28 Sevval 1438 | 22 Temmuz 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
TERÖR KİMİN İŞİNE YARAR ?
13/01/2015 - 18:21
Mustafa GEÇER
"Şimdi Fransa’da 12 kişinin öldürülmesi dünyayı ayağa
kaldırırken, her gün teröre kurban giden onlarca Müslüman söz
konusu olunca sıradan olaymış gibi görülmesi, teröre karşı
tutumda da çifte standart ve samimiyetsizliği ortaya koymaktadır."
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v) karikatürlerini yayınlayan ve Müslümanların tepkisini çeken, Fransa'nın başkenti Paris'te mizah dergisi Charlie Hebdo'nun merkezine 07.01.2015 tarihinde silahlı kişilerce saldırıldı. En az 12 kişinin ölümüne neden olan saldırganlar kaçtı. 90 bin Fransız polisi operasyona başladı, sanıkların bir matbaada kıstırılıp öldürüldüğü duyuruldu.  Operasyonda görevlendirilen bir polis amiri intihar etti. Elbette kimsenin kimseyi haksız yere öldürme yaralama hakkı yoktur. Hele de masum insanlara karşı terör amaçlı eylemler asla tasvip edilemez, desteklenemez bir insanlık suçudur.
Olayın duyulması üzerine Fransa ve dünyanın çeşitli ülkelerinden, dininden, ırkından insanlar; 11.01.2015 tarihinde “Je suis Charlie” pankartları eşliğinde, terörü kınamak ve “pour la liberte” (özgürlük için) Paris Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya geldiler. Gazeteler, olaya en az tam sayfa ayırdılar. Tv’ler saatlerce, sabahlara kadar bu konuda program yaptılar, terörü kınadılar. Yöneticiler, basın mensupları, sanatçılar, bilim adamları v.s teröre karşı Fransa ile birlik olduklarını duyurmak için sıraya girdiler, tüm iletişim kanallarını kilitlediler. Birçoğu, Fransız sevgilerini, onlardan olduklarını da açığa vurma, tatmin etme fırsatını buldular. İnsanlık adına samimi duygularla hareket edenlere sözümüz olamaz. Aman ya Rabi bu ne duyarlılık!  Bu duyarlılığı takdir etmemek mümkün mü?
Bugüne kadar tanık olmadığımız bu ilgi nasıl izah edilebilir? Fransa sevgisi mi? Korkusu mu? Menfaat beklentisi mi? Gerçekten teröre karşı hassasiyet ve nefret mi? Yine de hüsnü-zan besleyerek insanlığın artık teröre karşı tek yürek olmaya başladığını ümit edelim.  Ancak bu kalabalığın çoğunluğunun samimi olmadığı inancındayım. İçlerinde elleri mazlum insanların, Müslümanların kanına bulaşmış temsilciler de aynı saftaydı.  Samimi olsalardı terörün yüzlerce, binlerce insanı katlettiği ülkelerde de bir araya gelip terörü kınar, mağdur ülke yöneticilerine “Yanınızdayız” tweet’leri atarlardı.  Terör, nerelerde, ne zaman, neden arttı? Kimlerin işine yarıyor? Kimlere zarar veriyor? Buna bir bakmak lazım. Bir kere terör Müslümanların ve diğer mazlum toplumların işine asla yaramıyor ve onların her şeyine zarar veriyor. Büyük ölçüde, Dünyayı işgale ve sömürmeye karar vermiş küresel güç denen odakların ve ülkelerin amaçlarına ve yaptıkları savaşları, katliamları meşru göstermek için istismar ediliyor ve malzeme olarak kullanılıyor. 
Bunu anlamak ve teröre karşı ülkelerin samimiyet testini yapmak için geçmiş son elli yıldaki gelişmelere bir göz atmak yeterlidir.
1945 I.Dünya Savaşı’ndan sonra, dünyadaki çatışmaların karşı cephesi sayılan SSCB Bloğunun dağılmasından sonra, dünya barışını bozan saldırgan düşman çökmüş, tehdit ve tehlike olmaktan çıkmıştı. Dünya ya barış gelecekti. Beklenti bu yöndeydi. Ne oldu? Barış geldi mi? Maalesef gelmedi.
Batı ve silah tacirleri düşmansız yaşayamazdı. Yeni bir düşman edinmeliydiler.
Arnold Joseph Toynbee 1940’larda, Batı düşüncesinin ortay koyduğu medeniyet ve ideolojilerin ömrünü tamamladığı ve etkisini yitirerek çökmeye başladığını, bunalıma sürüklenen ehli-namus insanların bunun yerine dini çözümlere yöneldiğini savunur. İslam’ın çağımızda yükselen tek din olması, bilinçaltında ve genlerinde İslam düşmanlığı barındıran çevreleri endişeye sevk etmeye başladı. Kurdukları sömürü düzeninin mutlak hâkimiyetine İslam’ı ve Müslümanları potansiyel tehdit ve düşman görmeye başladılar.
SSCB’nin Sosyalist düzeni insanlara refah sunamamış, tatmin etmemiş 75 yıl yaşayabilmiş ve yıkılmıştı ama kapitalist sömürü düzeni halen ayaktaydı ve ayakta kalarak kendisini kanıtlamıştı!  SSCB’nin dağılmasıyla birlikte, sosyalist ülkeler askeri ittifakı “Varşova Paktı” da çöktü. Hür ülkeleri komünizm tehlikesi ve saldırılarına karşı savunma amaçlı kurulmuş olan NATO’nun varlık sebebi de ortadan kalktı. 
Artık hür ülkelerin düşmanı ve NATO’nun varlık sebebi ortadan kalkmıştı. Ancak tüm dünyaya demokrasi, insan hakları ve özgürlük getirme(!) görevini üstlenen tek kutuplu dünyanın jandarmalığına soyunan, başta ABD küresel emperyalist ülkeler, rejimlerini dayatmak, küresel şirketlerine yeni pazarlar bulmak için NATO’nun varlığını devam ettirmek istediler.Sovyet bloğunun dağılması ile düşmansız kalan NATO’ya yeni bir düşman bulunmalıydı ki, işlev ve işlerlik kazandırılsın.
Nato’nun düşman konseptinde değişikliğe gidilmeli, yeniden yapılandırılmalıydı. Haçlı ve Siyonist güçler yeni düşmanı(!) tespit ettiler. Ve çok geçmeden düşmanı(!) ilan ettiler: İSLAM
1990’da İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher, İskoçya’daki NATO zirvesinde yeni düşmanın “İslam” olarak belirlendiğini açıkladı. NATO Genel Sekreteri  Willy Claes,  02 Şubat 1995’te: "Köktendincilik (Müslümanları kastediyor), en az komünizm kadar tehlikelidir. Lütfen bu tehlikeyi küçümsemeyin. NATO askeri ittifaktan daha fazla bir şeydir. Kendisini Kuzey Amerika ile Avrupa'yı birbirine bağlayan uygarlığın temel ilkelerini savunmaya adamıştır" diyordu.Geçmişteki haçlı savaşlarının çağdaş ve modern versiyonunu yürürlüğe koydular. Willy Claes, defalarca “komünizmin çöküşünün ardından en büyük tehdidin İslam” olduğunu ifade etti. Müslüman düşmanlığına yönelik açıklamalar, Batılı üst düzey yetkililerce bir çok kez dile getirildi. Batılı basının çoğu da buna destek verdi. İnsanlarda İslam korkusu (İslamofobi) ve Müslümanlara karşı nefret ve husumet tohumları ekilmeye başlandı. Böylece psikolojik altyapı ve dünya kamuoyu buna hazırlandı. 11 Eylül 2001 provokatif saldırılarının ardından düğmeye basıldı. 
ABD Başkanı George Bush: “Terörizme karşı haçlı seferi başlatıyoruz, bu savaş zaman alacaktır” diyordu. Önce terörü, arkasından kendi tabirleri ile “Haçlı Savaşı”nı başlattılar.
Neden Haçlı savaşı? Avenjelik, Neocon (Yeni Muhafazakarlar) ABD yöneticilerinin bu tabir bu çağda çok manidardır.
Haçlı savaşı; Hıristiyan dünyanın 11.yy. da Müslümanlara karşı başlattıkları savaştı.
ABD bu olayın arkasından Haçlı müttefiklerini yanına alarak Afganistan’ı ve Irak’ı işgal etti. 2011 yılının ortalarında Fransa Devlet Başkanı Sarkozy; “Libya’ya karşı NATO’nun kullanılması, bir” Haçlı  Savaşı”dır açıklamasında bulunuyordu. Rusya Başbakanı Vladimir Putin ve Fransa İçişleri Bakanı Claude Gueant da koalisyon güçlerinin Libya’ya yönelik operasyonunu “Haçlı Seferi” olarak niteliyorlardı.
Yahudi asıllı Amerikalı Samuel Huntington , 1993 yılında ABD'de Foreign Affairs dergisinde yayımladığı  “Medeniyetler Çatışması mı?”  başlıklı makalesiyle geleceğe ilişkin politikaları ve senaryoyu ortaya koydu. Huntington, bu makalenin genişletilmiş şekli olan “Medeniyetler Çatışması” (1996) adlı ile Türkçe’ye çevrilen eseri yazdı. Dünyanın her yerinde “medeniyetler çatışması” konuşulmaya başlandı.  Gündem oluşturuldu. Bu eserinde, son yüz yılı inançlar açısından incelemiş yorumlamıştır. Bu tespit her şeye rağmen, sürekli yükselen tek din’in İslam olduğunu ortaya koydu. Huntington bundan, ABD’nin ve Batı'nın bugünkü politikalarını yönlendiren sonuçlar çıkardı. Huntington, ABD ve Batılı yöneticilere; “Müslümanlar İslami kimliklerine yeniden dönüyorlar, İslam gelişiyor, buna seyirci mi kalacaksınız yoksa medeniyetinizi koruyup İslam’a karşı hakim mi kılacaksınız?” demek istiyordu.    Huntington, bu sonuçlara dayanarak  2020 ve 2050 yıllarında neler olabileceğini öngörmeye çalışıyor.  İslam, dünyada ve ABD'de en büyük din haline gelecek diyordu. 
Francis Fukuyama; 1952 doğumlu, Japon kökenli, ABD’li siyaset bilimcisi ve iktisatçı.
Fukuyama, “Tarihin Sonu ve Son Adam” (1992) kitabındaki savunduğu fikirlerde, “Tarihin Sonu”  tezine göre; Batı’nın adeta taptığı liberal ideoloji artık rakip tanımayan bir statü kazanmıştır. Tarih boyunca, liberalizme karşı en güçlü iki ideoloji, sosyalizm ve faşizm artık yıkılmıştır.  Bu durumu tarihin sonu ya da ideolojilerin sonu olarak adlandırmaktadır. Ona göre ekonomik alanda liberalizm, serbest piyasa ekonomisi, siyaset alanında batılı anlamda parlamenter demokrasi, kültürel ve hukuki alanda modern seküler laik hayat tarzı çokulusluluk artık vazgeçilmez insanlık değeri kılınmıştır. Bu esaslar insanlığın yeni amentüleri olup başka değerlere yer verilemez. Zamanla bu değişim ve uluslar arası standartlar; Batılı devletler, uluslararası kuruluşlar ve çokuluslu şirketler aracılığıyla hızla, dünyaya ve özellikle üçüncü dünya ülkelerinde hakim kılınacaktır. Direnenlerin tasfiye edilmesi sağlanacaktır. Fukuyama’ya göre insanlık ideal düzeni liberalizmde bulmuştur. Bu nedenle tarihin sonuna gelinmiştir. Artık sadece kapitalizm vardır ve ulusal kültürler erimeye başlamıştır. Fukuyama, farklı örgütlerde ve dergilerde görev yapmaktadır. 1990 sonrasının diğer siyaset bilimcilerinden biri olan Huntington’la birlikte bir süre Journal of Democracy dergisinin editörlüğünü yapmıştır.
CIA eski başkanlarından James Woolsey 21 Mayıs 2003 yılında Californiya Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada “Biz 22 ülke ile savaş halindeyiz” diyordu. 22 ülkenin Kuzey Kore hariç, 21’i islam ülkeleridir. Woolsey, Richard Perle, Paul Wolfovitz, Donald Rumsfeld gibi G.W.Bush yönetiminin dış politikada etkili şahinlerindendir. ABD’nin tek taraflı politikalarına Batılı ülkeler stratejik konuda değil, sadece taktik seviyede bazı itirazlarda bulunmuş, yapılan pazarlıklarla bu itirazlar da ortadan kaldırılmıştır. NATO, İstanbul Zirvesi’nde (28-29 Haziran 2004)Batı’nın çıkarlarına yönelik tehditlere dünyanın neresinden gelirse gelsin müdahale edebileceğini açıkladı. Avrupa merkezli savunma gücü olan İttifak’ın tehdit tanımlaması değişti. Zirve öncesi tahmin edildiği gibi NATO müdahale için temel unsur olarak “terörü “, “tehdit” gerekçesi sayarak NATO’yu “savunma gücü” olmaktan çıkarıp  “saldırı ya da müdahale gücü” ne dönüştürdü. Büyük Ortadoğu Projesi’nin yürütücüsü haline geldi.NATO, G-8 Zirvesi’nde tartışıldı. Ardından İrlanda’nın başkenti Dublin’de gerçekleştirilen AB-ABD zirvesinde pürüzler giderildi. ABD’nin Irak savaşına karşı çıkan Almanya ve Fransa’nın iştahını kabartacak bazı tavizler vermesi sonucu, pastanın paylaşımı konusunda anlaşma sağlandı.Dünyayı yeni çatışma ve gerilimlere sokacak döneme girildiği bir bildiriyle kamuoyuna açıklandı. Bunun üzerine Batı, Müslümanlığa ve Müslümanlara yönelik yeni bir strateji belirlemiştir. İngiltere başbakanı Tony Blair ile ABD başkanı George W. Bush bu politikaları birlikte yürütmüşlerdir.Saldırı ve işgaller için sıra gerekçe oluşturmaya gelmiştir.
SSCB’nin dağılması ile ortaya çıkan bazı Kafkas ülkelerinde, Balkanlarda ve Filistin’de Lübnan’da İsrail saldırılarına karşı meydana gelen milis güçlerince başlatılan kurtuluş ve bağımsızlık amaçlı mahalli çatışma ve mücadeleler, dünyayı tehdit eden kökten dinci terör eylemleri olarak dünya kamuoyuna enjekte edilmeye başlanmıştır. Buna ilaveten bazı örgütlerin eylemleri ve onlar adına yapılan CIA ve Mossad kaynaklı provokasyonlar sahnelenmeye başlanmış bu eylemlerle İslam terörizmle özdeşleştirilmeye çalışılmıştır.  Bu bir ölçüde başarılmıştır.
İşgalci müstekbirlere dünya kamuoyunda haklı gerekçe ve işgallerine meşruiyet kazandıracak tüm oyunlar tezgâhlanarak, İslam’a karşı bir nefret ve korku oluşturularak işgaller ve dünya üzerinde yeniden sömürü ve hakimiyet kurulmaya başlanmıştır.
Olayların tezgâhlanması, terör hadiseleri süsü verilmiş provokasyonların yapılması ve yaptırılması, kurgulu ve maksatlı haberlerin, görüntülerin yayılması, iletişim teknolojilerinin son derece geliştiği zamanımızda emperyalist güçler için zor şeyler değildir. Bu vesile ile tüm İslam düşmanlarının ekmeğine de yağ sürülmüştür. İslam ülkelerinin işgali, yüzbinlerce masum insanın, “insanlığı terörden kurtarma” yalanı ile katledilmesi, özgürlük, hukuk, demokrasi nağraları atanlarca olaylar gerçek yüzü ile haber bile yapılmamıştır. 1945 ABD’nin Japonya’da şehirlere attığı Atom bombası ile yüzbinlerce sivili buharlaştırarak yok etmesi, Orta Amerika cinayetleri, kendi örgütlediği Taliban ve El Kaide’den kurtarmak  bahanesiyle Afganistan’ı işgal ve yüzbinlerce  masum sivil Müslüman’ı genç ihtiyar, kadın çocuk demeden katletmesi, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki sivil halka karşı katliamları, kitle imha silahı var diye Irak’ı işgal etmesi, milyonun üstünde sivil Müslümanı hunharca yok etmesi, her türlü zulmü yapması, ABD’li “Black Water” timlerinin Peşaver’de cami bombalayarak onlarca Müslümanı katledip “eylemi Taliban üslendi” yalan haberi karşısında, İnsan hakları savunucuları, demokratlar, yeşiller, hukuk  ve adalet diyen batılı çevreler ve İslam ülkelerindeki uzantıları ve işbirlikçi  yönetimlerden hiç ses çıkmamış ancak bu olaylar işgalcilerin gerçek yüzlerini ortaya koymuştur. 22 Temmuz 2011'de Norveç'te, Başkent Oslo'da Başbakanlık binasında bir patlama meydana gelmiş, tatil adası olarak bilinen Ütoya'da da halkın üzerine ateş açılmıştı. İki saat arayla gerçekleşen saldırılarda toplam 77 kişi ölmüş, 242 kişi de yaralanmıştı. Olayın bir terör saldırısı olduğu ortaya çıkınca kuşkular önce Müslümanların üzerine yoğunlaşmış, ancak gerçek fail saldırının gerçekleştiği günün akşamı yakalanınca olayın boyutu tamamen değişmişti. Bu kez fail, İslamcılardan değil, bilakis İslam düşmanlarının arasından biriydi. Norveç'teki kanlı saldırının faili Anders Behring Breivik, olayda kullandığı silahlarla birlikte ele geçirildiğinde, hiç tereddüt etmeden saldırıyı gerçekleştirdiğini itiraf etti. Tatbikatta sinsi planını nasıl uyguladığını dakikası dakikasına gösterdi. Ancak hiç bir zaman suçlu olduğunu kabul etmedi. Kendisini yargılayan mahkemede Nazi selamı vererek, "Avrupa'yı çok kültürlülükten temizlemek" amacıyla eylemi gerçekleştirdiğini anlattı. İslam'ın ne denli büyük bir tehlike olduğuna dikkat çekmek için sosyal demokrat partinin gençler için düzenlediği etkinliği kan gölüne çevirdiğini soğukkanlılıkla itiraf etti. Norveç yasalarına göre en ağır ceza olan 21 yıl mahkumiyet kararı yüzüne okunduğunda ise, "Çok kültürlülüğü destekleyen Norveç hükümetinin mahkemesini tanımayacağını" söyledi.
Saldırıyı yapan bir Hıristiyan olduğu için bu olay sıradan bir olaymış gibi medyada çok fazla yer almadı.” Hıristiyani terör” denmedi. Denmemesi de gerekir. Bunu yapan Müslüman isimli biri olsaydı “İslami terör” yaygaraları göklere çıkar, dünyayı terörden temizleme iddiasında olanlar herhalde o kişinin ülkesini işgal edip milyonlarca masum insanı katletmekten çekinmezlerdi. Kim olursa olsun  masum insanların öldürülmesi kabul edilemez. Bu gerek kişisel terör gerekse devlet terörü olsun kabulü mümkün değildir. Kınanmalı ve failleri cezalandırılmalıdır. Ancak terörü kınamada dahi orantısız gürültü çıkarılması, çifte standartlılık, kabul edilemez. Müslüman öldürülürse sıradan bir olay, Batılı öldürülürse, dünyayı terör tehdit ediyor. Adı Müslüman adı olan teröristlerin yaptığı eylemler onların şahsı ile sınırlı tutulmuyor bu olay o şahsın dinine karşı suçlama ve nefret aracı olarak kullanılıyorsa bu durum insanlıkla bağdaşamaz.
Şimdi Fransa’da 12 kişinin öldürülmesi dünyayı ayağa kaldırırken her gün teröre kurban giden onlarca Müslüman söz konusu olunca sıradan olaymış gibi görülmesi teröre karşı tutumda da çifte standart ve samimiyetsizliği ortaya koymaktadır. Terör kimlerin işine geliyor? Sorusuna bugün herkes cevap bulabilir. Terörü, dünyayı, özellikle İslam ülkelerini yeniden sömürgeleştirme amaçları için eylemlerini meşru gösterme aracı, İslam’ı nefret edilen bir din haline getirme aracı olarak kullanmak isteyen küresel güçlerin işine gelmektedir. Bunun için bu terör hareketlerinin artması sağlamak için her türlü alt yapı hazırlanıyor. İnsanların ülkelerine, namuslarına, kutsallarına her yoldan saldırı yapılarak, tahrik olan bazı insan ve örgütler de terörize ediliyor. Ülkelerin kaynaklarını sömürmek için dünyayı terör üreten bataklık haline getirenler sebepleri gayet iyi biliyorlar. İşlerine böyle geldiği için bu süreci devam ettiriyorlar. Terörü üreten bataklık kurutulmadan sebepleri  ve kaynakları yok etmeden terör bitirilemez. Bu görev terörü araç ve taşeron olarak kullanan emperyalist güçlere düşer.
Terörün doğru tanımlanması ve samimiyetle etkin tedbirlerin alınması bir insanlık borcudur. 
YORUMLAR
SADIK KAMÇI 15-01-2015, 08:09:57
FRANSA'DAKİ SALDIRILAR SİYONİZMİN İŞİNE YARAR MÜSLÜMANLARIN ALEYHİNEDİR.DÜNYANIN YAŞADIĞI AKIL TUTULMASINI MAALESEF MÜSLÜMANLARDA YAŞIYOR.KATİL NETANYAHU ÖZGÜRLÜKLER İÇİN FRANSADA YÜRÜYÜŞE KATILIYOR.BAŞBAKANIMI DAVUTOĞLU İLE AYNI SAFTA...YA RABBİ AKLIMIZA MUKAYYET OL..
 
mehmet açıkgöz 20-01-2015, 09:22:57
TERÖR ŞU ZAMAN DİLİMİNDE PARALEL YAPININ İŞİNE YARAR.DIŞ MİHRAKLARIN İŞİNE YARAR.ÜLKEYİ BÖLMEK İSTEYEN İTTİFAK MERKEZLERİNİN İŞİNE YARAR.KISACASI SİYONİZMİN İŞİNE YARAR.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
14/02/2017 - 14:47 TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
23/12/2016 - 12:03 ÜLKEMİZİN ÜYE YAPILDIĞI BÖLGESEL VE ULUSLARARASI KURULUŞLARLA İLİŞKİLERİ…
14/11/2016 - 13:59 KASABINA AŞIK KOYUN
24/10/2016 - 15:41 MUSUL HAREKÂTININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
11/10/2016 - 18:11 KANDİL’E YAĞI KİM KOYUYOR ?
29/09/2016 - 11:37 EĞİTİM VE TERSİNE DEVŞİRME
05/09/2016 - 17:52 III.BİNYIL HAÇLI SAAVAŞLARI
15/08/2016 - 10:31 BAŞIMIZA GELENLER
03/08/2016 - 15:56 15 TEMMUZ DARBE SONRASI
19/07/2016 - 16:50 15 TEMMUZ 2016 DARBE TEŞEBBÜSÜ
04/07/2016 - 13:04 İLERİ GİDİŞ Mİ GERİ DÖNÜŞ MÜ?
11/06/2016 - 10:43 DOST ZANNEDİLENLERDEN YENEN KAZIKLAR !
27/05/2016 - 18:00 IŞİD’İN SON KULLANMA TARİHİ BİTTİ Mİ?
16/05/2016 - 16:29 LAİKLİK NE İŞE YARAR? -II-
10/05/2016 - 10:50 LAİKLİK NEDİR NE İŞE YARAR ? -I-
25/04/2016 - 21:04 BATI DUYARLILIĞI
08/04/2016 - 09:30 NEREYE GİDİYORUZ ?
29/03/2016 - 11:10 KONSOLOS EFENDİLERİN ADALET HASSASİYETİ
14/03/2016 - 17:31 NESLİMİZ PAGANİZM TEHDİDİ ALTINDA
26/02/2016 - 11:29 TRİBÜNDE SEYİRCİ OLMAK
16/02/2016 - 16:39 ANAYASA TARTIŞMASI -2
02/02/2016 - 19:30 ANAYASA TARTIŞMASI -1
15/01/2016 - 23:09 TÜRKİYE’DE TERÖRÜN KAYNAĞI
05/01/2016 - 11:39 MUSUL SORUNU
30/12/2015 - 14:19 KANAL İSTANBUL RANTI
21/12/2015 - 15:11 AKP İKTİDARLARI’NIN İSRAİL İLİŞKİLERİ
14/12/2015 - 10:12 IRAK BİZE IRAK DEĞİL
02/12/2015 - 12:17 BÖLGEMİZDE SON GELİŞMELER
23/11/2015 - 10:56 RUSYA’NIN IŞİD HEVESİ
14/11/2015 - 10:28 SİLAHLAR MÜSLÜMANLAR ÜZERİNDE DENENİYOR
27/10/2015 - 17:06 DEVLET EL DEĞİŞTİRİYOR...
18/10/2015 - 17:00 KAMPLAŞMA KİMLERİN İŞİNE YARAR ?
04/10/2015 - 20:15 TERÖRE KARŞI KÜRESEL İŞBİRLİĞİ
21/09/2015 - 12:44 YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE
10/09/2015 - 12:37 YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE
31/08/2015 - 18:25 ÇÖZÜM SÜRECİ OYALANMASI VE ÇÖZÜM
21/08/2015 - 11:55 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE TERÖR
08/08/2015 - 13:22 CHP VE TERÖR
13/07/2015 - 03:55 İSLAM COĞRAFYASI VE TÜRKİYE'DE KİMLİK İNŞAASI
05/07/2015 - 22:43 BÖLGEDE SUÇLU TÜRKİYE Mİ?
29/06/2015 - 00:49 HİÇ BİRİ TEMİZLİKTEN SÖZ EDEMEZ!
23/06/2015 - 11:20 HAÇLI SAVAŞLARI SÜRÜYOR…
15/06/2015 - 11:27 UFUKTA ERKEN SEÇİM VAR
09/06/2015 - 10:05 7 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİ
01/06/2015 - 13:05 EY MİLLET UYAN-2
25/05/2015 - 14:01 EY MİLLET UYAN, İYİ YÖNETİLMİYORUZ-1
12/05/2015 - 14:49 7 HAZİRANDA YİNE SEÇİM VAR
05/05/2015 - 11:56 TARİHE GEÇMİŞ KATLİAM VE SOYKIRIMLAR -2 (Kızılderili Soykırımı)
30/04/2015 - 10:41 Tarihe Geçmiş Katliam Ve Soykırımlar (Endülüs Soykırımı)
15/04/2015 - 11:29 DÜNYADA SOYKIRIM MUCİTLERİ
07/04/2015 - 15:29 FAİL, ÜST AKIL İSE SİZ NE AKILSINIZ?
01/04/2015 - 12:57 BU NE REZİLLİK, NE KEPAZELİK, NE MÜTTEHEMLİK?
25/03/2015 - 14:54 TEPEDE YETKİ KAVGASI MI?
12/03/2015 - 11:20 EKONOMİ CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİRŞEY YOK
04/03/2015 - 10:55 ERBAKAN'I ANLAMAK...
24/02/2015 - 11:15 BU CADDE ÇIKMAZ SOKAK!
10/02/2015 - 09:50 TÜRKİYE HANGİ ZEMİN ÜZERİNDE YÜKSELECEK?
02/02/2015 - 16:21 YÖNETMEK YA DA YÖNETİLMEK
27/01/2015 - 11:02 İSLAM ÜLKELERİ BARIŞ GÜCÜ ACİLEN KURULMALIDIR
20/01/2015 - 15:40 BLACKWATER TERÖR ÖRGÜTÜ
13/01/2015 - 18:21 TERÖR KİMİN İŞİNE YARAR ?
07/01/2015 - 11:37 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VII
01/01/2015 - 12:08 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VI
22/12/2014 - 21:25 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-V
16/12/2014 - 10:27 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-IV
09/12/2014 - 17:15 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-III
02/12/2014 - 11:45 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-II
25/11/2014 - 11:43 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-1
13/11/2014 - 16:13 YENİ DÜNYA DÜZENİ VE MESCİD-İ AKSA
04/11/2014 - 13:20 KAMU DÜZENİ
28/10/2014 - 14:50 KULLUK SÖZLEŞMESİ
16/10/2014 - 11:30 KAMU MALLARININ SATIŞI
07/10/2014 - 23:45 KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN!
29/09/2014 - 16:45 IŞİD SAVAŞI VE TÜRKİYE’NİN DURUŞU
21/09/2014 - 23:48 IŞİD ÜZERİNDEN TÜRKİYE'NİN BAŞINA ÇORAP ÖRÜLMEK İSTENİYOR
09/09/2014 - 09:30 BÜTÜN BUNLARI IŞİD Mİ YAPIYOR?
19/08/2014 - 16:15 BU DÜZENİN ÜRETTİĞİ İNSAN YAPISI
12/08/2014 - 10:20 ÇAN KAYA!
28/07/2014 - 00:04 HANİ BAHAR GELMİŞTİ?
20/07/2014 - 20:27 GAZZE'DE KATLİAM SÜRÜYOR
10/07/2014 - 19:23 İSLAM ÜLKELERİNİN YÖNETİCİLERİ NE YAPAR?
02/07/2014 - 15:45 NEREDEN NEREYE ?
24/06/2014 - 13:59 FİTNE ATEŞİ
07/06/2014 - 16:08 DEMOKRASİ, DİKTATÖRLERİN MEŞRUİYET ARACI MI ?
30/05/2014 - 18:20 23. ULUSLARARASI MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR BİRLİĞİ TOPLANTISI
21/05/2014 - 10:15 BİR MUSİBET Mİ, BİN NASİHAT MI?
12/05/2014 - 01:32 BİRLİK VE BERABERLİK
08/05/2014 - 11:18 10.YIL DA TV5
28/04/2014 - 10:28 SEÇİM KAVGASI
22/04/2014 - 10:54 MEDYA ÇILGINLIĞI
14/04/2014 - 13:00 DEMOKRASİNİN BEDELİ
07/04/2014 - 01:30 ÇARLIK RUSYASI YENİDEN
01/04/2014 - 09:55 KOKPİTTE OTURANLAR
24/03/2014 - 10:31 SİYASİ TERCİH VE SORUMLULUK
17/03/2014 - 11:00 DEĞİŞİMİN CAZİBESİ
10/03/2014 - 10:00 SİYASİ CİNNET HALİ
02/03/2014 - 23.55 FİİLİ İŞGALLER YENİDEN BAŞLADI
24/02/2014 - 11:30 ÜÇÜNCÜ VEFAT YILINDA ERBAKANI ANLAMAK
17/02/2014 - 08:10 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-3
10/02/2014 - 11:00 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-2
01/02/2014 - 17:30 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-1
26/01/2014 - 23:45 17 ARALIK DIŞ ODAKLAR VE OYUNCULAR
17/01/2014 - 12:15 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-2
09/01/2014 - 13:00 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-1
31/12/2013 - 12:00 BU İŞ HÜKÜMETİ VE CEMAATİ AŞAR!
23/12/2013 - 13:00 AB MACERASI:GÖNÜLLÜ ESARET-5
16/12/2013 - 15:47 AB MACERASI-GÖNÜLLÜ ESARET-4
05/12/2013 - 16:00 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-3 BÖLÜM
23/11/2013 - 15:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET- 2
15/11/2013 - 20:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-1
29/10/2013 - 13:39 TEFECİLİK MEDENİYETİ!
14/10/2013 - 13:22 TOPLUMSAL SORUNLARIMIZ VE ÇÖZÜM REFERANSLARI
05/10/2013 - 14:49 28 ŞUBAT SANIKLARI VE MAĞDURLARI
26/09/2013 - 16:25 DEMOKRASİNİN NAMUSU
27/08/2013 - 13:00 KATİLDEN HİMMET BEKLEMEK
18/08/2013 - 15:11 GÜÇ BENDE O HALDE HAKLIYIM
03/08/2013 - 07:49 DİN SAVAŞLARI
23/07/2013 - 09:20 ÖRTÜLÜ İŞGAL
12/07/2013 - 15:40 MISIR VE DEMOKRASİ
03/07/2013 - 20:21 MURSİ DİRENMELİDİR !
24/06/2013 - 18:56 BÖLGE BARIŞI GÜÇLÜ TÜRKİYEDEN GEÇER
13/06/2013 - 19:26 CAMİ VERGİSİ
04/06/2013 - 20:24 HOŞAFIN YAĞI KESİLDİ!
23/05/2013 - 15:34 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE AYRIMCILIK
10/05/2013 - 16:51 ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE İSRAİL
30/04/2013 - 19:29 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-2
24/04/2013 - 18:25 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-1
09/04/2013 - 17:54 KAN DAVASI -2
30/03/2013 - 22:14 KAN DAVASI-1
20/03/2013 - 22:54 SERBEST TİCARET ANTLAŞMALARI (LAISSEZ FAIRE-LAISSEZ PASSER)
10/03/2013 - 18:29 YENİDEN RANT EKONOMİSİNE DÖNÜŞ
01/03/2013 - 15:26 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -3
25/02/2013 - 17:33 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -2-
20/02/2013 - 12:05 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -1-
12/02/2013 - 12:14 MEDENİYET SORUNU
30/01/2013 - 15:36 HABABAM SINIFI
15/01/2013 - 16:20 YENİDEN İŞGAL VE SÖMÜRGECİLİK
10/01/2013 - 14:30 GÜÇLÜ OLAN HAYATTA KALIR
01/01/2013 - 15:22 KENDİSİ RUS MOTORU AMERİKAN ÜRETİMİ TÜRK
20/12/2012 - 17:26 YILBAŞI NOEL MİLLİ PİYANGO
09/12/2012 - 20:17 Cumhuriyetin Kazanımları!
26/11/2012 - 14:33 Küresel Güç Dengeleri Değişiyor
15/11/2012 - 15:40 İslam Ülkelerinin Kurduğu Teşekküller Neden Etkin Değil?
06/11/2012 - 16:41 Müslüman Duyarlılığı
23/10/2012 - 00,11 Kurban Bayramı Mübarek Olsun
17/10/2012 - 17:53 İçki Reklamları ve Anayasa
09/10/2012 - 23:24 Suriye'ye Müdahale Kimin İşine Yarar?
01/10/2012 - 17:33 Görünen İran
19/09/2012 - 00:01 Müslümanın Talep Ve Beklentileri
11/09/2012 - 19:43 Türkiyenin Borç Faizi ve Yabancılara Toprak Satışı
28/08/2012 - 16:06 DÜNYA PETROLLERİNİ SÖMÜRENLER
23/08/2012 - 00:44 PKK'NIN İDEOLOJİK KİMLİĞİ
14/08/2012 - 12:18 Nizam İthalatı
04/08/2012 - 14:55 Küresel Bataklık
25/07/2012 - 13:00 Sahibinden Satılık Partiler 2
20/07/2012 - 14:43 Sahibinden Satılık Partiler 1
09/07/2012 - 08:55 Taksim Meydanının Silüeti
02/07/2012 - 09:30 Milleti Aptal Yerine Koymayın
25/06/2012 - 17:15 TÜRKİYE BÖLGEDE YALNIZLIĞA SÜRÜKLENİYOR
18/06/2012 - 17:15 Anayasa mı ? Babayasa mı ?
11/06/2012 - 10:46 ALKOL, EŞCİNSELLİK, FUHUŞ VE KÜRTAJ
05/06/2012 - 13:45 Büyük Ortadoğu Projesi'nde Türkiye'nin Rolü
29/05/2012 - 11:45 Saf Tutmak
21/05/2012 - 10:00 Dünya'da ve Türkiye'de Neo Kapitalizm-2
14/05/2012 - 17:33 Dünya'da ve Türkiye'de Neo-Kapitalizm 1
08/05/2012 - 13:28 Nerede Duruyoruz ?
28/04/2012 - 12:37 Kalkınmamızın Ayak Bağları
 
20 Temmuz yeniden doğuştur
Adalet Bakanı Bozdağ'dan 'tek tip kıyafet' açıklaması
Allah’a şükür salâlar galip geldi
Darbenin üssüne yürüyoruz
Karamollaoğlu: Akla ziyan bir tutuklama
Suudi Arabistan'dan Katar açıklaması
Avusturya'dan Zeybekci'ye giriş yasağı
Başbakan Yıldırım: 'Sağlık olsun Türkiye Kıbrıs için elinden geleni yaptı'
BBP'den Adalet Yürüyüşü mitingi kararı
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
SGK ve 15 Temmuz gazilerinin hakları
Atilla MEHDİGİL
Kral çıplaak! Kral çıplaak! Kral çıplaak!
Mustafa KAYA
Şimdi Daha da Dikkatli Olma Zamanı
Hayati OTYAKMAZ
"Erkekler gibi savaşamadın, bari oturup kadınlar gibi ağla"
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Ekrem ŞAMA
15 Temmuz programları
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Ah köylüm vah köylüm
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
En Kârlı Ticaret
Ali Haydar HAKSAL
İnsanın Tükendiği Zamanlar
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Batı Cephesi”ndeEvanjelik Çatlamalar!
Zeki CEYHAN
Kabinede yenilik!
Mevlüt ÖZCAN
Sihir ve büyü helak eder
Mahmut TOPTAŞ
Şeytana cennetin yolu sorulmaz
Prof.Dr.Ata ATUN
Anastasiadis’in politik iflası
Prof. Dr. Burhanettin Can
İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Fitneler ve darbeler
Mustafa YILDIRIM
Yaş yetmiş hâlâ emekli olamamış
Burak KILLIOĞLU
Pişkin…
Şakir TARIM
Kudüs ve Filistin için ümitler yeşerdi
İsmail KILLIOĞLU
İnsana bakmak
İbrahim VELİ
Saadet similasyonu
Abdülkadir ÖZKAN
Terör örgütlerinin arkasındakileri bilmeyen kalmadı
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz