29 Recep 1438 | 26 Nisan 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
07/11/2014 - 10:36
Prof. Dr. Burhanettin Can
KADİFE DARBE SÜRECİ–4
Kadife Darbenin Ayn el Arap (Kobani) Operasyon Boyutu
Giriş
“Arap Baharı”(!) sonucu Suriye’de olaylar başladığı andan itibaren Türkiye-Suriye ilişkileri gerilmiş, belli bir noktadan sonra da ilişkiler kopmuş, “Kardeşim Esed’den düşmanım Esed” aşamasına gelinmiştir. Bu andan itibaren Suriye-Irak hattında olan her şey, Türkiye’yi yakından etkilemiş/etkilemektedir. Türkiye’de gerçekleştirilen pek çok provokatif eylem, Suriye merkezli olmuş ya da öyle bir kamuoyu oluşturulmuştur. Konumuz açısından Kadife Darbe süreci, Suriye üzerinden geldiği iddia edilen dalga ile Reyhanlı operasyonu ile başlatılmış, Taksim Gezi Parkı için hem bir örgüt (DHKPC), hem de bir kitle (Sol-Alevi) hazır hale getirilmiştir. Taksim Kadife Darbesi’nin sekizinci aşaması da, gene Suriye üzerinden rehineler, IŞİD’in Ayn El Arap (Kobani) kuşatması ve Ayn El Arap (Kobani) operasyonu ile başlatılmıştır. Bu aşamada yeni bir öncü örgüt olarak HDP-PKK-KCK-PYD, kitle olarak da kavmiyetçi Kürt unsuru Kadife Darbe sürecine dâhil edilmiştir. Böylece sekizinci aşamada genel seçimler için Sol-Alevi-Gülen Hareketi-PKK-HDP İttifakı kurulmuş ve aşağıdaki üç evre tamamlanmıştır:
Birinci Evre: Musul Konsolosluğu personelinin (rehinelerin) serbest bırakılması
İkinci Evre: IŞİD’in Ayne El Arab’a (Kobani) saldırması
Üçüncü Evre: PKK-HDP-BDP-KCK sokak terörü provokasyonu (Kobani Provokasyonu). 
Kadife Darbe’nin sekizinci aşamasının gelecek evrelerini ya da yeni bir aşamaya geçilip geçilmeyeceğini anlayabilmek için Türkiye Suriye ilişkilerinin arka planını hatırlamak ve gelinen aşamada kadife darbeci stratejik aklın öngördüğü, hedeflediği taktik hedefler konusunu ele alıp değerlendirmekte fayda vardır. Ayrıca İsrail tarafından Mescid-i Aksa’nın işgal edilmesinin Türkiye ile ilgili bir boyutunun olup olmadığına bakılması gerekmektedir.
Türkiye Suriye’de Stratejik Dostu(!), Model Ortağı(!) ABD Tarafından Aldatılarak Tuzağa Düşürüldü
 “Arap Baharı” denen süreçle birlikte Tunus’ta başlayan halk hareketleri, Suriye’ye ulaştığında Türkiye, Suriye ilişkileri tam bir bahar havasında idi. Esed ile Erdoğan birbirlerine “kardeşim” diye hitap etmekteydiler. Ortak askeri tatbikat, bakanlar kurulu toplantısı, açılışlar yapmışlardır. Suriye’de çok partili seçim sistemine geçilmesi için reformlar yapılması çalışmalarına, Türkiye, destek ve yardımcı olmaktaydı. 
Mart 2011’de Dera’da başlayıp daha sonra Şam, Hama, Humus, Lazkiye ve Banyas’a sıçrayan halk hareketlerine karşı Beşir Esed yönetiminin sert tutumu, silahlı müdahalesi, iki ülke arasında ilişkilerde kırılmanın hem başlangıcı, hem de devam ettiricisi olmuştur. 
Arap Baharı diye tanımlanan Tunus, Libya, Mısır, Bahreyn ve Suriye’deki yoğun halk ayaklanmaları, Türkiye’nin dış politikasını derinden etkilemiş, adeta ‘iki ara bir derede’ kalmıştır. Sıfır sorunlu dış politika yaklaşımı, menfaatleri birbirleri ile taban tabana zıt olan mevcut Arap yönetimleri, halkları ve ABD-AB ve Rusya-İran-Çin eksenleri arasında kalmıştır. Libya olaylarına NATO’nun müdahale etmeye kalkması üzerine Başbakan Erdoğan,  başlangıçta, ‘NATO’nun ne işi var Libya’da. Bu akıl işi değildir’ derken; arka planda ne olduysa NATO ile birlikte Libya’ya müdahale etmek mecburiyetinde kalmıştır veya bırakılmıştır. Arap halk hareketlerinin coğrafyayı kasıp kavurması karşısında Erdoğan, politika değişikliği yaparak iş başındaki tüm diktatörlere çekil git çağrısında bulunarak meşruiyetlerini kaybettiklerini ilan etmiştir. 
Tunus, Libya ve Mısır’da meydana gelen yönetim değişikliklerini, sistem değişikliği değil, göz önüne alan Hükümet, Suriye yönetimi üzerinde, reform yapması konusunda, gittikçe artan bir baskı uygulamaya başlamıştır. Esed yönetiminin, Erdoğan’ın istediği zamanda değil de kendisinin belirleyeceği bir zamanda reformları yapacağını beyan etmiş olması, gerilimin daha da artmasına sebebiyet vermiştir (1). 6 Haziran’da Cisr eş Şuğur kasabasında 120 Suriye güvenlik görevlisinin öldürülmesi üzerine, Esed yönetiminin şiddeti ve baskıyı artırması, Hatay’a doğru bir Suriye göçünün başlamasına sebebiyet vermiştir. Irak benzeri bir göç dalgasının olabileceğinden endişe duyan Erdoğan, 9 Haziranda 2011’de Esed yönetimine karşı “Biz Suriye’deki olaylara daha fazla seyirci kalamayız. İyi ilişkiler ilelebed süremez.” (2) şeklinde çok sert bir açıklama yapmıştır. Esed yönetimi, 20 Haziran 2011’de bir reform paketi kamuoyuna sunarak, genel seçimlerin yapılacağını ve bir genel affın çıkarılacağını açıklamış olması karşısında, Cumhurbaşkanı Gül, bunun yetmeyeceğini belirterek Esed’i verdiği sözleri yerine getirmeye çağırmıştır (3). 9 Ağustos 2011’de Erdoğan’ın, “Suriye konusunu bir dış mesele olarak, bir dış sorun olarak görmüyoruz. Suriye meselesi bizim bir iç meselemizdir. Suriye konusunda sabrın son sınırlarına geldik” (4) şeklinde bir açıklama yaparak Suriye’yi Türkiye’nin bir bölgesi gibi göstermiştir. Suriye yönetimi, bunu İç işlerine karışmak olarak değerlendirerek çok sert bir tepki vermiştir (5). Davutoğlu’nun Suriye’de Beşir Esed ile 6 saatlik yaptığı görüşmenin sonucunda Hama’yı kuşatan tanklar geri çekilmiştir. Ancak şiddet durmamış, olaylara, halk gösterilerine yapılan müdahaleler kanlı olmuştur.
14 Eylül 2011 de Mısır’a yaptığı bir seyahat esnasında Erdoğan,  Esed’i reform sözü verip yerine getirmemekle suçlayarak ‘Artık Esed’e inanmıyorum’ açıklamasında bulunmuştur (6). 21 Eylül 2011 de New York’da Obama ile görüşen Erdoğan; “Suriye yönetimi ile ilişkilerimizi kesmiş durumdayız. Bu noktaya gelmek istemezdik ama Suriye yönetimi bizi böyle bir karar alma noktasına getirdi. Suriye yönetimine artık güvenimiz kalmamıştır” (7) diyerek ABD ile birlikte Suriye’ye ortak yaptırım uygulayacaklarını açıklamıştır.  Bu, ABD tarafından Türkiye’nin aldatılarak tuzağa düşmesini sağlamıştır. O günden sonra yol boyu ABD/Batı, hep Türkiye’ye ihanet etmiştir. 
IŞİD’in Ayn El Arab’ı (Kobani) kuşatmasında Erdoğan, Obama’ya, “PYD-PKK ve İŞİD terör örgütüdür, ikisine karşı mücadele edilmesi gerekir. PYD-PKK’ya silah yardımı yapmayın” demiş olmasına rağmen dost(!), stratejik ortak(!) ve model ortak(!) ABD, hem PKK-PYD’ye hem de İŞİD’e Kobani’de silah yardımında bulunmuştur.
21 Eylül 2011 Obama görüşmesinden sonra ilk yaptırım olarak, Türkiye, Suriye’ye askeri malzeme taşıyan uçaklara hava sahasını kapatmıştır (8). Erdoğan 26 Eylülde ABD’de SETA’da yaptığı konuşmada, Esed’in meşruiyetini yitirdiğini ve yönetimi bırakması gerektiğini bir kez daha tekrarlamıştır(9). 5 Ekim 2011’de Güney Afrika’ya yaptığı seyahat esnasında Beşar Esed’ı katliamlar konusunda babasının yolundan gitmekle suçlamıştır.
Suriye’de olayların başladığı Mart 2011’den itibaren, Suriyeli muhaliflerle ilişki kurmuş, bu ilişkilere gittikçe artan oranda lojistik, siyası, ekonomik ve askeri destek vermiştir(10). Türkiye, 1–2 Haziran 2011’de Suriyeli muhalifleri, Antalya’da buluşturarak kapılarını açmıştır. 16–17 Temmuz 2011’de “Suriye için İstanbul buluşmasına” ev sahipliği yapmıştır (11). Ağustos 2011’de yönetim-rejim karşıtlarını bir araya getirerek ‘Suriye Ulusal Konseyini’ Burhan Gaylun’un başkanlığında kurmuştur (12). ‘Hür Suriye Ordusu’ lideri Riyad el Esad’ı Türkiye’ye kabul edip koruma altına almıştır (13). 18 Ekim 2011’de Suriye ulusal konseyi ile ilk resmi temas gerçekleştirilmiştir (14). İlk resmi temasın Türkiye tarafından gerçekleştirilmiş olması ile yapıya meşruiyet kazandırılmış ve Suriye ile geri dönüşü olmayan bir yola girilmiştir. 
ABD-İngiltere-İsrail-AB ekseninin öngördüğü Suriye ile Erdoğan’ın öngördüğü Suriye farklıdır. O nedenle de Türkiye’nin menfaatleri ile ABD-İngiltere- İsrail-AB ekseninin menfaatleri çatışmaktadır. Şer ekseni ABD-İngiltere-İsrail-AB, Türkiye’nin meydana getirdiği oluşuma, Esed sonrasında İsrail/Batı için tehlikeli olacağını görerek karşı çıkmıştır/çıkmaktadır.
4 Ekim 2011 de, Suriye, Türkiye’nin Suriye’ye kaçak yollarla muhaliflere silah sevki yaptığı noktasında Türkiye’yi uyarmıştır (15). 
10 Ekim 2011 de Malezya’da Esed’ın danışmanı Buseyna Şaban, “Türkiye’nin, olayları kışkırtması ve körüklemesi yerine Suriye’deki çok partili sistemi ve demokrasiyi desteklemesini bekliyorduk” şeklinde bir açıklama yapmıştır (16).
Ne gariptir ki “Türkiye’nin stratejik ortakları, dostları” olduğu söylenenler, bugün, Türkiye’nin IŞİD’e silah yardımı yaptığı, elindeki petrolü alarak terörü desteklediği iddialarında bulunarak Türkiye’yi suçlamakta ve Esed’in yanında yer almaktadırlar. Öncelikli tehlikenin Esed değil IŞİD olduğunu, bu tehlikenin de Türkiye’nin kara harekâtı ile durdurulması gerektiğini ve fakat Türkiye’nin üzerine düşen görevi yapmadığını seslendirerek itham etmektedirler. Benzer ifadeler ve suçlamalar, HDP yöneticileri tarafından yapılmaktadır.
8 Ekim 2011’de Beşar Esed, Türkiye’yi içinde bulunduğu durumdan yararlanmama konusunda, “Türkiye’nin Suriye ile aynı siyası, ekonomik ve mezhepsel yapıyı paylaştığını söyleyerek, benzer durumla karşı karşıya kalabileceğini” ifade etmiştir. 
Bu açıklama, Esed’in ittifak içerisinde bulunduğu eksenin Türkiye’ye özel bir mesajı idi. Türkiye’nin yumuşak karnının kaşınacağı ifade edilmekteydi. Türkiye, bu mesajı alamadı çünkü Esed’in 2–3 ay içerisinde gideceğine inandırılmıştı.
Ne yazık ki Reyhanlı operasyonundan bugüne kadar Türkiye’nin etnik, mezhepsel yumuşak karnı, Rusya-İran-Çin-Suriye-Irak ittifakı yanı sıra, hatta onlardan daha da şiddetli olacak tarzda, ABD-İngiltere-İsrail-Almanya-AB ittifakı tarafından kaşınmaktadır. Türkiye’de kadife darbe olması için bu iki eksen birlikte hareket etmektedir.
Bölgesel güç olmaya doğru giden bir Türkiye, Suriye krizinde, Şer ekseni tarafından aldatılarak tuzağa düşürülmüştür. Türkiye, Suriye diktatörlüğünün 2-3 ay gibi bir zamanda düşürüleceğine inandırılmıştır. Erdoğan’ın hatası, 21 Eylül 2011’de Obama’ya güvenmiş, inanmış olmasıdır.
Türkiye’nin Hızlı Doğum Yaptırma Aceleciliği
Türkiye’nin Suriye’deki mazlum halkın yanında yer alması, çok haklı ve yerinde bir tavır olup doğrudur. Bununla beraber yönetimle bütün ilişkilerin kesilip atılması yanlış olmuştur. Türkiye, Suriye’deki her kesimle ilişki kuracak bir konumda tutulmalıydı. Cumhurbaşkanı, başbakan ve dış işleri bakanı dâhil bütün makamlar, çok sert tavır almışlardır. Bütün makamların bu sürece dahil edilmesi ile diyalog kuracak herhangi bir makamın olmaması, Türkiye yönetiminin yaptığı ciddi bir hatadır.
40 yıllık diktatörlük döneminin oluşturduğu kemikleşmiş bir yapının, çok hızlı bir şekilde, bu günden yarına değiştirilmesi mümkün değildir. Türkiye, 1950 yılından bu yana kurulmuş bir baskı, korku imparatorluğunu ıslah etmeye, değiştirmeye çalışmaktadır. Alınan yol bellidir. Sadece son on yılda, AKP döneminde, Ergenekoncular, Balyozcular ve Gülen Hareketi Maskesi Takmış Yapı tarafından yapılan darbe teşebbüsleri ortadadır. Türkiye henüz tam anlamıyla temizlenmiş değildir. Türkiye bütün bunları yaşamışken/yaşarken, 40 yıldır diktatörlükle yönetilmiş bir Suriye’den bu kadar hızlı bir değişim beklemesi, yanlış olmuştur. Türkiye’nin Suriye politikasında yaptığı hatalardan biri de budur.
Ayrıca ‘Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi’ (PNAC), ‘Genişletilmiş Ortadoğu Projesi’, ‘Din ve Medeniyetlerarası Diyalog Projesi’, ‘NATO’nun Evrenselleşmesi ve İslam Coğrafyasında Görev Üstlenmesi Projesi’, “İslam’ın İslam’la Savaştırılması Projesi”, “Büyük İsrail Projesi” ve “2. Sevr Projesi” çerçevesinde, Büyük Ortadoğu coğrafyasında 22 ülkenin sınırlarının değiştirilmek istendiğine, Türkiye’yi yönetenler inanmamışlardır.
Hedefteki Ülke Türkiye
Suriye’de iç kavga derinleşip büyüyünce Suriye yönetimi, Temmuz 2012’de PYD-PKK ile anlaşıp Suriye’nin Kuzeyini onlara terk ederek, Türkiye’ye karşı bir hamle yapmıştır. Bu hamle ile Rojava diye adlandırılan bölgede PYD-PKK tarafından Efrin, Kobani ve Cezire adıyla üç kanton bölge oluşturarak özerk bir Kürt yönetimi oluşturulmasına imkân vermiştir. Türkiye, Esed sonrası Suriye’de güçlü merkezi bir hükümet olmasını istediğinden Kanton bölge yönetimlerine karşı çıkmıştır/çıkmaktadır. Gerek 2013 yılında ve gerekse Ekim 2014’de PYD’nin lideri Salih Müslim’le MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın yaptığı görüşmede PYD’ye yardım karşılığında aşağıdaki şartları kabul etmesi istenmiştir:
• “Esed rejimi ile PYD’nin ilişkilerinin kesilmesi,
• Rojava’nın özerklik taleplerine son verilmesi,
• PYD’nin PKK ile arasına mesafe koyması,
• PYD’nin kendisine bağlı kuvvetleri, Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) entegre etmesi” (17).
Türkiye Kanton Bölge yönetimini engellemek için kara harekâtı yapmaya karar verdiğinde ABD-İngiltere-İsrail-AB tarafından engellenmiştir. Ama bugün, İŞİD’e karşı kara harekâtı yapması istenmektedir. Türkiye’nin göçmenler için Suriye içerisinde tampon bölge ve uçuşa yasak oluşturulmasına, gene ABD-İngiltere-İsrail-AB karşı çıkmıştır/çıkmaktadır. 
Bu tezadın bir tek anlamı vardır. Asıl hedef, Türkiye’dir. 
Şer ittifakı, IŞİD üzerinden Irak-Suriye hattında yeni ülkelerin sınırlarını çizmektedir. IŞİD, bağımsız hareket edip çizilen sınırları ihlal ettiğinde şer ittifakı tarafından bombalanarak geriye çekilmektedir. IŞİD, kısa zamanda Irak Suriye düzleminde çok önemli petrol rezervlerini ve rafinerileri, su yataklarını ve barajları ele geçirip kendi devletini kurarak binlerce insanı -Türkmenler, Yezidiler, Hıristiyanlar, Şiiler- Tel Abyad, Carablus, Halep Telafar gibi bölgelerden göç ettirmiş, katliamlar yapmış ve fakat şer ittifakının sesi çıkmamıştır. IŞİD Erbil’e yaklaşınca şer ittifakı, tarafından bombalanarak durdurulmuştur. Bu arada Barzani güçleri Kerkük’ü koruma bahanesi ile özerk bölgeye dâhil etmiştir. IŞİD, Bağdat üzerine yürüyerek Maliki’nin değişimini sağladıktan sonra bombalanarak durdurulmuştur. 
IŞİD Ayn El Arap’a (Kobani) saldırınca yaklaşık iki yüz bin kişilik bir sivil halk Türkiye’ye göç etmiştir. Kobani’de PYD-PKK ile IŞİD arasında çatışmalar başlayınca, hem Türkiye içinden hem de Türkiye’nin stratejik ortağı olan şer güçlerden (ABD-İngiltere-İsrail-Almanya-AB) Türkiye’nin aleyhine büyük bir kampanya açılmış; Kobani’deki katliama seyirci kalmakla, IŞİD’in elindeki petrolü alarak teröre destek çıkmakla suçlanmaya başlanmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayn El Arap’ta halk yok, halk Türkiye’de misafir, orada çatışan iki terörist grup var” ısrarla demiş olmasına rağmen hem Türkiye’nin içinde hem de dışında “Türkiye’nin stratejik ortakları ve dostları(!)” tarafından Türkiye aleyhine başlatılmış olan kampanya şiddetini artırarak devam ettirilmiştir. Arkasından HDP-PKK’nin önderliğinde Türkiye’de sokak hareketleri başlatılarak Taksim Kadife Darbe sürecinde sekizinci aşamaya geçilmiştir.
Türkiye’deki Kadife Darbe’nin birinci ve ikinci halkasındaki beyin takımı, stratejik akıl, Kobani üzerinden Kadife Darbe’nin taşeronluğunu üstlenecek yeni bir örgütü, HDP-PKK, sisteme dâhil etmiştir. Böylece Kadife Darbe’nin ilk yedi aşamasında üçüncü halka diye tanımladığımız eylemci taşeron yapıda yer almış olan Sol-Alevi-Gülen Hareketi Maskesi takmış yapıya, HDP-PKK’yi dâhil etmiştir. Bundan sonraki sürecin HDP’nin önderliğinde bu üçlü yapı tarafından yürütülmesi ön görülmektedir. Bu yapılara destek veren tabanla siyasi iktidar arasında üç ana fay hattı meydana getirilmiş ve belli bir ittifak sağlanmıştır.  
Suriye’nin her tarafında çok daha vahşice yaşananlar, Suriye’nin küçük bir yerleşim yeri olan Kobani’de olunca niçin yer yerinden oynamıştır? Dahası, Türkiye Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı Obama’ya Ayn El Arap’ta çatışan PYD için, “Bunlar IŞİD gibi terör örgütüdür, bunlara silah yardımı yapmayın” demiş olmasına rağmen, Türkiye’nin stratejik dostu(!), stratejik ortağı(!), model ortağı(!) ABD tarafından hem PYD-PKK’ya hem de IŞİD’e silah yardımı yapılmıştır. Niçin?
Kobani üzerinden Türkiye’de vuku bulan olayların çözüm süreci ile ilgisi nedir?
Suriye’de oluşturulan Kanton bölgeler gelecekte Türkiye’yi nasıl etkileyebilir ya da etkileyecektir?
Kaynaklar
1- Seale, P., Is the Syrian Regime in Danger?, 4 Nisan 2011, http://www.agenceglobal.com/article.asp?id=2530
2- “Erdoğan’dan Esad Ailesine Sert Mesaj,’’ Hürriyet, 10 Haziran 2011. 
3-  “Esad’dan Oyalama Taktiği,’’ Sabah, 21 Haziran 2011. 
4- “Erdoğan’dan Suriye Açıklaması,’’ Hürriyet, 22 Eylül 2011. 
5-  “Şam’dan Erdoğan’a Sert Yanıt,’’ Milliyet, 07 Ağustos 2011. 
6- “Kimse Esad’a İnanmıyor, Ben de İnanmıyorum’’ Dünya Bülteni, 14 Eylül 2011. 
7- “Esed’le Görüşmeler Kesildi Şam’a Yaptırımlar Yolda’’ 22 Eylül 2011, http://www.turkiyesuriye.com/2011/09/22/esedle-gorusmeler-kesildi-sama-yaptirimlar - yolda/ 
8- “Türkiye, Hava Sahasını Askeri Sevkiyata Kapattı’’ Hürriyet, 22 Eylül 2011. 
9- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan SETA, 26 Eylül 2011, http://www.setav.org/public/HaberDetay.                
10 - Ayhan, V., Türkiye ve Suriye Muhalefeti: Şam’a Siyasi, Diplomatik, Ekonomik Ve Askeri Yaptırımlar, ORSAM Dış Politika Analizi, 5 Ekim 2011,
11- Ayhan, V., ve Orhan, O., Suriye Muhalefeti’nin Antalya Toplantısı: Sonuçlar, Temel Sorunlara Bakış ve Türkiye’den Beklentiler, Ortadoğu Analiz, Cilt 3, Sayı 31/32, Temmuz-Ağustos 2011, s. 8-16. 
12- Orhan, O., Suriye’de Sonun Başlangıcı: Yaptırım Dönemi ve Suriye Ulusal Konseyi, Ortadoğu Analiz, Cilt 3, Sayı 34, Ekim 2011, s. 46-50. 
13- Ayhan, V., Türkiye ve Suriye Muhalefeti: Şam’a Siyasi, Diplomatik, Ekonomik Ve Askeri Yaptırımlar, ORSAM Dış Politika Analizi, 5 Ekim 2011, 
14- “Suriyeli Muhaliflerle İlk Resmî Temas’’ Zaman, 19 Ekim 2011. 
15- “Türkiye Sınırı Yakınlarında Büyük Oranda Silah Ele Geçirildi’’ SANA, 4 Ekim 2011. 
16- “Türkiye’nin Kışkırtma Yerine Reformları Desteklemesini Temenni Ederdik’’ SANA, 10 Ekim 2011.
17- Aaron S., Türkiye’nin Ana Hedefi Suriye Rejimi, Al Jazeera 10.10.2014
YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
TSK'dan PKK'ya hava harekatı
Dursun Özbek'ten UEFA müjdesi
Fetönün Askeri Karargahı
Çeçenistan'daki saldırıyı DEAŞ üstlendi
Son bir haftada 26 terörist öldürüldü
300 AK Partili isim CHP'ye geçti
Trabzonspor'da rakipler aynı, puanlar farklı
Avrupa yaz saatine geçiyor!
Kahraman şehit Halisdemir'e büyük ayıp!
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Atilla MEHDİGİL
TAD olmayı istemiyoruz!..
Hayati OTYAKMAZ
MUTLU OLMAK İÇİN!
Feyzullah AYDOĞAN
MİLLİ GÖRÜŞ ÖZGÜVENİ
Ekrem ŞAMA
Referandum gözlemcileri
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
Mustafa KAYA
Arpacıya Borç Eden Ahırını Tez Satar
İshak BEYAZAY
İçimizdeki put
Mustafa İŞCAN
SGK prim ödeme tarihi değişti mi?
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Millî Kültür Kurultayı Hat Sanatı
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Yusuf KAPLAN
Kilise saldırıları: İhvan’ı bitirme tezgâhı...
Ali Haydar HAKSAL
Süreci doğru algılamak -ı-
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Hamilik İttifakı!
Zeki CEYHAN
AYM de YSK gibi yaparsa!
Mevlüt ÖZCAN
Hz. Muhammed (S.A.V.) bizim için ne ifade eder?
Mahmut TOPTAŞ
Allah’ı hatırlamanın faydalarından
Prof.Dr.Ata ATUN
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Prof. Dr. Burhanettin Can
Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
Akif EMRE
ABD’nin müdahale kapasitesi
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Müstakim olan yolda yürümek
Mustafa YILDIRIM
Görüşmelerin kayıt altına alınması ne işe yarıyor?
Burak KILLIOĞLU
Uzlaşma olmadan nasıl olacak?
Şakir TARIM
Erbakan Ödülleri; Milli Görüş ihtiyacı
İsmail KILLIOĞLU
Bir halkoylamasının düşündürdükleri
İbrahim VELİ
Yüzde 49’u anlamak
Abdülkadir ÖZKAN
Trump ‘soykırım’ dememiş, ‘büyük felaket’ demiş!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz