3 Şaban 1438 | 29 Nisan 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
25/04/2014 - 12:38
Prof. Dr. Burhanettin Can
30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuuraltı 
Giriş

Seçimler, oyu merkeze alan bir mücadele şeklidir. Oy niceliğe bağlı olarak bir ülkenin kaderinin tayın edilmesi demektir. Oy, bir halkın fikri, felsefi, duygu ve düşünce durumunun yönetime yansımasıdır. Bir açıdan Hz. Peygamber’in (sas) “Siz nasıl iseniz öyle yönetilirsiniz.” sözünün bir tecellisidir.

Ülkenin kabul ettiği sisteme bağlı olarak oyların, dağılımı, ağırlığı ve önemi değişmektedir. Seçilen seçim sistemi, oy ve milletvekili dağılımı arasında oransal bir ilişki kurulmasına mani bir özellikte olabilir. Lozan’da Hayım Nahum Doktrinine göre kurulu Türkiye’deki sistemi, istikrar adına koruma amaçlı olarak konan Baraj sistemi, halkın bir kısmının duygu, düşünce ve hayat görüşünün parlamentoya yansımasına mani olmakta ve istemediği partilere rey vermesine neden olmaktadır. Oy verdiği partiden olan memnuniyetsizlikler, zamanla büyümekte, genel olarak, gayrı memnunlar kitlesinin büyümesine ve yeni arayışların ortaya çıkmasına vücut vermektedir. Bununla beraber, bazı partilerin yol boyu (AP, ANAP, MSP, RP; AKP) yüksek rey alması ve bu başarısını ard arda sürdürmesi, seçimlerde daha başka faktörlerle birlikte toplumsal şuur altının çok önemli olduğu gerçeğini ortaya çıkarmaktadır.

‘Hırsız’-‘Hain’ düzleminde yürütülen kirli bir seçim kampanyasına, genel olarak, toplumun hangi açıdan baktığının birçok siyasi tarafından anlaşılamaması ve seçim kampanyalarını yol boyu değiştirmeyip sabitlemeleri, toplumsal şuuraltıyı okuyamamalarının sonucudur. O nedenle Mart 2014 seçimlerindeki kirli ve gerilimli bir mücadeleye rağmen elde edilen sonuçları yorumlayabilmek için toplumsal şuuraltı göz önüne alınmalıdır.

Burada, 30 Mart 2014 seçimlerinde harekete geçen ya da geçirilen toplumsal şuuraltı konusu Gülen Hareketi çerçevesinde ele alınıp incelenecektir.

 Gülen Hareketine Karşı Oluşan Toplumsal Şuuraltı

Gülen Hareketi, kamuoyunda konuşulmaya başlandığı günden itibaren hem diğer İslami cemaat/hareketlere karşı hem de Milli Görüş hareketine karşı mesafeli durmuştur. 28 Şubat Post Modern darbe sürecinde Fethullah Gülen, Refah Yol iktidarının düşürülmesinde aktif rol almış, 3 saat civarında Yalçın Doğan’la Erbakan’ın aleyhinde konuşmuş, “iktidarı bırakması gerektiğini söylemiş”, Ecevit, Çiller ve Demirel’le görüşmesine rağmen, ‘Erbakan’la asla görüşmediğini, görüşmeyeceğini’ ifade etmiştir. Bu tavır, Gülen Hareketine karşı hem Milli Görüş Hareketinde hem de diğer İslami camialarda olumsuz bir şuuraltının ilk tohumlarının atılmasına sebebiyet vermiştir.

28 Şubat Postmodern darbe sürecinde üniversitelerdeki Başörtüsü direnişini, ‘Başörtüsü Fürüattır’ diyerek ve Gülen Hareketine mensup gençlerin başlarını açıp okula gitmelerini söyleyerek büyük ve tarihi başörtüsü direnişini kırması, Gülen Hareketine karşı oluşan tepkinin derinleşmesini sağlamıştır. Ancak Okul-Dershane-Yurt-Ev eksenli yapılanışın meydana getirdiği güvenlik alanı, Gülen hareketine karşı oluşan tepkilerin düşmanlık boyutuna varmasını engellemiştir.

AKP döneminde, bürokraside girdikleri ve etkin oldukları bütün birim ve kurumlarda, Gülen hareketine mensup olmayan herkesi tasfiye etmeye kalktıklarına ve bunun için hiçbir ahlaki ölçü tanımayan metotlar kullandıklarına, atamalarda adaleti göz ardı edip hak hukuk tanımadan kendi mensuplarını yükselttiklerine ilişkin bir kanatın oluşması ve yaygın bir şekilde konuşulmaya başlanması, toplumsal zeminde, olumsuz ciddi bir şuuraltının oluşmasını sağlamıştır. İmzasız ya da sahte imzalı, iftiraya dayalı ihbar mektuplarının Gülen hareketi mensupları tarafından yapıldığına ilişkin bir kanaat, toplumsal şuuraltında daha da derin yaralar açmıştır. Ancak Ergenekon ve Balyoz hareketine karşı verdikleri mücadele, bu şuuraltının görünür bir şekilde dışa vurmasına mani olmuştur.

Uluslararası sularda İsrail devletinin saldırısına muhatap olmuş ve dokuz evladının şehit olmasına neden olmuş Mavi Marmara olayında, Gülen’in İsrail’i kast ederek ‘otoriteden izin alınmalıydı’ tarzında bir açıklama yaparak Türkiye’de İsrail zulmüne ve terörüne karşı oluşan havayı kırması, Gülen Hareketinde ne oluyor sorgulamasının ilk kez ciddi bir şekilde yapılmasına sebebiyet vermiştir. Gülen Hareketinin Neocon- Siyonist ittifakı ile ittifak halinde olmasının sebebi, anlaşılamamış; İsrail’in yanında yer alması, sorgulanmaya başlanmıştır.

Gülen hareketi, Türkiye’nin İsrail, Suriye ve Iran politikalarına hep karşı çıkmış, siyasi iktidarı çok ciddi bir şekilde eleştirmiştir/eleştirmektedir. Siyasi iktidarın politikalarına karşı çıkması, kendilerinin en doğal hakkıdır. Bundan dolayı eleştirilebilirler fakat suçlanamazlar. Ancak bu konuda olduğu gibi birçok konuda da İsrail ile aynı dili kullanmaları, Hakan Fidan’ın MİT müsteşarı olmasına İsrail’le birlikte karşı çıkmaları, hiçbir belge sunmadan onu Iran ajanı olarak göstermeleri, Gülen Hareketini ciddi töhmet altına bırakmıştır.

Oslo görüşmeleri diye tarihe geçen Kürt meselesinin çözümü ile ilgili PKK yöneticilerinin de içinde bulunduğu gizli bir görüşmenin ses kaydını, önce medyaya servis edip sonra da Hakan Fidan’ı tutuklamaya kalkmak ve ardından Başbakan’a ulaşmak, Gülen Hareketi adına yapılan çok büyük bir operasyondu. Bu konuda, Gülen Hareketinin iddiaları ret etmemesi, tam tersine sürece sahip çıkması, Gülen hareketine karşı daha büyük bir kin ve öfkenin kabarmasına sebebiyet vermiştir. Bu tavırla birlikte Gülen hareketi ile AKP’nin yolları, açıkça ifade edilmemiş olmasına rağmen, ayrılmıştır. Perde arkasında gizli bir mücadele, bütün şiddeti ile devam ettirilmiştir.

Gülen hareketine mensup olduğu söylenen Polis-Yargı bürokrat hattı, siyasi iktidarın “Çözüm sürecine” karşı çıkmış, süreci engellemek için ellerinden geleni yapmış; 2009-2010’daki KCK tutuklamaları ile KCK’nin bir MİT operasyonu olduğunu seslendirmiş ve böyle bir kanaatin oluşmasına yardımcı olmuştur.

Gülen hareketine karşı görünür ciddi tepkilerin oluşması ve özellikle Gülen’in medyada tartışılır hale gelmesi, Taksim Kadife Darbe sürecine verdiği destek ve takındığı tavırdan sonradır. Kadife darbelerin temel dayanağı, diktatörün varlığıdır. Strateji, şiddet kullanmadan gayrı memnunların ittifakı ve sokak hâkimiyeti ile diktatörün devrilmesi üzerine çizilmiştir. Taksim Gezi parkı olayları ile birlikte hem ulusal hem de uluslararası alanda Erdoğan’ın diktatörlüğü seslendirilmeye başlanmıştır. 8 Mayıs 2013 ve 10 Haziran 2013 tarihlerinde Gülen’in kendi sitesinde yaptığı ve Samanyolu TV’de yayımlanan video kayıtlarındaki açıklamaları ile Erdoğan isim verilmeden “Nemrut”, “Firavun”, “tiran”, “despot” ve “cemaat düşmanı” olarak ilan edilmiş ve böylelikle Kadife darbecilerin “diktatör inşa etme” sürecine katkıda bulunulmuştur.

Bugüne kadar dünyada yapılmış olan tüm Kadife darbelerin teşkilat yapısı incelendiğinde, en iç halkada stratejik beyin olarak Soros ve ekibinin yer aldığı görülmektedir. İkinci halkada ilgili ülkedeki Mason-Sabetayist-Siyonist-işbirlikçi bir ekip vardır. Bu iki ekip görünür değillerdir. Asıl görünür olan ve darbe sürecini yönettiğini sanan, üçüncü halkada yer alan örgüt ya da örgütlerdir. Dolayısıyla birinci halkadakiler patronlar, ikinci halkadakiler müteahhitler ve üçüncü halkada yer alanlar ise taşeron firmalardır. Türkiye’deki Taksim Kadife darbe sürecinin Dershaneler, Polis-Yargı Yolsuzluk operasyonları, MİT’in Tırları ve Dışişleri Bakanlığının dinlenmesi ve yerel seçimler aşamalarında, Kadife Darbeyi fiilen yürüten örgüt konumunda Gülen Hareketi konumlanmış ya da konumlandırılmıştır.

Seçim dönemine girildiği bir zamanda MİT’in Suriye’ye gönderdiği Tırların, Gülen hareketine mensup olduğu iddia edilen Yargı-Polis-Asker ekseni tarafından iki kez deşifre edilip durdurulması ve Tırların Suriyeli muhaliflere silah taşıdığı propagandasının yapılması; ardından Türkiye’yi, Teröre yardım yataklık yapan bir ülke olarak gösteren kampanya başlatılarak, uluslararası mahkemelerde Türkiye’nin mahkûm edilmeye çalışılması ve Suriye ile ilgili Dışişleri Bakanlığında yapılan bir toplantının dinlenip ses kayıtlarının medyaya servis edilmesi, bardağın taşmasına neden olmuştur. Toplumun şuuraltında yatan vatana ihaneti cezalandırma psikolojisi harekete geçmiştir.

AKP ile ilgili rüşvet ve yolsuzluk belgelerinde toplumun belli bir kesimini rahatsız eden nokta, iddia edilen belgelerin 2010-2011 yıllarından itibaren biriktirilmesi, zamanında devreye sokulmaması, gereğinin yapılmamasıdır. Üç ya da dört yıl sonra Kadife darbe sürecinde, özel zamanlama ile devreye sokulması, niyetin Türkiye’yi arındırmak olmadığı, meselenin bir yolsuzluk-hırsızlık meselesi olmadığı, siyasi iktidara karşı küresel güçlerle birlikte siyasi şantaj yapıldığı ve Türkiye’nin önünün kesilmek istendiği kanaatini oluşturmuştur, hatta pekiştirmiştir.

Yolsuzluk operasyonları ile ilgili karşı hamle Erdoğan tarafından başlatılıp bazı polis ve yargı görevlileri görevden alınınca ya da yerleri değiştirilince, Gülenin beddua etmesi, bir tartışmayı beraberinde getirmiştir. ABD’nin Afganistan ve Irak işgallerinde binlerce Müslüman öldürülürken, kadınlara tecavüz yapılırken, İsrail Filistin halkı üzerinde soy kırım uygularken, Esed rejimi kendi halkını bombalarken, Fransa Libya, Mali ve Orta Afrika’da katliam yaparken, Mısır’da Sisi kendi halkına zulmederken ve Müslüman kardeşler mensuplarına hapishanelerde işkence yapılırken bunları hiç görmeyen ve hiç sesini çıkarmayan Gülen’in, bir kısım bürokratların görevden alınması ya da yerlerinin değiştirilmesi karşısında bu kadar ağır bir beddua yapması, anlaşılamamış ve de büyük bir tepki doğurmuştur. Beddua olayı ile birlikte Gülen ilk kez tartışılmaya açılmış ve ciddi bir şekilde eleştirilmiştir.

Nisan 2013 yılında ABD senatosundan 42 senatör, Türkiye-İran, Türkiye - Irak ve İran – Hindistan arasında, TL bazında Halk Bankası üzerinden uluslararası ticaret yapılmasının küresel sistemi bozduğuna ilişkin bir mektubu, Başkan Obama’ya sunmuş ve engellenmesini istemişlerdir. Bunun üzerine ABD, Türkiye’den bu sistemin kaldırılmasını ve uluslararası ticaretin ABD/İngiltere bankaları üzerinden yapılmasını istemiştir. Türkiye’nin bunu ret etmesi, uluslararası bir gerilime sebep olmuştur. Halk Bankası’nın uluslararası alanda bu kapsamda tartışıldığı bir dönemde, Gülen Hareketine mensup olduğu iddia edilen ve hareket tarafından da yalanlanmayan bir yapının, Halk Bankası üzerine gitmesi, küresel bir operasyon olarak algılanmıştır. Bu zamanlama, Gülen Hareketinin Küresel güçlerin taşeronu olduğu şeklindeki algıyı, daha da kuvvetlendirmiş; yolsuzluk ikinci planda kalmış ve mevcut tehlike yanında önemsizleşmiştir.

Bütün bunların yanı sıra, Gülen Hareketini, hatta Gülen’in bizzat kendisini asıl itibarsızlaştıran, çok ciddi güven bunalımına neden olan, insanların özel hayatlarına girildiği ve meşru aile yaşantılarının dahi, Gülen Hareketine mensup olanların otellerinde görüntülendiği ve bunların kullanılarak insanlara şantaj yapıldığı kanaatinin oluşmasıdır. Özellikle Gülen tarafından yüksek düzeydeki bir devlet adamına bir “alüfte” aracılığıyla tuzak kurulduğunun ve “kendisinin randevuya gitmemesi” konusunda uyarıldığının seslendirilmesi, “Fethullah Hocanın seks kasetleri ile ne ilişkisi var?” tartışmasını başlatmıştır.

Bu konuda en son düşünülmesi gereken bir isim olarak Numan Kurtulmuş ile ilgili yayınlanan sahte seks kaseti ve Başbakan Erdoğan’la Bakan Fatma Şahin’i iki âşık gibi gösteren montaj resim, Gülen Hareketinin medyasında yayınlanınca, Gülen Hareketine karşı tepki, daha da büyümüştür. Bu durum, kasetlerin hem güvenirliliğini, hem de amacının farklı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bundan sonra bu çerçevede yapılan yayınların etki güçleri, eskisi gibi olmamış ve fakat hem Müslüman’ın imajının hem de Gülen hareketinin imajının yıpranmasına sebebiyet verilmiştir.

Türkiye’nin eylem planındaki politikalarını deşifre edip engellemeleri, devlet sırlarını ayağa düşürme hakkını kendilerinde bulmaları ve bu konularda küresel güçlerle birlikte hareket etmeleri, kendilerine ayrı bir konum biçmeleri, siyası iktidarı devre dışı bırakma, aciz gösterme politikaları uygulamaları, kendi dışındaki yapıları, kişileri, hiçbir ölçü tanımayan metotlarla tasfiye etmeye kalkmaları, çirkin hayâsızlıklar üzerinden (seks kasetleri) operasyon yapmaları, Gülen hareketine yönelen öfkenin düşmanlık boyutuna varmasını sağlamıştır. Gülen Hareketi tarafından yapıldığı iddia edilen bu operasyonları, Hareketin ret etmeyip savunması, bunu kimin hesabına yaptığı ve amacının ne olduğunun sorgulanmasına neden olmuş; ABD- Neocon-Siyonist- İsrail-İngiltere ittifakının taşeronluğu şeklinde bir kanaatin yerleşmesine zemin hazırlamış, ciddi bir toplumsal şuur altı meydana getirmiştir. Gülen hareketine karşı Müslüman camianın muhalefeti, adeta “düşmanlığa” dönüşmüştür. Gülen hareketi, bu süreç içerisinde neredeyse “vatan hainliği”, “ajanlık” ve “taşeronlukla” özdeşleştirilmiştir.

30 Mart 2014 Seçim sürecinin belli bir anından itibaren Erdoğan, hedef tahtasının merkezine Pensilvanya’yı (Fethullah Gülen) koyması, bu toplumsal psikolojiyi görmüş olmasından dolayıdır. CHP ve MHP’yi Pensilvanya’nın kuyruğuna takılmış iki önemsiz siyasi aktör olarak nitelendirerek ciddiye almaz bir tavır takınmıştır. Pensilvanya’ya vurdukça, kitlelerin öfkesinin daha da kabararak kendi etrafında kenetlenmesine ve seçim alanlarının daha da hareketlenmesine neden olduğunu gören Erdoğan, söylemini, Pensilvanya üzerinden daha da sertleştirmiştir. Gerçekte toplumsal şuuraltında harekete geçirilen psikoloji, halkın ABD-İsrail düşmanlığının Pensilvanya üzerinden yürütülmesi ve ABD-İsrail’den intikam alınmasıdır. 

Sonuç: Gülen Hareketi Kendi Muhasebesini Yapmak Zorundadır

Parlamento dışı bir faktör olarak Gülen hareketinin ve onun lideri Fethullah Gülen’in AKP karşısında bir cephe savaşına girmiş olması, kendi tabanının düşüncesi ile asla uyuşmayan CHP’ye, AKP karşısında destek vermesi, kadrolarını bir CHP kadrosu gibi cepheye sürmesi, ev ev dolaştırması, beklenen etkiyi oluşturmamış ve arzulanan oy kaymasını meydana getirmemiş ise sebebi, oluşan bu toplumsal şuuraltıdır.

Bu toplumsal şuuraltıyı okuyamayan, göremeyen CHP, kendi tabanına, parti felsefesine ve Ergenekon davasına rağmen, Gülen Hareketini savunması, desteklemesi, CHP’ye yarar değil zarar vermiştir.

CHP-Gülen İttifakına karşı İslami kimlikli STK/Cemaat/Hareketlerin Gülen Hareketi karşısında bloklaşmaları ve AKP’ye alışılmışın ötesinde bir destek vermiş olmaları, Gülen Hareketine karşı oluşan bu toplumsal şuuraltının eseridir.

O nedenle Gülen Hareketi, kendisini sorgulamalı, sokulduğu labirentten çıkmalı, saflarını yeniden belirlemelidir:

“Hakkı batıl ile örtmeyin ve sizce de bilinirken hakkı gizlemeyin.

Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve rükû edenlerle siz de rükû edin.

Siz, insanlara iyiliği emrediyorken, kendinizi mi unutuyorsunuz? Oysa siz kitabı okumaktasınız. Yine de akıllanmayacak mısınız?” (2Bakara 42-44)

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
TSK'dan PKK'ya hava harekatı
Dursun Özbek'ten UEFA müjdesi
Fetönün Askeri Karargahı
Çeçenistan'daki saldırıyı DEAŞ üstlendi
Son bir haftada 26 terörist öldürüldü
300 AK Partili isim CHP'ye geçti
Trabzonspor'da rakipler aynı, puanlar farklı
Avrupa yaz saatine geçiyor!
Kahraman şehit Halisdemir'e büyük ayıp!
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Atilla MEHDİGİL
Bu Millet Gök Kubbe’yi başınıza geçirir!..
Hayati OTYAKMAZ
MUTLU OLMAK İÇİN!
Feyzullah AYDOĞAN
MİLLİ GÖRÜŞ ÖZGÜVENİ
Ekrem ŞAMA
Referandum gözlemcileri
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
Mustafa KAYA
Arpacıya Borç Eden Ahırını Tez Satar
İshak BEYAZAY
İçimizdeki put
Mustafa İŞCAN
Kızlık soyadı ile eski SSK no bulunur
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Sâlih=İyi Müslüman
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Yusuf KAPLAN
Kilise saldırıları: İhvan’ı bitirme tezgâhı...
Ali Haydar HAKSAL
Süreci doğru algılamak -ı-
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Buçuk Savaş”ta Başlangıç Vuruşu...
Zeki CEYHAN
AKP’de ne yapılmalı?
Mevlüt ÖZCAN
Evlilik bir “ibadet”tir
Mahmut TOPTAŞ
Sisifos tipi gavurluk
Prof.Dr.Ata ATUN
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Prof. Dr. Burhanettin Can
Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
Akif EMRE
ABD’nin müdahale kapasitesi
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Faniyiz deyip yıkılacak saltanatın esiri olmak
Mustafa YILDIRIM
Görüşmelerin kayıt altına alınması ne işe yarıyor?
Burak KILLIOĞLU
Uzlaşma olmadan nasıl olacak?
Şakir TARIM
Kut-ul Amare ve sömürgeci İngiltere
İsmail KILLIOĞLU
Bir halkoylamasının düşündürdükleri
İbrahim VELİ
Yüzde 49’u anlamak
Abdülkadir ÖZKAN
Tarafsız değil, adil olmak önemlidir
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz