30 Zi'l-ka'de 1438 | 23 Ağustos 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
İhanet, Hain, Vatan Haini
05/06/2015 - 10:37
Prof. Dr. Burhanettin Can

“Onlar bizim öğretmenlerimiz değiller”.

 

 

Ömer Muhtar

 

 

Giriş

 

 

Türkiye’de, özellikle, seçim zamanlarında siyasetin dilinde aşırı düzeyde bozulma meydana gelmektedir. Bozulan dil, seçim sonrasında ‘siyaseten söylenmiş sözler’(!) olarak kabul edilip unutulması istenmektedir siyasetçiler tarafından. Birbirine küfretmektedirler. Son üç seçim döneminde alanlarda, parti liderleri ve yöneticilerinin birbirleri hakkında en çok kullandıkları kavramlardan bazıları, “hain”, “ihanet”, “vatan haini”, “vatan hainliliği” kavramlarıdır. Bu kavramları birbirlerine karşı kullanan siyasetçilerimiz, bunları nasıl ve hangi mantıkla siyaseten söylenmiş sözler olarak kabul edebilirler? Eğer siyasetçilerimiz, birbirlerini “vatan haini” ilan etmeyi siyasetin bir gereği olarak görüyorlarsa, kendilerinin siyasete ve vatan hainliğine yükledikleri anlamların ne olduğunu açıklamaları gerekmektedir. Hainlik, ihanet gibi kavramları birbirlerine karşı kullanırken, ya bu kavramlara yükledikleri anlam farklı ya da siyasete yükledikleri anlam farklıdır. Her iki kavrama yükledikleri anlamı kamuoyuna açıklamaları tarihi bir zorunluluktur. Hainlik kavramını ayağa düşürüp itibarsızlaştırmanın, gelecek nesillere maliyeti çok yüksek olabilir. Diğer taraftan futbol takımı gibi parti tutan bir kısım köşe yazarları ve STK’lar, siyasi parti kadrolarından geri kalmayıp hoşlanmadıkları her şeyi ve herkesi, “Hain”, “Vatan Haini”, “Ergenekoncu”, “Paralelci” olarak suçlayarak sürece çok ciddi katkıda bulunmaktadırlar.

 

 

O nedenle burada, “ihanet”, “hain”, “vatan haini”, “vatan hainliği” kavramlarının bu denli ayağa düşürülmesinin sebep ve sonuçlarını ele alıp inceleyecek ve siyasetçilerin dikkatini çekmeye çalışacağız.

 

 

“İhanet”, “Hain”, “Vatan       Haini”, “Vatan Hainliği”

 

 

Türkçe Sözlüklerde bu kavramlara verilen anlamlar, aşağıdadır (1,2):

 

 

“İhanet: 1- Hıyanet, hainlik, 2- Evlilikte, sevgide aldatma, vefasızlık, sadakatsizlik. 3- Gerektiğinde yardımda bulunmama, bir kimsenin güvenini yok etme, 4- Haksızlık

 

 

İhanet Etmek: 1- Hainlik, kötülük etmek; 2- Karı, koca birbirini aldatmak

 

 

İhanete uğramak: Aldatılmak, sadakatsizlik görmek

 

 

Hain: 1- Hıyanet eden kimse, 2- Zarar vermekten, üzmekten veya kötülük yapmaktan hoşlanan kimse, merhametsiz; 3- Kötü niyetli olan; 4- Gördüğü iyiliğe kötü karşılık veren.

 

 

Hainlik: Hain olma durumu veya haince davranış.

 

 

Hainlik etmek: Birine haince davranmak, kötülük etmek.

 

 

Vatan haini: Vatanın yüksek çıkarlarını hiçe sayarak onun aleyhinde iş gören kimse.

 

 

Vatan Hainliği: Vatan haini olma durumu.”

 

 

Seçim kampanyası yürüten siyasi parti kadrolarının ve bu kadroları destekleyen yazarların ve STK’ların konuşma metinlerine bakıldığı zaman hainliği, vatana, ülkeye ve millete ihanet anlamında kullanmaktadırlar. Kötülük etmek, nankörlük etmek, vefasızlık etmek ve yapılan hizmetleri inkâr etmek anlamlarında kullanmamaktadırlar.

 

 

Hemen hemen tüm siyasi partilerin seçim kampanyalarının dost-düşman, vatan haini-vatansever düzleminde cereyan etmesi, öncelikle bu kavramlara yüklenen anlamların ağırlığının kaybolmasına sebebiyet vermektedir. Sade vatandaşlar, kavramları halk lisanı ile “tiye” alacak şekilde, birbirlerine “seni gidi vatan haini seni” şeklinde hitap etmekten çekinmemektedir. Ne söyleyen, ne söylenen ve ne de bunu duyan çevredekiler, rahatsız olmamaktadır.

 

 

Diğer taraftan cumhuriyet tarihi boyunca, “İrtica” ve “Bölücülük”, Devletin “Kırmızı Kitabında” iki iç tehlike olarak kabul edilmiş ve hoşlanılmayan herkes, her kesim ve her yapı, ya irtica ile ya da bölücülükle suçlanıp hiçbir ciddi belge ortaya konmadan cezalandırılmıştır. 28 Şubat Post-modern darbe sürecinde yapılanlar, bunun en yakın tarihli örnekleridir. Devlet, kendi vatandaşlarına hain ve iç düşman muamelesi yapmıştır. Herkesin fişlenip suçlandığını unutmamak gerekmektedir. Vatan hainliğinin tam tanımını yapmadan, gerekli belgeleri ortaya çıkarmadan, yasal yollara başvurmadan, yargı sonuçlarını beklemeden, insanları bir oy aşkına suçlayan, vatan haini ilan eden ve seçim sonrasında “bunlar, siyasetten söylenmiştir” diyen/diyecek olan tüm siyasi parti kadroları ve onlara destek veren STK ve yazarlar, tarihte yaşananları unutmasınlar. Bugünkü konuşmaları, yarın hem kendileri için hem de rakipleri için aleyhte delil olarak kullanılabilir.

 

 

Diğer taraftan da genç nesiller, “yahu bu ülkede hiç hain olmayan siyasetçi yok mudur” demeyecek midir? Genç nesillerin zihin dünyasını bu denli kirletmek, siyasete ve siyasetçilere yakışmamaktadır. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, bu kadar “vatan haininin varlığı”(!), yeni nesillerin bir travma yaşamasına sebebiyet verecek, kendilerine, babalarına, insanlara, siyasetçilere, kurumlara ve devlete olan güvenleri, her geçen gün yıkılacak, birbirine güvenmeyen, inanmayan ve bundan dolayı da, çözülmesi son derece kolay bir toplum haline gelecektir.

 

 

Öyleyse neden insanlar bu kadar kolay vatan haini ilan edilebiliyor?

 

 

Bunun için tarihe kısa bir yolculuk yapmak gerekmektedir.

 

 

Haim Nahum Doktrinine Göre Lozan’da Kurulan Sistemin Genetik Yapısı

 

 

Milli mücadele sonrasında Büyük Millet meclisinde gücü eline geçiren İttihatçı bir kadro, yapılacak olan reformları, meşru gösterebilmek sorunu ile karşı karşıya idi. Yapılacak devrimlere sahip çıkacak bir tabana ihtiyaç vardı. Laik-Seküler, Batı kültür medeniyet değerleri üzerine inşa edilen bir sisteme sahip çıkacak laik-seküler bir toplum kesimi inşa etmek, yeni yönetimin en temel sorunlarından biriydi. Bu yeni taban, “Osmanlının kötülenmesi, karalanması temelinde yapılacak bir propaganda” ile elde edilmeye çalışılmıştır. Zamanın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun 700. yılı nedeniyle yaptığı bir konuşmada,(9.10.1999), Osmanlı’nın ihanetle suçlanmasının, bilinçli ve kasti olarak benimsenmiş bir politikanın sonucu olduğunu çok açık bir şeklide ifade etmiştir:

 

 

‘Cumhuriyetin ilk dönemlerinde rejimin oturması için Osmanlı aleyhinde bir söylem geliştirilmişti; artık bu tehlike geçmiştir; çünkü Cumhuriyet kendi nesillerini yetiştirmiştir; Osmanlıyı suçlamamızın bir manası kalmamıştır. Osmanlı ile barışmak gerekir.”

 

 

Cumhuriyet dönemi ile birlikte yeni sistemin oturtulabilmesi ve daha

 

 

güzel ve başarılı gösterilebilmesi için Osmanlı, özellikle, son Sultan Vahdettin, İlkokuldan üniversiteye kadar okutulan tüm tarih kitaplarında, korkak, hırsız ve Sevr anlaşmasını kabul edip imzalayan, İngiliz işbirlikçisi, bir vatan haini olarak tanıtılmıştır. Mustafa Kemal Nutuk’ta Vahdettin’i ihanetle ve menfaatperestlikle suçlamaktadır:

 

 

“Saltanat ve hilâfet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa’nın başkanlığındaki hükûmet âciz, haysiyetsiz ve korkak, yalnız padişahın iradesi altında ve onunla beraber şahıslarını esirgeyebilecek herhangi bir duruma razı...”

 

 

Ecevit ahir ömründe resmi tarihin bu iddialarına karşı çıkmıştır:

 

 

“O bir hain değildir. Bazı hoş olmayan şeyleri mecburen yapmıştır. Bu arada ülke için çok iyi şeyler de yapmıştır.

 

 

‘Kurtuluş Savaşı’na açıktan olmasa bile belirgin şekilde destek oldu. İstanbul’dan ayrılacağı zaman devletin elinde külliyetli altın ve para vardı. O, çok az bir miktar aldı. İstese tümünü alabilirdi. Saygıdeğer bir davranışta bulundu.’ (3)

 

 

Ecevit’in bu açıklamasına o zaman ki Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu destek vererek resmi tarih tezini yalanlamıştır:

 

 

“Atatürk, Vahdettin’in yaveridir. Birlikte Berlin’e gittiler... Genelkurmay’ın, Atatürk ve Vahdettin’in telgraflarına yer veren yayını vardır. O kitapta Atatürk, Nutuk’ta yazdıklarından farklı şeyler söylüyor.” (4)

 

 

Cumhuriyet tarihi boyunca kanunlar, bir baskı ve susturma aracı olarak kullanılmış ve yeni yönetime karşı söylenen her şey ihanet muamelesi görmüştür. Başvekil İsmet İnönü’nün 1925 yılında Muallimler Birliği’nde yaptığı konuşma, bunun en güzel örneklerinden biridir(5).

 

 

Serbest Fırka’yı kuran ve kurduranlar, o gün için devlet gücünü elinde bulunduranlardı. Halkın, Halk Fırka’sına karşı Serbest Fırka’ya büyük teveccüh göstermesi, Serbest Fırka’nın sonunu getirmiş ve vatan hainliği ile suçlanarak parti kapattırılmıştır(6,7):

 

 

“Ahmet Ağaoğlu: Muhakkak bildiğim ve asla tereddüt etmediğim bir şey vardır. O da, kendim ve arkadaşlarımdır! Anarşi ve irtica bize yanaşmazdı!.. Fakat ısrar olundu! Küfür, tahkir, isnat yağdırdılar; vatansızlıkla, ecnebiperestlikle itham edildik!”

 

 

Mustafa Kemal ile başlayan geçmişi ve rakipleri tehdit, karalama ve ihanetle suçlama yaklaşımı, cumhuriyet döneminde yetişen bir neslin adeta karakteristik özelliği olmuştur. Bugün meydanlarda kullanılan, “hain”, “Vatan haini” söyleminin böyle bir arka planı, şuuraltı vardır.

 

 

Sonuç

 

 

Sanki Cumhuriyet döneminde yetişen nesil, özel olarak formatlanmakta ve genetik yapısına bir Kirletici Dil Virüsü yerleştirilmektedir. Bu Kirletici Dil Virüsü, belli zamanlarda ortaya çıkarak görevini ifa etmektedir.

 

 

Cumhuriyet yönetici kadrolarından Lozan’da kabul edilen Hayım Nahum Doktrinini benimseyenlerin kullandıkları dilin tehditçi, karalayıcı, aşağılayıcı olması, benimsedikleri laik-seküler değer sistemine uygundur. Bu yaklaşımın Cumhuriyet dönemi resmi ideolojisini benimseyenler açısından devam ettirilmesi de normaldir. Bu yadırganmamalıdır. Yadırganması gereken resmi ideolojiye karşı olanların ya da karşı olduğunu söyleyenlerin ve ”Muhafazakâr Demokratların”, “Tanrı Dağı Kadar Türk, Hıra Dağı Kadar” Müslüman olanların, benzer bir dil kullanmalarıdır. Kullandıkları dil, ne milli değerlere, ne dini değerlere ne de “muhafazakâr” değerlere uygundur. Kendi kültür medeniyetinin değerlerine ters ve insanı ifsad edici bir dil kullanmaları, hem yanlış hem de tehlikelidir.

 

 

Bu, “onlar söylüyor bizde söyleyelim/söylemeliyiz” zihinsel hastalığının tezahür halidir.

 

 

Unutmayın! “Onlar bizim öğretmenlerimiz değillerdir”.

 

 

Unutmayın! Bizim öğretmenlerimiz, Allah ve Resuludür.

 

 

1-Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu, Ankara, 2005.

 

 

2-Doğan, D.M., Büyük Türkçe Sözlük, Pınar yayınları, İstanbul, 2005.

 

 

3- Ecevit, B., Vahdettin Hain Değildi Zaman 16.07.2005

 

 

4- Kaplan, S., Hürriyet 18.07.2005

 

 

5- Ertunç A.C., Cumhuriyetin Tarihi, Pınar yayınları, İstanbul, 2002

 

 

6- Ağaoğlu, A., Serbest Fırka Hatıraları, İletişim yayınları 1994 istanbul S:226

 

 

7- Okyar, O., Mehmet Seyitdanlıoğlu, Fethi Okyar’ın Anıları, Türkiye iş bankası yayınları, Ankara 1997, S:86

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
18/08/2017 - 09:17 FETÖ ile Mücadelede Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar-2:
11/08/2017 - 09:11 FETÖ ile mücadelede dikkat edilmesi gereken hususlar-1:
21/07/2017 - 09:09 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
07/07/2017 - 09:20 İslâm coğrafyası ve “kaostan kaynaklanan düzen”
30/06/2017 - 08:59 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
23/06/2017 - 09:21 İslâm coğrafyasında “kaos’tan kaynaklanan düzen”
16/06/2017 - 09:37 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları - 3
09/06/2017 - 09:29 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları -2
02/06/2017 - 10:30 Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden 2019 cumhurbaşkanlığı savaşları -1
26/05/2017 - 09:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
19/05/2017 - 08:52 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
12/05/2017 - 09:12 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 4:
05/05/2017 - 12:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci-3: BİR “DİKTATÖR”(!) İNŞA ETMEK
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
Temel Karamollaoğlu: Erken seçime hazırız
Sancar Paşa’ya vefasızlık
Amerika'ya ait insansız hava aracı Adana'ya düştü
Emre Belözoğlu, Milli Takım'a geri dönüyor mu?
Dursun Özbek'ten Arda Turan ve Selçuk İnan açıklaması
ABD'den Kuzey Kore'ye: Çok hızlı bir şekilde savaşa dönüşür
Resmen alay ediyor!
Sanayi hamleleri devrim niteliğindeydi
Emniyet Genel Müdürlüğü: Bülent Tezcan bize sorsaydı bilgi verirdik
EN ÇOK
Yazarlar
Atilla MEHDİGİL
Kulluğunu bilmeyen hüsrandadır
Hayati OTYAKMAZ
VATAN TÜRKÜSÜ (ŞİİR)
Mustafa KAYA
Suriye’de Dönüş Mümkün mü?
İshak BEYAZAY
H.A.A.R.P Projesi ve GDO’lu tohum-2
Feyzullah AYDOĞAN
Öğretmen atamalarında hakkaniyet ve liyakat yerine siyaset iddiası
Ekrem ŞAMA
Tarihten bir gaflet rekoru
Mustafa İŞCAN
Yeni aylıklar istediğiniz banka ve PTT’ye gönderilecek
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Gerçekleri Gizlemek Suçtur
Ali Haydar HAKSAL
Siyaset Düşünce Üretmiyor Tüketiyor
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Mattis Ziyareti Öncesi ABD Yalanları ve Aba Altındaki Sopa!
Zeki CEYHAN
Yurtta Tesadüf Konseyi!
Mevlüt ÖZCAN
Erkeğin yabancı bir kadınla tokalaşması caiz mi?
Mahmut TOPTAŞ
Hammalet’ El-Hatab
Prof.Dr.Ata ATUN
Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
Prof. Dr. Burhanettin Can
FETÖ ile Mücadelede Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar-2:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
16. kuruluş yılında Ak Parti
Mustafa YILDIRIM
Öğrencilere sahip çıkamayacak mıyız?
Burak KILLIOĞLU
Yorgun…
Şakir TARIM
İstanbul’un akıbetini düşünen yok mu?
İsmail KILLIOĞLU
Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
İbrahim VELİ
Atalet Ve Kalkışma
Abdülkadir ÖZKAN
Memuru enflasyona ezdirmemek!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz