30 Şaban 1438 | 26 Mayıs 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
ULUSLARARASI BİRLİKLER-6 CENTO ve BAĞDAT PAKTI
02/02/2014 - 19:28
Mustafa BİLGEN

 

Bağdat paktı, 24 Şubat 1955 tarihinde Türkiye ile Irak arasında yapılan anlaşmayla kurulmuş ve daha sonra İran, Pakistan ve İngiltere’nin katılımıyla genişlemiştir.

Kuruluş amacı, Sovyetler Birliği’nin Ortadoğu’da nüfuz kurmasını önlemeye yönelik bir savunma sistemi hazırlanmasıdır. Bu dönemde Ortadoğu’daki gergin hava da paktın oluşumunda etkili olmuştur. (Arap-İsrail gerginliği, İngiliz-Mısır anlaşmazlığı.)

 

14 Temmuz 1958’de Irak’ta meydana gelen darbeden kısa bir süre sonra 31 Temmuz 1958’de Türk Hükümeti Bağdat’taki yeni rejimi tanımıştır. Irak’ta gerçekleşen askeri ihtilalin sonunda gerek monarşinin ve gerek Nuri Said rejiminin yıkılması ve General Kasım’ın liderliğinde 1963 yılına kadar devam edecek rejimin Irak’ın kaderine egemen olması üzerine, Irak, Bağdat Paktı’ndan çekilmiş ve bundan sonra Pakt’ın adı değiştirilerek Merkezi Antlaşma Teşkilatı (CENTO) olmuştur. CENTO ise bundan sonra faaliyetlerinin yönünü daha ziyade üyeler arasındaki ekonomik, kültürel ve teknik işbirliğine çevirmiş ve bunda da belirli başarılar kazanmıştır. Öte yandan, Bağdat Paktı’nın geçirdiği bu nitelik değişikliği, ABD’ni paktın bu yeni şekli ile çok daha yakından ve sıkı bir işbirliğine yöneltmiştir.

Bağdat Paktı Türkiye’nin yalnız SSCB ile ilişkilerini biraz daha bozmakla kalmamış, aynı zamanda Irak dışında kalan Arap devletleri ile ilişkilerini de kötüleştirmiştir. Irak’la bir işbirliği antlaşması imzalayacağını açıklayacağı sırada, Ortadoğu liderliği yüzünden bozulan Türk-Mısır ilişkileri biraz olsun düzelmiş bulunuyordu. Ancak, içine İngiltere’nin de katılacağı bir bölge antlaşmasının yapılmak istenmesi, bu ilişkileri yeniden gerginleştirmiştir. Bu gerginleşmede, Mısır’ın Arap dünyası içindeki birliğin parçalanmasından ve kendi liderliğinin sarsılmasından duyduğu hoşnutsuzluk kadar, İngiltere’nin bölgedeki varlığını sürdürmeye kalkışmasının çıkardığı endişenin de payı vardır. Fakat Türk yöneticileri bu gerçeği görmekte güçlük çekmişler ve Bağdat Paktı’na karşı Arap devletleri arasında doğan husumeti yalnızca Ortadoğu’daki liderlik yarışmasına bağlamaya kalkışmışlardır.


Öte yandan, Arap devletlerini ürküten Bağdat Paktı İsrail’i memnun etmiş değildir. Üstelik Türkiye, Bağdat Paktı’na yöneltilen Arap tenkitlerinden biri, Türkiye’nin İsrail’i tanımış olduğu hususu olduğunu göz önüne alarak, 1956 Kasım ayında İsrail’deki elçisini geri çekmiştir.

CENTO bir savunma teşkilatı olarak fazla aktif olamamıştır. Zamanla konseydeki görüşmeler uluslar arası ve Ortadoğu’da geneldurum üzerinde görüş alışverişiyle sınırlı kalmıştır. Daha sonraki dönemlerde özellikle Sovyetler Birliği’nin Ortadoğu’da tehlike olarak etkisinin azalmasıyla CENTO’nun askeri etkisi iyice azalmıştır. 1970’lerde ise bölgede siyasî havanın da yumuşamasıyla örgüt etkisini iyice kaybetmişti.

1979 yılı başında İran’da İslâm devrimi gerçekleşince, yeni hükümet, Pakistan ile danışmalarda bulunduktan sonra, 11 Mart 1979’da ‘yalnız emperyalistlerin çıkarlarını koruduğu’ gerekçesiyle CENTO’dan çekildiğini, ertesi günü de Pakistan hükümeti Paktın ‘Pakistan’ın güvenliğini koruyamadığını’ belirterek üyelikten ayrıldığını ve bağlantısızlar hareketine katıldığını açıklamıştı. Her iki hükümet bu yoldaki niyet ve kararlarını zamanında Türkiye’ye bildirince, Türkiye Dışişleri Bakanlığı da 13 Mart’ ta yaptığı bir açıklamayla, artık ‘CENTO’nun bölgede işlevini fiilen yitirdiğini’ belirtmiş, bununla birlikte, İran ve Pakistan’ın da kabul ettiği üzere, ikili ilişkilerin ve RCD içindeki işbirliğinin zedelenmeyeceğini vurgulamıştır.

1955 BAĞDAT PAKTI’NIN SONUÇLARI

Bağdat paktının başlıca amaçlarından biri Ortadoğu’da birliğin sağlanmasıydı. Fakat paktın amacı üyelerine göre biraz daha farklılık gösteriyordu. Ortadoğu’da birliğin sağlanması Amerika için önemliydi. Çünkü ABD’nin pakt ‘Kuzey Kuşağı’ stratejisi içinde oluşturulan ‘NATO – Balkan paktı Seato’ gibi parçalardan sadece bir tanesiydi ve bölgedeki dağınık durum ve karışıklık bölgede ki ABD’nin rakibi Sovyetler Birliği için ise yarardı. İngiltere ise Ortadoğu’da gönüllü liderliği ABD’ye devretmekle beraber bu bölgedeki üstlerinden tamamen vazgeçmek istemiyordu. Ortadoğu Komutanlığı planı ile amacına ulaşmaya, İngiltere hiç olmazsa Bağdat Paktı ile özellikle Irak’ta ki üslerinin ve denge unsuru olma pozisyonu devam etmesini istiyordu. Türkiye ise NATO’ya alınmadan önceki Ortadoğu’yla ilgili sözleri gereği yeni teşekküllere önderlik yapmaya çalışıyordu. Belki bir sonra ki amacı da Ortadoğu’da liderlik konumuna yükselmektir. Irak ve Pakistan ise ABD ve İngiltere’den alınacak yardım ve destek karşılığı böyle bir pakta giriyorlardı. Oysa ki bütün bu nedenlerin yerine sadece mevcut komünizm tehlikesini bölgeden uzak tutmak temel sebep olarak gösteriliyordu. Fakat sonuçlar pek de beklentilere cevap vermedi.

Bağdat Paktı kurulduktan sonra en büyük tepkiler Arap dünyasından gelmiştir. Özellikle Mısır bu konuda Arap ülkelerine liderlik etmiş, olayı yaptığı açıklamalarla Arap Birliği’ne komplo olarak göstermeye çalışmıştır. Mısır’ın bu iddialarına karşı bazı Arap ülkeleri ise, şimdilik böyle bir pakta gerek bulunmadığı görüşünde olduklarından katılmadılar. Ürdün, Suudi Arabistan’ın dümen suyuna gittiğinden; Suriye ise Sovyetler ile dirsek temasında bulunduğundan bu görüşte yer almadılar. Buna karşı İran ve Pakistan pakta katılacaklarını bildirdiler.

Mısır, paktın imzalanmasından sonra gösterdiği tepkiyi Ortadoğu’daki yandaşlarını da kullanarak somut hale getirmeye başladı. Bu yönde 2 Mart 1955’de Suriye ile Irak’a karşı kenara itecek bir antlaşma imzaladı. 6 Mart 1955’te ise Şam, Kahire, Riyad’da ayrı ayrı ilan olunan bir bildiri ile Mısır, Suriye ve Suudi Arabistan’ın askeri, siyasi ve ekonomik alanlarda işbirliğini güçlendirecek ve bu üç devletin Türk-Irak paktına katılmamasını öngören bir karar alındığı Arap âlemine ve tüm dünyaya duyuruldu.

Suudi Arabistan, geleneksel Haşimî aleyhtarlığı nedeniyle Mısır’ın arkasında yer almıştı. Suriye’de Sabri Al-Asali başkanlığındaki hükümetin temel politikası ‘Türk paktına karşı mücadele etmiştir.’

Lübnan ve Ürdün bir yandan Mısır’ın öte yandan da Türkiye’nin çabalarına rağmen ne Mısır’ın liderliğindeki bloğa ve ne de Bağdat Paktı’na katılmak istemediler. Daha açık bir ifade ile her iki ülkenin başında da aslında Batıya yakın yönetimler bulunmasına rağmen Mısır’ın liderliğindeki aleyhteki kampanyadan çekinerek Bağdat paktına girmeye cesaret edemediler ve tarafsız kalmayı tercih ettiler.

Irak’ın Yalnızlığa İtilmesi

Bağdat Paktıyla birlikte Irak’ın Batılı Devletler, ABD ve Türkiye ile ilişkileri gelişmiş fakat Sovyetler Birliği ve Arap dünyası tarafından yalnızlığa itilmiştir.
Sovyetler Paktın imzalanmasıyla beraber Irakla diplomatik ilişkilerini kesmiştir.
Irak pakta katılan tek Arap ülkesi olarak Mısır önderliğinde Arap dünyasından tecrit edilmiştir. Mısır bu politikasıyla Irak’ı Arap dünyasından ezerek paktı başarısızlığa uğratmak için çalışmıştır. Ancak bütün Arap devletleri Mısır kadar radikal çözümler aramamış tepkileri değişik olmuştur.

Irak bütün bu baskılara rağmen Türkiye ile girdiği bu işbirliği anlaşmasından vazgeçmemiş ve Arapların tüm tepkilerine rağmen Paktan çekilmemiştir. Fakat Irakta oluşan iç ve dış baskılar 1958 devrimini sonuç verecektir. Irak bütün bu baskılara karşı Türkiye ve İran’la ortak çıkarlarını komünizm yayılmacılığına engel olmak sebeplerini paratoner olarak kullanmıştır. Aslen Irak’ın büyük umudu diğer Arap Devletleri’nin de Pakta katılacağını düşünüyor olması idi. Ancak bu gerçekleşmemiştir.

Irak için Bağdat Paktı’nın diğer bir sonucu 1930 tarihli İngiltere-Irak Anlaşmasını yenilemesi olmuştur. Böylece İngiltere Orta Doğudaki çıkarlarını kaybetmemek için böyle bir kılıfla bölgede devamlılığını sağlamıştır. 4 Nisan 1955 tarihinde İngiltere’nin Pakta katıldığı gün bu anlaşma imzalanmıştır. Pakt neticesinde Ortadoğu’da Arap devletlerinde şu tip bir bloklaşma meydana gelmiştir:
Pakta üye olan Irak-Türkiye-Pakistan-Mısır-Suriye-Suudi Arabistan tarafı,
Tarafsız olarak Lübnan ve Ürdün.

Görüldüğü gibi pakta Araplar arasında parçalanmaya neden olmuştur. Bu ise Sovyetlerin bölgeye girmesine neden olmuştur. Mısır ve Suriye artık Sovyetler Birliği’ne yönelmeye başlamıştır. Yani bu iki devlet Sovyetler Birliği’ni adeta Ortadoğu’ya adeta çekmişlerdir.

Bağdat Paktı ve İsrail

Bağdat Paktı’nın 5. maddesinde yer alan ve paktın Arap birliğinin üyelerine ve taraflarca tanınmış ülkelere açık olduğu şeklindeki hüküm, Irak Başbakanının 26 Şubat 1955’de de Irak parlamentosunda belirttiği gibi İsrail’i kastediyordu. Arap ülkelerince ve bu arada Irak tarafından tanınmamış olan İsrail Pakta alınmasının söz konusu olmayacağı gösterilmek isteniyordu. Fakat bu hüküm Pakta cephe olan Arap çevreleri için yeterli olmadığı gibi İsrail’de de kendisine yönelmiş bir paktla karşı karşıya bulunduğu kanaatini uyandırmıştır. Gerçekten de Bağdat Paktı İsrail’de tepkiyle karşılanmıştır. İsrail Devleti’nin bu endişesi Paktın imzalandığı dönemde söz konusu olmamıştır. Ancak İngiltere’nin Pakta katılımından sonra böyle bir endişeye kapılmıştır.

Bu şekilde Bağdat paktının bir sonucu da Ortadoğu’da zaten mevcut bulunan Arap-Yahudi ayrılığını pekiştirmek olmuştur.

Bağdat Paktı ve İngiltere

Paktın yeni üyeler hakkında ki 5. maddesinde -bölgedeki güvenlik ve barışla ilgili-ülkelerinde pakta girebilecekleri öngörülüyordu. Bu şekilde -bölgedeki güvenlik ve barışla ilgili- olan Batılı büyük devletlerinde pakta katılabilme imkânı tanınıyordu. Nitekim İngiltere, 4 Nisan 1955’te Bağdat Paktı’na katılmıştır.

İngiltere’nin pakta katılması Mısır ve Suriye’nin eline yeni bir silah vermiştir. Bu da Bağdat paktının İngiltere’nin Ortadoğu’da ki sömürgeciliğine yardım eseri olduğu idi. Ayrıca Paktın amacı bölge devletlerini bir araya toplamaktı. O halde İngiltere gibi Ortadoğu ülkesi olmayan bundan daha önceki Arap devletlerine hiç de hoş olmayan bir sömürgeci kimliğine sahip bir ülkenin bu pakta ne işi vardı?

Tabii ki bütün bunlar Arap devletlerinin görüşüydü. İngiltere ise kendi asıl hedeflerine ulaşmış bulunuyordu. Şöyle ki, İngiltere pakta girdiği gün Irak’la arasında 1930 tarihinde imzalanmış olan süresi 1957 yılında sona erecek olan anlaşmayı yenileyen bir antlaşma imzalamıştır. İngiltere ile Irak arasında, Irak’ın savunması için işbirliği yapılmasını öngören antlaşmaya göre, İngiltere, Irak silahlı kuvvetlerinin yetiştirilmesi ve donatılmasını üzerine alıyordu. Irak’a bir silahlı saldırı olduğu veya Irak’ın güvenliğini tehlikeye düşüren bir saldırı tehdidi ortaya çıktığı takdirde, İngiltere, Irak hükümetinin istediği halinde Irak’ın savunmak üzere gerekirse silahlı kuvvetleri ile de bu ülkenin yardımına koşacak, Irak hükümeti de, bu yardımın hızlı ve etkili bir şekilde yapılabilmesi için gereken kolaylıkları sağlayacaktı. Anlaşma, gerek İngiltere ve gerekse Irak, Bağdat Paktına üye oldukları sürece geçerli kalacaktı.
Böylece İngiltere, Bağdat paktı sayesinde, Irak’ın bir kapısından çıkıp diğerinden tekrar içeriye giriyordu.

Bağdat Paktı ve ABD

NATO, Güneydoğu Asya Paktı, Pasifik Paktı, Balkan Paktı oluşumlarına öncülük yapan ABD Bağdat paktı kendisi tarafından planlandığı halde pakta katılmamıştır. Oysa ki pakt ile ilgili bütün çalışmalarda Amerikan öncülüğü söz konusuydu. ABD’nin pakta katılmayış sebeplerinin başında, Nasır’ın ve diğer Arap ülkelerinin pakta karşı göstermiş oldukları tepki gelmektedir. ABD bu paktın amacına ulaşabilmesi ve tüm Arap ülkelerini bu Pakta katılmaya ikna etmek için imkânlarını kullanmış, değişik vaatlerle Arap ülkelerinin kapılarını çalmışsa da Ürdün, Lübnan, Yemen gibi ülkeler pakta karşı hoşnutsuzlarını saklamışlar ve Paktın dışında kalmışlardır. Ayrıca ABD, Sovyetlere karşı karşıya gelmekten de çekinmiştir. Bununla birlikte Pakistan’a yaptığı yardımlardan ötürü Hindistan’la nazik bir ilişkiye sahiptir.

ABD bahsettiğimiz nedenlerden dolayı pakta katılmadı. Belki katılsaydı İngiltere benzeri bir tepkiyle karşı karşıya kalabilirdi. ABD pakta karşı mesafeli durmaya gayret etmiştir. Ancak hemen belirtmek gerekir ki, Amerika, pakt karşısında ilgisiz kalmış da değildi. Bağdat Paktı Konseyinin 21-22 Kasım 1955’de Bağdat’ta yaptığı ilk toplantıda, Amerika, paktla ‘siyasal ve askeri temas’ kurmayı ve konseyin toplantılarında bir gözlemci bulundurmayı kabul etmiştir. Konseyin 16-19 Nisan 1956’da Tahran’da yaptığı toplantıda da Amerika, Paktın Ekonomi ve Yıkıcı Faaliyetlerle Mücadele Komitelerine katılmaya karar vermiştir. Dolayısıyla Amerika’nın pakta resmen üye olmaması, Pakt içindeki fiili statüsünde fazla değişiklik yapmamıştı. Bu durumda, Amerika’nın paktla ilişkilerini ‘mesafeli’ tutması, herhalde Arap ülkeleri için tatmin edici olamazdı. Üstelik Amerika’nın resmen üye olmaktan kaçınması, özellikle ekonomik yardım amacıyla Amerika’nın aralarında görmek isteyen paktın bölgesel üyelerini de tatminsizliğe sevk etmiştir. Ancak ABD’nin bu mesafeli tutumu pakta üye ülkeler arasında huzursuzluk kaynağı olmuştur.

Uzun vadede Bağdat Paktı ABD için başarısız bir deneyim olmuştur. Çünkü kendi politikası ve çıkarları için hazırladığı bütün planlar ve yaptığı askeri, ekonomik yardımlara rağmen dilediği sonuçları alamamıştır.

Bağdat Pakt ve SSCB

Daha öncede belirttiğimiz gibi Bağdat paktının temel amacı ‘Komünizm’ perdesi altında Sovyetler Birliğini çevreleme projesinin bir parçasını gerçekleştirmektir. Fakat bu noktada beklenenin tam aksine netice vermiştir.

Sovyetler Birliği’nin katılmasıyla Ortadoğu’da yeni bir görünüş kazandı. Bu şekilde Bağdat paktı kuruluş amaçlarını gerçekleştiremezlikle kalmayıp beklenenin tam aksi yönde sonuçlar vermiş olmaktaydı. Böylece Bağdat Paktı gerçekleştirmek istediği gayeye oranla çok zayıf temeller üzerine oturtulmuş garip bir antlaşma oluyordu.

Paktın Türkiye Açısından Sonuçları

Türkiye, dış politikasının temelini ‘Sovyet yayılmasını’ önlemek olarak belirlemiştir. Ve şimdi bu politika Ortadoğu’da uygulanıyordu. Bağdat paktı, Amerika ile Ortadoğu’da ortak çıkarlar izleyen Türk dış politikasının temel taşını oluşturuyordu.
“Türkiye, batı ile ittifakı kesinleştikten sonra, Ortadoğu’da bir paktın kurulmasını adeta bir ‘görev’ kabul etmiştir. Türkiye’nin orta doğu konusundaki bu kesin ve hatta biraz idealist tutumu, pakt karşısındaki tepkileri değerlendirişinde esnek davranma imkânını ortadan kaldırmıştır. Türkiye orta doğu paktının kurulmasındaki rolünü, mutlak yerine getirmesi gereken bir görev olarak kabul etmeseydi, pakt karşısındaki tepkiler üzerine bu projeden tamamen veya hiç olmazsa bir süre için vazgeçmesi mümkün ve doğru olurdu.

Arap Dünyası ile İlişkiler

Türkiye pakt henüz kurulma aşmasında iken Arap ülkelerinin böyle bir oluşuma çok sıcak bakacaklarını düşünüyordu. Hatta belki de Menderes hükümetinin olaya kayıtsız kalan veya olumlu bakmayan Arap ülkelerine sert tepki vermesinin nedeni de bu olabilir.

Türkiye hem Amerikan telkinleri hem de kendi pakta olan inancıyla paktın imzalanmasından önce olduğu gibi sonra da Arap ülkelerinin pakta katılımını sağlamaya çalışmıştır. Çünkü diğer Arap ülkelerinin en azından bir kısmının katılımı olmadan pakt fonksiyonunu icra edemezdi.

Paktın kuruluşundan önce ve sonra Arap ülkeleri en çok tepkiyi veren Mısır ve oluşturduğu kendi bloğu vermiştir. Bu tepkiler daha sonra ikili ilişkilerde gerginliğe yol açmıştır.

Mısır ve Suriye’nin 1955 Mart’ında Bağdat Paktı’na karşı yeni bir paktın hazırlıklarına başlamaları Türkiye’de tepkiyle karşılanmıştır. Başbakan Adnan Menderes konuyla alakalı verdiği demeçte Mısır ve Suriye’yi Pakt girişimlerinden dolayı eleştirmiştir. Ayrıca Menderes Suriye’yi Türkiye ile olan uzun sınırını unutmakla hata yaptığını ve Türkiye’nin Suriye ile iyi ilişkiler arzulamasına rağmen Suriye Hükümeti’nin Türk aleyhtarı politikasına devamı halinde, Türkiye-Suriye ilişkilerinin geleceği hakkında derin endişe duyduğunu ifade etmiştir. Daha sonra iki ülke arasında karşılıklı notalaşmalar cereyan etmiş ve Başbakan Menderes’in ifadesiyle Türkiye-Suriye ilişkileri çok ciddi bir duruma gelmiştir

Bütün bu gerginlikler çerçevesinde pakta karşı çıkan ülkeler tutumlarını sertleştirdikçe Türkiye’nin tutumu daha da sertleşmiştir.
Türkiye pakt karşısında gösterilen tepkiyi Arap dünyasındaki liderlik yarışına bağlamıştır.

Türkiye Ortadoğu ile daha iyi ilişkiler kurup hatta liderlik havasına bile girmişken Batı endeksli tek yönlü politika yüzünden entegre olmaya çalıştığı Ortadoğu’dan iyice kopmuştur.

SSCB’nin Ortadoğu’ya Girmesi

Türkiye’yi Arap ülkelerinden uzaklaştıran nedenlerden biri de hiç şüphesiz Sovyetler Birliği’nin Ortadoğu’ya girip aktif hale gelmesidir. Buna da imkân veren Bağdat Paktı’nın oluşturduğu gergin ortam olmuştur. Bu şekilde 1945’ten itibaren Türkiye’nin genelplanda ki dış politikasının Batıya doğru yön almasını etkileyen temel dış etken olan Sovyetler Birliği, Türkiye’nin Ortadoğu Politikasının şekillenmesinde de etkili olmaya başlamıştır. Evet, aslında Sovyetlere karşı kurulmuş olan bir savunma sistemi Sovyetlerin işine yarar bir hele getiriyordu.

Bağdat Paktında hep ön planda olması Türkiye’nin bu tavrı Sovyetler ile kendini karşı karşıya getirmişti.

Türkiye ise, 9 Mayıs 1954 tarihli cevap notasında Sovyet iddialarını reddetmiş çabalarının Birleşmiş Milletler prensiplerine uygun barışçıl bir nitelik taşıdığını belirtmiştir.

Paktın kuruluş sürecinde de Sovyetlerin bu suçlamaları devam etmiştir. Bağdat Paktı’nın kurulmasından sonra ilişkilerimiz Sovyet Dışişleri Bakanı’nın 16 Nisan 1955’de yayınladığı resmi açıklama da görebiliriz. Yapılan açıklamada ABD ve İngiltere suçlanıyordu. Ayrıca Ortadoğu’daki gruplaşmalar NATO’nun bir parçası olarak değerlendiriliyor ve şiddetle karşı çıkılıyordu.

Türk- Sovyet ilişkilerindeki bu gelişmeler Türkiye’nin Ortadoğu politikasına daha duyarlı davranmaya sürüklemiştir. Çünkü Mısır ve Suriye’nin Sovyetler Birliği ile işbirliğine gitmesiyle artık soğuk savaş Ortadoğu’ya sıçramış oluyordu. Bağdat Paktı’na katılmayan Arap ülkelerine karşı oldukça sert tepkiler vererek yollarını ayıran Türkiye artık Sovyetler Birliği’nin de karşı safta aktif hale gelmesiyle Arap ülkelerinden daha fazla uzaklaşıyordu.

1979 yılında dağılan Bağdat Paktı ve Cento, Orta Doğudaki bir kısım İslâm ülkeleri için 24 yıllık bir tecrübe olmuştur. İslâm Birliğinin kuruluşunda ve yaşatılmasında bu tecrübeden de yararlanılmalıdır.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
10/11/2016 - 13:45 Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
25/10/2016 - 09:38 SAİD HALİM PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
17/10/2016 - 14:42 KÂTİP ÇELEBİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
10/10/2016 - 11:58 KOÇİ BEY’İN SİYASETÇİ’YE ÖĞÜTLERİ
04/10/2016 - 12:10 LÜTFİ PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
26/09/2016 - 11:26 GELİBOLULU MUSTAFA ÂLΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
20/09/2016 - 12:00 KINALIZADE ALİ EFENDİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/09/2016 - 17:59 SULTAN MURAD HAN’IN ÖĞÜTLERİ
09/09/2016 - 12:12 İBNU HALDUN’UN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
24/07/2016 - 17:55 ŞEYH EDEBALİ’NİN OSMAN GAZİ’YE ÖĞÜTLERİ
19/07/2016 - 14:01 ŞEYH SADİ-İ ŞİRAZΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
15/07/2016 - 14:38 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-2
20/06/2016 - 10:32 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-1
12/06/2016 - 11:56 YUSUF HAS HACİB’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
06/06/2016 - 10:02 NİZAMܒL-MÜLK’ÜN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
30/05/2016 - 13:58 İMAM GAZALΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
23/05/2016 - 15:51 FARABΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
16/05/2016 - 09:07 İMAM MAVERDΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/05/2016 - 09:21 HASAN-İ BASRÎ (r.a.)’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
02/05/2016 - 09:55 İMAM EBU YUSUF’UN HARUN REŞİD’E ÖĞÜTLERİ
24/04/2016 - 16:06 TURTÛŞÎ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
18/04/2016 - 09:54 ÖMER B. ABDU’L-AZİZ’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/04/2016 - 14:43 Hz ALİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
01/04/2016 - 09:41 Hz OSMAN (r.a.)’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
21/03/2016 - 15:34 Hz ÖMER (r.a.)’in SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
14/03/2016 - 14:55 Hz EBU BEKİR (r.a.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/03/2016 - 11:14 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-39 ZULÜM
29/02/2016 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-38 ZİNA YOLUYLA KAZANÇ
22/02/2016 - 12:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-37 ZİLLET
15/02/2016 - 11:56 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-36 YETİM MALI YEMEK
08/02/2016 - 12:00 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-35 YALANCILIK
01/02/2016 - 16:52 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-34 YALAN YEMİN
25/01/2016 - 12:47 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-33 VAKIF VE DEVLET MALI YEMEK
18/01/2016 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-32 TÛL-İ EMEL
11/01/2016 - 15:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-31 İFTİHAR-TEFAHUR
28/12/2015 - 10:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-29 RÜŞVET-2
21/12/2015 - 11:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-28 RÜŞVET-1
14/12/2015 - 00:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-27 RIZIK TAKSİMİNE RAZI OLMAMAK
07/12/2015 - 10:24 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-26 RİYA
04/12/2015 - 13:09 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-25 NİFAK
23/11/2015 - 11:59 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-24 NEFRET
16/11/2015 - 03:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-23 KUMAR
09/11/2015 - 11:46 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-22 KORKAKLIK
06/11/2015 - 07:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-21 SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEK
26/10/2015 - 09:30 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-20 KATL (ADAM ÖLDÜRMEK)
20/10/2015 - 11:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-19 KALPAZANLIK
12/10/2015 - 01:17 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR - 18 İSYAN
05/10/2015 - 13:01 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-17 İSRAF
28/09/2015 - 10:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-16 İFTİRA
21/09/2015 - 10:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-15 HULF
14/09/2015 - 10:10 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-14 HUKUKA RİAYETSİZLİK
07/09/2015 - 09:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-13 HIYANET
31/08/2015 - 10:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-12 HIRSIZLIK
25/08/2015 - 12:11 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-11 HIRS
17/08/2015 - 11:02 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-10 HİLE
10/08/2015 - 11:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-9 HASED
31/07/2015 - 09:27 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
27/07/2015 - 01:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
24/07/2015 - 03:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-7 GEVŞEKLİK
13/07/2015 - 12:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-6 GASP
06/07/2015 - 12:50 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-5 GAFLET
29/06/2015 - 11:29 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-4 GADR
22/06/2015 - 11:22 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-3 FAİZCİLİK
15/06/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-2 ALDATMA (GABN)
09/06/2015 - 12:38 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-1 ADAVET
01/06/2015 - 08:07 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-30 ZİYAFET
25/05/2015 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-29 YÜSR (TEYSİR)
18/05/2015 - 12:22 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-28 VADİNDE DURMAK
11/05/2015 - 11:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-27 ÜLFET (İyi Geçinmek)
04/05/2015 - 12:49 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-26 TEVEKKÜL
27/04/2015 - 10:53 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-25 TEDBİR
20/04/2015 - 12:06 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-24 TEAVÜN (Yardımlaşma)
13/04/2015 - 11:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-23 ŞÜKÜR
09/04/2015 - 12:19 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-22 SEBAT
30/03/2015 - 11:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-21 SADAKA
23/03/2015 - 02:17 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-20 SABIR
16/03/2015 - 09:10 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-19 MUHASEBE
9/03/2015 - 00:05 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-18 KESB
03/03/2015 - 13:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-17 KANAAT
16/02/2015 - 09:58 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İTİMAT
09/02/2015 - 10:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İSTİŞARE
03/02/2015 - 10:45 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-14 İNFAK
26/01/2015 - 13:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-13 İKTİSAD
22/01/2015 - 10:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-12 İHTİYAT
12/01/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-11 İHSAN
05/01/2015 - 00:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-10 HAMD
29/12/2014 - 11:31 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-9 GAYRET
22/12/2014 - 11:55 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-8 FÜTÜVVET
15/12/2014 - 02:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-7 FİRASET
08/12/2014 - 11:44 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-6 EMANET
01/12/2014 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-5 DOĞRULUK (SIDK)
23/11/2014 - 23:47 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-4 CÖMERTLİK
17/11/2014 - 01:02 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-3 CESARET
10/11/2014 - 11:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-2 BASİRET
03/11/2014 - 01:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-1 ADALET
23/10/2014 - 10:54 Hz HÜSEYİN (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
16/10/2014 - 12:52 Hz ALİ (R.A.)’NİN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
08/10/2014 - 10:39 Hz OSMAN (R.A.)’IN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
29/09/2014 - 09:53 Hz ÖMER (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
21/09/2014 - 00:32 HZ. EBU BEKİR (R.A.)’in SİYASÎ KİŞİLİĞİ
15/09/2014 - 12:29 Hz PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-2
08/09/2014 - 01:49 HZ. PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-1
01/09/2014 - 12:17 İSLÂM’DA SİYASET-6
23/08/2014 - 13:00 İSLÂM’DA SİYASET-5
04/08/2014 - 09:28 İSLÂM’DA SİYASET-4
30/07/2014 - 11:13 İSLÂM’DA SİYASET-3
21/07/2014 - 10:28 İSLÂM’DA SİYASET-2
14/07/2014 - 10:52 İSLÂM’DA SİYASET-1
07/07/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-4
30/06/2014 - 09:57 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-3
23/06/2014 - 09:13 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-2
16/06/2014 - 11:29 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-1
09/06/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-4
02/06/2014 - 02:19 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-3
26/05/2014 - 09:07 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-2
19/05/2014 - 11:58 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ
12/05/2014 - 10:44 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI NASIL KURULACAK?
05/05/2014 - 12:20 İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLÂTI(ESKİ İKÖ)
28/04/2014 - 00:54 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-8 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-3
21/04/2014 - 12:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-7 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-2
14/04/2014 - 09:49 BÜGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-6 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-1
07/04/2014 - 10:48 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-5 GERİ KALMIŞLIK
31/03/2014 - 11:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-4 NÜFUS ARTIŞI
24/03/2014 - 11:18 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-3 EKONOMİK SORUNLAR
17/03/2014 - 11:52 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-2
10/03/2014 - 10:30 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-1
03/03/2014 - 08:22 ULUSLARARASI BİRLİKLER-10 GÜNEYDOĞU ASYA ÜLKELERİ BİRLİĞİ (ASEAN)
24/02/2014 - 09:42 ULUSLARARASI BİRLİKLER-9 VARŞOVA PAKTI
17/02/2014 - 09:31 ULUSLARARASI BİRLİKLER-8 SSCB ve AVRASYA BİRLİĞİ
10/02/2014 - 07:38 ULUSLARARASI BİRLİKLER-7 D-8 GELİŞEN 8 ÜLKE
02/02/2014 - 19:28 ULUSLARARASI BİRLİKLER-6 CENTO ve BAĞDAT PAKTI
27/01/2014 - 07:58 ULUSLARARASI BİRLİKLER-5 AFRİKA BİRLİĞİ
23/01/2014 - 00:17 ULUSLARARASI BİRLİKLER-4 ARAP BİRLİĞİ
13/01/2014 - 07:25 ULUSLARARASI BİRLİKLER-3 NATO
07/01/2014 - 07:09 ULUSLARARASI BİRLİKLER-2 AVRUPA BİRLİĞİ (AB)
30/12/2013 - 07:19 ULUSLARARASI BİRLİKLER-1 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM)
23/12/2013 - 08:08 İSLÂM BİRLİĞİ ve ULUSLAR ARASI BİRLİKLER
16/12/2013 - 08:48 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-7 AŞIRI MİLLİYETÇİLİK
10/12/2013 - 09:56 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-6 FAŞİZM VE IRKÇILIK
02/12/2013 - 08:07 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-5 KOMÜNİZM
25/11/2013 - 09:12 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-4 BATI EMPERYALİZMİ
22/11/2013 - 10:05 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-3 SİYONİZM-3
20/11/2013 - 11:53 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN FAKTÖRLER-2 SİYONİZM-2
04/11/2013 - 10:10 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-1 SİYONİZM-1
28/10/2013 - 07:11 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER
20/10/2013 - 18:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-28 KUDÜS KONGRESİ (1931)
15/10/2013 - 20:29 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-27 NECMETTİN ERBAKAN ve D-8
07/10/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-26 BEDİUZZAMAN SAİD NURSÎ
30/09/2013 - 06:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-25 ABDURREŞİD İBRAHİM
23/09/2013 - 06:31 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-24 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-2
16/09/2013 - 06:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-23 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-1
10/09/2013 - 06:55 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-2
02/09/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-1
25/08/2013 - 22:57 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-20 KANUNî SULTAN SÜLEYMAN
20/08/2013 - 06:06 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-19 İDRİS-İ BİTLİSÎ
12/08/2013 - 07:09 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-18 YAVUZ SULTAN SELİM
05/08/2013 - 06:38 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-17 FATİH SULTAN MEHMED
29/07/2013 - 06:24 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-16 OSMAN GAZİ
22/07/2013 - 00:21 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-15 OSMANLILAR DÖNEMİ
15/07/2013 - 08:07 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-14 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-2
08/07/2013 - 10:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-13 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-1
01/07/2013 - 09:32 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-12 SELAHADDİN EYYUBÎ
24/06/2013 - 09:28 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-11 ABBASİLER DÖNEMİ-2
17/06/2013 - 09:35 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-10 ABBASİLER DÖNEMİ-1
10/06/2013 - 09:27 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-9 EMEVİLER DÖNEMİ-2
03/06/2013 - 10:04 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-8 EMEVİLER DÖNEMİ-1
29/05/2013 - 07:11 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-7 Hz ALİ (r.a.) DÖNEMİ
26/05/2013 - 09:37 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-6 Hz OSMAN (r.a.) DÖNEMİ
13/05/2013 - 10:30 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-5 Hz ÖMER (r.a.) DÖNEMİ
06/05/2013 - 11:41 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-4 Hz EBU BEKİR DÖNEMİ
29/04/2013 - 09:25 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-3 MEDİNE DÖNEMİ
22/04/2013 - 02:26 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-2 HİCRET
15/04/2013 - 07:02 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-1 MEKKE DÖNEMİ
08/04/2013 - 08:00 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-16 NEFSE UYMAK
01/04/2013 - 09:29 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-15 HAYATI DEĞERLİ GÖRMEK
25/03/2013 - 10:40 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-14 HEVA’YA UYMAK
18/03/2013 - 10:17 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-13 GEVŞEKLİK
11/03/2013 - 09:58 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-12 TÛL-İ EMEL
04/03/2013 - 14:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-11 TEMBELLİK
25/02/2013 - 10:03 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-10 CEHALET
18/02/2013 - 09:16 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-9 KORKAKLIK
11/02/2013 - 00:51 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-7 ZİLLET
04/02/2013 - 09:36 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-8 İHANET (Hıyanet)
28/01/2013 - 09:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-6 REHAVET
21/01/2013 - 01:08 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-5 GAFLET
14/01/2013 - 08:01 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-4 YEİS
06/01/2013 - 02:49 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-3 Adavet
30/12/2012 - 02:14 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-2 Başkanlık Sevgisi
24/12/2012 - 00:26 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR 1 TEFRİKA
17/12/2012 - 08:10 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 14 Bey'at (Biat)
11/12/2012 - 07:17 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 13 Hamiyyet
03/12/2012 - 08:09 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 12 Müsalemet
26/11/2012 - 08:32 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 11 Muavenet
19/11/2012 - 00:38 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 10
12/11/2012 - 08:05 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 9 Cesaret
05/11/2012 - 08:21 İslâm Birliğinin Temel Esasları-8 Sadakat
30/10/2012 - 00:05 İslâm BirliğininTemel Esasları-7 Uhuvvet
21/10/2012 - 11:08 İslâm Birliğinin Temel Esasları 6 - Ümmet Bilinci
15/10/2012 - 08:23 İslâm Birliğinin Temel Esasları-5 Adalet
08/10/2012 - 10:50 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Hürriyet
01/10/2012 - 09:51 İslam Birliğinin Temel Esasları - 3 Şûra
24/09/2012 - 00:53 İslam Birliğinin Temel Esasları 2 - İttihad
22/09/2012 - 01:22 İslâm Birliğinin Temel Esasları 1 - İtikad
16/09/2012 - 23:48 İslam Birliğinin Hedefleri 7 - Sömürünün Ortadan Kaldırılması
08/09/2012 - 01:14 İslâm Birliğinin Hedefleri 6 - İslâm Medeniyetinin Yeniden Kurulması
03/09/2012 - 12:50 İslam Birliğinin Hedefleri 5
27/08/2012 - 15:07 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Ekonomik Güçlenme
23/08/2012 - 12:31 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-3 (Manevî Kalkınmanın Gerçekleştirilmesi)
13/08/2012 - 10:19 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-2 Maddî Kalkınma ve Refahın Yaygınlaştırılması
06/08/2012 - 12:26 İslam Birliği'nin Hedefleri 1 Temel Hak ve Özgürlüklerin Sağlanması
30/07/2012 - 10:32 İslam Birliğinin İtikadi Ve Siyasi Temelleri
23/07/2012 - 13:59 İSLÂM BİRLİĞİNİN FAZİLETİ
18/07/2012 - 14:41 Dünya İslam Birliğine Muhtaçtır
09/07/2012 - 16:27 İslam Birlği İzzet kazandırır
02/07/2012 - 09:45 İslam Birliği'nin Amacı
25/06/2012 - 12:19 İSLÂM BİRLİĞİ HER MÜSLÜMAN’IN GÖREVİDİR
18/06/2012 - 09:18 İslam Birliğinin Hükmü
11/06/2012 - 10:51 İslam Birliği Yüce Bir İdealdir
04/06/2012 - 14:04 İslam Birliği Nedir?
29/05/2012 - 11:56 İslam Birliği İnanç Birliğidir
21/05/2012 - 12:58 Selamı Yayınız
14/05/2012 - 12:31 İslam Birliği Acil Bir İhtiyaçtır
 
Akif Emre'ye son vazife
AK Parti Grup Başkanı Binali Yıldırım oldu
Gelecek Milli Görüş’ün
Bölgeye dışarıdan müdahale olduğu müddetçe kan durmaz
Oyun kurucularla bu oyun bozulmaz
Fetihler Milli Görüş’le olur
Hak üstün tutulmadan Bir ülkede huzur olmaz
Karamollaoğlu: Ülkemiz yeniden dizayn edilmek isteniyor
Kemal Kılıçdaroğlu yarın Saadet Partisi'ni ziyaret edecek
EN ÇOK
Yazarlar
Hayati OTYAKMAZ
RAMAZAN-I ŞERİF AYINA HAZIR MIYIZ?
Atilla MEHDİGİL
İman açısından dört sınıf insan
Feyzullah AYDOĞAN
DEVLET AKLI
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Ekrem ŞAMA
Ne umduk, ne bulduk?
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
Mustafa KAYA
Arap-İslam-Amerikan Zirvesi (!)
İshak BEYAZAY
Onun bir bildiği var!
Mustafa İŞCAN
SGK personeli uzmanlık istiyor
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Ramazan Notları
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Ali Haydar HAKSAL
Emperyalizm Güdümlü İslâm NATO’su!
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Manchester Saldırısı” Ya da İngiltere’nin Ortadoğu’ya “Derin Dönüşü”...
Zeki CEYHAN
Sanırsınız!
Mevlüt ÖZCAN
Ramazan ayı geldi, elhamdülillah
Mahmut TOPTAŞ
Bizden dört dörtlük kâfir çıkmaz
Prof.Dr.Ata ATUN
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Prof. Dr. Burhanettin Can
Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Türkiye’nin solcuları
Mustafa YILDIRIM
Çocuklar anne babanın aynasıdır
Burak KILLIOĞLU
Ezberle olmaz
Şakir TARIM
Anadolu’nun milli kimliği ve Diyarbakır
İsmail KILLIOĞLU
Evin içi
İbrahim VELİ
Derin muhalefet
Abdülkadir ÖZKAN
YPG’ye 100 TIR silah ve barışa tam destek!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz