28 Zi'l-ka'de 1438 | 21 Ağustos 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
10/05/2013 - 14:28
Prof. Dr. Burhanettin Can

 

Muhakkak ki âdemoğlunun yanlışlıklarının çoğu dilindedir.”

Hz. Muhammed

Türkiye’de siyaset aşırı vaat, muhatabı karalama, küçük görme ve küçük düşürme esasları üzerinde çalışmaktadır. Siyasi partiler, genel olarak, istisnalar hariç, arasında olan iktidar kavgası, mahalle kabadayılarının kavgasına benzemekte; kullandıkları dil, kabadayıların ve kahve kültürünün benzeri hatta daha ileri safhası olmaktadır. Muhalefet, hiçbir zaman iktidarda olanın yaptığı herhangi biri işi takdir etmemekte, yapılan her şeyi kötü, yanlış hatta ihanet ekseninde ele alıp dillendirmektedir. Diğer taraftan iktidarda olanlar, muhalefet partilerini yok saymakta, yaptık oldu mantığı ile hareket etmektedirler. Ayrıca siyasi partilerimiz, iktidarda iken ak dediklerine muhalefette iken kara demektedirler.

Özellikle seçim zamanları bozulan dil, seçim sonrasında ‘siyaseten söylenmiş sözler’ olarak kabul edilip unutulması istenmektedir. Bir kısım siyasi çevrelerin birbirleri hakkında sarf ettikleri ve adeta her seçim dönemi doğallaştırıp meşrulaştırdıkları küfür, hakaret dolu bir siyasi dil, bugün normalleşip, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sıradan toplantılarında kullanılan bir dil haline gelmiştir. CHP milletvekili Kamer Genç’in Bakan Fatma Şahin’le ilgili kullandığı ağır ifadelere karşılık AKP milletvekili Zeyid Aslan’ın ağza alınamayacak küfürlerle cevap vermesi, siyasetin kullandığı dilin kirlenme boyutunu aşarak tefessüh (çürüme, kokuşma) boyutuna ulaştığını ortaya koymaktadır.

Siyaset erbabının kullandıkları dilin etkisi, sadece parti yöneticileri ile ilgili alanda kalmamakta, öncelikle kendi tabanlarını etkilemekte, aynı dili taban da kullanmaya başlayınca seviye düşmekte, toplumda gerilim yükselmektedir. Diğer taraftan genç kuşaklar bu gidişattan, bu dilden olumsuz etkilenmektedir. Aydınlar, bilim adamları, gençler, siyasetten ve siyasetçiden korkmaktadırlar. Bunun bir sonucu olarak, genel olarak, toplum, siyaseti dürüstlerin barınamayacağı bir alan olarak görmektedir.

Birbirine küfretmeyi siyasetin bir gereği olarak görmek, ne derece doğru ve mantıklı bir yaklaşımdır?

Bu yaklaşım tarzı hangi mantığın, hangi zihniyetin doğal sonucudur?

Bu mantığın oluşmasının sebebi nedir?

Böyle bir mantığın, bu ülkeye ve bu millete maliyeti nedir?

Genç nesiller bundan nasıl etkilenmektedir?

Toplum niçin tepki vermemekte ve “üç maymunları” oynamaktadır?

Bütün bu soruların cevabı, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinde, hem parlamento içi siyasetin hem de toplumun kirlenmesinde aranmalıdır.

Burada bu konu ele alınacaktır.

Cumhuriyet’in Kurucu Kadrosunun Siyaset Dili: Kirletici Dil

Milli Mücadele sonrasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gücü eline geçiren bir kadro, yapılacak olan reformları, inkılâpları meşru gösterebilmek sorunu ile karşı karşıya idi. Askeri güç elindeydi ve muhalefet edebilecek güç odaklarının bir kısmı da tasfiye edilmişti; ama bu yeterli değildi. Yapılacak devrimlere sahip çıkacak bir tabana da ihtiyaç vardı. Batı kültür medeniyeti değerleri üzerine inşa edilen bir sisteme sahip çıkacak, seküler, laik bir toplum kesimi inşa etmek, yeni yönetimin en temel sorunlarından biriydi.

Bu yeni taban, Osmanlı’nın kötülenmesi, karalanması temelinde yapılacak bir propaganda ile elde edilmeye çalışılmıştır. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun 700. yılı nedeniyle yaptığı bir konuşmada, (9.10.1999) Osmanlı’nın bilinçli bir şekilde, kasti olarak, suçlanmasının ve karalanmasının bir politika olarak kabul edildiğini söylemiş bir bakıma da itiraf etmiştir:

“Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde rejimin oturması için Osmanlı aleyhinde bir söylem geliştirilmişti; artık bu tehlike geçmiştir; çünkü Cumhuriyet kendi nesillerini yetiştirmiştir; Osmanlı’yı suçlamamızın bir manası kalmamıştır. Osmanlı ile barışmak gerekir.”

Cumhuriyet dönemi ile birlikte kurulan yeni sistemin oturtulabilmesi ve daha güzel ve başarılı gösterilebilmesi için, Osmanlı, özellikle son sultan Vahdettin, İlkokuldan üniversiteye kadar okutulan tüm tarih kitaplarında, korkak, İngiliz işbirlikçisi ve hırsız olarak tanıtılmıştır. Sevr Anlaşması’nı kabul edip imzalayan bir vatan haini olarak takdim edilmiştir. Mustafa Kemal, Nutuk’ta, Vahdettin’i ihanetle, menfaatperestlikle, alçaklıkla ve soysuzlaşma ile suçlamaktadır.

Ecevit, ömrünün sonuna doğru resmi tarihin bu iddialarına karşı çıkmış, doğru olmadıklarını seslendirmiştir. (1) “Genelkurmay’ın, Atatürk ve Vahdettin’in telgraflarına yer veren yayını vardır. O kitapta Atatürk, Nutuk’ta yazdıklarından farklı şeyler söylüyor.” (2) diyerek, o zaman ki Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Ecevit’in bu açıklamasına destek vermiştir.

Cumhuriyet tarihi boyunca kanunlar, bir baskı ve susturma aracı olarak kullanılmış ve yeni yönetime karşı söylenen her şey, ihanet muamelesi görmüştür. (3)

Başvekil İsmet İnönü’nün 1925 yılında Muallimler Birliği’nde yaptığı konuşma, bu karalayıcı, suçlayıcı, itham edici zihniyetin tam bir özetidir (3).

Serbest Fırka’yı kuran ve kurduranlar, o gün için devlet gücünü elinde bulunduranlardı. Halkın, Halk Fırkası’na karşı Serbest Fırka’ya büyük teveccüh göstermesi, Serbest Fırka’nın sonunu getirmiş, mensupları, ‘vatansızlık’, ‘ecnebiperestlik’, ‘anarşi’ ve ‘irtica’ ile suçlanmış, karalanmış ve tehdit edilerek partileri kapattırılmıştır (4,5).

Cumhuriyet dönemi yöneticilerinin genetik yapısına işlemiş olan suçlama, karalama, ihanetle suçlama Mustafa Kemal-İnönü kavgasında da kendisini göstermiş, Mustafa Kemal öldükten sonra İnönü paralardan Mustafa Kemal’in resimlerini kaldırtmıştır.

Cumhuriyet Halk Partisi içinden çıkıp Demokrat Parti’yi kuran bir kadro, 1946 ve 1950 seçimlerinden sonra aynı şekilde suçlanmış, tehdit edilmiş ve karalanmıştır.

Mustafa Kemal ve yakın arkadaşları ile birlikte başlayan geçmişi ve rakipleri tehdit, karalama ve ihanetle suçlama yaklaşımı, Kirletici Dil, Cumhuriyet döneminde yetişen bir neslin, karakteristik bir özelliği olmuştur. Adeta Cumhuriyet dönemi nesil formatlanarak genetik yapısına bir Kirletici Dil Virüsü yerleştirilmiştir. Bu Kirletici Dil Virüsü, belli zamanlarda ortaya çıkarak görevini ifa etmektedir.

Bugün meydanlarda kullanılan kirletici siyasi dilin, böyle bir tarihi arka planı vardır.

 

Kirletici Siyasi Dil Değişmelidir

Dil bir iletişim aracıdır. Kullanılan kelimeler, kavramlar muhataplar arasındaki ilişkiyi ya kuvvetlendirir ya da bozar. Birçok kötülüğün, şerrin kaynağı yanlış, kötü dildir:

 Hz. Peygamber (S.A.V.): “Bir kişiye dilindeki fazlalıktan daha şerli bir şey verilmiş değildir!” (6)

İnsanı ateşe, ülkeyi, toplumu kargaşaya sürükleyen, kin ve nefret etrafa saçan kötü bir dilden başkası değildir:

Hz. Peygamber (S.A.V.): “İnsanları burunları üzerine ateşe sürükleyen, dillerin mahsulünden başka ne olabilir?” (7)

O nedenle dil güvenliği, Müslüman’ın temel özelliklerinden biridir:

(32) Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): “Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir.

Mü’min de, halkın, can ve mallarını kendisine karşı emniyette bildikleri kimsedir.” (8)

İnsanın bütün uzuvlarını etkileyen, onların üzerinde baskı kuran önemli azalardan biri insanın dilidir (9).

Ve en çok birbirini etkileyen iki organ kalp ve dildir (10).

Kalp ve dilin bu ilişkisinden dolayı bir müminle mümin olmayanın kalpleri ve dilleri birbirlerinden farklı olmak zorundadır:

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): “Mü’min bir kimsenin dili, kalbinin arkasındadır. Konuşmak istediği zaman kalbiyle o şeyi düşünür, sonra diliyle onu geçiştirir; münafığın dili kalbinin önündedir. Bir şeyi kastettiğinde diliyle söyler, kalbiyle düşünmez.” (10)

Dil aynı zamanda müminin dışa yansıyan ve dışta etkili olan, olması gereken yönüdür. Mümin, İslam’ı şahsında temsil eden ya da temsil etmek zorunda olan insandır.

Cumhuriyet yönetici kadrolarının ve Lozan’da kabul edilen Hayım Nahum Doktrinini benimseyenlerin kullandıkları dilin tehditçi, karalayıcı, aşağılayıcı olması, benimsedikleri seküler değer sistemi ne uygundur. Bu yaklaşımın Cumhuriyet dönemi resmi ideolojisini benimseyenler açısından devam ettirilmesi de normaldir. Bu yadırganmamalıdır. Yadırganması gereken resmi ideolojiye karşı olanların ya da karşı olduğunu söyleyenlerin ve “muhafazakâr demokratların” benzer bir dil kullanmalarıdır. Kullandıkları dil, ne milli değerlere, ne dini değerlere ne de “muhafazakâr” değerlere uygundur. Kendi kültür medeniyetinin değerlerine ters ve insanı ifsad edici bir dil kullanmaları hem yanlış hem de tehlikelidir.

 Siyasiler, bizim kültür ve medeniyetimizin öngördüğü, izin verdiği dili kullanmak ve onun gerektirdiği seviyeyi tutturmak mecburiyetindedirler. Bu noktada hem bu dünya da hem de öteki dünyada sorumlu olacaklarını unutmamaları gerekir.

Siyasetin Dili İfsad Edici Değil İnşa Edici Olmalıdır.

Bir milletin değerlerinin korunması, zenginleştirilip geliştirilmesi hem bireyin, hem toplumun, hem de siyasetin görevi olmalıdır. Eğer değerlerin yıpratılması siyasilerin eliyle oluyorsa buna da karşı çıkmak, hem bireysel hem de toplumsal bir görevdir.

Dışsallaşan, ortalığa serilen, sadece sözü edilip tedavisi edilmeyen, karşı çıkılmayan tüm çirkin hayâsızlıklar, kalbinde hastalık bulunanlara cesaret vererek çirkin hayâsızlıkların daha da yaygınlaşmasını sağlayabilir. Bunun doğal sonucu insanlar, çirkin hayâsızlıklara alışmakta ve onu huy edinmektedir:

“(Lut Kavmi) Onlar gerçekten çirkin davranışları huy edinmiş kötü bir toplumdur.” (21/74)

İnsanlığı ifsad etme amacına dönük çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılma gayretlerine karşı müminler, teyakkuz halinde olmak zorundadırlar. Böyle bir yaygınlaşmaya karşı bigane kalmak Allah’ın azabına duçar olmak demektir:

 “İman edenler içinde, çirkin utanmazlıkların (fuhşun) yaygınlaşmasından hoşlananlara, dünyada da, ahirette de acıklı bir azap vardır.”(24/19)

Bu nedenle, çirkin hayâsızlıkların hem icra edilmesine, hem de bunların toplum içerisinde yayılmasına karşı mücadele etmek, müminlerin görevleridir.

İslam’da temel kriter, insanların kusurlarını günahlarını araştırıp yaygınlaştırmak değildir. Temel esas, kötülüklerin örtülmesi bloke edilmesi ve tecrit edilmesidir. Kötülükleri salgın hastalık haline getirecek her türlü söylem ve davranıştan kaçınılmalıdır. Aksi davranış, toplumun ifsat edilmesine sebebiyet verebilir.

İnsanların gizli dünyalarında kalan şeyleri kamuoyuna duyurmak, günlük dilde sürekli konuşulur kılmak doğru bir yaklaşım değildir. Bu gün siyasilerin bazı kavramlar ve olaylar üzerinden yürüttükleri siyası kampanya, bu açıdan sıkıntılıdır, tehlikelidir. Parti aidiyetini şuursuzca harekete geçirerek bu çirkinlikler, parti mensupları açısından meşru görülmeye başlanabilir. O nedenle siyasetin dili ifsad edici değil inşa edici olmalıdır.

Sonuç: Siyasetin Dili Savaşı Değil Barışı Hedeflemelidir: En Güzel Tarzda Mücadele

Büyük Ortadoğu Projesi, Büyük İsrail Projesi ve 2. Sevr Projeleri kapsamında ümmet tamamen etnik ve mezhebi parçalara bölünmek ve çatıştırılmak istenmektedir. Bu nedenle En Güzel Tarz Bir Mücadele, öncelikle Müslümanlar arasındaki ilişkilere yansımalıdır. Müslümanlar, öncelikle mümin kardeşine karşı en fazla af edici, merhametli ve şefkatli davranmalıdır. Sonra bu, dış çevreye doğru tüm insanları kuşatacak tarzda genişletilmelidir.

En Güzel Tarz Mücadele demek, söylenmesi gerekeni söylemeyip susmak veya yalan söylemek değildir. Öfke ile söylenip bir anlık deşarj olma ise hiç değildir. Kendi kutsallarına saygı bekleyip başkalarının kutsallarına hakaret etmek de değildir. Siyasetin dili başkalarının kutsallarına saygı göstermek zorundadır.(6/108)

En Güzel Tarz Mücadele, söylenmesi gerekeni, yapılması gerekeni en estetik, en hikmetli ve en basiretli bir şekilde, muhatabın kalbini etkileyebilecek ve etkilenip öğüt alabilecek bir üslupta, bir tarzda ifade etmek veya yapmaktır. Muhatabın kalbinde, vicdanında titreme meydana getirebilmektir, düşünmesini sağlayabilmektir.

En Güzel Tarz Mücadele, kötülükleri iyilikle uzaklaştırabilmektir. Kendisine zulmedenleri hidayet yoluna bıkmadan, usanmadan, kin gütmeden çağırabilmektir. Bedduacı değil duacı olmaktır. Yılanı deliğinden çıkarabilmektir. Kendi içinde tutarlı olmaktır. Sabrıyla dağ devirmektir. Dengeli ve kararlı olmaktır.

Siyasetin dili kin ve nefretle bozulmamalıdır. Siyasetin dili sözün en güzelini içermelidir:

“Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini, söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır.” (17/53)

En Güzel Tarz bir mücadele,  karanlıklar içerisinde bocalayan insanlığa ışığı gösterme, onları aydınlığa çıkarma mücadelesidir. Salt bir oy alma mücadelesi değildir.

Bunun için;

(1847)- Resulûllah (S.A.V.): “Allah’ım!..  Senden doğruyu konuşan bir dil, eğriliklerden uzak bir kalp diliyorum.” (11)

 

Kaynaklar

1-Bülent Ecevit:Vahdettin Hain Değildi  Zaman 16.07.2005

 2- Sefa Kaplan Hürriyet 18.07.2005

 3- Ertunç A.C., Cumhuriyetin Tarihi, Pınar yayınları, İstanbul, 2002

4- Ağaoğlu Ahmet, Serbest Fırka Hatıraları, İletişim yayınları 1994  istanbul S:226

5- Osman Okyar, Mehmet Seyitdanlıoğlu, Fethi Okyar’ın Anıları, Türkiye iş bankası yayınları, Ankara 1997, S:86

6-Deylemî

7-İbn Mâce, Hâkim.

8-Tirmizî, İman 12, (2629); Nesâî, İman 8, (8, 104, 105)).

9- Tirmizî

10-Harâitî

11-Tirmizî, Daavât 22, (3404); Nesâî, Sehv 61.

BURHANETTİN CAN

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
18/08/2017 - 09:17 FETÖ ile Mücadelede Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar-2:
11/08/2017 - 09:11 FETÖ ile mücadelede dikkat edilmesi gereken hususlar-1:
21/07/2017 - 09:09 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
07/07/2017 - 09:20 İslâm coğrafyası ve “kaostan kaynaklanan düzen”
30/06/2017 - 08:59 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
23/06/2017 - 09:21 İslâm coğrafyasında “kaos’tan kaynaklanan düzen”
16/06/2017 - 09:37 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları - 3
09/06/2017 - 09:29 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları -2
02/06/2017 - 10:30 Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden 2019 cumhurbaşkanlığı savaşları -1
26/05/2017 - 09:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
19/05/2017 - 08:52 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
12/05/2017 - 09:12 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 4:
05/05/2017 - 12:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci-3: BİR “DİKTATÖR”(!) İNŞA ETMEK
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
Amerika'ya ait insansız hava aracı Adana'ya düştü
Emre Belözoğlu, Milli Takım'a geri dönüyor mu?
Dursun Özbek'ten Arda Turan ve Selçuk İnan açıklaması
ABD'den Kuzey Kore'ye: Çok hızlı bir şekilde savaşa dönüşür
Resmen alay ediyor!
Sanayi hamleleri devrim niteliğindeydi
Emniyet Genel Müdürlüğü: Bülent Tezcan bize sorsaydı bilgi verirdik
“GDO’lu yem” korkutuyor
Dikkat! Tehlikeli ekran
EN ÇOK
Yazarlar
İshak BEYAZAY
H.A.A.R.P Projesi ve GDO’lu tohum-2
Mustafa KAYA
Siyasetin Dili
Atilla MEHDİGİL
Çocuklar Rasulullah’ın Ahlakı üzere yetiştirilmeli
Feyzullah AYDOĞAN
Öğretmen atamalarında hakkaniyet ve liyakat yerine siyaset iddiası
Ekrem ŞAMA
Tarihten bir gaflet rekoru
Mustafa İŞCAN
Yeni aylıklar istediğiniz banka ve PTT’ye gönderilecek
Hayati OTYAKMAZ
ZAFERLERİMİZ VE VATAN SEVGİSİ
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Sahte Demokratlar
Ali Haydar HAKSAL
İnsanın Yanılma Hakkı
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
BOP’a Karşı “Genişletilmiş Sadabat Paktı”
Zeki CEYHAN
Yine aynı noktaya!
Mevlüt ÖZCAN
Tek çaremiz Müslümanca yaşamak
Mahmut TOPTAŞ
Herkesi kendin gibi zannetme
Prof.Dr.Ata ATUN
Kıbrıs’ta azınlık olmak
Prof. Dr. Burhanettin Can
FETÖ ile Mücadelede Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar-2:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
16. kuruluş yılında Ak Parti
Mustafa YILDIRIM
Öğrencilerin yurt meselesi ya da dikensiz gül bahçesi
Burak KILLIOĞLU
Yorgun…
Şakir TARIM
Bilgiçlik taslayan medya gevezeleri
İsmail KILLIOĞLU
Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
İbrahim VELİ
Atalet Ve Kalkışma
Abdülkadir ÖZKAN
Düşmana dost demekten kurtulmak
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz