1 Ramazan 1438 | 27 Mayıs 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
07/03/2014 - 16:59
Prof. Dr. Burhanettin Can

Abdülhamid’in Siyonistlerle - Masonlarla kavgası

“Ben bir karış toprak dahi satmam.

 

Zira bu vatan bana değil,

milletime emanettir.

Milletim bu vatanı kanları ile mahsuldar kılmışlardır.”

Sultan II. Abdülhamid

Giriş

Rahmetli Abdülhamid Han ile rahmetli Erbakan Hoca arasında en büyük benzerlik/ortak paydalardan biri, Siyonist ve masonlara karşı verdikleri mücadeledir. Ne yazık ki her iki liderin bu şer hareketine karşı verdiği mücadele, dönemlerinde anlaşılamamış, sürekli eleştirilmişlerdir. Abdülhamid’in Siyonizm’e karşı verdiği mücadele ile Erbakan Hoca’nın verdiği mücadele arasında ciddi bir benzerliğin var olması, her iki dönemde de Siyonizm’in eşdeğer güçte olduğu anlamına gelmemelidir. Erbakan Hoca döneminde, Siyonizm’in, büyük ve tehlikeli küresel bir güç haline geldiği göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

Burada, Abdülhamid Han’ın Siyonizm’e karşı verdiği mücadele ele alınacaktır.

Siyonizm (Irkçı Emperyalizm)

İsrail oğulları, yaşadıkları bölgelerde yaptıkları işlerden dolayı iki kez yurtlarından sürülmüşlerdir. Bu sürgün, cezalandırılma gerekçelerine ağırlık verilerek Kur’an’da, İsra süresinde özet olarak (17 Isra 4-7). Tevrat’ta, Tesniye 28/15-68 ve Leviller 26/14-39 bölümlerinde oldukça ayrıntılı bir şekilde anlatılmaktadır.

Son sürgünden sonra İsrail oğulları dünyanın dört bir yanına dağılmışlar, farklı

Cemaat veya örgüt çatıları altında vatanları olmadan kimliklerini korumaya çalışmışlardır. Yahudiler, 19. asırdan itibaren birçok ideolojik hareketin içerisinde yer almışlar ve pek çok yer altı örgütü kurmuşlar veya içerisinde bulunmuşlardır. Dünyanın her yanına dağılan Yahudiler, ele geçirdikleri medya ve sermaye gücü ile genellikle yönetimlerin üzerinde baskı gücü oluşturmuş, ülkelerin kaderlerinde söz sahibi olmuşlardır. Bu durum Yahudilere karşı var olan antipatinin daha da artmasına sebebiyet vermiştir.

Yahudileri aşağılık ırk görerek gettolara kapatmak Avrupa ve Rusya’nın tarihinde mevcuttur. Hıristiyan dünyasının baskılara dayanamayan Yahudiler, değişik zamanlarda kitleler halinde Osmanlı coğrafyasına göç etmişlerdir. 19. Asır Avrupa’sında ise Yahudi düşmanlığı gittikçe yayılmakta ve yükselmektedir. Bu nedenle yönetimler, Yahudileri (Eşkenazlar) Avrupa’dan çıkarmak, ayrı bir coğrafyaya göndermek istemektedirler. Yöneticilerin kafalarında farklı ülkeler olmakla beraber, hedef, dönemin ‘Hasta Adamı’ olarak isimlendirilen Osmanlı coğrafyası özellikle de Filistin’dir. Avrupa’da baskıların bu denli artması üzerine, Fransa vatandaşı Haham İzak Sarfati, çok duygusal ve ağır muhtevalı mektupla yazarak Avrupalı Yahudileri, Osmanlı coğrafyasına göç etmeye davet ettiği bilinmektedir (1).

Yahudilerin bir vatanı olması, eskiden beri bir özlem/ideal olarak kafalarda var olsa bile, bir hareketin ortak paydası haline uzun zaman gelememiştir. Yahudilerin bir vatanı olması ve bu vatanın da Filistin’de olması gerektiğini, ilk defa derli toplu bir proje haline getiren Theoder Herzl olmuştur (1,2). Siyonizm’in kökleri, eskiye dayansa bile (‘Dini Siyonizm’) onu projelendiren ve güçlü bir akım haline getiren (Siyasi Siyonizm) Herzl’dir. Sadece bir vatana değil aynı zamanda da bir devlet sahip olma, Siyonizm’in ana hedefi olmuştur.

Siyonizm’le ilgili yapılmış değişik tanımlamaları göz önüne aldığımızda (3,4) Siyonizm’i, Tevrat’ın tahrif edilerek yorumlanması ile ortaya çıkmış bir ifsad hareketi, dini, ırkı, siyası ve sömürgeci bir doktrin olarak tanımlayabiliriz.

1897 Basel Birinci Siyonist Kongresi

Herzl tarafından organize edilen 1897 Basel Birinci Siyonist Kongresi’nde, Siyonist hareket için bir hedef ve bir program ortaya konmuştur:

“Siyonizm’in hedefi, Yahudiler için Filistin’de kamu hukukuyla güvence altına alınmış bir vatan yaratmaktır”.

Bu fikri gerçekleştirmek için öngörülen program aşağıdaki şekildedir:

“1- Filistin’de Yahudi kolonisinin tesisi.

2- Yahudilerin yaşadığı her bir ülkedeki kurumlar vasıtasıyla dünya Yahudilerini birleştirme amacına matuf bir örgütün kurulması.

3- Yahudi ulusal fikrinin güçlendirilmesi.

4- Siyonizm’in hedefinin ifası için, yönetimin onayının sağlanması”(5)

1897 Basel Kongresinden sonra Theodor Herzl Hatıratına, «Ben Yahudi Devletini Basel’de kurdum. Eğer bunu bugün yüksek sesle söylersem, cümle alem bana gülecektir. Fakat belki beş yıl içinde ama kesinlikle elli yıl içinde onu herkes tanıyacaktır.» notunu düşmüştür (1). Bu tarihten sonrada Siyonizm ile Abdülhamid’in etkileşim alanları oluşmuştur. Bu dönemde içlerinde banker ailesi Rothschildler de bulunduğu zengin Avrupalı Yahudiler bir araya gelerek, Yahudiler için para ile satın alınacak bir yurt aramaya başlamışlardır. Düşünülen Kıbrıs, Uganda ve Filistin’dir.

Abdülhamid ve Siyonizm

Basel Siyonist Kongresinden sonra Herzl, Filistin’e Yahudilerin yerleştirilmesi için önce 1898 yılında, Alman imparatoru Wilhelm II ile görüşmüş sonra da Abdülhamid Han’la görüşmek istemiştir. Herzl, 1896-1902 yılları arasında 5 kez İstanbul’da bulunmuş fakat bir kez Abdülhamid ile görüşebilmiştir (1). Herzl, Osmanlı ile ilgili stratejisini, Osmanlı 1881 Muharrem Kararnamesi üzerine kurmuştur. Bu kararname ile “Osmanlı Hazinesi dış borçları ödeyemeyeceğini belirterek, iflasını ilan etmiştir”. “Daha sonra Borçların idaresi Düyun-ı Umumiye’ye devredilmiştir.”

Theodor Herzl, hem kendi dostu hem de Abdülhamid’in dostu olan Kont Newlinski ile girişimde bulunarak Abdülhamid ile görüşmek istemiştir. Herzl’in Abdülhamid’e teklifi, 5 Milyon altın (20 milyon Sterlin) ve Osmanlı ekonomisinin ve kalkınmasının iyileştirilmesi karşılığında “Yahudilerin Filistin’e göç etme izni” ve “İç işlerinde serbest dış işlerinde Osmanlı’ya bağımlı bir yapı” kurulmasıdır. 23 Mart 1897’de Abdülhamid’in ajanı Kont Newlinski, Herzl’in bu teklifini, Abdülhamid’e bir dilekçe yazarak bildirmiştir (1). Dilekçenin ana fikri, Osmanlının borçlarının ödenmesi karşılığında Filistin topraklarının Yahudilere satılmasıdır. Yahudilerin para desteği yanında medya desteği verecekleri de taahhüt edilmektedir. Fakat bu teklif, Abdülhamid Hanı çok öfkelendirmiş ve cevabı da çok sert olmuştur:

«Eğer bay Herzl benim arkadaşım olduğun gibi bir arkadaşınsa ona söyle:

Bu meselede ikinci bir adım atmasın. Ben bir karış toprak dahi satmam. Zira bu vatan bana değil, milletime emanettir. Milletim bu vatanı kanları ile mahsuldar kılmışlardır. O, bizden ayrılıp uzaklaşmadan tekrar kanlarımızla örteriz. Benim Filistin ve Suriye alaylarımın efradı birere birer Plevne’de şehid düşmüşlerdi. Bir tanesi dahi geri dönmemek üzere hepsi muharebe meydanında kalmışlardır. Türk imparatorluğu bana ait değildir, Türk milletinindir.

Ben onun hiçbir parçasını veremem. Bırakalım Museviler milyonlarını saklasınlar. Benim imparatorluğum parçalandığı zaman onlar Filistin’i karşılıksız bile ele geçirebilirler. Fakat yalnız bizim cesetlerimiz taksim edilebilir. Ben canlı bir beden üzerinde ameliyat yapılmasına müsaade edemem.» (1,6).

Herzl, böylesine sert bir cevap almış olmasına rağmen ümidini yitirmemiş; Abdülhamid ile bizzat görüşmek için çareler aramıştır. Zaman zaman kendisine telgraflar çekerek saygılarını sunmuş ve taleplerini tekrarlamıştır. Nihayet Sultan Abdülhamid Han’dan randevu almayı başarmış ve 1901 yılında görüşme gerçekleşmiştir. Herzl, Abdülhamid’den özet olarak şunları istemektedir:

“Herzl: Biz Avrupa’dan dışlanıyor, istenmiyoruz. Sürekli eziyetlere maruz kalıyoruz. Bu kıtada insanca yaşamak hakkına malik değiliz. Siz ki büyük bir devletsiniz; zamanında bize kucak açmıştınız (1492 Sefarad Göçü). Yahudiler sizin kanatlarınız altında mutlu ve huzurlu yaşadılar. Bugün de bizden aynı hayırhahlığınızı esirgemeyin. Filistin’e gelip yerleşelim ve sermayemizle, teknik bilgimizle, yetişmiş insan gücümüzle Osmanlı Devleti’ni el ele verip kalkındıralım.

Siz de demiryolları yapmak, eğitimi geliştirmek, iktisaden kalkınmak istiyorsunuz.

Pekala bunları finanse edebiliriz. Avrupalılarla özellikle Almanlarla ilişkilerinizi geliştirelim. Ne yapmak istiyorsanız yardımcı olalım. Yeter ki bize Filistin’den bir miktar toprak tahsis edin. Avrupa’da ki baskılardan uzak, kendi başımıza hür bir şekilde yaşayabileceğimiz, dış işlerimizde size bağlı bir toprak.” (1)

Herzl’i dinleyen Abdülhamid, “Toprak satma ve toplu yerleşim tekliflerini ret etmiş, fakat başka tekliflere açık olduğu intibaını oluşturmuştur”. Abdülhamid’in bu katı tutumu karşısında Herzl, “Toprak satılması fikrinden vaz geçerek Yabancı sermaye –Avrupalı Yahudiler – Osmanlı’da yatırım yapacaklar, Filistin’i kalkındıracaklar, Borçların ödenmesine yardımcı olacaklar ve Düyun-u Umumiye’yi feshettireceklerdir.” teklifini yapmıştır (7). Abdülhamid, Yahudilerin topluca hem Filistin’e hem de Osmanlı coğrafyasının herhangi bir yerine yerleşmelerini tehlikeli görerek teklife farklı bir teklif ile cevap verir:

«Osmanlının 30 milyon sterlin tutarındaki dış borcunu ödemek üzere bir konsorsiyum kuracaklar. Osmanlı topraklarına yerleşmelerine izin verilecek. Geldikleri ülkelerin vatandaşlığından çıkarak Osmanlı tebası olacaklar. Yahudiler toplu olarak Filistin topraklarına yerleşmeyecek, kitlesel yerleşmelerine izin verilmeyecek, değişik bölgelere dağıtılacaklardır; beş aile şuraya, beş aile oraya.» (7).

Bu teklif, Siyonistler tarafından reddedilir. Abdülhamid, Siyonistlerin ısrarı, Avrupa ve Rusya’nın baskılarının neden olabileceği tehlikeleri göz önüne alarak «Kırmızı Tezkere Uygulamasını» başlatır. «Yabancıların Toprak Alımını Yasaklar.» «Borçların hızlı bir şekilde azaltılması için tedbirler alır.» Herzl’i oyalamak ve yararlanmak amacıyla onu hoş tutacak “Nişan-ı Zişan” taktim eder. Herzl’e Nişan-ı Zişan verilmesinde Abdülhamid’in özel bazı hedeflerinin olduğu bilinmektedir (1). Herzl, Osmanlı maliyesini rahatlatacak teklifler sunacak olan Fransız Mösyö Rouvier’e rakip çıkarılmak ve böylece pazarlık gücünü artırmak amacıyla 1902 Temmuz’unda bir telgrafla İstanbul’a davet edilir ve fakat kendisine pek yüz verilmez; Abdülhamid ile görüşme gerçekleşmez. Bu olaydan sonra Herzl, İngiltere’ye yönelir ve orada çözüm aramaya başlar.

Bundan sonra Siyonistler, Abdülhamid ile bu iş olmayacağını ve iktidardan düşürülmesi gerektiği kararını alırlar. Jön Türkler ve İttihatçılar içerisine sızmış ve yerleşmiş olan Siyonist ve Mason biraderlerle Abdülhamid’e karşı mücadeleyi sertleştirirler.

Abdülhamid ve Masonlar

19. Asır Avrupa coğrafyasında etkili olan gizli ve açık değişik teşkilatlar bulunmaktadır. Bunlardan Siyonizm, Masonluk, Karbonarı Hareketi, Lehistan Gizli Cemiyeti, B’nai B’rith (Bene Berit) adlı Yahudi örgüt, değişik vesilelerle Osmanlı coğrafyasında etkin olmuş olanlardır. 1865 yılında Ebuzziya Tevfik ve 5 Arkadaşı, Karbonarı hareketini ve Lehistan Gizli Cemiyetini referans alan Yeni Osmanlılar Cemiyetini kurmuşlardır. İngiliz Başbakanı Lord Palmerston’un hem Kabonarı hareketine hem de Yeni Osmanlılar Cemiyetine ve hem de B’nai B’rith (Bene Berit) adlı Yahudi örgütüne gizli desteği bulunmaktadır (8).

Yeni Osmanlılar Cemiyeti, Karbonarı Hareketinin desteği ile 1876 yılında Abdülaziz’i tahttan indirir, Mason, ruh hastası V. Murat’ı tahta çıkarır. Ancak V. Murat’ın sıhhat durumundan dolayı, Şehzade Abdülhamid’i, Meşrutiyetin ilanı seçimlerin yapılması şartıyla tahta çıkarırlar. Koltuğa yeni oturmuş olan Abdülhamid, sistemi tanımakta, çevresinde olan biteni anlamakta, yorumlamakta, kendine özgü kadrolar ve yapılar oluşturmaktadır. İlk fırsatta birbirlerine düşmüş olan I. Meşrutiyetçileri birer birer cezalandırarak etkin konumdan uzaklaştırmaktadır.

Bu arada B’nai B’rith (Bene Berit) adlı Yahudi Örgütü, Karbonarı ve İngiliz Başbakanı Lord Palmerston desteği ile etkinliğini gittikçe artırmaktadır. Teşkilatın lideri, Selanikli üyelerinden Musevi Emanuel Karasso’dur. Kendisi İtalyan vatandaşı ve İtalya’dan para alan bir ajandır. Aynı zamanda Mason olan Karbonarı’nın lideri Mazzini’nin dava arkadaşıdır (8,9). Bu örgüt, Meşrutiyetçilerin güçlü isimlerinden Serasker Hüseyin Avni Paşa, Mithat Paşa ve Namık Kemal gibi liderleri, kullanmış ve birbirlerine düşürmüştür. Bunlar birbirleri ile savaşırken B’nai B’rith (Bene Berit) adlı Yahudi örgüt, Osmanlı’nın kılcal damarlarına, sınır sistemine yerleşmiş ve Jön Türk hareketini Masonluğa bağlamıştır.

Vatan haini Emanuel Karasso, İttihatçılar tarafından 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusunun iaşe müfettişliğine atanmış, halka dağıtılması gereken malları zimmetine geçirerek 2 milyon liradan fazla servet edinmiştir. Savaş sonrasında, 1919, İtalya’ya kaçmıştır (9).

Selanikli Jön Türklerin kurduğu Osmanlı Hürriyet Cemiyeti (sonra İttihat ve Terakki adını almıştır), Merkezi Selanik’te bulunan Mason Macedonia Risorta Locası ile iç içe geçmiş durumdadır. «Osmanlı Hürriyet Cemiyeti (İttihat ve Terakki)’ne gireceklerin Mason olması şartı vardı. 1901- 1908 döneminde 23’ü karargahları Rumeli’de bulunan ve 2., 3. Orduların en üst rütbeli muvazzaf subayları olmak üzere 188 ittihatçı Masonluğa alınmış.» (10). İttihatçıların önde gelenlerinden Talat Paşa, Emanuel Karasso, Macedonia Risorta Locasının ilk üyeleri olup 33. dereceli Ustad-Azam durumundadırlar. Emanuel Karasso’nun İttahatçılara «Gizli belgelerimizi ben bir Mason mabedinde muhafaza altına alayım» teklifinin kabul edilmesi ile ittihat terakkinin tüm sırları masonların eline geçmiş ve masonluk, yeri zamanı geldiğinde gerekli tüm operasyonları mason olmayan ittihatçılar üzerinde yapmıştır (10).

Abdülhamid’i tahtan indirmeye giden ekibin içerisinde Mason, Musevi, Macedonia Risorta Locasının üyesi, Karbonarı Hareketinin üyesi ve B’nai B’rith (Bene Berit) adlı Yahudi örgütün lideri Emanuel Karasso’nun bulunmuş olması, ibretlik bir durumdur.

Meşrutiyetin ilanından sonra Adalet Bakanlığı’na getirilen Manyasizade Refik Bey’in The Morning Post’a ve Le Temps gazetelerine verdiği demeçler, İttihat Terakki hareketinin çelik çekirdek kadrosunun ve kahir ekseriyetinin ihanet şebekesi Masonluğun üyesi olduğu, Mason localarının emir ve direktifleri yönetildikleri, aldatıldıkları ve kullanıldıklarını göstermektedir:

«Orada (Macedonia Risorta ve Labor et lux localarında) Masonlar olarak toplanıyorduk, çoğumuz da masonduk, fakat aslında örgütlenmek için toplanıyorduk. Bunun yanı sıra yoldaşlarımızın büyük bir bölümünü, üyelerini ince eleyip sık dokuyarak seçmeleri nedeniyle Cemiyetimiz için bir elek işlevi gören bu localardan seçtik… Ayrıca bu localar, ihtiyaç halinde İtalyan sefaretinden müdahale teminatı almış olan İtalyan Grand Orienti’ne bağlıydı.»

«Masonluk ve İtalyan masonluğu bize manen destek verdi… Hakikatte İtalyan Locaları İttihat Terakki’ye yardımcı oldular, bizleri korudular, Bizlere birer sığınak sağladılar. Çoğumuz mason olduğumuzdan teşkilatlanmak için genelde localarda toplanırdık. Üyelerimizi de localardan seçmeye çalışırdık, çünkü locaya üye olabilmek için sıkı bir kontrolden geçirilmekteydi.»(10)

Sonuç: Alınacak Ders

Dün Osmanlının yıkılışı için çalışan Siyonizm ve onun kolu masonluk, bugün de Türkiye Cumhuriyeti’ni, Yeni İttihatçılarla yıkmaya çalışmaktadır.

Kaynaklar

1. Armağan M., Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı, Timaş, İstanbul, 2013, c1, s: 151-170

2. Atasoy A., “Türkiye ve Balkan Yahudileri Tarihi, çeviri, İletişim Yayınları, İstanbul, 2003, s: 80

3- Garudy R., Siyonizm dosyası, Pınar yayınları, İstanbul S:15)

4- Garaudy R., İsrail Mitler ve Terör, Pınar Yayınları, İstanbul, 1996: 16-26

5. Taylor A.R., İsrail’in Doğuşu, Pınar Yayınları, İstanbul,1992, S:19

6. Mim Kemal Öke, Saraydaki casus, Gizli Belgelerle Abdülhamid Devri ve İngiliz Ajanı Yahudi Vambery, İrfan yayınları, İstanbul, 1998, 2. Baskı, s: 212

7. Armağan M., Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı, Timaş, İstanbul, 2013, c 2, s: 176-190.

8. Armağan M., Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı, Timaş, İstanbul, 2013, c 1, s: 135-139.

9. Öztuna, Y., Büyük Türkiye Tarihi, Ötüken yayınları, İstanbul, cilt 7, s: 213.

10. Armağan M., Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı, Timaş, İstanbul, 2013, c 2, s: 253-259.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
26/05/2017 - 09:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
19/05/2017 - 08:52 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
12/05/2017 - 09:12 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 4:
05/05/2017 - 12:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci-3: BİR “DİKTATÖR”(!) İNŞA ETMEK
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
TSK açıkladı: 45 terörist etkisiz
Akif Emre'ye son vazife
AK Parti Grup Başkanı Binali Yıldırım oldu
Gelecek Milli Görüş’ün
Bölgeye dışarıdan müdahale olduğu müddetçe kan durmaz
Oyun kurucularla bu oyun bozulmaz
Fetihler Milli Görüş’le olur
Hak üstün tutulmadan Bir ülkede huzur olmaz
Karamollaoğlu: Ülkemiz yeniden dizayn edilmek isteniyor
EN ÇOK
Yazarlar
Hayati OTYAKMAZ
RAMAZAN-I ŞERİF AYINA HAZIR MIYIZ?
Atilla MEHDİGİL
İman açısından dört sınıf insan
Feyzullah AYDOĞAN
DEVLET AKLI
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Ekrem ŞAMA
Ne umduk, ne bulduk?
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
Mustafa KAYA
Arap-İslam-Amerikan Zirvesi (!)
İshak BEYAZAY
Özel askeri şirketler-1
Mustafa İŞCAN
SGK personeli uzmanlık istiyor
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Oruç ayımız kutlu olsun!
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Ali Haydar HAKSAL
Emperyalizm Güdümlü İslâm NATO’su!
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Manchester Saldırısı” Ya da İngiltere’nin Ortadoğu’ya “Derin Dönüşü”...
Zeki CEYHAN
Sanırsınız!
Mevlüt ÖZCAN
Ramazan ayı geldi, elhamdülillah
Mahmut TOPTAŞ
Bizden dört dörtlük kâfir çıkmaz
Prof.Dr.Ata ATUN
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Prof. Dr. Burhanettin Can
Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Şükür imandır, nankörlük ise inkâr
Mustafa YILDIRIM
Çocuklar anne babanın aynasıdır
Burak KILLIOĞLU
Ezberle olmaz
Şakir TARIM
Kur’an ayında İslamî şuura ulaşmak
İsmail KILLIOĞLU
Evin içi
İbrahim VELİ
Derin muhalefet
Abdülkadir ÖZKAN
NATO, DEAŞ karşıtı koalisyona katılacakmış!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz