30 Şaban 1438 | 26 Mayıs 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-20 SABIR
23/03/2015 - 02:17
Mustafa BİLGEN

‘Sabır’ sözlükte, darlıkta kendini tutma, kontrol etme demektir. Sabır, aklın ve şeriatın gerektirdiği durumlarda nefsi hapsetme, kendine hâkim olmadır. Acıya katlanmak, o acıyı geçirmek için dayanmak ve karşı koymak da sabırdır ki, bu her türlü rahatlamanın ve başarının yoludur.

Terim anlamı: İslâm’ın emir ve yasaklarını tatbik ederken ve imtihan özelliği olan musibetler karşısında yılgınlık göstermeyip direnmek, cesaret ve dayanıklılık göstermek demektir. Sabır, hak yolda yaşamanın bedeli olan zorluklara göğüs germek, hedefe ulaşmak konusunda direnç, ahlâkî disiplin ve nefsi kontrol altında tutmaktır.

Sabır, yalnızca acılara ve felâketlere dayanma, katlanma değildir. Sözgelimi, musibet ve felâket zamanında dayanmak, tahammül göstermek sabır olduğu gibi. Bunun zıddı acelecilik ve dayanıksızlıktır. Cihad anında kaçmayıp düşmana karşı direnmek de sabırdır. Bunun zıddı korkaklık ve cihaddan firardır. Gerektiğinde sır saklamak, dili gereksiz şeyleri konuşmaktan korumak da sabırdır. Bunun zıddı boşboğazlıktır.

Kur’an-ı Kerim’de 104 yerde anılmış olan sabır, bütün İslâm âlimlerinin ittifakıyla farz olup imanın yarısıdır. Çünkü imanın yarısı sabır diğer yarısı da şükürdür.

Allah (c.c.), Kur’an’da: “Sabır ve namazla (Allah’tan) yardım dileyin.”[1] “Ey İnananlar, sabır ve namazla (Allah’tan) yardım dileyin. Allah sabredenlerle beraberdir.”[2] Âyetleriyle sabrı emreden Allah (c.c.), “Ey inananlar sabredin, direnin, savaşa hazırlıklı ve uyanık bulunun.”[3]; “Sabredenleri, doğru olanları, huzurun-da gönülden boyun büküp divan duranları, Allah için mallarını harcayanları ve seherlerde bağışlanmasını isteyenleri (Allah görmektedir).”[4] âyetleri ve benzerleriyle sabredenleri övmekte; “Allah sabredenleri sever”[5]  ve benzeri ayetlerle sabredenleri sevdiğini, onlarla beraber olduğunu bildirmekte; “Sabrederseniz bu, sabredenler için daha hayırlıdır.”[6] “Sabretmeniz ise sizin için da iyidir.”[7] âyetleriyle sabrın, hayırlı sonuçlar vereceğini, “O halde sen de bizim azim sahibi elçilerin sabrettikleri âyetleriyle sabrın, büyük gibi sabret, o nankörler için acele etme.”[8] “Fakat kim sabreder, affederse şüphesiz bu, çok önemli işlerdendir.”[9]  İrade sahibi peygamberlerin yaptığı büyük bir iş olduğunu açıklamakta,“Biz sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle vereceğiz.”[10] “Sabredenlere mükâfatları hesapsız ödenecektir.”[11] Gibi ayetlerle sabredenlerin en güzel biçimde ödül alacağı;

“Sabredenleri müjdele!”[12] Âyetiyle başına gelen olaylara sabredenleri müjdelemesini elçisine emretmekte; “Evet sabreder, korunursanız, onlar hemen şu dakikada üzerinize gelseler, Rabbiniz size nişanlı beş bin melekle yardım eder.”[13] Âyetiyle sabredenlere zafer garantisi vermekte;“Melekler de her kapıdan yanlarına girerler, sabretmenize karşılık selâm size (derler)”[14] Ayetiyle sabredenlerin, âhirette de büyük derecelere ulaşacaklarını duyurmaktadır.

Fazileti hakkında çok hadis-i şerif bulunan sabrın imanla alakası, başın bedenle alakası gibidir. Nasıl başı olmayanın bedeni olmazsa sabrı olmayanın da imanı olmaz. Hz Ömer (r.a.) ‘Sabır ile güzel geçime ve refaha kavuştuk’ demiştir. Sabrın nûr olduğunu bildiren Peygamber (s.a.v.): “Müminin işi ilginçtir. Her işi hayırdır. Bu yalnız mümine verilmiştir. Sevindirici bir işle karşılaşsa sabreder şükreder, o iş kendisi hakkında hayırlı olur. Üzücü bir işle karşılaşsa sabreder, kendisi için hayırlı olur.”[15]  “Hiç bir kimseye sabırdan daha hayırlı bir mükâfat verilmemiştir.”[16] Buyuran Allah’ın elçisi, kendisinden dua talep eden sar’alı zenci bir kadına: “Dilersen sabreder cennete girersin; dilersen dua edeyim, Allah seni bu dertten kurtarsın” demiş, kadın: Ben bayılıp düştüğüm zaman açılıyorum, Allah’a dua et, vücudum açılmasın, demiş ve Allah’ın elçisi kadına dua etmiştir.[17]

Hz Ali (r.a.) diyor ki, iman dört direk üzerine oturur. Bunlardan biri sabırdır. Sabrın da dört şubesi vardır: Arzu, korku, zühd ve gözetme. Cenneti arzulayan şehvetlerini sınırlasın. Ateşten korkan haramlardan yüz çevirsin. Zühd sahibi olana musibetler kolay ve hafif gelir. Ölümü gözeten de hayır yapmakta acele eder.[18]

Sabredilen şey bakımından sabır üç çeşittir: Allah (c.c.)’a ibadet konusunda sabır, günah işlememeye sabır, Allah (c.c.)’ın sınavı olan üzücü olaylara sabır. İlk ikisi kulun kendi iradesi ile yapacağı işlerle ilgili sabırdır. Üçüncüsü ise kendi iradesi ve eylemi dışındaki olaylara sabırdır.

A) Kul, ibadetleri yapmak için sabra muhtaçtır. Çünkü Gazâli’nin dediği gibi nefis kulluktan hoşlanmaz, liderlik ve Rab’lık ister. Bundan dolayı âriflerden biri Firavun’un: “Ben sizin en yüce tanrınızım!”[19] Sözüyle açığa vurduğu tanrılık davası, her nefiste gizli olarak vardır. Bundan dolayı kulluk nefse güç gelir.

Kimi insanlar ibadetten, tembellik yüzünden hoşlanmaz, Namaz ve Oruç ibadeti gibi. Malî ibadetlerden de cimrilik yüzünden hoşlanmaz, zekât gibi. Kiminden de her iki sebepten de dolayı hoşlanmaz: Hac ve cihad gibi. Demek ki ibadetler için sabır, zorluklara ve güçlüklere karşı sabırdır.

B) Kul, günahlardan uzak durmak için de sabra muhtaçtır. Nefse en güç gelen sabır da insanın alıştığı ve devam ettiği günahlardan vazgeçmeye sabırdır. Çünkü alışkanlık arzu ile birleşirse günah etkeni güçlenir. Eğer günah işlenmesi kolay bir iş ise, buna sabır daha da zor olur. Dili gıybetten, yalandan, riya’dan, üstü kapalı veya açık biçimde kendini övmekten ve benzeri kolay günahlardan korumak için sabır böyledir.  

C) Allah (c.c.)’ın sınavlarına karşı sabır da iki çeşittir:

Birincisi, insanlardan gelen ve savması insanın elinde olmayan eziyetler, belalardır: Halkın kendisinin aleyhinde konuşmaları, kendisine iftira etmeleri, hakkını gasbetmeleri ve benzeri şeylerdir. Sahabilerden biri (r.a.) ‘Kişi eziyete sabretmedikçe (yani iman yolunda işkenceye katlanmadıkça) o adamın imanını iman saymazdık.’ demiştir. Çünkü bu, peygamberlerin sabrıdır. Yüce Allah (c.c.) onların şöyle dediklerini nakletmiştir : “Biz, sizin bize yaptığınız işkenceye sabredeceğiz. Müminler Allah’a tevekkül etsinler.”[20]

Peygamberimiz (s.a.v.) ve ashabının, Mekke müşriklerinin söz ve eylemli işkencelerine sabırları sonucu, dünyada hak sözü tevhid yerleşmiş, İslâm gönülleri fethetmiş, ahirette ise altlarından ırmaklar akan nimet cennetlerinde sonsuz hayata ermişlerdir. Yüce Allah (c.c.) onların durumunu ve özelliğini şöyle anlatmıştır:  “Ve onlar, Rab’lerinin yüzünü (rızasını) arzu ederek (nefsin gücüne giden şeylere) sabrederler; namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli olarak (hayır yoluna) harcarlar. İşte bu (dünya) yurdu (nun güzel) sonucu onlarındır.”[21]

İkincisi, başından savması kulun elinde olmayan felâket ve musibetlerdir:  Müslümanın bir yakının ölmesi, malının telef olması, yangın, kaza, hastalık, sakatlık ve benzeri sınavlardır. Bunlara karşı sabır, sabrın en yüce makamıdır.

İbn Abbas (r.a.) şöyle demiştir:

Kur’an-ı Kerim’de sabır, üç çeşittir: Allah (c.c.)’ın farzlarını yerine getirmeye sabırdır ki, bunun üçyüz altmış derece sevabı vardır. Musibetlerin ilk şokuna karşı sabırdır ki, bunun dokuz yüz derece sevabı vardır. Çünkü Allah (c.c.)’ın belasına sabır, başka şeylere sabırdan daha zordur. Buna ancak peygamberler dayanabilirler. Bunun için Peygamber (s.a.v.): “Ya Rabbi, Sen’den bana dünya musibetlerini küçültüp kolaylaştıracak bir yakîn istiyorum!” Diye dua etmiştir.[22]

Bela ve musibetler, ya kulu olgunlaştırmak, ya da işlediği günahlarından temizlemek içindir. Yüce Allah: “Başınıza gelen bir musibet, ellerinizin yaptığı işler yüzündendir. Allah çoğundan da geçer.”[23]  Buyurur. Peygamber Efendimiz: “Mümin kula isabet eden hiçbir hastalık, keder, ya da daha küçük bir olay yoktur ki Allah, o musibet ile o kulun günahlarından bir kısmını silmesin.”[24] Buyurdu. Yine Peygamberimiz: “Allah bir kuluna hayır dilerse, onun günahının cezasını dünyada verir.”[25]  Buyurmuştur. Anlatıldığına göre, “Kim bir kötülük yaparsa onunla cezalandırılır.”[26] âyeti indiğinde Hz Ebûbekir (r.a.): Bu ayetten sonra insan nasıl sevinebilir? Demiştir. Peygamber (s.a.v.): “Allah seni bağışlasın ey Ebûbekir, hasta olmuyor musun? İşte bunlar günahlarınızın cezasıdır.”[27] Buyurmuştur. Yine Allah (c.c.)’ın elçisi: “Kim başına gelen musibete Allah’ın buyurduğu gibi ‘İnnâ lillahi ve innâ ileyhi râciûn’[28] deyip sonra Allah’ım, bu musibetimden bana sevap ver, bunun ardından bana hayır ver (aldığın nimetin yerine daha hayırlısını ihsan eyle), diye dua ederse Allah öyle yapar.”[29]

Bir kudsî hadiste Cenâb-ı Hak buyurur: “Kulum, kendisini bir bela (hastalık) ile sınadığım zaman sabreder, Beni ziyaretçilerine şikâyet etmezse, etinin yerine daha hayırlı bir et, kanının yerine daha hayırlı bir kan veririm. Onu iyileştirirsem günahından kurtulmuş olarak iyileştiririm, rahmetime (cennetime) sokarım.”[30]

Hz Ali (r.a.), çocuğu ölen birisine taziyede bulunurken demiş ki: ‘Kader üzerinden geçti, sabredersen sevabını alırsın. Eğer sızlanırsan yine kader üzerinden geçmiştir (geriye döndürmek mümkün değildir), üstelik günahkâr olursun.’

Gerçekten sızlanma ve şikâyet, musibeti artırmaktan başka bir sonuç vermez. Allah(c.c.)’ın hükmüne sabretmeyenin musibeti ikiye katlanır. Bir musibetin kendisi, bir de sızlanmada haddi aşarak günaha girmesidir. Sızlanmak, yaka yırtmak, göğsünü ve yüzünü dövmek, aşırı şikâyette bulunmak, tasa göstermek, normal kıyafetini değiştirip yas giysileri giymek ve benzeri şeyler, istek ile yapılan şeylerin sınırında bulunduğu için insanı sabır makamından çıkarır. Bundan dolayı böyle şeylerden kaçınmalı, normal hayat geleneğini sürdürmeli, ölenin, aslında Allah (c.c.)’ın, kendisine verdiği bir emaneti olup, vakti gelince onu geri aldığını düşünerek teselli bulmalıdır.

          Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Sabrı

Peygamberimiz (s.a.v.), insanların en olgunu ve en hayırlısı olduğundan, sabır sınavı için, Cenâb-ı Hak en çetin ve acılı musibetleri O’na vermiştir.

Daha dünyaya gelmeden babasını kaybetmiş; altı yaşında annesinin, iki sene sonra dedesinin vefatını görmüştü. Peygamberliğini takiben düşmanlarına karşı kendisini koruyan amcası Ebû Talib’in ve en çok desteğini gören hanımı Hz Hatice (r.a.)’nin vefatına tanık olmuştu. Hz Fatıma (r.a.)’nın dışındaki bütün kendi çocukları, ya küçük yaşta veya gençlik yıllarında vefat etmişlerdi.

Bütün bu musibetler Peygamberimiz (s.a.v.)’in gözlerini yaşartmış, fakat O’nun ağzından kaderi suçlayıcı biçimde tek bir söz duyulmamış, bir feryat işitilmemiştir. Bu felâketler karşısında asla sarsılmamış, yıkılmamış, yılgınlık duymamış ve sadece sabretmiştir.

Peygamberlik geldikten sonra ise, insanları kurtuluşa çağırdığı için kendi kabilesi ve yakın akrabaları tarafından ölümle tehdit edilmiş, işkence yapılmış, hakaret edilmiş ve alaya alınmıştır. Bununla kalmamış, O’nu öldürmek için defalarca planlar kurulmuş ve uygulamaya konulmuştur.

Bu kadar eziyetlere sabreden Peygamberimiz, sonunda doğup büyüdüğü, elli yıl hayatını geçirdiği öz vatanı Mekke’den göç etmek zorunda kalmıştır. Mekke müşrikleri (kâfirler), O’nun hicretine (göç etmesine) de engel olmak için her türlü yola başvurmuşlar; fakat kurdukları bütün tuzaklar sonuçsuz kalmıştır. 

Müşrikler sürekli olarak ordular düzenlemiş ve O’nun üzerine yürümüşlerdir. Yapılan bu savaşlarda, O zaman zaman çok zor anlar yaşadı, hayati tehlikeler atlattı. Medine’yi savunmak için herkesle birlikte hendek kazdı, günlerce aç kaldı. O halde bile en küçük bir bıkkınlık göstermeden sabır ve metânet gösterdi. Çünkü O biliyordu ki, sabreden, zafere erecektir.

İnsan geçici veya aralıklarla gelen musibetlere dayanabilir, fakat arka arkaya gelen zincirleme felâketlere sabretmesi oldukça güçtür. İşte Yüce Peygamberimiz (s.a.v.), hayatı boyunca her çeşit musibete uğradığı halde, sabır ve azminden, tevekkül ve şükründen hiçbir şey kaybetmemiştir. Felâketler arttıkça O’nun da dayanma gücü artmıştır.

Peygamberimiz (s.a.v.)’in bu sabrı sonunda, düşmanlar dize gelmiş, yılmışlar ve bir kısmı da düşman oldukları yüce İslâm dinini kabul ederek, sonunda O’nun saflarında yer almışlardır.

Sabır konusunda, İslâm büyükleri güzel sözler söylemiş ve insanlar için altın kurallar olabilecek tavsiyelerde bulunmuşlardır.

Sülemî şöyle diyor: ‘Sabır, belâlardan lezzet almak, günleri tükeninceye dek ölümü (gönlünde) taşımak (kendisini ölmüş gibi görmek)tir. Asıl sabır, belâ oklarına göğüs gererek hedef olmaktır. Sabreden, beladan lezzet aldıkça ve belâ ile korundukça sabır içindedir. Çünkü belânın acılığını tadar, zorluğunu çeker.’

Hz Ali (r.a.): ‘Sabır, tökezlemeyen bir binektir.’ demiştir  

Dakkâk: ‘Sabredenler, iki dünyanın izzetine ermişlerdir. Zira onlar, Allah’ın beraberliğine kavuşmuşlardır. ‘Allah sabredenlerle beraberdir.’ Allah (c.c.)’ın beraber olduğu kimseler, elbette iki cihanın şerefine ererler.’

Sabr-ı cemil (güzel sabır), sızlanmadan belâlara dayanmaktır. Sabra aykırı olan, derdini yaratıklara açmak, sızlanmaktır. Fakat kendi halini Allah (c.c.)’a şikâyet etmek, O’na yakınmak sabra aykırı değildir. Nitekim Hz Yakup (a.s.) “Ben üzüntü ve tasamı Allah’a şikâyet ederim.”[31] Demiştir. Hz Eyyûb (a.s.) de Rabbine: “Bu dert bana dokundu, sen merhametlilerin en merhametlisisin!”[32] Diyerek derdini Allah (c.c.)’a arz etmiştir. Eğer derdi Allah (c.c.)’a arz etmek sabra aykırı olsaydı, Allah (c.c.)’ın sevdiği bu peygamberler, dertlerini Allah (c.c.)’a arz ve şikâyet etmezlerdi. Onların hali herkese örnektir. Kul, isyâna, edepsizliğe varmadan niyaz ve tazarru’ ile derdini Allah (c.c.)’a arz edip kurtuluş dilerse bundan sevap alacağı gibi belâya sabrı da güç kazanır. 

 

                                           Musibetlerin Kolaylaştırılması

Musibetlerin kolaylaştırılması ve olumsuz etkilerinin azaltılması için çeşitli usuller vardır. Musibetler yaklaştığı zaman, onun hazmedilmesi, karşılaşıldığı zaman azimli olunması halinde etkileri ve zararları azalır, onun geçiştirilmesi kolay olur.

Hz Ali (r.a.)’ye dünyadan soruldu. Buyurdular ki:

‘Gurur, zarar ve geçicilikten ibarettir.’

Sevinçler başka üzülecek şeylere yakındır. Aynı şekilde hüzünler de sevinilecek şeylere yakındır. Dünya bir sahipten başka bir sahibe geçer. Birine vardığı zaman diğerini terk eder. Kendisine ulaşan kimse için sevinç; ayrıldığı kimse için üzüntü olur.

Çağının mesleklerini öğrenmesi, işlerinin düzgün olması için dikkatli davranması, tamahkâr olunmaması, dünyanın bir hal üzere olmasının beklenmemesi, değişimlerim kesinlikle olabileceğine hazırlıklı olunması, dünyanın örfünün bilinmesi insanın dünyada rahat etmesini sağlar.

Şair diyor ki:

Mezarlığa uğradım, baktım,

Zenginle fakir arasında görmedim fark,

Dün gördüğüm nice yaşayan sağlar,

Bugün görürsün ölüdür onlar.

Musibet kendisine gelen insan yukarıda sayılan usullerle ona dayanır ve bunu başarırsa, üzüntüleri azalır, problemlerin çözümü hafifler ve sabırsızlığı azalır.

Şair diyor ki:

İşlerin tamamı hiçbir zaman kolay olmaz,

Çünkü dünya sevinçler ve üzüntülerle doludur.

İşini kolaylaştır, rahat yaşarsın,

Zorluk yurdunda rahat istersin,

Olmayacak şeyleri isteyen sapıtmıştır.[33]

Sabır ahlâkı siyasetçi için en önemli ve gerekli esaslardan biridir. Çünkü diğer meslek mensupları yalnızca kendileri ve yakın çevresindeki insanların musibetlerine sabır göstermeleri gerekirken siyasetçi yönettiği ve sorumlu olduğu bütün toplumun fertlerinin musibetlerine sabretmek ve onlara çareler aramak görevindedir. Cenâb-ı Hakk’ın emirlerini yerine getirme ve yasaklarından kaçınma konusundaki sabrı yine toplumun her yaştaki insanına örnek olmalıdır. Siyasetçi bu konuda da ihmal veya sabırsızlık gösteremez.

Siyasetçinin sabır göstermesi gereken diğer önemli bir konu da toplumundan gelen isteklerdir. Gelen istekler, en fazla iş, atama ve nakil konularındadır. Bu konular ise genelde belli şartlara bağlandığından siyasetçi çoğu zaman herhangi bir şey yapamamaktadır. Bu ise insanlar ile kendisi arasında sıkıntılara neden olmaktadır. Bu konuda siyasetçi elinden geleni yapmalı, diğerleri için yol göstermeli sonuçsuz kalanların sitemlerine de sabır göstermelidir.

Ne mutlu musibetler karşısında sabreden ve sabrı tavsiye eden siyasetçilere!


[1]Bakara sûresi, 2/45.

[2]Bakara sûresi, 2/153.

[3]Âl-i İmrân sûresi, 3/200.

[4]Âl-i İmrân sûresi,  3/17.

[5]Âl-i İmrân sûresi,  3/146

[6]Nisâ sûresi, 4/25.

[7]Şurâ sûresi, 42/43.

[8]Ahkaf sûresi, 46/35.

[9]Nahl sûresi, 16/126.

[10]Nahl sûresi, 16/96.

[11]Zümer sûresi, 39/10.

[12]Bakara sûresi, 2/155.

[13]Âl-i İmrân sûresi, 3/125.

[14]Ra’d sûresi, 13/24.

[15]Müslim, Zühd: 64.

[16]Buharî, Zekât 50, Rikak 20; Müslim, Zekat 124.

[17]Müsned.

[18]İslâm’ın Temel Kavramları, H. K. Ece.

[19]Nazi’ât sûresi, 79/32.

[20]İbrahim sûresi, 14/12.

[21]Ra’d sûresi, 13/22, 23.

[22]Tirmizi.

[23]Şûrâ sûresi, 42/30.

[24]Buhari, Müslim, Tirmizi.

[25]Tirmizi, Müsned.

[26]Nisâ sûresi, 4/123.

[27]Müsned.

[28]Bakara sûresi, 2/156

[29]Müslim.

[30]Muvatta.

[31]Yûsuf sûresi, 12/86.

[32]Enbiyâ sûresi, 21/83.

[33]Edebü’d-Dünya ve’d-Din, Maverdî, s.285.

 

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
10/11/2016 - 13:45 Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
25/10/2016 - 09:38 SAİD HALİM PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
17/10/2016 - 14:42 KÂTİP ÇELEBİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
10/10/2016 - 11:58 KOÇİ BEY’İN SİYASETÇİ’YE ÖĞÜTLERİ
04/10/2016 - 12:10 LÜTFİ PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
26/09/2016 - 11:26 GELİBOLULU MUSTAFA ÂLΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
20/09/2016 - 12:00 KINALIZADE ALİ EFENDİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/09/2016 - 17:59 SULTAN MURAD HAN’IN ÖĞÜTLERİ
09/09/2016 - 12:12 İBNU HALDUN’UN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
24/07/2016 - 17:55 ŞEYH EDEBALİ’NİN OSMAN GAZİ’YE ÖĞÜTLERİ
19/07/2016 - 14:01 ŞEYH SADİ-İ ŞİRAZΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
15/07/2016 - 14:38 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-2
20/06/2016 - 10:32 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-1
12/06/2016 - 11:56 YUSUF HAS HACİB’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
06/06/2016 - 10:02 NİZAMܒL-MÜLK’ÜN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
30/05/2016 - 13:58 İMAM GAZALΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
23/05/2016 - 15:51 FARABΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
16/05/2016 - 09:07 İMAM MAVERDΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/05/2016 - 09:21 HASAN-İ BASRÎ (r.a.)’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
02/05/2016 - 09:55 İMAM EBU YUSUF’UN HARUN REŞİD’E ÖĞÜTLERİ
24/04/2016 - 16:06 TURTÛŞÎ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
18/04/2016 - 09:54 ÖMER B. ABDU’L-AZİZ’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/04/2016 - 14:43 Hz ALİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
01/04/2016 - 09:41 Hz OSMAN (r.a.)’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
21/03/2016 - 15:34 Hz ÖMER (r.a.)’in SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
14/03/2016 - 14:55 Hz EBU BEKİR (r.a.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/03/2016 - 11:14 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-39 ZULÜM
29/02/2016 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-38 ZİNA YOLUYLA KAZANÇ
22/02/2016 - 12:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-37 ZİLLET
15/02/2016 - 11:56 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-36 YETİM MALI YEMEK
08/02/2016 - 12:00 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-35 YALANCILIK
01/02/2016 - 16:52 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-34 YALAN YEMİN
25/01/2016 - 12:47 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-33 VAKIF VE DEVLET MALI YEMEK
18/01/2016 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-32 TÛL-İ EMEL
11/01/2016 - 15:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-31 İFTİHAR-TEFAHUR
28/12/2015 - 10:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-29 RÜŞVET-2
21/12/2015 - 11:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-28 RÜŞVET-1
14/12/2015 - 00:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-27 RIZIK TAKSİMİNE RAZI OLMAMAK
07/12/2015 - 10:24 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-26 RİYA
04/12/2015 - 13:09 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-25 NİFAK
23/11/2015 - 11:59 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-24 NEFRET
16/11/2015 - 03:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-23 KUMAR
09/11/2015 - 11:46 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-22 KORKAKLIK
06/11/2015 - 07:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-21 SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEK
26/10/2015 - 09:30 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-20 KATL (ADAM ÖLDÜRMEK)
20/10/2015 - 11:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-19 KALPAZANLIK
12/10/2015 - 01:17 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR - 18 İSYAN
05/10/2015 - 13:01 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-17 İSRAF
28/09/2015 - 10:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-16 İFTİRA
21/09/2015 - 10:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-15 HULF
14/09/2015 - 10:10 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-14 HUKUKA RİAYETSİZLİK
07/09/2015 - 09:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-13 HIYANET
31/08/2015 - 10:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-12 HIRSIZLIK
25/08/2015 - 12:11 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-11 HIRS
17/08/2015 - 11:02 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-10 HİLE
10/08/2015 - 11:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-9 HASED
31/07/2015 - 09:27 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
27/07/2015 - 01:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
24/07/2015 - 03:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-7 GEVŞEKLİK
13/07/2015 - 12:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-6 GASP
06/07/2015 - 12:50 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-5 GAFLET
29/06/2015 - 11:29 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-4 GADR
22/06/2015 - 11:22 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-3 FAİZCİLİK
15/06/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-2 ALDATMA (GABN)
09/06/2015 - 12:38 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-1 ADAVET
01/06/2015 - 08:07 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-30 ZİYAFET
25/05/2015 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-29 YÜSR (TEYSİR)
18/05/2015 - 12:22 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-28 VADİNDE DURMAK
11/05/2015 - 11:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-27 ÜLFET (İyi Geçinmek)
04/05/2015 - 12:49 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-26 TEVEKKÜL
27/04/2015 - 10:53 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-25 TEDBİR
20/04/2015 - 12:06 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-24 TEAVÜN (Yardımlaşma)
13/04/2015 - 11:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-23 ŞÜKÜR
09/04/2015 - 12:19 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-22 SEBAT
30/03/2015 - 11:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-21 SADAKA
23/03/2015 - 02:17 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-20 SABIR
16/03/2015 - 09:10 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-19 MUHASEBE
9/03/2015 - 00:05 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-18 KESB
03/03/2015 - 13:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-17 KANAAT
16/02/2015 - 09:58 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İTİMAT
09/02/2015 - 10:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İSTİŞARE
03/02/2015 - 10:45 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-14 İNFAK
26/01/2015 - 13:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-13 İKTİSAD
22/01/2015 - 10:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-12 İHTİYAT
12/01/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-11 İHSAN
05/01/2015 - 00:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-10 HAMD
29/12/2014 - 11:31 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-9 GAYRET
22/12/2014 - 11:55 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-8 FÜTÜVVET
15/12/2014 - 02:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-7 FİRASET
08/12/2014 - 11:44 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-6 EMANET
01/12/2014 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-5 DOĞRULUK (SIDK)
23/11/2014 - 23:47 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-4 CÖMERTLİK
17/11/2014 - 01:02 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-3 CESARET
10/11/2014 - 11:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-2 BASİRET
03/11/2014 - 01:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-1 ADALET
23/10/2014 - 10:54 Hz HÜSEYİN (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
16/10/2014 - 12:52 Hz ALİ (R.A.)’NİN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
08/10/2014 - 10:39 Hz OSMAN (R.A.)’IN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
29/09/2014 - 09:53 Hz ÖMER (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
21/09/2014 - 00:32 HZ. EBU BEKİR (R.A.)’in SİYASÎ KİŞİLİĞİ
15/09/2014 - 12:29 Hz PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-2
08/09/2014 - 01:49 HZ. PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-1
01/09/2014 - 12:17 İSLÂM’DA SİYASET-6
23/08/2014 - 13:00 İSLÂM’DA SİYASET-5
04/08/2014 - 09:28 İSLÂM’DA SİYASET-4
30/07/2014 - 11:13 İSLÂM’DA SİYASET-3
21/07/2014 - 10:28 İSLÂM’DA SİYASET-2
14/07/2014 - 10:52 İSLÂM’DA SİYASET-1
07/07/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-4
30/06/2014 - 09:57 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-3
23/06/2014 - 09:13 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-2
16/06/2014 - 11:29 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-1
09/06/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-4
02/06/2014 - 02:19 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-3
26/05/2014 - 09:07 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-2
19/05/2014 - 11:58 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ
12/05/2014 - 10:44 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI NASIL KURULACAK?
05/05/2014 - 12:20 İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLÂTI(ESKİ İKÖ)
28/04/2014 - 00:54 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-8 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-3
21/04/2014 - 12:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-7 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-2
14/04/2014 - 09:49 BÜGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-6 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-1
07/04/2014 - 10:48 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-5 GERİ KALMIŞLIK
31/03/2014 - 11:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-4 NÜFUS ARTIŞI
24/03/2014 - 11:18 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-3 EKONOMİK SORUNLAR
17/03/2014 - 11:52 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-2
10/03/2014 - 10:30 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-1
03/03/2014 - 08:22 ULUSLARARASI BİRLİKLER-10 GÜNEYDOĞU ASYA ÜLKELERİ BİRLİĞİ (ASEAN)
24/02/2014 - 09:42 ULUSLARARASI BİRLİKLER-9 VARŞOVA PAKTI
17/02/2014 - 09:31 ULUSLARARASI BİRLİKLER-8 SSCB ve AVRASYA BİRLİĞİ
10/02/2014 - 07:38 ULUSLARARASI BİRLİKLER-7 D-8 GELİŞEN 8 ÜLKE
02/02/2014 - 19:28 ULUSLARARASI BİRLİKLER-6 CENTO ve BAĞDAT PAKTI
27/01/2014 - 07:58 ULUSLARARASI BİRLİKLER-5 AFRİKA BİRLİĞİ
23/01/2014 - 00:17 ULUSLARARASI BİRLİKLER-4 ARAP BİRLİĞİ
13/01/2014 - 07:25 ULUSLARARASI BİRLİKLER-3 NATO
07/01/2014 - 07:09 ULUSLARARASI BİRLİKLER-2 AVRUPA BİRLİĞİ (AB)
30/12/2013 - 07:19 ULUSLARARASI BİRLİKLER-1 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM)
23/12/2013 - 08:08 İSLÂM BİRLİĞİ ve ULUSLAR ARASI BİRLİKLER
16/12/2013 - 08:48 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-7 AŞIRI MİLLİYETÇİLİK
10/12/2013 - 09:56 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-6 FAŞİZM VE IRKÇILIK
02/12/2013 - 08:07 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-5 KOMÜNİZM
25/11/2013 - 09:12 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-4 BATI EMPERYALİZMİ
22/11/2013 - 10:05 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-3 SİYONİZM-3
20/11/2013 - 11:53 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN FAKTÖRLER-2 SİYONİZM-2
04/11/2013 - 10:10 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-1 SİYONİZM-1
28/10/2013 - 07:11 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER
20/10/2013 - 18:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-28 KUDÜS KONGRESİ (1931)
15/10/2013 - 20:29 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-27 NECMETTİN ERBAKAN ve D-8
07/10/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-26 BEDİUZZAMAN SAİD NURSÎ
30/09/2013 - 06:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-25 ABDURREŞİD İBRAHİM
23/09/2013 - 06:31 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-24 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-2
16/09/2013 - 06:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-23 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-1
10/09/2013 - 06:55 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-2
02/09/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-1
25/08/2013 - 22:57 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-20 KANUNî SULTAN SÜLEYMAN
20/08/2013 - 06:06 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-19 İDRİS-İ BİTLİSÎ
12/08/2013 - 07:09 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-18 YAVUZ SULTAN SELİM
05/08/2013 - 06:38 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-17 FATİH SULTAN MEHMED
29/07/2013 - 06:24 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-16 OSMAN GAZİ
22/07/2013 - 00:21 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-15 OSMANLILAR DÖNEMİ
15/07/2013 - 08:07 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-14 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-2
08/07/2013 - 10:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-13 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-1
01/07/2013 - 09:32 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-12 SELAHADDİN EYYUBÎ
24/06/2013 - 09:28 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-11 ABBASİLER DÖNEMİ-2
17/06/2013 - 09:35 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-10 ABBASİLER DÖNEMİ-1
10/06/2013 - 09:27 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-9 EMEVİLER DÖNEMİ-2
03/06/2013 - 10:04 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-8 EMEVİLER DÖNEMİ-1
29/05/2013 - 07:11 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-7 Hz ALİ (r.a.) DÖNEMİ
26/05/2013 - 09:37 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-6 Hz OSMAN (r.a.) DÖNEMİ
13/05/2013 - 10:30 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-5 Hz ÖMER (r.a.) DÖNEMİ
06/05/2013 - 11:41 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-4 Hz EBU BEKİR DÖNEMİ
29/04/2013 - 09:25 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-3 MEDİNE DÖNEMİ
22/04/2013 - 02:26 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-2 HİCRET
15/04/2013 - 07:02 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-1 MEKKE DÖNEMİ
08/04/2013 - 08:00 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-16 NEFSE UYMAK
01/04/2013 - 09:29 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-15 HAYATI DEĞERLİ GÖRMEK
25/03/2013 - 10:40 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-14 HEVA’YA UYMAK
18/03/2013 - 10:17 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-13 GEVŞEKLİK
11/03/2013 - 09:58 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-12 TÛL-İ EMEL
04/03/2013 - 14:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-11 TEMBELLİK
25/02/2013 - 10:03 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-10 CEHALET
18/02/2013 - 09:16 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-9 KORKAKLIK
11/02/2013 - 00:51 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-7 ZİLLET
04/02/2013 - 09:36 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-8 İHANET (Hıyanet)
28/01/2013 - 09:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-6 REHAVET
21/01/2013 - 01:08 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-5 GAFLET
14/01/2013 - 08:01 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-4 YEİS
06/01/2013 - 02:49 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-3 Adavet
30/12/2012 - 02:14 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-2 Başkanlık Sevgisi
24/12/2012 - 00:26 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR 1 TEFRİKA
17/12/2012 - 08:10 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 14 Bey'at (Biat)
11/12/2012 - 07:17 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 13 Hamiyyet
03/12/2012 - 08:09 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 12 Müsalemet
26/11/2012 - 08:32 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 11 Muavenet
19/11/2012 - 00:38 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 10
12/11/2012 - 08:05 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 9 Cesaret
05/11/2012 - 08:21 İslâm Birliğinin Temel Esasları-8 Sadakat
30/10/2012 - 00:05 İslâm BirliğininTemel Esasları-7 Uhuvvet
21/10/2012 - 11:08 İslâm Birliğinin Temel Esasları 6 - Ümmet Bilinci
15/10/2012 - 08:23 İslâm Birliğinin Temel Esasları-5 Adalet
08/10/2012 - 10:50 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Hürriyet
01/10/2012 - 09:51 İslam Birliğinin Temel Esasları - 3 Şûra
24/09/2012 - 00:53 İslam Birliğinin Temel Esasları 2 - İttihad
22/09/2012 - 01:22 İslâm Birliğinin Temel Esasları 1 - İtikad
16/09/2012 - 23:48 İslam Birliğinin Hedefleri 7 - Sömürünün Ortadan Kaldırılması
08/09/2012 - 01:14 İslâm Birliğinin Hedefleri 6 - İslâm Medeniyetinin Yeniden Kurulması
03/09/2012 - 12:50 İslam Birliğinin Hedefleri 5
27/08/2012 - 15:07 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Ekonomik Güçlenme
23/08/2012 - 12:31 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-3 (Manevî Kalkınmanın Gerçekleştirilmesi)
13/08/2012 - 10:19 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-2 Maddî Kalkınma ve Refahın Yaygınlaştırılması
06/08/2012 - 12:26 İslam Birliği'nin Hedefleri 1 Temel Hak ve Özgürlüklerin Sağlanması
30/07/2012 - 10:32 İslam Birliğinin İtikadi Ve Siyasi Temelleri
23/07/2012 - 13:59 İSLÂM BİRLİĞİNİN FAZİLETİ
18/07/2012 - 14:41 Dünya İslam Birliğine Muhtaçtır
09/07/2012 - 16:27 İslam Birlği İzzet kazandırır
02/07/2012 - 09:45 İslam Birliği'nin Amacı
25/06/2012 - 12:19 İSLÂM BİRLİĞİ HER MÜSLÜMAN’IN GÖREVİDİR
18/06/2012 - 09:18 İslam Birliğinin Hükmü
11/06/2012 - 10:51 İslam Birliği Yüce Bir İdealdir
04/06/2012 - 14:04 İslam Birliği Nedir?
29/05/2012 - 11:56 İslam Birliği İnanç Birliğidir
21/05/2012 - 12:58 Selamı Yayınız
14/05/2012 - 12:31 İslam Birliği Acil Bir İhtiyaçtır
 
Akif Emre'ye son vazife
AK Parti Grup Başkanı Binali Yıldırım oldu
Gelecek Milli Görüş’ün
Bölgeye dışarıdan müdahale olduğu müddetçe kan durmaz
Oyun kurucularla bu oyun bozulmaz
Fetihler Milli Görüş’le olur
Hak üstün tutulmadan Bir ülkede huzur olmaz
Karamollaoğlu: Ülkemiz yeniden dizayn edilmek isteniyor
Kemal Kılıçdaroğlu yarın Saadet Partisi'ni ziyaret edecek
EN ÇOK
Yazarlar
Hayati OTYAKMAZ
RAMAZAN-I ŞERİF AYINA HAZIR MIYIZ?
Atilla MEHDİGİL
İman açısından dört sınıf insan
Feyzullah AYDOĞAN
DEVLET AKLI
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Ekrem ŞAMA
Ne umduk, ne bulduk?
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
Mustafa KAYA
Arap-İslam-Amerikan Zirvesi (!)
İshak BEYAZAY
Onun bir bildiği var!
Mustafa İŞCAN
SGK personeli uzmanlık istiyor
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Ramazan Notları
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Ali Haydar HAKSAL
Emperyalizm Güdümlü İslâm NATO’su!
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Manchester Saldırısı” Ya da İngiltere’nin Ortadoğu’ya “Derin Dönüşü”...
Zeki CEYHAN
Sanırsınız!
Mevlüt ÖZCAN
Ramazan ayı geldi, elhamdülillah
Mahmut TOPTAŞ
Bizden dört dörtlük kâfir çıkmaz
Prof.Dr.Ata ATUN
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Prof. Dr. Burhanettin Can
Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Türkiye’nin solcuları
Mustafa YILDIRIM
Çocuklar anne babanın aynasıdır
Burak KILLIOĞLU
Ezberle olmaz
Şakir TARIM
Anadolu’nun milli kimliği ve Diyarbakır
İsmail KILLIOĞLU
Evin içi
İbrahim VELİ
Derin muhalefet
Abdülkadir ÖZKAN
YPG’ye 100 TIR silah ve barışa tam destek!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz