28 Zi'l-ka'de 1438 | 21 Ağustos 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
“Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
25/07/2014 - 15:00
Prof. Dr. Burhanettin Can

Giriş

Kurulduğu 1948 yılından beri İsrail, Filistin halkı üzerinde soykırım uygulayıp bir taraftan sınırlarını genişletirken diğer taraftan da Filistin halkını göçe zorlamaktadır. Hem öldürerek hem de göç ettirerek Filistin topraklarındaki Filistinli nüfusunu azaltmaya çalışmaktadır. İsrail, Gazze’ye 2008-2009 yılında ‘Dökme Kurşun”, 2012’de, ‘Bulut Sütunu’ ve Temmuz 2014’de ‘Koruyucu Hat’ isimli saldırıları ile uluslararası savaş hukukunda suç sayılan kitle imha silahlarını (Seyreltilmiş Uranyumlu Bomba, Fosfor Bombası, Misket Bombası) kullanarak tam bir soykırım girişiminde bulunmuştur. İsrail, uluslararası hukuka göre yasak olan silahları, sivil halk üzerinde denemektedir. Buna karşılık BM’den, NATO’dan, İnsan Hakları Örgütlerinden, ABD’den, AB’den ve özgür olduğu söylenip duran uluslararası medyadan hiç ses çıkmamaktadır. BM, NATO, ABD, İngiltere, AB, Almanya, Fransa gibi sanayileşmiş Batı ülkeleri, İsrail saldırılarını onaylamakta ve destek vermektedir. Bunlar, İsrail’in katliamlarına iştirak etmiş olduklarından dolayı katil unvanına hak kazanmışlardır. Bunun yanı sıra Türkiye, Iran, Katar, Sudan gibi birkaç Müslüman ülke yönetimleri, tepki vermekte ve fakat halkı Müslüman olan İslam coğrafyasındaki diğer yönetimler susmaktadır. Mısır, Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap emirlikleri susmakla kalmayıp İsrail’e destek vermektedirler. Bu tutumlarından dolayı Batı ile mukayese edildiğinde bunlar iki kez katildirler. Mısır Refah Kapısını kapatarak ambargo uyguladığı için üç kez katildir. Gazze’de şehit olan her çocuğun mübarek kanında, bu kanlı katillerin pis elleri vardır. Bunlar, ellerinden Müslüman kanı damlayan vampirlerdir. Ve bir gün bu hesap, Allah’ın izniyle mutlaka sorulacaktır.

BM’nin İsrail’le ilgili aldığı 100 civarındaki kararın hiç birinin uygulanmaması ya da İsrail’i ciddi sıkıntıya sokacak kararların ABD, İngiltere tarafından veto edilmesi ne anlama gelmektedir?

İsrail, Ortadoğu coğrafyasında nükleer, kimyasal, biyolojik silahlara sahip olan ve bu konuda sürekli çalışma içerisinde bulunan tek ülkedir. İsrail’in kitle imha silahlarına sahip olması, bugüne kadar dünyanın gündemine girmemiştir. Buna karşılık İran nükleer zenginleştirme tesisleri kurdu diye Batı ayağa kalkmakta ve İran’a yaptırım uygulamakta ve İsrail, İran’ı tehdit edip vuracağını söylemektedir. Dünyanın zalimleri, `İsrail’in kendini savunma hakkı’ olduğunu söyleme duygusuzluğunu ve yüzsüzlüğünü gösterebilmektedir. BM’nin Mavi Marmara gemisi baskını ile ilgili Palmer raporunda, İsrail’in Mavi Marmara gemisine uluslararası sularda saldırıp 9 kişiyi öldürmesi, İsrail’in güvenliği açısından nasıl meşru kabul edilebilmektedir? Bunu Türkiye ya da herhangi bir İslam ülkesi yapmış olsaydı rapor nasıl olurdu? Gerçekten de bunlar, uluslararası hukuka göre meşru bir savunma hakkı mı? İsrail için meşru müdafaa hakkı olan başkaları için niçin olmuyor/olamıyor? Batı dünyasının ve uluslararası kuruluşların İsrail’i kayıtsız şartsız desteklemesinin sebebi hikmeti nedir?

Türkiye’ye yerleştirilen Füze Kalkanı, Kürecik Üssü, bu çerçevede kimi, kime karşı koruyacaktır/korumaktadır? Kürecik Üssü, İsrail’in operasyonlarında kullanılıp kullanılmadığı, destek verip vermediği kim tarafından kontrol edilmektedir? Türkiye tarafından kontrol edilebilmekte midir? Mayınlı arazinin temizlenmesi karşılığında İsrail’e kiralanmasına, Güneydoğu sınırları boyunca erken uyarı sisteminin İsrail tarafından kurulmasına ilişkin ihaleler, Deniz Baykal’ın başvurusu ile Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmeseydi, bugün Güneydoğu’da neler olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Mossad İstihbaratına güvenilmesi, İnsansız Hava Araçları İhalesi’nin İsrail’e verilmesi ve istenen sonuçların alınamaması, Konya’da İsrail ile askeri tatbikat yapılması, askeri ihalelerin çoğunun İsrail’e verilmesi, Kuzey Irak petrollerinin İsrail’e satılması, Türkiye’nin çok ciddi bir zaafı değil miydi/değil midir? Bu bir basiretsizlik değil midir? O günlerde bunlara karşı çıkanları, “Yahudi düşmanlığı” ile suçlamak ya da “gençlik döneminin takıntıları” olarak isimlendirip hor görmek, bir basiretsizlik ve ferasetsizlik değil miydi/değil midir? 28 Şubat Postmodern darbesi, Sabatayist bir darbe değil midir?

Bütün bunların sorgulanması, dost, düşman ve müttefik tanımının yeniden yapılması gerekmiyor mu?

Gerçekte olup biten nedir?

Büyük Ortadoğu denilen coğrafyada ve dünyada vuku bulan olayları, gerçek anlamda anlayabilmek, sonra da uygun alternatif çözüm ve politikalar geliştirebilmek, öncelikle Siyonizm’in yapısını, zihniyetini, hedeflerini, plan, proje, taktik ve stratejilerini çok iyi bilmekle mümkündür. Bunun yanı sıra Kutsal kitaplarda İsrail oğulları/Yahudiler ile ilgili anlatılanlardan İsrail oğullarının/Yahudilerin karakteristik özelliklerini, gerçekçi ve adil bir şekilde tespit etmek gerekmektedir.

Bu yazı serisinin amacı, duygusal bir tepki ortaya koymak değildir. Yıllardır duygusal, günübirlik tepki verip kaybeden bir coğrafyanın mensuplarıyız. Amacımız, duygusallıktan kurtulup içinde bulunduğumuz durumu, objektif olarak ortaya koyabilmek ve kendimizi aldatmamaktır. Amacımız, bir başkasının satranç tahtasında piyon olarak kullanılmak yerine oyun kurmak, oyun kurucu olmaktır. O nedenle gerçekçi olmak, büyük davanın öncü ve önder kadroları için vazgeçilmez, olmazsa olmaz bir ilke, düsturdur.

Bu yazı serisinde öncelikle İsrail’in son saldırılardaki amacını, hedefini ortaya koyacağız. Daha sonra Türkiye’de büyük bir kesim tarafından ciddiye alınmayan, anlaşılamayan ya da anlaşılmak istenmeyen Siyonizm’in temel varsayımlarını, (Amentüsü), mantığını, strateji ve taktiklerini ana hatları ile inceleyeceğiz. Daha sonra Siyonizm’e karşı verilmesi gereken mücadelenin temel karakteristiklerini ortaya koyan bir yol haritası çizeceğiz.

Türkiye’de, parlamento içi siyasette, Siyonizm’i bir tehlike olarak ilk kez gündeme getiren Rahmetli Erbakan Hoca olup ömrünü buna adamıştır. Ne yazık ki ne bugünkü siyasi iktidar tarafından ve ne de Türkiye tarafından gereği gibi anlaşılamamıştır.

Irak Suriye hattında vuku bulan olayları inceleyen yazı serisi, Filistin meselesinden dolayı şimdilik kesintiye uğramıştır. Özür dileriz. 

İsrail’in “Koruyucu Hat” Operasyonu

İsrail, Siyonizm’in temel felsefesine, mantığına ve stratejisine uygun olarak Ortadoğu’da bir politika izlemektedir. Bu politikanın özünde, Makyavelist yaklaşım var olup hiçbir kural, kaide, ahit ve kutsal tanımamaktadır. Her şey mubah ve meşrudur; menfaatine ne geliyorsa onu yapmak esastır. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Temmuz 2013’de başlattığı İsrail-Filistin barış görüşmelerini, gelinen nokta işine gelmediği için İsrail’in çıkmaza sokması, bu yaklaşımın sonucudur. Yapılan anlaşmaya göre İsrail, “Filistinli mahkûmları serbest bırakması” ve “yerleşim faaliyetlerini durdurması” gerekmekteydi. İsrail bu iki şartı yerine getirmeyerek yapılan görüşmeleri kilitlemiştir. Ardından Hamas ve FKÖ birlikte Filistin’de bir “uzlaşı/birlik hükümeti” kurulmasına karar verince, İsrail, Kerry’nin başlattığı barış görüşmelerini tek yanlı olarak askıya almıştır. Bunun üzerine Kerry, gelinen süreçten İsrail’in ağırlıklı olarak sorumlu olduğunu ortaya koyan açıklamalar yapmıştır. Kerry’nin açıklamaları, İsrail yönetimini rahatsız etmiştir. Ancak İsrail’i asıl rahatsız eden Filistin’in bütünleşmesine ve Hamasi’n etkisinin artmasına sebebiyet veren “Uzlaşma hükümetinin” kurulmasının öngörülmesidir.

Bütünleşmiş bir Filistin, Filistin direnişine güç katması yanı sıra İslam coğrafyasındaki yönetimlerin “önce aranızda barışın, anlaşın sonra destek isteyin” tarzındaki gerekçelerini veya mazeretlerini geçersiz kılması açısından da önemli bir durumdur. Kerry’nin suçlamalarını ve Filistin’in bütünleşmesinin oluşturduğu olumsuz havayı kırmak için İsrail, Siyonizm’in temel taktiklerinden olan provokasyon taktiğine baş vurmuştur. Bunlar, son operasyonun sebeplerinden görünenleridir. Ancak asıl sebep bunlar değildir.

Libya’dan Irak’a kadar olan coğrafyada kendisine kafa tutabilecek hiçbir yönetimin olmaması, hepsinin kendi derdine düşmesi, Hamas’a yardım yapacak güçte olmamaları ve başta Mısır, Suud olmak üzere birçok Arap yönetiminin Müslüman kardeşlere karşı İsrail’in yanında yer almış olması ve Türkiye’nin kendi iç işleri ile meşgul olmasından dolayı oluşan ortamda İsrail, Hamas’ı yok etmek ve Gazze’yi İsrail toprağı yapmak için şartların çok uygun olduğunu düşünmektedir. Bu hedef gerçekleştirilemez ise, Gazze’nin sahip olduğu gaz yataklarını ele geçirmek ikinci derecede bir hedef olarak öngörülmektedir. Bu iki büyük hedef, İsrail’in provokasyon yaparak harekete geçmesi için yeterli olmuştur.

İsrail, 27 Haziran’da Gazze’de bir mülteci kampına saldırı düzenleyerek iki Filistinliyi öldürmüştür. Bu saldırının ardından Batı Şeria’da 12 Haziran’da kaybolan 3 Yahudi yerleşimcinin 18 gün sonra ölü bulunmasının ardından Kudüs’te 16 yaşındaki Filistinli genç Muhammed Ebu Hudayr, 2 Temmuz’da Yahudi yerleşimciler tarafından kaçırılmış ve diri diri yakılarak öldürülmüştür. Art arda gelen bu olaylar, ortamı gerginleştirmiş, her iki kesimi patlamaya hazır hale getirmiştir.

Burada ilginç olan nokta, Hamas, Batı Şeria’da kaçırılıp öldürülen 3 Yahudi gençle ilgisinin olmadığını ısrarla dile getirmiş, iddiaları ret etmiş olmasına rağmen, İsrail’in Hamas’ı sorumlu tutmasıdır. Tek yanlı yapılan suçlamaların devamında İsrail, toplu cezalandırmalara girişmiş ve kitlesel tutuklamalar yapmıştır. Bunun üzerine Gazze’den İsrail’e yönelik sivil ya da asker kaybına neden olmayan füze saldırıları gerçekleşmiştir. Füze saldırılarını bahane eden İsrail, 7 Temmuz günü, “Koruyucu Hat” adını verdiği askeri harekâtı, Hava, Kara ve Deniz kuvvetlerinin katılımı ile başlatmıştır (1).

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, İsrail’in bundan önce Filistin’e yaptığı tüm saldırılarda da benzer gerekçeleri kullanmış olmasıdır. Son 6 yılda Gazze’ye yaptığı 3 büyük saldırıda da benzer gerekçelerle hareket etmiştir. Bu Siyonizm’in “Kudurmuş Köpek” stratejisinin bir taktiğinden ibarettir. Bunun için geçmişe kısa bir seyahat yapmakta fayda vardır. 

Sürekli Tehlike, Sürekli Korku ve Sürekli Provokasyon

Siyonist stratejide provokasyon en önemli silahtır. Vurup vuruldum diye yaygara koparmak, Siyonistlerin her zaman başvurduğu bir yoldur. Uluslararası sermaye ve medya gücünü kullanarak kamuoyunu aldatmak asıldır. Bu yöntem, hiç değişmezdir. Sabra ve Şatila katliamları münasebetiyle Le Monde’ki yazısında yazar Tahar Bin Cellun (Tahar Ben Jelloun) bu taktiğin sürekli kullanıldığına dikkat çekmektedir:

“Hep aynı ana rastlamış olan olaylar vardır, bunların sık sık tekrar etmesi, sonunda ister istemez insana son derece önemli bir ipucu verir. Şu an artık Avrupa’da Yahudi düşmanı bir suikastın neye hizmet ettiği ve bu cinayetten kimin yarar sağladığı çok iyi biliniyor: Böyle bir suikast, Filistinli ve Lübnanlı sivil halkın kasıtlı bir katliamı için kullanılıyor. Bu tür suikastların Beyrut’u kan deryasına çevirmenin ya öncesinde, ya hemen peşinde veya aynı zamanda meydana geldikleri rahatça gözlenebilir. Bu terörist eylemler, öyle plânlanmakta ve öyle mükemmel bir şekilde icra edilmektedir ki, şimdiye kadar bunların hepsi de güdülen siyasî hedefe dolaylı veya dolaysız isabet etmiştir. Bu hedef, Filistin meselesinin biraz anlayış kazanır, hatta biraz sempati toplar gibi olduğu her seferinde dikkatleri saptırmaktır. Kurbanları, cellâtlar ve teröristler yapmak için sistemli olarak durumun tersine çevrilmesi söz konusu değil midir? Filistinliler’i “terörist” yaparken, onlar tarihten ve dolayısıyla da hak ve hukuktan kovulup atılmaktadır.

9 Ağustos’taki Rosiers Sokağı katliamı, Beyrut üzerine boşalan her türlü bomba tufanından birkaç saat önce meydana gelmedi mi?

Beşir Gemayel’in katlini, iki saat sonra, İsrail ordusunun Batı Beyrut’a girişi takip etmedi mi (bu durum aynı zamanda Yaser Arafat’ın Papa ile tarihî görüşmesini de dikkatlerden kaçırmadı mı)?

Cardinet Sokağı’nda bomba konulmuş arabanın havaya uçurulması ve ertesi gün Bruxelles sinagogu önünde silâhla tarama, Sabra ve Şatila kamplarında benzeri görülmemiş katliamla aynı zamana rastlatılmadı mı? (2)

1982’de Londra’da bir İsrail diplomatına karşı yapılan suikast için Siyonistler, Filistin Kurtuluş Örgütü’nü suçlayarak Lübnan’ı işgal edip 20 bin kişiyi öldürürler. Oysa FKÖ’nün olayla hiçbir ilgisi yoktur. İngiltere başbakanı Thatcher, Avam Kamarasında bu cinayetin F.K.Ö.’nün azılı düşmanı biri tarafından işlenmiş olduğunun delilini ortaya koyarak İsrailli Yöneticileri açık bir şekilde suçlamıştır:

“Suikastı düzenleyenlerin üzerlerinde bulunan öldürülecek kişilerin listesinde, F.K.Ö.’nün Londra sorumlusunun ismi de yer alıyordu... Bu da İsrail’in iddialarının aksine, saldırganların F.K.Ö.’den destek almadıklarını ispatlamaktadır... İsrail’in Lübnan’a saldırısının bu suikastla bağlantılı bir misilleme hareketi olduğunu sanmıyorum: İsrailliler düşmanlıkları tazelemek için söz konusu suikastta bir bahane bulmuşlardır.” (3)

“Achille Lauro” gemisi cinayetinde de aynı taktikle Tunus vurulmuştur. Dökme Kurşun Operasyonunda Güney Lübnan’ın bombalanarak tahrip edilmesi, bir İsrail askerinin kaçırılmasına dayandırılmıştır. Oysa ondan önce deniz kenarında piknik yapan 11 kişilik bir Filistinli aile, İsrail tarafından katledilmiş, Hamas ve ardından Hizbullah buna misilleme yapmışlardır. Ama ne yazık ki kamuoyunun dikkatinden bu nokta kaçırılmıştır. Siyonistler vurmuşlar ve vuruldum diye yaygara koparmışlardır. Lübnan’dan binlerce insan göçe ettirilmiş, evleri yerle bir edilmiştir. Eğer Hizbullah direnişi olmasaydı Siyonistler geçmişte yaptıkları gibi o günde toprak işgalleri yapacaklardı. İki adım ileri bir adım geri politikasıyla yeni toprakları ilhak edeceklerdi.

Siyonistlerin bu taktiklerinin, biri içeriye diğeri dışarıya dönük iki amacı vardır. İçeriye dönük olanı Yahudilerin devamlı tehdit altında olduğuna Yahudileri inandırmak; böylece uyguladıkları politikaların doğru ve geçerli olduğunu kabul ettirmek. Yahudilerin tehdit altında olması psikolojisinden yararlanarak dünya Yahudi organizasyonlarından gerekli yardımı sağlamak. Dışarıya dönük amaçta ise devamlı şiddet ve devlet terörünü kullanmayı meşru hale getirmek. Böylece Araplar üzerine dehşet saçarak onları göç ettirmek. 

Sonuç: Yorumsuz; Eli Kanlı Katillere, Duyarsızlara, Nemelazımcılara İthaf: “Tükürün”

“Ey, bu toprakta birer na’ş-ı perîşân bırakıp,

“Bakmayın, hem tükürün çehre-i murdarımıza!

Tükürün: Belki biraz duygu gelir arımıza!

Tükürün cebhe-i lakaydına Şark’ın, tükürün!

Kuşkulansın, görelim, gayreti halkın, tükürün!

Tükürün milleti(Ümmeti) alçakça vuran darbelere!

Tükürün onlara alkış dağıtan kahbelere!

Tükürün Ehl-i Salib’in o hayâsız yüzüne!

Tükürün onların asla güvenilmez sözüne!

Medeniyyet denilen maskara mahlûku görün:

Tükürün maskeli vicdânına asrın, tükürün!

Hele i’lanı zamanında şu mel’un harbin,

«Bize efkâr-ı umûmiyyesi lâzım Garb’ın;

O da Allah’ı bırakmakla olur» herzesini,

Halka îman gibi telkin ile, dînin sesini

Susturan aptalın idrakine bol bol tükürün!...”

Mehmet Akif Ersoy, 30 Ocak 1913.

 

Kaynaklar

1-Karabat, A., İsrail’in amacı ne? Al Jazeera, 18.07.2014.

2- Garaudy R., İsrail Mitler ve Terör, Pınar Yayınları, İstanbul, 1996: S: 217-230

3- Garaudy R., Age. S: 257-258

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
18/08/2017 - 09:17 FETÖ ile Mücadelede Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar-2:
11/08/2017 - 09:11 FETÖ ile mücadelede dikkat edilmesi gereken hususlar-1:
21/07/2017 - 09:09 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
07/07/2017 - 09:20 İslâm coğrafyası ve “kaostan kaynaklanan düzen”
30/06/2017 - 08:59 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
23/06/2017 - 09:21 İslâm coğrafyasında “kaos’tan kaynaklanan düzen”
16/06/2017 - 09:37 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları - 3
09/06/2017 - 09:29 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları -2
02/06/2017 - 10:30 Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden 2019 cumhurbaşkanlığı savaşları -1
26/05/2017 - 09:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
19/05/2017 - 08:52 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
12/05/2017 - 09:12 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 4:
05/05/2017 - 12:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci-3: BİR “DİKTATÖR”(!) İNŞA ETMEK
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
Amerika'ya ait insansız hava aracı Adana'ya düştü
Emre Belözoğlu, Milli Takım'a geri dönüyor mu?
Dursun Özbek'ten Arda Turan ve Selçuk İnan açıklaması
ABD'den Kuzey Kore'ye: Çok hızlı bir şekilde savaşa dönüşür
Resmen alay ediyor!
Sanayi hamleleri devrim niteliğindeydi
Emniyet Genel Müdürlüğü: Bülent Tezcan bize sorsaydı bilgi verirdik
“GDO’lu yem” korkutuyor
Dikkat! Tehlikeli ekran
EN ÇOK
Yazarlar
İshak BEYAZAY
H.A.A.R.P Projesi ve GDO’lu tohum-2
Mustafa KAYA
Siyasetin Dili
Atilla MEHDİGİL
Çocuklar Rasulullah’ın Ahlakı üzere yetiştirilmeli
Feyzullah AYDOĞAN
Öğretmen atamalarında hakkaniyet ve liyakat yerine siyaset iddiası
Ekrem ŞAMA
Tarihten bir gaflet rekoru
Mustafa İŞCAN
Yeni aylıklar istediğiniz banka ve PTT’ye gönderilecek
Hayati OTYAKMAZ
ZAFERLERİMİZ VE VATAN SEVGİSİ
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Sahte Demokratlar
Ali Haydar HAKSAL
İnsanın Yanılma Hakkı
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
BOP’a Karşı “Genişletilmiş Sadabat Paktı”
Zeki CEYHAN
Yine aynı noktaya!
Mevlüt ÖZCAN
Tek çaremiz Müslümanca yaşamak
Mahmut TOPTAŞ
Herkesi kendin gibi zannetme
Prof.Dr.Ata ATUN
Kıbrıs’ta azınlık olmak
Prof. Dr. Burhanettin Can
FETÖ ile Mücadelede Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar-2:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
16. kuruluş yılında Ak Parti
Mustafa YILDIRIM
Öğrencilerin yurt meselesi ya da dikensiz gül bahçesi
Burak KILLIOĞLU
Yorgun…
Şakir TARIM
Bilgiçlik taslayan medya gevezeleri
İsmail KILLIOĞLU
Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
İbrahim VELİ
Atalet Ve Kalkışma
Abdülkadir ÖZKAN
Düşmana dost demekten kurtulmak
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz