4 Ramazan 1438 | 30 Mayıs 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
TEFECİLİK MEDENİYETİ!
29/10/2013 - 13:39
Mustafa GEÇER
"ABD’nin kendi ülkesindeki mali yapıya sahip
olan Yahudi tefecilere borcu 17 trilyon dolarlar
seviyesine ulaşmış, mali krize giren ABD, geçenlerde
kepenk kapatmış, devlet hiçbir ödeme yapamaz olmuş,
milyonlarca çalışan ücretsiz izne ayrılmıştır."
Tefecilik, faiz karşılığı borç verme işidir. Bu iş, insan onuru ile bağdaşmayan kerih bir iştir.
 
Darda kalmış insanların bu durumundan menfaat temin etmek için onlara borç vererek, verilen aynı cins miktardan fazlasını almaktır. Bu fazlalığa faiz (riba) denmektedir. Faiz, haksız bir kazançtır. Onun içindir ki, faizi ve tefeciliği tüm semavi dinler yasaklamış ve yapılmaması için ağır müeyyideler koymuştur.
                                                                     
                                                                                                 
Kapitalist düzen savunucuları dışında, diğer tüm beşeri düzenler ve bunların savunucuları da faiz ve tefeciliği karşı olmuştur.
 
İslam’ın yüce kitabı Kur’an-ı Kerimde, 7 ayette tefsire gerek olmayacak açıklıkla faiz yasaklanmıştır.
 
2:275 -  Riba (faiz) yiyen kimseler, şeytan çarpan kimse nasıl kalkarsa ancak öyle kalkarlar. Bu ceza onlara, "alışveriş de faiz gibidir" demeleri yüzündendir. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi de haram kılmıştır. Bundan böyle her kim, Rabbinden kendisine gelen bir öğüt üzerine faizciliğe son verirse, geçmişte olanlar kendisine ve hakkındaki hüküm de Allah'a kalmıştır. Her kim de yeniden faize dönerse işte onlar cehennem ehlidirler ve orada süresiz kalacaklardır. 
 
2:276 -  Allah faizi mahveder, oysa sadakaları bereketlendirir. Allah günahta ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez.
 
2:278 -  Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve artık faizin peşini bırakın, eğer gerçekten müminler iseniz.
 
2:279 -  Eğer böyle yapmazsanız, o zaman Allah ve Resulü tarafından size savaş açılmış olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksızlık etmezsiniz, haksızlığa da uğramazsınız.
 
3:130 -  Ey iman edenler! Kat kat artırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.
 
4:161 -  Yahudilerin zulmetmeleri ve birçok kimseleri Allah yolundan alıkoymaları, yasaklandıkları halde faiz almaları ve insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle daha önce kendilerine helâl kılınan temiz şeyleri haram kıldık. Onlardan kâfir olanlara can yakıcı bir azap hazırladık.  
30:39 -  İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faiz, Allah yanında artmaz. Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekata gelince, işte onlar, malları kat kat artmış olanlardır.
 
 Peygamber Efendimiz (sav)de bir çok hadislerinde faizin haram olduğunu beyan buyurmuştur.
 
 - İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ribâyı  (fâizi) yiyene de, yedirene de lânet etti."
 
Müslim, Müsâkât 25, (1579); Ebu Dâvud, Büyû 4, (3333); Tirmizî, Büyû 2, (1206); İbnu Mâce, Ticârât 58, (2277).
 
Ebu Dâvud ve Tirmizî'nin rivayetlerinde şu ziyade vardır: "(Fâiz muâmelesine) şâhitlik edenlere de bu muâmeleyi yazana da..."
 
  -  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "İnsanlar öyle bir devre ulaşacak ki, o zamanda ribâ yemeyen kalmayacak. Öyle ki, (doğrudan) yemeyene buharı ulaşacak. "Bir rivayette "...tozu ulaşacak" denir. 
 
Müslümanların faizden uzak durmaları gerekirken günümüzde Müslümanlar da bir şekilde faize bulaşmakta ve bulaştırılmaktadır. Bu durum ciddi bir sorundur.
 
Batının kapitalist medeniyeti, sistemini faiz üzerine oturtmuştur. Kapitalizmin ruhu faizdir. Faizsiz kapitalist düzen düşünülemez.
 
Orta çağlarda az sayıda tefecilerin yürüttüğü faiz işi, kapitalist batı düzenini kuran Yahudiler tarafından kurumsallaştırılmış, tefeciler kurdukları düzende saygın(!) işadamı sıfatını iktisap ederek faizsiz hiçbir iş bırakmamışlardır. Batıda Katolik mezhebi faize cevaz vermediğinden, dinde reformlar yapılarak faizi ve tefeciyi meşru gören, Calvinizm ve Protestanlık gibi mezhepler kurulmuştur. Batıda, dine uymayıp dini kendilerine uydurup sözde dini meşruiyeti de kazanan tefeciler artık şerefli (!)iş adamları olarak insanlığın kanını sülük gibi emmeye başlamışlardır. 
 
Şunu kabul etmek gerekir ki, faiz ve faiz kurumları faizli banka sistemleri insanlığın en önemli sorunudur. İş çığırından çıkmış, önü alınamaz hale gelmiştir.
 
Batı’nın ekonomi, ticaret ve mali (Finans) politiğinin yeniden şekillendirildiği 1944 tarihli Bretton Woods konferansında, Batı Avrupa ülkeleri ve ABD antlaşma yaparak, dünyadaki tüm para birimlerinin  ABD Dolarına endekslenmesi, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF)nin kurulmasına karar verilmiştir.  
                                                                                                                                             
Paranın küresel kredi ve dolaşım muslukları, kendi ülkelerine yatırım yapılsın diye sıkılmış ve sabit döviz kuru benimsenmiştir.  Dünya ticareti ve mali yapısı kontrol altına alınarak bu kurallara göre yürütülmeye başlanılmıştır. Böylece, daha 2.Dünya Savaşı sürerken dünya ticari ve finans sistemi Siyonist Yahudi küresel patronların kontrolüne geçmiştir. 
 
Bu yolla daha çok kalkınan, servetine servet katan, zenginleşen, para stoklarını artıran batılı sermaye sahipleri, ülkelerinde kârlı (rantabl) yatırım alanları kalmadığından sıkıntılar başlamış, ellerindeki atıl para stoklarını yüksek faiz getiren, nemalanmasını sağlayacak alanlarda kullanmak için 1971 yılında ABD dolarının altın karşılığını kaldırılarak Bretton Woods sistemine son verilmiştir. Dolar, altın karşılığı olmayan yeşil bir kağıda dönüştürülüp, sermayenin küresel serbest dolaşımının önünü açılarak, sabit kur sisteminden dalgalı kur sistemine geçilmiştir. Yeteri kadar kullanılan Bretton Woods sistemi kaldırılarak daha acımasız bir talan düzeni olan “finans kapitalizmi” dünyaya hâkim kılınmıştır.  Tüm geri bırakılmış ülkelerde borçlanma ihtiyacı artırılmış, ülke para piyasalarında istedikleri gibi at koşturabilmek için, sisteme dahil ettikleri ülkelerde menkul kıymetler ve devlet tahvil borsaları kurdurularak, para satmak için kredi musluklarını açmışlardır.
                                                                                                       
Bu strateji, bir ülkede maden ocakları açarak, fabrikalar kurup işleterek o ülkenin kaynaklarını talan ederek sömürmeyi adeta masum bırakacak, daha acımasız ve büyük boyutta hiç emek harcamadan sömürmenin yolunu açmıştır.                                                                                                                                                  
Sömürgeci aktörler ve sömürülenler değişmemiş, iki tarafı da keskin “finans kapitalizmi” düzeni ile sömürü düzeyi dehşet verecek boyutlara ulaşmıştır. 
 
Ülkemiz de, ANAP iktidarının Liberal (Kapitalist faizci) mali ve ekonomi politikaları ile bu kıskacın ve sömürünün alanına girmiş ve teslim olmuştur. 1985 yılında, küresel sisteme uyum sağlamak için yeni ismi BİST olan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) kurularak, ”artık bizimde borsamız var, uluslararası toplum nezdinde itibarlı büyük ülke olduk” teraneleri ve görkemli törenlerle açılmıştır.
 
Küresel sistem, mali aracı aygıtları ve diğer alt yapıları da hallettirdiği geri kalmış ülke yöneticilerine, “Kar getiren kamu iktisadi kuruluşlarını haraç mezat satın, elden çıkartın, kapatın, özelleştirin, yoksa mali yapınız düzelmez!” talimat ve telkinleri yapmaya başlayarak, ellerindeki atıl para stoklarını nemalandırmak için ucuz kredi (borç) tekliflerinde bulunmaya başlamışlardır. Ülkemiz yönetimleri de-Refahyol hükümeti hariç- bu talimat ve telkinlere harfiyen uymuştur ve uymaya devam etmektedir. 
 
Küresel talan sistemi, elbette bu sistemi kuran aktörlerin işine son derece yarayan bir sistemdir. Bu onlar için inkâr edilemez büyük bir başarıdır.  Ancak geri bırakılmış, dış ticareti, bütçesi sürekli açık veren, cari açığı borç alarak, ne var ne yok satarak, halkı limon gibi sıkarak kapatılmaya çalışan ülkeler için iktisadi ve mali bir ölüm fermanı hükmündedir. Amerikalı, Avrupalı anaç tefeciler  “Biri kaybetme den diğeri kazanamaz, kaybeden biz olmayacağız” derler.
                                                                                                       
Küçük yemler karşılığı aldanarak kaybeden taraf kim?  
                                                                                                         
Elbette yıllarca yanlış yönetilerek, sömürülerek iki yakası bir araya getirilmeyen, ülkemiz gibi iltifat babından “az gelişmiş ülke” dedikleri ve az gelişmişlikten bir türlü kurtarılmayan ülkelerdir.
 
Sistem nasıl çalışıyor ?
 
Sistemin nasıl çalıştığını ve doğurduğu sonuçları görmek için, bazı mali ve iktisadi parametre rakamlarına göz atmak gerekiyor. İşte bazı rakamlar: 
Geçenlerde 2013 yılı Eylül sonu itibariyle Türkiye de bankaların kullandırdığı kredilerin (borçların) miktarı açıklandı. Bir trilyon iki milyar TL.
 
(1.002.000.000.000.-TL) Bankalar değişik kişi ve sektörlere, değişik isimler altında bu kadar kredi kullandırmış.
 
Türkiye’nin Kapitalist düzene geçmeye başladığı 1980 yılından 2013 yılı sonuna kadar ödediği kamu borcu faizi toplamı: 643.5 milyar ABD Doları, son 11 yılda ödediği borç faizi 388 milyar ABD Doları. 
 
Türkiye’nin tüm nakit, kağıt ve bozukluk madeni fiziki para miktarı:90.000.000.000-TL  
 
Dünya ülkelerinin 2009 yılı dış borç miktarı 56 trilyon ABD Doları.
 
ABD’nin tedavül ve rezervlerdeki basılmış ve kullanılan fiziki para miktarı 7 trilyon ABD Doları.
 
Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK’in Türkiye 2014 yılı bütçesi için verdiği rakamlar:
 
Bütçe Giderleri:436.3 Milyar TL, Bütçe Gelirleri: 403.2 milyar TL.  Açık=33.1 milyar TL.
 
İthalat tahmini rakamı:262 milyar USD. İhracat tahmini:166.5 milyar USD. Açık=95.5 milyar USD.
 
Toplanacak 2014 yılı vergi geliri: 348.4 milyar TL.
 
Ödenecek 2014 yılı kamu (Devlet) borcu faizi:52 milyar TL.
 
Kalkınma hızı: %4 Enflasyon: %6
 
2013 yılı giderleri tahmini bütçe rakamlarını  %14.7 oranında geçmiştir. Bu sapma 2014 yılı için %7.3 olarak tahmin ediliyor. Bu durumda gider bütçesinin 436.3x%7.3=31.8 milyar TL. Bütçe açığı artacak, toplamda 64.9 milyar TL. olacak demektir.
 
Rakamlara ve dengelere baktığımızda küresel tefecilere nasıl fırsat ve sömürü ortamının oluştuğunu görüyoruz.
 
Devletin mali açıkları (kamu finansman açıkları), devlet borçlanma bonosu, tahvil ihracı, iç ve dış finansal kuruluşlara borçlanılarak kapatılacaktır. Bunun yanı sıra sosyal tepkiler hesaplanarak yeni vergiler koyulacaktır. Neticede borç için faiz ödeyecektir.                                                                                                        
52 milyar TL. Borç faizi, bu rakama yakın ana para, 64.9 milyar TL. Açığı kapatmak için yeniden borçlanma yapılacaktır. Böylece bütçe gelirinin yarısı gitmiş olacak.
 
Devletin bastığı tüm para miktarı 90 milyar TL. İken, %50 den çoğu yabancılara satılmış bankalar nasıl oluyor da bir trilyon TL, yani mevcut paranın 11 katı borç verebiliyor? Bir tefeci ancak defaten azami olarak elindeki mevcut para kadar borç verebilir.
 
Tüm ABD doları 7 trilyon iken, nasıl oluyor da devletlere 56 trilyon borç verilebiliyor ve bu rakam üzerinden faiz hesaplanıp ödeniyor?  Bu durum karşısında ortaçağ tefecileri masum kalır.
 
Kurumsal tefecilerin doymak bilmeyen faiz sömürü iştihalarını tatmin için kurdukları sistem şöyle çalışıyor:                                                                          
Tefecilerin aracı faizli bankalara kaydi (sanal) para üretme yetkisi verilmiştir. Bu sistemle 10 liran varsa 100 lira sanal para üretip faize verebilirsin. Sistem bunu mümkün kılacak şekilde geliştirilmiştir. Üretilen sanal para öyle boyutlar ulaştı ki, devletlerin bastığı paraları kat kat geçiyor. Bu boyutta büyük miktarda da faiz sömürüsünü sağlıyor. Neredeyse her yıl “faiz lobisi” patronlarına devletlerin basılı nakit paraları miktarı kadar faiz ödeniyor. Bu sistemde sahte para bastı diye “idam”a kadar ceza verilen kalpazanların esamesi bile okunmaz.
 
Mesela, kredi (borç) almaya ihtiyaç duyan kişi, şirket veya devlet bankaya (tefeciye) gider. “500 bin lira krediye ihtiyacım var” der. Banka, “hay hay beyefendi, verelim” der. Banka önce alacağını garanti altına almak için teminat prosedürünü işletir. Borçlanacak kişi alacağı borcun üç katı teminatı halledebilirse, banka ona kredi açar. Açılan kredi en az  %90 oranında nakit olarak verilmez. Zaten bankanın kasasında o kadar nakit kesin olarak yoktur.  Borçluya, bankada hesabı yoksa hesap açılır, açılan kredi bu hesaba borç kaydedilir. Hesaba, elektronik ortamda kayıt olarak 500 bin lira yazılır. Ortada para yoktur. Artık günümüzde dolmuş paraları bile nakit ödenmiyor. Kredi kartı ile banka hesabı üzerinden ödeniyor. Toptan ticaret ortamında neredeyse hiç nakit kullanılmaz. 50-100 bin liralık gibi veya daha başka miktarlarda alım yapan hiç kimse bu parayı çantasında ya da cebinde götürüp ödeme yapmaz. Banka hesabı üzerinden çek ya da talimatla hesaptan hesaba ödeme yapılır. 8000 TL’ yi aşan ödemelerin elden ödenmesi de kanunen yasaklanmıştır. Hesaptan hesaba virmanla yapılacak ödemeler için ilgili bankada nakit olması da gerekmiyor.  Kredi hesabımızda 500 bin TL. var, müteahhitten 450 bin TL. ye daire aldık. Bu parayı çuvala koyup götürüp müteahhide ödemeyiz. Bankamıza(!)  talimat verir, müteahhidin hesabına aldığımız daire karşılığı 450 bin TL. ödenmesini isteriz. Banka memuru bilgisayarında hesabımıza girip, hesaptaki 500 bin TL. Kredimizin 450 bin TL sini müteahhidin hesabına geçer. Ortada para yoktur. Ancak işlem yapılmış, faiz komisyon işlemeye başlamıştır. Banka,  ortada olmayan sadece rakam olarak yazdığı borcumuzdan faiz ve komisyon kazanmaya başlar. Bu arada, gerekli yasal düzenlemeyi yaparak kendisine yardımcı olup bu fırsatı sağlayan devleti de unutmaz, borç alan şahıstan devlet payı olarak gerekli vergileri keser alır.                                            
 
Süreç böyle çalışır gider. Banka patronları olmayan paralardan tahmini zor kazançlar elde eder. Bu işler küresel boyutta da aynı şekilde çalışır ve ülkeleri, insanları iliğine kadar sömürür.
 
Sadece diğer ülkeleri değil kendi ülkelerini de, dolayısı ile ülke borcunu vergi olarak halktan topladığı için sonuçta nihai tüketici olarak verginin çoğunu ödeyen dar gelirlileri sömürmüş olur. ABD’nin kendi ülkesindeki mali yapıya sahip olan Yahudi tefecilere borcu 17 trilyon dolarlar seviyesine ulaşmış, mali krize giren ABD, geçenlerde kepenk kapatmış, devlet hiçbir ödeme yapamaz olmuş, milyonlarca çalışan ücretsiz izne ayrılmıştır.
  
Ortaya çıkan gelişmeler, ahtapot gibi, dünya mali yapısını sarmış bu sinsi sömürü sisteminin insanlık için en büyük felaket olduğunu ortaya kaymakta ve kanıtlamaktadır.
 
Çözüm: Peygamber Efendimiz(sav) in veda hutbesinde irad buyurduğu gibi adil bir otorite çıkıp; "Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.” deyip, tefecilere karşı, faizi bir hak “bir dünya gerçeği” olmaktan çıkarmak için, ”Faizleri kaldırdım, anaparalarınızdan başka hakkınız ve alacağınız yoktur” demeli ve gerekli yasal düzenlemeleri yaparak, tüm faiz ve faiz borçları, bir daha ortaya çıkmamak üzere silinmelidir.
 
İnsanlar adalete müstahak olduklarında...  
YORUMLAR
OSMAN ÖZTÜRK 29-10-2013, 14:25:01
ÖNCELİKLE ALLAH RAZI OLSUN MUSTAFA BEY, ABD'NİN BU KADAR BORCU VAR.EL HAK DOĞRU.BAŞKAN OBAMA PARA ALAMADIĞI İÇİN YURT DIŞI SEYAHATLERİNİ BİLE ENGELLEDİ.BU MÜSLÜMANLAR BU ACİZ ABD'DEN NEDEN BU KADAR ÇEKİNİYOR.NEDEN KORKUYOR? BUNU ANLAMIŞ DEĞİLİM. TEKRAR ELİNİZE SAĞLIK
 
SELMAN HACIOĞLU 29-10-2013, 15:17:57
garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar
benim iman dolu gögsüm gibi serhaddim var.
ulusum korkma nasıl böyle bir imanı boğar.
medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.

saygılarımla.
 
tolga 31-10-2013, 22:13:58
Allah önderlerimizi korusun.Bilgilendirici bir yazıydı sağolun.
 
KADRİYE 01-11-2013, 11:20:41
BİR ÜLKEDE 52 MİLYAR TL FAİZE GİDİYORSA DAH NE SÖYLENEBİLİR Kİ. ZATEN MUSTAFA BEY GÜZEL İFADE ETMİŞ.
 
MUSTAFA ÇELİK 04-11-2013, 10:48:46
medeniyet yoktur.uygarlık vardır.ancak batılıların ne kadar uygar olduğu da manidardır.
 
sebahattin şen 09-11-2013, 23:45:51
konuyu genişce anlattığınız için teşekkür ederim.
 
Şeyma Bar 11-11-2013, 10:36:00
Herkes için adalet...
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
14/02/2017 - 14:47 TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
23/12/2016 - 12:03 ÜLKEMİZİN ÜYE YAPILDIĞI BÖLGESEL VE ULUSLARARASI KURULUŞLARLA İLİŞKİLERİ…
14/11/2016 - 13:59 KASABINA AŞIK KOYUN
24/10/2016 - 15:41 MUSUL HAREKÂTININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
11/10/2016 - 18:11 KANDİL’E YAĞI KİM KOYUYOR ?
29/09/2016 - 11:37 EĞİTİM VE TERSİNE DEVŞİRME
05/09/2016 - 17:52 III.BİNYIL HAÇLI SAAVAŞLARI
15/08/2016 - 10:31 BAŞIMIZA GELENLER
03/08/2016 - 15:56 15 TEMMUZ DARBE SONRASI
19/07/2016 - 16:50 15 TEMMUZ 2016 DARBE TEŞEBBÜSÜ
04/07/2016 - 13:04 İLERİ GİDİŞ Mİ GERİ DÖNÜŞ MÜ?
11/06/2016 - 10:43 DOST ZANNEDİLENLERDEN YENEN KAZIKLAR !
27/05/2016 - 18:00 IŞİD’İN SON KULLANMA TARİHİ BİTTİ Mİ?
16/05/2016 - 16:29 LAİKLİK NE İŞE YARAR? -II-
10/05/2016 - 10:50 LAİKLİK NEDİR NE İŞE YARAR ? -I-
25/04/2016 - 21:04 BATI DUYARLILIĞI
08/04/2016 - 09:30 NEREYE GİDİYORUZ ?
29/03/2016 - 11:10 KONSOLOS EFENDİLERİN ADALET HASSASİYETİ
14/03/2016 - 17:31 NESLİMİZ PAGANİZM TEHDİDİ ALTINDA
26/02/2016 - 11:29 TRİBÜNDE SEYİRCİ OLMAK
16/02/2016 - 16:39 ANAYASA TARTIŞMASI -2
02/02/2016 - 19:30 ANAYASA TARTIŞMASI -1
15/01/2016 - 23:09 TÜRKİYE’DE TERÖRÜN KAYNAĞI
05/01/2016 - 11:39 MUSUL SORUNU
30/12/2015 - 14:19 KANAL İSTANBUL RANTI
21/12/2015 - 15:11 AKP İKTİDARLARI’NIN İSRAİL İLİŞKİLERİ
14/12/2015 - 10:12 IRAK BİZE IRAK DEĞİL
02/12/2015 - 12:17 BÖLGEMİZDE SON GELİŞMELER
23/11/2015 - 10:56 RUSYA’NIN IŞİD HEVESİ
14/11/2015 - 10:28 SİLAHLAR MÜSLÜMANLAR ÜZERİNDE DENENİYOR
27/10/2015 - 17:06 DEVLET EL DEĞİŞTİRİYOR...
18/10/2015 - 17:00 KAMPLAŞMA KİMLERİN İŞİNE YARAR ?
04/10/2015 - 20:15 TERÖRE KARŞI KÜRESEL İŞBİRLİĞİ
21/09/2015 - 12:44 YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE
10/09/2015 - 12:37 YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE
31/08/2015 - 18:25 ÇÖZÜM SÜRECİ OYALANMASI VE ÇÖZÜM
21/08/2015 - 11:55 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE TERÖR
08/08/2015 - 13:22 CHP VE TERÖR
13/07/2015 - 03:55 İSLAM COĞRAFYASI VE TÜRKİYE'DE KİMLİK İNŞAASI
05/07/2015 - 22:43 BÖLGEDE SUÇLU TÜRKİYE Mİ?
29/06/2015 - 00:49 HİÇ BİRİ TEMİZLİKTEN SÖZ EDEMEZ!
23/06/2015 - 11:20 HAÇLI SAVAŞLARI SÜRÜYOR…
15/06/2015 - 11:27 UFUKTA ERKEN SEÇİM VAR
09/06/2015 - 10:05 7 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİ
01/06/2015 - 13:05 EY MİLLET UYAN-2
25/05/2015 - 14:01 EY MİLLET UYAN, İYİ YÖNETİLMİYORUZ-1
12/05/2015 - 14:49 7 HAZİRANDA YİNE SEÇİM VAR
05/05/2015 - 11:56 TARİHE GEÇMİŞ KATLİAM VE SOYKIRIMLAR -2 (Kızılderili Soykırımı)
30/04/2015 - 10:41 Tarihe Geçmiş Katliam Ve Soykırımlar (Endülüs Soykırımı)
15/04/2015 - 11:29 DÜNYADA SOYKIRIM MUCİTLERİ
07/04/2015 - 15:29 FAİL, ÜST AKIL İSE SİZ NE AKILSINIZ?
01/04/2015 - 12:57 BU NE REZİLLİK, NE KEPAZELİK, NE MÜTTEHEMLİK?
25/03/2015 - 14:54 TEPEDE YETKİ KAVGASI MI?
12/03/2015 - 11:20 EKONOMİ CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİRŞEY YOK
04/03/2015 - 10:55 ERBAKAN'I ANLAMAK...
24/02/2015 - 11:15 BU CADDE ÇIKMAZ SOKAK!
10/02/2015 - 09:50 TÜRKİYE HANGİ ZEMİN ÜZERİNDE YÜKSELECEK?
02/02/2015 - 16:21 YÖNETMEK YA DA YÖNETİLMEK
27/01/2015 - 11:02 İSLAM ÜLKELERİ BARIŞ GÜCÜ ACİLEN KURULMALIDIR
20/01/2015 - 15:40 BLACKWATER TERÖR ÖRGÜTÜ
13/01/2015 - 18:21 TERÖR KİMİN İŞİNE YARAR ?
07/01/2015 - 11:37 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VII
01/01/2015 - 12:08 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-VI
22/12/2014 - 21:25 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-V
16/12/2014 - 10:27 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-IV
09/12/2014 - 17:15 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-III
02/12/2014 - 11:45 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-II
25/11/2014 - 11:43 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK-KÜRT İLİŞKİLERİ-1
13/11/2014 - 16:13 YENİ DÜNYA DÜZENİ VE MESCİD-İ AKSA
04/11/2014 - 13:20 KAMU DÜZENİ
28/10/2014 - 14:50 KULLUK SÖZLEŞMESİ
16/10/2014 - 11:30 KAMU MALLARININ SATIŞI
07/10/2014 - 23:45 KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN!
29/09/2014 - 16:45 IŞİD SAVAŞI VE TÜRKİYE’NİN DURUŞU
21/09/2014 - 23:48 IŞİD ÜZERİNDEN TÜRKİYE'NİN BAŞINA ÇORAP ÖRÜLMEK İSTENİYOR
09/09/2014 - 09:30 BÜTÜN BUNLARI IŞİD Mİ YAPIYOR?
19/08/2014 - 16:15 BU DÜZENİN ÜRETTİĞİ İNSAN YAPISI
12/08/2014 - 10:20 ÇAN KAYA!
28/07/2014 - 00:04 HANİ BAHAR GELMİŞTİ?
20/07/2014 - 20:27 GAZZE'DE KATLİAM SÜRÜYOR
10/07/2014 - 19:23 İSLAM ÜLKELERİNİN YÖNETİCİLERİ NE YAPAR?
02/07/2014 - 15:45 NEREDEN NEREYE ?
24/06/2014 - 13:59 FİTNE ATEŞİ
07/06/2014 - 16:08 DEMOKRASİ, DİKTATÖRLERİN MEŞRUİYET ARACI MI ?
30/05/2014 - 18:20 23. ULUSLARARASI MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR BİRLİĞİ TOPLANTISI
21/05/2014 - 10:15 BİR MUSİBET Mİ, BİN NASİHAT MI?
12/05/2014 - 01:32 BİRLİK VE BERABERLİK
08/05/2014 - 11:18 10.YIL DA TV5
28/04/2014 - 10:28 SEÇİM KAVGASI
22/04/2014 - 10:54 MEDYA ÇILGINLIĞI
14/04/2014 - 13:00 DEMOKRASİNİN BEDELİ
07/04/2014 - 01:30 ÇARLIK RUSYASI YENİDEN
01/04/2014 - 09:55 KOKPİTTE OTURANLAR
24/03/2014 - 10:31 SİYASİ TERCİH VE SORUMLULUK
17/03/2014 - 11:00 DEĞİŞİMİN CAZİBESİ
10/03/2014 - 10:00 SİYASİ CİNNET HALİ
02/03/2014 - 23.55 FİİLİ İŞGALLER YENİDEN BAŞLADI
24/02/2014 - 11:30 ÜÇÜNCÜ VEFAT YILINDA ERBAKANI ANLAMAK
17/02/2014 - 08:10 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-3
10/02/2014 - 11:00 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-2
01/02/2014 - 17:30 AKP HÜKÜMETİNİN GELİŞMELER KARŞISINDA DURUŞU-1
26/01/2014 - 23:45 17 ARALIK DIŞ ODAKLAR VE OYUNCULAR
17/01/2014 - 12:15 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-2
09/01/2014 - 13:00 17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU VE TARAFLAR-1
31/12/2013 - 12:00 BU İŞ HÜKÜMETİ VE CEMAATİ AŞAR!
23/12/2013 - 13:00 AB MACERASI:GÖNÜLLÜ ESARET-5
16/12/2013 - 15:47 AB MACERASI-GÖNÜLLÜ ESARET-4
05/12/2013 - 16:00 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-3 BÖLÜM
23/11/2013 - 15:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET- 2
15/11/2013 - 20:02 AB MACERASI: GÖNÜLLÜ ESARET-1
29/10/2013 - 13:39 TEFECİLİK MEDENİYETİ!
14/10/2013 - 13:22 TOPLUMSAL SORUNLARIMIZ VE ÇÖZÜM REFERANSLARI
05/10/2013 - 14:49 28 ŞUBAT SANIKLARI VE MAĞDURLARI
26/09/2013 - 16:25 DEMOKRASİNİN NAMUSU
27/08/2013 - 13:00 KATİLDEN HİMMET BEKLEMEK
18/08/2013 - 15:11 GÜÇ BENDE O HALDE HAKLIYIM
03/08/2013 - 07:49 DİN SAVAŞLARI
23/07/2013 - 09:20 ÖRTÜLÜ İŞGAL
12/07/2013 - 15:40 MISIR VE DEMOKRASİ
03/07/2013 - 20:21 MURSİ DİRENMELİDİR !
24/06/2013 - 18:56 BÖLGE BARIŞI GÜÇLÜ TÜRKİYEDEN GEÇER
13/06/2013 - 19:26 CAMİ VERGİSİ
04/06/2013 - 20:24 HOŞAFIN YAĞI KESİLDİ!
23/05/2013 - 15:34 DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE AYRIMCILIK
10/05/2013 - 16:51 ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE İSRAİL
30/04/2013 - 19:29 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-2
24/04/2013 - 18:25 MÜSLÜMANLAR MASUMDUR-1
09/04/2013 - 17:54 KAN DAVASI -2
30/03/2013 - 22:14 KAN DAVASI-1
20/03/2013 - 22:54 SERBEST TİCARET ANTLAŞMALARI (LAISSEZ FAIRE-LAISSEZ PASSER)
10/03/2013 - 18:29 YENİDEN RANT EKONOMİSİNE DÖNÜŞ
01/03/2013 - 15:26 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -3
25/02/2013 - 17:33 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -2-
20/02/2013 - 12:05 VEFATININ 2.YILINDA ERBAKAN -1-
12/02/2013 - 12:14 MEDENİYET SORUNU
30/01/2013 - 15:36 HABABAM SINIFI
15/01/2013 - 16:20 YENİDEN İŞGAL VE SÖMÜRGECİLİK
10/01/2013 - 14:30 GÜÇLÜ OLAN HAYATTA KALIR
01/01/2013 - 15:22 KENDİSİ RUS MOTORU AMERİKAN ÜRETİMİ TÜRK
20/12/2012 - 17:26 YILBAŞI NOEL MİLLİ PİYANGO
09/12/2012 - 20:17 Cumhuriyetin Kazanımları!
26/11/2012 - 14:33 Küresel Güç Dengeleri Değişiyor
15/11/2012 - 15:40 İslam Ülkelerinin Kurduğu Teşekküller Neden Etkin Değil?
06/11/2012 - 16:41 Müslüman Duyarlılığı
23/10/2012 - 00,11 Kurban Bayramı Mübarek Olsun
17/10/2012 - 17:53 İçki Reklamları ve Anayasa
09/10/2012 - 23:24 Suriye'ye Müdahale Kimin İşine Yarar?
01/10/2012 - 17:33 Görünen İran
19/09/2012 - 00:01 Müslümanın Talep Ve Beklentileri
11/09/2012 - 19:43 Türkiyenin Borç Faizi ve Yabancılara Toprak Satışı
28/08/2012 - 16:06 DÜNYA PETROLLERİNİ SÖMÜRENLER
23/08/2012 - 00:44 PKK'NIN İDEOLOJİK KİMLİĞİ
14/08/2012 - 12:18 Nizam İthalatı
04/08/2012 - 14:55 Küresel Bataklık
25/07/2012 - 13:00 Sahibinden Satılık Partiler 2
20/07/2012 - 14:43 Sahibinden Satılık Partiler 1
09/07/2012 - 08:55 Taksim Meydanının Silüeti
02/07/2012 - 09:30 Milleti Aptal Yerine Koymayın
25/06/2012 - 17:15 TÜRKİYE BÖLGEDE YALNIZLIĞA SÜRÜKLENİYOR
18/06/2012 - 17:15 Anayasa mı ? Babayasa mı ?
11/06/2012 - 10:46 ALKOL, EŞCİNSELLİK, FUHUŞ VE KÜRTAJ
05/06/2012 - 13:45 Büyük Ortadoğu Projesi'nde Türkiye'nin Rolü
29/05/2012 - 11:45 Saf Tutmak
21/05/2012 - 10:00 Dünya'da ve Türkiye'de Neo Kapitalizm-2
14/05/2012 - 17:33 Dünya'da ve Türkiye'de Neo-Kapitalizm 1
08/05/2012 - 13:28 Nerede Duruyoruz ?
28/04/2012 - 12:37 Kalkınmamızın Ayak Bağları
 
Yunanistan'ın eski başbakanı Miçotakis hayatını kaybetti
Sanayicinin Yanında Ol Otoyolun Değil!
TSK açıkladı: 45 terörist etkisiz
Akif Emre'ye son vazife
AK Parti Grup Başkanı Binali Yıldırım oldu
Gelecek Milli Görüş’ün
Bölgeye dışarıdan müdahale olduğu müddetçe kan durmaz
Oyun kurucularla bu oyun bozulmaz
Fetihler Milli Görüş’le olur
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa KAYA
YPG’ ye NATO Şemsiyesi mi?
Hayati OTYAKMAZ
FETİH VE FATİH NESLİ OLMAK
Feyzullah AYDOĞAN
DEVLET AKLI
Atilla MEHDİGİL
İman açısından dört sınıf insan
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Ekrem ŞAMA
Olmaz kardeşim olmaz!
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
İshak BEYAZAY
Özel askeri şirketler-1
Mustafa İŞCAN
SGK personeli uzmanlık istiyor
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Namaz dinin direğidir
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Ali Haydar HAKSAL
Aziz Dost Akif Emre
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Avrupa’ya “Kadük NATO” Tehdidi...
Zeki CEYHAN
İktidar ne yapsın!
Mevlüt ÖZCAN
Orucun sünnetleri
Mahmut TOPTAŞ
365 x ömürboyu
Prof.Dr.Ata ATUN
Eide: Deniz bitti
Prof. Dr. Burhanettin Can
Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Şükür imandır, nankörlük ise inkâr
Mustafa YILDIRIM
Ramazan-ı Şerif iklimi
Burak KILLIOĞLU
Dibe vuruş!
Şakir TARIM
Fetih şuurunu canlı tutmak
İsmail KILLIOĞLU
Evin içi
İbrahim VELİ
Derin muhalefet
Abdülkadir ÖZKAN
NATO, DEAŞ karşıtı koalisyona katılacakmış!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz