26 Şaban 1438 | 22 Mayıs 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-8 FÜTÜVVET
22/12/2014 - 11:55
Mustafa BİLGEN

‘Fütüvvet’, lügatte cömert ve asalet sahibi olmak, yiğitlik, delikanlılık, mertlik anlamlarına gelmektedir. Genç insana da aynı kelime kökünden ‘Feta’ denilmektedir. Fetâ kelimesinin Arapça’da çoğul karşılığı, fityân ve fitye’dir. Eski Araplar fetâ terimiyle, zihninde yaşattığı asaletli ve tam anlamıyla ideal insanı tanımlarlardı.

Fetâ’nın konukseverliği ve eli açıklığı, sonuna yani kendisinin hiçbir şeyi kalmayıncaya ve tamamen fakir düşünceye kadar sürer. Mücadelede de fetâ, arkadaşları uğruna canını bile feda edebilir. İşte konukseverliğin ve yiğitliğin, fedakârlığın (özveri) en yüksek mertebesine fütüvvet denmiştir. Eski Arapça’da bu anlamı veren fütüvvet kelimesi, tasavvufun da özel bir terimi olmuştur.

Fütüvveti kendilerine ahlâk edinen bir topluluğun, daha hicretin ikinci yüzyılında varlığını biliyoruz. Halife Nâsır Lidînillah, bu topluluğu kendine bağlamış ve buna ait şalvarı giyerek ‘seyyidü’l-fityân’ (Gençlerin Efendisi) olmuştur. Kur’an-ı Kerim’de Ashab-ı Kehf’in anlatıldığı kıssada, Allah (c.c.) mağaraya sığınan insanların genç yiğitler olduğunu belirtmektedir: “Gerçekten bunlar, Rablerine iman eden genç yiğitlerdi.” ‘Ashab-ı Kehf’ mağarasına sığınan insanların en önemli özelliklerinin ‘İmanlı Gençler’ olması gençlere verilen öneme işarettir.

Kıssanın bütününden, bu gençlerin yaşadıkları müşrik (inançsız) toplumda Tevhid mücadelesi verdiklerini, ölümle burun buruna gelmelerine rağmen imanlarının gereğini yapıp son bir gayretle yaşadıkları toplumdan hicret ettiklerini anlıyoruz. Tarih boyunca görülen bütün hicretler gibi bu hicret de meyvesini vermiş, Allah (c.c.) onların şehadetlerini yeni bir doğuşa çekirdek yapmıştır.

İslâm’da fütüvvet, ‘mekârim-i ahlâk’ deyimiyle anlatılmıştır. Hz Peygamber (s.a.v.) mekârim-i ahlâkı tamamlamak için gönderildiği gibi, Allah (c.c.)’ın birliğini yerleştirme uğrunda canını ortaya koymaktan çekinmeyen Hz İbrahim (a.s.) de fetâ olarak nitelendirilmiştir: “Onları (putlarımızı) diline dolayan bir fetâ (genç) işittik, kendisine İbrahim deniliyormuş.” Hz Musa (a.s.)’nın beraberinde giden, yardımcısı Yuşâ da fetâ olarak anılmıştır: “Fetâsına, yiyeceğimizi getir, gerçekten biz bu yolculuğumuzdan epey yorgunluk çektik, dedi.” Dinleri uğruna müşrik toplumlarından ayrılıp mağaraya sığınan Ashâb-ı Kehf de fetâ’nın çoğulu ‘fitye’ olarak anılmıştır: “Onlar Rablerine inanmış fetâlardı. Biz de onların hidâyetlerini artırmıştık.” Aynı şekilde Hz Yûsuf  (a.s.)’un zindan arkadaşları fetâ’nın ikillik bildiren ‘feteyân’ kelimesiyle anılmışlardır: “Kendisiyle beraber zindana iki fetâ girdi.” Hz Yusuf (a.s.) başbakan olduktan sonra kendisinin özel hizmetçileri de fetâ çoğulu olarak ‘fityân’ ile anılmışlardır: “Fetâlarına: onların paralarını yüklerinin içine koy! Dedi.

Peygamberimiz (s.a.v.)’in çocukluğu ve gençliği temiz ve iffetli bir şekilde geçmişti.

Peygamberlikten sonra nasıl bir ahlâka sahip ise, kırk yaşından önceki hayatı da öyle temiz ve nezih idi. Halbuki gençlik yıllarını geçirdiği Mekke şehri, o zamanlar o kadar karışıktı ki, Mekkeliler arasında yaşayıp da cahiliye çirkinliklerine bulaşmamak adeta mümkün değildi. Peygamberimiz (s.a.v.) bu dikenli ve tehlikeli yollardan hiç yara almadan alnı açık, yüzü ak olarak kurtuldu.

Başkalarına bulaşan kötü hallerden bütünüyle uzak kaldı. Çünkü Cenâb-ı Hak, O’nu Cahiliye devrinin her türlü çirkinliğinden nefret duyacak bir yetenekte yaratmıştı. Fütüvvetin fedâkarlık ve îsar (başkalarını kendi nefsine tercih etme) gibi düşünceleri, geniş ölçüde ‘Neysâbur Tasavvuf Okulu’na sirayet etmiş ve orada tasavvufi bir nitelik kazanmış, bu suretle fütüvvet, önceleri sosyal hayatta bir ideal iken sonradan tasavvufi ahlâk bakımından da bir ideal olmuştur. Tasavvufçulara göre fütüvvet, peygamberlerin (a.s.) ahlâkıdır.

Fütüvvet konusunda ilk eseri yazan Ebû Abdi’r-Rahmân es-Sülemî’ye göre Hz Âdem (a.s.)’den, son Peygamber Hz Muhammed (s.a.v)’e kadar tüm peygamberler, (a.s.) fütüvvet ahlâkının örnekleridir. Şöyle ki: Fütüvvet davetine ilk koşanların, mürüvvet ahlâk ve şerefini koruyanların ilki, (yeryüzü anlamındaki) ‘edîm’den gelen Âdem (a.s.)’dir ki, ismi irade mahallinde sabit, cismi haşmet evinde sakin, nurlarla ve masumlukla desteklenmiş, keramet tacıyla taçlanmış, selâmet evine girmiştir.

Fütüvveti ‘Kabil’ kovunca ‘Habil’ onu kabul etti, Şît (a.s.) onun hakkını yerine getirdi, onu her türlü çirkin şeylerden korudu, İdris (a.s.) de onunla yüksek mekâna çıkartıldı, İblis’in tuzağından kurtarıldı. Fütüvvet sevgisinden Nuh (a.s.) üzerinde fütüvvetin nuru parladı. Âd kavmi O’nunla isimlendirildi, kibre dönmedi. Fütüvvet ile Hûd (a.s.), ahidlere güzel vefa gösterdi, fütüvvetle Salih (a.s.), kötülüklerden kurtuldu, İbrahim Halîl (a.s.) fütüvvetle nam alıp putların ve heykellerin başlarını kırdı, fütüvvetle İsmail (a.s.) yüce Padişah’ın emrine kurban oldu, fütüvvetle Lût (a.s.), inişi olmayan yüce makama çıktı, fütüvvetle İshak (a.s.) da buluşma gününe kadar (ibadetle) kaim oldu, Ya’kub (a.s.) fütüvvet sebeplerine yapıştı, fütüvvetle Eyyûb (a.s.)’un hastalığı açıldı. Fütüvvetle doğru Yusuf (a.s.), yoların en güzeline yürüdü, onunla her zaman başarıya ulaştı.

Zülkifl (a.s.), fütüvvetin yüce rütbesine uyup güzel, hoşnut edici işlerini yaptı. Şu’ayb (a.s.) onun (yarış alanındaki) kamışlarını kaparak (erlikte birincilik) aldı, her şüpheden ve kusurdan uzak kaldı. Musa (a.s.) fütüvvet kaftanını giyip çalımlandı, Harun (a.s.) ona uyup güzel söz söyledi.

Ashâb-ı Kehf ve Rakîm onunla şereflendi, kurtuldu ve nimet evine erdi; Davud (a.s.)’un kalbi onunla hayat buldu; fütüvvet yüzünden kendisine rükû ve sücud tatlı geldi. Fütüvveti Davud’dan Süleyman (a.s.) aldı, insanlar ve cinler fütüvvet yüzünden Süleyman (a.s.)’ın emrine verildi. Fütüvvet şartları kendisine sahih yapılan Yunus (a.s.), fütüvvetin gereklerine uydu. Zekeriyya (a.s.) fütüvvetle ‘safâ yurdu’na girdi. Yahya (a.s.) fütüvvete sadık olup tasadan kurtuldu, zor şartlarda fütüvvete sarıldı da üzüntüye ve ıstıraba düşmedi.

İsa (a.s.) onunla açık bir nur alıp parladı, Ruh ve Mesih onunla unvan aldı. Fütüvvetle Muhammed (s.a.v)’e açık fetih verildi, iki kardeş (Ebubekir ve Ömer)’i ve amcası oğlu Ali (r.a.)’yi fütüvvet emini yaptı.

Fütüvvet terimi Selçuklular döneminde kurulan Anadolu Esnaf Teşkilatı için kullanılmıştır. İslâm ahlâkında fütüvvet, başkalarına oranla kendisinde olan üstünlük ve gücü görmemek, kimsenin hata ve kusurlarını başkalarına söylememek, her şeyi Allah (c.c.)’tan bilmek, kötülüğe karşı iyilikle karşılık vermek gibi faziletli davranışları içine alan kapsamlı bir erdemdir.

Fütüvvet, insanî derecelerin en yükseğidir. Çünkü diğer derecelerin sahipleri, yaptıkları ibadet ve hizmetleri, ya Allah (c.c.)’ın fazl ve keremine ulaşmak veya azaptan, ceza görmekten kurtulmak üzerine yerleştirip ona göre hareket ederler. Halbuki fütüvvet sahipleri, yaptıklarını yalnız Allah (c.c.) için ve Allah sevgisi için yaparlar.

Allah (c.c.) kullarına bu vücudu hastalıklardan arınmış ve tertemiz olarak ihsan buyurdu. Kullara ve fütüvvete uygun olan da o vücudu hastalıklardan arınmış olarak iade etmektir. Fütüvvetin esası, insanın ebedi olarak başkaları için ve başkalarının işinde çalışmasıdır. Hz İbrahim (a.s.)’e bir Mecusî (ateşe tapan) konuk geldi.

İbrahim (a.s.), ona ‘Müslüman olursan seni konuk ederim’ dedi. Konuk bu söze gücenerek gitti. Allah (c.c.)’tan İbrahim (a.s.)’e şöyle vahiy geldi: “Elli yıldır kâfir olduğu halde biz onun rızkını veriyorduk. Ne olurdu sen de ona dinini değiştirme isteğinde bulunmadan bir lokma yedirseydin!” Bunun üzerine Hz İbrahim (a.s.) koşarak adama yetişti ve kendisinden özür diledi. Mecusi, İbrahim (a.s.)’in özür dilemesinin sebebini anlayınca Müslüman oldu.

İmam-ı Azam Ebu Hanife (r.a.) bir gün sokakta giderken birisine kolu dokundu. O insan da Ebu Hanife’yi tanımadığından ona bir tokat vurdu. Ebu Hanife ona: ‘Ben senden intikam almaya ve sana dersini vermeye gücüm yeter. Fakat müsterih ol! Dünyada sana bir kötülük yapmayacağım gibi, ahirette de Cenâb-ı Hak beni Cenetine koyarsa sensiz girmeyeyim.’ Buyurdu.

Adam Ebu Hanife’nin kim olduğunu anlayınca özür diledi ve bağışlanmasını istedi.

Fütüvvet, gerçekleştirdiğin, fakat kendi nefsine bir pay çıkarmadığın bir fazilettir. Fütüvvet, ortaya koyduğun bir fazilettir, fakat bu fazilet benden değildir, Rabbimin tevfiki ve ihsanı iledir, diye inanmak şarttır.

Cüneyd-i Bağdadî, fütüvvet, kimseyi incitmemek ve elde olanı insanlar için harcamaktır, demiştir. Sehl b. Abdullah, fütüvvet sünnete tabi olmaktır, demiştir. Fütüvvet, nimetleri açıklamak, fakat mihneti gizli tutmaktır.

Çünkü nimeti açıklamak şükür, mihneti yani sıkıntıları gizli tutmak ise sabır ve tahammül sayılır. İslâm toplumlarında tarih boyunca hep yaşanmış olan Fütüvvet ahlâkı, aynı zamanda bu toplumların farklılık, sosyallik ve hareketlilik özelliklerine bir delil teşkil eder. Topluma yansımalarından anlaşıldığı kadarıyla, bu topluluklar günümüzün bazı sivil toplum örgütleri ve gençlik yönü ağırlıklı olan cemaatler ile ilişkilendirilebilir.

Bu nedenle bugün de fütüvvete benzeyen oluşumların var olduğu söylenebilir. Fütüvvet ahlâkıyla ahlâklanmak Müslüman’ın kendisi için sevdiğini Müslüman kardeşi için sevmesi, fütüvvet ahlâkı ile ahlâklanmasıdır. Yani gerektiğinde din kardeşini kendi nefsine tercih etmesidir. Tasavvufçulara göre fütüvvet, ‘halkı dünya ve ahirette kendi nefsine tercih etmektir.’ Bu anlamdaki fütüvvet, Medine’de tevhidi devletleştiren sahabe nesli arasında tam olarak yaşanmıştır.

Bu nedenle diyoruz ki; fütüvvet ahlâkı, Müslüman’ın din kardeşini dünya ve ahirette kendi nefsine tercih etmesidir. Fütüvvet ahlâkı; bir müminin diğer müminlere karşı inanç birliğinden dolayı gerçekleşen ‘Vahdet Hukuku’nu her türlü meşru imkânları kullanarak ihya etmeye çalışmasıdır. “Sizden hiçbiriniz, kendi nefsi için istediğini, din kardeşi için de istemediği müddetçe iman etmiş olmaz!” Hadis-i şerif’i bunu en güzel şekilde ifade buyurmaktadır. Bu Hadis-i şerif’ten anlaşıldığına göre; Peygamber (s.a.v.) Mekke şirk devletine baş kaldırırken İslâm ordusunun mensuplarına fütüvvet şuurunu öğretmiştir.

Bunun için de Rasûlullah (s.a.v.)’in başkanlığında oluşan İslâm ordusunun ahlâkı, fütüvvet ahlakı idi. Bu nedenle diyoruz ki; dağınık müminlerin birleşmesi, birbirlerini sevmesi, yardımlaşması ve sömürgeci yönetimler karşısında tep cephe olmaları ve başarı sağlamaları fütüvvet ahlâkı ile ahlâklanmalarıyla mümkündür.

Fütüvvet ahlâkı ve şuurunu elde eden bir Müslüman; diğer bir Müslüman kardeşini kötülemez ve ona karşı kötülük etmeyi düşünmez, onu yardımsız ve ziyaretsiz bırakmaz. Yine fütüvvet şuuru, Allah (c.c.)’ın hükümleri ile hükmetmeyen zalim yönetimlere karşı başkaldıran Müslümanlar topluluğunu kıyam meydanında terk etmeye izin vermeyen bir şuurdur. Bir Müslüman fütüvvet şuurunu kaybettiği andan itibaren cahiliye hayatı ile bütünleşmeye başlar. Fütüvvet şuurunun olduğu yerde cahiliye hayatı olmaz; cahiliye hayatının olduğu yerde de fütüvvet şuuru olmaz. Fütüvvet şuuru İslâmî hayatın sıhhat ve selamet şartıdır.

Fütüvvet, Müslümanlar arası ilişkilerin de vazgeçilmez hayat direğidir. Cahilî güçlerin baskıları, dayatmaları karşısında bütünleşmek yerine grup ve fırkalara ayrılan, birbirleriyle konuşmayan, yardımlaşmayan Müslümanlar fütüvvet şuurunu kaybetmişlerdir. Müslümanlarla gönül birliği, el birliği, fikir ve zikir birliği olmayanın ne fütüvvet şuuru olur ve ne de fütüvvet ahlâkına bağlılığı olur. Oysaki fütüvvet Müslüman’ın ahlâkıdır. O, genelde bütün insanlara ve özelde ise Müslümanlara şefkat ve merhamet kanatlarını indirme, dertlerine ortak olup meşru her türlü aracı kullanarak onlara yardımcı olma, yumuşak söz söyleme ve kaba konuşmayı terk ederek sevginin ve saygının abidesi haline gelmekten ibarettir.

Fütüvvet ahlâkı diğer meslek ve meşreplerdeki Müslümanlara göre siyasetçilerde daha fazla bir önem arz etmektedir. Çünkü siyasetçi görevini tam anlamıyla yerine getirmeye çalıştığında kendisini toplumuna feda edecek, durup dinlenme bilmeyecek, şahsî zevklerinden, istirahatinden fedakârlık edecek ve ülkesini diğer ülkelerden daha müreffeh bir duruma çıkarmak için yoğun bir çaba harcayacaktır. Adeta kendisini toplumuna feda edecektir. Makam ve görevlere atamalar yapılması konusunda ehil olması şartıyla başka kardeşlerini kendi nefsine tercih etmektir. Siyasetçi işte bunu yapabildiği takdirde fütüvvet ahlâkını kazanmış ve onu yaşıyor demektir.

Hülefa-i Raşidin’in (Dört Halife) seçimlerinde ve kendilerine biat edilmesinde fütüvvet ahlâkının en güzel örneklerini görüyoruz. Aynı zamanda aşere-i mübeşşere (Cennetle müjdelenen on kişi)’den olan Dört Halifenin dördü de diğer ashab-ı kiram tarafından halife olmaları istenmiş ve onlar da başkalarının halife olmasını istemiş ancak ısrar üzerine görevi kabul etmişlerdir.

Ne mutlu fütüvvet ahlâkını kazanan ve yaşayan siyasetçilere!

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
10/11/2016 - 13:45 Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
25/10/2016 - 09:38 SAİD HALİM PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
17/10/2016 - 14:42 KÂTİP ÇELEBİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
10/10/2016 - 11:58 KOÇİ BEY’İN SİYASETÇİ’YE ÖĞÜTLERİ
04/10/2016 - 12:10 LÜTFİ PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
26/09/2016 - 11:26 GELİBOLULU MUSTAFA ÂLΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
20/09/2016 - 12:00 KINALIZADE ALİ EFENDİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/09/2016 - 17:59 SULTAN MURAD HAN’IN ÖĞÜTLERİ
09/09/2016 - 12:12 İBNU HALDUN’UN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
24/07/2016 - 17:55 ŞEYH EDEBALİ’NİN OSMAN GAZİ’YE ÖĞÜTLERİ
19/07/2016 - 14:01 ŞEYH SADİ-İ ŞİRAZΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
15/07/2016 - 14:38 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-2
20/06/2016 - 10:32 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-1
12/06/2016 - 11:56 YUSUF HAS HACİB’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
06/06/2016 - 10:02 NİZAMܒL-MÜLK’ÜN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
30/05/2016 - 13:58 İMAM GAZALΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
23/05/2016 - 15:51 FARABΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
16/05/2016 - 09:07 İMAM MAVERDΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/05/2016 - 09:21 HASAN-İ BASRÎ (r.a.)’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
02/05/2016 - 09:55 İMAM EBU YUSUF’UN HARUN REŞİD’E ÖĞÜTLERİ
24/04/2016 - 16:06 TURTÛŞÎ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
18/04/2016 - 09:54 ÖMER B. ABDU’L-AZİZ’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/04/2016 - 14:43 Hz ALİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
01/04/2016 - 09:41 Hz OSMAN (r.a.)’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
21/03/2016 - 15:34 Hz ÖMER (r.a.)’in SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
14/03/2016 - 14:55 Hz EBU BEKİR (r.a.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/03/2016 - 11:14 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-39 ZULÜM
29/02/2016 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-38 ZİNA YOLUYLA KAZANÇ
22/02/2016 - 12:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-37 ZİLLET
15/02/2016 - 11:56 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-36 YETİM MALI YEMEK
08/02/2016 - 12:00 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-35 YALANCILIK
01/02/2016 - 16:52 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-34 YALAN YEMİN
25/01/2016 - 12:47 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-33 VAKIF VE DEVLET MALI YEMEK
18/01/2016 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-32 TÛL-İ EMEL
11/01/2016 - 15:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-31 İFTİHAR-TEFAHUR
28/12/2015 - 10:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-29 RÜŞVET-2
21/12/2015 - 11:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-28 RÜŞVET-1
14/12/2015 - 00:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-27 RIZIK TAKSİMİNE RAZI OLMAMAK
07/12/2015 - 10:24 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-26 RİYA
04/12/2015 - 13:09 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-25 NİFAK
23/11/2015 - 11:59 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-24 NEFRET
16/11/2015 - 03:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-23 KUMAR
09/11/2015 - 11:46 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-22 KORKAKLIK
06/11/2015 - 07:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-21 SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEK
26/10/2015 - 09:30 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-20 KATL (ADAM ÖLDÜRMEK)
20/10/2015 - 11:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-19 KALPAZANLIK
12/10/2015 - 01:17 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR - 18 İSYAN
05/10/2015 - 13:01 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-17 İSRAF
28/09/2015 - 10:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-16 İFTİRA
21/09/2015 - 10:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-15 HULF
14/09/2015 - 10:10 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-14 HUKUKA RİAYETSİZLİK
07/09/2015 - 09:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-13 HIYANET
31/08/2015 - 10:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-12 HIRSIZLIK
25/08/2015 - 12:11 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-11 HIRS
17/08/2015 - 11:02 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-10 HİLE
10/08/2015 - 11:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-9 HASED
31/07/2015 - 09:27 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
27/07/2015 - 01:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
24/07/2015 - 03:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-7 GEVŞEKLİK
13/07/2015 - 12:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-6 GASP
06/07/2015 - 12:50 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-5 GAFLET
29/06/2015 - 11:29 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-4 GADR
22/06/2015 - 11:22 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-3 FAİZCİLİK
15/06/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-2 ALDATMA (GABN)
09/06/2015 - 12:38 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-1 ADAVET
01/06/2015 - 08:07 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-30 ZİYAFET
25/05/2015 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-29 YÜSR (TEYSİR)
18/05/2015 - 12:22 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-28 VADİNDE DURMAK
11/05/2015 - 11:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-27 ÜLFET (İyi Geçinmek)
04/05/2015 - 12:49 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-26 TEVEKKÜL
27/04/2015 - 10:53 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-25 TEDBİR
20/04/2015 - 12:06 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-24 TEAVÜN (Yardımlaşma)
13/04/2015 - 11:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-23 ŞÜKÜR
09/04/2015 - 12:19 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-22 SEBAT
30/03/2015 - 11:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-21 SADAKA
23/03/2015 - 02:17 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-20 SABIR
16/03/2015 - 09:10 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-19 MUHASEBE
9/03/2015 - 00:05 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-18 KESB
03/03/2015 - 13:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-17 KANAAT
16/02/2015 - 09:58 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İTİMAT
09/02/2015 - 10:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İSTİŞARE
03/02/2015 - 10:45 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-14 İNFAK
26/01/2015 - 13:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-13 İKTİSAD
22/01/2015 - 10:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-12 İHTİYAT
12/01/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-11 İHSAN
05/01/2015 - 00:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-10 HAMD
29/12/2014 - 11:31 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-9 GAYRET
22/12/2014 - 11:55 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-8 FÜTÜVVET
15/12/2014 - 02:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-7 FİRASET
08/12/2014 - 11:44 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-6 EMANET
01/12/2014 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-5 DOĞRULUK (SIDK)
23/11/2014 - 23:47 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-4 CÖMERTLİK
17/11/2014 - 01:02 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-3 CESARET
10/11/2014 - 11:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-2 BASİRET
03/11/2014 - 01:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-1 ADALET
23/10/2014 - 10:54 Hz HÜSEYİN (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
16/10/2014 - 12:52 Hz ALİ (R.A.)’NİN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
08/10/2014 - 10:39 Hz OSMAN (R.A.)’IN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
29/09/2014 - 09:53 Hz ÖMER (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
21/09/2014 - 00:32 HZ. EBU BEKİR (R.A.)’in SİYASÎ KİŞİLİĞİ
15/09/2014 - 12:29 Hz PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-2
08/09/2014 - 01:49 HZ. PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-1
01/09/2014 - 12:17 İSLÂM’DA SİYASET-6
23/08/2014 - 13:00 İSLÂM’DA SİYASET-5
04/08/2014 - 09:28 İSLÂM’DA SİYASET-4
30/07/2014 - 11:13 İSLÂM’DA SİYASET-3
21/07/2014 - 10:28 İSLÂM’DA SİYASET-2
14/07/2014 - 10:52 İSLÂM’DA SİYASET-1
07/07/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-4
30/06/2014 - 09:57 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-3
23/06/2014 - 09:13 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-2
16/06/2014 - 11:29 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-1
09/06/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-4
02/06/2014 - 02:19 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-3
26/05/2014 - 09:07 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-2
19/05/2014 - 11:58 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ
12/05/2014 - 10:44 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI NASIL KURULACAK?
05/05/2014 - 12:20 İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLÂTI(ESKİ İKÖ)
28/04/2014 - 00:54 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-8 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-3
21/04/2014 - 12:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-7 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-2
14/04/2014 - 09:49 BÜGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-6 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-1
07/04/2014 - 10:48 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-5 GERİ KALMIŞLIK
31/03/2014 - 11:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-4 NÜFUS ARTIŞI
24/03/2014 - 11:18 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-3 EKONOMİK SORUNLAR
17/03/2014 - 11:52 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-2
10/03/2014 - 10:30 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-1
03/03/2014 - 08:22 ULUSLARARASI BİRLİKLER-10 GÜNEYDOĞU ASYA ÜLKELERİ BİRLİĞİ (ASEAN)
24/02/2014 - 09:42 ULUSLARARASI BİRLİKLER-9 VARŞOVA PAKTI
17/02/2014 - 09:31 ULUSLARARASI BİRLİKLER-8 SSCB ve AVRASYA BİRLİĞİ
10/02/2014 - 07:38 ULUSLARARASI BİRLİKLER-7 D-8 GELİŞEN 8 ÜLKE
02/02/2014 - 19:28 ULUSLARARASI BİRLİKLER-6 CENTO ve BAĞDAT PAKTI
27/01/2014 - 07:58 ULUSLARARASI BİRLİKLER-5 AFRİKA BİRLİĞİ
23/01/2014 - 00:17 ULUSLARARASI BİRLİKLER-4 ARAP BİRLİĞİ
13/01/2014 - 07:25 ULUSLARARASI BİRLİKLER-3 NATO
07/01/2014 - 07:09 ULUSLARARASI BİRLİKLER-2 AVRUPA BİRLİĞİ (AB)
30/12/2013 - 07:19 ULUSLARARASI BİRLİKLER-1 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM)
23/12/2013 - 08:08 İSLÂM BİRLİĞİ ve ULUSLAR ARASI BİRLİKLER
16/12/2013 - 08:48 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-7 AŞIRI MİLLİYETÇİLİK
10/12/2013 - 09:56 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-6 FAŞİZM VE IRKÇILIK
02/12/2013 - 08:07 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-5 KOMÜNİZM
25/11/2013 - 09:12 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-4 BATI EMPERYALİZMİ
22/11/2013 - 10:05 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-3 SİYONİZM-3
20/11/2013 - 11:53 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN FAKTÖRLER-2 SİYONİZM-2
04/11/2013 - 10:10 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-1 SİYONİZM-1
28/10/2013 - 07:11 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER
20/10/2013 - 18:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-28 KUDÜS KONGRESİ (1931)
15/10/2013 - 20:29 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-27 NECMETTİN ERBAKAN ve D-8
07/10/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-26 BEDİUZZAMAN SAİD NURSÎ
30/09/2013 - 06:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-25 ABDURREŞİD İBRAHİM
23/09/2013 - 06:31 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-24 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-2
16/09/2013 - 06:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-23 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-1
10/09/2013 - 06:55 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-2
02/09/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-1
25/08/2013 - 22:57 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-20 KANUNî SULTAN SÜLEYMAN
20/08/2013 - 06:06 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-19 İDRİS-İ BİTLİSÎ
12/08/2013 - 07:09 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-18 YAVUZ SULTAN SELİM
05/08/2013 - 06:38 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-17 FATİH SULTAN MEHMED
29/07/2013 - 06:24 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-16 OSMAN GAZİ
22/07/2013 - 00:21 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-15 OSMANLILAR DÖNEMİ
15/07/2013 - 08:07 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-14 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-2
08/07/2013 - 10:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-13 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-1
01/07/2013 - 09:32 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-12 SELAHADDİN EYYUBÎ
24/06/2013 - 09:28 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-11 ABBASİLER DÖNEMİ-2
17/06/2013 - 09:35 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-10 ABBASİLER DÖNEMİ-1
10/06/2013 - 09:27 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-9 EMEVİLER DÖNEMİ-2
03/06/2013 - 10:04 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-8 EMEVİLER DÖNEMİ-1
29/05/2013 - 07:11 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-7 Hz ALİ (r.a.) DÖNEMİ
26/05/2013 - 09:37 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-6 Hz OSMAN (r.a.) DÖNEMİ
13/05/2013 - 10:30 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-5 Hz ÖMER (r.a.) DÖNEMİ
06/05/2013 - 11:41 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-4 Hz EBU BEKİR DÖNEMİ
29/04/2013 - 09:25 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-3 MEDİNE DÖNEMİ
22/04/2013 - 02:26 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-2 HİCRET
15/04/2013 - 07:02 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-1 MEKKE DÖNEMİ
08/04/2013 - 08:00 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-16 NEFSE UYMAK
01/04/2013 - 09:29 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-15 HAYATI DEĞERLİ GÖRMEK
25/03/2013 - 10:40 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-14 HEVA’YA UYMAK
18/03/2013 - 10:17 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-13 GEVŞEKLİK
11/03/2013 - 09:58 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-12 TÛL-İ EMEL
04/03/2013 - 14:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-11 TEMBELLİK
25/02/2013 - 10:03 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-10 CEHALET
18/02/2013 - 09:16 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-9 KORKAKLIK
11/02/2013 - 00:51 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-7 ZİLLET
04/02/2013 - 09:36 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-8 İHANET (Hıyanet)
28/01/2013 - 09:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-6 REHAVET
21/01/2013 - 01:08 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-5 GAFLET
14/01/2013 - 08:01 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-4 YEİS
06/01/2013 - 02:49 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-3 Adavet
30/12/2012 - 02:14 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-2 Başkanlık Sevgisi
24/12/2012 - 00:26 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR 1 TEFRİKA
17/12/2012 - 08:10 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 14 Bey'at (Biat)
11/12/2012 - 07:17 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 13 Hamiyyet
03/12/2012 - 08:09 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 12 Müsalemet
26/11/2012 - 08:32 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 11 Muavenet
19/11/2012 - 00:38 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 10
12/11/2012 - 08:05 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 9 Cesaret
05/11/2012 - 08:21 İslâm Birliğinin Temel Esasları-8 Sadakat
30/10/2012 - 00:05 İslâm BirliğininTemel Esasları-7 Uhuvvet
21/10/2012 - 11:08 İslâm Birliğinin Temel Esasları 6 - Ümmet Bilinci
15/10/2012 - 08:23 İslâm Birliğinin Temel Esasları-5 Adalet
08/10/2012 - 10:50 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Hürriyet
01/10/2012 - 09:51 İslam Birliğinin Temel Esasları - 3 Şûra
24/09/2012 - 00:53 İslam Birliğinin Temel Esasları 2 - İttihad
22/09/2012 - 01:22 İslâm Birliğinin Temel Esasları 1 - İtikad
16/09/2012 - 23:48 İslam Birliğinin Hedefleri 7 - Sömürünün Ortadan Kaldırılması
08/09/2012 - 01:14 İslâm Birliğinin Hedefleri 6 - İslâm Medeniyetinin Yeniden Kurulması
03/09/2012 - 12:50 İslam Birliğinin Hedefleri 5
27/08/2012 - 15:07 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Ekonomik Güçlenme
23/08/2012 - 12:31 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-3 (Manevî Kalkınmanın Gerçekleştirilmesi)
13/08/2012 - 10:19 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-2 Maddî Kalkınma ve Refahın Yaygınlaştırılması
06/08/2012 - 12:26 İslam Birliği'nin Hedefleri 1 Temel Hak ve Özgürlüklerin Sağlanması
30/07/2012 - 10:32 İslam Birliğinin İtikadi Ve Siyasi Temelleri
23/07/2012 - 13:59 İSLÂM BİRLİĞİNİN FAZİLETİ
18/07/2012 - 14:41 Dünya İslam Birliğine Muhtaçtır
09/07/2012 - 16:27 İslam Birlği İzzet kazandırır
02/07/2012 - 09:45 İslam Birliği'nin Amacı
25/06/2012 - 12:19 İSLÂM BİRLİĞİ HER MÜSLÜMAN’IN GÖREVİDİR
18/06/2012 - 09:18 İslam Birliğinin Hükmü
11/06/2012 - 10:51 İslam Birliği Yüce Bir İdealdir
04/06/2012 - 14:04 İslam Birliği Nedir?
29/05/2012 - 11:56 İslam Birliği İnanç Birliğidir
21/05/2012 - 12:58 Selamı Yayınız
14/05/2012 - 12:31 İslam Birliği Acil Bir İhtiyaçtır
 
Bölgeye dışarıdan müdahale olduğu müddetçe kan durmaz
Oyun kurucularla bu oyun bozulmaz
Fetihler Milli Görüş’le olur
Hak üstün tutulmadan Bir ülkede huzur olmaz
Karamollaoğlu: Ülkemiz yeniden dizayn edilmek isteniyor
Kemal Kılıçdaroğlu yarın Saadet Partisi'ni ziyaret edecek
ABD ziyareti bir daha düşünülmeli
Irak'tan PKK açıklaması
Saldırı hazırlığındaki teröristlere hava harekatı
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Atilla MEHDİGİL
Diyanet’in 'Kutlu Doğum Haftası' muamması
Hayati OTYAKMAZ
Peygamber (s.a.v) Efendimizin Güzel Hayatından Örnekler
Feyzullah AYDOĞAN
DEVLET AKLI
Ekrem ŞAMA
Ne umduk, ne bulduk?
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
Mustafa KAYA
Endişeliyiz ama Korkmuyoruz
İshak BEYAZAY
Onun bir bildiği var!
Mustafa İŞCAN
İsteğe bağlı prim ödemek aile yardımını kesmez
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Bunlara Cevap Verebilecek Biri Var mı?
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Ali Haydar HAKSAL
Küresel Emperyalizmin Tutsakları
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Trump’ın Suudi Arabistan Ziyareti’nin Hatırlattıkları...
Zeki CEYHAN
Günahından değil!
Mevlüt ÖZCAN
Oruç ayı Ramazan
Mahmut TOPTAŞ
Ücretsiz faaliyet/eylem yoktur
Prof.Dr.Ata ATUN
Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya biz?
Prof. Dr. Burhanettin Can
Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Haram ve zulüm düzeni ve Ak parti
Mustafa YILDIRIM
Çocuklar anne babanın aynasıdır
Burak KILLIOĞLU
İçten patlama
Şakir TARIM
Bir adanmış başkan: Adnan Demirtürk
İsmail KILLIOĞLU
“Ağaç kesen, baş keser”
İbrahim VELİ
Senden sorulur!
Abdülkadir ÖZKAN
Sat silahı al parayı, sonu ne olursa olsun!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz