir. Bana yardım et. Sözlerimde hilaf varsa, beni kahret." Diyerek,

Allah'a olan imanının icabını yaptı. Ve başını secdeden kaldırdı.
Konuşmasına devamla beylerine ve askerlerine, bu inanç ve kahramanlığının yüceliğini

gösteren hitabesine şöyle devam etti:

Ey askerlerim! Beylerim! Kumandanlarım! Daha ne zamana kadar biz azınlıkta, düşman

çoğunlukta olmak üzere böyle bekleyeceğiz. Ben kendim, Müslümanların minberlerde

(camilerde) bizim için duâ etmekte oldukları şu mübarek Cuma vaktinde düşmanın üzerine

atılmak istiyorum. - Burada Allah'tan başka bir sultan yoktur. Her emir ve kader tamamıyla

O'nun elindedir. Bugün burada ne emreden bir Sultan ve ne de emir alan bir asker vardır. 

Bugün ben de sizlerden biriyim. Ve sizlerle birlikte savaşacağım.

- Bu sebeple; benimle birlikte savaşmakta veya savaşmamakta serbestsiniz.

İsteyen benimle savaşa katılır. İsteyen geri döner..." dedi. Bu hitabeyi dinleyen

İslâm ordusunun nur yüzlü, yağız asker ve kumandanları, vâdileri çınlatan güçlü bir

sesle hep bir ağızdan şöyle cevap verdiler:
“Sultanımız! Allah'tan sonra yeryüzünde yegâne Sultan sensin. Asla emrinden ayrılmayacağız.

Seninle birlikte harbedeceğiz. Allah bizimle beraberdir...” dediler.

Okunan hutbeler, yapılan duâlar orada bulunan asker ve kumandanların heyecanlarını kat be

kat artırmıştı. Biraz sonra verilen bir hücum emri ile savaşa gireceklerdi.
Bu savaşta şehit olmak ya da gazi olarak kalmak da vardı. Bütün askerler ve kumandanlar

birbirleriyle helâlleşip kucaklaştılar.

Büyük bir iman ve büyük bir tevekkülle ok ve yaylarını kuşandılar. İslâm Ordusunun kumandanı

Alparslan da beyaz elbiselerini giydi. Atının kolanlarını sıktı. Eski Türk âdetine göre atının

kuyruğunu bağladı. Elindeki ok ve yayını bırakarak, kılıç ve topuzunu alıp atına bindi.
Asker ve kumandanları da aynı şekilde hazırlanıp, verilecek hücum emrini beklemeye başladılar.

Bu sırada son vasiyetini bildiren Alparslan şu kısa hitabette bulundu:

Ey benim askerlerim ve kumandanlarım! Eğer şehid olursam şu beyaz elbise benim

kefenim olsun. O zaman ruhum göklere yükselecektir. Bu takdirde oğlum Melikşâh’ı

benim yerime tahta çıkarınız. Ve O’na bağlı kalınız. İnşâallah zaferi kazanırsak önümüzde

çok daha hayırlı günler olacak" dedi.

Müslüman Türk Ordusu savaşa bu şekilde hazırlanırken, karşı taraf da kendisinden emin

bir vaziyette bekliyor ve çadırdan yaptıkları kilisenin çanlarını durmadan çalıyorlardı. Nihayet;

beklenen an geldi. Bizans ordusu çan sesleri ile savaşı başlattı.
İslâm Ordusu ise tehliller, tekbirler ve Allah Allah! Nidaları ile hücuma geçti...

 

SONUÇ: ZAFER ALLAH’A İNANAN VE TESLİM OLAN MÜCAHİDLERİN…

 

26 Ağustos Cuma günü öğleden sonra başlayan savaş, 27 Ağustos sabahına karşı Müslüman

Türk Ordusu'nun zaferi ile son buldu. 250.000 kişilik güçlü Bizans ordusu, 50.000 kişilik İslâm

ordusu karşısında perişan ve mağlup olarak dağıldı.

Selçuklu Devleti'ni ortadan kaldırmak, O’nun Sultanı Alparslan’ı, esir almak, Müslüman şehirlerine

kumandanlarını vali yapmak, camileri yıkıp yerlerine kiliseler inşa etmek arzusu ile sefere çıkan

mağrur Bizans İmparatoru Romen Diojen de esir olmaktan kendisini kurtaramadı.
Ve nihayet:

Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a (O'nun dini'ne, Peygamberine ve O'nun yolunda olanlara)

yardım ederseniz; Allah da size yardım eder de, ayaklarınızı sabit kılıp kaydırmaz

(size zafer ihsan eder)." (Muhammed, 7.) Âyetinin sırrı bir defa daha tecelli etti.
Allah'a samimî bir imanla sığınan Sultan Alparslan ve askerlerinin ayaklarını, Allahu Zü’l-Celâl kaydırmadı.

Yapılan dua ve niyazlar Cenâb-ı Hakk katında boşa gitmedi. Zafer Müslüman Türklerin oldu.

Mağrur Bizans İmparatoru Diojen de esir alındı.

 

İKi KOMUTAN KARŞI KARŞIYA

 

Romen Diojen huzura getirilince, Alparslan O'na şöyle dedi:

“İmparator! Müteessir olmayınız. Zira insanların maceraları böyledir.

Korkmayınız, size esir gibi değil, bir hükümdar gibi muamele yapacağım."

Sultan Alparslan’ın bu sözleri İmparatoru oldukça rahatlattı.
Alparslan Gazi devamla:

-Peki, sana yaptığım barış teklifimi neden kabul etmedin!" diye sordu. İmparator Diojen şöyle cevap verdi:

-Ey Sultan! Ben kendimi senden çok güçlü ve kuvvetli hissettim.

Senin ülkeni almak için türlü ırklardan çok insan topladım. Ve çok para harcadım.

Fakat zafer mümkün olmadı. Kendim ve memleketim esir duruma düştük.

Kader böyle imiş. Şimdi istediğini yap" dedi.

Alparslan Gazi, Diojen'e sordu:

- Peki, ben senin düştüğün bu duruma düşseydim, sen, bana ne yapardın" demesi üzerine, İmparator:
“Düşmana yapılması gerekeni yapardım” dedi.

Alparslan Han:

-Şimdi sana ne yapacağımı, sanıyorsun? Dedi.

Romen Diojen ise şöyle dedi:

1- Beni öldürebilirsin. Fakat bu kasap işidir.
2- Zaferini göstermek için, beni şehirlerde dolaştırır ve satarsın. Bu da sarraf işidir.

Üçüncü bir ihtimal de, bu da hayal ve delilik olur, der.

Alparslan:

-Bununla neyi kastettiğini sorar.

İmparator:
-Bu da, beni tahtıma iade edersin. Bu takdirde sana dost kalır, yıllık vergi öderim.

Alparslan Gazi, bu konuşmalar üzerine:

-Ben, Allah’a; muzaffer olursam, sana iyi muamele yapacağımı ahd eylemiştim.
Allah Teâlâ, iyi düşünenlerin arzularını yerine getirir. Bu sebeple, benden göreceğiniz

davranış üçüncü ihtimaldir, diyerek, büyük bir insan olduğunu gösterdi. Ve Romen Diojen'i

öldürtmedi. Serbest bıraktı. Fakat Bizans'a dönen Diojen’in gözlerine mil çekilerek,

zindana atıldı. Böylece Diojen kendi devleti tarafından cezalandırıldı. İşte böylece

Malazgirt Zaferi, Allah'a olan sağlam imanın, maddeye ve kuru kalabalığa üstünlüğü ile son buluyordu.

SELÂM OLSUN, MEMLEKETİMİZİ VE MİLLETİMİZİ SEVEREK YÜCELTENLERE!

 

Bu büyük zaferin şehit ve gazilerine Allah'tan mağfiretler dileriz. Yattıkları yer nûr, makamları Cennet olsun (Âmin).

Selâm olsun; Anadolu'yu bizlere vatan yapan şanlı Alparslan Gazi’ye!
Selâm olsun; O'nun kahraman askerlerine!
Selâm olsun; Cennet yurdumuzu asırlarca koruyan kahraman ecdadımıza!
Selâm olsun, Cennet Anadolu’muz için canlarını veren ve kanlarını döken bütün şehit ve gazilerimize!

Selâm olsun Allah yolunda cihad etmeyi gaye edinen şanlı mücahidlere!
Selâm olsun, Memleketimizi ve Milletimizi severek yüceltenlere!

 

ANADOLU’DA

TÜRK MÜHRÜ

 

Anadolu Türk’ün ebed ülkesi

Bir başka güzeldir onun töresi

Bayrağı Ezanı ve minaresi

İnanç iman serdik Anadolu’ya

 

Dağlarında lâle sümbül gül açar

Yaylasında koyun kuzular otlar

Kırlarında coşar oynar çocuklar

Mutluluklar sunduk Anadolu’ya

 

Şanlı Fatih’ten hâtıra İstanbul

Onun için şehit oldu nice kul

Her köşede bir eser var ara bul

Şâheserler kurduk Anadolu’ya

 

İşte ölmez Sinanlar Selimiye

Bak Şehzâdebaşı Süleymaniye

Unutulmaz Malazgirt Çanakkale

Kahramanlar gömdük Anadolu’ya

 

İmanın gereği vatanı sevmek

Vatan için çarpmalıdır her yürek

Ne yüce sevdadır uğrunda ölmek

Canımızı verdik Anadolu’ya

 

Türkoğlu yavruna mâzini anlat

Alparslan gibi tarihine şan kat

Şahidi Ankara Erzurum Yozgat

Sevgi barış ektik Anadolu’ya.

 

Hayati OTYAKMAZ

(Önemli Not: Tüm Şehit ve gazilerimizin ruhları için Fatiha okumayı unutmayalım inşaAllah!

Tüm okurlarımıza selâmlar- sevgiler, saygılar ve hürmetler.)

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
29/11/2017 - 13:06 SEVGİLİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.S.)
20/11/2017 - 15:49 EĞİTİMİN 40 ALTIN KURALI (NEBEVÎ METODLAR)
06/11/2017 - 13:48 UZUN EVLİLİĞİN SIRLARI
27/10/2017 - 16:36 ALLAH TEÂL’YA HAKKIYLA TEVEKKÜL EDEBİLSENİZ!
18/10/2017 - 09:07 ZENGİN KİM?
13/09/2017 - 15:43 OKULLAR AÇILIRKEN... ÇOCUKLARIMIZ-EĞİTİM VE BİLİM
05/09/2017 - 11:48 ALLAH’TAN YARDIM DİLEYİN...
26/08/2017 - 15:39 SULTAN ALPARSLAN VE MALAZGİRT ZAFERİMİZ
24/08/2017 - 09:12 MİLLETİMİZİN DESTANI (Şiir)
22/08/2017 - 09:46 VATAN TÜRKÜSÜ (ŞİİR)
18/08/2017 - 12:35 ZAFERLERİMİZ VE VATAN SEVGİSİ
09/08/2017 - 11:07 Neme lâzım be sultânım!
29/07/2017 - 10:18 Şu iki adamdan beni kurtar!
18/07/2017 - 12:39 "Erkekler gibi savaşamadın, bari oturup kadınlar gibi ağla"
08/07/2017 - 14:22 Bir destan kahramanı; Âbid, Zâhid ve Mücâhid Abbad Bin Bişr (r.a.)
01/07/2017 - 14:06 KUR’AN’DA MܒMİNLERİN BAZI SIFATLARI
21/06/2017 - 14:04 ADALET- EMANET VE İŞLERİ EHLİNE VERMEK
14/06/2017 - 14:03 ÇOCUKLARIMIZ, CAMİLERİMİZ VE NAMAZ ŞUURU
12/06/2017 - 09:46 SALEBE’NİN İBRETLİK HAYATI
05/06/2017 - 17:58 RAMAZAN AYI VE ORUÇ HAKKINDA
29/05/2017 - 14:29 FETİH VE FATİH NESLİ OLMAK
25/05/2017 - 09:14 RAMAZAN-I ŞERİF AYINA HAZIR MIYIZ?
19/05/2017 - 09:42 Peygamber (s.a.v) Efendimizin Güzel Hayatından Örnekler
10/05/2017 - 12:10 BERÂET’E- KURTULUŞA ERENLER!
02/05/2017 - 09:13 ÂHİR ZAMAN ALÂMETLERİ
22/04/2017 - 13:00 MUTLU OLMAK İÇİN!
12/04/2017 - 14:11 AİLE REİSİ OLARAK HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZ
03/04/2017 - 14:23 SAYGIN BİR İSLÂM ÂLİMİ: HZ. ABDULLAH BİN ABBAS (R.A.)
18/03/2017 - 14:08 MİLLETİMİZİN VAR OLMA MÜCADELESİ: ÇANAKKALE
07/03/2017 - 20:35 İSLÂM’DA KADINLARA VERİLEN BAZI HAKLAR
25/02/2017 - 15:06 MİLLÎ GÖRÜŞ LİDERİMİZ MERHUM ERBAKAN'DAN GENÇLİĞE HİTABE!
16/02/2017 - 15:42 ŞEHİTLER VE ANNELERİ
04/02/2017 - 14:11 AİLE NEDİR?
21/01/2017 - 12:08 ASHAB-I KİRAMIN RASULULLAH (S.A.S.)'A BİATI
12/01/2017 - 16:26 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZİ HER YÖNÜYLE TANIMALIYIZ
05/01/2017 - 17:36 KAR VE ÇOCUK
27/12/2016 - 15:05 VEFÂTININ 80.YILDÖNÜMÜNDE İSTİKLÂL MARŞI ŞAİRİMİZ MEHMED ÂKİF ERSOY (1873-1936)
24/12/2016 - 15:21 ABDULHAMİD HAN VE MÜCADELESİ
14/12/2016 - 14:07 AHLÂKIN VAZGEÇİLMEZ İLKELERİ
05/12/2016 - 14:50 ZEYD İBN HARİSE (R.A.) VE SEVGİLİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.S.)
24/11/2016 - 12:01 Hepimizi eğiten bir muallim-i ekmel (En mükemmel öğretmen) Hz. Peygamber Efendimiz (S.A.S.)
17/11/2016 - 14:15 MÜSLÜMAN ÇOCUĞUN EDEBİ
08/11/2016 - 11:06 ÂDÂB-I MUÂŞERET-GÖRGÜ KURALLARI
29/10/2016 - 13:22 İSLÂMİYET, NASİHAT VE ÖĞÜTLE KÂİMDİR
20/10/2016 - 09:23 MܒMİN MܒMİNİN KARDEŞİDİR
12/10/2016 - 16:04 RABBİNDEN ŞEHÂDET DİLEYEN KOMUTAN ABDULLAH BİN CAHŞ (R.A.)
04/10/2016 - 12:18 HİCRET VE MUS’AB BİN UMEYR (R.A.)
28/09/2016 - 12:43 CAMİ VE ÇOCUKLAR
20/09/2016 - 12:06 HAKK'I BÂTILDAN AYIRAN EMANET KUR’AN-I KERİM
05/09/2016 - 17:22 Kurban, her yıl tekrar edilen en büyük hatırlayıştır!
30/08/2016 - 17:15 VATAN SEVGİSİ VE 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI
21/08/2016 - 10:29 YÛSUF HÂS HÂCİB
09/08/2016 - 09:21 MUS’AB BİN UMEYR (R.A.) -DÜNYA MALINA ITIBAR ETMEDI-
21/07/2016 - 15:21 MAZLUMUN ÂHI, İNDİRİR ŞÂHI!
12/07/2016 - 14:52 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZİN GENÇLERE TAVSİYELERİ
30/06/2016 - 17:23 KURAN-I KERİM'İ OKUMAK VE İBRET ALMAK
23/06/2016 - 16:17 ASHAB-I KİRAM'IN AHLAKI
17/06/2016 - 10:28 ORUÇLU KİMSENİN ÖZELLİKLERİ
10/06/2016 - 15:21 ORUCUN HİKMET VE FAYDALARI
06/06/2016 - 09:28 HZ. ZEYD (R.A.)’İN HZ. RASÛLULLAH (S.A.S.)’A BAĞLILIĞI
29/05/2016 - 13:37 Fatih Sultan Mehmed’in ufku
23/05/2016 - 15:53 FATİH’İN ÇOCUKLUK MERAKI!
12/05/2016 - 15:30 UNUTULMUŞ SÜNNETLER
03/05/2016 - 17:22 Anne ve babalara tavsiyeler
29/04/2016 - 11:41 Alemlere rahmet sevgili peygamber (s.a.v.) efendimizin güzel hayatından örnekler
22/04/2016 - 14:57 Bir devlet başkanı olarak Hz. Peygamber (s.a.s.) EFENDİMİZ
19/04/2016 - 17:05 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZİ TANIMAK
12/04/2016 - 12:33 KİTAP VE OKUMA HAKKINDA UNUTULMAZ SÖZLER
05/04/2016 - 14:16 KİTAP VE KİTAP OKUMAK SANATI
28/03/2016 - 11:11 Çanakkale'de şehid olan bir askerin son mektubu...
21/03/2016 - 15:49 BABAN GELİRSE ÇAĞIR BENİ OĞUL!
18/03/2016 - 10:59 ÇANAKKALE, BİR MİLLETİN VAR OLMA MÜCADELESİDİR!
09/03/2016 - 11:20 Eğitimde ailenin önemi
26/02/2016 - 17:34 ERBAKAN'DAN GENÇLİĞE HİTABE
19/02/2016 - 15:45 HAYATIMIZA YÖN VERECEK 40 HADİS-İ ŞERÎF
12/02/2016 - 12:00 40 ÂYETTE MUTLULUĞUN FORMÜLÜ
03/02/2016 - 11:26 Ashâb’ın namaza gösterdiği hürmet
26/01/2016 - 14:36 BİR İBRET LEVHASI! CEZZAR AHMED PAŞA VE NAPOLYON
16/01/2016 - 15:17 (ŞEYH EDEBÂLİ’NİN OSMAN GÂZİ’YE NASİHATLARI) İNSANI YAŞAT Kİ, DEVLET YAŞASIN!
14/01/2016 - 17:31 Devlet Yöneticilerine Osman GAzi’den Tavsiyeler
05/01/2016 - 12:23 DEVLET YÖNETİCİLERİNE OSMAN GAZİ'DEN TAVSİYELER
29/12/2015 - 16:52 MEKKE-İ MÜKERREME'NİN FETHİ (H. 20 Ramazan 8/ M. 11ocak 630.)
21/12/2015 - 15:30 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZ, İNSANLIĞA YÖN GÖSTEREN BİR KUTUP YILDIZIYDI
11/12/2015 - 12:59 GÖNÜLLER SULTANI MEVLÂNÂ
04/12/2015 - 15:43 NENE HATUN
27/11/2015 - 13:13 AMELLERİN EN SEVİMLİSİ
20/11/2015 - 14:26 SEN ERBAKAN’SIN! …
17/11/2015 - 10:20 SÜTÇÜ İMAM
09/11/2015 - 14:30 KUR’AN-I KERİM’E GÖRE BAZI KAVİMLERİN HELÂK OLUŞ SEBEPLERİ
28/10/2015 - 14:18 ADALET- EMANET VE İŞLERİ EHLİNE VERMEK
20/10/2015 - 11:51 GENÇLERE ÖĞÜTLER
14/10/2015 - 12:24 MEDİNE-İ MÜNEVVERE'YE HİCRET
12/10/2015 - 10:05 Hz. Peygamber (S.A.S.)’in çocuk eğitim metodu
28/09/2015 - 12:29 EĞİTİM-BİLİM VE ÇOCUKLARIMIZ
21/09/2015 - 13:35 HZ. İBRAHİM (A.S.)’İN RÜYASI
15/09/2015 - 13:39 BEN FİLİSTİNLİ ÇOCUK
07/09/2015 - 16:24 EY ŞEHİT!
04/09/2015 - 12:12 SURİYELİ ÇOCUK
31/08/2015 - 10:04 VATAN SEVGİSİ VE 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI
25/08/2015 - 17:02 MALAZGİRT ZAFERİMİZ VE SULTAN ALPARSLAN
21/08/2015 - 12:27 İNSANLIĞIN ÖNCÜLERİ: ŞEHİTLER
17/08/2015 - 18:08 AĞIR AĞIR İNTİHAR: SİGARA!
10/08/2015 - 11:24 FECİ BİR ÖLÜMÜ TERCİH ETMEK: UYUŞTURUCU!
03/08/2015 - 13:19 BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN ANASI: ALKOL!
29/07/2015 - 11:00 Kur’an-ı kerim’le’ Konuşan Kadın
16/07/2015 - 04:29 KUR’AN-I KERİM’DE MܒMİNLERİN VASIFLARI
29/06/2015 - 16:21 DOĞU TÜRKİSTAN’A DUA, ÇİN’E LANET!
26/06/2015 - 18:02 ORUÇLU KİMSENİN ÖZELLİKLERİ
23/06/2015 - 14:40 RAMAZAN AYI VE ORUCUN HİKMETLERİ
16/06/2015 - 11:14 RAMAZAN AYINA HAZIRLANMAK
12/06/2015 - 16:38 YÖNETİM NE ZAMAN ÇÖKER?
11/06/2015 - 12:42 BU DEVLET YIKILIR MI?
08/06/2015 - 11:20 SAKIN ZALİMLERE MEYLETMEYİN!
02/06/2015 - 11:17 MܒMİNLERİN YARDIMCISI ALLAH’TIR ZAFER İNANANLARINDIR
26/05/2015 - 10:21 İSTANBUL’UN FETHİ VE FATİH
19/05/2015 - 12:36 DÜNÜ VE BUGÜNÜ İLE GENÇLİĞİMİZ (GENÇLİĞİMİZ BUHRANDAN NASIL KURTULUR?)
12/05/2015 - 10:52 FATİH SULTAN MEHMED (RAHMETULLAHİ ALEYH)
07/05/2015 - 10:40 ANNE RIZÂSI
30/04/2015 - 13:14 Hz. Enes (R.A.)’in Hz. Peygamber (S.A.S.)’le ilgili bir hatırası
16/04/2015 - 12:53 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZİN ÇOCUK SEVGİSİ
09/04/2015 - 17:50 SEVGİLİ PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZİN AHLÂKÎ DAVRANIŞLARI
 
Putin'in Ankara Gündemi: Kudüs, Suriye ve Enerji
Direnişin sembolü Fevzi el-Cüneydi'den haber var
Türkiye ayakta! Katil İsrail, kahrolsun ABD
Erbakan Hoca'nın yıllar önce yaptığı ikaz: Kudüs'ün başkent ilanı sonrası planlanan küstah adım!
Temel Karamollaoğlu: ABD ve İsrail’e karşı atılacak her adımın arkasındayız
Beyaz Saray: Trump, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını ilan edecek
Sanal paralar caiz değil!
Oğuzhan Asiltürk: Davet etmekten vazgeçmeyiz
Güney Afrika’da çocuklar tehlike altında
EN ÇOK
Yazarlar
Ekrem ŞAMA
Dünyayı kurtuluşa zorlamak
Mustafa KAYA
Yenikapı - Kudüs Notları
Atilla MEHDİGİL
Kudüs sizi bekliyor Kudüs! (Jerusalem is waiting for you Jerusalem!)
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
KUDÜS DAVASI ÜMMETİ BİRLEŞTİRECEKTİR
Şeref KAÇMAZ
ORTA DOĞU’DA OYNU – YORUM
Mustafa İŞCAN
3600 gün ile herkes emekli olur mu?
Hayati OTYAKMAZ
SEVGİLİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.S.)
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Allah’ın Dediği Olacaktır
Ali Haydar HAKSAL
Kör Bakış
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
ABD Kendi Pimini Çekti!
Zeki CEYHAN
Işık AKP’ye ışık tutuyor!
Mevlüt ÖZCAN
Siyonizm dünyaya çomak sokuyor
Mahmut TOPTAŞ
Acilen yapılacak işler
Prof.Dr.Ata ATUN
ABD ve Türkiye
Prof. Dr. Burhanettin Can
Şer ittifakının psikolojik savaş makinesinin dişlisi olmamak
İsmail Hakkı AKKİRAZ
ABD Kudüs’e toslarsa müslümanlar uyanır
Mustafa YILDIRIM
İçi boşaltılan kavramlar – 3: Müslümanlık
Burak KILLIOĞLU
Kudüs’e uzanan eller…
Şakir TARIM
ABD’nin İslam topraklarında işi ne?
İsmail KILLIOĞLU
Çiftçi ve Toprak
İbrahim VELİ
Çıkış’ın Rabia’sı
Abdülkadir ÖZKAN
Haklı olan güçlüdür ama güçlünün borusu ötüyor
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz