28 Ramazan 1438 | 23 Haziran 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
DÜNÜ VE BUGÜNÜ İLE GENÇLİĞİMİZ (GENÇLİĞİMİZ BUHRANDAN NASIL KURTULUR?)
19/05/2015 - 12:36
Hayati OTYAKMAZ

İnsan; ruh, akıl ve cesetten oluşan bir varlıktır.

İnsan, ahsen-i takvîm (en güzel biçimde) ve mükerrem(seçkin)olarak yaratılmıştır.

Ayrıca, akıl nimeti ile donatılmıştır.

Tarihe baktığımız zaman, insanların yalnız başlarına yaşamamış olduğunu görürüz.

İnsanlar birleşerek cemaatler, kabileler, sonra da milletler meydana getirmişlerdir.

Şüphesiz her kabîle, her cemiyet ve her millet sosyal, kültürel ve manevî bir dünyaya

sahiptir. Manevî bünyenin menşei de dindir. Diğerleri de o cemiyetin, o milletin yaşadığı

bölgeye has, coğrafî ve tarihî temellere dayalı bulunur. Şâyet cemiyet yabancı tesirlere

açılır, millî ve manevî değerlerinden uzaklaşırsa başıboşluk girdabına yuvarlanır.

 

Günümüz insanının, bilhassa gençliğinin bir inanç ve maneviyat bunalımı

geçirdiği muhakkaktır. Maddî arzuların tatmininin ilk sırayı alması ve bütün medenî

vasıtaların bunu temine yönelmesi; insanın kendini tanımasına, ruhî ve manevî

ihtiyaçlarını hissetmesine büyük bir engel teşkil etmekte ve neticede bunalım ve

huzursuzluklar her gün artmaktadır. Fakat bütün çabalara rağmen "kendi yürüyüşünü

terk etti, başkasının yürüyüşünü de öğrenemedi" sözünün tam mânâsında olduk. Ne

Doğu'lu olmaktan sıyrılabildik, ne de Batı'lı olabildik. İşte bugün gençliğimizin çektiği

sancıların ana sebebi de budur.

 

Bugün hâlâ Müslüman-Türk gençliğine karşı ailesinden, millî ve manevî

değerlerinden koparma planları sinsice tatbik edilmektedir. Dün Devletine,

Mehmetçiğe ve öğretmenine karşı kullanmak üzere eline silah verilen gençlik;

bugün uyuşturucu madde (eroin, afyon, morfin, vs.) ve içkinin mahmurluğunda şuursuz,

gayesiz ve ayakta durmaktan âciz, bitkin bir canlı cenaze durumuna getirilmiştir.

Her gün ortaya çıkarılan uyuşturucu madde imalathâne ve kaçakçılık şebekeleri bunun açık

delilidir.

 

Yüce Dinimiz İslâm beş esasın korunmasını emreder.

Bunlar: 1-Canın, 2-Aklın, 3-Malın, 4-Neslin, 5- Dinin korunmasıdır.

Din, şeâire (dinin şartlarına, yani emir ve yasaklarına) riayet ve mukaddesatın (kutsal değerlerin) korunmasıyla kâimdir (ayakta kalır). İnsan ise, aklı ve ruhu ile insandır. İçki, insanı insanlıktan uzaklaştırdığı için ve içki müptelâsı bir kimsenin de yukarıda sayılan beş esası korumadan yoksun kalacağı bir gerçek olduğu için haram kılınmıştır.

Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.s.):

"İçki, bütün kötülüklerin anasıdır" buyururken, içkiden hâlâ ne fayda bekleniyor?..
Gilbert Ballet bu hususta söyle der:

"Alkol sefâletin mûcidi, hapishâne ve tımarhânenin sermayesidir."

Alkol = Sefalet = Hapishâne = Tımarhâne = Kabristan... Demektir.

 

Gençliğimizi tehdit eden en tehlikeli unsurlardan birisi de hiç şüphesiz müstehcen neşriyattır.

Basın ve sinema yoluyla ve bugün revaçta olan bazı TV. Kanalları, CD ve videokasetleriyle

adetâ ahlâksızlık fırtınası estirilmektedir. Neticede gencin; aklının değil, nefsinin istekleri doğrultusunda hareket eden nefisperest (süflî arzuların esiri) bir varlık hâline gelmesine vesile olunmaktadır.

Gençliğe tesir eden sosyal ve fizikî çevrenin tesirlerini de bu arada zikredebiliriz. Aile, arkadaş, komşu, okul vs.. Ancak bütün bunları detaylarıyla anlatabilmemiz için, daha büyük

ve geniş bir araştırma yapmamıza ihtiyaç vardır.

İbnu'l-Kayyim El- Cevziyye:

"Çocukların çoğundaki bozukluğun sebebi babalarıdır. Onlar, babalarının ihmâli,

dinin farz ve sünnetlerini öğretme işini terk etmeleri yüzünden bozulmuşlardır."

(Tuhfe, Sh.136.) demiştir.

Halife Mansur, hapiste bulunan Emevîlere sordurur: Hapis sırasında size en fazla zor

gelen şey nedir? Şu cevabı verirler:

"Çocuklarımızın terbiyesinden mahrum kaldık"

(Dr. Muhammed Esad, et-Terbiye ve't-T'alim fi'l İslâm, shf. 51.)

İnsanı kötülüklerden alıkoyacak tek kuvvet, Allah korkusudur.

Bugün Türk gencinin mahrum olduğu en önemli erdemlerden birisi de budur.

Merhum Mehmed Âkif:

"Ne irfandır veren ahlâka yükseklik ne vicdandır;
Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır."
diyor.

İslâm Dini; gencin ruhen, ilmen ve bedenen kuvvetli olmasını;

dünya ve ahiret dengesini sağlayarak, sorumluluğunun bilincinde olmasını esas tutar.

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’inde bizlere:

"Allah'ın sana verdiği mal ile ahiret yurdunu (Cennet’i) ara, dünyadaki

nasibini de unutma." (Kasas Sûresi, âyet; 77.) Buyurmuştur.

Hazreti Ali (r.a.) Efendimiz de şöyle demiştir:

"Sıhhatini, kuvvetini, istirahatını, gençliğini, canlılığını ve zenginliğini unutma.

Zirâ bunlarla âhiretini talep edeceksin." (Taberî, Mecma'ül-Beyân 7, 266.)

Allah Teâlâ:

 

 

"Ey iman edenler! Kendinizi ve aile fertlerinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten

koruyun" (Tahrim Sûresi, âyet; 6) buyurmuştur.

Bu hususu İmam Gazalî şöyle açıklar:

"Burada emredilen korumanın te'dib, tezhib, güzel ahlâkı talim, kötü arkadaşlardan

korumak, zevk için yemeye alıştırmamak, zîneti, süsü ve konforu sevdirmemek vs. gibi terbiye faaliyetleri mevcuttur." (Gazâlî, İhyâ, 3/72.)

 

İslâm’a iman ile şereflenen ve asırlarca İslâmiyet’e hizmetin bayraktarlığını yapan Müslüman Türk Milleti'ni tarih sahnesinden topla ve tüfekle silmeyi başaramayanlar;

sarsamadıkları iman cephesini zararlı ideolojiler, taklitçilik ve kötü örf ve âdetlerle çökertmeye çalışmaktadırlar.
Müslüman Türk Milleti; Sa'd Bin Ebî Vakkas, Mus'ab Bin Umeyr, Enes Bin Mâlik,

Habbab Bin Eret, Bilâl-i Habeşî, Üsâme Bin Zeyd, Hazreti Ali (radıyallâhu anhüm) gibi nice

iman çağlayanı gençleri yetiştirecek hasletlere sahip bir millettir.

Hz. Sa'd (r.a), iman hayatının bazı çileli kesitlerini şöyle anlatır:

"Ben Rasûl-i Ekrem (s.a.s.)'e gidip iman ettiğimde bir delikanlıydım. Annem

bana karşı boykot ilân etti. Çok defa beni dövdü. Bana vurdu, başımı yardı. Birçok kez beni bir tarafa kilitledi, hapsetti. Günlerce beni aç ve susuz bıraktı. O zamanlar 14-15 yaşımdaydım.

Fakat "Lâ ilâhe illallah Muhammed’ün Rasûlullah" demekten vazgeçmiyordum. Nihayet bunlarla beni sindiremeyeceğini anlayınca; bu defa açlık grevi yapmaya başladı.

Ben imanımdan dönmediğim sürece bir şey yemeyip içmeyeceğine dâir yemin etmişti.

Bir şey yemiyor ve içmiyordu. Bir gün eve girince onu benzi sararmış, ayaklarının gücü

kesilmiş bir hâlde gördüm. O hâlde bile; “Dininden dönmezsen bir şey yemeyeceğim,”

diyordu. Bu bana çok dokundu..

Beni sînesinde büyüten annem; beni Rasûlullah (s.a.s.)'tan koparmak, sapık

düşünce ve ideolojilerle beni Hakk yoldan saptırmak istiyordu… Dedim ki:

"Anne şunu iyi bil; Allah’a yemin ederim ki, şuracıkta ölsen de ben yine Rasûlullah'ın yolundan dönmeyeceğim."

Sa’d Bin Ebî Vakkas (r.a.) böyle diyor ve sözünden dönmüyordu… Böylelikle her ne

olursa olsun ve hangi şartlarda bulunursa bulunsun; Allah ve Rasûlü’ne olan imanından asla

tâviz vermeyeceğini haykırıyor ve bu konudaki kararlılığını ortaya koyuyordu. Allah Teâlâ,

O’ndaki iman sadâkatini hepimize ihsân eylesin (âmin).

Allah Teâlâ, Yüce Kitabı’nda şöyle buyuruyor:

"Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden (kötülüğe engel olan) bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır." (Âl-i İmrân Sûresi, âyet; 104.)
Ölürsem “Şehid”, kalırsam “Gazi” mefkûresiyle candan ve cânândan geçen şanlı

ecdâdımız bir kahramanlık timsâliydi…

26 Ağustos Cuma günü ordugâhta okunan Kur'an-ı Kerim âyetleri ile coşan askerleriyle

Cuma Namazını kılarak duâ eden Sultan Alparslan Gazi, yaşlı gözlerle mücâhidlerine söyle

hitâb eder:

"Sayıca az olmamıza rağmen, minberlerde bizim için ve Müslümanlar için duâ edilen

şu saatte ben düşmana hücum etmek istiyorum. Ya gayeme ulaşır muzaffer olurum ya da şehid olarak Cennet'e girerim. Sizlerden arkamdan gelmek isteyenler gelsinler. İstemeyenler de gidebilirler. Şimdi burada ne emreden bir Sultan, ne de emredilen bir asker vardır. Bugün ben sizlerden biriyim. Ve sizinle birlikte savaşacağım. Beni takip eden ve canını Yüce Allah'a

adayan kimse Cennet'e gideceği gibi kazanca da nâil olacaktır. Uzaklaşıp gidenler ise ateşte

yanacak ve kötülüklere uğrayacaktır."

Bu hitâbeden sonra inançlı ve yiğit askerler, “Gazâ ve Şehâdet” için helâlleşirler. Ve Malazgirt Muharebesi, Allah Teâlâ'nın lütfu ile kazanılır. Anadolu kapıları da bir daha

kapanmamak üzere Müslüman Türkler'e açılır. (Malazgirt Zaferi ve Alparslan, M.E. Basımevi, Ankara, 1971).

Batı'dan gelen her şeye "evet", bizden olan her seye "hayır" zihniyeti... Ve bu hasta zihniyetin kurbanı köksüz bir gençlik... Doruk noktaya varan hazin bir manzara... Kötülükler

dizi dizi, fitne sel gibi... Kıyım ve katliam ne vicdan tanıyor, ne de gözyaşı. Şâirin dediği gibi:

"Huzur sizlere ömür, dert salkım saçak."

Gençlik; ruhun ve vicdanın ışığı olan manevî ilimlerden mahrum, sadece müspet

ilimlerle yetiştiği için, neticede devletinin temeline dinamit koyan, Mehmetçiğe silah çeken, öğretmenine hakaret eden, ilim yuvalarını silah deposuna çeviren anarşist bir nesil olarak

ortaya çıktı…

Hâlbuki gençliğe fizik, kimya, astronomi vs.nin yanında Allah (c.c.)

(ve Rasûlullah s.a.s.) sevgisi, Allah’ın varlığı ve birliği, sonsuz merhameti ve sayısız

nimetleri, ahiret inancı, mâzisine bağlılık ve ecdâdının üstün meziyetleri anlatılmış olsaydı;

bu hazin tablo ortaya çıkmayacaktı. Ve böylece İslâm'a eskiden cehaletten gelen saldırı,

yirminci asrın sonlarında fen ve felsefeden gelmeyecekti. Burada kast edilen fen ve felsefe,

elbette sapık fikrî cereyanları esas alan Materyalizm ve Ateizm’dir.

İlim, elektrik misâli iman kablosuyla muhafaza içine alındıktan sonra istikâmet (yön)

verilirse faydalı olur. İnsanı insan yapan değerler; ilim, irfan, edeb ve terbiyedir. Bunu

sağlayacak olan başlıca âmil ise elbette İslâm'dır.

Bir memleket için eğitim kurumları bedende baş hükmündedir. Düşünceden yoksun bir baş’ın bedeni felâkete götürdüğü gibi, manâdan uzak eğitimin yetiştireceği fertler de dolayısıyla

cemiyetleri ve milletleri mâzisinden kopuk, millî ve manevî değerlere sırt çeviren kimseler olacaklardır.
Avrupa, Orta Çağ’da taassub ve geriliğin bataklığına saplandığı zaman, İslâm bilgin ve filozoflarının ulaştığı tâlim ve terbiye, fen ve sanat gibi değerlerden yararlanıp, o sayede ilim

ve san'atta en yüksek seviyeye çıktığı inkâr kabul etmez bir hakikattir.

Haşmetli bir mâziyi özleyiş hasretiyle dolu olan merhum Mehmed Âkif; o güzel

günleri, o güzelim değerleri kaybettirenlere karşı hislerini şöyle dile getirir:

"Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz.

Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz.

Kapkaranlıkken bütün afâk-ı insâniyetin

Nûr olup fışkırmışız tâ sinesinden zulmetin,

Bu hissizlikle cemiyet yaşar derlerse pek yanlış,

Bir ümmet gösterin, ölmüş maneviyatıyla sağ kalmış?"

Mâziden bîhaber (habersiz) nesillerin, istikbâle (geleceğe) emin adımlarla yürümesi

mümkün değildir. Hâlbuki biz, haşmetli bir mâziye sâhip olan bir milletin fertleriyiz.


Ey Müslüman-Türk Genci!

Senin ecdâdın daimâ Hakk'ın temsilcisi olarak üç kıtada asırlarca at koşturmadı mı?

Akdeniz'i rakipsiz donanmasıyla bir "Türk Gölü" hâline getirmedi mi?

Haksızlığa uğrayanlar hep senin ecdâdının gölgesine sığınmadı mı?

Gücünü ve hızını İslâm'dan alan senin ecdâdın tarihin seyrini değiştiriyordu.

Bir çağ, atının nalları altında yere serilirken, kılıcının ucu ile yeni bir çağ açan yine senin

ecdâdın değil miydi?

Avrupa üniversitelerinde asırlarca ders kitabı olarak okunan eserleri senin ecdâdın

yazmadı mı?

Gençler; milletlerin istikbâldeki yükünü omuzlayacak bugünkü filizleridir.
Gençler; fidan misali diri, canlı, tâze ve her tarafa meyledebilecek çağdadır.

Milletlerin iftihar vesilesi, en değerli hazinesidir gençler. Türkiye’mizin gönlü temiz,

kalp gözü açık, düşüncesi berrak, ruh ve bedeni temiz, her yönden sağlıklı, kısacası

Peygamber (s.a.s.) Efendimizin ifadesiyle; hastalık gelmeden sıhhatinin, ihtiyarlık gelmeden gençliğinin kıymetini bilen gençlere ihtiyacı vardır.

Netice itibariyle; gençliğimizin ahlâk ve sağlığını bozan hastalıkların teşhis ve

tedavisini Kur'an ve Sünnet'in aydınlığında özetleyelim:

"Ey iman edenler! Allah'tan korkunuz ve doğru söyleyiniz." (Ahzâb Sûresi, âyet;70.)
"Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a, Kur'an'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın.."

( Âl-i İmrân Sûresi, âyet; 103.)

"Allah ve Rasûlü'ne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya

kapılırsınız da kuvvetiniz elden gider. Bir de sabredin. Çünkü Allah, sabredenlerle beraberdir." (Enfâl Sûresi, âyet; 46.)

"Birbirinizle iyilik ve takvâ hususunda yardımlaşın. Fakat günah ve düşmanlık

üzere yardımlaşmayın." (Mâide Sûresi, âyet;2.)

"(Ey mü'minler!) (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, ibadet için dikilen

taşlar (putlar) ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki

kurtuluşa eresiniz." (Mâide Sûresi, âyet; 90.)

"Zinâya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece kötü bir iştir ve çok kötü bir yoldur."

(İsrâ Sûresi, âyet;32)

"Allah zâlimleri sevmez." (Şûrâ Sûresi, âyet; 40.)

"Evladın, babası üzerindeki hakkı; babanın yazmayı, atmayı, yüzmeyi, biniciliği, öğretmesidir."

"Çocuklarınıza ikram edin ve onları güzel terbiye edin."
"İki hedef arasında koşan kimsenin her adımı için bir sevap vardır."

Bizzat Rasûlullah (s.a.s.) Efendimiz, zevceleri Hz. Âişe (r.a.) Vâlidemizle ile iki defa

koşu yapmıştır.

"Hiç süphesiz Allah, gençliğini Allah'a itaat yolunda geçiren genci sever."

Allah Teâlâ’dan temennimiz, 21.yüzyılın Müslüman Türk gencinin Dinini bilmesi,

vatanına bağlı, millî ve manevî duygularla yetiştirilmesinde yeni bir dönemin başlangıcına

vesile olmasıdır. Bunun için de; “ÖNCE AHLÂK VE MANEVİYAT” diyoruz.

Ve’s-Selâmü alâ menittebea’l-Hüdâ!

YORUMLAR
Güven yenisu 19-05-2015, 12:55:12
Hocam Sağolun varolun işte hizmet aşkı bu olsa gerek
 
SERKAN YURT 19-05-2015, 14:11:28
ELİNE YÜREĞİNE SAĞLIK HOCAM.DÜŞÜNDÜRÜCÜ VE HEYECAN VERİCİ BİR YAZI OLMUŞ.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
21/06/2017 - 14:04 ADALET- EMANET VE İŞLERİ EHLİNE VERMEK
14/06/2017 - 14:03 ÇOCUKLARIMIZ, CAMİLERİMİZ VE NAMAZ ŞUURU
12/06/2017 - 09:46 SALEBE’NİN İBRETLİK HAYATI
05/06/2017 - 17:58 RAMAZAN AYI VE ORUÇ HAKKINDA
29/05/2017 - 14:29 FETİH VE FATİH NESLİ OLMAK
25/05/2017 - 09:14 RAMAZAN-I ŞERİF AYINA HAZIR MIYIZ?
19/05/2017 - 09:42 Peygamber (s.a.v) Efendimizin Güzel Hayatından Örnekler
10/05/2017 - 12:10 BERÂET’E- KURTULUŞA ERENLER!
02/05/2017 - 09:13 ÂHİR ZAMAN ALÂMETLERİ
22/04/2017 - 13:00 MUTLU OLMAK İÇİN!
12/04/2017 - 14:11 AİLE REİSİ OLARAK HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZ
03/04/2017 - 14:23 SAYGIN BİR İSLÂM ÂLİMİ: HZ. ABDULLAH BİN ABBAS (R.A.)
18/03/2017 - 14:08 MİLLETİMİZİN VAR OLMA MÜCADELESİ: ÇANAKKALE
07/03/2017 - 20:35 İSLÂM’DA KADINLARA VERİLEN BAZI HAKLAR
25/02/2017 - 15:06 MİLLÎ GÖRÜŞ LİDERİMİZ MERHUM ERBAKAN'DAN GENÇLİĞE HİTABE!
16/02/2017 - 15:42 ŞEHİTLER VE ANNELERİ
04/02/2017 - 14:11 AİLE NEDİR?
21/01/2017 - 12:08 ASHAB-I KİRAMIN RASULULLAH (S.A.S.)'A BİATI
12/01/2017 - 16:26 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZİ HER YÖNÜYLE TANIMALIYIZ
05/01/2017 - 17:36 KAR VE ÇOCUK
27/12/2016 - 15:05 VEFÂTININ 80.YILDÖNÜMÜNDE İSTİKLÂL MARŞI ŞAİRİMİZ MEHMED ÂKİF ERSOY (1873-1936)
24/12/2016 - 15:21 ABDULHAMİD HAN VE MÜCADELESİ
14/12/2016 - 14:07 AHLÂKIN VAZGEÇİLMEZ İLKELERİ
05/12/2016 - 14:50 ZEYD İBN HARİSE (R.A.) VE SEVGİLİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.S.)
24/11/2016 - 12:01 Hepimizi eğiten bir muallim-i ekmel (En mükemmel öğretmen) Hz. Peygamber Efendimiz (S.A.S.)
17/11/2016 - 14:15 MÜSLÜMAN ÇOCUĞUN EDEBİ
08/11/2016 - 11:06 ÂDÂB-I MUÂŞERET-GÖRGÜ KURALLARI
29/10/2016 - 13:22 İSLÂMİYET, NASİHAT VE ÖĞÜTLE KÂİMDİR
20/10/2016 - 09:23 MܒMİN MܒMİNİN KARDEŞİDİR
12/10/2016 - 16:04 RABBİNDEN ŞEHÂDET DİLEYEN KOMUTAN ABDULLAH BİN CAHŞ (R.A.)
04/10/2016 - 12:18 HİCRET VE MUS’AB BİN UMEYR (R.A.)
28/09/2016 - 12:43 CAMİ VE ÇOCUKLAR
20/09/2016 - 12:06 HAKK'I BÂTILDAN AYIRAN EMANET KUR’AN-I KERİM
05/09/2016 - 17:22 Kurban, her yıl tekrar edilen en büyük hatırlayıştır!
30/08/2016 - 17:15 VATAN SEVGİSİ VE 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI
21/08/2016 - 10:29 YÛSUF HÂS HÂCİB
09/08/2016 - 09:21 MUS’AB BİN UMEYR (R.A.) -DÜNYA MALINA ITIBAR ETMEDI-
21/07/2016 - 15:21 MAZLUMUN ÂHI, İNDİRİR ŞÂHI!
12/07/2016 - 14:52 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZİN GENÇLERE TAVSİYELERİ
30/06/2016 - 17:23 KURAN-I KERİM'İ OKUMAK VE İBRET ALMAK
23/06/2016 - 16:17 ASHAB-I KİRAM'IN AHLAKI
17/06/2016 - 10:28 ORUÇLU KİMSENİN ÖZELLİKLERİ
10/06/2016 - 15:21 ORUCUN HİKMET VE FAYDALARI
06/06/2016 - 09:28 HZ. ZEYD (R.A.)’İN HZ. RASÛLULLAH (S.A.S.)’A BAĞLILIĞI
29/05/2016 - 13:37 Fatih Sultan Mehmed’in ufku
23/05/2016 - 15:53 FATİH’İN ÇOCUKLUK MERAKI!
12/05/2016 - 15:30 UNUTULMUŞ SÜNNETLER
03/05/2016 - 17:22 Anne ve babalara tavsiyeler
29/04/2016 - 11:41 Alemlere rahmet sevgili peygamber (s.a.v.) efendimizin güzel hayatından örnekler
22/04/2016 - 14:57 Bir devlet başkanı olarak Hz. Peygamber (s.a.s.) EFENDİMİZ
19/04/2016 - 17:05 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZİ TANIMAK
12/04/2016 - 12:33 KİTAP VE OKUMA HAKKINDA UNUTULMAZ SÖZLER
05/04/2016 - 14:16 KİTAP VE KİTAP OKUMAK SANATI
28/03/2016 - 11:11 Çanakkale'de şehid olan bir askerin son mektubu...
21/03/2016 - 15:49 BABAN GELİRSE ÇAĞIR BENİ OĞUL!
18/03/2016 - 10:59 ÇANAKKALE, BİR MİLLETİN VAR OLMA MÜCADELESİDİR!
09/03/2016 - 11:20 Eğitimde ailenin önemi
26/02/2016 - 17:34 ERBAKAN'DAN GENÇLİĞE HİTABE
19/02/2016 - 15:45 HAYATIMIZA YÖN VERECEK 40 HADİS-İ ŞERÎF
12/02/2016 - 12:00 40 ÂYETTE MUTLULUĞUN FORMÜLÜ
03/02/2016 - 11:26 Ashâb’ın namaza gösterdiği hürmet
26/01/2016 - 14:36 BİR İBRET LEVHASI! CEZZAR AHMED PAŞA VE NAPOLYON
16/01/2016 - 15:17 (ŞEYH EDEBÂLİ’NİN OSMAN GÂZİ’YE NASİHATLARI) İNSANI YAŞAT Kİ, DEVLET YAŞASIN!
14/01/2016 - 17:31 Devlet Yöneticilerine Osman GAzi’den Tavsiyeler
05/01/2016 - 12:23 DEVLET YÖNETİCİLERİNE OSMAN GAZİ'DEN TAVSİYELER
29/12/2015 - 16:52 MEKKE-İ MÜKERREME'NİN FETHİ (H. 20 Ramazan 8/ M. 11ocak 630.)
21/12/2015 - 15:30 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZ, İNSANLIĞA YÖN GÖSTEREN BİR KUTUP YILDIZIYDI
11/12/2015 - 12:59 GÖNÜLLER SULTANI MEVLÂNÂ
04/12/2015 - 15:43 NENE HATUN
27/11/2015 - 13:13 AMELLERİN EN SEVİMLİSİ
20/11/2015 - 14:26 SEN ERBAKAN’SIN! …
17/11/2015 - 10:20 SÜTÇÜ İMAM
09/11/2015 - 14:30 KUR’AN-I KERİM’E GÖRE BAZI KAVİMLERİN HELÂK OLUŞ SEBEPLERİ
28/10/2015 - 14:18 ADALET- EMANET VE İŞLERİ EHLİNE VERMEK
20/10/2015 - 11:51 GENÇLERE ÖĞÜTLER
14/10/2015 - 12:24 MEDİNE-İ MÜNEVVERE'YE HİCRET
12/10/2015 - 10:05 Hz. Peygamber (S.A.S.)’in çocuk eğitim metodu
28/09/2015 - 12:29 EĞİTİM-BİLİM VE ÇOCUKLARIMIZ
21/09/2015 - 13:35 HZ. İBRAHİM (A.S.)’İN RÜYASI
15/09/2015 - 13:39 BEN FİLİSTİNLİ ÇOCUK
07/09/2015 - 16:24 EY ŞEHİT!
04/09/2015 - 12:12 SURİYELİ ÇOCUK
31/08/2015 - 10:04 VATAN SEVGİSİ VE 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI
25/08/2015 - 17:02 MALAZGİRT ZAFERİMİZ VE SULTAN ALPARSLAN
21/08/2015 - 12:27 İNSANLIĞIN ÖNCÜLERİ: ŞEHİTLER
17/08/2015 - 18:08 AĞIR AĞIR İNTİHAR: SİGARA!
10/08/2015 - 11:24 FECİ BİR ÖLÜMÜ TERCİH ETMEK: UYUŞTURUCU!
03/08/2015 - 13:19 BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN ANASI: ALKOL!
29/07/2015 - 11:00 Kur’an-ı kerim’le’ Konuşan Kadın
16/07/2015 - 04:29 KUR’AN-I KERİM’DE MܒMİNLERİN VASIFLARI
29/06/2015 - 16:21 DOĞU TÜRKİSTAN’A DUA, ÇİN’E LANET!
26/06/2015 - 18:02 ORUÇLU KİMSENİN ÖZELLİKLERİ
23/06/2015 - 14:40 RAMAZAN AYI VE ORUCUN HİKMETLERİ
16/06/2015 - 11:14 RAMAZAN AYINA HAZIRLANMAK
12/06/2015 - 16:38 YÖNETİM NE ZAMAN ÇÖKER?
11/06/2015 - 12:42 BU DEVLET YIKILIR MI?
08/06/2015 - 11:20 SAKIN ZALİMLERE MEYLETMEYİN!
02/06/2015 - 11:17 MܒMİNLERİN YARDIMCISI ALLAH’TIR ZAFER İNANANLARINDIR
26/05/2015 - 10:21 İSTANBUL’UN FETHİ VE FATİH
19/05/2015 - 12:36 DÜNÜ VE BUGÜNÜ İLE GENÇLİĞİMİZ (GENÇLİĞİMİZ BUHRANDAN NASIL KURTULUR?)
12/05/2015 - 10:52 FATİH SULTAN MEHMED (RAHMETULLAHİ ALEYH)
07/05/2015 - 10:40 ANNE RIZÂSI
30/04/2015 - 13:14 Hz. Enes (R.A.)’in Hz. Peygamber (S.A.S.)’le ilgili bir hatırası
16/04/2015 - 12:53 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZİN ÇOCUK SEVGİSİ
09/04/2015 - 17:50 SEVGİLİ PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZİN AHLÂKÎ DAVRANIŞLARI
 
Meclis güçsüzleşirse sokak güçlenir
KPSS cevap kağıtları erişime açıldı
ABD'den PYD/PKK mektubu
Biraraya gelmezsek zulümler önlenemez
KPSS sonuçları açıklandı
Bahçeli’den CHP'nin yürüyüşüne ilk tepki: "Akılsız başın cezasını ayaklar çeker"
Sorunlarımızı G-8’de değil D-8’de çözelim!
Az önce açıklandı! İşte yerine gelen isim…
Siyasîler kavgayı bırakırsa vatandaş kucaklaşır
EN ÇOK
Yazarlar
Hayati OTYAKMAZ
ADALET- EMANET VE İŞLERİ EHLİNE VERMEK
Şeref KAÇMAZ
HESAPLI - YORUM
Mustafa KAYA
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler Tuzağı
Atilla MEHDİGİL
Ateizm ve ateistlerin hezeyanı
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Katar sana ne katar - Deepweb
Ekrem ŞAMA
Dışişleri şaka gibi
Mustafa İŞCAN
Yıllık izin birer gün olarak kullanılır mı?
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Mehmet Şevket EYGİ
Kuvvetli Müslüman
Ali Haydar HAKSAL
Emperyalizmin Suyunda Gitmek de İşe Yaramıyormuş
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Korku Türbülansı”ndaki ABD ve “Kontrolsüz Çok Kutupluluk” Planı
Zeki CEYHAN
Bir adım ötesi!
Mevlüt ÖZCAN
Her ibadetin hikmeti vardır
Mahmut TOPTAŞ
Bayram günü ne yapalım?
Prof.Dr.Ata ATUN
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Prof. Dr. Burhanettin Can
İslâm coğrafyasında “kaos’tan kaynaklanan düzen”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Ne yapacaksan ölmeden önce yap
Mustafa YILDIRIM
Özlenen eski Ramazanlar mı yoksa insanlar mı?
Burak KILLIOĞLU
Beton, hep beton!
Şakir TARIM
Yaşananlar ekseninde D-8’in önemi
İsmail KILLIOĞLU
İktidar ve devlet
İbrahim VELİ
En değerli hediye: D-8
Abdülkadir ÖZKAN
Suriye bölündü, kaynaklar paylaşıldı
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz