22 Rebiü'l-Evvel 1439 | 11 Aralık 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Suriye Sorunu
17/10/2012 - 08:19
İsmail KILLIOĞLU

 

Arap ülkelerinde, yönetimler ile Müslüman halkları aynı kategoride görüp değerlendirmeler yapıldığında, bunun daima gerçeğin bir yüzüne ait olduğunu düşünmede sayısız yarar vardır. Arap ülkelerindeki yönetimlerin başat niteliği, "halka rağmen, halk için" şeklinde ifade edilen ve çoğunlukla otoriter yönü ağır basan yönetim tarzına bile hayli uzak düşen bir yapıyı içermesidir. İçeride birtakım imkan, unsur ve dinamikleri yanına almak suretiyle iktidarı ele geçirir görünseler de, adeta kural halini almış bir dış merkez güdümü bu yönetimlerin varlık şartı olmuş gibidir. Belli sürelerde darbeler, sözde birtakım savaşlar ya da karışıklıklar yoluyla iktidara gelip bir süre sonra devrilenler olsun veya epeyce bir zaman iktidarlarını koruyarak sürdürenler olsun, fazla gerilere gitmeden yakın geçmişlerine bakıldığında, neredeyse hemen hepsinin dış merkez güdümü bağlantısı bulunabilir. Belki coğrafi veya iklim şartları, nüfus dağılımı, yerleşim yerlerinin konumlarının oluşturduğu birtakım nedenler, bu ülke halklarının yönetilen olma bilinçlerinde bir tıkanıklık meydana getirmiş olabilir. Dolayısıyla kendi maddi-manevi imkanlarının sağlıklı bir dökümünün oluşturacağı bilinci uyandırmada yetersiz kalmış olmaları da düşünülebilir. Sonuçta halk, yönetilen konumda bir toplumsal gerçeklik niteliğine sahip bir varlık olmaktan çok, adeta mefruz, varsayılmış bir yönetilmişlik kategorisinde tutulmuş gibidir.

Bu bakımdan Arap ülkelerinde yönetenlerin "iktidarı", siyasi bir mahiyet ve nitelikte tezahür etmediği gibi belli bir tanım kategorisi içine de sokulamayacak kadar müphem, muğlak ve akışkan özelliktedir. Ancak bu "iktidarın", çoğunlukla örseleyici, yok edici bir güce sahip olduğu, olayların gerçeklik kazanmasında hemen kendini göstermektedir.

Şaşılacak bir yön de, Arap ülkelerindeki halkların, sözgelimi iktidar mücadelesi tasavvuru içinde olmadan iktidarın bir gün gelip kendini seçeceği beklentisine bel bağlamasıdır. Bunun tezahürlerini, gerçekten Arap ülkeleri bakımından yeni bir tecrübe özelliğinde ortaya çıkan "Arap Baharı" olaylarında gözlemlemek olasıdır. Onlarca yıldır otoriter varlıklarına son verilen iktidarların yerlerine gelenlerin, bir iktidar tasavvuruna sahip olmadıkları, dolayısıyla yönetme yetki ve imkanlarının ne olduğu ve nasıl bir düzenlemeye yöneleceği bir türlü belirginleşememekte, somut tasarımlara dönüşememekte, dahası ikircikli durumdan kurtulma iradesini ortaya koymakta yetersizlik göstermesinde anlaşılmaktadır.

Türkiye'nin önüne gelen Suriye olayında aslında Arap ülkelerindeki yönetimler ile halk kategorilerinin yerli yerine oturtulamamasından kaynaklanan bir belirsizlik yaşanmaktadır, denebilir. Sözgelimi Suriye'deki yönetimin gidip gitmemesi meselesinden önce, Suriye halkının varlığı meselesi öncelikli konumda durmaktadır. Fakat bu meselenin olmasıyla, meselenin muhtevasının kavranması ve kendini kavratması başlı başına bir güçlük oluşturmaktadır. İktidarın ve Dışişleri'nin şimdiye kadarki karar ve uygulamalarındaki insicamsızlık, ikircikli tutum biraz da buradan kaynaklanıyor gibidir. Devlet, komşuluk ve diğer meselelerin çözümünde yürütülen politikaların mantığıyla, Suriye'de ortaya çıkan olayların seyri, birbirleriyle asla buluşamayacak tren rayları gibi uzayıp gidiyor. Elbette zulme uğramış ve göçe zorlanmış insanların ilticalarına insani duyarlıkla yaklaşmak gerekir. Devletler hukukunu ihlal eden hareketlere karşı hukuki yetkiler kullanılması şarttır. Ama bütün bunlar, Suriye'de olup bitenler ile ilişkilendirilmek istendiğinde, tanımsız bir muhtevaya varıp dayanmaktadır.

Fakat somut olan gerçek, Türkiye'nin, kendi sınırlarından bir adım Suriye'ye doğru atması halinde, tamamen bambaşka bir meseleyle karşı karşıya kalacağıdır. Bu sadece Suriye'yle sınırlı değil, bütün Arap ülke ve halklarını da içine alacak bir karmaşayı beraberinde getirir.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
06/12/2017 - 08:59 Çiftçi ve Toprak
22/11/2017 - 09:58 Üç kitap dolayısıyla
15/11/2017 - 09:38 Kural ve hayat
08/11/2017 - 09:47 Eşyanın tabiatı
01/11/2017 - 08:27 Bilgi ve...
25/10/2017 - 09:40 “İnsan çalan eşkiya”
18/10/2017 - 10:15 Bütüncül bakabilmek-2
06/09/2017 - 09:38 Sorgulama ve Yenileme
30/08/2017 - 09:40 Yetenek ve kişilik
23/08/2017 - 09:58 Trump’ın Amerikası
16/08/2017 - 09:17 Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
09/08/2017 - 09:11 Kamu Ve Erdemi
02/08/2017 - 09:19 Aşılanan şiir
26/07/2017 - 09:22 Kör göze sürme çekmek
19/07/2017 - 09:09 İnsana bakmak
05/07/2017 - 09:09 Örgütsüz emek
28/06/2017 - 08:53 Batı çöker mi?
21/06/2017 - 11:00 İktidar ve devlet
14/06/2017 - 09:50 Sorgulama ve özeleştiri
07/06/2017 - 09:39 Uluslararası hukuk ve Filistinli esirler
31/05/2017 - 10:17 Açlık
24/05/2017 - 15:07 Evin içi
17/05/2017 - 09:16 “Ağaç kesen, baş keser”
10/05/2017 - 09:19 Kamu bilinci
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
Erbakan Hoca'nın yıllar önce yaptığı ikaz: Kudüs'ün başkent ilanı sonrası planlanan küstah adım!
Temel Karamollaoğlu: ABD ve İsrail’e karşı atılacak her adımın arkasındayız
Beyaz Saray: Trump, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını ilan edecek
Sanal paralar caiz değil!
Oğuzhan Asiltürk: Davet etmekten vazgeçmeyiz
Güney Afrika’da çocuklar tehlike altında
İlahiyat kararı emsal olmasın
TSK seher vakti Asos'a bomba yağdırdı!
Öğrenciyken bile İslam Birliği’ni planlıyordu
EN ÇOK
Yazarlar
Atilla MEHDİGİL
Kudüs sizi bekliyor Kudüs! (Jerusalem is waiting for you Jerusalem!)
Mustafa KAYA
‘Gitme Turnam Vuracaklar’
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
KUDÜS DAVASI ÜMMETİ BİRLEŞTİRECEKTİR
Ekrem ŞAMA
Kurtuluş savaşında iç kavga
Şeref KAÇMAZ
ORTA DOĞU’DA OYNU – YORUM
Mustafa İŞCAN
3600 gün ile herkes emekli olur mu?
Hayati OTYAKMAZ
SEVGİLİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.S.)
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
İslam’da İtaat Kültürü
Ali Haydar HAKSAL
Kudüs-ı Şerif ey aziz belde
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Başkent Kudüs” Üzerinden “Büyük İsrail Devleti” İlan Edilmek İsteniliyor!
Zeki CEYHAN
Sadece Netanyahu!
Mevlüt ÖZCAN
Siyonizm dünyaya çomak sokuyor
Mahmut TOPTAŞ
Siyonistlerin işini Amerika bitirecek
Prof.Dr.Ata ATUN
Rumların Enerji İttifakı
Prof. Dr. Burhanettin Can
Şer ittifakının psikolojik savaş makinesinin dişlisi olmamak
İsmail Hakkı AKKİRAZ
ABD Kudüs’e toslarsa müslümanlar uyanır
Mustafa YILDIRIM
İçi boşaltılan kavramlar – 1: Muhafazakârlık
Burak KILLIOĞLU
Kudüs’e uzanan eller…
Şakir TARIM
Kudüs’te bıçak kemiğe dayanırsa!..
İsmail KILLIOĞLU
Çiftçi ve Toprak
İbrahim VELİ
Çıkış’ın Rabia’sı
Abdülkadir ÖZKAN
Kudüs’ü savunmak tüm Müslümanların sorumluluğu
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz