22 Rebiü'l-Evvel 1439 | 11 Aralık 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Tuzağa düşmek
01/07/2015 - 10:54
İsmail KILLIOĞLU

Önemli bir siyaset sosyoloğu olan Fransız Gaston Bouthoul’un açık ve dikkate değer bir tespiti, daha doğrusu ifşaatı vardır. O da şu: Batı’da sanayi devriminin bir gereklilik olarak yöneldiği emperyalist politikalar, Batı dünyası dışındaki ülkelerde kendi çıkarları doğrultusunda geliştirdiği strateji, o ülkelerde çeşitli niteliklere büründürülmüş “kahraman” üretmek olmuştur. Böylece, Batı dışı ülkelerde, Batı emperyalizminin çıkarlarını, karşı ya da yandaş olsun, bu “kahraman” aracılığıyla gerçekleştirmek imkan dahiline girmiştir. Söz konusu kahramanın, özelikle Batı’ya karşı ama Batı kavram ve değerleri temelinde hareket etmesi, maksadın gerçekleşmesine görünüşte engel oluşturur gibi gözükse bile, son çözümlemede Batı emperyalizmine eklemlenmesi kaçınılmaz bir şekilde sonuçlanmıştır, denebilir. Hatta Bouthoul, Mao’nun “Uzun Yürüyüş”ü sonunda gerçekleşen Çin Komünist Devrimi’ni dikkat çekici bir örnek olarak irdeler. Söylemler ve araçlar farklılık gösterse de bugün Çin’in geldiği noktayı, bir de bu açıdan ele almak öğretici olabilir. Yönetim olarak Çin hâlâ komünist ideolojiye sadıktır ama sistem olarak iç içe geçmiş “kapitalist” ekonominin şaşmaz bir uygulayıcısıdır.

Emperyalist-kapitalist politikaların küresel ölçekte adeta tek söz sahibi konumda bulunduğu bilinen ve görülen Amerika, ayrıntılarda boğulmadan değerlendirildiğinde, Bouthoul’un işaret ettiği durumu, çok yönlü uygulamaktadır. Tabii “kahraman” metaforunun yol açtığı bulanık algı doğurucu yöntemler, asıl maksadı, yenisi yürürlüğe sokuluncaya kadar tam olarak açığa çıkmamakta ve kavranamamaktadır.

Yakın zaman kadar, bin bir çeşit cezbedici söylemler ile takdim edilen Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), sıradanmış izlenimi verilen küçük bir isim değişikliğine rağmen, aslında uygulanmaktadır. İlk bakışta ülkelerin sınırları keskin değişikliklere tabi tutulmuyor gibidir. Ancak devreye sokulan birtakım unsurlar yoluyla, bu değişiklikler zihinlerde ve tercih seçeneklerinde etkisini göstermektedir.
‘90’lı yıllara kadar Ortadoğu’da istikrarlı bir kalkınma gerçekleştiren bir Irak, bugün insanların yaşadığı bir “cinnet müstatili” halindedir. Gerçekte zihinlerde birkaç bölgeye parçalanmış vaziyettedir. Siyaseten, iktisaden, kültürel bakımdan birbirini ifna edici, yok edici etkenlerin kaynağı durumundadır. Saddam’ın bilinçsiz otoriter sistemi, adeta Irak’ın gönençli dönemi niteliğine bürünmüş gibidir.

Otoriterliği devam ettirip ettirmeme kuşkusuna düşmüş Suriye, demokrasiye yönelme seçeneğini değerlendirme noktasına yaklaştığı bir sırada, “Arap Baharı”nın tetiklediği kalkışmalar ile bugünkü tehlikeli karmaşaya yuvarlanmıştır. Suriye’de, eğer mümkün olabilirse, bir rejim değişikliği bugünkü karmaşayı da aratacak bir dönemin kilidi haline gelmiş gözüküyor. Suriye’nin halihazırdaki rejim yapısının değişmesi, sıradan bir rejim değişikliğinin doğuracağı sonuçlardan bütünüyle farklı bir değişikliğe yol açacaktır. Böyle bir değişikliği, kendi rejimleri bakımından yararlı gören Suudi yönetimi ve Katar emirliği, fena bir şekilde yanıldıklarını anlayacaklardır. Ne yazık ki, Türkiye, hem Ortadoğu, hem de Suriye politikasıyla, Amerika ve asıl geri planda güdücü konumda bulunan İngiliz desisenin “turnikesi”ne girmiş gözüküyor. 

Asıl önemlisi, Batı’nın kendini koruma refleksinin bir ürünü olan İsrail’in tahayyül edemeyeceği bir imkân ve fırsatın önünü açmıştır. Irak’ın, Suriye’nin parçalanması ya da kargaşada kalması, İsrail’in inşa etmeye çabaladığı güvenlik çemberinin oluşması anlamına gelir. Irak ve Suriye’nin kuzeyinde Akdeniz’e bağlanacak bir koridor, Ortadoğu ve Türkiye’yi kendi içinde hapsedecek bir hatta dönüşecektir. Bu hattın içinde istikrarlı bir yönetimin kurulması şöyle dursun, birbirleriyle vuruşacak, niçin vuruştuğunu anlayamayacak bir dönemi yaşamaya başlayacaktır Müslüman halklar. 

Kaldı ki, halklar düzeyinde yaşanmaya başlanan dramlar bunun ön habercisi gibidir. Yaşanılmaya başlanan bu somut gerçeklikleri, mahiyet ve şartları bütünüyle farklı anlamlar içeren birtakım İslami kavram ve olgular ile tevil etmeye çalışmak, tek kelimeyle muhakeme yetersizliğidir. Sözgelimi Irak ve Suriye’den kaçarak Türkiye’ye sığınan insanların durumunu “Ensar” ve “Muhacir” kavramları bağlamında ele almak, bilgiyle bilincin ilişkisini ölçüsüz kurma olarak görülmelidir. Aslında bu, başlı başına ayrı bir yazı konusudur üstelik.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
06/12/2017 - 08:59 Çiftçi ve Toprak
22/11/2017 - 09:58 Üç kitap dolayısıyla
15/11/2017 - 09:38 Kural ve hayat
08/11/2017 - 09:47 Eşyanın tabiatı
01/11/2017 - 08:27 Bilgi ve...
25/10/2017 - 09:40 “İnsan çalan eşkiya”
18/10/2017 - 10:15 Bütüncül bakabilmek-2
06/09/2017 - 09:38 Sorgulama ve Yenileme
30/08/2017 - 09:40 Yetenek ve kişilik
23/08/2017 - 09:58 Trump’ın Amerikası
16/08/2017 - 09:17 Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
09/08/2017 - 09:11 Kamu Ve Erdemi
02/08/2017 - 09:19 Aşılanan şiir
26/07/2017 - 09:22 Kör göze sürme çekmek
19/07/2017 - 09:09 İnsana bakmak
05/07/2017 - 09:09 Örgütsüz emek
28/06/2017 - 08:53 Batı çöker mi?
21/06/2017 - 11:00 İktidar ve devlet
14/06/2017 - 09:50 Sorgulama ve özeleştiri
07/06/2017 - 09:39 Uluslararası hukuk ve Filistinli esirler
31/05/2017 - 10:17 Açlık
24/05/2017 - 15:07 Evin içi
17/05/2017 - 09:16 “Ağaç kesen, baş keser”
10/05/2017 - 09:19 Kamu bilinci
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
Erbakan Hoca'nın yıllar önce yaptığı ikaz: Kudüs'ün başkent ilanı sonrası planlanan küstah adım!
Temel Karamollaoğlu: ABD ve İsrail’e karşı atılacak her adımın arkasındayız
Beyaz Saray: Trump, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını ilan edecek
Sanal paralar caiz değil!
Oğuzhan Asiltürk: Davet etmekten vazgeçmeyiz
Güney Afrika’da çocuklar tehlike altında
İlahiyat kararı emsal olmasın
TSK seher vakti Asos'a bomba yağdırdı!
Öğrenciyken bile İslam Birliği’ni planlıyordu
EN ÇOK
Yazarlar
Atilla MEHDİGİL
Kudüs sizi bekliyor Kudüs! (Jerusalem is waiting for you Jerusalem!)
Mustafa KAYA
‘Gitme Turnam Vuracaklar’
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
KUDÜS DAVASI ÜMMETİ BİRLEŞTİRECEKTİR
Ekrem ŞAMA
Kurtuluş savaşında iç kavga
Şeref KAÇMAZ
ORTA DOĞU’DA OYNU – YORUM
Mustafa İŞCAN
3600 gün ile herkes emekli olur mu?
Hayati OTYAKMAZ
SEVGİLİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.S.)
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
İslam’da İtaat Kültürü
Ali Haydar HAKSAL
Kudüs-ı Şerif ey aziz belde
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Başkent Kudüs” Üzerinden “Büyük İsrail Devleti” İlan Edilmek İsteniliyor!
Zeki CEYHAN
Sadece Netanyahu!
Mevlüt ÖZCAN
Siyonizm dünyaya çomak sokuyor
Mahmut TOPTAŞ
Siyonistlerin işini Amerika bitirecek
Prof.Dr.Ata ATUN
Rumların Enerji İttifakı
Prof. Dr. Burhanettin Can
Şer ittifakının psikolojik savaş makinesinin dişlisi olmamak
İsmail Hakkı AKKİRAZ
ABD Kudüs’e toslarsa müslümanlar uyanır
Mustafa YILDIRIM
İçi boşaltılan kavramlar – 1: Muhafazakârlık
Burak KILLIOĞLU
Kudüs’e uzanan eller…
Şakir TARIM
Kudüs’te bıçak kemiğe dayanırsa!..
İsmail KILLIOĞLU
Çiftçi ve Toprak
İbrahim VELİ
Çıkış’ın Rabia’sı
Abdülkadir ÖZKAN
Kudüs’ü savunmak tüm Müslümanların sorumluluğu
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz