4 Safer 1439 | 24 Ekim 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
26/11/2014 - 11:04
İsmail KILLIOĞLU

Bir ahlaki kişiliğin tanımlanmasında iki açıdan bakılarak değerlendirilmesi gerekir. Bunlardan sadece birinden bakılıp hemen ahlaki değerlendirme yapılması ve ahlaki yargıda bulunulması, kendi bağlamında yanlış olmasa bile, kişinin ahlakiliğini tam olarak anlamada eksiklik oluşturabilir. Dolayısıyla ahlâk ile ahlakilik olgusunun dengede tezahür etmesi gerekir. 
Ahlaki kişiliğin değerlendirilmesinde ahlâk ile ahlakilik, birbirini tamamlayan iki bakış açısının dayanağını oluşturmalıdır. Kuşkusuz ahlâk ile ahlakiliğin ilişkisi dikkatli bir şekilde kurulmazsa, aradaki ince ve nazik çizginin ayırdına varmak zorlaşır. 
Genel olarak ahlâk, içsel olan diye nitelendireceğimiz yetenek ya da gücü özünde mahfuz tutan davranış veya fiil ile doğrudan ilintilidir. Davranış veya fiilde tezahür etmeyen, bir başka ifadeyle somutlaşmayan söz konusu yetenek ya da güç, değerlendirme ve yargı düzeyine çıkmadığı sürece ahlâk, aynı zamanda ahlakiliğin konusunu oluşturamaz. Ahlakın içsel veya deruni kaynağı diyebileceğimiz yetenek ya da gücü, daha somut olarak niyet ya da irade, yani isteme şeklinde de adlandırabiliriz. Bu yönüyle ahlâk, ahlaki kişinin içsel dünyasına ait bir haldir. Dışa yansımadığı, yani davranış ya da fiilde tezahür ederek somutlaşmadığı için, değerlendirme yapma ve yargıda bulunma konusu edilemez. En yakınımızda bildiğimiz kişinin, bizi öldürme ya da yaralama düşüncesi, davranışına yansımadığı sürece, onu değerlendiremeyiz, yargı konusu yapamayız. Onun için “beraati zimmet asıldır”, yani iyi niyet içinde olmak, kişinin ahlaki kişiliğinin kurulmasında etkin olan bir ahlaki ilkedir, kısaca erdemdir.
İkinci açı, ahlaki kişinin davranışını değerlendiren ve yargılayan bir diğer ahlaki kişinin ya da öznenin varlığıdır. Onun ahlaki ilke gereği yaptığı değerlendirme, eleştiri ve yargılaması, ahlakilik olarak nitelendirilir. Çoğunlukla ahlâk olgusuna dıştan bakışı esas alan ahlâk anlayış ve yaklaşımları, ahlaki ilkenin ve normun tarihsel ve toplumsal gerçekleşmesine bakarak, ahlakın evrensel ve değişmez olmadığı, aksine kısmi ya da “konjonktürel”, bölgesel ve değişken olduğu sonucuna hemen varmaktadırlar.
Ahlaki kişiliğin, sözünü ettiğimiz iki açıdan kavranılması durumunda, herhangi bir kişiliğin ahlaki bakımdan güvenilir olup olmadığı hakkında doğru bir karara varmak mümkün hale gelebilir.
Bu durumu devletler ya da uluslararası ilişkileri tahlil edip değerlendirme işleminde de kullanmanın mümkün, hatta bir gereklilik olduğu söylenebilir. Gerçi, olgu olarak bir gerçekliği tespit etme işleminde doğruluk payı olduğunun kabulünde, bir dereceye kadar sakıncası olmayan, “devletlerarasında dostluk değil, kendi menfaati asıldır” söylemi, uluorta ifade edilegelmiştir. Bu bağlamda, özellikle Batı siyaset ve hukuk kültüründe bu adeta bir “motto”, deyim yerindeyse vecize hükmünde anlaşılmış ve uygulanmıştır da. Yeniçağda Doğal Hukuk’a bir öğreti boyutu kazandıran Hugo Grotius’un “pacta sunt servanda”, yani “ahde vefa” ahlaki ilkesini devletlerarası ilişkilerde ölçüt olarak ileri sürmesi önemli bir adım olarak görülmüştür. Oysa İslam Hukuku’nda “siyer” kavramıyla ifade edilen durum, bizzat Allah Resulünün uygulamalarında ahde vefa ahlâk ilkesinin yankı bulmuş halinden başka bir şey değildir.
Çağımızda, gerek ahlâk ve ahlakilik, gerekse siyaset ve hukuk alanlarındaki yansımalarına bakıldığında, ahlaki kişilik ve ahde vefa ilkesi açısından, asla güvenilir olmayan hatta kötülüğünden ve şerrinden dünyanın emin olamadığı bir sistem olarak duran bir güç vardır: Devletiyle, siyasetiyle, teknolojisiyle, desise ve hilesiyle Amerika. Şerrinden emin olamayan bu kişilik ve güçten kendini uzak tutabilen yönetimler, toplumlar, kıt kanaat de olsa, kendi yağlarında kavrulmayı başarabilmişlerdir. Küba, son birkaç onlu yıllardan beri Latin Amerika ülkeleri, Şah rejiminin devrilmesinden son bir iki yıla kadar İran bunlardandır. `60’lı, `70’li yılların Markos’u, Şah’ı, şerrinden emin olunamayanın has “müttefik”leriydiler. Sonları biliniyor.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
18/10/2017 - 10:15 Bütüncül bakabilmek-2
06/09/2017 - 09:38 Sorgulama ve Yenileme
30/08/2017 - 09:40 Yetenek ve kişilik
23/08/2017 - 09:58 Trump’ın Amerikası
16/08/2017 - 09:17 Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
09/08/2017 - 09:11 Kamu Ve Erdemi
02/08/2017 - 09:19 Aşılanan şiir
26/07/2017 - 09:22 Kör göze sürme çekmek
19/07/2017 - 09:09 İnsana bakmak
05/07/2017 - 09:09 Örgütsüz emek
28/06/2017 - 08:53 Batı çöker mi?
21/06/2017 - 11:00 İktidar ve devlet
14/06/2017 - 09:50 Sorgulama ve özeleştiri
07/06/2017 - 09:39 Uluslararası hukuk ve Filistinli esirler
31/05/2017 - 10:17 Açlık
24/05/2017 - 15:07 Evin içi
17/05/2017 - 09:16 “Ağaç kesen, baş keser”
10/05/2017 - 09:19 Kamu bilinci
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
Taraftar ayaklandı! Galatasaray çileden çıktı!
İstifası beklenen başkanlara ilişkin Abdulkadir Selvi'den flaş iddia
Ahmet Davutoğlu'na tehdit gibi sözler! Şansını zorlamasın, defterler açılmasın
Erdoğan: Melih Gökçek'e, Balıkesir ve Bursa'ya istifa talebimiz iletildi, direnirlerse neticesi ağır olur
Trollenen yazar Abdulkadir Selvi yazdı: Melih Gökçek'in yerine kim geliyor?
Flaş... Melih Gökçek'ten veda gibi sözler: Verilen imkanlarla bunları yaptık...
Erdoğan, 3 belediye başkanına seslendi: Topbaş gibi yapın
Erdoğan'dan ABD'ye: Biz size muhtaç değiliz
Erdoğan'dan bedelli askerlik açıklaması
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa KAYA
Yüzde 10 Barajı
Atilla MEHDİGİL
'Birleşmiş Milletler' hangi amaçla kuruldu?
İshak BEYAZAY
Kıyılır mı kıyılır mı, canana kıyılır mı?
Feyzullah AYDOĞAN
ÖZGÜR DÜNYA KÂBE’DEN BAŞLAR
Ekrem ŞAMA
Amerika demek, entrika demek
Mustafa İŞCAN
Askerlik Borçlanması Erken Emekli Eder
Hayati OTYAKMAZ
ZENGİN KİM?
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Büyük Zararlar Kötülükler Tehlikeler
Ali Haydar HAKSAL
Zamanın Ağır Yükü
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Kuzey Irak Krizi” Çözüldü mü Yoksa Yeni mi Başlıyor?
Zeki CEYHAN
Ortak akıl n’oldu?
Mevlüt ÖZCAN
Allah’ a teslimiyetin saadeti
Mahmut TOPTAŞ
Küfür cephesinde yeni bir şey yok
Prof.Dr.Ata ATUN
Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
Prof. Dr. Burhanettin Can
Kuzey Irak Referandumu - 2: Türkiye'nin dil ve üslup sorunu
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Allah rahmet eylesin
Mustafa YILDIRIM
Özledim…
Burak KILLIOĞLU
Sistem hatası
Şakir TARIM
İmamlığın Hakkını Veren Kahramanlar
İsmail KILLIOĞLU
Bütüncül bakabilmek-2
İbrahim VELİ
Kolaylaştırmak ve müjdelemek için “ilk adım”!
Abdülkadir ÖZKAN
CHP, yaşam tarzının güvencesi olabilir mi?
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz