3 Sevval 1438 | 27 Haziran 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VI
01/01/2015 - 12:08
Mustafa GEÇER
"Cumhuriyet rejiminin etnik ayrım yapmadan tüm Müslüman
vatandaşların yanı sıra Kürt kökenli vatandaşlara yaptığı birtakım
yanlışlıklara ve haksızlıklara rağmen barış içinde beraber
yaşama iradesini korumuşlardır. Bunu sağlayan en önemli
unsur "İslam Kardeşliği" inancı olmuştur."
6-Cumhuriyet Dönemi:(1)
Müslüman topluluklar arasında, barış, kardeşlik ve beraberliği sağlayan en önemli unsur İslam inancıdır. Yüce dinimiz İslam, bizleri kardeş yapmıştır. Müslümanın Müslümana kanını haram kılmıştır. Yüce rabbimiz Kur’an-I Kerimde buyurur ki; -meâlen-”Hani biz meleklere ve cinlere; Adem’e secde edin demiştik, İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kâfirlerden oldu.(2/34) “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat/56) O, ruhlarımızı yarattı ve : "Elestü bi rabbiküm?” (Ben sizin Rabbiniz değil miyim?) buyurduğu vakit, “Bela” (evet) ”Pekala Rabbimizsin şahidiz” dedik. (7/172)
Allah (c.c) nasıl kulluk yapılacağı hususunda ilahi nizamını kurdu ve insanlara bildirdi. Şeytan boş durmadı, dünyaya insanlara hep şunu bağırdı; “Haydi ilahi düzeni yıkın ve kendi düzeninizi kurun!” İnsanlar şeytana uydular ve ilahi düzeni yıkarak kendi düzenlerini kurdular. Bu düzenin çağımızdaki adı; Yeni Dünya Düzeni (Novus Ordo Seclorum)dir. İlahi olanı barındırmayan, her şeyin dünyadan ibaret olduğuna inanan, dünyadan öte bir hayata inanmayan, seküler düzenin tekrar pratiğe geçmesi 1789 Fransız İhtilali ile oldu. Burjuva sınıfının egemen olduğu, güç ve çıkara dayalı, ilahi olan her şeyden arındırılmış, demokratik, laik, liberal kapitalist beşeri düzen. Bu dönüşüm batıda gelişen yeni seküler fikirlerle, teknoloji ve sanayileşmenin ortaya koyduğu güç ve zenginlikle desteklenerek çekici hale geldi. İnsanı ilahlaştıran, insanların artık haşa, Allah’a ihtiyacı kalmadığı, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, milletin kendi meselelerini akıl ve bilimle çözebileceği inanç ve algısı hakim kılındı. İnsanlığın amentüsü değişti. Tüm dünyada bu dönüşüm başladı. 300 yıllık uygulama sonucu İnsanlığın varoluşundan bu yana görmediği savaş, ayrışma, bölünme, katliam, sömürü, doyumsuzluk, güçlünün haklı çıkarıldığı, zulüm gibi çağımızın bütün sorunları böyle başladı. Osmanlının son zamanlarında, Batının teknolojilerini ve pozitif bilimlerini ülkeye getirsin diye çoğunluğu devlet Bursu ile Batıya eğitim için gönderilen Osmanlı öğrencileri de Batıdaki düşünce akımlarından etkilenip etnik milliyetçilik akımlarına kapıldılar. Jön Türklerle beraber Jön Ermeniler, Jön Araplar, Jön Kürtler de sahneye çıktı. Ulusal devlet düşüncesine takıldılar. Bu sıralarda Kürt kesiminde de ulusalcı kıpırdanmalar başladı. Artık onlarda da, halk tabanında olmamakla beraber elit kesimde din kardeşliği etkisini yavaş yavaş yitirmeye başladı. Osmanlının son zamanlarında, Cumhuriyetin ilk zamanlarında bir takım ulusalcı anlayışa dayalı “Kürdistan teali cemiyeti” gibi cemiyetler kurulmaya başlandı. Bu yapılanmalarda bölgede emelleri bulunan dış güçlerin de, özellikle İngilizler, Fransızlar, Rus ve Amerikalıların da rolü ve desteği göz ardı edilemez. İngilizler 19.yy başlarından itibaren emperyalist stratejilerinin öncü keşif kolu niteliğindeki şarkiyatçılar(oryantalistler), çoğunluğu 1660 yılında kurulan “Coğrafya Cemiyeti” (The Royal Society of London fort he Improvement of Natural Knowledge)  ve 1830 yılında Büyük Britanya ve İrlanda kralı IV. William Henry tarafından kurulan “Kraliyet Coğrafya cemiyeti” (Royal Geographical Society) üyeleri olup, bu kurumlarca finanse edilerek İngilizlerin sömürgeleştireceği bölgelere değişik görevlerle ve adlarla geziler düzenleyip  coğrafyada ekonomik, sosyal, etnik, kültürel ve dini incelemelerde bulunup her türlü bilgiyi toplayıp raporlarını ilgili yerlere ulaştırmışlardır. İngilizler Osmanlıyı parçalama ve bölgeyi işgalde, sömürü ve soygunda bu bilgilerden azami ölçüde yararlanmıştır. Osmanlı ülkesinde birçok misyoner okulları açılarak halkın etkili eşraf kesimimin çocukları bu okullarda İslam’a ve Osmanlıya karşı fikirlerle donatılıp ülke yönetiminde önemli noktalara ve karar organlarına girdiler.  Bu inanç ve anlayış Osmanlı üst kimliğini oluşturan, onu bir arada tutan İslam ortak kimliğini ikinci plana iterek ulusalcılığı, etnik kimliği ön plana aldı. Böylece Osmanlının dağılmasının önemli bir sebebi oldu. Önceleri gayrimüslim toplumlar, arkasından Müslüman toplumlar da bu rüzgara kapılarak, kardeş kavgaları çıkartılarak etnik kökenlerinin peşine düşüp ayrılmaya başladılar. I.Dünya savaşı sonunda ittifak devletleri mağlup oldu, bu cephede yer alan Osmanlı İmparatorluğu da mağlup sayıldı. 10 Ağustos 1920 tarihinde İtilaf devletleri ila yapılan “Sevr Antlaşması” ile Osmanlı parçalandı ve yıkıldı.  Böylece en önemli “İslam Birliği” çatısı çöktü. Bundan emperyalistler azami menfaat sağlarken Müslümanlar büyük zarar gördüler, sömürgeleştiler.
Osmanlının yıkıntısı üzerinde, Batılı emperyalistlerin güdümünde onlarca ulusal devlet kurulmaya başlandı. Orta Doğu’da hakimiyet kurmak isteyen İngilizler, farklılıkları kaşıyarak, bölüp parçalayarak, sorunlar üreterek, ürettiği sorunları çözüyor görünerek, kalıcılıklarını, sömürülerini sürdürmeyi temel politika edinmişlerdir. Arapları Arap milliyetçiliği altında ayaklandıran ve arkasına takan İngilizler, Lawrence’in başarısını tekrarlamak üzere Kürtler için 1912’de Binbaşı Noel’i bölgeye göndermişlerdir. Dış güçlerin ve yerli işbirlikçileri taşeronlarının Türk-Kürt kardeşliği yerine  Kürt-Ermeni kardeşliği inşa etmeye, onları eylem birliğine sokmak için ne kadar çok çaba harcadıklarına tarih tanıklık etmiştir. Ancak bu çabalar üst elit seviyede cereyan edip halk tabanında kabul görmemiş makes bulmamıştır. Özellikle Sünni Müslüman Kürt halkı her şeye rağmen İslam’a ve Osmanlıya bağlılıklarını sürdürmüşlerdir.
Osmanlı coğrafyasını paylaşan Batılı emperyalist devletler 1919’dan itibaren Anadolu topraklarını da işgale ve Müslüman halkı katliama başladılar. Kurtuluş savaşı başladı. Savaş sonunda işgalciler ülkeden atıldı. Batı düşüncesine dayalı rejim ve devlet modeli esas alınarak 29 Ekim 1923 tarihinde; Demokratik, Laik, sosyal bir hukuk devleti olarak, Ulusal Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, iktidar sahipleri ve yöneticileri Batıdan iktibas ettikleri kanunlarla, toplumun ekonomik, sosyal, siyasi ve hukuki düzenini kısmen dahi olsa din (İslam) kurallarına benzetme ve uydurmayı yasaklayan, İslam dışı bir laik yapıyı hakim kılmaya ve bu yapıya uygun yeni bir kimlik ve ulus inşa etmeye başladılar. Müslüman halkın uğruna yaşadığı ve ölümü göze aldığı İslam inancını toplumsal hayatın her alanından silmeye, milletin geçmişle ilişkisini kesmeye yönelik tepeden inme devrimler yapıldı.  Yapılanların İslam’a uygunluğ(!) İslami referanslarla halka izah edilmeye çalışıldı. Eğitimde, 3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan Tevhid-i Tedrisat kanunu ile İslami eğitim yasaklandı. İslami hassasiyeti olanlar, direnenler veya İslami potansiyel olanlar, rejim için  “iç tehdit” kabul edilerek tasfiye edildiler. Bu zorla dayatma ve uygulamalar halkta tedirginlik oluşturdu. Devletle halkın arasını açtı. Yer yer ulusalcı mahiyet taşımayan mahalli ayaklanmalar meydana geldi. Bu ayaklanmalar şiddetle bastırıldı, başındakiler idam edildiler. Bu sıralarda Kürtlerde de ayaklanmaların olduğunu görüyoruz. Bunların kısmen ulusal boyut taşıyan en önemlileri:
Milli Aşireti Ayaklanması:
Urfa’da yaşayan bu aşiret, Güneydoğu Anadolu’da Fransa, İngiltere ve Ermeni faaliyetlerinin artması, bölgede yaşayan Kürt aşiretlerini de kışkırtmaları sonucunda Milli Aşireti de ayaklanmıştır. Aşiret liderlerinden Mahmut, İsmail, Halil ve diğer şahıslar Fransız ve İngilizlerle temasa geçerek Siirt’ten Dersim’e kadar olan bölgeyi idareleri altına almak için harekete geçtiler. Milli Aşireti’nin ayaklanmasının bastırılması için 13. Kolordu görevlendirildi. 18 Haziran 1920’de asilerle çarpışma başladı. Viranşehir bölgesine kadar saldıran asilere nasihat heyetleri gönderilmiş ise de olumlu bir netice alınamadı. Fransız işgali altındaki bölgeden aldıkları üç bin atlı ve develi bin kadar piyadeden ibaret bir kuvvetle 25 Ağustos 1920’de Viranşehir asiler tarafından işgal edildi.
İsyanı bastırmak için 13. Kolordudan Beşinci Tümen görevlendirildi. Devlete bağlı vatansever aşiretlerin de desteği ile isyancılar yenilerek güneye çöl tarafına, Fransa’nın işgalindeki (Suriye) kaçtılar.
Koçgiri İsyanı:
1921 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti'ne karşı Kürt, zaza, alevi kızılbaş aşiretlerinin içinde bulunduğu şimdiki Sivas çevresinde çıkan bir isyandır. Koçgiri aşireti reisi Alişan Bey ile kardeşi Haydar Bey ve Gülağaoğullarından Mehmed İzzet, Naki, Hasan Askeri, Kazım ve Alişir yönetmiştir. Kürdistan Teali Cemiyeti Alişan Bey'i Dersim'e göndererek örgütün kurulmasını istemiş ve Alişan Bey, Baytar Nuri ile birlikte örgütü kurmuştur. 1920 başlarında Baytar Nuri, İngilizlerin destek ve kışkırtması ile Yellice nahiyesinde Hüseyin Abdal tekkesinde Cangaben ve Kurmeşan gibi aşiretlerin reisleriyle birlikte toplantı düzenleyerek Sevr Antlaşması'nın uygulanmasını ve Diyarbakır, Van, Bitlis, Elazığ, Dersim ve Koçkiri'den oluşan bağımsız Kürt devleti kurmasını kararlaştırmıştır. Oysa İngilizler I.Dünya savaşından sonra tüm Orta Doğu’da kurulan devletlerin sınırlarını kendilerinin çizmiş olmasına rağmen Kürt nüfusu dört ülke sınırları içinde bırakacak bir sınır çizmişlerdir. Yalancı kurtarıcı rolünde toplumları sömürü ve istila amaçlarına alet etmişlerdir. İsyancılar Temmuz ayında Zara'nın Çulfa Ali karakoluna ve Şadan aşiret reisi Paşo’da Refahiye'ye saldırmışlardır. Türkiye Büyük Meclis Hükûmeti Koçgiri aşireti reisi Alişan Bey'i Refahiye kaymakam vekilliğine, kardeşi Haydar Bey'i de İmraniye bucak müdürlüğüne atayarak çatışmayı önlemeye çalışmıştır. İsyanı bastırmak için İmranlı'ya gelen 6. Süvari Alayının komutanı Binbaşı Halis, yakalanarak isyancıların harp divanı kararıyla idam edilmiştir. 25 Kasım 1920'de "Batı Dersim Aşiret Reisleri", Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Sevr Antlaşması'nın uygulanması gerektiğini ve aksi halde silah zoruyla hakkı almaya mecbur kalacağını açıklamıştır. Ayaklanma, bölgedeki 6. Süvari Alayı’nın bir grup asker kaçağını yakalamak isterken baskına uğramasıyla 6 Mart 1921’de başlamıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükumeti Sakallı Nurettin Paşa’nın Merkez Ordusu'nun emrinde Topal Osman Ağanın bizzat komuta ettiği 42. ve 47. Giresun Alaylarını isyanı bastırmakla görevlendirmiştir. Nisan’da harekâtın birinci evresi sona erdiğinde asiler küçük gruplar halinde dağılarak Kuzey ve Kuzeydoğu yönünde kaçmışlardır. Bundan sonraki ikinci etapta geniş çaplı takip harekâtı ile asilerin etkinliği iyice kırılmış, 17 Haziran’da asilerin elebaşlarından Haydar Bey’in kardeşi Alişan ve 32 asi ileri geleni ile 500’den fazla asi teslim olmuş, bunlar muhakeme edilmek üzere Sivas’a gönderilmişlerdir. İsyan Haziran 1921'de tamamen bastırılmıştır. 
Şeyh Said isyanı:  
Bu ayaklanmaya, Cumhuriyet Türkiye’sinin İslam’a karşı uygulamalarının rahatsızlık oluşturması,1924’de Hilafetin kaldırılması gerekçe olmuştur.  Şeyh Said İsyanı (Genc Hadisesi)  1925 de Güney Doğu Anadolu’da Zaza ve Kürt aşiretlerin desteklediği ve katıldığı, başlangıçta İslami amaçlı “Hilafet” taraftarı isyandır. Bu isyan, bazı amacı farklı unsurlarında işin içine dahil olmasıyla yayılmış ilk amacından saptırılarak Kürt İsyanı haline dönüştürülmüştür.  Mustafa Kemal, İsmet İnönü’yü  acilen Ankara’ya çağırarak, Ankara Garında karşılayıp Çankaya’ya götürüp, İsmet İnönü’ye "Doğuda din elden gidiyor bahanesiyle İngiliz destekli provokatif ama ciddi bir ayaklanmanın başladığını" söyler. Başbakan Ali Fethi Bey (Okyar)olayı isyan olarak tanımlamamıştı ve sıkıyönetimle durdurulacağına inanıyordu. Ayaklanmanın tırmanması karşısında Mustafa Kemal, Başbakan Ali Fethi Okyar'ın istifasını isteyip, 3 Mart'ta İsmet İnönü'yü yeni bir hükümet kurmakla görevlendirdi. Bir gün sonra TBMM hemen Takrir-i Sükun Kanunu'nu kabul ederek hükümete olağanüstü hal yetkileri tanıdı. Ayaklanmayla ilgili yayınlara konan yasak daha sonra başka önlemleri de kapsayacak biçimde genişletildi. Ayrıca Ankara ve Diyarbakır'da İstiklal Mahkemeleri kurulması kararlaştırıldı. Diyarbakır'ı kuşatma altına alan Şeyh Said kuvvetleri, hükümet kuvvetleri tarafından püskürtülerek geri çekilmesi sağlandı. Ayaklanmayı destekleyen eski Şuray-ı Devlet (Danıştay) reislerinden “Kürt Teali Cemiyeti” reisi Seyit Abdülkadir ve 12 arkadaşı İstanbul'da tutuklanarak yargılanmak üzere Diyarbakır'a getirildiler. Yargılanma sonucunda Seyit Abdülkadir ve 5 arkadaşı ölüme mahkûm olarak, idam edildiler (27 Mayıs 1925). Diyarbakır'daki Şark İstiklal Mahkemesi Şeyh Said ve 47 ayaklanma yöneticisi hakkında da ölüm cezası verdi (28 Haziran). Cezalar, başta Şeyh Said olmak üzere, ertesi gün infaz edildi. Tarihçiler ve olayın tanığı kişilerin çoğu Şeyh Said’in Kürtçü- ulusalcı bir gaye gütmediği, İslami kaygılarla rejime karşı ayaklandığında hemfikirdir.
Dersim Olayları:
Tunceli ili'nde 1937-38 yıllarında merkezi hükumete karşı Dersim aşiretlerinin başlattığı isyandır. İsyancılar, Şeyh Hasan aşiretine mensup olan Abasan Aşireti reisi Seyit Rıza önderliğinde, askere gitmek ve vergi vermek istemeyen diğer aşiretlerce de desteklenenince yaklaşık 6.000 kişilik bir grup isyancılara katılmıştır. Dersim ayaklanmaları olarak adlandırılan, bölgedeki isyanlar arasında bir öncekisi, 1916 yılında meydana gelmiştir. Dersim aşiretleri ise genel olarak Zazaca ve Kürtçe konuşan alevi mezhebi mensubu aşiretlerdir. Büyük bir kısmının Kürtleşmiş alevileşmiş Ermeni kökenli topluluk olduğu da söylenir.( Dersimli Ermeniler Derneği Başkanı Miran Pirgiç / Selahattin Gültekin) Dersim’de isyanı bastırmak ve devlet hakimiyetini sağlamak için Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından harekât düzenlendi. Bölge gerek coğrafi yapısı, gerekse merkeze uzaklığı nedeniyle merkezi otoritenin tam sağlanamadığı, ağalık tarzı feodal bağların kuvvetli olduğu bir yapıdaydı. Bu açıdan Osmanlı döneminde de bölgede pek çok ayaklanma yaşanmıştır.
İhsan Sabri Çağlayangil'e göre, 1937 yılında Atatürk Singeç Köprüsü'nün açılışını yapmak üzere Dersim'e gelecekti. Bu köprünün bir ucunda güvenliği sağlamak amacıyla bir askeri karakol bulunuyordu. İsmail Hakkı adlı bir teğmen’in komutasındaki karakola isyancılar tarafından saldırı düzenlendi. Karakol yakıldı ve 33 askerin tümü öldürüldü. 27 Mart 1937 tarihinde Tunceli-Erzincan yolundaki bir köprü Haydaran ve Demanan aşiretleri tarafından yakılır. Diğer Türk Birlikleri ile bağlantı kurulmasın diye Dersimli gruplar tarafından bölgenin telefon hatları kesilir. Jandarma birliklerine pusu kurulur. Paks bucağı karakoluna baskın düzenlenir. Seyit Rıza bizzat Sin Karakolu'nun da basılması için asi milislere emir verir. Bölgedeki 9. Seyyar Jandarma Taburu'na da baskın düzenlenir. Kendi vatandaşlarından kurulu düzensiz gerilla kuvvetlerine karşı savaşmak üzere eğitilmemiş ve bu yönde bir hazırlığı olmayan askeri kuvvetler kendilerini korumakta zaafiyet içine düşerler. Birçok askeri birlik basılarak askerler öldürülür ve yaralanır. Asiler Mazgirt Köprüsü'nü tahrip ederler. 13 Eylül 1937'de anlaşmaya çağrılan Seyit Rıza tutuklandı. Askeri harekâttan sonra yapılan yargılama 15 Kasım 1937'de sona erdi. 11 kişi idama mahkûm oldu, fakat yaşların geçkin olmalarından dolayı içlerinden dördü hakkında idam cezası 30 sene ağır hapse tahvil edildi. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde meydana gelen Kürt isyanlarının en önemlileri bunlardır. Bazı aşiret boyutunda, Kürtçü-Ulusalcı vasıf taşımayan mahalli olaylar olmuştur. Şeyh Said ayaklanması da Kürtçü-Ulusalcı amaca yönelik başlamamış Türkiye de İslami kurum ve kavramların Laik devrimlerle ortadan kaldırılmaya başlanmasına karşı yapılmış bir ayaklanmadır. İşin içine başka unsurlar girerek amacından saptırılmış, “Kürt İsyanı” haline getirilmiştir.
Dersim merkezli ayaklanmaların içinde de ulusalcı boyut yoktur. Cumhuriyet dönemini Aleviliğe karşı Sünni otorite ve baskıcı gören ve algılayan alevi toplumu, bazı uygulamalara muhalefet etmiş, ayaklanma gerekçesi yapmıştır. Aslında isyan Sünni sayılan iktidara karşı bir isyandır, kökeni Safevilere kadar dayanan damardan gelen mezhep farklılığı husumetinden de kaynaklandığı söylenebilir. Oysa Sünni kesime de rejim ve iktidarları tarafından az zulüm yapılmamıştır.
Bu ayaklanmalara Türkiye de yaşayan Kürt vatandaşların en fazla %10 oranı katılmış, %90 üzeri katılmamış, Cumhuriyet rejiminin etnik ayrım yapmadan tüm Müslüman vatandaşların yanı sıra Kürt kökenli vatandaşlara yaptığı birtakım yanlışlıklara ve haksızlıklara rağmen barış içinde beraber yaşama iradesini korumuşlardır. Bunu sağlayan en önemli unsur İslam kardeşliği inancı olmuştur. İnancın zayıflamasına ters orantılı olarak etnik milliyetçilik güçlenmeye  ve İslami kimliği yerine ikame edilmeye başlanmıştır. Bu gelişme Türkiye de yaşayan farklı etnik kimliğe sahip vatandaşlar arasında çözülme riskini beraberinde getirmiştir. PKK ve benzeri terörist örgütlerin ortaya çıkmasına ve taban bulmasına zemin hazırlamıştır. 
YORUMLAR
MURAT KARATAŞ 01-01-2015, 14:53:54
AZMİNİZ VE GAYRETİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
14/02/2017 - 14:47 TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
23/12/2016 - 12:03 ÜLKEMİZİN ÜYE YAPILDIĞI BÖLGESEL VE ULUSLARARASI KURULUŞLARLA İLİŞKİLERİ…
14/11/2016 - 13:59 KASABINA AŞIK KOYUN
24/10/2016 - 15:41 MUSUL HAREKÂTININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
11/10/2016 - 18:11 KANDİL’E YAĞI KİM KOYUYOR ?
29/09/2016 - 11:37 EĞİTİM VE TERSİNE DEVŞİRME
05/09/2016 - 17:52 III.BİNYIL HAÇLI SAAVAŞLARI
15/08/2016 - 10:31 BAŞIMIZA GELENLER
03/08/2016 - 15:56 15 TEMMUZ DARBE SONRASI
19/07/2016 - 16:50 15 TEMMUZ 2016 DARBE TEŞEBBÜSÜ
04/07/2016 - 13:04 İLERİ GİDİŞ Mİ GERİ DÖNÜŞ MÜ?
11/06/2016 - 10:43 DOST ZANNEDİLENLERDEN YENEN KAZIKLAR !
27/05/2016 - 18:00 IŞİD’İN SON KULLANMA TARİHİ BİTTİ Mİ?
16/05/2016 - 16:29 LAİKLİK NE İŞE YARAR? -II-
10/05/2016 - 10:50 LAİKLİK NEDİR NE İŞE YARAR ? -I-
25/04/2016 - 21:04 BATI DUYARLILIĞI
08/04/2016 - 09:30 NEREYE GİDİYORUZ ?
29/03/2016 - 11:10 KONSOLOS EFENDİLERİN ADALET HASSASİYETİ
14/03/2016 - 17:31 NESLİMİZ PAGANİZM TEHDİDİ ALTINDA
26/02/2016 - 11:29 TRİBÜNDE SEYİRCİ OLMAK
16/02/2016 - 16:39 ANAYASA TARTIŞMASI -2
02/02/2016 - 19:30 ANAYASA TARTIŞMASI -1
15/01/2016 - 23:09 TÜRKİYE’DE TERÖRÜN KAYNAĞI
05/01/2016 - 11:39 MUSUL SORUNU
30/12/2015 - 14:19 KANAL İSTANBUL RANTI
21/12/2015 - 15:11 AKP İKTİDARLARI’NIN İSRAİL İLİŞKİLERİ
14/12/2015 - 10:12 IRAK BİZE IRAK DEĞİL
02/12/2015 - 12:17 BÖLGEMİZDE SON GELİŞMELER
23/11/2015 - 10:56 RUSYA’NIN IŞİD HEVESİ
14/11/2015 - 10:28 SİLAHLAR MÜSLÜMANLAR ÜZERİNDE DENENİYOR
27/10/2015 - 17:06 DEVLET EL DEĞİŞTİRİYOR...
18/10/2015 - 17:00 KAMPLAŞMA KİMLERİN İŞİNE YARAR ?
04/10/2015 - 20:15 TERÖRE KARŞI KÜRESEL İŞBİRLİĞİ
21/09/2015 - 12:44 YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE
10/09/2015 - 12:37 YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE
31/08/2015 - 18:25 ÇÖZÜM SÜRECİ OYALANMASI VE ÇÖZÜM
21/08/2015 - 11:55 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE TERÖR
08/08/2015 - 13:22 CHP VE TERÖR
13/07/2015 - 03:55 İSLAM COĞRAFYASI VE TÜRKİYE'DE KİMLİK İNŞAASI
05/07/2015 - 22:43 BÖLGEDE SUÇLU TÜRKİYE Mİ?
29/06/2015 - 00:49 HİÇ BİRİ TEMİZLİKTEN SÖZ EDEMEZ!
23/06/2015 - 11:20 HAÇLI SAVAŞLARI SÜRÜYOR…
15/06/2015 - 11:27 UFUKTA ERKEN SEÇİM VAR
09/06/2015 - 10:05 7 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİ
01/06/2015 - 13:05 EY MİLLET UYAN-2
25/05/2015 - 14:01 EY MİLLET UYAN, İYİ YÖNETİLMİYORUZ-1
12/05/2015 - 14:49 7 HAZİRANDA YİNE SEÇİM VAR
05/05/2015 - 11:56 TARİHE GEÇMİŞ KATLİAM VE SOYKIRIMLAR -2 (Kızılderili Soykırımı)
30/04/2015 - 10:41 Tarihe Geçmiş Katliam Ve Soykırımlar (Endülüs Soykırımı)
15/04/2015 - 11:29 DÜNYADA SOYKIRIM MUCİTLERİ
07/04/2015 - 15:29 FAİL, ÜST AKIL İSE SİZ NE AKILSINIZ?
01/04/2015 - 12:57 BU NE REZİLLİK, NE KEPAZELİK, NE MÜTTEHEMLİK?
25/03/2015 - 14:54 TEPEDE YETKİ KAVGASI MI?
12/03/2015 - 11:20 EKONOMİ CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİRŞEY YOK
04/03/2015 - 10:55 ERBAKAN'I ANLAMAK...
24/02/2015 - 11:15 BU CADDE ÇIKMAZ SOKAK!
10/02/2015 - 09:50 TÜRKİYE HANGİ ZEMİN ÜZERİNDE YÜKSELECEK?
02/02/2015 - 16:21 YÖNETMEK YA DA YÖNETİLMEK
27/01/2015 - 11:02 İSLAM ÜLKELERİ BARIŞ GÜCÜ ACİLEN KURULMALIDIR
20/01/2015 - 15:40 BLACKWATER TERÖR ÖRGÜTÜ
13/01/2015 - 18:21 TERÖR KİMİN İŞİNE YARAR ?
07/01/2015 - 11:37 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VII
01/01/2015 - 12:08 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VI
22/12/2014 - 21:25 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-V
16/12/2014 - 10:27 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-IV
09/12/2014 - 17:15 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-III
02/12/2014 - 11:45 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-II
25/11/2014 - 11:43 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-1
13/11/2014 - 16:13 YENİ DÜNYA DÜZENİ VE MESCİD-İ AKSA
04/11/2014 - 13:20 KAMU DÜZENİ
28/10/2014 - 14:50 KULLUK SÖZLEŞMESİ
16/10/2014 - 11:30 KAMU MALLARININ SATIŞI
07/10/2014 - 23:45 KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN!
29/09/2014 - 16:45 IŞİD SAVAŞI VE TÜRKİYE’NİN DURUŞU
21/09/2014 - 23:48 IŞİD ÜZERİNDEN TÜRKİYE'NİN BAŞINA ÇORAP ÖRÜLMEK İSTENİYOR
09/09/2014 - 09:30 BÜTÜN BUNLARI IŞİD Mİ YAPIYOR?
19/08/2014 - 16:15 BU DÜZENİN ÜRETTİĞİ İNSAN YAPISI
12/08/2014 - 10:20 ÇAN KAYA!
28/07/2014 - 00:04 HANİ BAHAR GELMİŞTİ?
20/07/2014 - 20:27 GAZZE'DE KATLİAM SÜRÜYOR
10/07/2014 - 19:23 İSLAM ÜLKELERİNİN YÖNETİCİLERİ NE YAPAR?
02/07/2014 - 15:45 NEREDEN NEREYE ?
24/06/2014 - 13:59 FİTNE ATEŞİ
07/06/2014 - 16:08 DEMOKRASİ, DİKTATÖRLERİN MEŞRUİYET ARACI MI ?
30/05/2014 - 18:20 23. ULUSLARARASI MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR BİRLİĞİ TOPLANTISI
21/05/2014 - 10:15 BİR MUSİBET Mİ, BİN NASİHAT MI?
12/05/2014 - 01:32 BİRLİK VE BERABERLİK
08/05/2014 - 11:18 10.YIL DA TV5
28/04/2014 - 10:28 SEÇİM KAVGASI
22/04/2014 - 10:54 MEDYA ÇILGINLIĞI
14/04/2014 - 13:00 DEMOKRASİNİN BEDELİ
07/04/2014 - 01:30 ÇARLIK RUSYASI YENİDEN
01/04/2014 - 09:55 KOKPİTTE OTURANLAR
24/03/2014 - 10:31 SİYASİ TERCİH VE SORUMLULUK
17/03/2014 - 11:00 DEĞİŞİMİN CAZİBESİ
10/03/2014 - 10:00 SİYASİ CİNNET HALİ
02/03/2014 - 23.55 FİİLİ İŞGALLER YENİDEN BAŞLADI
24/02/2014 - 11:30 ÜÇÜNCÜ VEFAT YILINDA ERBAKANI ANLAMAK
17/02/2014 - 08:10 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-3
10/02/2014 - 11:00 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-2
01/02/2014 - 17:30 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-1
26/01/2014 - 23:45 17 ARALIK DIŞ ODAKLAR VE OYUNCULAR
17/01/2014 - 12:15 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-2
09/01/2014 - 13:00 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-1
31/12/2013 - 12:00 BU İŞ HÜKÜMETİ VE CEMAATİ AŞAR!
23/12/2013 - 13:00 AB MACERASI:GÖNÜLLÜ ESARET-5
16/12/2013 - 15:47 AB MACERASI-GÖNÜLLÜ ESARET-4
05/12/2013 - 16:00 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-3 BÖLÜM
23/11/2013 - 15:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET- 2
15/11/2013 - 20:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-1
29/10/2013 - 13:39 TEFECİLİK MEDENİYETİ!
14/10/2013 - 13:22 TOPLUMSAL SORUNLARIMIZ VE ÇÖZÜM REFERANSLARI
05/10/2013 - 14:49 28 ŞUBAT SANIKLARI VE MAĞDURLARI
26/09/2013 - 16:25 DEMOKRASİNİN NAMUSU
27/08/2013 - 13:00 KATİLDEN HİMMET BEKLEMEK
18/08/2013 - 15:11 GÜÇ BENDE O HALDE HAKLIYIM
03/08/2013 - 07:49 DİN SAVAŞLARI
23/07/2013 - 09:20 ÖRTÜLÜ İŞGAL
12/07/2013 - 15:40 MISIR VE DEMOKRASİ
03/07/2013 - 20:21 MURSİ DİRENMELİDİR !
24/06/2013 - 18:56 BÖLGE BARIŞI GÜÇLÜ TÜRKİYEDEN GEÇER
13/06/2013 - 19:26 CAMİ VERGİSİ
04/06/2013 - 20:24 HOŞAFIN YAĞI KESİLDİ!
23/05/2013 - 15:34 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE AYRIMCILIK
10/05/2013 - 16:51 ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE İSRAİL
30/04/2013 - 19:29 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-2
24/04/2013 - 18:25 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-1
09/04/2013 - 17:54 KAN DAVASI -2
30/03/2013 - 22:14 KAN DAVASI-1
20/03/2013 - 22:54 SERBEST TİCARET ANTLAŞMALARI (LAISSEZ FAIRE-LAISSEZ PASSER)
10/03/2013 - 18:29 YENİDEN RANT EKONOMİSİNE DÖNÜŞ
01/03/2013 - 15:26 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -3
25/02/2013 - 17:33 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -2-
20/02/2013 - 12:05 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -1-
12/02/2013 - 12:14 MEDENİYET SORUNU
30/01/2013 - 15:36 HABABAM SINIFI
15/01/2013 - 16:20 YENİDEN İŞGAL VE SÖMÜRGECİLİK
10/01/2013 - 14:30 GÜÇLÜ OLAN HAYATTA KALIR
01/01/2013 - 15:22 KENDİSİ RUS MOTORU AMERİKAN ÜRETİMİ TÜRK
20/12/2012 - 17:26 YILBAŞI NOEL MİLLİ PİYANGO
09/12/2012 - 20:17 Cumhuriyetin Kazanımları!
26/11/2012 - 14:33 Küresel Güç Dengeleri Değişiyor
15/11/2012 - 15:40 İslam Ülkelerinin Kurduğu Teşekküller Neden Etkin Değil?
06/11/2012 - 16:41 Müslüman Duyarlılığı
23/10/2012 - 00,11 Kurban Bayramı Mübarek Olsun
17/10/2012 - 17:53 İçki Reklamları ve Anayasa
09/10/2012 - 23:24 Suriye'ye Müdahale Kimin İşine Yarar?
01/10/2012 - 17:33 Görünen İran
19/09/2012 - 00:01 Müslümanın Talep Ve Beklentileri
11/09/2012 - 19:43 Türkiyenin Borç Faizi ve Yabancılara Toprak Satışı
28/08/2012 - 16:06 DÜNYA PETROLLERİNİ SÖMÜRENLER
23/08/2012 - 00:44 PKK'NIN İDEOLOJİK KİMLİĞİ
14/08/2012 - 12:18 Nizam İthalatı
04/08/2012 - 14:55 Küresel Bataklık
25/07/2012 - 13:00 Sahibinden Satılık Partiler 2
20/07/2012 - 14:43 Sahibinden Satılık Partiler 1
09/07/2012 - 08:55 Taksim Meydanının Silüeti
02/07/2012 - 09:30 Milleti Aptal Yerine Koymayın
25/06/2012 - 17:15 TÜRKİYE BÖLGEDE YALNIZLIĞA SÜRÜKLENİYOR
18/06/2012 - 17:15 Anayasa mı ? Babayasa mı ?
11/06/2012 - 10:46 ALKOL, EŞCİNSELLİK, FUHUŞ VE KÜRTAJ
05/06/2012 - 13:45 Büyük Ortadoğu Projesi'nde Türkiye'nin Rolü
29/05/2012 - 11:45 Saf Tutmak
21/05/2012 - 10:00 Dünya'da ve Türkiye'de Neo Kapitalizm-2
14/05/2012 - 17:33 Dünya'da ve Türkiye'de Neo-Kapitalizm 1
08/05/2012 - 13:28 Nerede Duruyoruz ?
28/04/2012 - 12:37 Kalkınmamızın Ayak Bağları
 
Meclis güçsüzleşirse sokak güçlenir
KPSS cevap kağıtları erişime açıldı
ABD'den PYD/PKK mektubu
Biraraya gelmezsek zulümler önlenemez
KPSS sonuçları açıklandı
Bahçeli’den CHP'nin yürüyüşüne ilk tepki: "Akılsız başın cezasını ayaklar çeker"
Sorunlarımızı G-8’de değil D-8’de çözelim!
Az önce açıklandı! İşte yerine gelen isim…
Siyasîler kavgayı bırakırsa vatandaş kucaklaşır
EN ÇOK
Yazarlar
Hayati OTYAKMAZ
ADALET- EMANET VE İŞLERİ EHLİNE VERMEK
Şeref KAÇMAZ
HESAPLI - YORUM
Mustafa KAYA
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler Tuzağı
Atilla MEHDİGİL
Ateizm ve ateistlerin hezeyanı
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Katar sana ne katar - Deepweb
Ekrem ŞAMA
Dışişleri şaka gibi
Mustafa İŞCAN
Yıllık izin birer gün olarak kullanılır mı?
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Mehmet Şevket EYGİ
Kuvvetli Müslüman
Ali Haydar HAKSAL
Emperyalizmin Suyunda Gitmek de İşe Yaramıyormuş
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Korku Türbülansı”ndaki ABD ve “Kontrolsüz Çok Kutupluluk” Planı
Zeki CEYHAN
Bir adım ötesi!
Mevlüt ÖZCAN
Her ibadetin hikmeti vardır
Mahmut TOPTAŞ
Bayram günü ne yapalım?
Prof.Dr.Ata ATUN
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Prof. Dr. Burhanettin Can
İslâm coğrafyasında “kaos’tan kaynaklanan düzen”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Ne yapacaksan ölmeden önce yap
Mustafa YILDIRIM
Özlenen eski Ramazanlar mı yoksa insanlar mı?
Burak KILLIOĞLU
Beton, hep beton!
Şakir TARIM
Yaşananlar ekseninde D-8’in önemi
İsmail KILLIOĞLU
İktidar ve devlet
İbrahim VELİ
En değerli hediye: D-8
Abdülkadir ÖZKAN
Suriye bölündü, kaynaklar paylaşıldı
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz