29 Sevval 1438 | 23 Temmuz 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23
Prof. Dr. Burhanettin Can
“Bu, Allah’ın murdar olanı temizden ayırtetmesi; murdarı, bir kısmını bir kısmı üzerinde kılıp tümünü biriktirerek cehenneme atması içindir. İşte bunlar kayba uğrayanlardır''(8 Enfal 37)

Giriş

Taksim Kadife darbe Sürecinin ortaya çıkardığı en ciddi sıkıntılardan biri, iki Müslüman camianın birbirlerini çok ağır bir şekilde suçlayarak birbirleri ile savaşmalarıdır. Ahlaki endişe ve kural tanımayan, hak ve hukuku göz önüne almayan bir kavga ortamına ağır ağır çekildiğimizin özel olarak iki tarafın genel olarak Müslüman camianın farkına varmaması, bugünün en ciddi meselesidir. Camiaların bu kadar kolay karşı karşıya getirilişi, sadece düşman kategorisinde olanların mahareti olmayıp aynı zamanda camiaların kirlenmesi ve beceriksizliği ile alakalı bir durumdur da.

Ümmetin içerisinde “Allah’a ortak koşulduğu, “Allah’ın haram kıldığı bir nefs haksız yere öldürüldüğü”, “faiz yaygınlaşıp doğallaştığı”, “yetim malının yendiği”, “cihad ruhunun öldüğü”, “savaş meydanından kaçıldığı”, “evli, namuslu ve hiç bir şeyden haberi olmayan kadınlara zina isnad edildiği, “hayânın ortadan kalktığı”, emanetin çekilip alındığı”, “kin ve nefret duygusunun yaygınlaştığı”, “güvenin yok olmaya yüz tuttuğu”, “dünyevileşmenin sekülerleşmeye-laikleşmeye doğru evrildiği”, “Marufla Münkerin karıştırıldığı ve marufla münkerin yer değiştirdiği”, “çirkin hayâsızlıklar yaygınlaştığı”, “çirkin hayâsızlıklar karşısında duyarsızlaşmanın arttığı ve marufun emredilip münkerin yasaklanmadığı zaman”; ilahi ceza, ilahi bir sünnet/kanuniyet olarak tecelli etmektedir/edecektir. Kur’an ve Sünnete göre bu cezalandırma, “ümmetin parçalanarak birbirlerine zulmetmeleri” ve “birbiri ile savaşmaları” şeklinde olacaktır/olmaktadır.

Günümüz Türkiye’sinde bütün bunlar olmaktadır. Özel olarak AKP ve Gülen hareketi mensupları, genel olarak da, Müslüman camia bu konularda duyarsız davranmaktadır.

Ümmetin içinde günahların çoğalması, yaygınlaşması helak olma nedeni olarak gerek şarttır, ancak yeter şart değildir. Yeter şart, günahların çoğalıp yaygınlaştığı bir toplumda, iyiliği emredip kötülükten alı koyan, toplumu arındıran, temizleyen kişi / grup / teşkilat / cemaat / hareketin var olmamış olmasıdır. Hz. Peygamber’in (sas); “Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, ya iyilikleri emreder ve kötülüklerden nehyedersiniz, ya da Allah kendi katından yakın zamanda üzerinize bir azab gönderir. (yahut Allah şerirlerinizi hayırlılarınıza mutlaka musallat eder). Sonra Allah’a yalvarıp dua edersiniz ama duanız kabul edilmez.” (1) hadisi, bu kanuniyetin en güzel şekilde ifadesidir.

Burada günümüz Müslümanlarının arınma mecburiyeti ele alınıp incelenecektir.

 Herkes için Adaleti   Ayakta Tutarak Arınmak

Adaletin en genel anlamı, bir şeyi olması gereken yere koymaktır. Haklı ile haksızı ayırmak, haklı olana hakkını vermek haksız olanı cezalandırmak adaletin özüdür. Barışın, güvenliğin ve huzurun sağlanması adaletle mümkündür. Adalet olmadığı yerde barış olmaz, mülk korunamaz. Onun için Hz. Ömer, “Adaleti mülkün temeli” olarak görmüştür. Adaletin temel prensibi, zengin- fakir, makamlı-makamsız, güçlü- zayıf ayırımı yapmamaktır. Aksi bir durum, İlahi sünnete göre helak nedenidir:

(1628)- Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ): “Hırsızlık yapan Mahzumlu kadının durumu Kureyşlileri fazlasıyla üzdü.

“- Bu kadın hakkında Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) nezdinde kim müessir bir şefaatte bulunabilir?” diye adam aradılar.

“- Bu işe, sadece Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın çok sevdiği Üsâme İbnu Zeyd (radıyallâhu anhümâ) cür’et edebilir” dediler.

Üsâme (huzura çıkarak), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a şefaat talebinde bulundu.

Efendimiz:

“Allah’ın hududundan bir hadd hususunda şefaat mi taleb ediyorsun?” diye çıkıştı. Sonra kalkıp cemaate şu hitabede bulundu:

“- Sizden öncekileri helâk eden şey şudur: İçlerinden şerefli birisi hırsızlık yaptı mı onu terk edip (ceza vermezlerdi). Aralarında kimsesiz zayıf birisi hırsızlık yapınca derhal ona hadd tatbik ederlerdi. Allah’a yemin olsun! Muhammed’in kızı Fatıma hırsızlık yapmış olsa mutlaka onun da elini keserdim.” (2)

Allah, adaleti emretmektedir (7 Araf 29). Adaletin tecellisi, kendimiz, anne babamız ve yakınlarımız aleyhinde bile olsa, adalet ayakta tutulmalı ve korunmalıdır. Hevaya uyulmamalıdır. Bu, Allah’ın iman edenlere bir emri, bir talimatıdır:

“Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhinde bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları) nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.” (4 Nisa 135)

Peygamberlerin gönderiliş amaçlarından biri de insanlar arasında adaleti hâkim kılmak, ayakta tutmak ve insanların da bunu devam ettirmesini sağlamaktır (57 Hadid 25). Adalet konusunda zengin-fakir, güçlü- zayıf, akraba olan olmayan, bizden olan olmayan ayırımı yapmayacağımız gibi kin ve nefretle de hareket etme hakkına sahip değiliz. Bu noktada bir topluluğa olan kinimiz bizi adaletten alı koymamalıdır:

“Ey iman edenler, adil şahidler olarak Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah’tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.”(5 Maide 8).

Arınma Mecburiyeti

İnanç sistemleri arasındaki etkileşimde insanlar; yükselen, yaygınlaşan inanç sistemine doğru yönelirler. Bu yönelmenin sonucunda bir inanç sistemi içinde davanın gerçek benimseyicileri yanında, menfaatçiler, benciller, gösteriş hastaları, ajan ve provokatörler de yer almak isterler. Menfaatçiler, hastalar ve ajanlar birer ayrık otu gibi inancın gerçek, samimi benimseyicilerini sararak zehirleyebilirler. Bir inancın samimi savunucuları, bir örümceğin tuzağına yakalanan av durumuna düşebilirler. İşte Allah, böyle bir durumda İslam davasına iman ettiklerini söyleyenleri imtihan ederek; samimi olanlarla, olmayanları, sebat edenlerle etmeyenleri birbirinden ayırır (3 âli İmran, 186).

Allah bu imtihanı, bazen nimetleri kısarak, bazen da nimetleri bollaştırarak yapmaktadır ( 3).

İslam tarihindeki Bedir savaşını, ne Müslümanlar ne de müşrikler arzu ediyordu. Allah; her iki tarafı, istemedikleri halde Bedir’de buluşturmuştur. (8 Enfal, 43-46). Müslümanların 300 müşriklerin 900 kişilik kuvveti karşı karşıya geldiğinde; münafıklarla, kalbinde hastalık bulunanlar, korkmuşlar, paniğe kapılmışlardır. “Bu Müslümanları dinleri aldattı” diyebilmişlerdir (8 Enfal 49) Müslümanlar Bedir’deki imtihandan arınarak çıkmışlar ve böylelikle Müslümanlar, güç ve kuvvetin sayısal çoğunlukta olmadığını görmüşler ve öğrenmişlerdir. Allah, böyle dönemlerde Müslümanları imtihan ederek arındırmakta arındırarak da kuvvetlendirmektedir.

Belki bugünkü duruma tekabül eden en güzel örnek, İslam tarihindeki kazanılıp-kaybedilmiş Uhud savaşıdır. Halit Bin Velid’in 200 kişilik süvari birliğinin beklediğini göre göre, Hz. Peygamber’in açık, kesin emrini bile bile okçuların görev yerlerini, ganimet için terk etmeleri, zaferi mağlubiyete dönüştürmüştür, Uhud’un İkinci evresi. o gün geçidin karşı tarafında savaşa iştirak etmeyen Halit bin Velid’in 200 kişilik süvari birliğini, Müslümanlar nasıl görememişlerse; bugün de Müslümanlar uluslararası sistemi ve onun yerli işbirlikçilerini öyle görememektedirler. Hükümet olmakla, cemaat olarak büyümekle veya Müslüman iş adamlarının kuvvetlenmesi ile mücadelenin kazanıldığı zannedilmiştir.

Bugün çatışan taraflar, haklı ya da haksız Türkiye’deki tüm imkanları (Mal ve Makam), yalnızca kendileri kontrol etmek ve yalnızca kendi taraftarları ile paylaşmak istemektedirler. Gülen hareketi adına MİT müsteşarını tutuklayarak MİT’i ele geçirme teşebbüsü ile başlayan süreç; bu ülkenin en kritik kurum ve kuruluşlarına kimin sahip olması sorununun dışa vurmasını sağlamış ve çekişme kavgaya dönüşmüştür.

Uhud’un İkinci evresini (geçidin diğer tarafında bu gelişmeleri sabırla bekleyen Halid Bin Velid’i görmeme, görev yerini terk edip ganimete koşma hali), bu iki camianın küresel sistem ve yerli işbirlikçilerini, zamanında göremeyip tuzaklarına düşüp, ganimet paylaşımından dolayı birbiri ile savaşmaları olarak yorumlayabiliriz. İşte bugün Müslümanların içine düşebileceği en büyük tehlike, bu ikinci dönemin şaşkınlığının, paniğinin ye’se ve ümitsizliğe dönüşebilmesi ihtimalidir.

Uhud’un bu ikinci dönemi; müminleri otokritik yapmaya çağıran, geleceğe daha güçlü olarak hazırlanma ve ayrık otlarından arınma sürecidir, arınma süreci olmalıdır:

“İki misline uğrattığınız bir musibet size isabet edince mi: “Bu nereden dediniz:? De ki “O, sizin kendinizdendir.” İki topluluğun karşı karşıya geldiği gün size isabet eden Allah’ın izniyle idi. Bu Allah’ın müminleri ayırdetmesi; münafıklık yapanları da belirtmesi içindi....” (3 Âli İmran, 165-167)

Bugün yaşananlar, bir arınma ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. O nedenle herkes, olanların bir muhasebesini yapması gerekmektedir. “Kendimizden kaynaklanan hatalar” giderilmelidir. İlahi sünnetin bu boyutunun görülememesi daha büyük ve ağır bedellerin ödenmesine sebebiyet verebilir. Allah’ın Uhud savaşının ikinci evresi ile ilgili mesajı çok açıktır:

“Bunu Allah sinelerinizdekini denemek ve kalplerinizdekini arındırmak için yaptı, Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir” (3 Âli İmran 133-155)

 Uhud’un Üçüncü Evresi

Mücadele, ne daima yükselen bir doğru; ne de daima azalan bir doğrudur. Mücadele çok parametreli nonlineer bir denklem gibidir. Bazen yükselir, bazen durur, bazen geriler. Mücadele hep zafer veya hep mağlubiyetlerden oluşmaz. Allah’ın kimi niçin, hangi sebeple muzaffer kıldığının ilahi sırrı, ilk bakışta hemen anlaşılamayabilir. O nedenle zafer ve mağlubiyet dönemlerinin insanlar arasında dolaştırılmasının şuuruna varmalı, bundaki hikmeti araştırıp gelecek için dersler çıkarmalıyız:

“Eğer bir yara aldıysanız, o kavme de benzeri bir yara değmiştir. O günleri, biz onları insanlar arasında tedavül ettirip dururuz. Bu, Allah’ın iman edenleri belirtip ayırması ve sizden şahitler edinmesi içindir. Allah, zulmedenleri sevmez.

Yine bu Allah’ın, iman edenleri arındırması ve küfre sapanları yok etmesi içindir.

Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri belirtip, ayırdetmeden ve sabredenleri de belirtip ayırtetmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız.”(3 âli İmran 140-142)

Zafer ve mağlubiyet günlerinin tedavül ettirilmesinin nedeni iman edenlerin belirlenmesi, arındırılması, şahidler edinilmesi ve cennete yerleştirilmesi olarak ifade edilmektedir. Ayrıca cihat edenlerin, sabredenlerin belirlenmesi de sebepler arasında zikrediliyor. İman edenleri, cihat edenleri ve sabredenleri belirlemek, iman edenleri arındırmak küfre sapanları yok etmek için; zafer ve mağlubiyet günleri, insanlar arasında dolaştırılıyor. İnsanların cenneti hak etmesi, böyle bir seleksiyonun sonucunda ortaya çıkıyor.

Ali İmran 140’da iman edenlerin ortaya çıkarılması işlemi ile, “Allah zulmedenleri sevmez” ifadesi arasında ilginç bir bağıntı olsa gerekir. Zulüm kavramını en geniş anlamıyla ele alırsak Allah müminleri, bu tedavül ettirilen günlerle, zulmün her çeşidine bulaşmaktan da koruyor. Zulme sapanları, zulümde ileri gidenleri saflardan ayrıştırıyor. Öyleyse bugün müminler, zulmün her çeşidine ve her şekline büyük bir basiretle ve cesaretle karşı çıkmalıdırlar. Müminlerin zulme bulaşmamaları gerek şarttır, fakat yetmez. Aynı zamanda zulme karşı da çıkmalıdırlar. Yalnızca Müslümanlara yapılan zulme karşı çıkmak da yetmez. Aynı zamanda Müslüman olsun veya olmasın toplumun herhangi bir kesimine karşı yapılan zulme de karşı çıkması gerekir.

Kalplerin ve safların arınmasıyla birlikte Uhud’un üçüncü Evresi başlatılabilir, bugün (3 âli İmran 172-175). müminler olarak zulüm kimden ve kime karşı gelirse gelsin, tepkimizi uygun ve en güzel bir şekilde ortaya mutlaka koymalıyız. Tüm zalimlere karşı, tüm mazlumları koruyan geniş bir cephe kurulmalıdır. zalimlerin safına teslim edilecek bir tek insanın bile, önemli bir kayıp olduğu kabul edilmelidir.

 

Sonuç: Arınarak Birlik Olup Zafere Doğru İlerlemek          

Öyleyse bugün hepimiz Allah’ın ipine sımsıkı yapışalım, düşüp parçalanmaktan, dağılıp ayrılmaktan, yılgınlığa düşmekten güç ve kuvvetimizin kaybolmasından kurtulalım (3 Ali İmran 103). Hüzne, ümitsizliğe, kararsızlığa ve korkuya kapılmadan aceleci davranışlardan kaçınarak sabırla “iyiliği emredip kötülükten alıkoyarak”, “en güzel tarzda mücadele” ilkesine uyarak büyük bir arınma seferberliğini başlatalım.

O zaman Allah Vaadini gerçekleştirecektir (22 Hac, 40). Allah, kalplerimizi uzlaştıracak (3/63), kalplerimize bir nur koyacak(8/29), kötülüklerimizi örtecek (66/8), düzeltip ıslah edecek (47/2-5), korkularımızı giderecek (41/30), küçük düşürmeyecek (66/8), çoğaltacak (14/7), sağlamlaştıracak (47/7), doğru yola yöneltip ileten önderler yapacak (32/24), galip kılıp arza varis kılacak (21/105) ve bize yol gösterecektir (26/62).

Allah sözüne en sadık olandır ve vaadini gerçekleştirecek olandır (24 Nur, 55).

Bugün Türkiye’de Müslümanların yaşadığı kaos ortamından çıkmanın yolu, adalet eksenli bir duruşun sergilenmesidir. Kavgayı kızıştıracak ve yaygınlaştıracak, düşünce mekanizmasını kilitleyecek körü körüne taraf olma yerine; bizleri, hakka yöneltecek ve adaletin tecelli etmesine imkan verecek bir duruşun sergilenmesi gerekmektedir.

Bugün bunu yapabilecek bir topluluğa, harekete ihtiyaç vardır:

“Yarattıklarımızdan, hakka yöneltip-ileten ve onunla adaleti kılan (uygulayan) bir ümmet vardır.” (7 Araf 181)

 KAYNAKLAR

1- Buharı H. No: 195; Buhârî, Fiten 19; Müslim, Sıfatu’l-Cenne 84, (2879). (5752)

2- Buhârî, Hudud 11, 12, 14, Şehâdat 8, Enbiyâ 50, Fedâilu’l-Ashâb 18, Megâzî 52; Müslim, Hudud 8, 1688; Tirmizî, Hudud 9, (1430); Ebû Dâvud, Hudud 4, (4373, 4374); Nesâî, Sârik 5, (8, 74, 75).

3- Kandehlevi. M.Y., Hadislerle Hz. Peygamber ve Ashabının Yaşadığı Müslümanlık, Kalem yayınevi, İstanbul c. 1, s:1881, (1979).

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
21/07/2017 - 09:09 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
07/07/2017 - 09:20 İslâm coğrafyası ve “kaostan kaynaklanan düzen”
30/06/2017 - 08:59 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
23/06/2017 - 09:21 İslâm coğrafyasında “kaos’tan kaynaklanan düzen”
16/06/2017 - 09:37 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları - 3
09/06/2017 - 09:29 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları -2
02/06/2017 - 10:30 Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden 2019 cumhurbaşkanlığı savaşları -1
26/05/2017 - 09:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
19/05/2017 - 08:52 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
12/05/2017 - 09:12 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 4:
05/05/2017 - 12:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci-3: BİR “DİKTATÖR”(!) İNŞA ETMEK
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
20 Temmuz yeniden doğuştur
Adalet Bakanı Bozdağ'dan 'tek tip kıyafet' açıklaması
Allah’a şükür salâlar galip geldi
Darbenin üssüne yürüyoruz
Karamollaoğlu: Akla ziyan bir tutuklama
Suudi Arabistan'dan Katar açıklaması
Avusturya'dan Zeybekci'ye giriş yasağı
Başbakan Yıldırım: 'Sağlık olsun Türkiye Kıbrıs için elinden geleni yaptı'
BBP'den Adalet Yürüyüşü mitingi kararı
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
SGK ve 15 Temmuz gazilerinin hakları
Atilla MEHDİGİL
Kral çıplaak! Kral çıplaak! Kral çıplaak!
Mustafa KAYA
Şimdi Daha da Dikkatli Olma Zamanı
Hayati OTYAKMAZ
"Erkekler gibi savaşamadın, bari oturup kadınlar gibi ağla"
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Ekrem ŞAMA
15 Temmuz programları
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Ah köylüm vah köylüm
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
En Kârlı Ticaret
Ali Haydar HAKSAL
İnsanın Tükendiği Zamanlar
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Batı Cephesi”ndeEvanjelik Çatlamalar!
Zeki CEYHAN
Kabinede yenilik!
Mevlüt ÖZCAN
Sihir ve büyü helak eder
Mahmut TOPTAŞ
Şeytana cennetin yolu sorulmaz
Prof.Dr.Ata ATUN
Anastasiadis’in politik iflası
Prof. Dr. Burhanettin Can
İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Fitneler ve darbeler
Mustafa YILDIRIM
Yaş yetmiş hâlâ emekli olamamış
Burak KILLIOĞLU
Pişkin…
Şakir TARIM
Kudüs ve Filistin için ümitler yeşerdi
İsmail KILLIOĞLU
İnsana bakmak
İbrahim VELİ
Saadet similasyonu
Abdülkadir ÖZKAN
Terör örgütlerinin arkasındakileri bilmeyen kalmadı
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz