2 Şaban 1438 | 28 Nisan 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Cemil
05/12/2012 - 10:24
İsmail KILLIOĞLU

 

Cemil, dememin elbette bir gerekçesi var. Soyadını niçin yazmadığımı gerekçesi de... Tanış olunmayan ya da resmiyet gereği, karşınızdakine genel ifadeyle "Bey" veya "Beyefendi" şeklinde hitap etmeniz usuldendir. Nezaketen, tanış olduğunuza, aslında soyadıyla hitap edersiniz, etmelisiniz. Tanışıklığın ötesinde arkadaş, daha da ilerisi dost edindiğinizi ön adıyla anarsınız. Bunda teklif-tekellüf gibi haller aranmaz. Onun için Cemil Çiftçi'yi, sadece Cemil olarak yâd ediyorum.

Cemil, Kahramanmaraş İmam Hatip Lisesi'nden benden birkaç yıl sonra mezundur. Genel olarak, üst sınıflarda olanlar, alt sınıftakileri, özel haller dışında tanıma durumunda olmazlardı. Ama alt sınıftakiler, üst sınıftakileri tanımakla kalmazlar, riayette, saygıda belli bir dikkat içinde olmaları beklendirdi. Bu, doğal olduğu kadar adeta kendiliğinden oluşmuş bir okul teamülüydü, geleneği olarak da nitelenebilir. Umarım bu teamül zedelenmemiş, sakatlanmamıştır. Bu, üst sınıfta olanlara manevi bir yükümlülük de yüklemiştir. Kendi payıma, imkan ve şartlar elverdiği ölçüde, bu manevi yükümlülüğü hep duyageldim, hiç değilse öyle olmanın gayreti içinde olmaya dikkat ettim, diyebilirim.

Cemil'i, Erzurum Yüksek İslam Enstitüsü'nde okuduğu yıllarda, Edebiyat dergisinin ocağının harlı, tezgahının üstünün dolu olduğu '70'li yıllarda tanıdım. Cemil, Osman (Sarı) ile Seyranbağları'nda, Seyran Sokak'ta tuttuğumuz Oba Apartmanı'na gelip, birkaç günlük misafirliklerinde dostluk halkasına katılmış oldu. Enstitü'yü bitirip Milli Eğitim Bakanlığı'nda görev almak için beklediği sürede, teklif-tekellüf merhalesi de geçilmiş oldu. Görev alıp önce Malatya'ya, sonra Balıkesir'e, ardından İstanbul'a yerleşmesi, araya fasılalar eklese bile, dostluk bağı kendi mecraında akıp gitti. Bu fasılalarda Balıkesir'de bulunduğu sırada, ayrı bir meşk zamanını ihya etme fırsatı doğdu. Dört aylık Yedek Subaylık Okulu eğitimi esnasında ilk üç hafta kısıtlılığından azat olduktan sonra, her Cumartesi ve Pazar günlerinin biri buluşma şehrayiniydi. Kendince yaşanılabilir duygusunu yeşerten Balıkesir'de kalabileceğini bile söyleme cesaretini bulmuştum. Ama İstanbul adeta çağırmıştı Cemil'İ, aslında ortak bir çağrıydı bu aynı zamanda. Sanıyorum, içinde Balıkesir bir ıtır olarak hep vardı, orada olunmasa da, orada yaşanmasa da. Erzurum'dan Ankara'ya gelip-gitmelerinde, özellikle tayin beklediği sürede, kitap tanıtım boncuklarıyla yazmaya itekledim; kendisi de, kayanın üstünde nehre atlamak için bekleyen yüzücü gibi birinin iteklemesine teşne duruyordu. Cemil, böylece "Cemil Cela" kisvesine bürünüp ortaya çıkmıştı. Benzer şekilde Ataullah İskenderanî'nin "Hikmetler Kitabı"nın hazırlanmasında da sanki öyle oldu.

Eski eserlerin bulunduğu kütüphanelere dadandığı sırada, Tezkirelerde epeyce Maraşlı şair ve bilginlerden bahsedildiğini anlatmıştı '80'li yıllarda. Belki, zihninde bir pencere açılmayı bekliyordu, ama tereddütlü görünüyordu. "Kim basar?", "Nasıl yayımlanır?" karadeliği ortadaydı. Kışkırttım, cesaretlendirdim, bu tür soruları hiç mi hiç aklına getirmemesi gerektiğini söyledim. Ve büyük boy ebadında üç ciltlik bilgi ve belgeleri derlemişti. İşte şimdi "Kim basar?" sorusunun dönemecindeydi. Konuştuk, çareyi Kahramanmaraş Belediyesi'nin kapısını çalmakta bulduk. Gitti. Sadece bir cilt olarak, o da kuşkulu cevabıyla döndü. İstanbul'da bir yayınevi tek cilt olarak yayımladı o çalışmayı.

Anlatmıştı. Cağaloğlu Yokuşundan inerken Kültür Bakanlığı Yayınevi'nin vitrinini seyrettiği sırada, yandaki iki kişinin şöyle konuştuklarını duymuş. "Maraşlı Şairler ve Bilginler"i kastederek, bu iki kişiden biri, "Hazırlayan Elbistanlıymış" deyivermiş. İncinmişti Cemil'im. Üzerine alınma tarzında, incinmişliğini dağıtmak istedim.

Öğretmenlikten değil, yaşadığı ortamın ufunetinden, giderek hoyratlaşan ilişkilerden, içten içe bir burkulma, bir daralma tebelleş olmuştu. Emekliliği bir kurtuluş, bir soluklanma duygusuyla istedi. Sessiz, gösterişsiz, sabırla ve zahmetlice koşuşturup "Âşıkpaşa Tarihi"ni, "Kerbela Şiirleri"ni ve diğerlerini ortaya çıkardı.

Ekim ayı başında Fakülteye, Halıcıoğlu'na gelmişti. Geçim sıkıntısı içinde olduğunu hissettirip çalışmalarını da yürütebileceği uygun bir meşgale bulunabilir miydi? Bir iki ihtimal üzerinde durduk. Bu arada, dışarıdan derse girmek için birkaç okula başvurmuş ama rahatsız edici şartlarla karşılaşmış. Sonunda birkaç okulda ders almıştı. Daha önce kalp rahatsızlığı ortaya çıktığı ve anjiyo olduğu için ders yükünü kaldırabilir miydi?

Okul dönüşü eve geldiğinde keyfinin pek yerinde olmadığını oğlu Ali hemen fark etmiş. Bir ara dışarı çıkmış. Eve girerken kapının önünde yığılıp kalmış. Taşıdığı emaneti sahibine ismine yaraşır bir tarzda sessizce, incelik ve güzellik üzere vermiş. Ölüm hak, amenna! Ama!

"Hepsi göçmüş, hani yoldaşlarının hiçbiri yok!

Sen mi kaldın, yalnız kafileden böyle uzak?

Postu sermekse meramın yola, serdirmezler;

Hadi, gölgenle beraber silinip gitmene bak."

Şu serilmiş görünen gölgeme imrenmedeyim...

Ne saadet, hani ondan bile mahrumum ben.

Daha bir müddet eminim ki hayatın yükünü,

Dizlerim titreyerek çekmeye mahkumum ben.

Çöz de artık yükümün kördüğüm olmuş bağını,

Bana çok görme, İlahi, bir avuç toprağını!.."

Rahmet, mağfiret, Cemil ve Cemal sıfatlarına mazhar olmanı dilerim. Eşine, Ali, Zübeyir ve Betül ile arkadaş ve dostlarına sabr-ı cemil.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
TSK'dan PKK'ya hava harekatı
Dursun Özbek'ten UEFA müjdesi
Fetönün Askeri Karargahı
Çeçenistan'daki saldırıyı DEAŞ üstlendi
Son bir haftada 26 terörist öldürüldü
300 AK Partili isim CHP'ye geçti
Trabzonspor'da rakipler aynı, puanlar farklı
Avrupa yaz saatine geçiyor!
Kahraman şehit Halisdemir'e büyük ayıp!
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Atilla MEHDİGİL
Bu Millet Gök Kubbe’yi başınıza geçirir!..
Hayati OTYAKMAZ
MUTLU OLMAK İÇİN!
Feyzullah AYDOĞAN
MİLLİ GÖRÜŞ ÖZGÜVENİ
Ekrem ŞAMA
Referandum gözlemcileri
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
Mustafa KAYA
Arpacıya Borç Eden Ahırını Tez Satar
İshak BEYAZAY
İçimizdeki put
Mustafa İŞCAN
SGK prim ödeme tarihi değişti mi?
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Hepsinden Devlet Sorumludur
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Yusuf KAPLAN
Kilise saldırıları: İhvan’ı bitirme tezgâhı...
Ali Haydar HAKSAL
Süreci doğru algılamak -ı-
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Buçuk Savaş”ta Başlangıç Vuruşu...
Zeki CEYHAN
Günlerdir bekliyoruz!
Mevlüt ÖZCAN
Evlilik bir “ibadet”tir
Mahmut TOPTAŞ
Sisifos tipi gavurluk
Prof.Dr.Ata ATUN
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Prof. Dr. Burhanettin Can
Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
Akif EMRE
ABD’nin müdahale kapasitesi
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Müstakim olan yolda yürümek
Mustafa YILDIRIM
Görüşmelerin kayıt altına alınması ne işe yarıyor?
Burak KILLIOĞLU
Uzlaşma olmadan nasıl olacak?
Şakir TARIM
Erbakan Ödülleri; Milli Görüş ihtiyacı
İsmail KILLIOĞLU
Bir halkoylamasının düşündürdükleri
İbrahim VELİ
Yüzde 49’u anlamak
Abdülkadir ÖZKAN
Batı (ABD ve AB) dürüst değil!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz