27 Ramazan 1438 | 22 Haziran 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Düşüncenin Çiçeği
05/09/2012 - 09:33
İsmail KILLIOĞLU

 

Günümüz sosyoloji biliminin önderleri arasında zirvede kabul edilen Max Weber'in (1864-1920) ruhsal rahatsızlığı dolayısıyla, uzunca bir süre çalıştığı üniversitelerden izinli sayılır. Yaklaşık yirmi yıl. Berlin, Freiburg, Heidelberg gibi üniversitelerde görevli olmasına rağmen ders, konferans ve seminer faaliyetlerini yürütemeyecek sınırda seyreden hastalığı nedeniyle sık sık izinli sayılmıştır. Bu durumdan sık sık rahatsızlık duyduğu için üniversiteyle ilişiğini kesmek isterse de bu isteği kabul görmez. Vicdanen huzursuzluk çeker.

Adeta haksız yoldan elde edilen bir gelir gibi değerlendirmiş olmalıdır aldığı maaşı. Ahlaki bakımdan, en azından Yeni-Kantçı küme içinde yer alan bir bilim adamı olarak, Kant'ın ödev ahlakının zihinsel düzeyde kavranılmasının sonucu, ister istemez bir iç muhakemeyi öngerektirir.

Kaldı ki Weber, eleştirmelerine rağmen, II. Friedrich gibi Aydınlanma'ya inanmış ve Almanya'da başlatmış bir Prusya kültür geleneğinin üstünde gelişmiş "Alman ruhu"na bağlı bir kişiliktir. Bu kişilikten başkalarının, özellikle kamunun hakkını suistimal etmesi, en azından beklenilmez. Weber'in gerçekten ağır ruhsal rahatsızlıklarını bahane ederek, daha doğrusu gerekçe göstererek rapor alıp izinli sayılmasını sağlamak için çaba göstermesi kınanacak bir davranış olarak görülemezdi.

Aynı şekilde üniversite yönetiminin belli bir süre sonra Weber'e izin vermemesi de ayıplanacak bir tutum şeklinde değerlendirilemezdi. Ne var ki, Weber ruhsal rahatsızlıklarını ileri sürerek herhangi bir çıkar sağlayıcı niyet ve davranış içinde olmadığı gibi, üniversite yönetimleri de Weber'in böyle bir yola tevessül edip etmeyeceği biçiminde bir olası kuşkuya bile kapılmamış olmalıdır. Çünkü O'nun ayrılma isteğini reddetmiş, bazen de istemediği halde izinli saymıştır.

 

Oysa, geçim sıkıntısı yanında zihni tatmin, düşüncelerini yayma ve tanıtma gibi doğal dürtü ve istekler yönelimi içinde çabalayan A. Comte (1789-1857), üniversiteden bir kürsü elde edebilmek için nasıl da uğraşıp didinmiştir. Ve ne türden engellemeler, hileler, dalavereler ve tuzaklarla karşılaşıp hayıflanmış, acı çekmiştir. Gerçi Avrupa düşünce bilim tarihinde, en az XX. Yüzyıla kadarki süreçte düşünce, bilim ve sanat adamlarının "resmi statü" içinde olmaları değil, olmamaları adeta kural gibidir. Düşünürlerin, özellikle filozof ve felsefecilerin "resmi statü"ye bağlı olmalarının birtakım olumsuzluklara yol açtığı tartışılan bir konudur. Basit ifadesiyle düşüncenin, bilimin, felsefenin "resmi"leşmesi gibi istenmemesi gereken bir özellikle malul hale gelme tehlikesi daima söz konusudur. Özellikle XX. Yüzyılın ortalarından itibaren felsefede yeni büyük sistemlerin ortaya çıkamayışını ve felsefenin, dolayısıyla düşüncenin halka yayılamamasının önemli nedenlerinden birisinin "resmi"lik kimliğine bürünmesi olduğu ileri sürülmüştür.

Weber'e ve üniversitelerin tutumuna baktığımızda, şunu görmek gerekiyor: Güven ve istismar etmemek. Weber yaşadığı ruhsal rahatsızlığı, ahlaki bakımdan, hiçbir şekilde istismar etme gibi bir yola sapmıyor. Zihni ve bilimsel çalışmalarını, imkan ve şartlar ölçüsünde sürdürüyor. Üniversite yönetimleri, Weber'in ve genel olarak bilim ve düşünce ahlakının bir gereği olarak böyle bir yola başvurulmayacağı güveni içinde kararlar alıyor ve izin veriyor, O istemese de.

Burada dikkat edilmesi ve çıkartılması gereken sonuç, bilim ve düşünceye olan saygı ve dolayısıyla güven. Bu tutumun sonucu sosyoloji biliminde o günden beri artarak devam edegelen Weberci yaklaşım ve etkidir. Weber ve üniversite yönetimleri aksine bir tutuma yönelmiş olsalardı, sosyoloji biliminde Weberci yaklaşım ve etki de, ihtimal söz konusu olmayacaktı. Dolayısıyla bunun şöyle veya böyle herhangi bir maddi ve manevi getirisinden Alman kültürü yoksun kalacak, yoksullaşacaktı.

Bilime, düşünceye ve sanata zamanında yapılan küçük yatırımlar, katkılar asla boşa gitmedikleri gibi, ne türden verime, nasıl bir onura dönüşecekleri de kolay kolay kestirilemez. Ama inanmak ve güvenmek daima belirleyici ilkedir.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
21/06/2017 - 11:00 İktidar ve devlet
14/06/2017 - 09:50 Sorgulama ve özeleştiri
07/06/2017 - 09:39 Uluslararası hukuk ve Filistinli esirler
31/05/2017 - 10:17 Açlık
24/05/2017 - 15:07 Evin içi
17/05/2017 - 09:16 “Ağaç kesen, baş keser”
10/05/2017 - 09:19 Kamu bilinci
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
KPSS cevap kağıtları erişime açıldı
ABD'den PYD/PKK mektubu
Biraraya gelmezsek zulümler önlenemez
KPSS sonuçları açıklandı
Bahçeli’den CHP'nin yürüyüşüne ilk tepki: "Akılsız başın cezasını ayaklar çeker"
Sorunlarımızı G-8’de değil D-8’de çözelim!
Az önce açıklandı! İşte yerine gelen isim…
Siyasîler kavgayı bırakırsa vatandaş kucaklaşır
Suudi Arabistan'da saldırı! Ölü ve yaralılar var
EN ÇOK
Yazarlar
Hayati OTYAKMAZ
ADALET- EMANET VE İŞLERİ EHLİNE VERMEK
Şeref KAÇMAZ
HESAPLI - YORUM
Mustafa KAYA
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler Tuzağı
Atilla MEHDİGİL
Ateizm ve ateistlerin hezeyanı
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Katar sana ne katar - Deepweb
Ekrem ŞAMA
Dışişleri şaka gibi
Mustafa İŞCAN
Yıllık izin birer gün olarak kullanılır mı?
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Mehmet Şevket EYGİ
İmanı korumak
Ali Haydar HAKSAL
Güç ve Adalet
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Korku Türbülansı”ndaki ABD ve “Kontrolsüz Çok Kutupluluk” Planı
Zeki CEYHAN
Bir adım ötesi!
Mevlüt ÖZCAN
İnfaz memurunun akıbeti
Mahmut TOPTAŞ
Kaybettiklerimiz arayalım
Prof.Dr.Ata ATUN
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler Tuzağı
Prof. Dr. Burhanettin Can
Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları - 3
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Ne yapacaksan ölmeden önce yap
Mustafa YILDIRIM
Özlenen eski Ramazanlar mı yoksa insanlar mı?
Burak KILLIOĞLU
Zihinler allak bullak…
Şakir TARIM
Yaşananlar ekseninde D-8’in önemi
İsmail KILLIOĞLU
İktidar ve devlet
İbrahim VELİ
En değerli hediye: D-8
Abdülkadir ÖZKAN
Suriye’de kimin eli kimin cebinde?
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz