4 Şaban 1438 | 30 Nisan 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
AB MACERASI-GÖNÜLLÜ ESARET-4
16/12/2013 - 15:47
Mustafa GEÇER
"Doğu, Batı ile sadece komşu değil, aynı zamanda
Batı’nın en geniş ve en zengin sömürgesidir…
(diğer taraftan Doğu, Batı’nın) dil ve uygarlıkların
kaynağı, kültürel rakibi, kendinden başkasının
yani “ötekinin”en güçlü simgesidir…"
1-Batı, Türkiye’ye ve Doğu’ya nasıl bakıyor, “Doğu”  hakkında oluşturduğu algı nedir?                                                                              
 
Son dört yüz yıllık zaman diliminde, Batı’nın doğa bilimlerinde inkişaf etmesi, teknoloji üretmesi ve bunu kullanarak sanayileşmesine karşılık sosyal, siyasi, hukuki ve manevi alanda kendisini merkeze alan, diğer toplumları aşağı gören yaklaşım ve uygulamaları ile dünyanın geri kalan %90’lık kısmına “huzur” dan çok huzursuzluk vermiştir. Ürettiği birtakım fikri akımlarla da desteklediği teknolojik gücünü dünyayı sömürmek ve emperyalist amaçlarla insafsızca ve zalimce kullanmıştır.                        
XVIII. ve XX. YY.’ da kendileri dışındaki insanlara hayat hakkı tanımayan tutumu ile haklılığı, adaleti, insanlığa sunduğu fayda ve refah, biriktirdiği serveti, sömürgecilik ve işgalleri, tartışılır ve kabul görmez hale gelmiştir. Halen bütün gücü ve ikiyüzlülüğü ile sömürü ve çıkarları için insanlığa karşı her türlü taarruzlarını sürdürmektedir.                                                                                                                                                      
Dünya, Batı’nın emperyalist taarruz, işgal, sömürü ve oyunlarından kurtarılmalıdır. Günümüzün ehli-insaf tüm düşünürleri, siyasileri, hukukçuları, din âlimleri, yöneticileri, bilim adamlarının yanı sıra birçok Batılı düşünce adamları dahi bu konuda hemfikirdir.                                                                                                                            
"Ülkemizin ve Batı dışındaki diğer ülkelerin bugünkü sorunları, Osmanlı için “Doğu Sorunu” veya “Şark Meselesi” olarak adlandırdıkları XV. YY’ dan bu yana dünya siyasetinde  temel bir olgu olan ve  devam eden emperyalizm ve onun uygulamaları ile doğrudan ilişkilidir.                                                                                            
Günümüzde değişik içerik ve tarzda uygulanmaya devam edilen emperyalizm, ortaya çıkış ve tarihsel süreç itibariyle, Kıta Avrupa’ sının somut ve soyut değerlerinin, geliştirdiği fikir ve politik projelerin stratejilerin bir ürünü ve savunucusudur. Emperyalizm özünde, Hristiyanlık, Avrupa ırkçılığı dayanışması ve ideolojilerin genlerini taşımaktadır.  Avrupa Kulübü’nün yayılmacı ve sömürgeci arzularını içeren ilkeler ve hedefler sistematiğidir. 1789 ihtilali ile adeta kutsallaştırılarak kurumsal laştırılmış, hatta bir takım kuramlarla (teorilerle) bilimsel(!) temellere oturtulmuş, 1815 Viyana kongresi ile siyasal bir ortaklık haline getirilmiştir.” (Y.Sarınay-T.Sünbül)  Burjuvazinin siyasal sistemler üzerinde belirleyici olmaya başladığı XV.yy da ortaya çıkan emperyalizm, amaçlarına ulaşmak için çoğunlukla  milliyetçiliği (ırkçılık boyutunda) temel bir araç olarak kullanmıştır.(Hugh Seton Vatson-Nations and States 1977)”  Emperyalizme eklemlenen  Siyonizm de günümüzde emperyalist  emel ve uygulamaların itici gücü halini gelmiştir… “1870 sonrası dönem, emperyalizm çağı  olarak adlandırıldı. (Oral Sander 1995)” Milliyetçilik Avrupa’da bütünleştirme, sömürgelerde ve sömürge adayı ülkelerde “ayrıştırıcı-parçalayıcı” olarak kullanılmıştır. “Toplumları emperyalist amaçlar doğrultusunda harekete geçirme ve kanalize etme çabaları, XIX.YY’.da sömürgeci arzuları tatmin edebilecek kaynaklara sahip olan Doğu’ya yönelmiştir. Bu emperyalist yönelim “Oryantalizm” ile bilimselleştirilmiştir. Sömürgeleştirilecek Doğu’nun, Batılı emperyalistlerce öğrenilmesi  ve politikaların belirlenmesi  ihtiyacı sonucu Oryantalizm, Avrupa’daki sömürgecilikle eş zamanlı olarak doğmuştur.”(Jale Parla)  “Batılı birçok şarkiyatçıların (Oryantalist)  “doğu merakı” olarak masum görünen gerekçelerle açıklamaya çalıştıkları Oryantalizm, zamanla emperyalizmin ( öncü keşif kolu), temel bir kurumu haline gelmiştir. Oryantalizm, Avrupa’nın Doğu’yu tanımlama (kategorikleştirme) çabasıdır.  Doğu, Batı ile sadece komşu değil, aynı zamanda Batı’nın en geniş ve en zengin sömürgesidir… (diğer taraftan Doğu, Batı’nın) dil ve uygarlıkların kaynağı, kültürel rakibi, kendinden başkasının yani “ötekinin”en güçlü simgesidir…  Oryantalizm, Doğu’yu Batı’nın kültürel kurumları, kurumların ortaya çıkardığı sözcükler, imgeler ve doktrinler ile dolu bir söylem (retorik) yoluyla algılamaktadır. Bu söylemi oluşturan ve kullanan Avrupa, bu söylem aracılığıyla, Doğu hakkında gözlemler yaparak, Doğu’ya ilişkin yargılar doğurarak, Doğu’yu (kendine göre)tarif ederek, Doğu’ da yerleşerek, kağıt üzerinde sanal bir otorite kurmuştur… Oryantalizmden söz etmek XVI.YY’ dan başlayarak, İngiliz ve Fransız emperyalizminden söz etmekle birdir.” (Edward SAİD-988)  Oryantalizm ile Doğu hakkında maksatlı üretilen bilgi; Batı’da vicdani bir değerlendirmeye konu olmamıştır. Kendini var eden sömürgecilik nedeniyle, az da olsa var olan objektif yargı ve bakış açılarını da yıkmıştır.   Doğu sömürge olduğu için zaten kurulmuş olan “efendi-kölelik”  ilişkisi, Doğu’ya ilişkin üretilen bilgiler doğrultusunda pekiştirilmiştir. XIX.YY.’da  Oryantalizm, temsil ettiği güçlerin hedefi olan siyasal ve sosyolojik coğrafya ile örtüşmüş ve Hristiyanlığın “Kurtarıcılık”(!) misyonu ile birleşmiştir. Böylece sömürgecilik,  “Avrupa’nın geri kalmış Doğu’yu kurtarmasının görevi olduğu, bunun için de Doğuyu egemenliği altına alması gerekliliğine dayandırılmıştır. .                                                                                                                                                            
Oryantalizmin öncülerinden Alphanso de Martin’e göre;  “…Doğu… batıl inançlar ülkesidir… buradaki insanlar… daha ilkel, daha ham bir ırktır…Batı dev adımlarla ilerlemektedir. Ancak ortaçağ karanlığının birbirinden ayırdığı din ile akıl, gerçeğin aydınlığın ve sevginin bağrında kucaklaşınca, Tanrının ilahi soluğu tekrar dünyaya ruh verecek, erdem, uygarlık ve daha harikaları yaratacaktır.”   Avrupa… yerini aldığı Roma İmparatorluğunu farklı bir fetih ruhuyla yeni baştan kuracaktır… Bir zamanlar küçük Asya’nın (Anadolu)bütün kıyılarına yayılan Roma dünyası yeniden canlandırılacaktır. Bu evrensel İmparatorluğu, silah zoruyla ,şan, şöhret hırsıyla değil,  doğal üstünlüğü,  cömertliği ve insan sevgisi ile yeniden yaratacaktır! Modern  Avrupa, eski Roma’dır. Özelliği çalışkanlık ve uygarlıktır. Bu Roma’nın  sahip olduğundan da yüce bir özelliktir. Baylar Avrupa kendisini iyi değerlendirsin ve Asya ve Afrika’yı Kolonileştirsin, bu terkedilmiş kıyılara, çalışkanlığının ürünleri, soylu tutkuları ve ilerici dini ile yayılsın.”   Düşüncesi ile Avrupalı ideolojisine tercüman olmuştur.                                                                                                                                                                                                  
Adını eski Yunan tanrısı Zeus’un gayrimeşru kızı Europe’dan aldığı ileri sürülen, Finike dilinde “Karanlık Yerler” veya ”Gün Batımı” anlamına geldiği de söylenen Avrupa’nın, XVII. YY.’ da kendisine bir kimlik arama çabası ile kökenlerini, Anadoluda Ege kıyısındaki eski İyonya’ya  izafeten, ”kutsal mükemmeliyeti yakalamış ve insanlık evrensel değerlerinin kendisi” olarak iddia ettikleri  ilk Çağ Pagan Yunanistan’ı ve Roma ile ilişkilendirmesi, dünyaya yeni bir şekil verme ulvi (!) görevi ve kutsal Roma’nın yeniden ihyası anlayış ve ideolojisinin temelini oluşturmuştur. Bu kimlik propagandası  ve kabulü,   Avrupa  kamuoyunda  Yunan (Helen, Grek) hayranlığı meydana getirmiştir. Avrupalılara “Avrupa ruhunun kendi bilincine Yunanistan’la vardığı”(Grousset) yalanı işlenerek, “köklerinin eski Yunan medeniyetinden geldiği”  saplantı ve inanç haline getirilmiştir.                                                                                                                                                                                  
2011 Yılı AB’nin Türkiye ilerleme raporunda, Türkiye’nin başarısızlığının temel sebebi olarak, uluslararası insan kaçakçılığının önlenmesinde yetersiz kalması gösterilmiştir.  Batı Avrupa ülkeleri, geçmişlerini eski Yunan ve Roma ile ilişkilendirerek oluşturduğu kimliği ile kendilerini tam tekâmül etmiş evrimini (!) tamamlamış toplumlar olarak, diğer toplumları, gelişmesini tamamlamamış, yarı hayvan ara formlar olarak görmektedir. “Uluslararası İnsan Kaçakçılığının Önlenmesi Anlaşması” nı da bunun için akdedip, Türkiye’ye de kabul ettirmişlerdir.  Gelişmemiş insan topluluklarından Avrupa’ya göçün önlenmesi gerektiğine inanırlar. Eğer göç durdurulmaz ise, gelişmemiş insan topluluklarından Avrupa’ya gelecek göçmenler bir şekilde, Avrupalılarla evlilik ilişkisine de girecek, Avrupa toplumunun genetiğini bozacaktır. AB’nin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının serbest dolaşımı konusunda ayak diremesi ve zorlanmasının da temel gerekçesi bu genetik meselesidir. Onlara göre bu durum kabul edilemez, çünkü Avrupa toplumu saf ve gelişmiş, üstün bir ırktır. Dünyayı medenileştirmek  gibi  ulvi (!) bir görevi vardır. Eğer genetiği bozulur ve melezleşirse insanlık kaybeder. Bunun için Avrupa’ya diğer gelişmemiş kabul ettikleri, barbar toplumlardan insan göçü durdurulmalıdır. İşte Avrupalı kendi dışındaki toplumlara böyle bakar. Onun “insan” dediği kendileridir, ”İnsan hakları” dediği kendisi için tanıdığı haklardır. Bu yanlış düşünce ve paranoyadan Avrupa toplumunun kurtarılması gerekir ki, sömürerek açlıktan ölümüne neden oldukları ,akbabalara yem olan, Afrika’daki  milyonlarca mazlum insan ve çocuklar da kurtulsun.                                                                                                                                                                        
Burada şunu da zikretmek gerekir. Avrupa bir zamanlar dünyadan habersiz, dünyayı kendi köyünden ibaret sanırken  ve karanlıklar içinde yüzerken, bugün hor görüp aşağılamaya çalıştıkları toplumlar, Batılının kendisinin doğusunda kaldığı için “Doğu” dediği coğrafyalarda dünyaya yön veren, inkarı ve göz ardı edilmesi mümkün olmayan, insanları yaratılmışların en şereflisi sayan yüksek uygarlıklar kurmuşlardır. Bu uygarlıkların birçoğunun başında da peygamberler bulunmuştur. Avrupa toplumu, bugünkü maddi medeniyetini, Doğudan topladığı fikir ve çaldığı, zorla aldığı, sömürdüğü maddi varlıklar üzerine inşaa ederek geliştirmiştir.  İlerleyen tarihlerde, tüm engelleme ve sömürüye rağmen bütün ülkeler sanayileşmesini ve maddi kalkınmasını tamamlayacaktır. Avrupa’yı aşan, emperyalist amaçlar taşımayan daha yüce manevi, maddi ve insani değerlere sahip uygarlıklar kuracaktır. Kurmaya başlamıştır bile.   Artık dünyanın merkezi olarak inandırıldığının aksine, dün olduğu gibi bugün de dünyanın merkezi Batı değildir. Medeniyet sadece teknoloji, maddi zenginlik değil, bu unsurlar sadece daha rahat yaşamak için birer araçtır.  İnsanlık, onların zannettiği ve inandığı gibi Batının hiçbir şeyine muhtaç değildir, bilakis Avrupa diğer toplumlara muhtaçtır.                                                                                                                                                                                                                                
                             TAZİYE                                                                                                                                                          
“ İnna Lillah ve İnna İleyhi Raciun”                                                                                                                     
Bangladeş Cemaat-i İslami liderlerinden Abdülkadir Molla, asılarak şehit edildi.                                                                                  
Doğu Pakistan’ı ayırma hareketinin başında olup, Hindistan’ın desteği  ile başlattığı hareketle, milyonlarca  insanın  ölümü pahasına Pakistan’ı bölerek 22.12.1971’de Bangladeş Halk Cumhuriyeti’ni kuran Mucib-ür Rahman’ın kızı Şeyh Hasina Wecid tarafından, küresel müstekbirlerin arzuları doğrultusunda, 1973’ de görevi biten mahkeme  tekrar kurulup, 42 yıl önceki iç savaşta olmuş bir olay bahane edilerek verilen siyasi bir kararla, “hukukun üstünlüğü ve bağımsız yargı” yı ilke edinmiş(!)  dünyanın gözü önünde Cemaat-i İslami liderlerinden Abdülkadir Molla,12.12.13 tarihinde idam  edildi. Bu olayın yakın sebebi, Bangladeş boyutunda siyasi intikam amacı taşıdığı düşünülse de,  “Madem ortada bir savaş suçu vardı, neden 42 yıl beklendi ?”  sorusunu izahta yetersiz kalmaktadır. Esas arka planı muhtemeldir ki, ikiyüzlü küresel  oyun kurucuların, ”insan hakları, demokrasi, özgürlük, adalet, hukuk” gibi herkesin peşinden koştuğu değerlerin arkasına sığınarak, küresel çıkarları için mazlumlara karşı, özellikle uyanan Müslümanlara karşı başlattıkları açık ve  örtülü haçlı savaşlarının bir sonucu olarak ortaya çıkan cinayetlerden sadece biridir. Hasina iktidarının yaptığı bu tarihi hata, ülkenin geleceğine ve huzuruna hizmet etmeyecek, aksine korkulur ki, birkaç  kişinin katlinden öte Bangladeş’te iç barışı bozacaktır.  Sosyal bir deprem etkisi doğurarak  ülkede birlikte yaşama iradesine büyük darbe vuracaktır. Bangladeş halkının arasına nifak tohumları ekerek kamplaştırıp kardeş kavgası ve katliamlara sebep olarak parçalanıp bölünmesine, Hindistan’a yem olmasına zemin hazırlayacaktır.  Allah (CC) Bangladeş halkını bu tuzak ve musibetlerden muhafaza etsin. Merhum Abdülkadir Molla’ya Allah (CC) rahmet eylesin, şehitler kervanına ilhak etsin (Amin). Günü gelecek herkes fani dünyadan gerçek dünyaya göçecektir. Katiller de ölecektir ama onlar şerefli bir ölümle değil, zelil ve iflas içinde ölecek ve ebedi cehennemi boylayacaktır. Şehitler ölmez, onların göçü ne şerefli bir göçtür, insanın fani ömrünün Allah yolunda fedasıdır. Şehitler, Allah’dan (CC) başka hiçbir güce kul olmama uğruna verdikleri mücadelede hayatlarını verme şerefine ermiş kişilerdir.  Onlar kıyamete kadar aynı yolda yürüme şerefine nail olmuş ve olacak insanlara işaret taşları olarak, imanlı kalplerde yaşayacak, rahmetle anılacaktır. Müslümanların uyanışına, kardeşlik şuurunun gelişmesine ve aralarında barışa vesile olması duası ile Bangladeş’in şerefli Müslümanları Cemaat-i İslami mensuplarının ve İslam ümmetinin başı sağ olsun.
YORUMLAR
haydar 17-12-2013, 14:37:37
hak gelecek batıl zail olacak inşallah
 
şeyma fırat 18-12-2013, 15:14:54
Bangladeş ne çabuk unutuldu. Türkiye'nin acı gündemi
 
Mustafa Apaydın 20-12-2013, 14:40:00
Batı, batı, batı bıktık şu batıdan artık.
Sağolun Mustafa bey güzel özetlemişsiniz.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
14/02/2017 - 14:47 TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
23/12/2016 - 12:03 ÜLKEMİZİN ÜYE YAPILDIĞI BÖLGESEL VE ULUSLARARASI KURULUŞLARLA İLİŞKİLERİ…
14/11/2016 - 13:59 KASABINA AŞIK KOYUN
24/10/2016 - 15:41 MUSUL HAREKÂTININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
11/10/2016 - 18:11 KANDİL’E YAĞI KİM KOYUYOR ?
29/09/2016 - 11:37 EĞİTİM VE TERSİNE DEVŞİRME
05/09/2016 - 17:52 III.BİNYIL HAÇLI SAAVAŞLARI
15/08/2016 - 10:31 BAŞIMIZA GELENLER
03/08/2016 - 15:56 15 TEMMUZ DARBE SONRASI
19/07/2016 - 16:50 15 TEMMUZ 2016 DARBE TEŞEBBÜSÜ
04/07/2016 - 13:04 İLERİ GİDİŞ Mİ GERİ DÖNÜŞ MÜ?
11/06/2016 - 10:43 DOST ZANNEDİLENLERDEN YENEN KAZIKLAR !
27/05/2016 - 18:00 IŞİD’İN SON KULLANMA TARİHİ BİTTİ Mİ?
16/05/2016 - 16:29 LAİKLİK NE İŞE YARAR? -II-
10/05/2016 - 10:50 LAİKLİK NEDİR NE İŞE YARAR ? -I-
25/04/2016 - 21:04 BATI DUYARLILIĞI
08/04/2016 - 09:30 NEREYE GİDİYORUZ ?
29/03/2016 - 11:10 KONSOLOS EFENDİLERİN ADALET HASSASİYETİ
14/03/2016 - 17:31 NESLİMİZ PAGANİZM TEHDİDİ ALTINDA
26/02/2016 - 11:29 TRİBÜNDE SEYİRCİ OLMAK
16/02/2016 - 16:39 ANAYASA TARTIŞMASI -2
02/02/2016 - 19:30 ANAYASA TARTIŞMASI -1
15/01/2016 - 23:09 TÜRKİYE’DE TERÖRÜN KAYNAĞI
05/01/2016 - 11:39 MUSUL SORUNU
30/12/2015 - 14:19 KANAL İSTANBUL RANTI
21/12/2015 - 15:11 AKP İKTİDARLARI’NIN İSRAİL İLİŞKİLERİ
14/12/2015 - 10:12 IRAK BİZE IRAK DEĞİL
02/12/2015 - 12:17 BÖLGEMİZDE SON GELİŞMELER
23/11/2015 - 10:56 RUSYA’NIN IŞİD HEVESİ
14/11/2015 - 10:28 SİLAHLAR MÜSLÜMANLAR ÜZERİNDE DENENİYOR
27/10/2015 - 17:06 DEVLET EL DEĞİŞTİRİYOR...
18/10/2015 - 17:00 KAMPLAŞMA KİMLERİN İŞİNE YARAR ?
04/10/2015 - 20:15 TERÖRE KARŞI KÜRESEL İŞBİRLİĞİ
21/09/2015 - 12:44 YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE
10/09/2015 - 12:37 YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE
31/08/2015 - 18:25 ÇÖZÜM SÜRECİ OYALANMASI VE ÇÖZÜM
21/08/2015 - 11:55 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE TERÖR
08/08/2015 - 13:22 CHP VE TERÖR
13/07/2015 - 03:55 İSLAM COĞRAFYASI VE TÜRKİYE'DE KİMLİK İNŞAASI
05/07/2015 - 22:43 BÖLGEDE SUÇLU TÜRKİYE Mİ?
29/06/2015 - 00:49 HİÇ BİRİ TEMİZLİKTEN SÖZ EDEMEZ!
23/06/2015 - 11:20 HAÇLI SAVAŞLARI SÜRÜYOR…
15/06/2015 - 11:27 UFUKTA ERKEN SEÇİM VAR
09/06/2015 - 10:05 7 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİ
01/06/2015 - 13:05 EY MİLLET UYAN-2
25/05/2015 - 14:01 EY MİLLET UYAN, İYİ YÖNETİLMİYORUZ-1
12/05/2015 - 14:49 7 HAZİRANDA YİNE SEÇİM VAR
05/05/2015 - 11:56 TARİHE GEÇMİŞ KATLİAM VE SOYKIRIMLAR -2 (Kızılderili Soykırımı)
30/04/2015 - 10:41 Tarihe Geçmiş Katliam Ve Soykırımlar (Endülüs Soykırımı)
15/04/2015 - 11:29 DÜNYADA SOYKIRIM MUCİTLERİ
07/04/2015 - 15:29 FAİL, ÜST AKIL İSE SİZ NE AKILSINIZ?
01/04/2015 - 12:57 BU NE REZİLLİK, NE KEPAZELİK, NE MÜTTEHEMLİK?
25/03/2015 - 14:54 TEPEDE YETKİ KAVGASI MI?
12/03/2015 - 11:20 EKONOMİ CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİRŞEY YOK
04/03/2015 - 10:55 ERBAKAN'I ANLAMAK...
24/02/2015 - 11:15 BU CADDE ÇIKMAZ SOKAK!
10/02/2015 - 09:50 TÜRKİYE HANGİ ZEMİN ÜZERİNDE YÜKSELECEK?
02/02/2015 - 16:21 YÖNETMEK YA DA YÖNETİLMEK
27/01/2015 - 11:02 İSLAM ÜLKELERİ BARIŞ GÜCÜ ACİLEN KURULMALIDIR
20/01/2015 - 15:40 BLACKWATER TERÖR ÖRGÜTÜ
13/01/2015 - 18:21 TERÖR KİMİN İŞİNE YARAR ?
07/01/2015 - 11:37 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VII
01/01/2015 - 12:08 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VI
22/12/2014 - 21:25 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-V
16/12/2014 - 10:27 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-IV
09/12/2014 - 17:15 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-III
02/12/2014 - 11:45 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-II
25/11/2014 - 11:43 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-1
13/11/2014 - 16:13 YENİ DÜNYA DÜZENİ VE MESCİD-İ AKSA
04/11/2014 - 13:20 KAMU DÜZENİ
28/10/2014 - 14:50 KULLUK SÖZLEŞMESİ
16/10/2014 - 11:30 KAMU MALLARININ SATIŞI
07/10/2014 - 23:45 KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN!
29/09/2014 - 16:45 IŞİD SAVAŞI VE TÜRKİYE’NİN DURUŞU
21/09/2014 - 23:48 IŞİD ÜZERİNDEN TÜRKİYE'NİN BAŞINA ÇORAP ÖRÜLMEK İSTENİYOR
09/09/2014 - 09:30 BÜTÜN BUNLARI IŞİD Mİ YAPIYOR?
19/08/2014 - 16:15 BU DÜZENİN ÜRETTİĞİ İNSAN YAPISI
12/08/2014 - 10:20 ÇAN KAYA!
28/07/2014 - 00:04 HANİ BAHAR GELMİŞTİ?
20/07/2014 - 20:27 GAZZE'DE KATLİAM SÜRÜYOR
10/07/2014 - 19:23 İSLAM ÜLKELERİNİN YÖNETİCİLERİ NE YAPAR?
02/07/2014 - 15:45 NEREDEN NEREYE ?
24/06/2014 - 13:59 FİTNE ATEŞİ
07/06/2014 - 16:08 DEMOKRASİ, DİKTATÖRLERİN MEŞRUİYET ARACI MI ?
30/05/2014 - 18:20 23. ULUSLARARASI MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR BİRLİĞİ TOPLANTISI
21/05/2014 - 10:15 BİR MUSİBET Mİ, BİN NASİHAT MI?
12/05/2014 - 01:32 BİRLİK VE BERABERLİK
08/05/2014 - 11:18 10.YIL DA TV5
28/04/2014 - 10:28 SEÇİM KAVGASI
22/04/2014 - 10:54 MEDYA ÇILGINLIĞI
14/04/2014 - 13:00 DEMOKRASİNİN BEDELİ
07/04/2014 - 01:30 ÇARLIK RUSYASI YENİDEN
01/04/2014 - 09:55 KOKPİTTE OTURANLAR
24/03/2014 - 10:31 SİYASİ TERCİH VE SORUMLULUK
17/03/2014 - 11:00 DEĞİŞİMİN CAZİBESİ
10/03/2014 - 10:00 SİYASİ CİNNET HALİ
02/03/2014 - 23.55 FİİLİ İŞGALLER YENİDEN BAŞLADI
24/02/2014 - 11:30 ÜÇÜNCÜ VEFAT YILINDA ERBAKANI ANLAMAK
17/02/2014 - 08:10 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-3
10/02/2014 - 11:00 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-2
01/02/2014 - 17:30 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-1
26/01/2014 - 23:45 17 ARALIK DIŞ ODAKLAR VE OYUNCULAR
17/01/2014 - 12:15 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-2
09/01/2014 - 13:00 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-1
31/12/2013 - 12:00 BU İŞ HÜKÜMETİ VE CEMAATİ AŞAR!
23/12/2013 - 13:00 AB MACERASI:GÖNÜLLÜ ESARET-5
16/12/2013 - 15:47 AB MACERASI-GÖNÜLLÜ ESARET-4
05/12/2013 - 16:00 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-3 BÖLÜM
23/11/2013 - 15:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET- 2
15/11/2013 - 20:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-1
29/10/2013 - 13:39 TEFECİLİK MEDENİYETİ!
14/10/2013 - 13:22 TOPLUMSAL SORUNLARIMIZ VE ÇÖZÜM REFERANSLARI
05/10/2013 - 14:49 28 ŞUBAT SANIKLARI VE MAĞDURLARI
26/09/2013 - 16:25 DEMOKRASİNİN NAMUSU
27/08/2013 - 13:00 KATİLDEN HİMMET BEKLEMEK
18/08/2013 - 15:11 GÜÇ BENDE O HALDE HAKLIYIM
03/08/2013 - 07:49 DİN SAVAŞLARI
23/07/2013 - 09:20 ÖRTÜLÜ İŞGAL
12/07/2013 - 15:40 MISIR VE DEMOKRASİ
03/07/2013 - 20:21 MURSİ DİRENMELİDİR !
24/06/2013 - 18:56 BÖLGE BARIŞI GÜÇLÜ TÜRKİYEDEN GEÇER
13/06/2013 - 19:26 CAMİ VERGİSİ
04/06/2013 - 20:24 HOŞAFIN YAĞI KESİLDİ!
23/05/2013 - 15:34 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE AYRIMCILIK
10/05/2013 - 16:51 ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE İSRAİL
30/04/2013 - 19:29 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-2
24/04/2013 - 18:25 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-1
09/04/2013 - 17:54 KAN DAVASI -2
30/03/2013 - 22:14 KAN DAVASI-1
20/03/2013 - 22:54 SERBEST TİCARET ANTLAŞMALARI (LAISSEZ FAIRE-LAISSEZ PASSER)
10/03/2013 - 18:29 YENİDEN RANT EKONOMİSİNE DÖNÜŞ
01/03/2013 - 15:26 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -3
25/02/2013 - 17:33 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -2-
20/02/2013 - 12:05 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -1-
12/02/2013 - 12:14 MEDENİYET SORUNU
30/01/2013 - 15:36 HABABAM SINIFI
15/01/2013 - 16:20 YENİDEN İŞGAL VE SÖMÜRGECİLİK
10/01/2013 - 14:30 GÜÇLÜ OLAN HAYATTA KALIR
01/01/2013 - 15:22 KENDİSİ RUS MOTORU AMERİKAN ÜRETİMİ TÜRK
20/12/2012 - 17:26 YILBAŞI NOEL MİLLİ PİYANGO
09/12/2012 - 20:17 Cumhuriyetin Kazanımları!
26/11/2012 - 14:33 Küresel Güç Dengeleri Değişiyor
15/11/2012 - 15:40 İslam Ülkelerinin Kurduğu Teşekküller Neden Etkin Değil?
06/11/2012 - 16:41 Müslüman Duyarlılığı
23/10/2012 - 00,11 Kurban Bayramı Mübarek Olsun
17/10/2012 - 17:53 İçki Reklamları ve Anayasa
09/10/2012 - 23:24 Suriye'ye Müdahale Kimin İşine Yarar?
01/10/2012 - 17:33 Görünen İran
19/09/2012 - 00:01 Müslümanın Talep Ve Beklentileri
11/09/2012 - 19:43 Türkiyenin Borç Faizi ve Yabancılara Toprak Satışı
28/08/2012 - 16:06 DÜNYA PETROLLERİNİ SÖMÜRENLER
23/08/2012 - 00:44 PKK'NIN İDEOLOJİK KİMLİĞİ
14/08/2012 - 12:18 Nizam İthalatı
04/08/2012 - 14:55 Küresel Bataklık
25/07/2012 - 13:00 Sahibinden Satılık Partiler 2
20/07/2012 - 14:43 Sahibinden Satılık Partiler 1
09/07/2012 - 08:55 Taksim Meydanının Silüeti
02/07/2012 - 09:30 Milleti Aptal Yerine Koymayın
25/06/2012 - 17:15 TÜRKİYE BÖLGEDE YALNIZLIĞA SÜRÜKLENİYOR
18/06/2012 - 17:15 Anayasa mı ? Babayasa mı ?
11/06/2012 - 10:46 ALKOL, EŞCİNSELLİK, FUHUŞ VE KÜRTAJ
05/06/2012 - 13:45 Büyük Ortadoğu Projesi'nde Türkiye'nin Rolü
29/05/2012 - 11:45 Saf Tutmak
21/05/2012 - 10:00 Dünya'da ve Türkiye'de Neo Kapitalizm-2
14/05/2012 - 17:33 Dünya'da ve Türkiye'de Neo-Kapitalizm 1
08/05/2012 - 13:28 Nerede Duruyoruz ?
28/04/2012 - 12:37 Kalkınmamızın Ayak Bağları
 
TSK'dan PKK'ya hava harekatı
Dursun Özbek'ten UEFA müjdesi
Fetönün Askeri Karargahı
Çeçenistan'daki saldırıyı DEAŞ üstlendi
Son bir haftada 26 terörist öldürüldü
300 AK Partili isim CHP'ye geçti
Trabzonspor'da rakipler aynı, puanlar farklı
Avrupa yaz saatine geçiyor!
Kahraman şehit Halisdemir'e büyük ayıp!
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Atilla MEHDİGİL
Bu Millet Gök Kubbe’yi başınıza geçirir!..
Hayati OTYAKMAZ
MUTLU OLMAK İÇİN!
Feyzullah AYDOĞAN
MİLLİ GÖRÜŞ ÖZGÜVENİ
Ekrem ŞAMA
Referandum gözlemcileri
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
Mustafa KAYA
Arpacıya Borç Eden Ahırını Tez Satar
İshak BEYAZAY
İçimizdeki put
Mustafa İŞCAN
Kızlık soyadı ile eski SSK no bulunur
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Sâlih=İyi Müslüman
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Yusuf KAPLAN
Kilise saldırıları: İhvan’ı bitirme tezgâhı...
Ali Haydar HAKSAL
Süreci doğru algılamak -ı-
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Buçuk Savaş”ta Başlangıç Vuruşu...
Zeki CEYHAN
AKP’de ne yapılmalı?
Mevlüt ÖZCAN
Evlilik bir “ibadet”tir
Mahmut TOPTAŞ
Sisifos tipi gavurluk
Prof.Dr.Ata ATUN
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Prof. Dr. Burhanettin Can
Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
Akif EMRE
ABD’nin müdahale kapasitesi
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Faniyiz deyip yıkılacak saltanatın esiri olmak
Mustafa YILDIRIM
Görüşmelerin kayıt altına alınması ne işe yarıyor?
Burak KILLIOĞLU
Uzlaşma olmadan nasıl olacak?
Şakir TARIM
Kut-ul Amare ve sömürgeci İngiltere
İsmail KILLIOĞLU
Bir halkoylamasının düşündürdükleri
İbrahim VELİ
Yüzde 49’u anlamak
Abdülkadir ÖZKAN
Tarafsız değil, adil olmak önemlidir
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz