29 Recep 1438 | 26 Nisan 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
03/05/2013 - 06:41
Prof. Dr. Burhanettin Can

 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun Aralık-2012 tarihli tespitlerine göre, 75.627.386 olan Türkiye nüfusunun 18.862.319’u 15-29 yaş grubunda yer almaktadır. Bu rakamlar dikkate alındığında mevcut Türkiye nüfusunun %24,94’ünün gençlerden oluştuğu anlaşılmaktadır. Görüldüğü gibi Türkiye’de nüfus çok genç olup Türkiye, dünyada genç nüfusa sahip ülkelerden biridir. Bu genç nüfus Türkiye’nin stratejik gücüdür.
Gençlik, genel olarak, çok dinamik olup toplumsal değişimlerden, sorunlardan ve bunalımlardan en çok etkilenen kesimdir. Tarihimizin son 200 yıllık dönemi, gençliğin kişilik ve kimlik arayışının en yoğun olduğu bir dönemdir. Genel olarak bu dönemde, kalıcı bir kimlik inşa edilememiş olması, üzerinde en çok durulması ve düşünülmesi gereken bir konudur. Gençliğin bu duruma gelmesinde, genellikle, hakim olan sistem, zihniyet birinci derecede sorumludur. Bunun yanı sıra gençlik düşmanın beşinci kol faaliyetlerinin boy hedefi halindedir (1). Gençler, Küresel büyük oyunun kurbanları olarak seçilmişlerdir. Bu gerçek, göz ardı edilmemelidir.
Gençlikle ilgili son 10 yıl içerisinde yapılan çalışmalar, gençliğin, genel olarak, bir kimlik krizi yaşadığını ortaya koymaktadır (2-17). Bu noktada ana sorun, benimsediği ve savunduğu kimlikle düşüncesinin, davranışının ve yaşantısının uyumlu olmaması, hatta tezat teşkil etmesidir. Bu açıdan gençlik, bir sosyal şizofreni yaşamaktadır.
Bu genel ortak özelliğin yanı sıra farklı gençlik kesimleri, şiddet, madde bağımlılığı, yabancılaşma, ülkeyi terk etme, sefahat alemine dalma, fuhuş, hırsızlık, sorumsuzluk gibi sorunlara sahip olup ve şiddeti kesimden kesime değişen bir bunalım yaşamaktadır. 
Gençlikle ilgili olarak farklı zamanlarda, farklı bazı temel özellikleri göz önüne alınarak, ‘68 Kuşağı’, ‘80 Kuşağı’, ‘90 Kuşağı’, ‘Milenyum Gençliği’, ‘Cool Gençlik’, ‘Rock’n Roll Gençliği’, ‘Çiçek Çocukları’, ‘Hippi Gençlik’, ‘Yuppie Gençlik’, ‘Kayıp Kuşak’, ‘Tiki Gençlik’, ‘Metroseksüel Gençlik’, ‘Mahalleli’, ‘Emo Gençlik’, ‘Apaçi Gençlik’, ‘Fake’, ‘Louser’, ‘Jonjon’, ‘Cipcop’, ‘Paçoz /Fason’, ‘Punk’, ‘Tinerciler’, ‘Maddeciler’, ‘Alkolikler’, ‘Sokak Çocukları’, ‘Köprü Altı Çocukları’, ‘Köşe Başı Gençliği’ gibi farklı isimlendirmeler yapılmıştır (2,3). 
Son zamanlarda Türkiye’de, bunalım gençliği olarak gittikçe yaygınlaşan ve sosyal bir sorun haline gelmeye başlayan gençlik kesimi, ‘Apaçi gençlik’ olarak isimlendirilen bir kesimdir. Bu gençlik kesimi ile ilgili Yalova Üniversitesinde Ömer Yaman tarafından bir doktora tezi yapılmış ve Açılım Yayınlarından Kitap olarak basılmıştır. Genç akademisyen Dr. Ömer Yaman, son derece yoğun, riskli ve başarılı bir çalışma ile Apaçi gençliğin, doğuşunu, duygu ve düşüncelerini, sorunlarını ve geleceklerini değişik boyutları ile ele alıp incelemiş ve değişik önerilerde bulunmuştur.
Burada, bu doktora tez çalışmasından yararlanarak ‘Apaçi gençlik’, denilen gençlik kesimi, genel hatları ile ele alınacak, kamuoyunun, yöneticilerin, özellikle, bakanlıkların soruna eğilmesi istenecektir. Herkesin, daha ayrıntılı bilgi için, Açılım Yayınlarından çıkan ‘Apaçi Gençlik’ kitabını okumasında fayda vardır. Çünkü, eğer böyle giderse, bu sorun bir gün hepimizin kapısını çok acı ve tehlikeli bir şekilde çalabilir.

‘Apaçi Gençlik’ Kimdir?
Genç Akademisyen Dr. Yaman’a göre, “Apaçı gençlik” kavramının kökleri, Fransızların Amerikan kıtasındaki işgaline karşı çıkıp, topraklarını savunan Apaçi Kızılderili kabilesine dayanmaktadır. Apaçilerin Batı zulmüne karşı çıkıp direnmeleri, topraklarını savunmaları ve satmamaları, yol boyu, zulme, haksızlığa, mağdur edilmeye karşı bir isyan, bir direniş ve bir protesto hareketi sembolüne dönüşmüştür. Apaçi Kızılderililerinin giyimleri, saç modelleri, dansları ve müzikleri (müzik ve danslarındaki hareketlilik), toplumdan dışlanmış, horlanmış kesimler tarafından taklit edilerek içselleştirilmiş; isyanın, protestonun farklı olmanın sembolleri haline getirilmiştir. Dolayısıyla ‘Apaçı gençlik’, dışlanmış, horlanmış, ezilmiş, fakir gençlerin benzer sembolleri kullanmaları, benzer davranış özelliği göstermeleri nedeniyle, benzer toplum kesimlerindeki gençler arasında ilgi görerek yayılmaya başlamıştır.
Yaman’a göre Türkiye’de ‘Apaçi gençlik’, “1950-1960’lara dayanan “kıro, maganda, amele, zonta, hırbo” olarak dillendirilen toplum kesimlerinin veya bireylerin, 2000’lerden sonra yeniden kodlanması, yeniden tanımlanmasıyla birlikte” ortaya çıkmıştır. 2000 yılı öncesinde Anadolu’nun değişik köylerinden şehre göç etmiş ve kendi yöresel davranışlarını gösteren yoksul ve gariban insanlara, ekonomik durumu ve yaşam seviyesi iyi olan kentlilerin “kıro, maganda, amele, zonta, hırbo” gibi tabirleri kullanması, bir aşağılama, hor görme hatta ötekileştirme davranışı idi. Bugün Apaçi kavramının kullanılması da benzer düşünce ile ortaya çıkmıştır. Sistem ve toplum tarafından dışlanmış, Adam yerine konmamış, değer verilmemiş, tahkir edilmiş ve ötekileştirilmiş bir gençlik kesiminin, kendilerini savunma refleksi bu şekilde tezahür etmiştir. Bir bakıma ‘Apaçı gençlik’, Sistemin mevcut zihniyetine, toplumun ötekileştirmesine karşı bir tavır alma, bir tepki ortaya koymadır. Toplumun en fakir kesimlerindeki çocukların okuyamama, geçinememe, yemek bulup yiyememe, akranlarının sahip olduğu imkânlardan birçoğuna sahip olamamaya karşı geliştirilen bir tepki hareketidir.

Apaçi Gençlik: “1980 Sonrası Göç Dalgasının Sonucu Ortaya Çıkmıştır”
Türkiye’de iç göçün başlangıç tarihini, genel olarak, 1950 olarak ifade etsek yanlış yapmış olmayız. Türkiye’deki iç göç, bugünden geriye dönülüp bakıldığında, bir toplumsal dönüşüm projesi olduğunu ifade edebiliriz. Batılılaşmaya direnen kırsal kesimin, bağından bahçesinden koparak şehirlere göç etme mecburiyetinde bırakılması; böylelikle, şehirlerin kenar mahallerinde eritilme, hatta asimile edilmesi olarak düşünülmüş bir proje. Devletin arazisi, Anadolu’nun fakir insanlarına mafya tarafından satılmakta; bir gecede hiçbir estetiği olmayan, ne olduğu belirsiz ‘gecekondu’ adında bir ucube ortaya çıkarılmaktadır. Sonra siz devlet olarak oraya elektrik, su vermekte ve yol yapmaktasınız. Araziyi satmayıp elektriği, suyu ve yolu getirmenin tutarlı izah edilebilir bir mantığı var mıdır? Varsa nedir? 
Cumhuriyet dönemi yapılmış batılılaşma hareketine, devrimlere direnen toplumun kırsal kesimini, şehre kendi isteği ile getirtip asimile etmek, bu mantığın nirengi noktası olduğu kanaatindeyim. Ancak göç edenlerin bir mahalle kültürü oluşturmaları, dernekleşmeleri ve camilerde toplanarak kendilerini savunmaları, kırsalın kentleri kuşatmasına sebebiyet vererek, kayıplar vermiş olmalarına rağmen, kırsal kesimin zaferi ile sonuçlanmıştır.
Türkiye’deki iç göçü, amaçları bakımından iki ana sınıfa ayırabiliriz: 1- Geçim ya da hayat standardını yükseltmek amacıyla kırlarda şehirlere doğru olan göç (birinci nesil göç, 1950-1990). 2- Güvenlik (Terör ya da zorunlu) gerekçesiyle meydana gelen göç (ikinci nesil göç, 1990 sonrası).
Türkiye’de köylü ve kentli çekişmesi Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar uzanır.1950 yılına kadar köylülerin, köylü kıyafetleri ile birlikte Ankara gibi büyük şehirlerin merkezlerine gelmelerine müsaade edilmemiştir. Ancak 1950 sonrası oluşan özgürlük ortamından yararlanan köylüler, daha iyi hayat şartlarına sahip olmak için şehirlere göç etmeye başlamışlardır. Bu insanlar, “hizmet sektörünün en alt basamaklarında kimi zaman komi, kimi zaman bulaşıkçı, hizmetçi ya da inşaatlarda bekçi olarak” (3) çalışarak hayata tutunmuşlar ve yukarıda izah edildiği şekilde kendilerini koruyup şehirleri kuşatmışlardır. Bu akıma karşı, merkezleri koruyabilmek için ilçeler bölünerek yeni ilçeler oluşturulmuştur. 
1990 sonrası dönemdeki göçlerin (ikinci nesil göç) ana nedeni ise, geçim yada daha yüksek hayat standardı elde etmek olmayıp güvenliktir. Güvenlik nedeniyle ya göç etmişler ya da ettirilmişlerdir. Bu göç dalgasında yer alan insan unsuru, genel olarak, Doğu ve Güneydoğu Anadolu insanıdır.
Dr. Yaman’a göre Apaçi gençliği doğuran ana sebep bu ikinci nesil göçlerdir. “Göç burada temel bir parametre ve büyük kentlerde Apaçi olarak tanımlanan gençlerin kendilerini farklı tarzlarda ifade etme yoluna başvurmalarında bir başlangıç noktasıdır.” Bu nedenle, “Apaçi Gençliğin yüzde 70’i Kürt kökenlidir”. “Ama Apaçi gençliği doğuran tek sebep göç değildir” (3).

‘Apaçi Gençlik’ Yoksulluğun bir ürünüdür
Bu gençlerin çoğunluğu, ikinci göç dalgası ile gelmiş, yersiz, yurtsuz kalmış köklerinden kopmuş nereli olduğunu dahi bilmeyen çocuklardır. Bu gençlerin aileleri, büyük oranda göçmen aileler oldukları için ekonomik durumları iyi değil. Babalar, ilkokul ya da ortaokul mezunu olup, genelde, maddi anlamda sıkıntılı ve zor işlerde çalışıyorlar. Annelerse çalışmıyorlar, evdeler. Bodrum katlarında rutubetli evlerde oturmaktalar. Bu gençlerin yaşadıkları ailelerde çocuk sayısı çok fazla, yaşadıkları evler de çok küçük olduğu için insanlar, yatmaya zor yer buluyorlar. Anne baba ve çocuk arasında ciddi bir iletişim sorunu var. Anne babalarından ciddi bir destek bulamıyorlar (3). Sıcak yuva eksikliği, onları dışarı, hatta suç odaklarının, mafyanın, yabancı istihbarat örgütlerinin, terör örgütlerinin, fuhuş ve uyuşturucu sektörünün kucağına itiyor ve değişik suçlara bulaşmalarına ya da bulaştırılmalarına neden oluyor. Dr. Yaman’a göre, “Bu çocukların aileleri, çocuklarının madde kullandığını, hırsızlık yaptığını, kavgalara karıştığını, kimi kez nezarethaneye girip çıktığını, suça bulaşma eğiliminin çok yüksek olduğunu, taciz ve tecavüz davalarında rol oynadıklarını çok fazla bilmiyorlar. Bilenler de az biliyorlar.” (3)
Bu gençlerin ortak özellikleri, eğitim sisteminden kopmaları, kendi bakış açılarına göre, “dışlanmaları”, (onlar için “liseyi bitirmek bir ütopya, üniversiteyi bitirmek ise bir hayal”), genelde sosyal statüsü olmayan merdiven altı, fason işlerde, halde, konfeksiyon atölyelerinde, hamallıkta, komide, kasiyerlikte, yanı emek yoğun işlerde çalışmaları, günü kurtarmaya uğraşmaları, evlerine para getirmek zorunda olmaları, sosyal çevrelerinin dar olması, anne babalarının doğduğu, köklerinin olduğu memleketlerini bilmemeleri, maddi yoksunluklardan dolayı bir kere bile gidememiş olmaları, bodrum katlarda oturmaları ve çok zor şartlarda hayatlarını devam ettirmeye ve günü kurtarmaya çalışmalarıdır. 
Dr. Yaman’a göre, “Bir günün geçmesi üzerine kurgulanmış bir hayat şeklinin döndüğü bir gençlikle karşı karşıyayız” (3). Bu gençler, haftalık 100-150 lira alıp, bu paranın hatırı sayılır kısmını ailelerine veriyorlar. Diğer taraftan bu çocuklar, ergenler; ekonomik durumu daha iyi olan yaşıtları gibi kaliteli şeyler giymek istiyorlar, kaliteli şeyler yemek istiyorlar ve kaliteli yerlere gitmek istiyorlar, fakat bunlara ulaşamıyorlar. 
Bütün bu etkenler onları, “hırsızlık”, “torbacılık” (uyuşturucu satıcısı), yol kesme, taciz, tecavüz gibi yollara itiyor, suça bulaştırıyor ve hatta çeteleştiriyor. Bu da onları daha tehlikeli konuma sokuyor.
 
‘Apaçi Gençlik’ Okumak İstiyor Fakat Okuyamıyor 
Bu gençler, okumak istiyorlar ama yoksulluktan dolayı buna imkân bulamıyorlar. Anne babalarının eğitimsiz olmuş olmaları, çocuklarına bu anlamda destek vermelerine imkân tanımamaktadır. Çocuklar ailelerine karşı alabildiğine kapalılar. Dershaneye gidemiyorlar. Sınavlara hazırlanamıyorlar. Okul dışında para kazanmak zorunda oldukları için geçici işlerde çalışıyorlar. Hem okul hem iş onları yoruyor, strese sokuyor eğitimde başarısız kılıyor. Ekonomik sıkıntı, sıcak yuva eksikliği, okula yansımakta ve öğretmenleriyle sorun yaşamalarına sebep olmaktadır (3). Sokakta büyüdükleri, ciddi bir aile terbiyesi almadıkları için sokak kültürü ile tepki ortaya koymaktadırlar. Bu da, yanlış anlaşılmalarına, tehlikeli, huzur bozucu olarak görülmelerine ve dışlanmalarına sebebiyet vermektedir. Bu da, onları daha da tehlikeli yapmaktadır.

Apaçi Gençlik Sistemin Ürettiği Bir Sorundur
Türkiye’nin ana sorunu, Lozan’da Hayım Nahum Doktrinine göre Batı Kültür medeniyeti ekseninde kurulmuş olan bir sistemin, İslam Kültür ve medeniyetini benimsemiş, asırlarca onunla yaşamış olan bir millete rağmen var olmasıdır. Lozan’da kurulan ulus devlete uygun yeni bir ulus “yaratılma” (!) kavgası, toplumu şizofren yapmış, toplumsal bağları ve dayanışmayı zayıflatmıştır. Nesillerin, tarihle, kendi kültür ve medeniyeti ile ilişkisini kopararak mankurtlaştırıp bireyselleştirmek bir politika olarak seçilmiştir.
Birçok sorun gibi Apaçi Gençlik Sorunu da, sistemin ürettiği sorunlardan biridir. Henüz ciddi bir tehlike boyutuna ulaşmamıştır. Eğer ilgisiz kalınır ve çözüm üretilmezse çok daha tehlikeli konuma gelebilir. O zamanda iş işten geçmiş ve bir gençlik kesimi heba edilmiş olur.
Sadece ne oldu bu gençliğe tarzında şikayet, yakınma ve sitemlerde bulunmak bir çözüm değildir. Gençliği bu duruma iten şartlar ortadan kaldırılmalıdır. Bu şartlar ortadan kaldırılmadığı sürece bu gençleri suçlamanın mantığı yoktur.
O nedenle bu gün için asıl suçlu ve günahkâr olan bu gençler değil, Mankurtlaştırmayı politika olarak benimsemiş ve gençliği bu duruma düşürmüş olan Lozan sistemidir, Hayım Nahum sistemidir. 
Asıl suçlu ve günahkâr olan bu gençler değildir; Firavun gibi halkı bölüp parçalayıp birbirine düşman yapan Lozan sistemidir:
“Firavun yeryüzünde büyüklenmiş ve oranın halkını birtakım fırkalara ayırıp bölmüştü; onlardan bir bölümünü güçten düşürüyor, erkek çocuklarını boğazlayıp kadınlarını diri bırakıyordu. Çünkü o, bozgunculardandı.” (28 Kasas 4)
O nedenle bu sistem değişmelidir.
Apaçı Gençlik konusunda tüm yetkilileri, siyası parti mensuplarını ve tüm milleti göreve davet ediyoruz.

Kaynaklar
1- Genel Kurmay Başkanı Org. Hilmi Özkökün Harp Akademilerindeki Yıllık Değerlendirme Konuşması.
2- SEKAM, Türkiye’de Gençlik Araştırması, (Henüz Yayınlanmamış), İstanbul, 2013
3- Yaman Ö., Apaçi Gençlik, (Doktora Tezi, Yalova Üniversitesi), Açılım Yayınları, İstanbul, 2013 
4- Armağan İ. , Gençlik Gözüyle Gençlik, Kırkısraklılar Vakfı Usadem 
Yayınları, İstanbul, 2004
5- Yazıcıoğlu P., Türkiyede Gençlik ,Türkiye Gençlik Konseyi Girişimi, İstanbul
6- Kula N., Gençlik Döneminde Kimlik Ve Din, Gençlik, Din Ve Değerler Psikolojisi, Ankara Okulu, Ankara, 2002. S: 31-70
7- Kılavuz M.A. “Ergenlerde Özdeşleşme Ve Din Eğitimi”, Gençlik, Din Ve Değerler
 Psikolojisi, Ankara Okulu, Ankara, 2002. S: 209-254
8- Göka E., Gençlik Dönemi Ve Kimlik Oluşumu, Ankara Üniversitesi Psikiyatri Kiliniği  
Http://Www.Sosyalhizmetuzmani.Org/Gençlikdonemleri.Htm
9-Aile Ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü Araştırması (Üniversite Öğrencileri)  2008
10-Aile Ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü Araştırması (Ergen Profili), 2008
11-Türkiye Gönüllüleri Vakfı Üniversite Gençlerinin İhtiyaçları Araştırması, 2009
12- SEKAM Aile Araştırması, İstanbul, 2010
13-Aile Ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü Araştırması, 2010
14- Türkiye Uyuşturucu Raporu, 2010
15- İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, 2010
16- TUİK İstatistikleri, 2010
17-Maltepe Üniversitesi Liseli Gençlik Araştırması, 2011

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
TSK'dan PKK'ya hava harekatı
Dursun Özbek'ten UEFA müjdesi
Fetönün Askeri Karargahı
Çeçenistan'daki saldırıyı DEAŞ üstlendi
Son bir haftada 26 terörist öldürüldü
300 AK Partili isim CHP'ye geçti
Trabzonspor'da rakipler aynı, puanlar farklı
Avrupa yaz saatine geçiyor!
Kahraman şehit Halisdemir'e büyük ayıp!
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Atilla MEHDİGİL
TAD olmayı istemiyoruz!..
Hayati OTYAKMAZ
MUTLU OLMAK İÇİN!
Feyzullah AYDOĞAN
MİLLİ GÖRÜŞ ÖZGÜVENİ
Ekrem ŞAMA
Referandum gözlemcileri
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
Mustafa KAYA
Arpacıya Borç Eden Ahırını Tez Satar
İshak BEYAZAY
İçimizdeki put
Mustafa İŞCAN
SGK prim ödeme tarihi değişti mi?
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Millî Kültür Kurultayı Hat Sanatı
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Yusuf KAPLAN
Kilise saldırıları: İhvan’ı bitirme tezgâhı...
Ali Haydar HAKSAL
Süreci doğru algılamak -ı-
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Hamilik İttifakı!
Zeki CEYHAN
AYM de YSK gibi yaparsa!
Mevlüt ÖZCAN
Hz. Muhammed (S.A.V.) bizim için ne ifade eder?
Mahmut TOPTAŞ
Allah’ı hatırlamanın faydalarından
Prof.Dr.Ata ATUN
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Prof. Dr. Burhanettin Can
Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
Akif EMRE
ABD’nin müdahale kapasitesi
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Müstakim olan yolda yürümek
Mustafa YILDIRIM
Görüşmelerin kayıt altına alınması ne işe yarıyor?
Burak KILLIOĞLU
Uzlaşma olmadan nasıl olacak?
Şakir TARIM
Erbakan Ödülleri; Milli Görüş ihtiyacı
İsmail KILLIOĞLU
Bir halkoylamasının düşündürdükleri
İbrahim VELİ
Yüzde 49’u anlamak
Abdülkadir ÖZKAN
Trump ‘soykırım’ dememiş, ‘büyük felaket’ demiş!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz