29 Şaban 1438 | 25 Mayıs 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Suriye Sorunu
17/10/2012 - 08:19
İsmail KILLIOĞLU

 

Arap ülkelerinde, yönetimler ile Müslüman halkları aynı kategoride görüp değerlendirmeler yapıldığında, bunun daima gerçeğin bir yüzüne ait olduğunu düşünmede sayısız yarar vardır. Arap ülkelerindeki yönetimlerin başat niteliği, "halka rağmen, halk için" şeklinde ifade edilen ve çoğunlukla otoriter yönü ağır basan yönetim tarzına bile hayli uzak düşen bir yapıyı içermesidir. İçeride birtakım imkan, unsur ve dinamikleri yanına almak suretiyle iktidarı ele geçirir görünseler de, adeta kural halini almış bir dış merkez güdümü bu yönetimlerin varlık şartı olmuş gibidir. Belli sürelerde darbeler, sözde birtakım savaşlar ya da karışıklıklar yoluyla iktidara gelip bir süre sonra devrilenler olsun veya epeyce bir zaman iktidarlarını koruyarak sürdürenler olsun, fazla gerilere gitmeden yakın geçmişlerine bakıldığında, neredeyse hemen hepsinin dış merkez güdümü bağlantısı bulunabilir. Belki coğrafi veya iklim şartları, nüfus dağılımı, yerleşim yerlerinin konumlarının oluşturduğu birtakım nedenler, bu ülke halklarının yönetilen olma bilinçlerinde bir tıkanıklık meydana getirmiş olabilir. Dolayısıyla kendi maddi-manevi imkanlarının sağlıklı bir dökümünün oluşturacağı bilinci uyandırmada yetersiz kalmış olmaları da düşünülebilir. Sonuçta halk, yönetilen konumda bir toplumsal gerçeklik niteliğine sahip bir varlık olmaktan çok, adeta mefruz, varsayılmış bir yönetilmişlik kategorisinde tutulmuş gibidir.

Bu bakımdan Arap ülkelerinde yönetenlerin "iktidarı", siyasi bir mahiyet ve nitelikte tezahür etmediği gibi belli bir tanım kategorisi içine de sokulamayacak kadar müphem, muğlak ve akışkan özelliktedir. Ancak bu "iktidarın", çoğunlukla örseleyici, yok edici bir güce sahip olduğu, olayların gerçeklik kazanmasında hemen kendini göstermektedir.

Şaşılacak bir yön de, Arap ülkelerindeki halkların, sözgelimi iktidar mücadelesi tasavvuru içinde olmadan iktidarın bir gün gelip kendini seçeceği beklentisine bel bağlamasıdır. Bunun tezahürlerini, gerçekten Arap ülkeleri bakımından yeni bir tecrübe özelliğinde ortaya çıkan "Arap Baharı" olaylarında gözlemlemek olasıdır. Onlarca yıldır otoriter varlıklarına son verilen iktidarların yerlerine gelenlerin, bir iktidar tasavvuruna sahip olmadıkları, dolayısıyla yönetme yetki ve imkanlarının ne olduğu ve nasıl bir düzenlemeye yöneleceği bir türlü belirginleşememekte, somut tasarımlara dönüşememekte, dahası ikircikli durumdan kurtulma iradesini ortaya koymakta yetersizlik göstermesinde anlaşılmaktadır.

Türkiye'nin önüne gelen Suriye olayında aslında Arap ülkelerindeki yönetimler ile halk kategorilerinin yerli yerine oturtulamamasından kaynaklanan bir belirsizlik yaşanmaktadır, denebilir. Sözgelimi Suriye'deki yönetimin gidip gitmemesi meselesinden önce, Suriye halkının varlığı meselesi öncelikli konumda durmaktadır. Fakat bu meselenin olmasıyla, meselenin muhtevasının kavranması ve kendini kavratması başlı başına bir güçlük oluşturmaktadır. İktidarın ve Dışişleri'nin şimdiye kadarki karar ve uygulamalarındaki insicamsızlık, ikircikli tutum biraz da buradan kaynaklanıyor gibidir. Devlet, komşuluk ve diğer meselelerin çözümünde yürütülen politikaların mantığıyla, Suriye'de ortaya çıkan olayların seyri, birbirleriyle asla buluşamayacak tren rayları gibi uzayıp gidiyor. Elbette zulme uğramış ve göçe zorlanmış insanların ilticalarına insani duyarlıkla yaklaşmak gerekir. Devletler hukukunu ihlal eden hareketlere karşı hukuki yetkiler kullanılması şarttır. Ama bütün bunlar, Suriye'de olup bitenler ile ilişkilendirilmek istendiğinde, tanımsız bir muhtevaya varıp dayanmaktadır.

Fakat somut olan gerçek, Türkiye'nin, kendi sınırlarından bir adım Suriye'ye doğru atması halinde, tamamen bambaşka bir meseleyle karşı karşıya kalacağıdır. Bu sadece Suriye'yle sınırlı değil, bütün Arap ülke ve halklarını da içine alacak bir karmaşayı beraberinde getirir.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
24/05/2017 - 15:07 Evin içi
17/05/2017 - 09:16 “Ağaç kesen, baş keser”
10/05/2017 - 09:19 Kamu bilinci
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
AK Parti Grup Başkanı Binali Yıldırım oldu
Gelecek Milli Görüş’ün
Bölgeye dışarıdan müdahale olduğu müddetçe kan durmaz
Oyun kurucularla bu oyun bozulmaz
Fetihler Milli Görüş’le olur
Hak üstün tutulmadan Bir ülkede huzur olmaz
Karamollaoğlu: Ülkemiz yeniden dizayn edilmek isteniyor
Kemal Kılıçdaroğlu yarın Saadet Partisi'ni ziyaret edecek
ABD ziyareti bir daha düşünülmeli
EN ÇOK
Yazarlar
Hayati OTYAKMAZ
RAMAZAN-I ŞERİF AYINA HAZIR MIYIZ?
Atilla MEHDİGİL
İman açısından dört sınıf insan
Feyzullah AYDOĞAN
DEVLET AKLI
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Ekrem ŞAMA
Ne umduk, ne bulduk?
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
Mustafa KAYA
Arap-İslam-Amerikan Zirvesi (!)
İshak BEYAZAY
Onun bir bildiği var!
Mustafa İŞCAN
SGK personeli uzmanlık istiyor
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Bakalım Diyanet Ramazanda Namaz İçin Neler yapacak?
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Ali Haydar HAKSAL
Amerika başkanları neden ilk kutsamalarını ağlama duvarı önünde yaparlar?
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Manchester Saldırısı” Ya da İngiltere’nin Ortadoğu’ya “Derin Dönüşü”...
Zeki CEYHAN
Sanırsınız!
Mevlüt ÖZCAN
Şeytanlar Ramazan ayında bağlanır
Mahmut TOPTAŞ
Çıban başı
Prof.Dr.Ata ATUN
Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya biz?
Prof. Dr. Burhanettin Can
Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Türkiye’nin solcuları
Mustafa YILDIRIM
Çocuklar anne babanın aynasıdır
Burak KILLIOĞLU
Ezberle olmaz
Şakir TARIM
Anadolu’nun milli kimliği ve Diyarbakır
İsmail KILLIOĞLU
Evin içi
İbrahim VELİ
Derin muhalefet
Abdülkadir ÖZKAN
YPG’ye 100 TIR silah ve barışa tam destek!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz