2 Zi'l-ka'de 1438 | 26 Temmuz 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
ÜÇÜNCÜ VEFAT YILINDA ERBAKANI ANLAMAK
24/02/2014 - 11:30
Mustafa GEÇER
"Erbakan Hoca, hem fikir adamlığı, hem de eylem adamlığı
şahsında bir araya gelmiş bir lider, bir aksiyon adamıydı."
 
 
Liderler, mensubu olduğu toplumu, hatta dünyayı peşinden sürükleyen, yönlendiren kişilerdir. Bunların bazıları hak olan yöne, bazıları batıl olan yöne doğru toplumu sürüklerler.                                              
Peygamberler ve onların takipçisi liderler, insanları hakka yönlendirmeye, müstekbir ve diktatör vasıflı liderler, toplumlarını batıla ve felakete yönlendirmeye çalışırlar. Haktan yana olanlar rıza ve adaleti, batıldan yana olanlar zorbalığı ve zulmü metot olarak kullanmışlardır.                                                                                                                    
Lider vasıflı şahsiyetler çoğu zaman olduğundan fazla anlatılarak efsaneleştirilir. Kafdağı’nın ardına gönderilir, yedi başlı ejderhalarla çarpıştırılır, onlara insanüstü vasıflar yüklenmeye çalışılır.                          
Onların sağlığında önünde eğilenler, ona secde edenler dahi olur. Bu iş bazen, o şahsiyeti ilahlaştırmaya, ona tapınmaya kadar götürülür. Eski ve çağdaş firavunlar bu tiplere örnektir.                                            
Bu son derecede yanlış ifrata ve küfre kaçan bir davranış biçimidir. O şahısların etrafında kümelenip işlerine öyle geldiği için el etek öpen, onunla yan yana aynı karede görüntü vermek için her şeyi göze alan yaratıkların çoğu, sevgi ve samimiyetten uzak münafık ve sürüngen karaktere sahiptirler. Bunlar her liderin etrafında bulunurlar. Lidere fiziki olarak yakın durdukları halde, ruhen uzaktırlar.  Onunla olmakta risk görmeye başladıklarında, ikbal vadeden rakip ve muhalif başka efendi bulduklarında bu defa ona yaranmak, etrafında yakın durup itibar devşirmek için öncekini ya arkadan hançerlerler, ya da onu ilk terk edenlerden olurlar.  Şunu da ifade etmek lazım ki, hakkı tavsiye eden liderlerin etrafında, ölümüne onunla beraber yürüyen samimi dostları da vardır.                                                                                                                            
Batı alemindeki gelişmeler ve dışa yansımaları tüm dünyayı ve ülkemizi de kökten etkilemiştir.                                
 
Batılı aydın, İslam dünyasından etkilenerek  ve haklı olarak, katolizmin bağnazlığı, ruhban sınıfının oligarşisi, engizisyon zulümleri ve akla ve ilme vurdukları bukağı  ile din (Katolik Hristiyanlık) adına yapılan uygulamalara karanlığa başkaldırmış, bunun adına aydınlanma demişti. Dinden kopma, laiklik, materyalizm, sekülerizm, pozitivizm ekseninde felsefi düşünce akımlarının  gelişmesine her şeyin yeniden tanımlanmasına neden oldular. Hristiyanlığı da yeniden dünyevi (seküler) eksende tanımladılar, yeni mezhepler doğdu. Mezhep savaşları onlarca yıl sürdü.                                                                                              
Buhar gücünün makinada kullanılması, pozitif bilimlerin gelişmesi sanayileşmeyi ekonomik ve mali gelişmeleri beraberinde getirdi.                                                                                                                                                                          
Osmanlıda 1699 Karlofça anlaşması ile ilk toprak kaybı ve gerileme başlamış batıda gelişen ulusalcılık, ulus devlet düşüncesi Osmanlı birliğini ve onları bir arada tutan İslam üst kimliğine dayalı kardeşliğini zayıflatmaya başlamıştır. Ordu içinde de uğruna savaşılacak değerler anlayışı tartışılmaya başlanmış, Osmanlı toplumunda herkes kendi etnik kimliği peşine düşmüş,  Osmanlının kılıcı kesmez olmuş, yenilgi üzerine yenilgiler alınmaya başlanmıştı.                                                                                                                      
Batı dünyasının teknolojiyi kullanarak sanayileşip bu güçle dünyayı yakarak yıkarak sömürerek kendi dünyasını mamur edip zengin olmaları, diğer coğrafyaları yenilmişlik psikolojisine itti. Aşağılık kompleksine kapılmalarına neden oldu. Onların tüm projeleri dünya ile sınırlı sadece dünya kazanımlarına ilişkin projelerdi. Bu alanda da başarı sağladılar. İnsanlara kolaylık ve konfor sağladılar fakat adalet ve huzur sunamadılar. Bunların dünyalarının mamur görüntü ve zenginlikleri, dünyalık düşünenleri cezbetti imrendirdi. Her şeyi unutturmaya başladı. Kendi değer ve medeniyetlerini suçlamaya başladılar. Ülkelerin ve insanlarının şeref ve itibarı artık maddi zenginlikle ölçülüyordu. Bu özellikler sömürgeci batı ülkelerinde sağlanmıştı.
Diğer ülkelerin ve bizim kafası batı düşüncesi ile beslenmiş aydınlarımız, ne yapıp edip batılılaşma mızın gereğine inanıyorlardı. Çözüm Batılılaşmaktı. Bu nasıl olacaktı? Engeller neydi? Engeller nasıl aşılacaktı? Bunun önünde duranlar ezilip geçilmeliydi. 
 
Teşhis ve hüküm: “Kurtuluş yolu Batılılaşmadır. Batılı aydın bu noktaya gelmek için nasıl dinle kiliseyle savaşmışsa biz de, batı medeniyetini Türkiye’ye taşıyıp yerleştirmek, kalkınmak buna uygun yeni bir kimlik inşaa etmek için milletin kafasından ve ülkeden bu düşüncemize engel teşkil edecek islamı silmeliyiz” dediler. Devletin tüm kurumları ve gücü seferber edilerek batılılaşma projeleri uygulanmaya başlandı. Oysa Batılı aydın kendisini karanlığa mahkum etmiş bir dine başkaldırmışken bizim taklitçi aydınlar, kendilerine insan olmayı, kardeş olmayı, barışı, adaleti ilmi emreden dine başkaldırıyordu. Tüm sorumluluğu İslam’a ve Müslümanlara yüklüyordu.                                                                                                                                                                                    
1790 yıllarında başlayan Batılılaşma hamleleri sanayileşme ve teknoloji yerine büyük oranda İslam’ın kafalardan silinip yerine batı kültürü, hukuku ve hayat biçiminin hakim kılınması dayatmaları ile geçti.                                                                                                                                                                                                
İslam’a ve İslam medeniyetine ilişkin her şey yavaş yavaş ortadan kaldırılıp yerine batı kültür değerleri yerleştirilmeye başlandı. İslam ve Müslümanlara ait ne varsa gayrimeşru ilan edildi. Millete, “siz hiçbir şeye karışmayın, biz ne dersek onu yapın, karşı gelirseniz ağır sonucuna katlanırsınız” denildi. Muhalefet ederler diye İstiklal Mahkemelerinde birçok âlim idam edildi.                          
 
Batı kaynaklı kanunlar tercüme edilip uygulanmaya başlandı. Toplum’a kendi uğruna yaşadığı değerler dışında yeni bir hayat projesi dayatmaya başladılar. 300 yıla yakın devletin erklerini mali ve güvenlik güçlerini, taltif teşvik, makam dağıtma araçlarını da kullanarak belirli oranda başarı sağladılar. Milleti sindirdiler. Zulümde başarı sağladılar ancak teknoloji ve sanayileşmede, kalkınmada başarı sağlayamadılar. Öyle bir dertleri de yoktu zaten. Dertleri, İslam’ı ve Müslümanları sindirip, etkisizleştirip, itibarsızlaştırıp yok etmekti. “İslam terakkiye manidir” iddialarına inanıyorlardı. Ama milletin sol göğsünde bir yerleri hep sızladı durdu. Bu kadar aşağılanmayı içine bir türlü sindiremedi. ”Ya rabbi, bir hayırlı sahip gönder” diye Allaha yalvardı durdu. Ortalığı yakıp yıkmadı sabretti. Hep, anlayabileceği kendisinden bir sesi bekledi.                                                                  
“Her şeyi ele geçirdik ülke artık bizim, bunu biz kurduk şarkıları”, 10.yıl marşları söylerlerken bir adam çıktı ortaya ve yalnız:                                                                                                                                                                                    
“En büyük medeniyet, İslam medeniyetidir. Başka kurtuluş yoktur. Önce ahlak ve maneviyat. En büyük güç imandır. Dünya ve ahiret saadeti İslamdan başka yollarla asla kazanılamaz. Ben motor yapacağım. Ağır sanayi...Milli görüş… Adil düzen... Hayat, iman ve cihaddır. İman varsa, her şey vardır. Müslümanlar kardeştir. İslam birliği…” gibi açık, yalın, basit ama zalimler için 250 kiloluk top mermisinden daha ağır, alimin ve avamın rahatlıkla  anlayabileceği sözler söylemeye başladı.
                                                 
Millet yüzlerce yıldır bu sözleri duymamış hafızalardan silinmişti ama genetiğinde yaşayan sesleri duydu ve tanıdı. Hafıza berraklaşmaya başladı. “İşte bu benim” dedi. Ne olduysa ondan sonra oldu. Batıl yapılar sarsıldı, savunucuları şok yaşadılar. Hukuk, kanun ,insan hakları, demokrasi dedikleri şeyleri birden unuttular. “Topyekün savaş” nağraları atmaya başladılar.                                              
Ama güneş doğmuştu. Karanlığın aydınlığa karşı  gücü olamazdı. Her zulmü yapmaya, kendi koydukları kuralları çiğneyip zorbalığa başladılar. Üniversite kapılarında başörtülü kız öğrenci avına çıktılar. İmam hatipleri kapattılar, önünü kestiler. Darbelerin her türlüsünü yaptılar. Etoburlar, otoburlar, sürüngenler cümle haşere haramiler, koro halinde, “cumhuriyetin kazanımları yok oluyor “diye böğrüşmeye başladılar. Yok olanın cumhurun değil, cumhurdan gasp ettikleri, çaldıkları, kendi haksız ve haram kazanımları olduğunu biliyorlardı. Elimizden gider diye korkuyorlardı. Artık çığ koptuğunu, büyüyerek üzerlerine doğru geldiğini hissediyorlardı. Her şey artık nafileydi. Millet kendi aslına dönüyordu. 
 
O yalnız adamın adı Prof.Dr. Necmeddin ERBAKAN’dı...                                                                                                                                                
Artık yalnız değildi. Türkiye’de ve Dünyada milyonlarca onun yeniden açtığı iman medeniyeti bayrağını taşıyan şuurlu Müslümanlar vardı.   Liderler, insani zaaflarının ve özel hayatlarının çok önünde koşarlar.  Merhum Erbakan Hoca da asrımızda yetişen, müstekbirlerin “Müslümanları sindindirdik, artık ülkeye ve millete istediğimiz gibi yönetip şekil verebiliriz” dedikleri bir zaman diliminde, onların 300 yıldır oynadıkları oyunları iman ve sabırla bozmuş, yerle bir etmiş, çok önemli ve hayırlı çığırlar açmış, imanlı bir Müslüman Liderdi.   O da bir insandı, aile babasıydı, Türkiye’de yaşıyordu, herkesle aynı atmosferde aynı havayı soluyordu. İyi, nazik, mümin bir şahıstı. İsmet sıfatı yoktu. Zaafları ve hataları da olabilirdi. Bizi ilgilendiren onun normal insan kimliğinden öte, Müslüman Lider kimliği ve bu kimlik ekseninde söyledikleri ve yaptıkları olmuştur. Onun normal insan kimliği ve davranışları üzerinden hareket edilerek  lider kimliğini  itibarsızlaştırmaya yeltenmek, ev sahibine suçüstü yakalanmış hırsızların, küresel  zorbaların, gerçek yüzü ortaya çıkmış siyonizmin ve yerli işbirlikçi uzantılarının kapıldıkları korku ve telaşlı ruh halinin yansımasından başka bir şey değildir... Onun özel hayatı ve ona ayırdığı zaman, Liderlik hayatında bir nokta mesabesinde dahi değildir. Bu noktayı zumlayarak onun liderlik hayatını söylem ve eylemlerini örtmek mümkün değildir. O hep hak ve doğruları söylemiştir.” “Hak ve doğrunun kendine has gücü vardır. Ortaya konduğunda batıl ve karanlığı kovar. Buna yalancılar ve batıl karşı koyamaz. Yeter ki onu anlatan inançlı ve yürekli insan ve  insanlar olsun” derdi.
 
Milli görüş lideri Merhum Erbakan hoca insanlar için hep imanı, hakkı, sabrı tavsiye eden bir liderdi. Onu anlatırken o bu anlatımı duyduğunda “bu da kimmiş!” diye içinden geçireceği onu tanımlamayan fazla ya da eksik vasıflarla tavsif etmemek gerekir. Dün ikbal vadederken ona çok yakın duranların, hatta onu bir halka ile çevirip, onu seven, samimi duygularla bağlı insanların ona ulaşmasına fırsat vermeyen bazı insanların, bugün onu ve düşüncesini terk edip başka mahallelerde başka diyarlarda, ikbal ve itibar peşinde dolaştığını görüyoruz.                                                                                                                    
TV5 arşivlerinden Merhum Erbakan Hoca’yla ilgili fotoğraf ve videoları derleyip bir belgesel program yapmaya çalıştığımızda kullanacağımız fotoğraf ve videolarda o gün hocaya fiziki olarak en yakın durup onunla aynı karede görünüp slogan atanların çoğunun bugün onun yanında olmadığını görüyor, binlerce güzel görüntüyü kirlettikleri için kullanamıyoruz. Şunu da zikredelim ki, onların Hoca’nın burnunun dibine sokulmadığı bir fotoğraf ve video görüntüsü de yok denecek kadar azdır. O kareleri Merhum Erbakan Hoca ve Milli Görüş belgesel programlarında kullandığımızda seyredenlerin; “Vay be, şu şahıs Hoca’ya çok yakındı, hatta sağ kolu idi. O da bıraktı gitti” dediklerini duyar gibi oluyoruz. Aslında şunu anladık ki, fiziken yakın duranların çoğunluğu mânen yakın  durmamış, onu anlamaları nasip olmamıştır. Yaptıkları, sadece kendilerine ikbal, dünyalık makam kazanmak için şov, itibar dilenciliği ve hırsızlığı  olmuştur.  Onlar çalışmak için en arkada ayak sürüyen, objektif gördüklerinde en öndeki şovmen olmuşlardır. Şu bir gerçektir ki, dünyanın sonuna kadar muhlisler ve münafıklar hep olacaktır.  Bu tipler bugün dünyalık vadeden  parti genel başkanlarının yanında ilk halkada yerlerini almış, el etek öpmeye, şov yapmaya nemalanmaya, itibar dilenmeye devam ediyorlar.  O kişiyi de bitirdikten sonra, kendilerince ne yöne gittiği önemli olmayan ancak yürüyen başka dolmuşa binip para edecekleri piyasalara gideceklerdir.
 
Her eylemin ve amelin öncesinde fikir ve niyet vardır. Önce düşünce ve söylem, arkasından eylem gelir. Eyleme dönüşmemiş düşünce sonuç vermediği gibi, düşüncesiz eylem de  beklenen olumlu neticeyi veremez. Düşünce adamı fikri üretir, eylem adamı onu hayata geçirir, görünür hale getirir. Bu iki vasıf ayrı kişilerde olabileceği gibi aynı kişide de bir araya gelebilir. İşte Erbakan Hoca, hem fikir adamlığı, hem de eylem adamlığı şahsında bir araya gelmiş bir lider bir aksiyon adamıydı. Batılı ve batıl düşünceyi eylemlerine esas alarak o zemin üzerinde söylem ve eylem geliştirmiş bir lider değildi. Vahyi hakikatleri esas alarak fikirlerini ortaya koymuş ve onu pratiğe eyleme dönüştürmek için mücadele vermiştir. En dikkat çekici ve bazı çevreleri rahatsız edip yersiz  paniğe sürüklemiş, toplumu dönüştürmeye yönelik aksiyoner sıfatı da bu olduğunu düşünüyorum. AKP yapılanması ile bu kutlu yürüyüş kısmen bir kesintiye uğratılmıştır ama bu geçicidir.                                                                                                                                         
27 Şubat 2011 tarihinde Hakkın rahmetine kavuştu. Hak dava bakidir... 
 
Allah (c.c) rahmetiyle makamını cennet eylesin.  
YORUMLAR
ersan develioğlu 24-02-2014, 10:34:50
ERBAKAN HOCAMIZ FEDA OLSUN CANIMIZ,ERBAKAN İSLAM DÜNYASI İÇİN BİR BİR LUTÜFDU.ANLAYAN OLDU, ANLAMAYAN OLDU....
 
Arıyoruz seni 24-02-2014, 11:04:20
Şu günlerde onun fikirlerine olaylara bakış açısına ne kadar çok ihtiyacımız var... Allah rahmet eylesin.
 
SEDAT TAKIR 24-02-2014, 13:06:15
HOCAM SENİ ÇOK ÖZLEDİK, SENİ DAİMA HATIRLIYACAĞIZ.HİÇ UNUTMAYACAĞIZ...
 
servet 25-02-2014, 14:00:17
SELAMUN ALEYKÜM, HAK GELECEK BATIL ZAİL OLACAK,ERBAKAN BU DAVA UĞRUNA HERŞEYİNİ FEDA ETTİ.HERŞEYİNİ HARCADI,CANIYLA MALIYLA CİHAD YAPTI. ERBAKAN BİR LİDERDİ.
 
MERYEM KALAYCI 26-02-2014, 13:37:54
seni seviyoruz SAVUNAN adam
 
MAHMUT DEMİR 27-02-2014, 14:03:38
TV5'İMİZDEN ALLAH RAZI OLSUN, HABERLERİNİZİ YAYINLARINIZI İZLİYORUZ.ERBAKAN HOCAMIZI ANDINIZ, HATIRLADINIZ, HATIRLATTINIZ, HEPİNİZE TEŞEŞKKÜR EDERİM.SAĞOLUN VAR OLUN.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
14/02/2017 - 14:47 TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
23/12/2016 - 12:03 ÜLKEMİZİN ÜYE YAPILDIĞI BÖLGESEL VE ULUSLARARASI KURULUŞLARLA İLİŞKİLERİ…
14/11/2016 - 13:59 KASABINA AŞIK KOYUN
24/10/2016 - 15:41 MUSUL HAREKÂTININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
11/10/2016 - 18:11 KANDİL’E YAĞI KİM KOYUYOR ?
29/09/2016 - 11:37 EĞİTİM VE TERSİNE DEVŞİRME
05/09/2016 - 17:52 III.BİNYIL HAÇLI SAAVAŞLARI
15/08/2016 - 10:31 BAŞIMIZA GELENLER
03/08/2016 - 15:56 15 TEMMUZ DARBE SONRASI
19/07/2016 - 16:50 15 TEMMUZ 2016 DARBE TEŞEBBÜSÜ
04/07/2016 - 13:04 İLERİ GİDİŞ Mİ GERİ DÖNÜŞ MÜ?
11/06/2016 - 10:43 DOST ZANNEDİLENLERDEN YENEN KAZIKLAR !
27/05/2016 - 18:00 IŞİD’İN SON KULLANMA TARİHİ BİTTİ Mİ?
16/05/2016 - 16:29 LAİKLİK NE İŞE YARAR? -II-
10/05/2016 - 10:50 LAİKLİK NEDİR NE İŞE YARAR ? -I-
25/04/2016 - 21:04 BATI DUYARLILIĞI
08/04/2016 - 09:30 NEREYE GİDİYORUZ ?
29/03/2016 - 11:10 KONSOLOS EFENDİLERİN ADALET HASSASİYETİ
14/03/2016 - 17:31 NESLİMİZ PAGANİZM TEHDİDİ ALTINDA
26/02/2016 - 11:29 TRİBÜNDE SEYİRCİ OLMAK
16/02/2016 - 16:39 ANAYASA TARTIŞMASI -2
02/02/2016 - 19:30 ANAYASA TARTIŞMASI -1
15/01/2016 - 23:09 TÜRKİYE’DE TERÖRÜN KAYNAĞI
05/01/2016 - 11:39 MUSUL SORUNU
30/12/2015 - 14:19 KANAL İSTANBUL RANTI
21/12/2015 - 15:11 AKP İKTİDARLARI’NIN İSRAİL İLİŞKİLERİ
14/12/2015 - 10:12 IRAK BİZE IRAK DEĞİL
02/12/2015 - 12:17 BÖLGEMİZDE SON GELİŞMELER
23/11/2015 - 10:56 RUSYA’NIN IŞİD HEVESİ
14/11/2015 - 10:28 SİLAHLAR MÜSLÜMANLAR ÜZERİNDE DENENİYOR
27/10/2015 - 17:06 DEVLET EL DEĞİŞTİRİYOR...
18/10/2015 - 17:00 KAMPLAŞMA KİMLERİN İŞİNE YARAR ?
04/10/2015 - 20:15 TERÖRE KARŞI KÜRESEL İŞBİRLİĞİ
21/09/2015 - 12:44 YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE
10/09/2015 - 12:37 YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE
31/08/2015 - 18:25 ÇÖZÜM SÜRECİ OYALANMASI VE ÇÖZÜM
21/08/2015 - 11:55 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE TERÖR
08/08/2015 - 13:22 CHP VE TERÖR
13/07/2015 - 03:55 İSLAM COĞRAFYASI VE TÜRKİYE'DE KİMLİK İNŞAASI
05/07/2015 - 22:43 BÖLGEDE SUÇLU TÜRKİYE Mİ?
29/06/2015 - 00:49 HİÇ BİRİ TEMİZLİKTEN SÖZ EDEMEZ!
23/06/2015 - 11:20 HAÇLI SAVAŞLARI SÜRÜYOR…
15/06/2015 - 11:27 UFUKTA ERKEN SEÇİM VAR
09/06/2015 - 10:05 7 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİ
01/06/2015 - 13:05 EY MİLLET UYAN-2
25/05/2015 - 14:01 EY MİLLET UYAN, İYİ YÖNETİLMİYORUZ-1
12/05/2015 - 14:49 7 HAZİRANDA YİNE SEÇİM VAR
05/05/2015 - 11:56 TARİHE GEÇMİŞ KATLİAM VE SOYKIRIMLAR -2 (Kızılderili Soykırımı)
30/04/2015 - 10:41 Tarihe Geçmiş Katliam Ve Soykırımlar (Endülüs Soykırımı)
15/04/2015 - 11:29 DÜNYADA SOYKIRIM MUCİTLERİ
07/04/2015 - 15:29 FAİL, ÜST AKIL İSE SİZ NE AKILSINIZ?
01/04/2015 - 12:57 BU NE REZİLLİK, NE KEPAZELİK, NE MÜTTEHEMLİK?
25/03/2015 - 14:54 TEPEDE YETKİ KAVGASI MI?
12/03/2015 - 11:20 EKONOMİ CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİRŞEY YOK
04/03/2015 - 10:55 ERBAKAN'I ANLAMAK...
24/02/2015 - 11:15 BU CADDE ÇIKMAZ SOKAK!
10/02/2015 - 09:50 TÜRKİYE HANGİ ZEMİN ÜZERİNDE YÜKSELECEK?
02/02/2015 - 16:21 YÖNETMEK YA DA YÖNETİLMEK
27/01/2015 - 11:02 İSLAM ÜLKELERİ BARIŞ GÜCÜ ACİLEN KURULMALIDIR
20/01/2015 - 15:40 BLACKWATER TERÖR ÖRGÜTÜ
13/01/2015 - 18:21 TERÖR KİMİN İŞİNE YARAR ?
07/01/2015 - 11:37 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VII
01/01/2015 - 12:08 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VI
22/12/2014 - 21:25 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-V
16/12/2014 - 10:27 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-IV
09/12/2014 - 17:15 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-III
02/12/2014 - 11:45 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-II
25/11/2014 - 11:43 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-1
13/11/2014 - 16:13 YENİ DÜNYA DÜZENİ VE MESCİD-İ AKSA
04/11/2014 - 13:20 KAMU DÜZENİ
28/10/2014 - 14:50 KULLUK SÖZLEŞMESİ
16/10/2014 - 11:30 KAMU MALLARININ SATIŞI
07/10/2014 - 23:45 KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN!
29/09/2014 - 16:45 IŞİD SAVAŞI VE TÜRKİYE’NİN DURUŞU
21/09/2014 - 23:48 IŞİD ÜZERİNDEN TÜRKİYE'NİN BAŞINA ÇORAP ÖRÜLMEK İSTENİYOR
09/09/2014 - 09:30 BÜTÜN BUNLARI IŞİD Mİ YAPIYOR?
19/08/2014 - 16:15 BU DÜZENİN ÜRETTİĞİ İNSAN YAPISI
12/08/2014 - 10:20 ÇAN KAYA!
28/07/2014 - 00:04 HANİ BAHAR GELMİŞTİ?
20/07/2014 - 20:27 GAZZE'DE KATLİAM SÜRÜYOR
10/07/2014 - 19:23 İSLAM ÜLKELERİNİN YÖNETİCİLERİ NE YAPAR?
02/07/2014 - 15:45 NEREDEN NEREYE ?
24/06/2014 - 13:59 FİTNE ATEŞİ
07/06/2014 - 16:08 DEMOKRASİ, DİKTATÖRLERİN MEŞRUİYET ARACI MI ?
30/05/2014 - 18:20 23. ULUSLARARASI MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR BİRLİĞİ TOPLANTISI
21/05/2014 - 10:15 BİR MUSİBET Mİ, BİN NASİHAT MI?
12/05/2014 - 01:32 BİRLİK VE BERABERLİK
08/05/2014 - 11:18 10.YIL DA TV5
28/04/2014 - 10:28 SEÇİM KAVGASI
22/04/2014 - 10:54 MEDYA ÇILGINLIĞI
14/04/2014 - 13:00 DEMOKRASİNİN BEDELİ
07/04/2014 - 01:30 ÇARLIK RUSYASI YENİDEN
01/04/2014 - 09:55 KOKPİTTE OTURANLAR
24/03/2014 - 10:31 SİYASİ TERCİH VE SORUMLULUK
17/03/2014 - 11:00 DEĞİŞİMİN CAZİBESİ
10/03/2014 - 10:00 SİYASİ CİNNET HALİ
02/03/2014 - 23.55 FİİLİ İŞGALLER YENİDEN BAŞLADI
24/02/2014 - 11:30 ÜÇÜNCÜ VEFAT YILINDA ERBAKANI ANLAMAK
17/02/2014 - 08:10 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-3
10/02/2014 - 11:00 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-2
01/02/2014 - 17:30 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-1
26/01/2014 - 23:45 17 ARALIK DIŞ ODAKLAR VE OYUNCULAR
17/01/2014 - 12:15 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-2
09/01/2014 - 13:00 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-1
31/12/2013 - 12:00 BU İŞ HÜKÜMETİ VE CEMAATİ AŞAR!
23/12/2013 - 13:00 AB MACERASI:GÖNÜLLÜ ESARET-5
16/12/2013 - 15:47 AB MACERASI-GÖNÜLLÜ ESARET-4
05/12/2013 - 16:00 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-3 BÖLÜM
23/11/2013 - 15:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET- 2
15/11/2013 - 20:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-1
29/10/2013 - 13:39 TEFECİLİK MEDENİYETİ!
14/10/2013 - 13:22 TOPLUMSAL SORUNLARIMIZ VE ÇÖZÜM REFERANSLARI
05/10/2013 - 14:49 28 ŞUBAT SANIKLARI VE MAĞDURLARI
26/09/2013 - 16:25 DEMOKRASİNİN NAMUSU
27/08/2013 - 13:00 KATİLDEN HİMMET BEKLEMEK
18/08/2013 - 15:11 GÜÇ BENDE O HALDE HAKLIYIM
03/08/2013 - 07:49 DİN SAVAŞLARI
23/07/2013 - 09:20 ÖRTÜLÜ İŞGAL
12/07/2013 - 15:40 MISIR VE DEMOKRASİ
03/07/2013 - 20:21 MURSİ DİRENMELİDİR !
24/06/2013 - 18:56 BÖLGE BARIŞI GÜÇLÜ TÜRKİYEDEN GEÇER
13/06/2013 - 19:26 CAMİ VERGİSİ
04/06/2013 - 20:24 HOŞAFIN YAĞI KESİLDİ!
23/05/2013 - 15:34 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE AYRIMCILIK
10/05/2013 - 16:51 ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE İSRAİL
30/04/2013 - 19:29 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-2
24/04/2013 - 18:25 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-1
09/04/2013 - 17:54 KAN DAVASI -2
30/03/2013 - 22:14 KAN DAVASI-1
20/03/2013 - 22:54 SERBEST TİCARET ANTLAŞMALARI (LAISSEZ FAIRE-LAISSEZ PASSER)
10/03/2013 - 18:29 YENİDEN RANT EKONOMİSİNE DÖNÜŞ
01/03/2013 - 15:26 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -3
25/02/2013 - 17:33 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -2-
20/02/2013 - 12:05 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -1-
12/02/2013 - 12:14 MEDENİYET SORUNU
30/01/2013 - 15:36 HABABAM SINIFI
15/01/2013 - 16:20 YENİDEN İŞGAL VE SÖMÜRGECİLİK
10/01/2013 - 14:30 GÜÇLÜ OLAN HAYATTA KALIR
01/01/2013 - 15:22 KENDİSİ RUS MOTORU AMERİKAN ÜRETİMİ TÜRK
20/12/2012 - 17:26 YILBAŞI NOEL MİLLİ PİYANGO
09/12/2012 - 20:17 Cumhuriyetin Kazanımları!
26/11/2012 - 14:33 Küresel Güç Dengeleri Değişiyor
15/11/2012 - 15:40 İslam Ülkelerinin Kurduğu Teşekküller Neden Etkin Değil?
06/11/2012 - 16:41 Müslüman Duyarlılığı
23/10/2012 - 00,11 Kurban Bayramı Mübarek Olsun
17/10/2012 - 17:53 İçki Reklamları ve Anayasa
09/10/2012 - 23:24 Suriye'ye Müdahale Kimin İşine Yarar?
01/10/2012 - 17:33 Görünen İran
19/09/2012 - 00:01 Müslümanın Talep Ve Beklentileri
11/09/2012 - 19:43 Türkiyenin Borç Faizi ve Yabancılara Toprak Satışı
28/08/2012 - 16:06 DÜNYA PETROLLERİNİ SÖMÜRENLER
23/08/2012 - 00:44 PKK'NIN İDEOLOJİK KİMLİĞİ
14/08/2012 - 12:18 Nizam İthalatı
04/08/2012 - 14:55 Küresel Bataklık
25/07/2012 - 13:00 Sahibinden Satılık Partiler 2
20/07/2012 - 14:43 Sahibinden Satılık Partiler 1
09/07/2012 - 08:55 Taksim Meydanının Silüeti
02/07/2012 - 09:30 Milleti Aptal Yerine Koymayın
25/06/2012 - 17:15 TÜRKİYE BÖLGEDE YALNIZLIĞA SÜRÜKLENİYOR
18/06/2012 - 17:15 Anayasa mı ? Babayasa mı ?
11/06/2012 - 10:46 ALKOL, EŞCİNSELLİK, FUHUŞ VE KÜRTAJ
05/06/2012 - 13:45 Büyük Ortadoğu Projesi'nde Türkiye'nin Rolü
29/05/2012 - 11:45 Saf Tutmak
21/05/2012 - 10:00 Dünya'da ve Türkiye'de Neo Kapitalizm-2
14/05/2012 - 17:33 Dünya'da ve Türkiye'de Neo-Kapitalizm 1
08/05/2012 - 13:28 Nerede Duruyoruz ?
28/04/2012 - 12:37 Kalkınmamızın Ayak Bağları
 
İşgal polisi, Aksa kapısındaki cemaate saldırdı
20 Temmuz yeniden doğuştur
Adalet Bakanı Bozdağ'dan 'tek tip kıyafet' açıklaması
Allah’a şükür salâlar galip geldi
Darbenin üssüne yürüyoruz
Karamollaoğlu: Akla ziyan bir tutuklama
Suudi Arabistan'dan Katar açıklaması
Avusturya'dan Zeybekci'ye giriş yasağı
Başbakan Yıldırım: 'Sağlık olsun Türkiye Kıbrıs için elinden geleni yaptı'
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
SGK ve 15 Temmuz gazilerinin hakları
Atilla MEHDİGİL
Kral çıplaak! Kral çıplaak! Kral çıplaak!
Mustafa KAYA
Durun Siz Eski Müttefiksiniz
Hayati OTYAKMAZ
"Erkekler gibi savaşamadın, bari oturup kadınlar gibi ağla"
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Ekrem ŞAMA
15 Temmuz programları
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Ah köylüm vah köylüm
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
İman kardeşliği
Ali Haydar HAKSAL
Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Batı Cephesi”ndeEvanjelik Çatlamalar!
Zeki CEYHAN
Kızmak yerine!
Mevlüt ÖZCAN
Sihir ve büyü helak eder
Mahmut TOPTAŞ
Filozoftan hadisçi olursa
Prof.Dr.Ata ATUN
Anastasiadis’in politik iflası
Prof. Dr. Burhanettin Can
İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Kudüs için kıyam etmek
Mustafa YILDIRIM
Yaş yetmiş hâlâ emekli olamamış
Burak KILLIOĞLU
Sessizlik ve atalet…
Şakir TARIM
Yeni 15 Temmuzlar yaşanmaması için
İsmail KILLIOĞLU
Kör göze sürme çekmek
İbrahim VELİ
Olağanüstü miting olağandışı katılım
Abdülkadir ÖZKAN
Başarısız darbe ABD’yi çıldırtmış olmalı!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz