2 Zi'l-ka'de 1438 | 26 Temmuz 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-5 GAFLET
06/07/2015 - 12:50
Mustafa BİLGEN

‘Gaflet’ kelimesi, sözlükte, terk etmek, önemsememek, habersiz olmak; isim olarak da, dikkatsizlik, dalgınlık ve ihmal gibi anlamlara gelir.

Kavram olarak ‘gaflet’; bir şeyin gerekliliği ortada iken bunun idrak edilmemesi ya da yeterince dikkatli ve uyanık hareket edilmediği için insana gelen yanılgı durumudur.

‘Gaflet’ kelimesi Türkçe’ye unutma veya yanılma şeklinde çevrilmektedir. ‘Gaflet’ bu iki anlamı da taşımakla birlikte, bunlardan daha farklı anlamı vardır.

‘Nisyan’ da unutma anlamına gelir. Ancak bir şeyi bilmeden terk etmek ‘nisyan’, bile bile terk etmek ise ‘gaflet’tir. İki kelime arasındaki fark da budur.

‘Gaflet’ kavramının anlam sahası içerinde, bir gerçek ortada iken ondan bile bile habersiz olmak, ona karşı unutkan bir tavır takınmak, ya da ona karşı kulağı, gözü, anlayışı kapalı tutmak vardır.

 

Kur’an’da Gaflet Kavramı

Gaflet’ kelimesi, Kur’an-ı Kerim’de aynı zamanda habersiz olma anlamında da kullanılmaktadır.

Biz bu Kur’an’ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber (kıssa) olarak sana aktarmaktayız. Oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın (gafil idin).”[1]

 ‘Gaflet’ içinde olanlara, bir şeyi bile bile unutanlara ‘gafil’ denir. Kur’an-ı Kerim, Allah’ın (c.c.) âyetlerini anlamayıp, onlara sırt dönenlere, hak davet karşısında unutkan bir tavır takınanlara ve aldırmayanlara ‘gafil’ demekte ve onları kınamaktadır.

“... Kalpleri vardır bununla kavrayıp anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha da aşağıdırlar. İşte bunlar gafil olanların ta kendileridir.”[2]

Kalp, Hakk’ı anlayıp-kavrayacak, göz, Hakk’ı ve ona ait işaretleri görecek, kulak ise Hakk’tan gelen daveti duyacak şekilde yaratılmıştır. Bunları yerli yerinde kullanmayıp, Hakk’tan habersiz olanlar veya habersizmiş gibi davrananlar ‘gafiller’dir.

Allah (c.c.) müminleri ‘Gafillerden olmayın!’ Diye uyarıyor.[3] Bu anlamda ‘gafil’ olmak, inkârcılara, kâfirlere ait bir özelliktir. Allah’ın âyetlerinin ve davetinin değerini ancak inkârcılar anlayamaz, bu ilâhî davetin gereğini yapmayanların düşecekleri durumu ancak ‘gaflet’  içinde olanlar anlamazlar.

Bu bakımdan ‘gafil’ olanlar Cehennem’e gideceklerdir.[4] Dünyada iken Allah’ın (c.c.) âyetlerinden, ahirette olacaklardan gaflet içinde olanlar, öldükten sonra ahiret gerçeği ile yüz yüze gelince yaptıklarından veya dünyada gaflet içinde yaşadıklarından dolayı pişmanlık duyacaklardır.[5]

Kur’an-ı Kerim, salih amel işleyen müminlerin ve yanlış iş yapan, ya da Allah’a karşı gelen diğer insanların yaptıklarından Allah’ın (c.c.) gafil olmadığını sık sık vurguluyor.[6]

Yeryüzünde istikbar edip (büyüklük taslayıp) Allah’ın (c.c.) ayetlerinden yüz çevirenler, azgınlık yolunu benimserler; çünkü onlar ayetleri yalan sayarlar ve âyetlerden gafil olurlar.[7] Zaten yeryüzünde insanların çoğu Allah’ın (c.c.) âyetlerinden gafildirler: “Ve gerçek vaad yaklaştığında, işte o zaman kâfir olanların gözleri beliriverir. ‘Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gaflet içindeydik, hayır biz zalim kimselerdik’ derler.”[8]

Hayatın yalnızca dünyada yaşanandan ibaret olduğunu sananlar, aslında hayatın ancak dış yüzeyine bakan, Allah’ın (c.c.) yoktan var ettiği varlığın ve hayatın arka planında olan hikmeti görmeyen ve âhiret hayatından gafil olanlardır.[9] Ancak, Allah’tan (c.c.) gelen ayetlere inanıp, gereğini yapanlar hem dünya hayatının hikmetini anlarlar, hem de ölümden sonrasının farkındadırlar. İşte gafletten uzak ve gerçek anlamda uyanık olanlar onlardır.

Allah (c.c.), Âdemoğullarının sırtlarından kendi nesillerini çıkarıp onları kendi nefislerine karşı şahitler (tanıklar) tutmuştu. Sonra da onlara ‘Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’ diye sormuştu. Onlar da ‘evet, Sen bizim Rabbimizsin’ demişlerdi. Rabbimizin bunu böyle yapmasının sebebi, insanların sormadan, ‘Ya Rabbi, bizim bundan haberimiz yoktu, biz bundan gafildik’ dememeleri içindi.[10]

Kur’an-ı Kerim, Hz Peygamber (s.a.v)’e, Ey Muhammed! İşin hükmü bağlanıp-biteceği, kahır dolu hasret günüyle onları uyar, korkut ki; onlar bir gaflet içindedirler ve onlar ayetlerimize inanmıyorlar!” Demektedir.[11]

Kur’an, dünya hayatına dalıp kulluğu unutan, insan olarak görevini yerine getirmeyen, hatta dünyalık kazanma uğruna şirk, isyan ve günah içinde yüzen kimselere, özellikle de müminlere şu uyarıyı sunuyor: “İnsanların sorgulanması yakınlaştı,  kendileri ise bir gaflet içerisinde yüz çevirmektedirler.”[12] 

Peygamberimiz (s.a.v.) de Allah’tan, O’nun ayetlerinden, O’nu zikretmekten gaflet edilmemesini, böyle gaflet içerisinde yapılacak bir duanın kabul edilmeyeceğini haber vermektedir.[13]  Kalbi yaptıkları sebebiyle Allah (c.c.)’ı anmaktan uzak olan insanlara uyulmaması istenmektedir: “Nefsince de, sabah akşam rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber candan sabret! Sen dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan gözlerini ayırma! Kalbini, bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsinin kötü arzusuna uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye uyma![14]

Gaflet durumu hadis-i şeriflerde çokça yer alan ahlâkî bozukluklardan bir tanesidir. Müslümanların gaflet içerisinde olmaları yaratılış gayesine uygun olmayan bir durumdur. Müslümanın gafil olması, pasif olmasıdır. Pasif olması ise yönlendirilen noktada olmasıdır. Bu yönlendirme öncelikle şeytan ve nefis tarafından gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Bunun yanında şeytan dostları olan münafık ve kâfirlerin çalışması da bu durumu artırmaktadır. Bu hususta Resûlullah (s.a.v)  buyurdular ki: “Şeytan insanoğlunun kalbinin üzerinde tünemiş vaziyette bekler. Allah’ı zikredince siner, çekilir, gaflet etse vesvese verir.”[15]İnsan doğunca şeytan ona sokulur, Allah (c.c.) zikredilince gider, Allah (c.c.) zikredilmezse kalbinde yerleşir kalır. Felak sûresinde geçen ‘el-Vesvâs’ yani şiddetli bir şekilde vesvese veren şeytandır. Çocuk doğunca, kalbinin üstünde vesvâs olduğu halde doğar. Vesvâs ona dilediği gibi tasarruf eder. Ancak kişi Allah (c.c.)’ı zikredince şeytan siner, gafil kalınca kalbine tüner ve vesvese verir.

“Allah hapşırmayı sever, esnemeden hoşlanmaz. Öyleyse sizden biri hapşırır ve Allah’a hamd ederse, bunu işiten her Müslüman üzerine, ‘yerhamukellah’ demesi hak (bir vazife)dir. Ancak esnemeye gelince, işte bu, şeytandandır. Biriniz namazda esneyecek olursa, imkân nispetinde kendini tutsun ve hah diye ses çıkarmasın. Zira bu, şeytandandır, şeytan kendisine gülüyor, demektir.”[16] Esnemenin şeytandan olması, şeytanın bunu sevmesindendir. Çünkü şeytan insana gaflet veren, hayrını azaltan, namazını kesen her şeyi sever. Ayrıca, esneme umumiyetle çok yemekten hâsıl olan bir haldir. Çok yeme de şeytan işidir.

Rasûlullah (s.a.v) dua ederken yapılan duaların gaflet içerisinde yapılmamasını tavsiye etmektedir. Çünkü dua, sadece söz ile yapılan bir talep değildir. Dua eden müminin, sözlerinin yanında hayatının diğer alanlarının da Allah (c.c.)’ın rızasına uygun olması gerekmektedir. Bizler duayı sözlere indirgeyen bir anlayış içerisinde olduğumuz için dualarımızın makbuliyeti azaldı ve dualar lezzet vermez oldu. Halbuki mümin, her anında dua ettiği andaki manevî havayı hissetmelidir. Bu durum gafil olmasını da ortadan kaldırmaktadır. Bu yüzden gaflet içerisinde dua edilmemesi gerektiğini Hz Peygamber Efendimiz şöyle buyurmaktadır: “Allah’a duayı, size  icabet edeceğinden emin olarak yapın! Şunu bilin ki Allah Teâlâ (bu inançla olmayan ve) gafletle (başka meşguliyetlerle) oyalanan kalbin duasını kabul etmez.”[17] Dua ederken kalbin gâfil olması, Allah (c.c.)’ı veya istediği şeyi düşünmemesi, yaptığı dua fiilinin tam şuurunda olmaması demektir. Dua eden kimsenin kalbi, zihni, aklı, hayali, kısacası bütün manevî duygu ve cihazları Allah’tan istediğinden başka bir şeyle meşgul olmamalıdır. Aksi halde, sadece dille, gafilâne yapılacak bir kısım taleplerin makbul olmayacağını Resûlullah (s.a.v) açık bir üslupla beyan etmektedir.

Gaflete düşmeye sebep olan davranışlardan bir tanesini de Hz Peygamber Efendimiz şöyle açıklamaktadır: “Badiyede (kırda, sahrada, köyde) yaşayan kabalaşır, av peşinden koşan gaflete düşer. Sultanın kapısına gelen fitneye düşer. Kişi sultana yakınlığı artırdığı nisbette Allah’tan uzaklaşır.”[18]  Burada avcılık kısmen tavsiye edilmemiş olmaktadır. Gaflet, taat ve ibadetten, cuma ve cemaate katılmaktan geri kalmak olarak açıklanmış, ayrıca hayvanları öldürme işiyle vahşi  hayvanlara benzediği için, zamanla avcının kalbinden şefkat ve merhamet duygularının azalacağı da belirtilmiştir. Âlimler bunu oyun ve eğlence için avlananlara  yorumlarlar. Şu halde av mübah ise de, bunu ihtiyaç halinde yapmalıdır, ihtiyaç yokken sırf eğlence için, zevk için avlanmak mekruhtur. Çünkü bu durum insanın gafletini artırmaktadır.

İnsanın ihtiyaçları bitmek tükenmek bilmez bir durumdadır. Benlik, hayaller ve dünyevî ihtiraslar onu devamlı gaflete sevk eder. Âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Ey insan! Seni yaratıp seni düzgün ve dengeli kılan, seni istediği gibi şekillendiren, kerem sahibi (ihsanı bol) Rabbine karşı seni aldatan nedir?” [19] Bu gaflet sebebiyle, cehâlet, şehvet, kibir, gurur, hırs, cimrilik, hased, israf ve öfke gibi fıtrî temâyüller ortaya çıkmakta, sonuçta insanları helak edici bir noktaya gelmektedir. Bu girdaplarda boğulan insanlık inancına, ahlakına, şerefine vedâ etmek zorunda kalmakta ki bu büyük bir hüsran ve aldanıştır.

Nice gaflet erbabının sımsıkı sarılıp peşine düştüğü fânî heves, istek ve meyiller ile geçici makam, mevkî ve idarecilik davalarının bir lâşeden ibaret olduğunu anlatıyor ve bunların ebedî bir saltanat olan cenneti hebâ etmeye değmeyeceğine işarette bulunuyordu. İşte bu hebâ edişin altında kulun istiğnâyı (zenginliği) ve rağbeti yanlış yere yöneltmesi vardır. Böyleleri hakkında Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: “İnsanoğlu kendini sorumsuz sayarak azgınlık eder. (Oysa ey insanoğlu!) Dönüş, şüphesiz ki Rabbinedir!”[20] Manen ham bir insan, dünya menfaatleri peşinde hırsla çırpınır durur. Bir şey elde edince de, gaflet sarhoşluğuna dalar. Şâyet elde edemezse bu sefer kedere boğulur. Mal, mevkî ve rızık için gereğinden fazla endişelenmek, kalbi dünyâya bağımlı kılarak onu köle hâline getirir. Dünya, kul ile Rabbi arasında perde olunca da, kulu mânen helâke sürükler. Bu gaflet devam ettikçe kul o hâle gelir ki, zâhiren ifâde etmese bile hakîkatte Allâh Rasûlü’nün buyurduğu gibi: “... Onların şerefleri servetleridir, dinleri paralarıdır, kıbleleri de kadınlarıdır. Onlar mahlûkatın en şerlileridir...”[21] hükmünün muhtevâsına sürüklenir. Rabbimiz cümlemizi bundan muhafaza buyursun!

Allâh Rasûlü (s.a.v.) ashâbına: “... Allah’a yemin ederim ki sizler için fakirlikten korkmuyorum. Fakat ben, sizden öncekilerin önüne serildiği gibi dünyanın sizin de önünüze serilip onların dünya için yarıştıkları gibi sizin de yarışa girmenizden, dünyanın onları helâk ettiği gibi sizi de helâk etmesinden korkuyorum.”[22] Buyurmuştur.

Hz Peygamber (s.a.v)’in bizleri gafletten uyandırıcı, kurtuluş yolu olan şu hadîs-i şerîfleri ne kadar ibretlidir: “Cinlerin ve insanların isyankâr olanları dışında, yerde ve göklerde bulunan bütün varlıklar, benim Allâh’ın Rasûlü olduğumu bilirler.”[23] Bu da gösteriyor ki Allah ve Rasûlünü tanıyıp itaat etme keyfiyeti sâdece insana mahsus değildir. Aksine bu hususta diğer mahlûkâtın, gayr-i irâdî olarak daha ileri seviyede bulunduğu bile söylenebilir.

Âyet-i kerîmede Cenâb-ı Hak bu gerçeğin bir başka varlıktaki tezâhürünü de şöyle bildirir: “... Kuşları ve tesbih eden dağları da Dâvud’a boyun eğdirdik. (Bunları) biz yapmaktayız!”[24]

Rabbimiz ayetlerinde gâfilleri uyandırmakta, yarattığı her şeyin kendisini tanıdığını ve bizim idrâkimiz dışında bir hâl lisânı ile Halık’ını zikrettiğini bildirmektedir. Mahlûkâtın zikrini işitebilmekse, ancak ibâdet, zikir, tesbîh ve samîmî bir kulluk hayatı netîcesinde gönlün saf hâle gelmesi ve böylece gafletperdelerinin kalkıp hakîkat âlemine vâkıf olmasıyla mümkündür. Yunus Emre’nin sarı çiçekle sohbeti de bu kabildendir.

O hâlde gafletten kurtuluş için kalbi tasfiye, nefsi tezkiye edip gönlü boş arzu ve duygulardan boşaltmak ve kâinattaki kudret, hikmet ve zerâfet tezahürlerini değişik manzaralar hâlinde gönlünde seyredebilmek gerekmektedir. 

Aksi halde insan, gafletten bir türlü kurtulamaz ve elindeki bir testi suyu bir ummân zannederek birçok hakîkate karşı gözleri perdeli olur da gönlü iki dünyada da mahrûmiyet içinde kalır. Bize düşen, beşerî tâkatler muhtevâsı içinde Yaratandan gâfil, yaratılış sebebinden de habersiz olmamak, kalbî bir hayatla Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i seniyyeye muhabbet ve râbıta, derin bir tefekkür ve bir vicdan muhâsebesidir.

İnsanın üzerine gafletin düşmesini sağlayacak pek çok etken (şeytan, nefis, dünya malı, kadın…) bulunduğu için müminin bunların olumsuz etkilerini def edebilecek tedbirler alması gerekmektedir. Bu hususta hadis-i şerifte şöyle buyurulmaktadır: Şurası muhakkak ki, bazen kalbime gaflet çöker. Ancak ben Allah’a günde yüz sefer istiğfar eder (affımı dilerim).”[25] Burada Rasûlullah (s.a.v.)’ın kalbini zaman zaman bürüyen bulut, bazılarınca zannedildiği üzere hicab veya gaflet perdesi olmayıp, kendisine indirilen nurlarının onu kaplaması ve böylece huzur halinin kaybolmasıdır. İşte bunun için Allah (c.c.)’tan mağfiret talep etmekte, yani üzerini kaplamış bulunan şeyin örtülmesini talep etmektedir. Bu durum kendisindeki gafletten ziyade biz müminlerin üzerinde bulunan gaflettir. Bundan kurtuluş yolunu da tevbe istiğfar ederek ortaya koymaktadır.

Sizden biriniz namaz sırasında yatmış idiyse veya namaza karşı gaflet etmiş (ve unutmuş) ise, hatırlar hatırlamaz onu kılsın. Zira Allah Teâlâ ayette: “Beni anmak için namaz kıl!”[26] Buyurmuştur.”[27] “Cuma günü biriniz (mescitte) uyuklayacak olursa oturduğu yeri değiştirsin!”[28] Rasûlullah (s.a.v.) bu hadislerinde cuma günü hutbe dinlerken uykusu gelen kimselere, bulundukları yeri değiştirmeyi tavsiye buyurmaktadır. Âlimler bunun hikmetini, ‘Hareket uykuyu kaçırır’ diye izah ederler. Uyku vasıtasıyla gaflet basmış olan yerin terk edilerek bir başka yere geçilmesi de bir başka hikmet olarak anlaşılmıştır. Böyle olunca yer değiştirme emri mescidde oturduğu halde zikir ve hutbe veya diğer faydalı bir şey dinlemekten gaflet gibi şeytana ait olan bir şeyin giderilmesi içindir.

Mümin gafil değil, sorumluluğunun bilincinde, feraset sahibi olmalıdır. “Mümin, bir (yılanın) deliğinden iki defa sokulmaz.”[29] Hadis-i şerifte ifade edildiği gibi mümin, devamlı dikkatli, titiz ve bilinçli olmalıdır. Bu hadisteki müminden murat kâmil mümindir. Kâmil mümin, marifetinin yardımıyla hadiselerin inceliklerine vakıf olur ve olayların sonuçlarını önceden tahmin ederek tedbirini alır. Böyle olamayan gafil müminler, birçok seferler sokulurlar.

“İnsanlardan çoğunun aldandığı (ve kıymetini takdir edemediği) iki nimet vardır: Vücud sıhhati, boş vakit.”[30] İnsanlarbu ikisinde gafil olmamalıdırlar. Bunun yolu da vücut sağlığına dikkat ederek zararlı, abur cubur yiyecekler yememek, faydasız olan her şeyden uzak durulmalıdır.

Nebî (s.a.v.)`in huzurunda birisi anıldı. Ve bu adam sabaha kadar uykuya dalar, namaza kalkmaz denildi de, Rasûlullâh: “Öyle ise bunun kulağına Şeytan işemiştir.” Buyurdu.[31] Şeytanın vesveseleri sonucunda gaflete düşen insan bu şekilde tarif edilmektedir. Gafil mümin ile gafil olmayan müminin bir olamayacağını, bunların arasında derece farklılığının olduğunu Hz Peygamber (s.a.v.) şu benzetme ile açıklamaktadır: “Rabbini zikreden kimse ile zikretmeyen kimsenin benzeri, diri ile ölü gibidir.” Buyurduğu rivâyet olunmuştur.”[32]

Kalp her renge girer. Kalpden kalbe yol vardır. Onun için gafletten kurtuluş yollarından bir tanesi de gâfil kalpli insanlarla oturup kalkmamaktır. Çünkü bu insanlar kalbe gaflet ve kesâfet verir. Kalbin  -bukelemunun özelliğinde olduğu gibi- yanındakilerden renk alma kabiliyeti vardır. Huzurlunun yanında huzur alır, gafilin yanında gaflet alır. Bunun için de gafillerin yanında fazla oturmamalıdır, zaruri iş ve ihtiyaç görülünce hemen ayrılmalıdır.

İnsanlık hakikatine nüfûz edebilmek, hayat ve ölümün manasını kavrayabilmek, ancak bu işâret ettiğimiz vasıflardaki gafletten kurtuluşun bir neticesidir ki, bu da, ilâhî bir nûr ile parlayan selîm bir muhâkeme, geliştirilmiş bir kalp ve fesada, ziyana uğramamış bir vicdan işidir.

Müslüman siyasetçi, yukarıda bütün özellikleri açıklanan gaflet hastalığına yakalanmamış, akl-ı selim, feraset, basiret, dirayet sahibi ve salim bir kişi olmalıdır. Kalp gözü açık olmalıdır. İslâm toplumunu idare edecek insan gafletten uzak ve zamanın fitne ve fesatlarına, iç ve dış düşmanlara ve düşmanların oyunlarına karşı uyanık olmalıdır. Gafil insandan yönetici, siyasetçi olmaz. Gaflet hastalığı olan bir siyasetçi yönettiği topluma ve ülkesine telafisi mümkün olmayan büyük zararlar verir. Hatta bu zararlar öyle olur ki daha sonra asırlar boyu da devam edebilir. Onun için Müslümanlar kendilerini yönetmek üzere basiretli insanları seçmeli ve onlara görev vermelidir.


[1]Yûsuf Sûresi, 12/3; Kâf sûresi, 50/22.

[2]A’raf sûresi, 7/179.

[3]A’raf sûresi, 7/205.

[4]Yûnus sûresi, 10/7–8.

[5]Enbiyâ sûresi, 21/97.

[6]Bakara Sûresi, 2/74, 85, 140,144; Âl-i İmrân sûresi, 3/99.

[7]A’râf sûresi, 7/146.

[8]Yûnus sûresi, 10/92.

[9]Rûm sûresi, 30/7.

[10]A’râf sûresi, 7/172.

[11]Meryem sûresi, 19/39.

[12]Enbiyâ sûresi, 21/1.

[13]Tirmizî, Muvatta, 

[14]Kehf Sûresi, 18/28.

[15]Buhârî, Tefsir, Kul eûzu birabbi'nnâs 1.

[16]Buhârî, Edeb, 125, 128; Müslim, Zühd, 56; Ebû Dâvud, Edeb, 97; Tirmizî, Salât, 273, Edeb, 7.

[17]Tirmizî, Daavât, 66.

[18]Ebu Davud, Sayd, 4; Tirmizî, Fiten, 69; Nesâî, Sayd, 24.

[19]İnfitar Sûresi, 82/6–8.

[20]AlakSûresi, 96/6–8.

[21]Deylemî, Kitâbu'l-Fiten.

[22]Buhârî, Rikak, 7

[23]Ahmed bin Hanbel, Müsned.

[24]Enbiyâ Sûresi, 21/79.

[25]Müslim, Zikr, 41; Ebû Dâvud, Salât, 361.

[26]Tâhâ Sûresi,20/14.

[27]Buhârî, Mevakîtu's-Salât: 37; Müslim, Mesâcid: 314; Tirmizî, Salât: 131; Ebû Dâvud, Salât: 11.

[28]Ebû Dâvud, Salât, 239; Tirmizî, Salât, 379,

[29]Buharî, Edeb, 83; Müslim, Zühd 63; Ebu Davud, Edeb, 34.

[30]Buhari, Kitabu’r-Rikak, 2162.

[31]Buhari, Kitabu’t-Tevarih, 589.

[32]Buhari, Kitabu’d-Da’va, 2160.

 

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
10/11/2016 - 13:45 Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
25/10/2016 - 09:38 SAİD HALİM PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
17/10/2016 - 14:42 KÂTİP ÇELEBİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
10/10/2016 - 11:58 KOÇİ BEY’İN SİYASETÇİ’YE ÖĞÜTLERİ
04/10/2016 - 12:10 LÜTFİ PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
26/09/2016 - 11:26 GELİBOLULU MUSTAFA ÂLΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
20/09/2016 - 12:00 KINALIZADE ALİ EFENDİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/09/2016 - 17:59 SULTAN MURAD HAN’IN ÖĞÜTLERİ
09/09/2016 - 12:12 İBNU HALDUN’UN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
24/07/2016 - 17:55 ŞEYH EDEBALİ’NİN OSMAN GAZİ’YE ÖĞÜTLERİ
19/07/2016 - 14:01 ŞEYH SADİ-İ ŞİRAZΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
15/07/2016 - 14:38 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-2
20/06/2016 - 10:32 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-1
12/06/2016 - 11:56 YUSUF HAS HACİB’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
06/06/2016 - 10:02 NİZAMܒL-MÜLK’ÜN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
30/05/2016 - 13:58 İMAM GAZALΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
23/05/2016 - 15:51 FARABΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
16/05/2016 - 09:07 İMAM MAVERDΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/05/2016 - 09:21 HASAN-İ BASRÎ (r.a.)’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
02/05/2016 - 09:55 İMAM EBU YUSUF’UN HARUN REŞİD’E ÖĞÜTLERİ
24/04/2016 - 16:06 TURTÛŞÎ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
18/04/2016 - 09:54 ÖMER B. ABDU’L-AZİZ’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/04/2016 - 14:43 Hz ALİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
01/04/2016 - 09:41 Hz OSMAN (r.a.)’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
21/03/2016 - 15:34 Hz ÖMER (r.a.)’in SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
14/03/2016 - 14:55 Hz EBU BEKİR (r.a.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/03/2016 - 11:14 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-39 ZULÜM
29/02/2016 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-38 ZİNA YOLUYLA KAZANÇ
22/02/2016 - 12:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-37 ZİLLET
15/02/2016 - 11:56 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-36 YETİM MALI YEMEK
08/02/2016 - 12:00 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-35 YALANCILIK
01/02/2016 - 16:52 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-34 YALAN YEMİN
25/01/2016 - 12:47 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-33 VAKIF VE DEVLET MALI YEMEK
18/01/2016 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-32 TÛL-İ EMEL
11/01/2016 - 15:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-31 İFTİHAR-TEFAHUR
28/12/2015 - 10:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-29 RÜŞVET-2
21/12/2015 - 11:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-28 RÜŞVET-1
14/12/2015 - 00:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-27 RIZIK TAKSİMİNE RAZI OLMAMAK
07/12/2015 - 10:24 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-26 RİYA
04/12/2015 - 13:09 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-25 NİFAK
23/11/2015 - 11:59 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-24 NEFRET
16/11/2015 - 03:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-23 KUMAR
09/11/2015 - 11:46 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-22 KORKAKLIK
06/11/2015 - 07:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-21 SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEK
26/10/2015 - 09:30 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-20 KATL (ADAM ÖLDÜRMEK)
20/10/2015 - 11:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-19 KALPAZANLIK
12/10/2015 - 01:17 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR - 18 İSYAN
05/10/2015 - 13:01 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-17 İSRAF
28/09/2015 - 10:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-16 İFTİRA
21/09/2015 - 10:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-15 HULF
14/09/2015 - 10:10 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-14 HUKUKA RİAYETSİZLİK
07/09/2015 - 09:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-13 HIYANET
31/08/2015 - 10:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-12 HIRSIZLIK
25/08/2015 - 12:11 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-11 HIRS
17/08/2015 - 11:02 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-10 HİLE
10/08/2015 - 11:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-9 HASED
31/07/2015 - 09:27 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
27/07/2015 - 01:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
24/07/2015 - 03:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-7 GEVŞEKLİK
13/07/2015 - 12:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-6 GASP
06/07/2015 - 12:50 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-5 GAFLET
29/06/2015 - 11:29 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-4 GADR
22/06/2015 - 11:22 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-3 FAİZCİLİK
15/06/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-2 ALDATMA (GABN)
09/06/2015 - 12:38 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-1 ADAVET
01/06/2015 - 08:07 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-30 ZİYAFET
25/05/2015 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-29 YÜSR (TEYSİR)
18/05/2015 - 12:22 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-28 VADİNDE DURMAK
11/05/2015 - 11:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-27 ÜLFET (İyi Geçinmek)
04/05/2015 - 12:49 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-26 TEVEKKÜL
27/04/2015 - 10:53 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-25 TEDBİR
20/04/2015 - 12:06 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-24 TEAVÜN (Yardımlaşma)
13/04/2015 - 11:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-23 ŞÜKÜR
09/04/2015 - 12:19 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-22 SEBAT
30/03/2015 - 11:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-21 SADAKA
23/03/2015 - 02:17 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-20 SABIR
16/03/2015 - 09:10 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-19 MUHASEBE
9/03/2015 - 00:05 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-18 KESB
03/03/2015 - 13:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-17 KANAAT
16/02/2015 - 09:58 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İTİMAT
09/02/2015 - 10:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İSTİŞARE
03/02/2015 - 10:45 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-14 İNFAK
26/01/2015 - 13:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-13 İKTİSAD
22/01/2015 - 10:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-12 İHTİYAT
12/01/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-11 İHSAN
05/01/2015 - 00:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-10 HAMD
29/12/2014 - 11:31 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-9 GAYRET
22/12/2014 - 11:55 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-8 FÜTÜVVET
15/12/2014 - 02:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-7 FİRASET
08/12/2014 - 11:44 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-6 EMANET
01/12/2014 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-5 DOĞRULUK (SIDK)
23/11/2014 - 23:47 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-4 CÖMERTLİK
17/11/2014 - 01:02 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-3 CESARET
10/11/2014 - 11:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-2 BASİRET
03/11/2014 - 01:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-1 ADALET
23/10/2014 - 10:54 Hz HÜSEYİN (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
16/10/2014 - 12:52 Hz ALİ (R.A.)’NİN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
08/10/2014 - 10:39 Hz OSMAN (R.A.)’IN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
29/09/2014 - 09:53 Hz ÖMER (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
21/09/2014 - 00:32 HZ. EBU BEKİR (R.A.)’in SİYASÎ KİŞİLİĞİ
15/09/2014 - 12:29 Hz PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-2
08/09/2014 - 01:49 HZ. PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-1
01/09/2014 - 12:17 İSLÂM’DA SİYASET-6
23/08/2014 - 13:00 İSLÂM’DA SİYASET-5
04/08/2014 - 09:28 İSLÂM’DA SİYASET-4
30/07/2014 - 11:13 İSLÂM’DA SİYASET-3
21/07/2014 - 10:28 İSLÂM’DA SİYASET-2
14/07/2014 - 10:52 İSLÂM’DA SİYASET-1
07/07/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-4
30/06/2014 - 09:57 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-3
23/06/2014 - 09:13 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-2
16/06/2014 - 11:29 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-1
09/06/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-4
02/06/2014 - 02:19 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-3
26/05/2014 - 09:07 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-2
19/05/2014 - 11:58 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ
12/05/2014 - 10:44 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI NASIL KURULACAK?
05/05/2014 - 12:20 İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLÂTI(ESKİ İKÖ)
28/04/2014 - 00:54 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-8 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-3
21/04/2014 - 12:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-7 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-2
14/04/2014 - 09:49 BÜGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-6 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-1
07/04/2014 - 10:48 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-5 GERİ KALMIŞLIK
31/03/2014 - 11:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-4 NÜFUS ARTIŞI
24/03/2014 - 11:18 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-3 EKONOMİK SORUNLAR
17/03/2014 - 11:52 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-2
10/03/2014 - 10:30 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-1
03/03/2014 - 08:22 ULUSLARARASI BİRLİKLER-10 GÜNEYDOĞU ASYA ÜLKELERİ BİRLİĞİ (ASEAN)
24/02/2014 - 09:42 ULUSLARARASI BİRLİKLER-9 VARŞOVA PAKTI
17/02/2014 - 09:31 ULUSLARARASI BİRLİKLER-8 SSCB ve AVRASYA BİRLİĞİ
10/02/2014 - 07:38 ULUSLARARASI BİRLİKLER-7 D-8 GELİŞEN 8 ÜLKE
02/02/2014 - 19:28 ULUSLARARASI BİRLİKLER-6 CENTO ve BAĞDAT PAKTI
27/01/2014 - 07:58 ULUSLARARASI BİRLİKLER-5 AFRİKA BİRLİĞİ
23/01/2014 - 00:17 ULUSLARARASI BİRLİKLER-4 ARAP BİRLİĞİ
13/01/2014 - 07:25 ULUSLARARASI BİRLİKLER-3 NATO
07/01/2014 - 07:09 ULUSLARARASI BİRLİKLER-2 AVRUPA BİRLİĞİ (AB)
30/12/2013 - 07:19 ULUSLARARASI BİRLİKLER-1 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM)
23/12/2013 - 08:08 İSLÂM BİRLİĞİ ve ULUSLAR ARASI BİRLİKLER
16/12/2013 - 08:48 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-7 AŞIRI MİLLİYETÇİLİK
10/12/2013 - 09:56 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-6 FAŞİZM VE IRKÇILIK
02/12/2013 - 08:07 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-5 KOMÜNİZM
25/11/2013 - 09:12 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-4 BATI EMPERYALİZMİ
22/11/2013 - 10:05 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-3 SİYONİZM-3
20/11/2013 - 11:53 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN FAKTÖRLER-2 SİYONİZM-2
04/11/2013 - 10:10 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-1 SİYONİZM-1
28/10/2013 - 07:11 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER
20/10/2013 - 18:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-28 KUDÜS KONGRESİ (1931)
15/10/2013 - 20:29 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-27 NECMETTİN ERBAKAN ve D-8
07/10/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-26 BEDİUZZAMAN SAİD NURSÎ
30/09/2013 - 06:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-25 ABDURREŞİD İBRAHİM
23/09/2013 - 06:31 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-24 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-2
16/09/2013 - 06:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-23 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-1
10/09/2013 - 06:55 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-2
02/09/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-1
25/08/2013 - 22:57 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-20 KANUNî SULTAN SÜLEYMAN
20/08/2013 - 06:06 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-19 İDRİS-İ BİTLİSÎ
12/08/2013 - 07:09 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-18 YAVUZ SULTAN SELİM
05/08/2013 - 06:38 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-17 FATİH SULTAN MEHMED
29/07/2013 - 06:24 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-16 OSMAN GAZİ
22/07/2013 - 00:21 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-15 OSMANLILAR DÖNEMİ
15/07/2013 - 08:07 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-14 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-2
08/07/2013 - 10:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-13 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-1
01/07/2013 - 09:32 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-12 SELAHADDİN EYYUBÎ
24/06/2013 - 09:28 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-11 ABBASİLER DÖNEMİ-2
17/06/2013 - 09:35 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-10 ABBASİLER DÖNEMİ-1
10/06/2013 - 09:27 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-9 EMEVİLER DÖNEMİ-2
03/06/2013 - 10:04 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-8 EMEVİLER DÖNEMİ-1
29/05/2013 - 07:11 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-7 Hz ALİ (r.a.) DÖNEMİ
26/05/2013 - 09:37 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-6 Hz OSMAN (r.a.) DÖNEMİ
13/05/2013 - 10:30 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-5 Hz ÖMER (r.a.) DÖNEMİ
06/05/2013 - 11:41 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-4 Hz EBU BEKİR DÖNEMİ
29/04/2013 - 09:25 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-3 MEDİNE DÖNEMİ
22/04/2013 - 02:26 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-2 HİCRET
15/04/2013 - 07:02 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-1 MEKKE DÖNEMİ
08/04/2013 - 08:00 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-16 NEFSE UYMAK
01/04/2013 - 09:29 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-15 HAYATI DEĞERLİ GÖRMEK
25/03/2013 - 10:40 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-14 HEVA’YA UYMAK
18/03/2013 - 10:17 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-13 GEVŞEKLİK
11/03/2013 - 09:58 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-12 TÛL-İ EMEL
04/03/2013 - 14:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-11 TEMBELLİK
25/02/2013 - 10:03 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-10 CEHALET
18/02/2013 - 09:16 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-9 KORKAKLIK
11/02/2013 - 00:51 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-7 ZİLLET
04/02/2013 - 09:36 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-8 İHANET (Hıyanet)
28/01/2013 - 09:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-6 REHAVET
21/01/2013 - 01:08 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-5 GAFLET
14/01/2013 - 08:01 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-4 YEİS
06/01/2013 - 02:49 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-3 Adavet
30/12/2012 - 02:14 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-2 Başkanlık Sevgisi
24/12/2012 - 00:26 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR 1 TEFRİKA
17/12/2012 - 08:10 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 14 Bey'at (Biat)
11/12/2012 - 07:17 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 13 Hamiyyet
03/12/2012 - 08:09 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 12 Müsalemet
26/11/2012 - 08:32 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 11 Muavenet
19/11/2012 - 00:38 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 10
12/11/2012 - 08:05 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 9 Cesaret
05/11/2012 - 08:21 İslâm Birliğinin Temel Esasları-8 Sadakat
30/10/2012 - 00:05 İslâm BirliğininTemel Esasları-7 Uhuvvet
21/10/2012 - 11:08 İslâm Birliğinin Temel Esasları 6 - Ümmet Bilinci
15/10/2012 - 08:23 İslâm Birliğinin Temel Esasları-5 Adalet
08/10/2012 - 10:50 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Hürriyet
01/10/2012 - 09:51 İslam Birliğinin Temel Esasları - 3 Şûra
24/09/2012 - 00:53 İslam Birliğinin Temel Esasları 2 - İttihad
22/09/2012 - 01:22 İslâm Birliğinin Temel Esasları 1 - İtikad
16/09/2012 - 23:48 İslam Birliğinin Hedefleri 7 - Sömürünün Ortadan Kaldırılması
08/09/2012 - 01:14 İslâm Birliğinin Hedefleri 6 - İslâm Medeniyetinin Yeniden Kurulması
03/09/2012 - 12:50 İslam Birliğinin Hedefleri 5
27/08/2012 - 15:07 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Ekonomik Güçlenme
23/08/2012 - 12:31 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-3 (Manevî Kalkınmanın Gerçekleştirilmesi)
13/08/2012 - 10:19 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-2 Maddî Kalkınma ve Refahın Yaygınlaştırılması
06/08/2012 - 12:26 İslam Birliği'nin Hedefleri 1 Temel Hak ve Özgürlüklerin Sağlanması
30/07/2012 - 10:32 İslam Birliğinin İtikadi Ve Siyasi Temelleri
23/07/2012 - 13:59 İSLÂM BİRLİĞİNİN FAZİLETİ
18/07/2012 - 14:41 Dünya İslam Birliğine Muhtaçtır
09/07/2012 - 16:27 İslam Birlği İzzet kazandırır
02/07/2012 - 09:45 İslam Birliği'nin Amacı
25/06/2012 - 12:19 İSLÂM BİRLİĞİ HER MÜSLÜMAN’IN GÖREVİDİR
18/06/2012 - 09:18 İslam Birliğinin Hükmü
11/06/2012 - 10:51 İslam Birliği Yüce Bir İdealdir
04/06/2012 - 14:04 İslam Birliği Nedir?
29/05/2012 - 11:56 İslam Birliği İnanç Birliğidir
21/05/2012 - 12:58 Selamı Yayınız
14/05/2012 - 12:31 İslam Birliği Acil Bir İhtiyaçtır
 
İşgal polisi, Aksa kapısındaki cemaate saldırdı
20 Temmuz yeniden doğuştur
Adalet Bakanı Bozdağ'dan 'tek tip kıyafet' açıklaması
Allah’a şükür salâlar galip geldi
Darbenin üssüne yürüyoruz
Karamollaoğlu: Akla ziyan bir tutuklama
Suudi Arabistan'dan Katar açıklaması
Avusturya'dan Zeybekci'ye giriş yasağı
Başbakan Yıldırım: 'Sağlık olsun Türkiye Kıbrıs için elinden geleni yaptı'
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
SGK ve 15 Temmuz gazilerinin hakları
Atilla MEHDİGİL
Kral çıplaak! Kral çıplaak! Kral çıplaak!
Mustafa KAYA
Durun Siz Eski Müttefiksiniz
Hayati OTYAKMAZ
"Erkekler gibi savaşamadın, bari oturup kadınlar gibi ağla"
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Ekrem ŞAMA
15 Temmuz programları
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Ah köylüm vah köylüm
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
İman kardeşliği
Ali Haydar HAKSAL
Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Batı Cephesi”ndeEvanjelik Çatlamalar!
Zeki CEYHAN
Kızmak yerine!
Mevlüt ÖZCAN
Sihir ve büyü helak eder
Mahmut TOPTAŞ
Filozoftan hadisçi olursa
Prof.Dr.Ata ATUN
Anastasiadis’in politik iflası
Prof. Dr. Burhanettin Can
İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Kudüs için kıyam etmek
Mustafa YILDIRIM
Yaş yetmiş hâlâ emekli olamamış
Burak KILLIOĞLU
Sessizlik ve atalet…
Şakir TARIM
Yeni 15 Temmuzlar yaşanmaması için
İsmail KILLIOĞLU
Kör göze sürme çekmek
İbrahim VELİ
Olağanüstü miting olağandışı katılım
Abdülkadir ÖZKAN
Başarısız darbe ABD’yi çıldırtmış olmalı!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz