4 Ramazan 1438 | 30 Mayıs 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
YENİ DÜNYA DÜZENİ VE MESCİD-İ AKSA
13/11/2014 - 16:13
Mustafa GEÇER
"Her ABD başkanı koltuğunu Yahudi’ye borçlu olduğunu bilir ve
onların her şeyine boyun eğer.Yahudi takkesi (kipa) giyip
Kudüs’te ağlama duvarında ağlar, siyonist Yahudi’ye bağlılık
yemini eder."
 
Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması ile birlikte Müslümanlar sahipsiz kaldılar. 1920’den sonra kurulan halkı Müslüman ülke yönetimleri Osmanlı’yı yıkan, İslam’ı yeryüzünden silmek isteyen Haçlı ve Siyonist politikalara yamandılar.  Müslüman halklarına ve inançlarına ihaneti temel ilke edindiler. Müslümanlar ülkelerinde uygulanan seküler rejimlerce “iç tehdit” olarak muamele gördüler ve toplumsal hayattan temizlenmeye başlandılar. Yurtları, dinleri, namusları, mabetleri tarumar edilmeye, coğrafyadan silinmeye, aşağılanmaya, zulme ve katliama maruz bırakılmaya devam edildiler. Bununla yetinilmedi; İslam ülkelerindeki tüm olumsuzluklar, fakirlik, gelişmemişlik, karar organlarında hiç yetki verilmeyen Müslümanlara fatura edildi.
Geldiğimiz noktada, siyonist planların bir aşaması olarak, dünyadaki tüm olumsuzluklar ve terör, Müslümanlara fatura edilmek isteniyor. Müslümanlara karşı tüm dünyada içerden ve dışarıdan saldırılar devam ediyor.
İsrail askerleri, 05.11.2014’de Mescid-i  Aksa'yı bastı. Gaz bombaları ve plastik mermilerle Filistinlilere saldıran İsrail, 1967'den bu yana ilk defa Aksa'nın içine girerek ibadethaneyi tahrip ettiler. İsrail askerleri, Aksa'nın mihrabını postallarıyla çiğnedi, Kuran'ı Kerimleri yerlere atarak İslam dinine ve Müslümanlara hakarette sınırı aştı. 
21 Ağustos 1969'da Denis Ruhan adlı fanatik bir Yahudi, Mescidi Aksa'yı yakma girişiminde bulundu ve bu bilinçli bir şekilde yaptırıldı. Camiyi yok etmenin Mesih'in gelişini hızlandıracağına inandığını söyleyen Rohan, daha sonra delilik raporu aldı ve İsrail'den sınır dışı edildi, herhangi bir ceza da almadı. Çıkan büyük yangında yüzlerce yıllık birçok tarihi eser yandı, kül oldu. Bunların arasında olan Selahattin Eyyubi'nin fethin nişanesi olarak Kudüs'e getirttiği 'ahşap minber' de vardı. Bu yapılanlar, bu gidişle ne ilk, ne de son olacaktır. Bu insanlık dışı, kışkırtıcı, aşağılık saldırı karşısında duyarlı yetkili kişiler, makam ve merciler kınamalar yayınlandı. Sosyal medyada  insanlar öfkelerini tatmin ettiler. Bu kadar.
1789  Fransız  ihtilali sonucu kurulan kapitalist laik burjuva iktidarı “Yeni Dünya Düzeni” (novus ordo seclorum) bu sisteme karşı kurulan sözde işçi diktatörlüğü, “Marksist sosyalist Allah Tanımaz Düzen” Rusya’da  Siyonist  para babalarının finansman ve siyasi desteği ile Ekim 1917’de bir darbe ile kuruldu. Bu rejim 1789 rejimine biraz aykırı bulundu. Dünya iki kutup’a bölündü ve her yerde kutuplar arasında egemenlik savaşı ve katliamlar oldu.
1990’da SSCB’nin sosyalist rejiminin çökmesiyle beraber, ABD başkanı Baba Bush, “Yeni Dünya Düzeni” ni tekrar gündeme getirdi. Amaç, SSCB egemenliğinden kalan yerler tekrar kontrol altına alınmalı ve kapitalist düzen “Rekabete dayalı serbest piyasa ekonomisi modeli” tüm dünyaya hakim kılınmalıdır. Dünyamızda son yıllarda ortaya çıkan gelişme ve düzenlemeler, bu plan ve politikaların uygulanmasının sonucudur.
Bunları, bu zulümlerin nedenlerini,  sorumlularını, asli faillerini, işbirlikçilerini sağlıklı ve isabetli, küresel boyutta tespit etmeden olanları anlayamayız. Bunun için dönüp biraz geriye bakmak lazım.
1992 yılında yazdığım “Yeni Dünya Düzeni” başlıklı yazımı aynen buraya alıyorum.  Görünen o ki, 1992  den bu yana insanlığın lehine bir değişiklik olmamıştır. Yazı güncelliğini korumakta, günümüzde yaşadığımız işgal, istila, zulüm ve katliamların sebebi ortadan kalkmamış, aynı sonuçları doğurmaya devam etmektedir.
“SSCB deki sosyalist rejimin, son nefesini de Afganistan dağlarında tüketip 1990’da çökmesinden sonra, SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) denen Rus imparatorluğu, şekli planda ortadan kalkmış görünmektedir. Esas planda ise Rus imparatorluğu halen ayaktadır. Komünist rejim, ayının sadece tırnaklarını ve dişlerini köreltmiştir.
Diş ve tırnaklarını ABD’den alacağı dolarlarla biledikten sonra Ayı tekrar ayağa kalkacak, yetmiş yıldır işgalinde kan akıttığı, ekonomik, politik ve siyasi yönden sömürdüğü, din ve kültürlerini yok etmeye çalıştığı Müslüman- Türk olan unsurları tepelemeye, sultası altına almaya devam edecektir.
Temenniniz ve Yüce Allah'a duamız, Ayı’nın bir daha mecal bulamayıp zulmünün bitmesidir. Bu konuda elimizden fazla bir şey gelmemektedir. Müslüman Devletlerin idarecileri, meseleyi ’Yeni Dünya Düzeni" dedikleri oluşuma veya hayali bir şeye havale etmiş, işin içinden sıyrılmış görünüyorlar. Onlara göre “Yeni Dünya Düzeni” her şeyi adil bir şekilde halledecektir(!)   SSCB’nin çökmesinden sonra ortaya atılan, söylentilerin çoğunun ve basının dilinden düşürmediği “Yeni Dünya Düzeni", her şeyin kendisine havale edildiği hayali bir oluşum. Yeni Dünya Düzeni’nin sihirli değneği sanki her şeyi yerli yerinde halledecek, dünyamızı güllük gülistanlık yapacakmış gibi, bu yönde kamuoyu oluşturulmaya çalışılmaktadır. Dünyanın başka ülkelerinde bu tabire bu kadar çok  havale yapıldığı, bu kadar çok ümit bağlandığı şüpheli bir durumdur.
Yeni dünya düzeni denen bu düzensizliğin senaryosunu kimin nasıl yazdığı, bu düzen denen yuttur- macanın işlevinin neler olduğu, farklı bakışlarla farklı anlayışta açıklığa kavuşmuş olmakla birlikte, Dünyamızda egemen güçlerin bugünlere kadar yapageldikleri düzenlere bir göz atıldığında, perdenin gerisinde yine Siyonist Yahudilerin, Haçlıların ve Masonların olduğunu, Dünyamızı dün olduğu gibi bugünde, kendi menfaat ve felsefeleri doğrultusunda şekillendirmeye çalıştıklarını anlamak hiç de güç değildir.
Ortada bilinen bir diğer gerçeğin de, Müslüman ülke yöneticilerinin bu oluşumlara seyirci ve alkışçı olarak katılmaktan başka, ne çıkarları ne de etkileri olduğudur. "Onlar yapacak, biz tasdik edeceğiz." felsefesi devam ettirilmektedir.
Bu tabirin ilk etapta aklımıza getirdiği ve cevabını aramamız gereken soru şunlardır: Bu “yeni dünya düzeni” denen düzen nedir, kim kurmuştur, yönetmekte ve yönlendirmektedir?  Bu düzen konusunda uluslararası konsensüs var mıdır?  Bu düzeni kimler neyi icra etmek için kurmaktalar, ilkeleri ve felsefesi nedir? Kimlere ne gibi menfaat ve kolaylıklar sağlayacak, kimlere fatura edilecektir? Dünyamızda, SSCB rejiminin çökmesinden sonra tarihi bir oluşumun ortaya çıktığı, eski dengelerin bozulduğu, haritaların değiştiği bir gerçektir. Yeni oluşuma göre dengeler ve sınırlar yeniden çizilecek, Dünyaya yeni bir şekil verilecektir, işte bu tarihi oluşumu kendi menfaatleri doğrultusunda şekillendirmek, bu oluşumdan azami menfaat sağlamak için, diğer süper güçler, ABD ve Avrupa Birliği kendi aralarında gizli bir rekabete başlamış gibi görünüyorlar.
Oysa sonuçta suların akacağı havuz aynı havuz olacaktır. Masonların ve Yahudilerin Havuzu.  Müslümanların etkin olmadığı bir dünyada başka nasıl bir sonuç beklenebilir? Yeni Dünya Düzeni diye yutturulan sömürü planının ne olduğunu, organizatörlerinin kimler olduğunu, makro ve mikro planda anlayabilmek için eskimiş dünya düzenlerine, çok uzaklara gitmeden şöyle bir göz atmak yeterli olacaktır.
Şunu peşinen kabul etmek gerekir ki birbirine taban tabana zıt bile olsa tüm beşeri sistemlerin altında mutlak Yahudilerin parmağının olduğunu görüyoruz. Bu iddia bir mübalağa değildir, ispatı her zaman mümkündür.
Dünyamız 19.ncu Y.Y’ın sonları, 20.nci Y.Y’ın başları arasında ekonomik ve siyasi açılardan öyle bir noktaya getirildi ki, düşmanlıkları körükleyen fikir akımlarının etkisi, ülkelerin birbirinden toprak talep etmeleri, ticari rekabet, pazar paylaşımı dünyanın o günkü halini zorlamaya başladı. Artık statüko bu etkileri taşıyamaz oldu. Nitekim savaşın eşiğine gelmiş dünya, bir kıvılcım beklemeye başladı. Atmosfer son derece elektrikli ve gergin. Fikri, ekonomik ve siyasi alanda bu ortamın hazırlanmasında Yahudilerin payı çok büyüktür. Osmanlı haritadan silinmek istenmektedir. 
Dünyamız bu durumda iken 1914 yılında Avusturya-Macaristan veliahdının Saraybosna’da, bir sırp öğrenci tarafından öldürülmesi, beklenen kıvılcımı çaktı ve 1.Dünya Savaşı başladı.
1. Dünya Savaşı insanlığın yaşadığı en ağır felaketlerden biridir. 15-20 milyon insanın ölmesine, bir o kadarının sakat kalmasına, ülkelerin altüst olmasına ve ekonomilerin yıkılmasına neden oldu. 1. Dünya Savaşına hemen hemen bütün dünya ülkeleri katıldı, katılmayanlarda şöyle veya böyle hissesini aldı. Bütün milletler zararlı çıktı. Dengeler bozuldu, ülkeler tarumar oldu. Bu savaştan en çok zararlı çıkan ülke ise ne yazık ki, o dönemlerde İslam birliğinin yegane temsilcisi Osmanlı İmparator luğu oldu. Yıkıldı ve paylaşıldı. Savaştan zararla değil de kazançla çıkan tek istisna, Yahudi milletidir. Hatta harp zengini olarak ceplerini şişirmiş, bulattığı suda balık avlamış olarak çıktı. O çağlarda, kütüğe işlemiş karınca gibi Dünyanın her tarafına dağılmış ve en hassas noktalara kadar nüfuz etmiş Yahudi ve Masonlar, Dünyayı çürük ve kof bir kütük haline getirdiler. 1. Dünya Savaşı 1918 yılında bitti denebilir. Dünya savaştan çıkmış, bitkin ve belirsizlik içinde, insanlar yorgun, perişan, aç.  Barış ve sükûndan, karnını doyuracak kuru bir ekmekten başka istediği yok. Tam bu aşamada akbabalar dünyaya yeni bir düzen vermek için masaya oturup insanlığın selameti kurtuluşu ve barış içinde yaşaması için Cemiyet-i Akvam teşkilatını kurdular. Bu cemiyetten de çok şeyler bekledi insanlık. Çok ümitler bağlandı cemiyete. Oysa ki cemiyetin kimlerce oluşturulduğuna göz atıldığında bunun bir hayır cemiyeti değil pastayı paylaşma cemiyeti olduğu ortaya çıkacaktı.
İşte bu cemiyetin organizatörleri, Siyonist Yahudi’nin menfaati ve onlara bir vatan verme yolunda gerekirse dünyayı yeni bir felakete sürüklemeyi göz kırpmadan yapacak kişilerdi. Nitekim de öyle oldu. Cemiyeti Akvam, Dünya Yahudi ve Mason hâkimiyeti ve Siyonist Yahudi’ye Filistin’de bir yurt vermek için kolları sıvadı. İşte o zaman kurulan ve ümit bağlanan teşkilat ve Yeni Dünya Düzeni’nin patronları Cemiyeti akvamı oluşturanlardı. 1. Dünya Savaşı henüz sona ermiş, Dünya barış ve sükûn ararken, o devirde Britanya Başvekaletinde David Lloyd George bulunuyordu. D. L. George Başvekil olduğu o dönemlerde, Britanya (İngiltere) hükümeti Yahudi politikasını tamamen benimsedi. Kabinede altı adet Yahudi baş müşavir vardı. İngiliz kabinesi Yahudilerin elindeydi.
Hemen savaş sonrasında Filistin’de Yahudi Devletinin binasını sağlam temellere oturtmak istediler. Britanya Krallığı adına Lord Rothschild’e "Milli bir Yahudi Yurdu” ihdasını bütün kuvvetiyle benimseyeceğini yazan, Britanya Dışişleri Bakanı M. Arthur James Balfour'dur. ABD de durum farklı değildir. Başkan Wilson'un sağ kolu Sefir Morgenhau, Osmanlı zamanında 1912’lerde ısrarla isteyerek İstanbul'a sefir olarak atanmış, o zaman Anadolu’da bulunan Ermenileri kışkırtmış ve onları isyan ve katliamlarında finanse etmiş bir Yahudi’dir. Türkiye’ de Ermeni ayaklanmalarının mimarıdır. Banker Jacop Schiff bir Yahudi’dir. Hakim Brandeis ve Prof. Frak Furter safkan Yahudi idiler. Bunlar bugünde olduğu gibi ABD’nin politikalarını ve ekonomisini yönlendiren, yöneten kişilerdi.
Her ABD başkanı koltuğunu Yahudi’ye borçlu olduğunu bilir ve onların her şeyine boyun eğer. Yahudi takkesi (kipa) giyip Kudüs’te ağlama duvarında ağlar, siyonist Yahudi’ye bağlılık yemini eder.
Muharref Tevrat’taki; “Bütün Krallar sana hizmet edecektir” düsturu işletilir. Savaşın son aylarında, siyasi ve mali meseleleri düzenlemek için Washington’a gönderilmiş İngiliz Lord Rufus lsacs Reading, daha sonra İngiltere’de Adalet Bakanlığına yükselmiş bir Yahudi’dir. Filistin’in muvakkat mandası  İngiliz’lere verildiği zaman "arz-ı mukaddes" i idare etmek ve orada Yahudi rejimi kurmak için adeta bir hükümdar yetkisi ile gönderilen, Sir Harbert Samuel, Queensland valisi Sir Matheu  Nathan birer siyonist Yahudi idi.
Cemiyeti Akvam (Milletler Cemiyeti) daimi teşkilatının genel katipliğini İngiltere’ye bıraktı(rıldı)ğında bu göreve tayin edilen Sir Eric Durumond, Cenevre’ye varır varmaz ayağının tozu ile ilk işi şehrin hahambaşını ziyaret ederek onlara bağlılığını sunmuştur. 
Alman İmparatoru Wilhelm, Hollanda’ya kaçtıktan sonra, Reich Hükümleti (o günkü Alman Hükümeti) Yahudilerin eline geçti, Almanların Hariciye Nazırı Hause, Maliye Nazırı (Bakanı) Schiffer, Dahiliye Nazırı Preuss Yahudi idiler. Almanları teslim eden Paris’deki Alman heyeti hemen hep Yahudi idi. Oscar Oppenneimer ve Newyork Bankeri Jacop Schiff’in damadının kardeşi  Marx Warbury bunların arasında idi.
1. Dünya Savaşı ve sonundaki Yeni Dünya Düzeni’nin mimarları hep Yahudi’dir. Yukarıdaki örnekleri tüm dünya ülkelerine teşmil etmek mümkün olan bir gerçektir.
1918’de Almanların yaptığı barış antlaşması, Alman Birliği’nin büyük bir kısmını korudu. Böylelikle Yahudilerin ekmeğine yağ sürüldü. Barıştan sonra devletlerin iktisadi darboğazlarını aşabilmek için Yahudi teröristlerinin finansman ihtiyacı ve istekleri olacaktı. Yahudi harp zengini bankerler de bu işi severek yaptılar. Kasalarını bir kat daha şişirdiler. İsrail Zangvill, "Cemiyet-i Akvam, Yahudi ilhamın mahsulüdür" derken, Yahudi murahhası Luicen Wolf da, Cenevre de Cemiyet-i Akvam toplantısına iştirak ettikten sonra, bu cemiyetin Yahudiliğin en aziz ve kutsal gelenekleri (Yahudi şeriatına) uygun olduğunu ve bütün Yahudilerin mümkün olan her vasıta ile bu cemiyeti korumayı mukaddes bir vazife telakki etmek zorunda olduklarını tekrarladı.
O dönemlerde, Osmanlı ve diğer ülke meclislerinde Yahudi, Yahudi olmayan Yahudi felsefe menfaati doğrultusunda onlara hizmeti borç bilen beynelmilel mason localarına kayıtlı masonlar her şeye hakimdir. Netice olarak Cemiyet-i Akvamın yeni dünya düzeni, dünyayı paramparça ve birçok tehlikeli sorunlarla baş başa olarak, yeni bir dünya savaşına  gebe bıraktı. Oysa insanlığı yeni bir dünya savaşı tehlikesinden korumak için kurulmuştu.
Osmanlı İmparatorluğunu, Gülbekyan adında bir ermeni emlak komisyoncusuna parselleterek paylaştılar. Gülbekyan, İslam topraklarını harita üzerinde kırmızı bir kalemle parselledi. Yahudi şeriatının hüküm sürdüğü o günkü batı ülkeleri ve yönetimleri için imparatorluk topraklarımızı rizai taksim yaptı. Filistinli Müslümanların yurdun üzerinde Yahudi’ye bir yurt ayırmayı da ihmal etmedi, zaten nihai amaç buydu. Bunu yaptı ve beş milyon dolar komisyonunu Yahudi patronlardan aldı. Tarihte geçen "Kırmızı hat anlaşması" budur. Yıllarca kaynayacak ve Müslümanları katledip yurtlarından edecek fitnenin tohumları, o günkü yeni dünya nizamı hesabına böyle atıldı.
Cemiyeti Akvam, Dünya’ya düzen getirecekti, getirmedi.  Getiremezdi de… Sadece dünyayı yeni düzensizliklere, savaşlara gebe bırakmakla ve Yahudiler‘in kasalarını doldurmakla kalmadı, Self Determination prensibini ortaya atarak ve bunu Siyonist Yahudiler için işletmek için Filistin’de Yahudi nüfusunu artıracak, Filistin’e Yahudi göçlerini sağladı. Bundan böyle Yahudiler Filistin’e akın akın geldi. Gelmeyen Yahudiler işkencelere maruz bırakıldı.  Hitler Yahudi’si ile anlaşarak, Filistin’e göçmeyen Alman Yahudilerini daha sonra fırınlara atacaklardı. Filistin de Yahudi nüfusu artışı, Cemiyet-i  Akvam'ın bir eseri  olarak tecelli etti.
Dünyaya barış ve huzur getireceği söylenen Cemiyet-i Akvam’a rağmen barış sağlanamadı. Aslında planlandığı gibi, bir dünya savaşı daha lazımdı ki eksik işler tamamlansın!
1939’da II.Dünya Savaşı başladı. Bu savaşı da büyük bir oranda Yahudi bankerler finanse etti. 50 milyona yakın insan öldü. Savaş sonunda tüm insanlık Yahudi hariç, zarar gördü. Dünya’nın düzeni yine bozuldu, değişti, bulandı, bulanık suda balık avlamak için Yahudi kolları yine sıvadı.
Toplumların barış içinde yaşamaların sağlamak iddiası ile Miher Devletlerine (Almanya-ltalya-Japonya) karşı savaşan devletler, Nisan 1945’de San Franciso’da bir konferans toplayıp, Birleşmiş Milletler (BM) Teşkilatının temelini attılar. Türkiye dahil, 46 devlet imza koydu.
Birleşmiş Milletler’in ilginç Güvenlik konseyinde, “Daimi Üye” denen ve bir BM kararı hakkında aleyhte oy kullandıklarında o kararı geçersiz kılan, “Veto” hakkı ile teçhiz edilmiş beş üyesi vardır.
Başta ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin BM. Güvenlik Konseyinin daimi üyeleridir. Yani bu ülkeler aleyhine çıkacak kararlar geçersizdir. Mesela, ABD bir ülkeyi savaş ilan etmeden, hukuka aykırı, keyfine göre silahlı güçleri ile basar, istila eder, o ülkenin yöneticileri ve başkanını alır ABD mahkemelerinde yargılar ve kendi hukukuna göre cezalandırabilir. BM buna bir şey diyemez, derse ABD bunu veto eder ve kararın hiçbir uluslararası hukuki değeri, geçerliliği kalmaz. Libya’yı basar, bina ve tesisleri bombalar, insanları öldürür, bu durumun BM anlayışına göre hiç bir mahsuru yoktur. Dünyada böyle bir kurtlar düzeni hüküm sürmekte olup, koyunların hiçbir hakkı yoktur. Bu düzen değişmemiştir. Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın ilk işi 1948’ de Siyonist Yahudilere Filistin’de bir İsrail devleti kurdurmak ve onu meşrulaştırmak olmuştur. BM Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurdurmaktan başka iş yapmamıştır.
Şu anda da BM, emperyalist güçlü devletlerin küresel menfaatleri için yaptıkları eylemleri uluslararası hukuka uygun hale getirmekle görevli bir teşkilattır. Burada anlaşılıyor ki, bu düzen de Yahudi düzenidir. BM, Israil’in katliamlarına, haksızlıklarına müdahale etmez çünkü onun için vardır. İsrail, Müslümanı öldürür, köylerini yıkar keyfine göre insan öldürmeyi ibadet sayan muharref Tevrat’ın direktiflerini yerine getirir. Tek Musevi din devleti olan Yahudi’nin bu yönetim şeklinden kimse şikayet etmez. İsrail, Tevrat şeriatı ile yönetilen bir din devleti olduğu halde bunun bu şekli, ne laikliği, ne demokrasiye aykırı görülmez. Bu düzen böyle gider. Müslüman ülke yöneticileri bu Yahudi teşkilatı olan BM’nin karalarına harfiyen uymayı bir çağdaşlık kabul eder ve her kararı harfiyen uygular. Onları takip eder.
Yukarıda açıklamaya çalıştığımız konular, dünya düzenlerinin oluşumunda kimlerin rol oynadığını ve düzenlerin kimlerin iradesinin ürünü olduğunu anlatmak içindir. George Bush'un ortaya attığı "Yeni Dünya Düzeni " kavramı ve olacaklar yine malum çevrelerin ürünüdür. Kimlere hizmet edeceği de malumdur.
“Yeni Dünya Düzeni” diye yutturulmaya çalışan şey, Sosyalist Ekonomi düzeninin çökmesinden sonra tekrar serbest piyasa ekonomisine yani kapitalist liberal düzene dönüştür. Bu düzen sosyalist ülkeler dışında zaten yaşamakta olan düzendi. Bu düzende haklı olanlar daima güçlülerdir. Günümüzdeki  liberal düzenin temel  felsefesi de "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler " olarak tanımlanır. Halk arasında "altta kalanın canı çıksın" diye tarif edilen durumdur.
Ortada yeni düzen diye bir şey yoktur, batının ve Yahudi’nin dünyayı yeni oluşma göre yeniden parselleme ve pastadan en büyük payı alma çabası vardır. Oyuncular ve oyun aynıdır. Aktörler kostüm dahi değiştirmeden sahneye çıkmışlardır.
“Yeni Dünya Düzeni” arefesinde BM’nin başına getirilen Butros Gali Müslüman bir ülke olan Mısır’dan olmasına rağmen, kendisi Kıpti Hıristiyan olup, eşi de İsrail de nüfusu olan bir Yahudi’dir. 
Tarih tekerrür ettirilmektedir. Bizler seyircileriz. Müslüman ülke ileri gelenleri, yöneticileri basını büyük bir kısmı bu oyunu takip edip alkışlamaktadır.
Başbakan Süleyman Demirel’in 12 yıl sonra resmi olarak çıktığı yurt dışı gezisinde, Davos'a, oradan da ABD'ye gitmek için Davos'a ayak basar basmaz verdiği demeç ne kadar ilginçtir. Diyor ki:’’ Ben Avrupa’nın toprağına değil RUHUNA geldim. Türkiye Avrupa'ya yük değil ortaktır. Yeni dünya ve Avrupa ile bütünleşmeyi hedefliyoruz, buraya bunu söylemeye geldik." demiştir.  
Avrupa'nın ruhu malumdur.
Sayın Başbakanın bu demeci ardından Peygamberimiz (S.A.V.) in şu mucizevi hadislerini zikretmeden geçmek olmaz, buyuruyor ki: "Siz mutlaka sizden öncekilerin yoluna uyacaksınız... O derece ki, karışı karışına, arşını arşına, hiç sektirmeden aksatmadan onlara tabii olmaya çalışacaksınız. Hatta onlar keler denilen hayvanın deliğine girseler siz de arkalarından aynı delik içine girmeye çalışacaksınız:" çevresindekiler sorarlar ; Ya Resulullah bu sizden önceki kavimlerden murat nedir? Hristiyanlar ve Yahudiler midir? Hz. Peygamber cevaben: "Ya kimler olacak." der.
Temennimiz dünyamızda esen düzensizlik ve zulüm rüzgârının ardından Müslümanlar lehine sonuçlar beklemek saflıksa da, Karabağ’da, Bosna-Hersek’te, Filistin’de, Keşmir’de, Moro’da ve dünyanın çok çeşitli yerinde akan Müslüman kanının durması, Yeni Dünya düzeni denen aldatmacanın daha fazla sürmemesi Müslümanların uyanmasıdır. Bu düzen sürdükçe halkı Müslüman ülke yöneticileri bu düzeni çağdaşlaşma projesi kabul ettikçe ne Mescid-i Aksa saldırıları ne de coğrafyamızda, esaret, zulüm, katliam sona ermez.
 
İslam ülkeleri birliği ve dayanışması ancak bu zulümleri durdurabilecek tek yoldur. 
YORUMLAR
hasan sert 13-11-2014, 15:24:32
Yeni dünya düzeni nerede? yeni Türkiye nerede? Allah bizleri yeniden büyük Türkiyeyi ve yeni bir dünyayı kurmak yolundan alıkoymasın...
 
İSLAM KAYA 13-11-2014, 15:27:35
İSLAM BİRLİĞİ OLMADAN KURULMADAN BU YOLDA MÜCADELE EDİLMEDEN YENİ DÜNYA DÜZENİ BU ŞEKİLDE DEVAM EDER.MESCİDİ AKSA'YA DA ELİN YAHUDİSİ POSTALLARI İLE GİRER.BAKANIMIZDA ENFAZLA O POSTALLARI ELİNE VERİRİRİZ DER.
 
ŞÜKRAN BAL 14-11-2014, 07:55:24
Mescidi Aksa garip,Mescidi Aksa kimsesiz.Ey gözünü dünya bürümüş Müslümanlar, Uyanın. Yoksa zülm bize de geliyor...
 
merve şahin 14-11-2014, 10:00:08
hak yoldan ayrılırsan başın bela ve cezadan çıkmaz,hakka sımsıkı bağlanırsan önündeki kördüğüm gibi gördüğün tüm engeller çözülür.anlayamazsın bile. Yeter ki bir adım at.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
14/02/2017 - 14:47 TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
23/12/2016 - 12:03 ÜLKEMİZİN ÜYE YAPILDIĞI BÖLGESEL VE ULUSLARARASI KURULUŞLARLA İLİŞKİLERİ…
14/11/2016 - 13:59 KASABINA AŞIK KOYUN
24/10/2016 - 15:41 MUSUL HAREKÂTININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
11/10/2016 - 18:11 KANDİL’E YAĞI KİM KOYUYOR ?
29/09/2016 - 11:37 EĞİTİM VE TERSİNE DEVŞİRME
05/09/2016 - 17:52 III.BİNYIL HAÇLI SAAVAŞLARI
15/08/2016 - 10:31 BAŞIMIZA GELENLER
03/08/2016 - 15:56 15 TEMMUZ DARBE SONRASI
19/07/2016 - 16:50 15 TEMMUZ 2016 DARBE TEŞEBBÜSÜ
04/07/2016 - 13:04 İLERİ GİDİŞ Mİ GERİ DÖNÜŞ MÜ?
11/06/2016 - 10:43 DOST ZANNEDİLENLERDEN YENEN KAZIKLAR !
27/05/2016 - 18:00 IŞİD’İN SON KULLANMA TARİHİ BİTTİ Mİ?
16/05/2016 - 16:29 LAİKLİK NE İŞE YARAR? -II-
10/05/2016 - 10:50 LAİKLİK NEDİR NE İŞE YARAR ? -I-
25/04/2016 - 21:04 BATI DUYARLILIĞI
08/04/2016 - 09:30 NEREYE GİDİYORUZ ?
29/03/2016 - 11:10 KONSOLOS EFENDİLERİN ADALET HASSASİYETİ
14/03/2016 - 17:31 NESLİMİZ PAGANİZM TEHDİDİ ALTINDA
26/02/2016 - 11:29 TRİBÜNDE SEYİRCİ OLMAK
16/02/2016 - 16:39 ANAYASA TARTIŞMASI -2
02/02/2016 - 19:30 ANAYASA TARTIŞMASI -1
15/01/2016 - 23:09 TÜRKİYE’DE TERÖRÜN KAYNAĞI
05/01/2016 - 11:39 MUSUL SORUNU
30/12/2015 - 14:19 KANAL İSTANBUL RANTI
21/12/2015 - 15:11 AKP İKTİDARLARI’NIN İSRAİL İLİŞKİLERİ
14/12/2015 - 10:12 IRAK BİZE IRAK DEĞİL
02/12/2015 - 12:17 BÖLGEMİZDE SON GELİŞMELER
23/11/2015 - 10:56 RUSYA’NIN IŞİD HEVESİ
14/11/2015 - 10:28 SİLAHLAR MÜSLÜMANLAR ÜZERİNDE DENENİYOR
27/10/2015 - 17:06 DEVLET EL DEĞİŞTİRİYOR...
18/10/2015 - 17:00 KAMPLAŞMA KİMLERİN İŞİNE YARAR ?
04/10/2015 - 20:15 TERÖRE KARŞI KÜRESEL İŞBİRLİĞİ
21/09/2015 - 12:44 YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE
10/09/2015 - 12:37 YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE
31/08/2015 - 18:25 ÇÖZÜM SÜRECİ OYALANMASI VE ÇÖZÜM
21/08/2015 - 11:55 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE TERÖR
08/08/2015 - 13:22 CHP VE TERÖR
13/07/2015 - 03:55 İSLAM COĞRAFYASI VE TÜRKİYE'DE KİMLİK İNŞAASI
05/07/2015 - 22:43 BÖLGEDE SUÇLU TÜRKİYE Mİ?
29/06/2015 - 00:49 HİÇ BİRİ TEMİZLİKTEN SÖZ EDEMEZ!
23/06/2015 - 11:20 HAÇLI SAVAŞLARI SÜRÜYOR…
15/06/2015 - 11:27 UFUKTA ERKEN SEÇİM VAR
09/06/2015 - 10:05 7 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİ
01/06/2015 - 13:05 EY MİLLET UYAN-2
25/05/2015 - 14:01 EY MİLLET UYAN, İYİ YÖNETİLMİYORUZ-1
12/05/2015 - 14:49 7 HAZİRANDA YİNE SEÇİM VAR
05/05/2015 - 11:56 TARİHE GEÇMİŞ KATLİAM VE SOYKIRIMLAR -2 (Kızılderili Soykırımı)
30/04/2015 - 10:41 Tarihe Geçmiş Katliam Ve Soykırımlar (Endülüs Soykırımı)
15/04/2015 - 11:29 DÜNYADA SOYKIRIM MUCİTLERİ
07/04/2015 - 15:29 FAİL, ÜST AKIL İSE SİZ NE AKILSINIZ?
01/04/2015 - 12:57 BU NE REZİLLİK, NE KEPAZELİK, NE MÜTTEHEMLİK?
25/03/2015 - 14:54 TEPEDE YETKİ KAVGASI MI?
12/03/2015 - 11:20 EKONOMİ CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİRŞEY YOK
04/03/2015 - 10:55 ERBAKAN'I ANLAMAK...
24/02/2015 - 11:15 BU CADDE ÇIKMAZ SOKAK!
10/02/2015 - 09:50 TÜRKİYE HANGİ ZEMİN ÜZERİNDE YÜKSELECEK?
02/02/2015 - 16:21 YÖNETMEK YA DA YÖNETİLMEK
27/01/2015 - 11:02 İSLAM ÜLKELERİ BARIŞ GÜCÜ ACİLEN KURULMALIDIR
20/01/2015 - 15:40 BLACKWATER TERÖR ÖRGÜTÜ
13/01/2015 - 18:21 TERÖR KİMİN İŞİNE YARAR ?
07/01/2015 - 11:37 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VII
01/01/2015 - 12:08 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VI
22/12/2014 - 21:25 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-V
16/12/2014 - 10:27 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-IV
09/12/2014 - 17:15 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-III
02/12/2014 - 11:45 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-II
25/11/2014 - 11:43 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-1
13/11/2014 - 16:13 YENİ DÜNYA DÜZENİ VE MESCİD-İ AKSA
04/11/2014 - 13:20 KAMU DÜZENİ
28/10/2014 - 14:50 KULLUK SÖZLEŞMESİ
16/10/2014 - 11:30 KAMU MALLARININ SATIŞI
07/10/2014 - 23:45 KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN!
29/09/2014 - 16:45 IŞİD SAVAŞI VE TÜRKİYE’NİN DURUŞU
21/09/2014 - 23:48 IŞİD ÜZERİNDEN TÜRKİYE'NİN BAŞINA ÇORAP ÖRÜLMEK İSTENİYOR
09/09/2014 - 09:30 BÜTÜN BUNLARI IŞİD Mİ YAPIYOR?
19/08/2014 - 16:15 BU DÜZENİN ÜRETTİĞİ İNSAN YAPISI
12/08/2014 - 10:20 ÇAN KAYA!
28/07/2014 - 00:04 HANİ BAHAR GELMİŞTİ?
20/07/2014 - 20:27 GAZZE'DE KATLİAM SÜRÜYOR
10/07/2014 - 19:23 İSLAM ÜLKELERİNİN YÖNETİCİLERİ NE YAPAR?
02/07/2014 - 15:45 NEREDEN NEREYE ?
24/06/2014 - 13:59 FİTNE ATEŞİ
07/06/2014 - 16:08 DEMOKRASİ, DİKTATÖRLERİN MEŞRUİYET ARACI MI ?
30/05/2014 - 18:20 23. ULUSLARARASI MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR BİRLİĞİ TOPLANTISI
21/05/2014 - 10:15 BİR MUSİBET Mİ, BİN NASİHAT MI?
12/05/2014 - 01:32 BİRLİK VE BERABERLİK
08/05/2014 - 11:18 10.YIL DA TV5
28/04/2014 - 10:28 SEÇİM KAVGASI
22/04/2014 - 10:54 MEDYA ÇILGINLIĞI
14/04/2014 - 13:00 DEMOKRASİNİN BEDELİ
07/04/2014 - 01:30 ÇARLIK RUSYASI YENİDEN
01/04/2014 - 09:55 KOKPİTTE OTURANLAR
24/03/2014 - 10:31 SİYASİ TERCİH VE SORUMLULUK
17/03/2014 - 11:00 DEĞİŞİMİN CAZİBESİ
10/03/2014 - 10:00 SİYASİ CİNNET HALİ
02/03/2014 - 23.55 FİİLİ İŞGALLER YENİDEN BAŞLADI
24/02/2014 - 11:30 ÜÇÜNCÜ VEFAT YILINDA ERBAKANI ANLAMAK
17/02/2014 - 08:10 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-3
10/02/2014 - 11:00 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-2
01/02/2014 - 17:30 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-1
26/01/2014 - 23:45 17 ARALIK DIŞ ODAKLAR VE OYUNCULAR
17/01/2014 - 12:15 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-2
09/01/2014 - 13:00 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-1
31/12/2013 - 12:00 BU İŞ HÜKÜMETİ VE CEMAATİ AŞAR!
23/12/2013 - 13:00 AB MACERASI:GÖNÜLLÜ ESARET-5
16/12/2013 - 15:47 AB MACERASI-GÖNÜLLÜ ESARET-4
05/12/2013 - 16:00 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-3 BÖLÜM
23/11/2013 - 15:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET- 2
15/11/2013 - 20:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-1
29/10/2013 - 13:39 TEFECİLİK MEDENİYETİ!
14/10/2013 - 13:22 TOPLUMSAL SORUNLARIMIZ VE ÇÖZÜM REFERANSLARI
05/10/2013 - 14:49 28 ŞUBAT SANIKLARI VE MAĞDURLARI
26/09/2013 - 16:25 DEMOKRASİNİN NAMUSU
27/08/2013 - 13:00 KATİLDEN HİMMET BEKLEMEK
18/08/2013 - 15:11 GÜÇ BENDE O HALDE HAKLIYIM
03/08/2013 - 07:49 DİN SAVAŞLARI
23/07/2013 - 09:20 ÖRTÜLÜ İŞGAL
12/07/2013 - 15:40 MISIR VE DEMOKRASİ
03/07/2013 - 20:21 MURSİ DİRENMELİDİR !
24/06/2013 - 18:56 BÖLGE BARIŞI GÜÇLÜ TÜRKİYEDEN GEÇER
13/06/2013 - 19:26 CAMİ VERGİSİ
04/06/2013 - 20:24 HOŞAFIN YAĞI KESİLDİ!
23/05/2013 - 15:34 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE AYRIMCILIK
10/05/2013 - 16:51 ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE İSRAİL
30/04/2013 - 19:29 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-2
24/04/2013 - 18:25 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-1
09/04/2013 - 17:54 KAN DAVASI -2
30/03/2013 - 22:14 KAN DAVASI-1
20/03/2013 - 22:54 SERBEST TİCARET ANTLAŞMALARI (LAISSEZ FAIRE-LAISSEZ PASSER)
10/03/2013 - 18:29 YENİDEN RANT EKONOMİSİNE DÖNÜŞ
01/03/2013 - 15:26 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -3
25/02/2013 - 17:33 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -2-
20/02/2013 - 12:05 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -1-
12/02/2013 - 12:14 MEDENİYET SORUNU
30/01/2013 - 15:36 HABABAM SINIFI
15/01/2013 - 16:20 YENİDEN İŞGAL VE SÖMÜRGECİLİK
10/01/2013 - 14:30 GÜÇLÜ OLAN HAYATTA KALIR
01/01/2013 - 15:22 KENDİSİ RUS MOTORU AMERİKAN ÜRETİMİ TÜRK
20/12/2012 - 17:26 YILBAŞI NOEL MİLLİ PİYANGO
09/12/2012 - 20:17 Cumhuriyetin Kazanımları!
26/11/2012 - 14:33 Küresel Güç Dengeleri Değişiyor
15/11/2012 - 15:40 İslam Ülkelerinin Kurduğu Teşekküller Neden Etkin Değil?
06/11/2012 - 16:41 Müslüman Duyarlılığı
23/10/2012 - 00,11 Kurban Bayramı Mübarek Olsun
17/10/2012 - 17:53 İçki Reklamları ve Anayasa
09/10/2012 - 23:24 Suriye'ye Müdahale Kimin İşine Yarar?
01/10/2012 - 17:33 Görünen İran
19/09/2012 - 00:01 Müslümanın Talep Ve Beklentileri
11/09/2012 - 19:43 Türkiyenin Borç Faizi ve Yabancılara Toprak Satışı
28/08/2012 - 16:06 DÜNYA PETROLLERİNİ SÖMÜRENLER
23/08/2012 - 00:44 PKK'NIN İDEOLOJİK KİMLİĞİ
14/08/2012 - 12:18 Nizam İthalatı
04/08/2012 - 14:55 Küresel Bataklık
25/07/2012 - 13:00 Sahibinden Satılık Partiler 2
20/07/2012 - 14:43 Sahibinden Satılık Partiler 1
09/07/2012 - 08:55 Taksim Meydanının Silüeti
02/07/2012 - 09:30 Milleti Aptal Yerine Koymayın
25/06/2012 - 17:15 TÜRKİYE BÖLGEDE YALNIZLIĞA SÜRÜKLENİYOR
18/06/2012 - 17:15 Anayasa mı ? Babayasa mı ?
11/06/2012 - 10:46 ALKOL, EŞCİNSELLİK, FUHUŞ VE KÜRTAJ
05/06/2012 - 13:45 Büyük Ortadoğu Projesi'nde Türkiye'nin Rolü
29/05/2012 - 11:45 Saf Tutmak
21/05/2012 - 10:00 Dünya'da ve Türkiye'de Neo Kapitalizm-2
14/05/2012 - 17:33 Dünya'da ve Türkiye'de Neo-Kapitalizm 1
08/05/2012 - 13:28 Nerede Duruyoruz ?
28/04/2012 - 12:37 Kalkınmamızın Ayak Bağları
 
Yunanistan'ın eski başbakanı Miçotakis hayatını kaybetti
Sanayicinin Yanında Ol Otoyolun Değil!
TSK açıkladı: 45 terörist etkisiz
Akif Emre'ye son vazife
AK Parti Grup Başkanı Binali Yıldırım oldu
Gelecek Milli Görüş’ün
Bölgeye dışarıdan müdahale olduğu müddetçe kan durmaz
Oyun kurucularla bu oyun bozulmaz
Fetihler Milli Görüş’le olur
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa KAYA
YPG’ ye NATO Şemsiyesi mi?
Hayati OTYAKMAZ
FETİH VE FATİH NESLİ OLMAK
Feyzullah AYDOĞAN
DEVLET AKLI
Atilla MEHDİGİL
İman açısından dört sınıf insan
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Ekrem ŞAMA
Olmaz kardeşim olmaz!
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
İshak BEYAZAY
Özel askeri şirketler-1
Mustafa İŞCAN
SGK personeli uzmanlık istiyor
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Namaz dinin direğidir
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Ali Haydar HAKSAL
Aziz Dost Akif Emre
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Avrupa’ya “Kadük NATO” Tehdidi...
Zeki CEYHAN
İktidar ne yapsın!
Mevlüt ÖZCAN
Orucun sünnetleri
Mahmut TOPTAŞ
365 x ömürboyu
Prof.Dr.Ata ATUN
Eide: Deniz bitti
Prof. Dr. Burhanettin Can
Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Şükür imandır, nankörlük ise inkâr
Mustafa YILDIRIM
Ramazan-ı Şerif iklimi
Burak KILLIOĞLU
Dibe vuruş!
Şakir TARIM
Fetih şuurunu canlı tutmak
İsmail KILLIOĞLU
Evin içi
İbrahim VELİ
Derin muhalefet
Abdülkadir ÖZKAN
NATO, DEAŞ karşıtı koalisyona katılacakmış!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz