23 Rebiü'l-Evvel 1439 | 12 Aralık 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-1 ADALET
03/11/2014 - 01:41
Mustafa BİLGEN

‘Adalet’, sözlükte eğri bir yoldan doğru bir yola yönelmek, eşit ve dengeli olmak, dengede tutmak, dengelemek ve tartmak gibi anlamlara gelir. Bundan dolayı da adaleti resimle ifade etmek gerektiğinde ‘terazi’ resmi kullanılır.

Kavram olarak adalet, ‘davranış ve hükümde doğru olmak, ölçülü hareket etmek, hakka göre hüküm vermek, eşit olmak, eşit kılmak, hakkı layık olana vermek, haksızlıktan kaçınmak, herkese eşit davranmak, haklıyı haksızdan ayırmak ve haksıza hak ettiği cezayı, ne eksik ve ne de fazla olmaksızın hak ettiği kadar vermek’ anlamlarına gelmektedir. 

Bu özelliği kendisinde taşıyan kimseye de ‘Âdil’ denilir. Allah’ın (c.c.) güzel isimlerinden (Esmaü’l-hüsna) biri de yine bu sıfatı ifade eden ‘Adl’dir.

Ayet-i Kerime’de buyurulur:“Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutun; kendiniz, ana-babanız ve akrabalarınız aleyhinde de olsa, Allah için şahitlik eden kimseler olun. Onlar zengin de olsalar, fakir de olsalar, Allah onlara sizden daha yakındır. Duygularınıza kapılıp adaletten ayrılmayın. Lafı eğer-büker yahut şahitlik etmekten kaçınırsanız bilin ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”[1]

İslâm ahlâkçılarına göre adalet, bireysel ve toplumsal yapıda dirlik ve düzenliği, hakkaniyet ve eşitlik ilkelerine uygun yaşamayı sağlayan ahlâki erdem, diye tarif edilmiştir.

Adalet, hem bir ahlâkî erdem, hem hukukî bir kural ve hem de felsefi bir ilke olarak ilk insan ve ilk peygamber zamanından beri bütün dünyada kullanılmakta ve bilinmektedir.

Cenâb-ı Hak âyet-i kerime’de buyurur:“Bundan dolayı insanları tevhid inancına davet et ve emir olunduğun gibi dosdoğru ol! Onların keyiflerine uyma! Ve de ki: Ben Allah’ın indirdiği kitaba inandım ve aranızda Adaleti gerçekleştirmekle emir olundum....”[2]

Buna göre adalet, başkalarının gelişi-güzel istek ve yönlendirmelerinden etkilenmeyen, istikrarlı bir doğruluk ve ahlâk kurallarına uymakla gerçekleşen ruhsal denge ve ahlâkî olgunluktur. İtidal ve adalet kavramlarıyla ifade edilen bu denge ve olgunluğun oluşması sonucu, insanın davranışları da tüm aşırılıklardan uzak olacaktır.

Kur’an-ı Kerim’e göre adaletin ölçüsü yahut dayanağı hakkaniyettir. Hidayete hak sayesinde ulaşılabileceği gibi adalet de hakka uymakla sağlanır.[3]

Hak, objektif bir kavram ve sabit bir kanun ilkesidir. Bir hak konusunda hüküm verilirken, hakkın kendi lehine hükmedilmesi halinde bundan memnun olan, fakat aleyhine hükmedilmesi durumunda bu hükmü tanımayan insanlar için âyette“İşte bunlar zalimlerdir”[4] Denilmiştir.

Kur’an-ı Kerim’de hak ve adaletin mutlak olduğu öylesine defalarca vurgulanmıştır ki bizzat Allah (c.c.)’ın ahirette hiçbir haksızlığa fırsat verilmeyecek şekilde adaletle hükmedeceği ve O’nun bu vadinin kesin olduğu bildirilmiştir.“...Onlar azabı görünce pişmanlıklarını açıklarlar, aralarında adaletle hükmedilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.”[5]

“Kıyamet günü doğru teraziler koyacağız; hiçbir kimse hiçbir haksızlığa uğramayacaktır. Bir hardal tanesi ağırlığında olsa bile yapılan her ameli ortaya koyarız. Hesap gören olarak biz yeteriz.”[6]

Her hafta kılınan Cuma namazının hutbesinde, hatiplerin hutbeden inmeden önce okudukları son âyet-i kerime, üç şeyi yapmayı ve üç şeyden de sakınmayı emrediyor: “Allah (c.c.) adaleti, ihsanı (iyiliği ve güzel davranmayı) ve akrabaya (yardım edip) vermeyi emreder; fahşadan (aşırılıktan), kötülükten ve azgınlıktan men eder. Tutasınız diye size öğüt verir.”[7]

Âyetlerde emredilen adaletin kapsamı oldukça geniştir. İnsan hayatının her alanında, davranışlarda, hüküm ve karar vermede, insanların haklarını vermede, sevmede ve ilgi göstermede, yönetim işlerinde ve eğitimde dosdoğru hareket etmek, düzgünce iş yapmak ve herkesin hakkını vermek adalettir.

İslâm, adalet ahlâkını, dini bir emir ve toplumsal düzenin temeli olarak görmüş, adaletle davranan ‘adil’ kimseleri övmüş, adaletten ayrılarak haksızlık yapan ve zulme sapmış olan zalimleri de hem kötülemiş ve hem de can yakıcı bir azapla tehdit etmiştir. 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Adaleti

Peygamberimiz (s.a.v.), dünya işlerinden elini çekmiş ve toplumsal hayattan uzak duran birisi değildi. O, gençlik yıllarında Mekke’de bulunan kabilelerle birlikte yaşıyor, peygamber olduktan sonra da çeşitli kabile ve milletlerle iç içe buluyordu. Bu kabileler zaman olmuş boğaz boğaza gelmişler, kan dökmüşler, birbirleriyle çarpışmışlar ve yıllarca savaşmışlardı. Uzun yıllar aralarında süregelen kan davaları ve düşmanlık nedeniyle bunlardan birinin hoşuna giden bir hareket, öbürünü rahatsız ediyordu.

İşte Peygamberimiz (s.a.v.), birbirine düşman olan bu kabileler arasında hak dini yayarken onların kalplerini kazanıyor, aralarında hak, adalet, insaf ve kardeşlik filizleri yeşertiyordu. Fakat bütün bunları yaparken zerre kadar hak, adalet ve insaftan ayrılmıyordu.

Arapların nüfuzlu ve zengin olanları, toplum içinde kendilerine ayrı bir yer ayırır, kendilerini üstün görür, başkalarına, özellikle kimsesiz ve fakir kimselere yaptıkları baskıların kendilerine yapılmasına dayanamazlardı.

Mahzûmi kabilesinden bir kadın hırsızlık yapmıştı. Kureyşliler soylu bir kabileden olan bu kadının cezalandırılmasını istemiyorlardı. Üsâme bin Zeyd’i Peygamberimiz (s.a.v.) çok seviyordu. O’nu kırmayacağını biliyorlardı. Üsâme (r.a.)’yi Peygamberimizin bu kadına ceza vermemesi için rica etmek üzere gönderdiler. Peygamberimiz (s.a.v.), Üsâme’ye şöyle buyurdu: “İsrailoğulları bu gibi taraf tutmaları yüzünden helak oldular. Bunlar fakirlerine en şiddetli cezaları verirken, nüfuzlu ve zengin olanlarına ceza vermezlerdi.”

Peygamberimiz (s.a.v.), adaleti uygularken insanlar arasında din farkı da gözetmezdi. Hak sahibi bir Hıristiyan da olsa, Yahudi de olsa, Müslüman’dan hakkını alır ve kendisine verirdi.

Sahabilerden Ebu Hadrad (r.a.), bir Yahudiden bir miktar borç almıştı. Borcun vadesi gelmiş ve Yahudi de ısrarla alacağını istiyordu. Fakat Ebu Hadrad (r.a.)’ın sırtındaki elbisesinden başka bir malı yoktu. O sırada Peygamberimiz (s.a.v.) Hayber savaşı için hazırlık yapıyordu. Bu sefer Yahudilerin üzerine yapılacaktı. Konu Peygamberimiz (s.a.v.)’e iletildi. Ebu Hadrad (r.a.), Yahudi’den biraz süre istediyse de Yahudi buna razı olmadı. Sahabiyi Peygamberimiz (s.a.v.)’in huzuruna getirdi. Alacağını tahsil etmesini istedi. Ebu Hadrad, verecek bir şeyinin olmadığını, Hayber’in fethinden sonra eline ganimet olarak bir şey geçerse vereceğini söyledi. Ancak Yahudi diretiyordu. Sonunda Peygamberimiz  (s.a.v.) fakir sahabisine sırtındaki elbisesinin bir kısmını satarak borcunu ödemesini söyledi. Ebu Hadrad (r.a.) da öyle yaptı.

İşte Peygamberimiz (s.a.v.) bu olayda görüldüğü gibi, Yahudilerin üzerine bir sefer yapmaya hazırlandığı bir sırada, gözü gibi koruduğu, çocuklarından daha çok üzerlerine düştüğü Sahabilerinden birine karşı, hak sahibi olduğu için Yahudi’nin hakkını arıyordu.

Peygamberimiz (s.a.v.) hak, hukuk ve adalet konusunda kendisini ayrı tutmaz, kendisine farklı bir işlem yapılmasını da kabul etmezdi. Bunun örnekleri Peygamberimiz (s.a.v.)’in hayatında çokça bulunmakta ve bu alanda da en yüksek seviyede olduğunu göstermektedir.

Ebu Said el-Hudri (r.a.)’nin anlattığına göre, Peygamberimiz (s.a.v.) bir seferinde savaşta ele geçen ganimet mallarını sahabileri arasında paylaştırıyordu. Büyük bir izdiham vardı. Öyle ki, sahabilerden birisi Peygamberimiz (s.a.v.)’in sırtına çıkarcasına üzerine abanmıştı. Peygamberimiz, elinde bulunan ince hurma çubuğu ile o kişiye işaret ederek kenara çekilmesini istedi. Çubuğun uç kısmı adamın yüzüne değdi ve birazcık çizdi. Bunun farkına varan Peygamberimiz (s.a.v.) elindeki sopayı o kişiye verdi ve“İşte yüzüm, gel, sen de benden hakkını al!” Buyurdu. Fakat Rasûlullah’ı canından fazla seven sahabî, ‘Ey Allah’ın Rasûlü, ben hakkımı helal ediyorum, sizi bağışlıyorum’ dedi ve vazgeçti.

Peygamberimiz (s.a.v.) ömrünün son günlerini yaşıyordu. Dünyaya veda etme zamanı gelmişti. Sahâbileri ile vedalaşmak, helalleşmek istedi. Öbür âleme üzerinde bir hak var iken gidemezdi. Sahâbileri topladı ve onlara şöyle konuştu: “Şayet birinize karşı bir hatada bulunmuş isem, maddi veya manevî olarak kimi incittiysem, malınıza, canınıza veya şerefinize, herhangi bir şekilde zararım dokundu ise, gelsin benden hakkını alsın, tazminatını vereyim.” Böylece ömrünün son anında, ağır hastalığında dahi adaletin yerini bulmasını istiyordu. Üzerinde kimsenin bir hakkının kalmasını istemiyordu.[8]

İslâm Toplumunda Adalet    

İslâm toplumunun temelinde Kitap ve Mizan vardır. Müslümanlar kitaba uyarak mizanı yerine getirirlerse, yani ölçülü davranıp aşırılığa, yanlış yollara sapmazlarsa, adaleti sağlarlar. Mizanın dengesi bozulduğu zaman, adalet kaybolur gider. İnsanlar en doğal haklarını bile alamazlar. Toplumdaki zalimler gücü ellerine geçirdikleri zaman da zulümler artar. Güç ve iktidar, adaletin emrinde olmalıdır. O zaman hukukun üstünlüğü sağlanır ve insanlar haklarına kolaylıkla ulaşırlar. Kendini hukukun üstünde gören güçler, adalet anlayışını çiğner geçerler.

İslâm’a göre bütün insanlar bir ana-babadan dünyaya geldikleri için birbirlerine karşı üstünlükleri yoktur. Doğuştan herkes bir tarağın dişleri gibi eşittir. Üstünlük ancak takva ile olabilir. Kim Allah’tan (c.c.) hakkıyla korkarsa onun derecesi daha üstün olur.[9]

Dikkat çeken bir nokta da şudur ki, Allah (c.c.) kendi sözünün (Kur’an-ı Kerim’in) doğruluk bakımından da, adalet bakımından da tam olduğunu belirtiyor. Öyleyse adaletli ve doğru olmak, O’nun sözüne (Kitabına) uymakla gerçekleşir.

Kur’an’a göre gerçek adaletin ölçüsü hakka uymaktır.[10]  Hak neyi gerektiriyorsa onu yapmak, hak kime ait ise onu sahibine vermek, hak ile hükmetmekten ayrılmamak, her konuda hakkı ölçü almak, herkesin ve her şeyin hakkını korumakla adalet yerine getirilir.

İslâm, hakların yerine ulaşması için adaleti emrederken, ilâhi adaletin de ahirette herkese hakkını vereceğini ve hiç kimseye haksızlık yapılmayacağını bildiriyor.[11]

Dünyada tarih boyunca adaletle hükmeden devletlerin ve toplumların asırlarca yaşadıklarını, adaleti bırakıpzulüm ve haksızlıkla hükmeden devlet ve toplumların ise çabuk yıkılarak yok olduklarını ve dünya haritasından silindiklerini tarihler yazmaktadır.       

Ahirette Adalet

Kur’an-ı Kerim’de buyurulur:

“O gün tartı tam doğrudur. (Herkesin yaptığı tartılır), kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır. Kimin (sevap) tartıları hafif gelirse, işte onlar da ayetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini zarara sokanlardır.”[12]

“İşte o gün bölükler halinde insanlar, kabirlerinden çıkıp yüce divana dururlar, ta ki yaptıklarının karşılığını görüp alırlar. Zerre ağırlığınca hayır yapan onu bulur, zerre ağırlığınca şer yapan da onu bulur.”[13]             

Siyasette Adalet

Adalet, siyasetçiler ve yöneticilerde bulunması gereken üstün hasletlerin en değerlisi olup devletin devamını sağlayacak vasıtaların en başında yer alır. Çünkü adalet itaati temin eder ve kaynaşma ve yakınlaşmayı doğurur. Adalet ile davranışlar güzel ve faydalı, mallar bereketli ve yönetilenler mutlu ve huzurlu olur.

Öteki hasletler de adalet sıfatı ile olgunluk derecelerine ulaşır.

Allah Teâlâ yukarıda meâli verilen ayet-i kerimede bütün hayır ve şerleri birleştirmiştir. Devletin ve ülkenin doğru yolda yürümesi ve kararlılığı bu ayet-i kerimede emredilen üç şeye hakkıyla uymakla gerçekleşir. Keza, devletin ve ülkenin yok olması da bu ayette yasaklanan üç şeyi göz ardı etmekle meydana gelir.

Hadis-i şerifte buyurulmuştur ki: “Üç şey kurtarıcılardandır, yani felaha ve selamete ulaştırıcılardandır. Üç şey de helak edicidir, yani felakete götürür. Kurtuluş ve selamet getiren üç şey şunlardır: Kızgınlık ve hoşnutluk zamanlarının her ikisinde de adaletten ayrılmamak, gizli ve açık Allah’tan korkmak. Zenginlikte de fakirlikte de itidale dikkat etmek. İnsanı helake götüren üç şey ise şunlardır: Cimri olmak ve cimrilikte ısrar etmek, heveslerine tabi olmak, kendini beğenmek ve kibirli olmak.”

Hikâye edilir ki: İskender, Hind bilgelerinden bazısına, ‘Sizin ülkenizde eşkıyalar niçin azdır?’ Deyince, onlar: ‘Biz üzerimizdeki hakları zamanında verdiğimiz, padişahlarımız da adaletli davrandıkları içindir’ Dediler. Sonra ‘Adalet mi daha üstündür yoksa cesaret mi?’ Diye sorunca, ‘Hakkıyla uygulandığında adalet cesaretten üstündür’ Diye cevap verdiler.

Erdeşir demiştir ki: ‘Yöneticiler, adaletten uzaklaşırsa yönetilenler de itaat etmekten kaçarlar.’

Kral Nuşirevan suçlulara ceza vermemesinin sebebini kendisine soranlara, ‘Onlar hasta hükmündedir. Ben onları adalet ilacıyla bu şekilde tedavi etmezsen kim eder?’ Diye cevap verdi.

Erdeşir’e, ‘Hiç kimseden korkmayan kimdir?’ Diye sorulduğunda ‘Hükmünde adalet gösteren kişidir ki, bu şekilde adaletli davranan kimseye Hak Teâlâ yardımcı olur ve bütün halk da ona itaat eder. Sahip olduğu nimetler saf olur, ordu ve askerlerle korunmaya ihtiyacı kalmaz. İnsanların kalbini fetheder. Fitnecilerden ve çıkaracakları arbedelerden güven içinde olur.’ Demiştir.

Bazı âlimler demişlerdir ki: “Yöneticilerin elleri dillerine tabidir.


[1]Nisa sûresi, 4/135.

[2]Şûra sûresi, 42/15.

[3]A’raf sûresi, 7/159, 181.

[4]  Nûr sûresi, 24/48-51.

[5]  Yunus sûresi, 10/54-55.

[6]  Enbiya sûresi, 21/47.

[7]  Nahl sûresi, 16/90.

[8]  Peygamberimizin Örnek Ahlâkı, M. Paksu.

[9]   Hucûrat sûresi, 49/13.

[10]  A’raf sûresi, 7/159.

[11]  Enbiya sûresi, 21/47.

[12]  A’raf sûresi, 7/8-9.

[13]  Zilzal sûresi, 99/6-8.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
10/11/2016 - 13:45 Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
25/10/2016 - 09:38 SAİD HALİM PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
17/10/2016 - 14:42 KÂTİP ÇELEBİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
10/10/2016 - 11:58 KOÇİ BEY’İN SİYASETÇİ’YE ÖĞÜTLERİ
04/10/2016 - 12:10 LÜTFİ PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
26/09/2016 - 11:26 GELİBOLULU MUSTAFA ÂLΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
20/09/2016 - 12:00 KINALIZADE ALİ EFENDİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/09/2016 - 17:59 SULTAN MURAD HAN’IN ÖĞÜTLERİ
09/09/2016 - 12:12 İBNU HALDUN’UN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
24/07/2016 - 17:55 ŞEYH EDEBALİ’NİN OSMAN GAZİ’YE ÖĞÜTLERİ
19/07/2016 - 14:01 ŞEYH SADİ-İ ŞİRAZΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
15/07/2016 - 14:38 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-2
20/06/2016 - 10:32 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-1
12/06/2016 - 11:56 YUSUF HAS HACİB’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
06/06/2016 - 10:02 NİZAMܒL-MÜLK’ÜN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
30/05/2016 - 13:58 İMAM GAZALΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
23/05/2016 - 15:51 FARABΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
16/05/2016 - 09:07 İMAM MAVERDΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/05/2016 - 09:21 HASAN-İ BASRÎ (r.a.)’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
02/05/2016 - 09:55 İMAM EBU YUSUF’UN HARUN REŞİD’E ÖĞÜTLERİ
24/04/2016 - 16:06 TURTÛŞÎ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
18/04/2016 - 09:54 ÖMER B. ABDU’L-AZİZ’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/04/2016 - 14:43 Hz ALİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
01/04/2016 - 09:41 Hz OSMAN (r.a.)’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
21/03/2016 - 15:34 Hz ÖMER (r.a.)’in SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
14/03/2016 - 14:55 Hz EBU BEKİR (r.a.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/03/2016 - 11:14 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-39 ZULÜM
29/02/2016 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-38 ZİNA YOLUYLA KAZANÇ
22/02/2016 - 12:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-37 ZİLLET
15/02/2016 - 11:56 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-36 YETİM MALI YEMEK
08/02/2016 - 12:00 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-35 YALANCILIK
01/02/2016 - 16:52 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-34 YALAN YEMİN
25/01/2016 - 12:47 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-33 VAKIF VE DEVLET MALI YEMEK
18/01/2016 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-32 TÛL-İ EMEL
11/01/2016 - 15:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-31 İFTİHAR-TEFAHUR
28/12/2015 - 10:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-29 RÜŞVET-2
21/12/2015 - 11:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-28 RÜŞVET-1
14/12/2015 - 00:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-27 RIZIK TAKSİMİNE RAZI OLMAMAK
07/12/2015 - 10:24 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-26 RİYA
04/12/2015 - 13:09 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-25 NİFAK
23/11/2015 - 11:59 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-24 NEFRET
16/11/2015 - 03:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-23 KUMAR
09/11/2015 - 11:46 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-22 KORKAKLIK
06/11/2015 - 07:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-21 SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEK
26/10/2015 - 09:30 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-20 KATL (ADAM ÖLDÜRMEK)
20/10/2015 - 11:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-19 KALPAZANLIK
12/10/2015 - 01:17 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR - 18 İSYAN
05/10/2015 - 13:01 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-17 İSRAF
28/09/2015 - 10:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-16 İFTİRA
21/09/2015 - 10:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-15 HULF
14/09/2015 - 10:10 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-14 HUKUKA RİAYETSİZLİK
07/09/2015 - 09:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-13 HIYANET
31/08/2015 - 10:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-12 HIRSIZLIK
25/08/2015 - 12:11 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-11 HIRS
17/08/2015 - 11:02 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-10 HİLE
10/08/2015 - 11:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-9 HASED
31/07/2015 - 09:27 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
27/07/2015 - 01:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
24/07/2015 - 03:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-7 GEVŞEKLİK
13/07/2015 - 12:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-6 GASP
06/07/2015 - 12:50 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-5 GAFLET
29/06/2015 - 11:29 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-4 GADR
22/06/2015 - 11:22 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-3 FAİZCİLİK
15/06/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-2 ALDATMA (GABN)
09/06/2015 - 12:38 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-1 ADAVET
01/06/2015 - 08:07 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-30 ZİYAFET
25/05/2015 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-29 YÜSR (TEYSİR)
18/05/2015 - 12:22 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-28 VADİNDE DURMAK
11/05/2015 - 11:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-27 ÜLFET (İyi Geçinmek)
04/05/2015 - 12:49 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-26 TEVEKKÜL
27/04/2015 - 10:53 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-25 TEDBİR
20/04/2015 - 12:06 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-24 TEAVÜN (Yardımlaşma)
13/04/2015 - 11:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-23 ŞÜKÜR
09/04/2015 - 12:19 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-22 SEBAT
30/03/2015 - 11:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-21 SADAKA
23/03/2015 - 02:17 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-20 SABIR
16/03/2015 - 09:10 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-19 MUHASEBE
9/03/2015 - 00:05 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-18 KESB
03/03/2015 - 13:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-17 KANAAT
16/02/2015 - 09:58 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İTİMAT
09/02/2015 - 10:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İSTİŞARE
03/02/2015 - 10:45 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-14 İNFAK
26/01/2015 - 13:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-13 İKTİSAD
22/01/2015 - 10:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-12 İHTİYAT
12/01/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-11 İHSAN
05/01/2015 - 00:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-10 HAMD
29/12/2014 - 11:31 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-9 GAYRET
22/12/2014 - 11:55 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-8 FÜTÜVVET
15/12/2014 - 02:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-7 FİRASET
08/12/2014 - 11:44 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-6 EMANET
01/12/2014 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-5 DOĞRULUK (SIDK)
23/11/2014 - 23:47 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-4 CÖMERTLİK
17/11/2014 - 01:02 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-3 CESARET
10/11/2014 - 11:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-2 BASİRET
03/11/2014 - 01:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-1 ADALET
23/10/2014 - 10:54 Hz HÜSEYİN (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
16/10/2014 - 12:52 Hz ALİ (R.A.)’NİN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
08/10/2014 - 10:39 Hz OSMAN (R.A.)’IN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
29/09/2014 - 09:53 Hz ÖMER (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
21/09/2014 - 00:32 HZ. EBU BEKİR (R.A.)’in SİYASÎ KİŞİLİĞİ
15/09/2014 - 12:29 Hz PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-2
08/09/2014 - 01:49 HZ. PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-1
01/09/2014 - 12:17 İSLÂM’DA SİYASET-6
23/08/2014 - 13:00 İSLÂM’DA SİYASET-5
04/08/2014 - 09:28 İSLÂM’DA SİYASET-4
30/07/2014 - 11:13 İSLÂM’DA SİYASET-3
21/07/2014 - 10:28 İSLÂM’DA SİYASET-2
14/07/2014 - 10:52 İSLÂM’DA SİYASET-1
07/07/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-4
30/06/2014 - 09:57 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-3
23/06/2014 - 09:13 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-2
16/06/2014 - 11:29 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-1
09/06/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-4
02/06/2014 - 02:19 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-3
26/05/2014 - 09:07 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-2
19/05/2014 - 11:58 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ
12/05/2014 - 10:44 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI NASIL KURULACAK?
05/05/2014 - 12:20 İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLÂTI(ESKİ İKÖ)
28/04/2014 - 00:54 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-8 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-3
21/04/2014 - 12:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-7 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-2
14/04/2014 - 09:49 BÜGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-6 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-1
07/04/2014 - 10:48 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-5 GERİ KALMIŞLIK
31/03/2014 - 11:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-4 NÜFUS ARTIŞI
24/03/2014 - 11:18 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-3 EKONOMİK SORUNLAR
17/03/2014 - 11:52 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-2
10/03/2014 - 10:30 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-1
03/03/2014 - 08:22 ULUSLARARASI BİRLİKLER-10 GÜNEYDOĞU ASYA ÜLKELERİ BİRLİĞİ (ASEAN)
24/02/2014 - 09:42 ULUSLARARASI BİRLİKLER-9 VARŞOVA PAKTI
17/02/2014 - 09:31 ULUSLARARASI BİRLİKLER-8 SSCB ve AVRASYA BİRLİĞİ
10/02/2014 - 07:38 ULUSLARARASI BİRLİKLER-7 D-8 GELİŞEN 8 ÜLKE
02/02/2014 - 19:28 ULUSLARARASI BİRLİKLER-6 CENTO ve BAĞDAT PAKTI
27/01/2014 - 07:58 ULUSLARARASI BİRLİKLER-5 AFRİKA BİRLİĞİ
23/01/2014 - 00:17 ULUSLARARASI BİRLİKLER-4 ARAP BİRLİĞİ
13/01/2014 - 07:25 ULUSLARARASI BİRLİKLER-3 NATO
07/01/2014 - 07:09 ULUSLARARASI BİRLİKLER-2 AVRUPA BİRLİĞİ (AB)
30/12/2013 - 07:19 ULUSLARARASI BİRLİKLER-1 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM)
23/12/2013 - 08:08 İSLÂM BİRLİĞİ ve ULUSLAR ARASI BİRLİKLER
16/12/2013 - 08:48 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-7 AŞIRI MİLLİYETÇİLİK
10/12/2013 - 09:56 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-6 FAŞİZM VE IRKÇILIK
02/12/2013 - 08:07 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-5 KOMÜNİZM
25/11/2013 - 09:12 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-4 BATI EMPERYALİZMİ
22/11/2013 - 10:05 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-3 SİYONİZM-3
20/11/2013 - 11:53 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN FAKTÖRLER-2 SİYONİZM-2
04/11/2013 - 10:10 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-1 SİYONİZM-1
28/10/2013 - 07:11 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER
20/10/2013 - 18:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-28 KUDÜS KONGRESİ (1931)
15/10/2013 - 20:29 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-27 NECMETTİN ERBAKAN ve D-8
07/10/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-26 BEDİUZZAMAN SAİD NURSÎ
30/09/2013 - 06:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-25 ABDURREŞİD İBRAHİM
23/09/2013 - 06:31 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-24 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-2
16/09/2013 - 06:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-23 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-1
10/09/2013 - 06:55 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-2
02/09/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-1
25/08/2013 - 22:57 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-20 KANUNî SULTAN SÜLEYMAN
20/08/2013 - 06:06 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-19 İDRİS-İ BİTLİSÎ
12/08/2013 - 07:09 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-18 YAVUZ SULTAN SELİM
05/08/2013 - 06:38 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-17 FATİH SULTAN MEHMED
29/07/2013 - 06:24 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-16 OSMAN GAZİ
22/07/2013 - 00:21 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-15 OSMANLILAR DÖNEMİ
15/07/2013 - 08:07 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-14 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-2
08/07/2013 - 10:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-13 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-1
01/07/2013 - 09:32 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-12 SELAHADDİN EYYUBÎ
24/06/2013 - 09:28 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-11 ABBASİLER DÖNEMİ-2
17/06/2013 - 09:35 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-10 ABBASİLER DÖNEMİ-1
10/06/2013 - 09:27 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-9 EMEVİLER DÖNEMİ-2
03/06/2013 - 10:04 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-8 EMEVİLER DÖNEMİ-1
29/05/2013 - 07:11 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-7 Hz ALİ (r.a.) DÖNEMİ
26/05/2013 - 09:37 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-6 Hz OSMAN (r.a.) DÖNEMİ
13/05/2013 - 10:30 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-5 Hz ÖMER (r.a.) DÖNEMİ
06/05/2013 - 11:41 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-4 Hz EBU BEKİR DÖNEMİ
29/04/2013 - 09:25 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-3 MEDİNE DÖNEMİ
22/04/2013 - 02:26 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-2 HİCRET
15/04/2013 - 07:02 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-1 MEKKE DÖNEMİ
08/04/2013 - 08:00 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-16 NEFSE UYMAK
01/04/2013 - 09:29 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-15 HAYATI DEĞERLİ GÖRMEK
25/03/2013 - 10:40 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-14 HEVA’YA UYMAK
18/03/2013 - 10:17 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-13 GEVŞEKLİK
11/03/2013 - 09:58 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-12 TÛL-İ EMEL
04/03/2013 - 14:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-11 TEMBELLİK
25/02/2013 - 10:03 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-10 CEHALET
18/02/2013 - 09:16 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-9 KORKAKLIK
11/02/2013 - 00:51 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-7 ZİLLET
04/02/2013 - 09:36 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-8 İHANET (Hıyanet)
28/01/2013 - 09:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-6 REHAVET
21/01/2013 - 01:08 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-5 GAFLET
14/01/2013 - 08:01 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-4 YEİS
06/01/2013 - 02:49 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-3 Adavet
30/12/2012 - 02:14 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-2 Başkanlık Sevgisi
24/12/2012 - 00:26 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR 1 TEFRİKA
17/12/2012 - 08:10 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 14 Bey'at (Biat)
11/12/2012 - 07:17 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 13 Hamiyyet
03/12/2012 - 08:09 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 12 Müsalemet
26/11/2012 - 08:32 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 11 Muavenet
19/11/2012 - 00:38 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 10
12/11/2012 - 08:05 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 9 Cesaret
05/11/2012 - 08:21 İslâm Birliğinin Temel Esasları-8 Sadakat
30/10/2012 - 00:05 İslâm BirliğininTemel Esasları-7 Uhuvvet
21/10/2012 - 11:08 İslâm Birliğinin Temel Esasları 6 - Ümmet Bilinci
15/10/2012 - 08:23 İslâm Birliğinin Temel Esasları-5 Adalet
08/10/2012 - 10:50 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Hürriyet
01/10/2012 - 09:51 İslam Birliğinin Temel Esasları - 3 Şûra
24/09/2012 - 00:53 İslam Birliğinin Temel Esasları 2 - İttihad
22/09/2012 - 01:22 İslâm Birliğinin Temel Esasları 1 - İtikad
16/09/2012 - 23:48 İslam Birliğinin Hedefleri 7 - Sömürünün Ortadan Kaldırılması
08/09/2012 - 01:14 İslâm Birliğinin Hedefleri 6 - İslâm Medeniyetinin Yeniden Kurulması
03/09/2012 - 12:50 İslam Birliğinin Hedefleri 5
27/08/2012 - 15:07 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Ekonomik Güçlenme
23/08/2012 - 12:31 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-3 (Manevî Kalkınmanın Gerçekleştirilmesi)
13/08/2012 - 10:19 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-2 Maddî Kalkınma ve Refahın Yaygınlaştırılması
06/08/2012 - 12:26 İslam Birliği'nin Hedefleri 1 Temel Hak ve Özgürlüklerin Sağlanması
30/07/2012 - 10:32 İslam Birliğinin İtikadi Ve Siyasi Temelleri
23/07/2012 - 13:59 İSLÂM BİRLİĞİNİN FAZİLETİ
18/07/2012 - 14:41 Dünya İslam Birliğine Muhtaçtır
09/07/2012 - 16:27 İslam Birlği İzzet kazandırır
02/07/2012 - 09:45 İslam Birliği'nin Amacı
25/06/2012 - 12:19 İSLÂM BİRLİĞİ HER MÜSLÜMAN’IN GÖREVİDİR
18/06/2012 - 09:18 İslam Birliğinin Hükmü
11/06/2012 - 10:51 İslam Birliği Yüce Bir İdealdir
04/06/2012 - 14:04 İslam Birliği Nedir?
29/05/2012 - 11:56 İslam Birliği İnanç Birliğidir
21/05/2012 - 12:58 Selamı Yayınız
14/05/2012 - 12:31 İslam Birliği Acil Bir İhtiyaçtır
 
Putin'in Ankara Gündemi: Kudüs, Suriye ve Enerji
Direnişin sembolü Fevzi el-Cüneydi'den haber var
Türkiye ayakta! Katil İsrail, kahrolsun ABD
Erbakan Hoca'nın yıllar önce yaptığı ikaz: Kudüs'ün başkent ilanı sonrası planlanan küstah adım!
Temel Karamollaoğlu: ABD ve İsrail’e karşı atılacak her adımın arkasındayız
Beyaz Saray: Trump, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını ilan edecek
Sanal paralar caiz değil!
Oğuzhan Asiltürk: Davet etmekten vazgeçmeyiz
Güney Afrika’da çocuklar tehlike altında
EN ÇOK
Yazarlar
Ekrem ŞAMA
Dünyayı kurtuluşa zorlamak
Mustafa KAYA
Yenikapı - Kudüs Notları
Atilla MEHDİGİL
Kudüs sizi bekliyor Kudüs! (Jerusalem is waiting for you Jerusalem!)
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
KUDÜS DAVASI ÜMMETİ BİRLEŞTİRECEKTİR
Şeref KAÇMAZ
ORTA DOĞU’DA OYNU – YORUM
Mustafa İŞCAN
3600 gün ile herkes emekli olur mu?
Hayati OTYAKMAZ
SEVGİLİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.S.)
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Allah’ın Dediği Olacaktır
Ali Haydar HAKSAL
Kör Bakış
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
ABD Kendi Pimini Çekti!
Zeki CEYHAN
Işık AKP’ye ışık tutuyor!
Mevlüt ÖZCAN
Siyonizm dünyaya çomak sokuyor
Mahmut TOPTAŞ
Acilen yapılacak işler
Prof.Dr.Ata ATUN
ABD ve Türkiye
Prof. Dr. Burhanettin Can
Şer ittifakının psikolojik savaş makinesinin dişlisi olmamak
İsmail Hakkı AKKİRAZ
ABD Kudüs’e toslarsa müslümanlar uyanır
Mustafa YILDIRIM
İçi boşaltılan kavramlar – 3: Müslümanlık
Burak KILLIOĞLU
Kudüs’e uzanan eller…
Şakir TARIM
ABD’nin İslam topraklarında işi ne?
İsmail KILLIOĞLU
Çiftçi ve Toprak
İbrahim VELİ
Çıkış’ın Rabia’sı
Abdülkadir ÖZKAN
Haklı olan güçlüdür ama güçlünün borusu ötüyor
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz