29 Zi'l-ka'de 1438 | 22 Ağustos 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-III
09/12/2014 - 17:15
Mustafa GEÇER
"Batıda mezhep savaşları sürerken İslam dünyasında da
ona benzer mezhep savaşları meydana gelmiştir. Osmanlı,
Sünni kanatta yer almıştır. Bu sırada Kürtlerin tamamına
yakını da Sünni kanatta yer almış ve Osmanlı ile beraber olmuştur."
(önceki yazıdan devam)
 
3-Osmanlı  Kuruluş Dönemi:
1243 Kösedağ Savaşı’ndan sonra Anadolu Selçuklu Devleti’nin Moğol hâkimiyetine girmesi üzerine, Anadolu da “Beylikler Dönemi” nin başlamasına neden olmuşlardır.  Anadolu’da Söğüt ve Domaniç çevresinde Osmanlılar, Osmanlı İmparatorluğu Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye, günümüz Türkçesindeki karşılığı "Yüce Osmanlı Devleti” ni kurdular. Bu devlet,1299-1922 yılları arasında varlığını sürdürmüş Türk - İslam devletidir.
Devletin kurucusu ve Osmanlı Hanedanının atası olan Osman Gazi, Oğuzların Bozok  kolunun Kayı boyundandır. Devlet, bugünkü Bilecik ilinin Söğüt ilçesinde kurulmuştur. Osmanlı Devleti'nin bağımsız bir devlet olarak tarih sahnesine çıkması yaygın kabule göre 1299 yılında olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu gücünün doruğunda olduğu 16. ve 17. yüzyıllarda üç kıtaya yayılmış ve Güneydoğu Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'nın büyük bölümünü egemenliği altında tutmuştur. Ülkenin sınırları batıda Cebelitarık Boğazı ve 1553'te Fas kıyılarına, doğuda Hazar Denizi ve Basra Körfezi'ne, kuzeyde Avusturya, Macaristan ve Ukrayna'nın bir bölümüne ve güneyde Sudan, Eritre , Somali ve Yemen'e uzanmaktaydı. Osmanlı İmparatorluğu 29 eyaletten ve özerlik tanınmış olan Boğdan, Erdel ve Eflak prensliklerinden oluşmaktaydı.
Devlet zaman zaman Hint Okyanusu, Uzak Doğu, Atlas Okyanusu, Batı Afrika kıyıları gibi denizaşırı topraklarda da söz sahibi olmuştur.
Osmanlı İmparatorluğu en çok; Batıda; Haçlılarla, Kuzeyde; Ruslarla, Doğuda; Timurlular ve Akkoyunlularla, daha sonraları Azerbaycan’da kurulan Safevi devleti ile Güneyde; Suriye, Mısır’da Memluklerle ilişki, mücadele ve savaşları olmuştur. Bu mücadelelerde bazı Kürt aşiret ve beylerinden zaman zaman saf değiştirenler olmakla birlikte, genelde Osmanlı saflarında yer almışlardır.
Moğollar; ilk çağlarda ve ortaçağ erken zamanlarında uzun yıllar Türk devletlerinin  egemenliği altında yaşadılar.
Asıl adı Temuçin olan Cengiz, Moğol kabilelerini bir yönetim altında toplayarak 1196’da o çağlardaki dünyanın en büyük imparatorluğunu kurmuş ve Moğolları tarih sahnesine çıkarmıştır.
Kuruluşta devletin çekirdek halkı baskın Türk kültürü etkisindeki Moğollardan oluşmasına rağmen, Cengiz Han’ın bir Türk olduğu da tarihi kaynaklarda geçer. Kullanılan Dil; Moğolca Göktürkçe, Din; Şamanizm, Budizm, Tengricilik, Taoizm, Mani dinidir. Ülkesini doğuya, batıya, kuzeye ve güneye doğru genişletip imparatorluk haline getirdiğinde, tebası değişik dinlere mensup; Çinliler, Türkler, Afgan, Hind, Fars, Arap, Kürt, Ermeni, gibi etnik unsurlardan oluşup, ülke nüfusunun o tarihteki dünya nüfusunun  1/3 üne ulaştığı söylenir.  Bu nüfus içinde Moğol nüfusun çok azınlıkta kaldığı rahatlıkla söylenebilir.
Cengiz Han 1227’de öldüğünde İmparatorluğun sınırları, doğuda Çin Denizi’nden, batıda Orta Avrupa içlerine, kuzeyde Sibirya ortalarından, güneyde Himalaya dağlarına kadar uzanıyordu. Cengiz, sağlığında Türk ve Moğollarda görülen devlet töresine göre İmparatorluğu dört oğlu arasında paylaştırmıştır. Ölümünden sonra Cengiz İmparatorluğun parçalanması sonucu Altın Orda(Altınordu), İlhanlılar, Çağataylılar ve Kubilay Hanlığı kurulmuştur. Daha sonraları bu hanlıklardan en son Çağatay Hanlığı da 1369 yılında Timurların egemenliğine girerek Moğol imparatorluğu sona ermiştir. Moğollar ve bakiyesi devletler, batıya doğru yayılırken Moğollardan kaçan göçebe Türk ve diğer toplulukların Batıya Selçuklu ve Osmanlı üzerine doğru göçmeleri ve bunların sonucu karıştıkları toplumların dini, siyasi ve sosyal yapısında ortaya çıkardıkları sonuçlar açısından önemlidir. Cengiz’in ölümünden sonra torunlarınca yerine kurulan devletlerin hanedanları ve devletlerinin büyük çoğunluğu zamanla Müslüman olmuşlar, Çağatay Türkçesi ve Farsça’yı resmi ve eğitim dili olarak kullanmışlardır.
O çağlarda da İslam devletleri ve Müslümanlar, iki cepheden büyük yıkıcı saldırılara ve istilalara maruz kalmışlardır. Bunlar, Batı’dan Haçlı saldırıları diğeri de Doğu’dan gelen Moğol saldırı ve istilalarıdır.
Bu saldırılar büyük miktarda can ve mal kayıplarına, İslam devletlerinin parçalanmasına, yıkılmasına yerlerine yeni devletlerin kurulmasına sebep olmuştur. Bunlardan başka İslam devletlerinde taht kavgası gibi iç çekişme ve savaşlar, aynı çağda var olan İslam devletlerinin birbirleri ile siyasi çekişme ve egemenlik savaşları da Müslümanlara en az Haçlılar ve Moğollar kadar zarar vermiş, yıkım getirmiş, gayrimüslim güçlerin saldırılarına da zemin hazırlamıştır.
Haçlı ve Moğol saldırıları, Osmanlı ve diğer İslam devletlerine büyük maddi zararlar vermiş, can kaybına, devletlerin bölünmesine, yıkılmasına, siyasi haritaların değişmesine neden olmuş ise de, o zamanki Müslümanların alimleri, güçlü eğitim müesseseleri, inançları ve medeniyetleri itikadi bir sapmaya fırsat vermemiştir. Hatta saldırganlar, Haçlılar olsun Moğollar olsun Müslümanların üstün inanç ve medeniyet denizinde su içine atılan buz parçasının eriyip yok olması gibi eriyip Müslüman milletlere karışmışlardır.
Cengiz Han bakiyesi devletlerden sonra coğrafyada çok önemli ve güçlü İslam devletleri kurulmuştur. Bunlardan en önemlisi Timur İmparatorluğu ve daha sonra Delhi Sultanlığı yerine kurulan; Hind ve Afganistan’ı, bugünkü Pakistan’ı, Bangladeş’i, İran’ın doğusunu içine alan Babür İmparatorluğu’dur. 23 Şubat 1483 tarihinde günümüzde Özbekistan sınırları içerisinde yer alan Andican, Fergana'da, Babası; Timur'un üçüncü oğlu Miran Şah'ın torunlarından Fergana valisi Ömer Şeyh Mirza, annesi ise Cengiz Han'in torunlarından Yunus Han'ın kızı Kutluğ Nigâr Hanım'dan doğan Zahir ad-Din Muhammad  Babür tarafından 1526’da  kurulmuştur. 1858 İngiliz istilasına kadar 332 yıl yaşamış, bugünkü Hindistan, Pakistan, Afganistan, Bangladeş’e İslam kimliğini vermiş muhteşem bir medeniyet tesis etmiştir.
Osmanlıların doğuda daha çok Timurlular ve onlardan sonra Azerbaycan- İran’da kurulan Akkoyunlu ve Safevilerle ilişkileri ve çatışmaları olmuş ve büyük zarar görmüştür.
Timur (Demir); 9 Nisan 1336 - ö. 18 Şubat 1405) veya Batıda bilinen ismiyle Timurlenk (Aksak Timur), göçebe Türklerin yurdu  Mevaraünnehir’de 1336’da dünyaya gelmiş, 1370’de Büyük Timur İmparatorluğu’nun kurucusu bir Türk komutan ve hükümdardır. Cengiz Han soyundan Saray Mülk Hanımla evlenerek onlara akraba olmuştur. Kendisi Cengiz soyundan olmadığı için “Han” ünvanı yerine “Emir” ünvanını  kullanmıştır. 1370-1405 yılları arasında yaptığı seferlerle, Harezm, Doğu Türkistan, İran, Azerbaycan, Hindistan Delhi Sultanlığı, Irak, Suriye, Altınordu Devleti ve Osmanlı Devleti'nin de içinde bulunduğu topraklara hâkim olmuştur. Yaptığı fetihler ve kurduğu devlet Türk tarihini derinden etkilemiştir. Sünni Müslüman olan Timur, Semerkant’ı başkent yaparak önemli  İslam Medreseleri (üniversiteleri) ve bayındırlık faaliyetleri ile Türkistan’da çağının en ileri Türk-İslam medeniyetini kurmuştur.
İki Müslüman devlet olan Osmanlı ve Timur İmparatorluğu arasındaki Ankara Savaşı, Osmanlı Devletini yok olmanın eşiğine getirmiştir. Anadolu’da kurulan beylikleri içine alarak üç kıtaya yayılan Osmanlı İmparatorluğu, eski Türk örf ve adetlerinin ve İslam kültürünün yükümlülüklerinin doğrultusunda bir yönetim şekli belirlemiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasi yapısında ve hukuk kurallarının oluşumunda İslam dininin belirleyici bir rol oynaması, Osmanlı İmparatorluğu’nun İslam birliğini sağlayan bir "İslam çatı devleti" olmasını sağlamıştır.
Doğuda bu gelişmeler olurken Batıda gelişen rasyonalist (akılcı) ve pozitivist fikir akımları 15.yy sonlarında dinde reform düşünce ve taleplerini de beraberinde getirmiş, Katolik  skolastik felsefeye dayanan Hıristiyan inancına karşı başkaldırıların ve yeni mezheplerin doğmasına neden olmuştur.  
Batı Hıristiyan dünyasındaki bu ayrışmalar iç mücadelelere ve 1618 ile 1648 yılları arasında yapılan Otuz Yıl Savaşları diye tarihe geçen  ve Avrupa devletlerinin çoğunun katıldığı önceleri dini amaçlı mezhep çatışmaları niteliğinde olmasına rağmen sonlara doğru siyasi ve çıkar amaçlı savaşlar olarak süren Avrupa’da iç savaşlara sebep olmuştur. Temelinde, bir Protestan-Katolik mücadelesi olsa da, savaşan devletlerin çoğu mezhepsel çatışmaların yanı sıra siyasi amaçlar için de savaşmıştır. Savaş, 1648 yılında Protestanların zaferiyle bitmiş ve Vestfalya Antlaşması ile savaş sonucunda Almanya ve Avusturya'dan oluşan Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu her biri hükümran olan birçok küçük devlete ayrılmış ve dağılmıştır.
Burada şu hususa da değinmek lazım. 1465 yılında Hollanda'da doğan, Roterdam’lı reformcu rahip Desiderius Erasmus, Batı düşüncelerini ve Hıristiyanlık ruhunu Antik Yunan ve roma pagan medeniyet düşüncesi ile sentezlemiş, çağdaş seküler batı düşüncesine katkı sağlamıştır! Ayrıca hümanizm akımının kurucusu olmuş, kilisenin yenilenmesi fikrine sahip olmakla beraber Hıristiyan dünyasının çatışmaya ve parçalanmaya sürüklenmesine şiddetle karşı çıkmıştır. Hümanist olmasına rağmen şedit bir Türk ve İslam düşmanı bu papaz Hıristiyanlığın birleşerek Müslümanlığı kastettiği Türklerin ve İslam’ın ortadan kaldırılması ideolojisini taşıması ile Avrupa Birliğinin kuruluş felsefesinin babası sayılır. Bugün Avrupa Birliği ülkeleri onun adına eğitimde müfredat ve öğrenci değişimi projesi olan Türkiye’nin de katıldığı Erasmus Programını yapmaktadır. Avrupa’daki parçalanmışlık Avrupa Birliğinin kuruluşuna kadar sürmüştür. O çağlarda Batıdaki bu gelişmeler Osmanlılar ve İslam dünyası için önemli rahatlama getirmiştir.
Avrupa’daki bu iç savaşlar Haçlıların birlik olup İslam’ı ortadan kaldırma amacı güden Haçlı savaşlarına bir süre ara verilmesine neden olmuştur. Bu aralarda İslam devletleri, özellikle Osmanlı, bir yandan Moğol  bakiyesi devletlerin saldırıları ile uğraşırken bir yandan da kendi aralarında siyasi egemenlik ve tekrar ortaya çıkan (Sünni-Şia) mezhep ayrılıkları ve çatışmaları ile meşgul olmuştur.
Osmanlı Devletinin iç isyanları ve Safevi  meselesini  kısmen halledip İslam Birliğini sağlaması ile Batıdan gelen saldırı ve tehditlere daha rahat yönelmesini, Viyana’ya kadar Avrupa içlerine girmesini sağlamıştır.  
Kuruluş döneminde Osmanlıyı  meşgul eden  ve gelişmeyi yavaşlatan Timur, Akkoyunlu, Safevi meseleleri ve bu dönemde Osmanlı-Kürt ilişkilerini ayrı ayrı ele almak gerekir.
Bizans’a komşu olan Osmanlı Beyliği diğer beylikleri içine alıp devletleşme sürecine girmişken Timur’la arası açılmış, bu iki Türk ve Müslüman olan devletler arasında 1402’de Ankara savaşı yapılmıştır.
Savaş sırasında Osmanlı ordusunda bulunan bazı Türkmen birlikleri Timur safına geçmiş ve savaşı Timur kazanarak Yıldırım Bayezid’i ve on binlerce esir veya gönüllü Türkmen’i yanına alarak gitmiştir.  Bu savaş Osmanlı Devleti’ni yıkılmakla burun buruna getirmiş, taht ve iç çatışmaların olduğu çok tehlikeli  “Fetret Devri”ni başlatmıştır.
Şehzadeler arasında geçen birtakım taht kavgalarından sonra 1413 yılında Mehmed’in Osmanlı tahtına oturması ile 11 yıl süren “Fetret Devri” son bulmuş oldu.
I.Mehmed, saltanatı sırasında Ankara Savaşı sonrası Anadolu'da yitirilen toprakların büyük bölümünü yeniden ele geçirdi.
Batıda mezhep savaşları sürerken İslam dünyasında da ona benzer mezhep savaşları meydana gelmiştir. Osmanlı, Sünni kanatta yer almıştır. Bu sırada Kürtlerin tamamına yakını da Sünni kanatta yer almış ve Osmanlı ile beraber olmuştur. Bu çatışmalar İslam’ın ana akım Ehli Sünnet  (Sünni) toplulukları ile Şia (Şii) (Heterodoks) toplulukları arasında ola gelmiştir. Günümüzde dahi  Şii damardan gelen ve değişik çağdaş siyasi ve terör örgütlenmeleri ardında bu muhalefet  “Sünni” saydıkları Cumhuriyet Türkiye’sine karşı da sürdürülmektedir.
Osmanlı ile İran ve Azerbaycan’da kurulan ve çoğunluğu  1925 yılında İngilizlerin desteği ile Kaçar Hanedanından Ahmet Şah’a darbe yaparak başa geçen, 1400 yıldan sonra, Musevilere saygı gösteren İran'ın ilk şah ve bu jestin karşılığında Museviler onu Kuroş (Cyrus)’tan sonra en çok saygı duydukları ikinci şah olarak ilan ettikleri Pehlevi Hanedanından Rıza Şah Pehlevi’ye kadar Türk Hanedanlarının yönettiği devletlerle yapılan savaşlar siyasi ve mezhep içerikli olmuştur.
İslam Peygamberi Hz.Muhammed’in  (s.a.v) 632 de vefatından sonra sahabeler arasında çıkan ”kimin halife olacağı” konusundaki siyasi ihtilaf zamanla mezhepsel ve itikadi ayrışmalara dönüşmüştür.
İslamiyet’te ilk itikad ayrılıkları, Hazret-i Osman'ın şehit edilmesi hadisesinden sonra, Abdullah ibni Sebe adındaki münafık olan bir Yahudi’nin ortaya çıkması ile başlamıştır. Müslümanların saf ve berrak imanlarını bozmak gayesiyle itikattaki birlik ve beraberliklerini parçalamak için çıkarılan ilk fitne hareketi budur.  İbni Sebe, Hazret-i Ali'nin halifelik meselesini bahane ederek, Müslümanları bölmek gayretine düştü. Kendisine taraftar toplamak ve onlara görüşlerini kabul ettirmek için, (Hazret-i Ali'nin Peygamber olduğundan, Allah’ü Teâlâ’nın ona hulul ettiğine) varıncaya kadar pek çok şeyler uydurdu. Bir kısım insanları aldattı. İbni Sebe’ye aldananların içinde siyasi hırs ve gayret ile hareket edenler çoktu. Böylece Hazret-i  Ali taraftarıyız diyerek, İslam dinine bozuk inançlar karıştırdılar. Zamanla başka konularda da Ehl-i sünnetten ayrılıp, kendi içlerinde çeşitli kollara bölündüler.
Hazret-i  Ali'nin (r.a) hilafeti, hakem tayini yoluyla Hazret-i Muaviye'ye bırakmasının sonunda, Hazret-i Ali'ye ve Hazret-i Muaviye'ye karşı çıkıp ayrılanlara Harici ismi verildi.
Haricilerden bir kısmı Kur’an-ı kerimin bazı bölümlerini kabul etmezler. Bir kısmı da sapıklıklarında, yeni bir peygamber geleceğine inanacak kadar ileri gitmişlerdir. Bozuk fırkalardan biri olan Mutezile ise, Hasan-ı Basri hazretlerinin derslerinde bulunan Vasıl bin Ata tarafından ortaya çıkarılmıştır. Hasan-ı Basri, (Büyük günah işleyen ne mümindir ne de kâfirdir) diyerek Ehl-i sünnetten ayrılan Vasıl bin Ata için, (İ'tezele anna Vasıl), yani (Vasıl bizden ayrıldı) buyurmuştu. Buradaki i’tezele=ayrıldı kelimesinden dolayı Vasıl'a ve onun yolunu tutanlara (Mutezile) ismi verilmiştir. Ayrıca Mürcie, Kaderiyye, İbahiye, Mücessime, Cebriyye gibi birçok bozuk fırkalar, İslam tarihi boyunca çeşitli yerlerde ortaya çıkmış, kendi içlerinde de sayılamayacak kadar çok kollara ayrılarak bir müddet yaşayıp, sonra unutulup gitmişlerdir. Babür şahlarından Ekber Şah 1579’da bütün dinleri birleştirerek yeni bir din kurma çalışması ile yoldan çıkmıştır. İslam’ın ana gövdesinden ayrılan bu akımlar genellikle Arap olmayan ve İslam coğrafyasının mücavir alanlarında yaşayan, Müslüman olmayan kültürlerle komşu olup onlardan etkilenen İslam’dan önceki eski dinlerinin akidelerini ve felsefi akımları İslam’la sentezleyen, karıştıran kesimlerde ortaya çıkmıştır.     Bu ifsat edici akımlara karşı; İmam Maturidi, İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam Malik, İmam Evzaî, Leys Bin Sa’d, İmam Şafiî, Ahmed bin Hanbel, Süfyan-ı Servi, Süfyan bin Uyeyne İmam Rabbani, Gazali, Serahsi, Taftazani, Buhari, Yesevi (rahmetullahi aleyhim) gibi birçok İslam Alimi, eğitim,  ilmi, ictihadi çalışmaları ve bu konuda sağlam delil ve senedleri ile mücadele ederek engel olmuşlar etkilerini kısmen silmişlerdir.       Günümüzde Müslümanların büyük çoğunluğu Ehli Sünnet(Sünni) mezheplere, bir kısmı da Şii (Şia) mezhebi ve türevlerine mensuptur. Şia (Ali takipçileri) zaman içinde aralarında çıkan imamet ihtilafları ile de değişik alt kollara ayrılmıştır. Mesela; Şii mezhebi 765 yılında altıncı imam Cafer es-Sadık'ın (r.a) ölümü sonrası yeni imamın belirlenmesinde iki kola ayrılmıştır. Ana akım Şii gruplar Cafer'in küçük oğlu Musa Kazım'ı yedinci imam olarak tanımışlardır. Bu grup günümüzün On iki İmamcılık İsnaaşeriyyeciler koludur. Uç gruplar ise Cafer'in büyük oğlu İsmail'i yedinci imam olarak tanımış ve İsmaililik olarak adlandırılmıştır. İsmaililik, Yeni Platonculuk felsefeden etkilenen, ezoterik (dışa kapalı) bir mezheptir. Öğreti açısından İslam'daki sistematik ve felsefî mezhep olarak görülür. Haşhaşiler (Batılı kaynaklarda,”suikastçı, kiralık katil” olarak da geçer) 1090 yılının Eylül ayında İsmaili din adamı Hasan Sabbah tarafından kurulmuş dini tarikat ve siyasi örgüt. Tarikat, İsmaililik mezhebini temel alan Fatımi Devleti'nde dinsel bir hizipleşme sonucu ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan iki koldan biri olan Nizariliğin temsilcisi olan Haşhaşiler önce İran sonra da Suriye'ye yayılmıştır. Kuşatılması ve ele geçirilmesi güç kaleler temelinde örgütlenmiş olan Haşhaşiler önemli kişilere yönelik suikastlere dayanan etkili bir askerî strateji geliştirerek Orta Çağ İslam dünyasında çok önemli ve farklı bir güç olarak ortaya çıkmıştır. Haşhaşiler ideolojik açıdan dönemin Sünni siyasî ve dinî çevrelerini, özellikle de Abbasi Devleti ve onun koruyucusu olan Büyük Selçuklu Devleti'ni düşman kabul etmiştir. Selçuklu Veziri Nizamülmülk olmak üzere yüzlerce Sünni devlet adamı ve alimleri suikast düzenleyerek katletmişlerdir. Dai adı verilen misyoner ve fedailerini İslam coğrafyasının her köşesine göndererek fikirlerini yaymaya ve ileri gelen Sünni alim ve devlet adamlarına suikast hazırlamışlardır.
İsmaililer dinî liderlerine şeyh, pir, ata gibi unvanlarla hitap eder. Tarikat mensuplarının birbirleri için kullandıkları terim ise "yoldaş" anlamına gelen "refik"tir. Sıklıkla fedai olarak bilinen suikastçılar ise tarikat tarafından esasiyun olarak adlandırılmıştır.
Haşhaşiler, Orta Çağ İslam dünyasında çok önemli rol oynamışlardır. Büyük Selçuklu Devleti'nin en parlak döneminde düşüşe geçmesine ve Sencer, Berkyaruk ile Muhammed Tapar arasındaki taht kavgalarına önemli etkide bulunmuşlardır. Bu süreçte bazı Selçuklu sultanlarıyla müttefik olan Haşhaşiler çoğuyla da mücadele içinde olmuşlardır. Selçukluların dağılmasından sonra da etkisini sürdüren İran Haşhaşileri, Moğolların İran'ı ve Bağdat'ı ele geçirmesine kadar ayakta kalmış, sonrasında ise son liderleri Rükneddin Hür Şah'ın Hülagü'nün isteklerine uymasıyla 1256 yılında Alamut Kalesi, 1258 yılında Lemeser Kalesi ve 1270 yılında Girduh Kalesi boşaltılmış, Moğollar başta Alamut Kalesi olmak üzere tüm kaleleri yakıp yıkmışlardır. Suriye Haşhaşileri Haçlı Seferleri sırasında siyasal olaylarda önemli bir rol oynamışlardır. Raşidüddin Sinan el-İsmaili döneminde siyasal ve öğreti olarak en parlak dönemlerini yaşamışlardır. 1273 yılında ise kalelerini Baybars'a teslim etmişlerdir.  İslam’ın Sünni itikadı mezheplere mensup olan Müslümanlar bazı  Şia akımlarını tekfir etmişler, bazılarını tekfir etmeyip Ehl-i Bid’attan saymaktadırlar. Bu topluluklar Selçuklularla mücadele etmiş, ardılları ise Osmanlılarla mücadele etmiştir. 
Osmanlı iktidarının dinî kimliği Sünni Müslümanlık  olmasına karşın, imparatorluk tebaası olan Müslüman halkın  az bir bölümünün inançları şia’nın versiyonlarıyla; Alevîlik, Bektâşilik, Hurûfilik, Kızılbaşlık, Kalenderilik, Mevlevîlik, Türkmenlik, yani  heterodoks İslam'dı.
I.Mehmet zamanında Osmanlıya karşı baş kaldırıp, çeşitli bahanelerle halkı isyana teşvik edip ayaklandıran Şeyh Bedreddin Mahmud veya Simavnalı Bedreddin, ile onun yoldaşları, Torlak Kemal, Börklüce Mustafa heteredoks  islam anlayışı mensupları Osmanlı kazaskeri Şeyh Bedreddin İsyanı diye bilinen dini ve siyasi ayaklanmanın lideridirler. Şeyh Bedrettin; özellikle 15. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu Fetret Devri sırasında desteklediği Musa Çelebi'ye verdiği destek ve çağdaş sosyalizm uygulamalarını çağrıştıran yönetim yöntemleriyle bilinmektedir. Torlak Kemal ya da Manisalı Samuel, Şeyh Bedreddin'in izleyicilerinden. Börklüce Mustafa'yla birlikte Şeyh Bedreddin Ayaklanması olarak bilinen isyana önderlik etmiştir. Simavnalı Şeyh Bedreddin'in isyancı müridi olan Torlak Kemal, Manisa'da Samuel adıyla doğmuş ve sonradan Yahudilik'ten İslam'a geçip adını değiştirmiştir.
Günümüz Türkiye’sinde de irsi uzantıları bulunan  bu insanlar Osmanlı siyasi birliğinin sağlanması sırasında Sultan I. Mehmet’i uğraştıran anarşi ve isyan hareketlerinin öncüleri olmuşlardır.
Nazım Hikmet, Şeyh Bedrettin Destanı'nda "yarin yanağından gayri paylaşmak her şeyi" dizeleri ile Börklüce Mustafa'nın yaydığı öğretiyi anlatmıştır. Bedreddin'i ve Börklüce'yi günümüzde de takip edenler mevcuttur.
 
(Devam edecek)
YORUMLAR
MEHMET DEMİREL 10-12-2014, 09:06:16
Tarihi süreci çok güzel aktarmışsınız.Allah razı olsun..Dikkatle okuyorum.
 
BURHAN ÇAKIR 10-12-2014, 11:10:46
MAALESEF GÜNÜMÜZDE ABDULLAH İBNİ SEBE'LERDEN ÇOK VAR.MÜSLÜMANLARIN HER YERDE HUZURUNU BOZAN BU İNSANLAR MÜSLÜMANLAR ARASINA FİTNE FESAT SOKUYOR.BİRBİRİNE DÜŞÜRÜYOR.SONRA DA KALKIP KARŞISINA GEÇİP KAHVESİNİ İÇİYOR.ALLAH MÜSLÜMANLARA ŞUUR VERSİN
 
sümeyye 12-12-2014, 09:05:11
ülkemizde herdaim mazlum rolüne kürtler büründü.ancak devletin yaptığı bazı zulümlerde kürtlerin psikolojisini bozdu.Ancak İman hamuru ile yoğrulan kürt kardeşlerimiz bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadılar.bizi birbirimizden ayıramazlar..bizler 1000 yıldır kardeşiz.bundan sonrada ahirete kadar kardeş oalcağız.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
14/02/2017 - 14:47 TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
23/12/2016 - 12:03 ÜLKEMİZİN ÜYE YAPILDIĞI BÖLGESEL VE ULUSLARARASI KURULUŞLARLA İLİŞKİLERİ…
14/11/2016 - 13:59 KASABINA AŞIK KOYUN
24/10/2016 - 15:41 MUSUL HAREKÂTININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
11/10/2016 - 18:11 KANDİL’E YAĞI KİM KOYUYOR ?
29/09/2016 - 11:37 EĞİTİM VE TERSİNE DEVŞİRME
05/09/2016 - 17:52 III.BİNYIL HAÇLI SAAVAŞLARI
15/08/2016 - 10:31 BAŞIMIZA GELENLER
03/08/2016 - 15:56 15 TEMMUZ DARBE SONRASI
19/07/2016 - 16:50 15 TEMMUZ 2016 DARBE TEŞEBBÜSÜ
04/07/2016 - 13:04 İLERİ GİDİŞ Mİ GERİ DÖNÜŞ MÜ?
11/06/2016 - 10:43 DOST ZANNEDİLENLERDEN YENEN KAZIKLAR !
27/05/2016 - 18:00 IŞİD’İN SON KULLANMA TARİHİ BİTTİ Mİ?
16/05/2016 - 16:29 LAİKLİK NE İŞE YARAR? -II-
10/05/2016 - 10:50 LAİKLİK NEDİR NE İŞE YARAR ? -I-
25/04/2016 - 21:04 BATI DUYARLILIĞI
08/04/2016 - 09:30 NEREYE GİDİYORUZ ?
29/03/2016 - 11:10 KONSOLOS EFENDİLERİN ADALET HASSASİYETİ
14/03/2016 - 17:31 NESLİMİZ PAGANİZM TEHDİDİ ALTINDA
26/02/2016 - 11:29 TRİBÜNDE SEYİRCİ OLMAK
16/02/2016 - 16:39 ANAYASA TARTIŞMASI -2
02/02/2016 - 19:30 ANAYASA TARTIŞMASI -1
15/01/2016 - 23:09 TÜRKİYE’DE TERÖRÜN KAYNAĞI
05/01/2016 - 11:39 MUSUL SORUNU
30/12/2015 - 14:19 KANAL İSTANBUL RANTI
21/12/2015 - 15:11 AKP İKTİDARLARI’NIN İSRAİL İLİŞKİLERİ
14/12/2015 - 10:12 IRAK BİZE IRAK DEĞİL
02/12/2015 - 12:17 BÖLGEMİZDE SON GELİŞMELER
23/11/2015 - 10:56 RUSYA’NIN IŞİD HEVESİ
14/11/2015 - 10:28 SİLAHLAR MÜSLÜMANLAR ÜZERİNDE DENENİYOR
27/10/2015 - 17:06 DEVLET EL DEĞİŞTİRİYOR...
18/10/2015 - 17:00 KAMPLAŞMA KİMLERİN İŞİNE YARAR ?
04/10/2015 - 20:15 TERÖRE KARŞI KÜRESEL İŞBİRLİĞİ
21/09/2015 - 12:44 YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE
10/09/2015 - 12:37 YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE
31/08/2015 - 18:25 ÇÖZÜM SÜRECİ OYALANMASI VE ÇÖZÜM
21/08/2015 - 11:55 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE TERÖR
08/08/2015 - 13:22 CHP VE TERÖR
13/07/2015 - 03:55 İSLAM COĞRAFYASI VE TÜRKİYE'DE KİMLİK İNŞAASI
05/07/2015 - 22:43 BÖLGEDE SUÇLU TÜRKİYE Mİ?
29/06/2015 - 00:49 HİÇ BİRİ TEMİZLİKTEN SÖZ EDEMEZ!
23/06/2015 - 11:20 HAÇLI SAVAŞLARI SÜRÜYOR…
15/06/2015 - 11:27 UFUKTA ERKEN SEÇİM VAR
09/06/2015 - 10:05 7 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİ
01/06/2015 - 13:05 EY MİLLET UYAN-2
25/05/2015 - 14:01 EY MİLLET UYAN, İYİ YÖNETİLMİYORUZ-1
12/05/2015 - 14:49 7 HAZİRANDA YİNE SEÇİM VAR
05/05/2015 - 11:56 TARİHE GEÇMİŞ KATLİAM VE SOYKIRIMLAR -2 (Kızılderili Soykırımı)
30/04/2015 - 10:41 Tarihe Geçmiş Katliam Ve Soykırımlar (Endülüs Soykırımı)
15/04/2015 - 11:29 DÜNYADA SOYKIRIM MUCİTLERİ
07/04/2015 - 15:29 FAİL, ÜST AKIL İSE SİZ NE AKILSINIZ?
01/04/2015 - 12:57 BU NE REZİLLİK, NE KEPAZELİK, NE MÜTTEHEMLİK?
25/03/2015 - 14:54 TEPEDE YETKİ KAVGASI MI?
12/03/2015 - 11:20 EKONOMİ CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİRŞEY YOK
04/03/2015 - 10:55 ERBAKAN'I ANLAMAK...
24/02/2015 - 11:15 BU CADDE ÇIKMAZ SOKAK!
10/02/2015 - 09:50 TÜRKİYE HANGİ ZEMİN ÜZERİNDE YÜKSELECEK?
02/02/2015 - 16:21 YÖNETMEK YA DA YÖNETİLMEK
27/01/2015 - 11:02 İSLAM ÜLKELERİ BARIŞ GÜCÜ ACİLEN KURULMALIDIR
20/01/2015 - 15:40 BLACKWATER TERÖR ÖRGÜTÜ
13/01/2015 - 18:21 TERÖR KİMİN İŞİNE YARAR ?
07/01/2015 - 11:37 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VII
01/01/2015 - 12:08 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VI
22/12/2014 - 21:25 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-V
16/12/2014 - 10:27 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-IV
09/12/2014 - 17:15 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-III
02/12/2014 - 11:45 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-II
25/11/2014 - 11:43 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-1
13/11/2014 - 16:13 YENİ DÜNYA DÜZENİ VE MESCİD-İ AKSA
04/11/2014 - 13:20 KAMU DÜZENİ
28/10/2014 - 14:50 KULLUK SÖZLEŞMESİ
16/10/2014 - 11:30 KAMU MALLARININ SATIŞI
07/10/2014 - 23:45 KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN!
29/09/2014 - 16:45 IŞİD SAVAŞI VE TÜRKİYE’NİN DURUŞU
21/09/2014 - 23:48 IŞİD ÜZERİNDEN TÜRKİYE'NİN BAŞINA ÇORAP ÖRÜLMEK İSTENİYOR
09/09/2014 - 09:30 BÜTÜN BUNLARI IŞİD Mİ YAPIYOR?
19/08/2014 - 16:15 BU DÜZENİN ÜRETTİĞİ İNSAN YAPISI
12/08/2014 - 10:20 ÇAN KAYA!
28/07/2014 - 00:04 HANİ BAHAR GELMİŞTİ?
20/07/2014 - 20:27 GAZZE'DE KATLİAM SÜRÜYOR
10/07/2014 - 19:23 İSLAM ÜLKELERİNİN YÖNETİCİLERİ NE YAPAR?
02/07/2014 - 15:45 NEREDEN NEREYE ?
24/06/2014 - 13:59 FİTNE ATEŞİ
07/06/2014 - 16:08 DEMOKRASİ, DİKTATÖRLERİN MEŞRUİYET ARACI MI ?
30/05/2014 - 18:20 23. ULUSLARARASI MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR BİRLİĞİ TOPLANTISI
21/05/2014 - 10:15 BİR MUSİBET Mİ, BİN NASİHAT MI?
12/05/2014 - 01:32 BİRLİK VE BERABERLİK
08/05/2014 - 11:18 10.YIL DA TV5
28/04/2014 - 10:28 SEÇİM KAVGASI
22/04/2014 - 10:54 MEDYA ÇILGINLIĞI
14/04/2014 - 13:00 DEMOKRASİNİN BEDELİ
07/04/2014 - 01:30 ÇARLIK RUSYASI YENİDEN
01/04/2014 - 09:55 KOKPİTTE OTURANLAR
24/03/2014 - 10:31 SİYASİ TERCİH VE SORUMLULUK
17/03/2014 - 11:00 DEĞİŞİMİN CAZİBESİ
10/03/2014 - 10:00 SİYASİ CİNNET HALİ
02/03/2014 - 23.55 FİİLİ İŞGALLER YENİDEN BAŞLADI
24/02/2014 - 11:30 ÜÇÜNCÜ VEFAT YILINDA ERBAKANI ANLAMAK
17/02/2014 - 08:10 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-3
10/02/2014 - 11:00 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-2
01/02/2014 - 17:30 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-1
26/01/2014 - 23:45 17 ARALIK DIŞ ODAKLAR VE OYUNCULAR
17/01/2014 - 12:15 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-2
09/01/2014 - 13:00 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-1
31/12/2013 - 12:00 BU İŞ HÜKÜMETİ VE CEMAATİ AŞAR!
23/12/2013 - 13:00 AB MACERASI:GÖNÜLLÜ ESARET-5
16/12/2013 - 15:47 AB MACERASI-GÖNÜLLÜ ESARET-4
05/12/2013 - 16:00 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-3 BÖLÜM
23/11/2013 - 15:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET- 2
15/11/2013 - 20:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-1
29/10/2013 - 13:39 TEFECİLİK MEDENİYETİ!
14/10/2013 - 13:22 TOPLUMSAL SORUNLARIMIZ VE ÇÖZÜM REFERANSLARI
05/10/2013 - 14:49 28 ŞUBAT SANIKLARI VE MAĞDURLARI
26/09/2013 - 16:25 DEMOKRASİNİN NAMUSU
27/08/2013 - 13:00 KATİLDEN HİMMET BEKLEMEK
18/08/2013 - 15:11 GÜÇ BENDE O HALDE HAKLIYIM
03/08/2013 - 07:49 DİN SAVAŞLARI
23/07/2013 - 09:20 ÖRTÜLÜ İŞGAL
12/07/2013 - 15:40 MISIR VE DEMOKRASİ
03/07/2013 - 20:21 MURSİ DİRENMELİDİR !
24/06/2013 - 18:56 BÖLGE BARIŞI GÜÇLÜ TÜRKİYEDEN GEÇER
13/06/2013 - 19:26 CAMİ VERGİSİ
04/06/2013 - 20:24 HOŞAFIN YAĞI KESİLDİ!
23/05/2013 - 15:34 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE AYRIMCILIK
10/05/2013 - 16:51 ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE İSRAİL
30/04/2013 - 19:29 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-2
24/04/2013 - 18:25 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-1
09/04/2013 - 17:54 KAN DAVASI -2
30/03/2013 - 22:14 KAN DAVASI-1
20/03/2013 - 22:54 SERBEST TİCARET ANTLAŞMALARI (LAISSEZ FAIRE-LAISSEZ PASSER)
10/03/2013 - 18:29 YENİDEN RANT EKONOMİSİNE DÖNÜŞ
01/03/2013 - 15:26 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -3
25/02/2013 - 17:33 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -2-
20/02/2013 - 12:05 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -1-
12/02/2013 - 12:14 MEDENİYET SORUNU
30/01/2013 - 15:36 HABABAM SINIFI
15/01/2013 - 16:20 YENİDEN İŞGAL VE SÖMÜRGECİLİK
10/01/2013 - 14:30 GÜÇLÜ OLAN HAYATTA KALIR
01/01/2013 - 15:22 KENDİSİ RUS MOTORU AMERİKAN ÜRETİMİ TÜRK
20/12/2012 - 17:26 YILBAŞI NOEL MİLLİ PİYANGO
09/12/2012 - 20:17 Cumhuriyetin Kazanımları!
26/11/2012 - 14:33 Küresel Güç Dengeleri Değişiyor
15/11/2012 - 15:40 İslam Ülkelerinin Kurduğu Teşekküller Neden Etkin Değil?
06/11/2012 - 16:41 Müslüman Duyarlılığı
23/10/2012 - 00,11 Kurban Bayramı Mübarek Olsun
17/10/2012 - 17:53 İçki Reklamları ve Anayasa
09/10/2012 - 23:24 Suriye'ye Müdahale Kimin İşine Yarar?
01/10/2012 - 17:33 Görünen İran
19/09/2012 - 00:01 Müslümanın Talep Ve Beklentileri
11/09/2012 - 19:43 Türkiyenin Borç Faizi ve Yabancılara Toprak Satışı
28/08/2012 - 16:06 DÜNYA PETROLLERİNİ SÖMÜRENLER
23/08/2012 - 00:44 PKK'NIN İDEOLOJİK KİMLİĞİ
14/08/2012 - 12:18 Nizam İthalatı
04/08/2012 - 14:55 Küresel Bataklık
25/07/2012 - 13:00 Sahibinden Satılık Partiler 2
20/07/2012 - 14:43 Sahibinden Satılık Partiler 1
09/07/2012 - 08:55 Taksim Meydanının Silüeti
02/07/2012 - 09:30 Milleti Aptal Yerine Koymayın
25/06/2012 - 17:15 TÜRKİYE BÖLGEDE YALNIZLIĞA SÜRÜKLENİYOR
18/06/2012 - 17:15 Anayasa mı ? Babayasa mı ?
11/06/2012 - 10:46 ALKOL, EŞCİNSELLİK, FUHUŞ VE KÜRTAJ
05/06/2012 - 13:45 Büyük Ortadoğu Projesi'nde Türkiye'nin Rolü
29/05/2012 - 11:45 Saf Tutmak
21/05/2012 - 10:00 Dünya'da ve Türkiye'de Neo Kapitalizm-2
14/05/2012 - 17:33 Dünya'da ve Türkiye'de Neo-Kapitalizm 1
08/05/2012 - 13:28 Nerede Duruyoruz ?
28/04/2012 - 12:37 Kalkınmamızın Ayak Bağları
 
Temel Karamollaoğlu: Erken seçime hazırız
Sancar Paşa’ya vefasızlık
Amerika'ya ait insansız hava aracı Adana'ya düştü
Emre Belözoğlu, Milli Takım'a geri dönüyor mu?
Dursun Özbek'ten Arda Turan ve Selçuk İnan açıklaması
ABD'den Kuzey Kore'ye: Çok hızlı bir şekilde savaşa dönüşür
Resmen alay ediyor!
Sanayi hamleleri devrim niteliğindeydi
Emniyet Genel Müdürlüğü: Bülent Tezcan bize sorsaydı bilgi verirdik
EN ÇOK
Yazarlar
Atilla MEHDİGİL
Kulluğunu bilmeyen hüsrandadır
Hayati OTYAKMAZ
VATAN TÜRKÜSÜ (ŞİİR)
Mustafa KAYA
Suriye’de Dönüş Mümkün mü?
İshak BEYAZAY
H.A.A.R.P Projesi ve GDO’lu tohum-2
Feyzullah AYDOĞAN
Öğretmen atamalarında hakkaniyet ve liyakat yerine siyaset iddiası
Ekrem ŞAMA
Tarihten bir gaflet rekoru
Mustafa İŞCAN
Yeni aylıklar istediğiniz banka ve PTT’ye gönderilecek
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Gerçekleri Gizlemek Suçtur
Ali Haydar HAKSAL
Siyaset Düşünce Üretmiyor Tüketiyor
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Mattis Ziyareti Öncesi ABD Yalanları ve Aba Altındaki Sopa!
Zeki CEYHAN
Yurtta Tesadüf Konseyi!
Mevlüt ÖZCAN
Erkeğin yabancı bir kadınla tokalaşması caiz mi?
Mahmut TOPTAŞ
Hammalet’ El-Hatab
Prof.Dr.Ata ATUN
Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
Prof. Dr. Burhanettin Can
FETÖ ile Mücadelede Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar-2:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
16. kuruluş yılında Ak Parti
Mustafa YILDIRIM
Öğrencilere sahip çıkamayacak mıyız?
Burak KILLIOĞLU
Yorgun…
Şakir TARIM
İstanbul’un akıbetini düşünen yok mu?
İsmail KILLIOĞLU
Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
İbrahim VELİ
Atalet Ve Kalkışma
Abdülkadir ÖZKAN
Memuru enflasyona ezdirmemek!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz