1 Ramazan 1438 | 27 Mayıs 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
05/08/2014 - 16:50
Prof. Dr. Burhanettin Can

Giriş

İsrail, Gazze’ye 2008-2009 yılında 'Dökme Kurşun”, 2012’de, 'Bulut Sütunu’ ve Temmuz 2014’de 'Koruyucu Hat’ isimli saldırıları ile uluslararası savaş hukukunda suç sayılan kitle imha silahlarını (Seyreltilmiş Uranyumlu Bomba, Fosfor Bombası, Misket Bombası ...) kullanarak tam bir soy kırım girişiminde bulunmuştur/bulunmaktadır. Buna karşılık BM, NATO, ABD, AB, İngiltere, Almanya, Fransa ve özgür olduğu söylenip duran uluslararası medya, İsrail’in saldırılarını onaylamakta ve destek vermektedir. Türkiye, İran, Katar, Sudan gibi birkaç Müslüman ülke yönetimleri, tepki vermektedir. Mısır, Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri susmakla kalmayıp İsrail’i desteklemektedir. Mısır, Refah Kapısını kapatarak Gazze’ye ambargo uygulamakta, İsrail’in katliamlarına ortak olmaktadır.

Büyük Ortadoğu denilen coğrafyada ve dünyada vuku bulan olayları, gerçek anlamda anlayabilmek, sonra da uygun alternatif çözüm ve politikalar geliştirebilmek, Siyonizm’in yapısını, zihniyetini, hedeflerini, plan, proje, taktik ve stratejilerini, duygusallıktan uzak bir şekilde çok iyi bilmekle, anlamakla mümkündür.

Burada, İsrail’in esas aldığı “kudurmuş köpek” stratejisinin ana iskeleti ele alınıp incelenecektir.

‘Kudurmuş Köpek’ Stratejisi

Tarihi süreç içerisinde Siyonist önderlerin ana amacı, Yahudilerin birinci sınıf geri kalanların ikinci sınıf ve Yahudi’nin kölesi olduğu bir dünyayı kurmak olmuştur. Asırlar boyu Siyonist önderler, bu amaca uygun bir stratejiyi uygulayıp gelmişlerdir. Yol boyu görünürde tezat teşkil eden ve fakat stratejik olarak kendi içerisinde tutarlı olan politikalar uygulamışlardır.

Dünya hâkimiyeti için her ülkede faaliyet gösterirlerken öncelikli hedefleri, Filistin’de bir İsrail devletinin kurulabilmesi ve de korunabilmesi olmuştur. Siyonizm’in amentüsünde yer alan `Vaad edilmiş toprakları’ ele geçirmek için zamana yayılan ve kademeli bir geçişi esas alan bir Strateji belirlenmiştir. 1897 Basel Kongresi’nde çizilen programa yol boyu hep sadık kalınmıştır. Bu programın uygulanabilmesi için öngörülen stratejinin temeli, korku, şiddet ve dehşet salma üzerine bina edilmiştir. Siyonist stratejide, Moşe Dayan’ın, “İsrail kudurmuş bir köpek gibi olmalı, kimsenin dokunamayacağı kadar tehlikeli.” (1) ifadesi, ana ilke olarak benimsenmiştir.

Bu ’Kudurmuş Köpek’ psikolojisini, Başbakan Yardımcısı Avigdor Lieberman, 2009 yılı Ocak ayında, Gazze olayları için kullandığı ifadelerde de görebilmekteyiz: “İsrail Hamas’la mücadelesinde ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’nda Japonlara uyguladığı yönteme başvurmalıdır.” (2) Yanı Filistin halkının üzerine Atom bombası atılarak imha edilmelidir. İsrail eski genelkurmay başkanı Rafael Eytan’ın konuşmalarında, `Kudurmuş Köpek Stratejisinin’ dayandığı vahşet boyutunu daha açık okumak mümkündür:

“Siz iyi yürekli, yumuşak huylu insanlar, şunu iyi bilin ki Adolf Hitler’in gaz odaları bile birer cennet sarayıdır… Topraklara yerleşmeyi tamamladığımızda, bütün Arapların yapabilecekleri tek şey, şişenin içindeki ilaç yemiş hamam böcekleri gibi panik halinde bir oraya bir buraya koşturmak olacaktır.” (3)

Şubat 2010’da “aşırı sağcı” Reut Enstitüsü, İsrail ordusu ve hükümetine sunduğu “Politik bir duvar yaratmak” başlıklı özel raporda öngörülen taktikler, kullanılan ifadeler, `kudurmuş Köpek gibi olmanın’ ne anlama geldiğini açıklamaktadır. Rapor İsrail’in “düşmanlarını” iki ana sınıfa ayırmaktadır:

“1. Direniş şebekesi: İran, Hizbullah, Hamas...

2. Gayrimeşrulaştırma şebekesi: Batılı solcular, insan hakları grupları, Arap ve Müslümanlar. Gazze ablukasını, işgali protesto edenler, Filistinliye eşit hak isteyenler.” (4)

Raporda ikinci gruptaki düşmanların (ki tümü sivillerden oluşmaktadır) askeri ve istihbarat yöntemleri ile susturulmaları öngörülmektedir:

“Barışçı insan hakları savunucularına karşı gizli servisler ve silahlı kuvvetler aracılığıyla sabotaj ve saldırılar düzenlenmeli. İsrail, bunları ülke dışında da sindirmek için gizli servis kullanmalı.” (4)

İsrail’in, Gazze’ye 2008-2009 yılında `Dökme Kurşun’, 2012’de, 'Bulut Sütünü’ ve Temmuz 2014’de 'Koruyucu Hat’ isimli saldırıları ile uluslararası savaş hukukunda suç sayılan kitle imha silahlarını kullanmasının ve Uluslararası sularda Mavi Marmara Yardım Gemisine saldırıp vahşice sivilleri öldürmesinin sebebi, `Kudurmuş köpek’ gibi olmaktır.

Kudurmuş Köpek Stratejisinin Temelleri             

Siyonizm’in amentüsünü esas alan `Kudurmuş Köpek Stratejisinin’ dayandığı esasları, genel olarak aşağıda ki gibi özetleyebiliriz:

• Irkçı ve dini temellere dayalı bir iç politika

• Devamlı korku ve tehdit altında olmaya dayalı iç politika

• İki Yönlü Göç Ettirme Politikası: Yahudilerin İsrail’e göç ettirilmesi, Yahudi olmayanların da Filistin topraklarından göç ettirilmesi,

• “Büyük İsrail’in” gerçekleşmesine yönelik sürekli genişlemeyi esas alan bir dış politika,

• Savaşı ve devlet terörizmini esas alan bir politika

• Yalan ve aldatmaya dayalı bir Psikolojik Savaş

• Her ülkede legal ve illegal örgütlenme ve lobicilik ile yönetimler üzerinde baskı oluşturmak ve yönlendirmek

• Antisemitiz üzerinden yürütülen bir politika,

• Makyavelist Yaklaşım: Hedefe varmada her şey mubah,

• Kolektif cezalandırma: Sivil asker, suçlu suçsuz ayırımı yapmama,

• Şantaj ve menfaat ile satın alarak işbirlikçi ihdas etmek veya yok etmek,

• Zamana yayma, alıştırma ve unutturma politikası,

• Bölge Ülkelerini bölmeye, parçalamaya ve yok etmeye dönük Kaos Politikası.

Siyonistler, tam bir Makyavelisttirler; politikalarına, stratejilerine uygun gelen neyse o olur ve onu savunurlar. Onlar, yeri geldiğinde komünist, yeri geldiğinde kapitalist ve yeri geldiğinde faşisttirler. Bu açıdan hiçbir ahlaki ölçüleri yoktur. Bu anlayışı, ilk olarak formüle eden Siyonizm’in kurucusu olan Herzl’dir:

“Bizler, düştüğümüz zaman, ihtilalcı partinin maiyet memurları olan `ihtilalcı Proleterya’ oluruz; yükseldiğimiz zaman ise, kesemizin korkunç kudreti de artar.” (5)

Henry Ford ise Herzl’in düşüncesini daha açık bir şekilde ifade eder:

“Yahudi, Yahudi olmayanın her şeyine düşmandır. O, içgüdülerine uyduğu zaman kraliyete karşı cumhuriyetçi; cumhuriyete karşı sosyalist ve sosyalizme karşı Bolşevik kesilir.” (5)

Siyonistlerin gerek Mussolini ve gerekse Hitler eliyle anti semitizmi canlı tutarak Yahudilerin Filistin’e göçünü hızlandırmış olmaları, böyle bir mantığın ürünüdür. Herzl, aynı mantıkla; “Antisemitler bizim en emin dostlarımız, antisemit ülkeler müttefiklerimiz haline gelecekler” (6) demiştir.

Siyonizm’in Böl, Parçala, Yönet veya Yok et Politikası

Siyonist yöneticiler, Nil’den Fırat’a kadar olan toprakların, `Vaad edilmiş Topraklar’(!), ele geçirilebilmesi için bu coğrafyadaki ülkelerin kaosa çekilerek bölünmesini ve yerlerine birbirleri ile kavgalı, İsrail’e muhtaç küçük devletlerin kurulmasını, stratejilerinin çok önemli bir ilkesi olarak olarak benimsemişlerdir. Siyon önderlerinin Protokollerinden (Beşinci Protokol ve Onuncu Protokol) bunun bir metot olarak benimsendiği anlaşılmaktadır:

“Kamuoyunun fikrini kontrol altına almak için birbirine zıt birçok fikri ortaya atarak zihinleri karma karışık etmek lazımdır. Bu ilk sırdır. İkinci sır şudur ki, halkı adetlerinde, hırslarında, yaşama tarzlarında o derece karışık ve değişen bir hale sokmalıyız ki, halk bu keşmekeş içerisinde kendisini toparlayamazsın ve netice olarak müşterek anlayış kaybolsun. Partiler arasında anlaşmazlık çıkarmakta da, bu metod bize yardımcı olacaktır… Aynı zamanda, bize teslim olmaya elan karşı koyan birleşmiş kuvvetleri de parçalayacaktır.”

“İnsanları; tefrika, düşmanlık, kan davaları, kıtlık, hastalık, darlık ile yıpratıp o hale getirmeliyiz ki; kurtuluş için bizim para kuvvetimize başvurmaktan başka çareleri kalmasın.” (7)

Siyonistler başlangıçta tedrici bir yaklaşımı öngörmüşlerdir. Bazı ülkeleri para ve ticaret yoluyla, bazı ülkeleri de silah yoluyla almayı zamanın şartlarına bırakmışlardır. Birincil öncelikli hedef Filistin’di, Filistin’de tutunulması gerekmekteydi. Weizmann’a göre Ürdün ikinci planda bir hedef olmalıydı. Weizmann 1926 yılında Kudüs’teki bir konuşmasında; “Bizi Ürdün’e geçirecek olan Allenby Köprüsüne giden yolu askerler değil, Yahudi emeği ve Yahudi sabanı açacaktır” (8) demekteydi. Ben Gurion’a göre ise zincirin en zayıf halkası, Lübnan’dır ve ilk hedef o olmalıdır:

“(21 Mayıs 1941’de Ben Gurion “Günlüğü”ne göre, Arap koalisyonundaki Aşil’in topuğu Lübnan’dı. Bu ülkedeki Müslüman üstünlüğü sunidir ve kolayca altüst edilebilir; bu ülkede Hıristiyan bir devletin kurulması gerekir. Onun güneydeki sınırı Litani ırmağı olacaktır.” (9)

Lübnan’ın parçalanması ve İsrail’in topraklarını Lübnan’da genişletebilmesinin yolu, General Moşe Dayan’a göre provokasyondur:

“Bize topu topu bir subay bulmak kalıyor, basit bir yüzbaşı bile yeter. Onu davamıza kazanmalı, Maruni halkın kurtarıcısı olduğunu ilân etmesi için kendisini satın almalıyız. O zaman, İsrail ordusu Lübnan’a girecek, işgal ettiği topraklarda İsrail’in müttefiki bir Hıristiyan rejimi kuracak ve bundan sonra her şey kendiliğinden olup bitecektir. Lübnan’ın güneyindeki topraklar bütünüyle İsrail’e ilhak edilecektir.” (9)

İsrail’in her büyük operasyonundan önce, bilinmeyen birileri tarafından İsrail’e füze atılması ya da birkaç İsraillinin öldürülmesi, tesadüf olmayıp yukarıda öngörülen taktiğe uygun olarak bizzat Siyonistler tarafından uygulanan bir provokasyonun sonucudur. Kendileri açısından kutsal kabul ettikleri bir dava için kendi vatandaşlarını, kendi elleri ile öldürüp düşman kabul ettiklerinin üzerine atmaları, Siyonist mantığın ürünüdür. Bu mantık anlaşılmadan Ortadoğu’da hatta dünyada olup biten birçok olayı anlamak, aydınlatmak ve tedbir almak mümkün değildir.

Nil’den Fırat’a kadar toprakların ele geçirilebilmesi için Sudan, Lübnan, Libya, Mısır, Suriye, Irak, İran ve Türkiye’nin parçalanması, buralarda birbirine düşman kukla devletlerin kurulması, Siyonizm’in değişmeyen stratejik hedefidir. Siyon Önderlerinin Yedinci protokolünde İsrail’e düşman komşu devletlerin çatıştırılması öngörülmektedir:

“Bize muhalefet eden devletlere, komşuları tarafından harp açtırabilecek durumda olmalıyız. Eğer bu komşu devletlerde bize karşı birleşirlerse, bir dünya savaşı çıkarmalıyız.” (7)

Dünya Siyonist Örgütü tarafından Kudüs’te yayınlanan Kivunim (Yönelişler) dergisinde “80’li yıllar için İsrail’in stratejik plânları” adlı bir makalede, bu strateji özetlenmektedir. (Aydoğan Vatandaş’ın Armagedon Kitabında İsrail Genel Kurmayının Belgesi olarak geçmektedir.):

“Merkezde yer alan gövde olması bakımından Mısır, özellikle Müslümanlar ile Hıristiyanlar arasındaki giderek sertleşen çatışmalar gözüne alınırsa, şimdilik bir kadavradır. Bu ülkenin ayrı coğrafî eyaletlere bölünmesi, bizim Batı cephesi üzerinde, 1990’lı yıllar için siyasî hedefimiz olmalıdır.

Böylece Mısır bir kere parçalandıktan ve merkezî iktidardan yoksun bırakıldıktan sonra, Libya, Sudan ve diğer uzak ülkeler aynı çözülmenin içine gireceklerdir. Yukarı Mısır’da bir Kıptî devletinin kurulması ve daha az öneme sahip bölgesel kimliklerin oluşturulması, barış anlaşması yüzünden şimdilik geciktirilmiş, fakat uzun vadede kaçınılmaz olan bir gelişmenin anahtarıdır.

Dış görünüşüne rağmen, Batı cephesi Doğu cephesinden daha az problem çıkarıyor. Lübnan’ın beş eyalete bölünmesi... Arap dünyasının bütününde meydana geleceklerin müjdesini veriyor. Suriye ve Irak’ın etnik veya dinî kıstaslar bazında belli bölgelere ayrılması, uzun vadede, İsrail için öncelikli gaye olmalıdır. Bunun birinci safhası ise, söz konusu devletlerin askerî güçlerinin imha edilmesidir.

Suriye’nin etnik yapıları, kendisini parçalanmaya hazır hâle getiriyor: Suriye’nin deniz sahili boyunca bir Şiî devleti, Halep’te ve Şam’da birer Sünnî devleti kurulabilir. Her halükârda Huran’la birlikte Ürdün’ün kuzeyinde -belki de bizim Golan’ımız üzerinde- kendi devletini oluşturmayı ümid eden bir Dürzi kimliği de ortaya çıkabilecektir... Böyle bir devlet, uzun vadede, bölge için bir barış ve emniyet garantisi olacaktır. Bu bizim rahatça gerçekleştirebileceğimiz bir hedeftir.

Petrolce zengin ve iç mücadelelerin pençesindeki Irak, İsrail’in nişan çizgisindedir. Onun dağılması bizim için Suriye’ninkinden daha önemlidir, zira Irak, yakın vadede İsrail için en ciddî tehlikeyi temsil etmektedir.” (10)

Yukarıdaki belge, Ortadoğu’nun sınırlarının değiştirilmesinin bir Siyonist politika olduğunu göstermektedir.

Eski ABD Dışişleri Bakanı Rice’in `Genişletilmiş Orta Doğu Projesi’nde 22 ülkenin sınırlarının değiştirilmesi zamanının geldiğinden ’ bahsetmesi ile bu belge arasındaki uyuma dikkat edilmelidir. `Büyük Ortadoğu Projesi’, 2. Sevr Projesi ve `Büyük İsrail Projesi’, içi içe ve birlikte uygulanmaktadır. Bugün Irak’ta Kuzeyde Kürtlerin, Ortada Sunilerin Güneyde de Şiilerin hâkim olduğu birer devletin kurulmasına çalışılmaktadır. IŞİD üzerinden yürütülen savaşta, enerji ve su havzası bakımından zengin Suriye-Irak orta bölgesinde, Sünni bir devlet(!) kurularak hem Irak hem de Suriye parçalanma noktasına getirilmiştir. Sudan fiilen ikiye bölünmüştür. `Arap Baharı’ diye tanımlanan süreçte, Libya, kaos stratejisi uygulanarak bölünmeye çalışılmaktadır.

Eğer gelişmeler iyi okunamazsa yarın İran, öbür gün Türkiye’nin sınırları yeniden çizilmek istenecektir.

Sonuç: Filistin Bir Turnusol Kağıdıdır

BM’nin İsrail’le ilgili aldığı 100 civarındaki kararın hiç birini İsrail uygulamamaktadır. İsrail’i ciddi sıkıntıya sokacak kararlar, ABD, İngiltere tarafından veto edilmektedir.

İsrail, Ortadoğu coğrafyasında nükleer, kimyasal, biyolojik silahlara sahip olan ve bu konuda sürekli çalışma içerisinde bulunan tek ülkedir. İsrail’in kitle imha silahlarına sahip olması, bugüne kadar dünyanın gündemine girememiştir.

Filistin meselesi, sadece bir İsrail’i sorgulama olayı olmayıp aynı zamanda Batı dünyasını, uluslararası camia denen kuruluşları ve halkı Müslüman olan ülkelerin yönetimlerini de, sorgulama meselesidir. Filistin, herkesin ve her ülkenin samimiyetinin, değerlerinin, medeniyetinin ölçüldüğü bir turnusol kâğıdı ve bir mihenk taşıdır.

Mevcut dünya düzeni, sorgulanmak ve yeni bir dünya düzeni kurulmak zorundadır. Yeni bir dünya, adil bir dünya kurulana kadar sadece Filistin ya da Ortadoğu halkları ya da dünyanın mazlum milletleri değil; başta müstekbirler, sömürgeciler dâhil olmak üzere tüm dünya, huzur yüzü göremeyecektir.

Bu savaş müstekbirlerin dünyasına/coğrafyasına bir gün mutlaka girecektir.

Unutmayın Adalet yoksa barış da olmayacaktır.

KAYNAKLAR

1- Aydın E., İsrail’in Türk kanıyla ulaşmak istediği nedir? Dünya Bülteni, 31.05.2010

2- Kıvanç T., Yeni Şafak 01.06.2010

3- Bayramoğlu E., Yahudilik ve Siyonizm tarihi, Pınar Yayınları, İstanbul, 2006, S: 62-67.

4- Talu U., Habertürk, 01.06.2010

5- Ford H., Beynelmilel Yahudi, Otağ Yayınları, İstanbul, 1974, S: 72-75

6- Garaudy R., İsrail Mitler ve Terör, Pınar Yayınları, İstanbul, 1996: 50-86

7- Yaman K., İhanet Planları, Belgeler, Otağ Yayınları, İstanbul, 1971

8-Taylor A.R., İsrail’in Doğuşu, Pınar Yayınları, İstanbul,1992, S: S:53-65

9- Garudy R., Siyonizm dosyası, Pınar yayınları,İstanbul S: 257-258.

10- Garaudy R., Age. S: 205-208.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
26/05/2017 - 09:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
19/05/2017 - 08:52 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
12/05/2017 - 09:12 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 4:
05/05/2017 - 12:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci-3: BİR “DİKTATÖR”(!) İNŞA ETMEK
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
TSK açıkladı: 45 terörist etkisiz
Akif Emre'ye son vazife
AK Parti Grup Başkanı Binali Yıldırım oldu
Gelecek Milli Görüş’ün
Bölgeye dışarıdan müdahale olduğu müddetçe kan durmaz
Oyun kurucularla bu oyun bozulmaz
Fetihler Milli Görüş’le olur
Hak üstün tutulmadan Bir ülkede huzur olmaz
Karamollaoğlu: Ülkemiz yeniden dizayn edilmek isteniyor
EN ÇOK
Yazarlar
Hayati OTYAKMAZ
RAMAZAN-I ŞERİF AYINA HAZIR MIYIZ?
Atilla MEHDİGİL
İman açısından dört sınıf insan
Feyzullah AYDOĞAN
DEVLET AKLI
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Ekrem ŞAMA
Ne umduk, ne bulduk?
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
Mustafa KAYA
Arap-İslam-Amerikan Zirvesi (!)
İshak BEYAZAY
Özel askeri şirketler-1
Mustafa İŞCAN
SGK personeli uzmanlık istiyor
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Oruç ayımız kutlu olsun!
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Ali Haydar HAKSAL
Emperyalizm Güdümlü İslâm NATO’su!
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Manchester Saldırısı” Ya da İngiltere’nin Ortadoğu’ya “Derin Dönüşü”...
Zeki CEYHAN
Sanırsınız!
Mevlüt ÖZCAN
Ramazan ayı geldi, elhamdülillah
Mahmut TOPTAŞ
Bizden dört dörtlük kâfir çıkmaz
Prof.Dr.Ata ATUN
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Prof. Dr. Burhanettin Can
Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Şükür imandır, nankörlük ise inkâr
Mustafa YILDIRIM
Çocuklar anne babanın aynasıdır
Burak KILLIOĞLU
Ezberle olmaz
Şakir TARIM
Kur’an ayında İslamî şuura ulaşmak
İsmail KILLIOĞLU
Evin içi
İbrahim VELİ
Derin muhalefet
Abdülkadir ÖZKAN
NATO, DEAŞ karşıtı koalisyona katılacakmış!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz