28 Rebiü'l-Evvel 1439 | 17 Aralık 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-14 İNFAK
03/02/2015 - 10:45
Mustafa BİLGEN

‘İnfak’, Allah (c.c.) yolunda harcama yapma, birini besleme, geçimlik (nafaka) verip geçindirme anlamlarına gelir.

Bir kavram olarak ‘nafaka’; gerek yakın akraba ve gerekse diğer insanlardan yoksul ve muhtaç olanlara para ve geçimlik vermek, onların geçimini sağlamak ve beslemek demektir.

Geçimlik için ve zorunlu olarak harcanacak paraya ve gıda maddelerine ‘nafaka’ adı verilir. Türkçe’de, kişinin kanun gereği geçindirmek zorunda olduğu yakınlarına mahkeme kararıyla bağlanan aylığa da ‘nafaka’ denir.

İnfak, kapsamı geniş bir kavramdır. Kur’an-ı Kerim, müminleri tanıtırken; onları ‘Allah yolunda infak edenler (harcayanlar)’ olarak tanıtıyor. İnfak edenleri sürekli övüyor, ödüllerinin büyük olduğunu belirtiyor.

 İnfak’ın Önemi 

İslâm’a göre ‘bütün mülk’ (mallar ve zenginlikler) Allah (c.c.)’ındır. İnsan, o mülk üzerinde yaşar, onu kullanır, geçimliği için harcar, sonunda o mülkün nöbetini başkasına bırakır ve ahirete gider. İnsanlardan bazıları çok mala, bazıları da, muhtaç olacak kadar az mala sahip olabilir. Kimileri hastalık ve sakatlık yüzünden yeteri kadar mal kazanamaz. Üstelik çok mala sahip olmak bir sınav nedenidir. Allah (c.c.) insanları ilimle, sağlıkla, malla, geniş imkânlarla, çocuklarla sınamaktadır. Malı insana veren Allah (c.c.), bu maldan muhtaçlara ve elimizin altındakilere de vermemizi emrediyor.

Bir müslüman aile reisi, hanımına, çocuklarına, anne ve babasına zorunlu olarak bakar. Bu üç grubun nafakası, aile başkanının görevidir. Bunlardan başka, dedesine, ninesine, torunlarına, amcasına, halasına, teyzesine, dayısına eğer muhtaç iseler infak etme durumundadır. İnfak etmek isterse, ilk önce bunlardan başlaması gerekir.

Allah (c.c.) varlıklı müslümanlara, Allah (c.c.) yolunda harcama yapmalarını da (infak etmelerini) emrediyor:

“Ey inananlar, ne alış-verişin, ne dostluğun ve ne de şefaatin olmadığı gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan (Allah için) harcayın!”[1]

“Ey iman edenler, kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardığımız ürünlerin en helal ve iyisinden Allah yolunda harcayın!”[2]

İnfak’ın en güzeli kişinin çok sevdiği maldan yaptığı harcamadır. İnsanın mala ve dünyalığa meyli fazladır. Onları çok sever, daha çok olmasını da ister. Yalnızca Allah’ın (c.c.) emrettiği sevabını umarak, insanlara iyilik etmenin mutluluğunu yaşayarak o sevdiği maldan bir kısmını ihtiyaç sahiplerine vermek, çok önemli ve övgüye değer bir fazilettir:

Sevdiğiniz şeylerden Allah (c.c.) yolunda harcayıncaya kadar Cennete ve iyiliğin en güzeline (birr)’e ulaşamazsınız!”[3]

Kişi sevdiği şeylerden az olsun çok olsun, muhtaçlara verdiği zaman bu ayette müjdelenen ‘iyiliğinin en güzel’ derecesine, yani ‘Birr’e ulaşmış olur.

İnfakın en faziletlisi ise kişinin, muhtaç olan akrabalarına yaptığı yardım ve harcamadır. Kişi, ailesinin bireylerinin geçimini sağlamak üzere harcama yaparsa bu da, onun için bir sadaka olur.

İnfak Kime Yapılır?

Müslüman insan önce kendisi için infak etmelidir. Çünkü vücut ona emanettir ve onun bütün ihtiyaçlarını karşılamak Müslüman’ın görevidir. Hayatı devam ettirmek, ibadet yapabilmek ve başkalarına yardım edebilmek, bedenin sağlıklı ve dirençli olmasına bağlıdır.

Müslüman sonra da başkalarına infak eder. Başkaları ise da iki gruptur:

a-Kişinin, bakmakla yükümlü olduğu kimseler. Bunlar da evlenme ve akrabalıklar dolayısıyla yardım edilmeye uygun olan kimselerdir. Müslüman kişi eşine, anne-babasına, çocuklarına ve yukarıda sayılan diğer akrabalarına infak etmek zorundadır. Bu onun üzerine bir farzdır. Çünkü Kur’an-ı kerim bu görevi Müslüman’a veriyor. Ayrıca evlerde hizmetçi olarak bulunan kimselere de ev reisinin bakması gerekir.

b- Müslüman insanın, Allah (c.c.) rızası için O’nun yolunda yaptığı harcamalar. Bu çeşit infak da farzdır. Kişi, gücü yettiği kadar, ihtiyaç oldukça başkalarına infak eder.

Müslümanın yakın akrabasına yapacağı infakın, vereceği nafakanın günün şartlarına göre olması gerekir.

İslâm’ın aile ve toplum hayatına getirdiği ölçülerin en güzellerinden biri de infak duygusudur. Bu ahlâk sonucunda hem ailedeki görevler yerine gelir, hem de toplumda kişiler arasında denge sağlanır, insanlar arasındaki sevgi bağı artar.

İslâm’ın, insanlar arasındaki dayanışmaya getirdiği en önemli tedbir ‘infak ahlâkı’dır. İnfakla insanlar emanetin ne olup olmadığını anlarlar, onunla yoksullara ulaşırlar, onunla imanlarını kuvvetlendirirler, onunla sevgi bağları kurarlar, onunla toplumsal dengeyi sağlarlar, onunla kıskançlığı, düşmanlığı ve bir anlamda başkasının elindekine göz koymayı önlerler, onunla hırsızlığı, rüşveti, haksızlığı azaltmaya çalışırlar, onunla dünya kazancı karşısında küçülmezler, aksine yücelirler. Onunla malın tutsağı değil, malın yöneticisi olurlar ve onunla Allah (c.c.) rızasını kazanırlar.

Müslüman aileleri ve müslüman toplumları ayakta tutan en önemli bağlardan biri infaktır. Bu ahlâkı yeterince yaşamayan evler ve toplumlar çökerler.

Modern toplumlarda insanlar daha bencil ve daha cimri olduklarından infak anlayışı yok olmak tehlikesi ile karşı karşıyadır. Batılı ülkelerdeki egoizmin ve sevgisizliğin bir sebebi de bu mu, diye sorulabilir. Elindeki nimetleri başkasıyla bölüşemeyen katı yürekli bir insan, zaman içinde kendisi muhtaç duruma düştüğünde elbete yardımı hak etmeyecektir.

İnfakı unutan veya hiç bilmeyen günümüz insanına bu yüksek ahlâkı yeniden öğretmek gerekir. 

İnfak, bütün nimetlerden, Allah (c.c.)’ın kullarını yararlandırmaktır. İnsanlara ulaşan ve onların yararına olan her şey de nimet sayıldığına göre; kişi onlardan da gerektiği zaman infak edebilmelidir.       

İslâm dini, sosyal yardımlaşma ve dayanışmaya büyük önem vermiştir. Zekât ve sadakayı en önemli ibadetlerden saymış, Peygamberimiz (s.a.v.), buna o kadar önem vermiş ki, komşusu aç iken karnını doyurup yatanı müslümanlardan kabul etmemiştir.

Kur’an-ı Kerim de, müminlerin niteliklerini sayarken: “Onların mallarında isteyenin ve yoksulun bir hakkı vardır.”[4]Der ve müminleri sık sık infak etmeye, yani Allah (c.c.) rızası için müslüman yoksullara, ihtiyaç yerlerine, hayır kurumlarına yardım etmeye teşvik eder. İnfak ile malın azalmayıp aksine artacağını; şeytanın, insanı sadaka verince malın azalmasından korkuttuğunu; oysa Allah (c.c.)’ın sadaka karşılığında mağfiret ve malı artırma vadettiğini bildirir [5] ve der ki:

“Ey inananlar, ne alış-verişin, ne dostluğun ve ne de şefaatin olmadığı gün gelmezden önce size verdiğimiz rızıktan Allah için harcayın...”[6]              

“Sevdiğiniz şeylerden Allah için harcamadıkça asla birr’e (iyiliğin en yüksek derecesi) eremezsiniz. Ne harcarsanız mutlaka Allah (c.c.) onu bilir.”[7]

“Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren bir (tohum) tane(si)nin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah (’ın lutfu) geniştir, (O) bilendir.”[8]

İnfak deyimi, Kur’an-ı Kerim’de değişik türevleriyle (77) âyette geçmektedir. Bütün bu âyetlerde, maddî değerlerin hayır yollarında harcanması teşvik edilmekte, ayrıca harcama yerleri, harcama şekilleri, infakta bulunan müminlerin nitelikleri ve infaka yanaşmayan inkârcıların durumları açıkça anlatılmaktadır.

Kur’an-ı Kerim, infak konusunda bize orta yolu tavsiye eder. Nitekim Allah (c.c.): “Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma; sonra kınanır (kaybettiklerinin) hasretini çeker durursun.”[9] Buyurarak cimri olmayı hoş görmediği gibi, infakta bulunan kişilerin malını büsbütün saçıp savurarak sonunda başkalarına muhtaç duruma düşmesini de uygun görmemiştir.

Mâlî bir ibâdet olan infak’ın Allah (c.c.) tarafından kabul olması için aşağıdaki şartlar bulunmalıdır:

1. İnfaka konu olan mal, öncelikle Allah (c.c.) rızası için verilmiş olmalıdır. Çünkü böyle bir niyetle yapılmayan infakın kabul edilmeyeceği âyetlerde açıkça belirtilmiştir.[10]

2. İnfak edilecek mal, helal kazançla elde edilen maldan verilmelidir.[11]

Haram yollarla elde edilerek infak edilen malın sevabı yoktur.

3. Malın en değerli olanından infakta bulunulmalıdır. Eğer yalnızca elden çıkarılmak için bir mal infak edilmişse, bunun Allah (c.c.) katında fazla bir değeri yoktur. Çünkü böyle bir infakın insanı, iyiliğin ve hayrın kemal noktasına ulaştırması mümkün değildir. Buna göre infakta bulunulan mal ne kadar değerli ise, infakta bulunan kişi o ölçüde sevap kazanır ve Allah (c.c.) katında yüksek dereceye erişir.[12]

4. İnfakta bulunan kişi, sahip olduğu malda toplumun ve özellikle yoksulların hakkının bulunduğu bilincinde hareket ederek[13] yaptığı iyiliği başa kakmamalı ve bu yöndeki harcamalarını gönüllü yapmalıdır.

Hz. Peygamber (s.a.v.) de müslümanları infaka teşvik etmiş, özellikle kamu yararına dönüşecek hayırlar, sadakalar bırakanların amel defterlerine sürekli sevap yazılacağını bildirmiştir: “İnsan ölünce ameli kesilir. Yalnız üç şey yapanın: geriye sürekli sadaka yahut yararlı bilgi veya kendisine dua edecek iyi bir evlat bırakanın sevabı devam eder.”[14]

5. İhtiyaç sahiplerine ihtiyaç zamanında vermek. İhtiyaç sahipleri zamana ve şartlara göre değiştiği gibi, şahıslara göre de değişir. İhtiyaç sahiplerini arayıp bulmak ve onların yardımına zamanında koşmak, dindar kimseleri tercih etmek ve dini yönden davranışlarını düzeltmelerini şart koşarak infak etmek infak edenin dikkat etmesi gereken hususlardır.

6. Sıhhat ve afiyette iken vermek. İnsanın yaşlanıp yaşlanmayacağını, gelecekte sağlığının nasıl olacağını Allah (c.c.) bilir. İnfak etmeyi biraz daha yaşlanıncaya kadar ertelememek ve ilk fırsatta infak etmek gerekir.

Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: Bir adam Rasûlullah (s.a.v.)’e gelerek hangi sadaka sevap bakımından daha büyüktür? Diye sordu. Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Sen sağlam, sıhhatli ve muktedir olduğun vakit ve fakirlikten korkup zengin olmayı temenni ettiğin anda verdiğin sadaka.”[15]

Bunun için sağlıklı iken infak daha çok sevap kazandırır. Sağlıklı iken malı elden çıkarmak insana zor gelir. Nefis ve şeytan, insanın malı elinden çıkarmasına engel olur, uzun ömür sözüyle onu korkutur ve sürekli ihtiyaç gösterir.[16]

7. Gücü yettiği kadar vermek. Kur’an-ı Kerim buyuruyor: “Varlıklı bir kimse, nafakayı varlığına göre versin. Rızkı ancak kendisine yetecek kadar verilmiş olan kimse, Allah’ın kendisine verdiğinden versin. Allah kimseye verdiği rızkı aşan bir yük yüklemez. Allah güçlükten sonra kolaylık verir.”[17]

Bunun amacı, kendini ve çoluk çocuğunu ihmal etmemek, kendini tehlikeye atmamaktır. Zaruri ihtiyaçları karşılaması ve sefalete düşmemesi gerekir. Yine Kur’an’da “… sana hangi şeyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: ihtiyacınızdan artanı (verin)..”[18] buyurulmaktadır. Bütün servetini getirip tasadduk ettikten sonra oturup halka el açmak kötü görülmüştür.[19]

8. İnfak etmekte acele davranmak. Hayır ve hasenatta acele etmek daha çok sevap kazandırır. Çünkü acele edilmezse o hayır ve hasenat fırsatı elden çıkabilir. Dolayısıyla onun sevabından yoksun kalınmış olunur.

Müslümanın sadaka olarak vermeye niyet ettiği mallar, bu niyet nedeniyle artık kendi malı olmaktan çıkmış ve emanet mal haline gelmiştir. Emanetin sahibine ulaştırılması için de acele etmek gerekir.

9. İnfakı gizlice yapmak. Farz ibadetlerin açıktan yapılması tavsiye edilirken, nafile ibadetlerin gizli yapılması daha faziletli görülmüştür. Çünkü farzlar İslâm’ın şiarlarıdır. Müslüman bunları zaten yapmakla mükelleftir. Onun için de bu ibadetlere riyanın karışması ihtimali azdır. Ancak infak ve sadaka nafile ibadetlere girdiği için bunlar yapılırken gizli davranılması daha uygundur.

10. Verdiğinden bir karşılık beklememek. Kur’an ayetlerinde hayır yapma teşvik edilirken, bu esnada kalp kırılmaması, Allah (c.c.)’ın rızasından başka bir şey beklenmemesi, kalben bile bir beklenti içinde olunmaması istenmektedir. Sadaka verilen kimse hiçbir şekilde minnet altında bırakılmamalıdır.

11. İnfaktan geri dönmemek. Allah (c.c.) için yapılan bir infaktan geri dönmek asla hoş karşılanmaz. Çünkü bir nevi yaptığı iyilikle alay etmek ve istikrarsızlıktır. Bu da Müslüman kişiliğine yakışmaz.

12. Allah (c.c.)’ın ismini anarak isteyene vermek. Sadaka isteyen dilencilerin durumlarını incelemek ve ona göre infak etmek gerekir. Bunların birçoğu dilenciliği, ihtiyacını gidermekten çok bir meslek haline getirmişlerdir. Bu şekilde dilenciliği meslek edinen ve bunu ‘Allah rızası için’ cümlesiyle de izzete uymayan bir noktaya getiren insanlara infakta bulunulmaz.[20]

İslâm Medeniyeti tarihi incelendiğinde, müslümanların yaşadığı bütün coğrafyalarda, saymakla bitmeyen câmiler, okullar (medrese), köprüler, imaretler, aş evleri, çeşmeler, su kanalları gibi eserleri inşa ettikleri ve bunları kamu (toplum) yararına infak ettikleri görülmektedir. İşte bu eserlere İslâm literatüründe “sadaka-i cariye” (sürekli işleyen sadaka) denilmektedir. İşte müslümanları bu eserleri bırakmaya teşvik eden duygu, onlardaki infak arzusudur. Dinlerine en içten duygularla bağlı olan bu müslümanlar, yalnız kendi zamanlarında değil, dünya durdukça insanlara hizmet edecek olan hayırlı eserler bırakmışlardır.

İşte bu eserlerle birlikte Vakıf kurumları ve eserleri doğmuştur.  

Vakıf, sözlükte, bir şeyi durdurmak demektir. Dinî bir terim olarak ise, bir malı mülkiyetten çıkarıp faydalarını özel şartlar içinde, sürekli olarak bir hayır yönüne tahsis ederek saklamaktır. Vakfeden kimseye vâkıf, vakfedilen mala mevkûf, vakfın tahsis edilen hayır yönüne de mevkufun aleyh denir. Malını vakfetmek isteyen, mahkemeye başvurarak bunu kayda geçirir, vakfın şartlarını tesbit eden bu zabta “vakfiye” denir.

Hz Peygamber (s.a.v.)’in kendisi vakıf yaptığı gibi kendisinden sonra Dört Halife ve bir çok sahabi de vakıf yapmışlardır. Zeyd b. Sabit’in: ‘Gerek hayatta olan ve gerekse vefat etmiş olan için vakıftan daha hayırlı bir şey görmedik. Ölü ise devamlı sevaba ulaşır, hayatta ise de mal hapsedilir, satılmaz, bağışlanmaz, miras kalmaz. Bu suretle tüketilmesine güç yetmez olur.’ dediği rivayet olunur.

Hayır kurumları, toplumdaki sosyal ve ekonomik dengeyi sağlama hedefine yöneliktir. Bir kısım insanlar yoksulluk ve sıkıntı içinde kıvranırken, ötekilerin servet ve lüks içinde yüzdüğü, fakirlere el uzatılıp yardım edilmediği bir toplumda dirlik ve düzen olmaz. İşte Müslüman atalarımız, İslâm’ın emrettiği hayır ve hasenatı yapmak suretiyle geçmişte toplumlarında dayanışmayı sağlamışlardır. Bu yüzden milletimiz, asırlarca sağlam bir toplum olarak yaşamıştır ve inşallah yaşayacaktır. Zengin fakiri gözetir, yemeğinden ona da yedirir, ona şefkat gösterirse; fakir de zengini sever, onu kıskanmaz, ona karşı kötü niyet beslemez. Toplumda bir sevgi ve dayanışma ruhu hâkim olur.

İnfakı unutan veya bilmeyen günümüz insanına bu yüksek ahlâkı yeniden öğretmek gerekir. 

Siyasette infak ahlâkını kazanma ve yaşamanın yolu, dünya hayatı ve içindeki nimetlerin tamamının geçici ve insan hayatının da çok kısa olduğunu düşünmek ve elindeki nimetleri paylaşmaktan zevk almaktan geçer. Siyasetle uğraşan Müslümanlar malın, makamın ve servetin insanın eline nasıl geçtiğini, elinden nasıl çıktığını, çok zengin olan insanların fakirleştiğini, fakir olan insanların zenginleştiğini, makam ve mevki sahibi kimselerin zamanla bu makamlardan düştüğünü ve böylece mal, makam, mevki ve servetin nasıl devri daim yaptığını daha yakından görmekte ve yaşamaktadırlar. Hayırsız evlatların ve mirasçıların kendilerine bırakılan mirasları nasıl kısa sürede dağıttıklarını da görmektedirler. Onun için siyasetle uğraşan Müslüman, malın ne yapılması gerektiğini, ne zaman tutulmasının ve ne zaman infak edilmesinin gerektiğini ve özetle mal, makam ve servete gerçek değerini ve hakkını vermeyi bilen insandır.


[1]  Bakara sûresi, 2/254.

[2]  Bakara sûresi,  2/267.

[3]  Âl-i İmran sûresi,  3/9.

[4]  Zariyat sûresi,  51/19.

[5]  Bakara sûresi,  2/268.

[6]  Bakara sûresi, 2/254.

[7]  Âl-i İmran sûresi, 3/92

[8]  Bakara sûresi, 2/261.

[9]  İsrâ sûresi, 17/29.

[10]Bakara sûresi, 2/264.

[11]Bakara sûresi, 2/267.

[12]Âl-i İmran sûresi, 3/92.

[13]Zariyat sûresi,  51/19.

[14]  Buhari, Müslim

[15]  Müslim,Zekât, 92-93.

[16]  Kur’an’da İnfak, N. Temel.

[17]  Talak sûresi,  65/7.

[18]  Bakara sûresi,  2/215.

[19]  Ebu Davud, Zekât, 39.

[20]  Kur’an’da İnfak, N. Temel.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
10/11/2016 - 13:45 Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
25/10/2016 - 09:38 SAİD HALİM PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
17/10/2016 - 14:42 KÂTİP ÇELEBİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
10/10/2016 - 11:58 KOÇİ BEY’İN SİYASETÇİ’YE ÖĞÜTLERİ
04/10/2016 - 12:10 LÜTFİ PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
26/09/2016 - 11:26 GELİBOLULU MUSTAFA ÂLΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
20/09/2016 - 12:00 KINALIZADE ALİ EFENDİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/09/2016 - 17:59 SULTAN MURAD HAN’IN ÖĞÜTLERİ
09/09/2016 - 12:12 İBNU HALDUN’UN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
24/07/2016 - 17:55 ŞEYH EDEBALİ’NİN OSMAN GAZİ’YE ÖĞÜTLERİ
19/07/2016 - 14:01 ŞEYH SADİ-İ ŞİRAZΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
15/07/2016 - 14:38 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-2
20/06/2016 - 10:32 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-1
12/06/2016 - 11:56 YUSUF HAS HACİB’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
06/06/2016 - 10:02 NİZAMܒL-MÜLK’ÜN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
30/05/2016 - 13:58 İMAM GAZALΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
23/05/2016 - 15:51 FARABΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
16/05/2016 - 09:07 İMAM MAVERDΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/05/2016 - 09:21 HASAN-İ BASRÎ (r.a.)’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
02/05/2016 - 09:55 İMAM EBU YUSUF’UN HARUN REŞİD’E ÖĞÜTLERİ
24/04/2016 - 16:06 TURTÛŞÎ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
18/04/2016 - 09:54 ÖMER B. ABDU’L-AZİZ’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/04/2016 - 14:43 Hz ALİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
01/04/2016 - 09:41 Hz OSMAN (r.a.)’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
21/03/2016 - 15:34 Hz ÖMER (r.a.)’in SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
14/03/2016 - 14:55 Hz EBU BEKİR (r.a.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/03/2016 - 11:14 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-39 ZULÜM
29/02/2016 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-38 ZİNA YOLUYLA KAZANÇ
22/02/2016 - 12:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-37 ZİLLET
15/02/2016 - 11:56 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-36 YETİM MALI YEMEK
08/02/2016 - 12:00 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-35 YALANCILIK
01/02/2016 - 16:52 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-34 YALAN YEMİN
25/01/2016 - 12:47 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-33 VAKIF VE DEVLET MALI YEMEK
18/01/2016 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-32 TÛL-İ EMEL
11/01/2016 - 15:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-31 İFTİHAR-TEFAHUR
28/12/2015 - 10:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-29 RÜŞVET-2
21/12/2015 - 11:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-28 RÜŞVET-1
14/12/2015 - 00:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-27 RIZIK TAKSİMİNE RAZI OLMAMAK
07/12/2015 - 10:24 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-26 RİYA
04/12/2015 - 13:09 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-25 NİFAK
23/11/2015 - 11:59 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-24 NEFRET
16/11/2015 - 03:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-23 KUMAR
09/11/2015 - 11:46 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-22 KORKAKLIK
06/11/2015 - 07:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-21 SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEK
26/10/2015 - 09:30 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-20 KATL (ADAM ÖLDÜRMEK)
20/10/2015 - 11:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-19 KALPAZANLIK
12/10/2015 - 01:17 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR - 18 İSYAN
05/10/2015 - 13:01 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-17 İSRAF
28/09/2015 - 10:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-16 İFTİRA
21/09/2015 - 10:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-15 HULF
14/09/2015 - 10:10 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-14 HUKUKA RİAYETSİZLİK
07/09/2015 - 09:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-13 HIYANET
31/08/2015 - 10:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-12 HIRSIZLIK
25/08/2015 - 12:11 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-11 HIRS
17/08/2015 - 11:02 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-10 HİLE
10/08/2015 - 11:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-9 HASED
31/07/2015 - 09:27 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
27/07/2015 - 01:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
24/07/2015 - 03:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-7 GEVŞEKLİK
13/07/2015 - 12:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-6 GASP
06/07/2015 - 12:50 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-5 GAFLET
29/06/2015 - 11:29 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-4 GADR
22/06/2015 - 11:22 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-3 FAİZCİLİK
15/06/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-2 ALDATMA (GABN)
09/06/2015 - 12:38 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-1 ADAVET
01/06/2015 - 08:07 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-30 ZİYAFET
25/05/2015 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-29 YÜSR (TEYSİR)
18/05/2015 - 12:22 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-28 VADİNDE DURMAK
11/05/2015 - 11:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-27 ÜLFET (İyi Geçinmek)
04/05/2015 - 12:49 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-26 TEVEKKÜL
27/04/2015 - 10:53 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-25 TEDBİR
20/04/2015 - 12:06 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-24 TEAVÜN (Yardımlaşma)
13/04/2015 - 11:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-23 ŞÜKÜR
09/04/2015 - 12:19 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-22 SEBAT
30/03/2015 - 11:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-21 SADAKA
23/03/2015 - 02:17 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-20 SABIR
16/03/2015 - 09:10 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-19 MUHASEBE
9/03/2015 - 00:05 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-18 KESB
03/03/2015 - 13:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-17 KANAAT
16/02/2015 - 09:58 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İTİMAT
09/02/2015 - 10:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İSTİŞARE
03/02/2015 - 10:45 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-14 İNFAK
26/01/2015 - 13:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-13 İKTİSAD
22/01/2015 - 10:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-12 İHTİYAT
12/01/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-11 İHSAN
05/01/2015 - 00:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-10 HAMD
29/12/2014 - 11:31 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-9 GAYRET
22/12/2014 - 11:55 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-8 FÜTÜVVET
15/12/2014 - 02:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-7 FİRASET
08/12/2014 - 11:44 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-6 EMANET
01/12/2014 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-5 DOĞRULUK (SIDK)
23/11/2014 - 23:47 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-4 CÖMERTLİK
17/11/2014 - 01:02 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-3 CESARET
10/11/2014 - 11:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-2 BASİRET
03/11/2014 - 01:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-1 ADALET
23/10/2014 - 10:54 Hz HÜSEYİN (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
16/10/2014 - 12:52 Hz ALİ (R.A.)’NİN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
08/10/2014 - 10:39 Hz OSMAN (R.A.)’IN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
29/09/2014 - 09:53 Hz ÖMER (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
21/09/2014 - 00:32 HZ. EBU BEKİR (R.A.)’in SİYASÎ KİŞİLİĞİ
15/09/2014 - 12:29 Hz PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-2
08/09/2014 - 01:49 HZ. PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-1
01/09/2014 - 12:17 İSLÂM’DA SİYASET-6
23/08/2014 - 13:00 İSLÂM’DA SİYASET-5
04/08/2014 - 09:28 İSLÂM’DA SİYASET-4
30/07/2014 - 11:13 İSLÂM’DA SİYASET-3
21/07/2014 - 10:28 İSLÂM’DA SİYASET-2
14/07/2014 - 10:52 İSLÂM’DA SİYASET-1
07/07/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-4
30/06/2014 - 09:57 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-3
23/06/2014 - 09:13 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-2
16/06/2014 - 11:29 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-1
09/06/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-4
02/06/2014 - 02:19 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-3
26/05/2014 - 09:07 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-2
19/05/2014 - 11:58 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ
12/05/2014 - 10:44 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI NASIL KURULACAK?
05/05/2014 - 12:20 İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLÂTI(ESKİ İKÖ)
28/04/2014 - 00:54 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-8 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-3
21/04/2014 - 12:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-7 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-2
14/04/2014 - 09:49 BÜGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-6 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-1
07/04/2014 - 10:48 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-5 GERİ KALMIŞLIK
31/03/2014 - 11:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-4 NÜFUS ARTIŞI
24/03/2014 - 11:18 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-3 EKONOMİK SORUNLAR
17/03/2014 - 11:52 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-2
10/03/2014 - 10:30 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-1
03/03/2014 - 08:22 ULUSLARARASI BİRLİKLER-10 GÜNEYDOĞU ASYA ÜLKELERİ BİRLİĞİ (ASEAN)
24/02/2014 - 09:42 ULUSLARARASI BİRLİKLER-9 VARŞOVA PAKTI
17/02/2014 - 09:31 ULUSLARARASI BİRLİKLER-8 SSCB ve AVRASYA BİRLİĞİ
10/02/2014 - 07:38 ULUSLARARASI BİRLİKLER-7 D-8 GELİŞEN 8 ÜLKE
02/02/2014 - 19:28 ULUSLARARASI BİRLİKLER-6 CENTO ve BAĞDAT PAKTI
27/01/2014 - 07:58 ULUSLARARASI BİRLİKLER-5 AFRİKA BİRLİĞİ
23/01/2014 - 00:17 ULUSLARARASI BİRLİKLER-4 ARAP BİRLİĞİ
13/01/2014 - 07:25 ULUSLARARASI BİRLİKLER-3 NATO
07/01/2014 - 07:09 ULUSLARARASI BİRLİKLER-2 AVRUPA BİRLİĞİ (AB)
30/12/2013 - 07:19 ULUSLARARASI BİRLİKLER-1 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM)
23/12/2013 - 08:08 İSLÂM BİRLİĞİ ve ULUSLAR ARASI BİRLİKLER
16/12/2013 - 08:48 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-7 AŞIRI MİLLİYETÇİLİK
10/12/2013 - 09:56 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-6 FAŞİZM VE IRKÇILIK
02/12/2013 - 08:07 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-5 KOMÜNİZM
25/11/2013 - 09:12 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-4 BATI EMPERYALİZMİ
22/11/2013 - 10:05 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-3 SİYONİZM-3
20/11/2013 - 11:53 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN FAKTÖRLER-2 SİYONİZM-2
04/11/2013 - 10:10 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-1 SİYONİZM-1
28/10/2013 - 07:11 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER
20/10/2013 - 18:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-28 KUDÜS KONGRESİ (1931)
15/10/2013 - 20:29 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-27 NECMETTİN ERBAKAN ve D-8
07/10/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-26 BEDİUZZAMAN SAİD NURSÎ
30/09/2013 - 06:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-25 ABDURREŞİD İBRAHİM
23/09/2013 - 06:31 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-24 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-2
16/09/2013 - 06:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-23 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-1
10/09/2013 - 06:55 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-2
02/09/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-1
25/08/2013 - 22:57 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-20 KANUNî SULTAN SÜLEYMAN
20/08/2013 - 06:06 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-19 İDRİS-İ BİTLİSÎ
12/08/2013 - 07:09 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-18 YAVUZ SULTAN SELİM
05/08/2013 - 06:38 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-17 FATİH SULTAN MEHMED
29/07/2013 - 06:24 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-16 OSMAN GAZİ
22/07/2013 - 00:21 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-15 OSMANLILAR DÖNEMİ
15/07/2013 - 08:07 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-14 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-2
08/07/2013 - 10:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-13 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-1
01/07/2013 - 09:32 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-12 SELAHADDİN EYYUBÎ
24/06/2013 - 09:28 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-11 ABBASİLER DÖNEMİ-2
17/06/2013 - 09:35 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-10 ABBASİLER DÖNEMİ-1
10/06/2013 - 09:27 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-9 EMEVİLER DÖNEMİ-2
03/06/2013 - 10:04 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-8 EMEVİLER DÖNEMİ-1
29/05/2013 - 07:11 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-7 Hz ALİ (r.a.) DÖNEMİ
26/05/2013 - 09:37 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-6 Hz OSMAN (r.a.) DÖNEMİ
13/05/2013 - 10:30 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-5 Hz ÖMER (r.a.) DÖNEMİ
06/05/2013 - 11:41 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-4 Hz EBU BEKİR DÖNEMİ
29/04/2013 - 09:25 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-3 MEDİNE DÖNEMİ
22/04/2013 - 02:26 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-2 HİCRET
15/04/2013 - 07:02 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-1 MEKKE DÖNEMİ
08/04/2013 - 08:00 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-16 NEFSE UYMAK
01/04/2013 - 09:29 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-15 HAYATI DEĞERLİ GÖRMEK
25/03/2013 - 10:40 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-14 HEVA’YA UYMAK
18/03/2013 - 10:17 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-13 GEVŞEKLİK
11/03/2013 - 09:58 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-12 TÛL-İ EMEL
04/03/2013 - 14:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-11 TEMBELLİK
25/02/2013 - 10:03 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-10 CEHALET
18/02/2013 - 09:16 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-9 KORKAKLIK
11/02/2013 - 00:51 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-7 ZİLLET
04/02/2013 - 09:36 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-8 İHANET (Hıyanet)
28/01/2013 - 09:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-6 REHAVET
21/01/2013 - 01:08 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-5 GAFLET
14/01/2013 - 08:01 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-4 YEİS
06/01/2013 - 02:49 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-3 Adavet
30/12/2012 - 02:14 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-2 Başkanlık Sevgisi
24/12/2012 - 00:26 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR 1 TEFRİKA
17/12/2012 - 08:10 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 14 Bey'at (Biat)
11/12/2012 - 07:17 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 13 Hamiyyet
03/12/2012 - 08:09 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 12 Müsalemet
26/11/2012 - 08:32 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 11 Muavenet
19/11/2012 - 00:38 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 10
12/11/2012 - 08:05 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 9 Cesaret
05/11/2012 - 08:21 İslâm Birliğinin Temel Esasları-8 Sadakat
30/10/2012 - 00:05 İslâm BirliğininTemel Esasları-7 Uhuvvet
21/10/2012 - 11:08 İslâm Birliğinin Temel Esasları 6 - Ümmet Bilinci
15/10/2012 - 08:23 İslâm Birliğinin Temel Esasları-5 Adalet
08/10/2012 - 10:50 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Hürriyet
01/10/2012 - 09:51 İslam Birliğinin Temel Esasları - 3 Şûra
24/09/2012 - 00:53 İslam Birliğinin Temel Esasları 2 - İttihad
22/09/2012 - 01:22 İslâm Birliğinin Temel Esasları 1 - İtikad
16/09/2012 - 23:48 İslam Birliğinin Hedefleri 7 - Sömürünün Ortadan Kaldırılması
08/09/2012 - 01:14 İslâm Birliğinin Hedefleri 6 - İslâm Medeniyetinin Yeniden Kurulması
03/09/2012 - 12:50 İslam Birliğinin Hedefleri 5
27/08/2012 - 15:07 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Ekonomik Güçlenme
23/08/2012 - 12:31 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-3 (Manevî Kalkınmanın Gerçekleştirilmesi)
13/08/2012 - 10:19 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-2 Maddî Kalkınma ve Refahın Yaygınlaştırılması
06/08/2012 - 12:26 İslam Birliği'nin Hedefleri 1 Temel Hak ve Özgürlüklerin Sağlanması
30/07/2012 - 10:32 İslam Birliğinin İtikadi Ve Siyasi Temelleri
23/07/2012 - 13:59 İSLÂM BİRLİĞİNİN FAZİLETİ
18/07/2012 - 14:41 Dünya İslam Birliğine Muhtaçtır
09/07/2012 - 16:27 İslam Birlği İzzet kazandırır
02/07/2012 - 09:45 İslam Birliği'nin Amacı
25/06/2012 - 12:19 İSLÂM BİRLİĞİ HER MÜSLÜMAN’IN GÖREVİDİR
18/06/2012 - 09:18 İslam Birliğinin Hükmü
11/06/2012 - 10:51 İslam Birliği Yüce Bir İdealdir
04/06/2012 - 14:04 İslam Birliği Nedir?
29/05/2012 - 11:56 İslam Birliği İnanç Birliğidir
21/05/2012 - 12:58 Selamı Yayınız
14/05/2012 - 12:31 İslam Birliği Acil Bir İhtiyaçtır
 
Ronaldo'dan işgalci İsrail'e unutulmaz cevap: Katillerle forma değiştirmem
Kudüs'ün doğusu da, batısı da, kuzeyi de, güneyi de İslam'ındır
Amerika'dan flaş açıklama! Masaya oturmaya hazırız
Rusya resmen duyurdu! Suriye'den çekiliyoruz
Putin'in Ankara Gündemi: Kudüs, Suriye ve Enerji
Direnişin sembolü Fevzi el-Cüneydi'den haber var
Türkiye ayakta! Katil İsrail, kahrolsun ABD
Erbakan Hoca'nın yıllar önce yaptığı ikaz: Kudüs'ün başkent ilanı sonrası planlanan küstah adım!
Temel Karamollaoğlu: ABD ve İsrail’e karşı atılacak her adımın arkasındayız
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
4-B’den engelli emeklilik
Mustafa KAYA
Yenikapı - Kudüs Notları
Atilla MEHDİGİL
Kudüs Zarrab’ın susturulmasının bedeli mi?
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
KUDÜS DAVASI ÜMMETİ BİRLEŞTİRECEKTİR
Ekrem ŞAMA
Dünyayı kurtuluşa zorlamak
Şeref KAÇMAZ
ORTA DOĞU’DA OYNU – YORUM
Hayati OTYAKMAZ
CİHAD VE ŞEHÂDET HAKKINDA İSLÂM BÜYÜKLERİNİN SÖZLERİ
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Birlik Farzdır
Ali Haydar HAKSAL
Bilinç Körelmesi
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
ABD’nin Suriye’de Bitmeyen İşi Ne?
Zeki CEYHAN
Netanyahu da görmeli!
Mevlüt ÖZCAN
Gençler Kur’an’da böyle tanıtılıyor
Mahmut TOPTAŞ
Birlikte Rahmet Vardır
Prof.Dr.Ata ATUN
İsrail’in ABD vesayeti
Prof. Dr. Burhanettin Can
Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-1: Geçmişe Takılıp Kalmayıp İleriye Bakma Zamanı
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Kur’an’da Kadın
Mustafa YILDIRIM
İçi boşaltılan kavramlar – 3: Müslümanlık
Burak KILLIOĞLU
Kudüs’e uzanan eller…
Şakir TARIM
Yenikapı’daki Kudüs Direnişi Unutulmaz
İsmail KILLIOĞLU
Çiftçi ve Toprak
İbrahim VELİ
Hak talep eden “sivil toplum”dur
Abdülkadir ÖZKAN
Alınan karar kâğıt üzerinde kalmamalı
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz