1 Ramazan 1438 | 27 Mayıs 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
31/05/2013 - 09:16
Prof. Dr. Burhanettin Can

Sizi yere yıkan yumruk nereden geldiğini bilemediğiniz yumruktur.

Suriye meselesi, 1- İç dinamikler, 2- Bölgesel dinamikler ve 3- Küresel dinamikler olmak üzere 3 ana eksene bağlı olarak şekillenmektedir. Bugün Suriye kapsamında karşı karşıya gelen bölgesel ve küresel güçlerin Suriye bağlamında çatışan projelerini, aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz:

• Büyük Ortadoğu Projesi (BOP; ABD-İsrail –İngiltere-Küresel Sermaye)

• Büyük İsrail Projesi (BİP; İsrail-Siyonizm, ABD destekli)

• 2. Sevr Projesi (AB)

• Etnik-Mezhepsel Fay Hatları oluşturma Projesi- Kaos Projesi (ABD/AB/Rusya/Çin(Siyonizm)

• Yeni Osmanlı Projesi-Bölgesel Güç Olma Projesi (Türkiye)

• Şia Savunma Hattı Projesi (Iran-Irak-Lübnan)

• Sıcak Denizlere İnme- Eski Müttefikleri Kazanma Projesi (Rusya)

• Düşmanla/Rakiple Güvenlik Alanının Dışında Hesaplaşma Projesi (ABD/Çin/Rusya)

• Şia Eksenini Parçalama, Yayılmasını Engelleme  ve Sünni Bir Eksen Meydana Getirme Projesi (Suud/Katar/Türkiye/Mısır)

• Büyük Ortadoğu’nun Hıristiyanlaştırılması ‘Dinler Arası Diyalog’ Projesi (Vatikan)

• ‘NATO’nun Evrenselleşmesi Ve İslam Coğrafyasına Yerleşmesi Projesi’

• “Serbest Piyasa”-“Özelleştirme projesi” (ABD-Siyonizm-Küresel Sermaye-AB)

Bu Projelerin çatışması sonucunda Suriye’nin geleceği ile ilgili muhtemel gelişmeleri, aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz:

1- Beşir Esad yönetiminin hâkim olduğu bütün bir Suriye

2- İç Savaşın uzun yıllar devam ettiği bir Suriye

3- Sistemin tüm güçlerinin hâkim olduğu ve fakat Müslümanların yönettiği bütün bir Suriye: Mısır Modeli, Tunus Modeli, 1950 Türkiye Modeli.

4- Sistemin değiştirilip Müslümanların tamamen hâkim olduğu, Anti Siyonist, Anti Kapitalist, antiemperyalist Müslüman bütün bir Suriye.

5- Batı yanlılarının hâkim olduğu, Batı İşbirlikçisi bütün bir Suriye

6- Üçe bölünmüş (Sünni Devleti, Nusayri Devleti, Kürt Devleti) bir Suriye

7- Dörde bölünmüş (Sünni Devleti, Nusayri Devleti, Kürt Devleti, Hıristiyan Devleti) bir Suriye

8- Beşe bölünmüş (2 Sünni Devlet, Nusayri Devleti, Kürt Devleti, Hıristiyan Devleti) bir Suriye.

Reyhanlı Psikolojik Harekâtında Dikkat Çeken Hususlar

Reyhanlı Psikolojik harekâtının özelliklerini aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

• Reyhanlı olayının bir hafta öncesinden başlayıp olay anında ve sonrasında tek merkezden yürütülen ve toplumu kamplaştırmaya dönük çok planlı bir kampanya söz konusudur. Türkiye’de eski bir fay hattının (Alevi –Sünni Fay hattı) gelecekte harekete geçirilebilmesi için enerji ile yüklenmesi amaçlardan biridir. Reyhanlı üzerinde konuşan, yazan, bakışları, duruşları ve anlayışları birbirine zıt, iki ana eksen mensupları, bilerek ya da bilmeyerek bu amaca hizmet etmiştir. Büyük bir psikolojik harekâtın kurbanı olmuşlardır. Bu kadar maharetli bir psikolojik harekât becerisine sahip güç ya da güçler kimdir/kimlerdir? sorusunu Türkiye kendine sormalıdır.

•  Olay olur olmaz, Türkiye’nin Suriye politikasının yanlışlığı üzerinden bir

kampanya başlatılmıştır. Ortak bir tavır alma, ortak hareket etme yerine, muhalefet iktidarı suçlamış, iktidar da oyuna gelerek muhalefeti suçlamıştır. Dolayısıyla dış politika iç politika malzemesi yapılarak yıpratılmıştır. Türkiye, kendi içine kapanırken operasyonu yapan güç ya da güçler, hedef şaşırtma operasyonunun devamında örtme operasyonunu gerçekleştirmişlerdir.

•  Mültecilerin suçlu olarak gösterilerek mültecilere saldırılması, Reyhanlı psikolojik hareketinin ilginç yönlerinden biridir. Mültecilere saldıranlar, özel işaretler yaparak, belli bir ideolojik grup görüntüsü vererek yemleme yapmışlardır. Bu imaj oluşturucuların, ajan provokatör olabileceği ihtimali göz önüne alınmadan bir camia suçlanmıştır. Tepki gelince de “öyle duyumlar vardı” denecek kadar da sorumsuz davranılmıştır.  Ya da tamamen psikolojik zafiyetle hareket eden, anlık davranın 5-10 kişinin fevri davranışı da ihtimal dahilindedir. Ancak bu tür bir oluşum, anlıktır ve planlı değildir. Dağıtılması çok kolaydır. O nedenle genelleştirme hatasına düşülmemelidir.  Reyhanlı Operasyonunu yapanların bir amacı da, Türkiye’deki her kesimi, sarmalın içine sokarak, herkesin herkesi suçladığı, düşüncenin dumura uğradığı bir kaos ortamı meydana getirmektir.

• Israrla “Sünniler öldürülüyor”, “dövülüyor” ve “hastanelere alınmıyor” tarzında iddialar ortaya atılmıştır. Alt kimlikler üzerinden siyaset yapılması, ister istemez şuur altının harekete geçmesine sebebiyet vermiştir. Gelecek mücadeleler için tarlaya zehirli tohumlar ekilmiştir. Bu noktada şu soru ya da soruların cevapları aranmalıdır: Bu İnsanların Sünni oldukları anında nasıl tespit edilip dövülmüş/öldürülmüş/ tedavi edilmemiştir. Bu olayın dikkat edilmesi gereken bir yönüdür. Diğer yönü de, mağdurların Sünni oldukları anında nasıl tespit edilebilmiştir.  Bu dilin kullanılması kimin işine yaramaktadır? Bu bilgileri kim servis etmiş, kimler de araştırmadan alıp kullanmıştır.  Gündemde kalmak, popüler olmak adına yapılmışsa sorumsuzluktur. Eğer elde kesin kanıtlar var idiyse yetkili mercilerin uyarılması ve gereğini yapması istenmeliydi. Böyle dönemlerde hepimiz bu ülkenin yararına olacak tarzda bir dil, bir tavır ve duruş sergilemeliyiz. Siyasi iktidara destek verilmeliyiz. Siyasi iktidar da sorumlu davranmalıdır. Dilini, üslubunu düzgün tutmalıdır. Unutmayın hepimiz aynı gemide seyahat etmekteyiz. Gemiyi delmek isteyenlere yardımcı olmamalıyız.

• Diğer operasyonlar gibi Reyhanlı Psikolojik harekâtında da Türkiye’yi yönetenlere özel mesajlar verilmiş ve bir şeye razı gelmeleri istenmiştir.

Operasyon ve Psikolojik

Harekâtı İle Mesaj Gönderme

Türkiye’de ses getiren birçok olay, Başbakan Erdoğan’ın yurt dışındaki önemli toplantılarının hemen öncesinde veya esnasında vuku bulmaktadır. Aşağıda bunların bir kısmı listelenmiştir:

• Erdoğan, 8 Haziran 2004’te G-8 Zirvesi’ne katılmak üzere ABD’ye gittiğinde; PKK 5 yıllık ateşkesi bozduğunu açıklayıp, terör eylemlerine başlamıştır.

• Başbakan Erdoğan 7 Aralık 2009’da ABD’ye gittiğinde Tokat Reşadiye baskını yapılıp 7 asker şehit edilmiştir.

• Başbakan Erdoğan, 20 Eylül 2011’de, BM görüşmelerine katılmak üzere New York’a gittiğinde terör saldırılarında aşırı bir artış olmuştur.

• Başbakan Erdoğan, Haziran 2012’de, G-20 Liderler Zirvesi için bulunduğu Meksika’da, Başkan Obama ile görüştüğü günlerde, Dağlıca saldırısı meydana gelmiştir.

• Başbakan Erdoğan, 16 Mayıs 2013’de, ABD’de başkan Obama ile görüşme yapmak üzere ABD’ye gitmesinden 5 gün önce, 11.05. 2013 tarihinde Reyhanlı’da art arda bombalar patlamıştır.(1)

Bütün bunlar tesadüf olabilir mi?

Geçmişteki görüşmelerin öncesinde meydana gelen ses getirici olayların sonuçlarına bakarak amaçlarını belirlediğimizde, görüşmelerde Türkiye’yi bir kanaate doğru yönlendirmek, elindeki kozları zayıflatmak ve görüşmelerde baskı altında tutarak istenen noktaya ya da çerçeveye getirmek ve gerekli tavizleri koparmak gerçeği ile karşılaşmaktayız.

Uluslararası ilişkilerde, ülkelerin menfaat/gelişim grafikleri arasında meydana gelen ortak payda, her iki ülkenin menfaatine olan alandır. Bu ortak paydada (kavşak noktasında) tarafların ortak menfaatleri olduğundan çatışma meydana gelmez. Taraflardan bir ya da bir kaçı/hepsi kavşaktan ayrılmaya, dairenin dışına çıkmaya, başladığında, çatışma başlar. Birbirlerini, yumuşak güçten sert güce doğru genişleyen bir güç kullanımı ile ikna etmeye çalışırlar.

NATO tatbikatında Türkiye’nin muavenet gemisinin vurulması, Sinagog ve HSCB bombalamaları, Afyon’da silah deposunda meydana gelen patlamalar, Dağlıca, Çukurca baskınları, Mavi Marmara’nın vurulması ve Kuzey Irak’ta askerlerimizin başına çuval geçirilmesi vb., tarafların birbirlerine gönderdiği özel mesajlardır. Türkiye’deki siyasi kadroların bunu bilmemesi mümkün değildir. Bilmiyorlarsa gerekli eğitimi almamakla, uzmanlara danışmadan acele ile konuşmakla en büyük hatayı yapıyorlar demektir. Biliyorlarsa, yanlış hedef göstererek operasyonu yapanın ekmeğine yağ sürmüş oluyorlar. Halkı yanıtlıkları için bir müddet sonra da güvenirliliklerini kaybediyorlar. Hedef saptırma yerine asıl iradeyi ifşa edici, çok özel, esnek yöntemler geliştirmeleri, kaynağı belli olmayan propaganda tekniklerini kullanmaları gerekir.

Mesajlaşmaya ilginç bir örnek olarak, Başbakan Erdoğan’ın Libya olayları dolayısıyla, “NATO’nun ne işi var Libya’da” şeklindeki tepkisi ile başlayan gelişmeler ele alınabilir. Erdoğan, AB ve ABD, NATO’nun Libya’ya müdahale etmesini istediğinde; Erdoğan (yurt dışında idi), ani bir tepki vererek, buna itiraz etmiştir. Ancak ülkeye döner dönmez, Meclis’e Libya’ya NATO kapsamında kuvvet göndermek üzere kanun teklifinde bulunulmuştur.  Hatta kanun görüşülürken gemiler yola çıkarılmıştır. Ne oldu da Erdoğan’da bu kadar keskin değişim olmuştur? Erdoğan’ı ikna eden şey neydi? Şimdi o günlere geri dönerek bir hafıza tazelemesi yapmak gerekmektedir. Erdoğan’ın “NATO’nun ne işi var Libya’da” dediğinin haftasında Güneydoğuda seri halde olaylar meydana gelmeye başlamıştır. BDP’li bir Bayan Milletvekili bir polis komiserini sokakta tokatlamış, bir başka milletvekili etrafa taş atmaya başlamış ve daha da önemlisi, Diyarbakır Belediye Başkanı Panzerin üzerine çıkarak “sivil itaatsizlik” çağrısında bulunmuştur. Erdoğan mesajı almış ve gerekeni yapmıştır. Donanmaya bağlı bir grup gemiyi Libya’ya NATO kapsamında göndermiştir.

Reyhanlı Operasyonu Ve Psikolojik Harekâtı İle Verilmek İstenen

Mesaj Nedir?

Reyhanlı operasyonu ile verilmek istenen mesaj nedir sorusunun cevabı, operasyonu kim yaptı ya da yapabilir sorusu ile birlikte ele alınması gerekir. Elimizde somut deliller olmadığından ve özel bir istihbarata sahip olmadığımızdan “açık istihbarat” denilen medyada çıkan ve farklı kesimlerce yorumlanıp değerlendirilen haber ve çalışmalardan analiz ve sentez yapmak suretiyle ihtimalleri ortaya koyarak bir değerlendirme yapabiliriz. Onun için Suriye’deki kavganın tarafları kimlerdir sorusunun cevabı aranmalıdır. Bunun cevabını geçen yazıda ayrıntılı bir şekilde bu yazının girişinde de özet olarak verdik.

Giriş kısmında ifade ettiğimiz gibi Suriye’de iç, bölgesel ve küresel dinamikler,  görünen 12 proje kapsamında birbirleri ile mücadele etmektedirler. Soğuk savaş sonrasında en keskin mücadele, ABD-AB-İsrail/Siyonizm-Küresel Sermaye-Vatikan ekseni ile Rusya-Iran- Çin ekseni arasında cereyan etmektedir. Bu eksen çatışması,  Suriye bağlamında yol boyu değişikliklere uğrayarak farklı güç ayrışmasına neden olmuştur. Bölgesel güç olarak Türkiye, Suriye bağlamında, Suud-Katar’la, şimdilik, yeni bir bölgesel eksen oluşturmuştur. Suriye’de “Muhalefet”, “Direniş” ya da “Kıyam güçleri” olarak adlandırılan Esed’e karşı savaşan güçler içinde inisiyatif, her geçen gün Müslümanların eline geçmektedir. Böyle giderse geleceğin Suriye’si, Müslüman bir Suriye olacaktır. Bu olayın bir boyutu olup ABD’nin başını çektiği ekseni rahatsız etmektedir.

ABD’nin terör listesinde olan El Kaide ve el Nusra güçlerinin Muhaliflerin saflarında olması, ABD, AB, İsrail, Vatikan, Rusya, Çin, Suud ve Katar’ı rahatsız etmektedir. Bu da olayın bir başka boyutudur. Türkiye’nin Muhalif güçlerden Müslüman kardeşlere destek vermesinden, Suud, Katar, ABD, AB, İsrail, Vatikan ve Rusya rahatsızdır. Türkiye’nin kontrolünde bir Suriye istemeyen ABD ve Rusya, Birinci Cenevre konferansı ile birlikte ortak hareket etmeye başlamıştır. Suriye bağlamında ABD-Rusya yeni bir eksen oluşturup ortak hareket etmekte, yeni bir irade ortaya koymaktadır. Bu eksen, Suriye’de askeri bir operasyon istememektedir. Geçiş Dönemi Yönetimi ile çok partili bir sisteme geçmeyi öngörmektedir. Geçiş dönemi yönetiminde, Suriye devlet başkanı Esed’in bulunup bulunmayacağı konusu henüz netlik kazanmış değildir. Rusya’nın iddiası ve ısrarı, birinci Cenevre Konferansı’nda bu konunun açıklık kazandığı ve Esed’in de içinde bulunduğu bir geçiş dönemi yönetiminin kurulması yönünde karar alındığıdır. ABD ise bu noktada açık bir şey söylememektedir.  Bu da, Rusya ile ABD arasında Suriye üzerinde gizli bir anlaşma yapıldığı kanaatini kuvvetlendirmektedir. Türkiye ve Suriyeli muhalif güçler ile Rusya-ABD ekseni arasında birinci sıkıntılı konu budur. AB de böyle bir tutumdan rahatsızdır. ABD-Rusya Ekseni, Esed yönetiminin askeri bir operasyon olmadan gitmesini ve fakat onun yerine Rusya’nın ve İsrail’in menfaatlerini koruyan, laik, liberal Batı işbirlikçisi bir yönetimin gelmesini istemektedir. Türkiye ve Suriyeli Müslüman muhalif güçler ile Rusya-ABD ekseni arasında ikinci sıkıntılı konu budur. İkinci Cenevre Konferansı, bu ve buna benzer konuların açıklık kazanacağı bir toplantı olacaktır.

Buna karşılık Türkiye ne istemektedir? Türkiye’nin, Esed’in bir an önce gitmesi için öngördüğü politikayı aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür:

• NATO, Libya’da olduğu gibi askeri müdahalede bulunsun.

• Esed için uçuşa yasak bölge oluşturulsun

• Muhalefet güçlerine ileri teknoloji ürünü ağır silahlar verilsin, silah ambargosu kaldırılsın.

• Eğer askeri bir müdahale öngörülmüyorsa, Esed’siz bir geçiş yönetimi oluşturulsun.

• Yapılacak bir seçimde sandıktan kim çıkarsa Suriye’yi yönetme hakkı onun olsun.

Suriye’deki Esed’in başkanlığındaki Baas yönetiminin gitmesi konusunda Türkiye’nin Batı İttifakı ile Hatta ABD-Rusya ittifakı ile de herhangi bir sorunu yoktur. Ancak bunun şekli konusunda, araç ve yöntemleri konusunda ihtilaf vardır. İhtilaf özde değil şekilde ya da vasıtalardadır.  ABD-Rusya ekseni, Türkiye’nin öngördüğü çözüm şekline yaklaşmamaktadır. Rusya’nın ısrarı, ABD sessiz kalıyor, Birinci Cenevre Konferansı’nda Esad’lı bir geçiş döneminde anlaşma sağlandığı ve bunun uygulamaya sokulması istikametindedir. Dolayısıyla Türkiye ile Rusya-ABD ekseni arasında en ciddi ihtilaf, Türkiye’nin öngördüğü politikada ki son iki madde üzerinde yoğunlaşmıştır.

Sonuç: Mesaj: Kavşak Noktasından Ayrıldın Daireye Geri Dön

Türkiye’nin bu konuda ikna edilmesi gerekmektedir. Yakın geçmişte ABD Dışişleri Bakanı’nın mekik diplomasisi buna dönük olmuş olabilir. Ancak bu diploması sonuç vermemiş, Türkiye politikasından, sert tavrından vazgeçmemiştir. Kuvvetlerini Asya Pasifiğe kaydırmak isteyen, ancak Ortadoğu’daki menfaatlerini de koruması gereken ve 2006 yılından beri “Model Ortak” olarak anlaştıkları bir Türkiye’nin, ABD politikalarını kabul etmesi için bir başka şekilde ikna edilmesi gerekmemekte midir?

ABD Dışişleri Bakanı’nın yumuşak güç diplomasisi ile halledemediği bir sorunu, muhtemelen ABD’nin derin güçleri (ya da ABD-İsrail, Rusya konsorsiyumu), “Akıllı Güç” (Yumuşak Güçle Sert gücün birlikte) kullanarak çözmek istemişlerdir. Obama Erdoğan görüşme öncesinde Reyhanlı’da yürütülen operasyon ve Psikolojik Harekatın asıl amacı, Rusya-ABD ekseninin benimsediği çözüm şeklinin, Türkiye tarafından kabul edilmesi ve Türkiye’nin de Suriye’deki muhalif güçleri ikna etmesi olabilir. Diğer ihtimaller arasında en güçlü ihtimal budur. Nitekim Erdoğan’ın ABD’ye giderken kullandığı dille dönüşte kullandığı dil arasındaki bariz değişim, bu ihtimali güçlendirmektedir. Buna destek veren bir başka olay, Türkiye’nin devre dışı bırakılarak ABD’nin (Mc Cine) Suriyeli muhaliflerden bir grupla doğrudan görüşmüş olmasıdır.

Muhtemeldir ki Erdoğan - Obama görüşmesinde, Türkiye, 1995 yılında Dayton’da Boşnaklarla Sırplar arasında sağlanan “adaletsiz barış” antlaşmasının benzeri olan “Esad’li bir geçiş dönemi antlaşmasına” razı edilmiştir.  Bu yeni durum, gene bir ihtimal olarak AB’yi rahatsız etmiş olmalı ki, İkinci Cenevre Konferansı öncesinde Suriyeli muhaliflere uygulanan silah ambargosunu kaldırmıştır. AB de Suriye pastasından payını istemektedir.

Unutmayın “ Küfür tek bir millettir.”

Kaynaklar

1- Cem küçük, yeni şafak, 12.05.2013

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
26/05/2017 - 09:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
19/05/2017 - 08:52 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
12/05/2017 - 09:12 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 4:
05/05/2017 - 12:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci-3: BİR “DİKTATÖR”(!) İNŞA ETMEK
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
TSK açıkladı: 45 terörist etkisiz
Akif Emre'ye son vazife
AK Parti Grup Başkanı Binali Yıldırım oldu
Gelecek Milli Görüş’ün
Bölgeye dışarıdan müdahale olduğu müddetçe kan durmaz
Oyun kurucularla bu oyun bozulmaz
Fetihler Milli Görüş’le olur
Hak üstün tutulmadan Bir ülkede huzur olmaz
Karamollaoğlu: Ülkemiz yeniden dizayn edilmek isteniyor
EN ÇOK
Yazarlar
Hayati OTYAKMAZ
RAMAZAN-I ŞERİF AYINA HAZIR MIYIZ?
Atilla MEHDİGİL
İman açısından dört sınıf insan
Feyzullah AYDOĞAN
DEVLET AKLI
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Ekrem ŞAMA
Ne umduk, ne bulduk?
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
Mustafa KAYA
Arap-İslam-Amerikan Zirvesi (!)
İshak BEYAZAY
Özel askeri şirketler-1
Mustafa İŞCAN
SGK personeli uzmanlık istiyor
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Oruç ayımız kutlu olsun!
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Ali Haydar HAKSAL
Emperyalizm Güdümlü İslâm NATO’su!
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Manchester Saldırısı” Ya da İngiltere’nin Ortadoğu’ya “Derin Dönüşü”...
Zeki CEYHAN
Sanırsınız!
Mevlüt ÖZCAN
Ramazan ayı geldi, elhamdülillah
Mahmut TOPTAŞ
Bizden dört dörtlük kâfir çıkmaz
Prof.Dr.Ata ATUN
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Prof. Dr. Burhanettin Can
Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Şükür imandır, nankörlük ise inkâr
Mustafa YILDIRIM
Çocuklar anne babanın aynasıdır
Burak KILLIOĞLU
Ezberle olmaz
Şakir TARIM
Kur’an ayında İslamî şuura ulaşmak
İsmail KILLIOĞLU
Evin içi
İbrahim VELİ
Derin muhalefet
Abdülkadir ÖZKAN
NATO, DEAŞ karşıtı koalisyona katılacakmış!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz