27 Ramazan 1438 | 22 Haziran 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Son Dönemeçte Türk - Arap İlişkileri
25/04/2012 - 16:01
Mustafa KAYA

Bazı bilim adamları, Dünya'yı Birinci Cihan Harbi'ne taşıyan gelişmeleri açıklarken, 1789 Fransız İhtilali'ne ayrıca atıfta bulunurlar. Bu tarihten sonra artan milliyetçi hareketlilik, o dönemin Osmanlı ve Avusturya-Macaristan gibi imparatorluklarının sonu olmuştu. Self determinasyon, yani ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı ilkesi, özellikle batılı güçler tarafından desteklenmiş ve bir politik manevra alanı haline getirilmişti. İşte tarihin böyle önemli bir dönemecinde, Osmanlı İmparatorluğu ve kontrolü altında bulunan Arap nüfusun yaşadığı coğrafyada bazı huzursuzluklar baş göstermeye başladı. Bu problemlerin temelinde 1789'da başlayan "Ulusçuluk" akımının da olduğu bilinen bir gerçektir.

Özellikle Lawrence ve onun gibi ajanlar vasıtasıyla Arap toplumu, Osmanlı İmparatorluğuna karşı ayaklandırıldı. İttihat ve Terakki döneminde yapılan hatalar da, bu ayrılığı savunanlar için işlerini kolaylaştırıcı birer etken oldu. Birinci Dünya Savaşı öncesi yaşanan olumsuz tecrübelerin, asıl etkileri savaş sonrası oluşan yenidünya düzeninde ortaya çıktı. Bir tarafta, İstiklal Savaşı'nda büyük bir azim ve gayretle, dört bir koldan işgal edilmeye çalışılan topraklarını canı pahasına muhafaza eden, Anadolu’daki Müslümanlar, diğer tarafta devlet olmanın cazibesi ile kandırılan ama Osmanlı tarih sahnesinden çekilirken yaptıkları hatayı anlayan Arap dünyası vardı. Çünkü bağımsız bir devlet olmayı beklerken; kendilerini İngiltere'nin, Fransa'nın ve batılı güçlerin sömürgesi olarak buldular. Kurtuluş Savaşı sonrası rotasını batıya çeviren Türkiye oldu, ama onlar bu sefer batıya karşı özgürlük mücadelesi başlatmış oldular. Böylece, İslam dünyasının iki büyük ve önemli topluluğu olan Türkler ve Araplar üzerinde oynanan oyunlar başarı ile yerine getirilmiş oldu. Bu sürecin devamında asıl önemli sorun, İngiliz oyunlarıyla Ortadoğu’nun kalbine bir hançer gibi saplanan İsrail oldu.

İsmet İnönü döneminde, 1949 yılının mart ayında İsrail’in tanınması, Arap dünyası içinde hayal kırıklığı oluşturdu. Hatta 1950 yılının ocak ayında Türkiye İsrail arasındaki ilişkiler bakanlık seviyesine yükseltildi. Elyosa Sosan ilk temsilci bakan olarak göreve başladı. Bütün bu gelişmeler, iki toplum arasındaki ayrılığı derinleştirdi.

1950-1970 dönemine bakıldığında, Türkiye ve Arap dünyası arasında 3 temel problemin olduğu anlaşılacaktır. 

Bu problemler;

1-İktisadi ve Siyasi olarak Milli Güvenlik Meselesi(Batı-SSCB Boyutu)

2-Filistin Meselesi

3-Kıbrıs Meselesi

Yukarıda saydığımız problemler, zaman içinde karşılıklı restleşmelere kadar uzandı. Kıbrıs meselesi BM genel kuruluna geldiğinde, Arap dünyası bu konuda sessiz kalmayı yeğledi. Diğer taraftan 22 Eylül 1967 de Mescid- i Aksa’nın yakılması tehdidini görüşmek üzere Rabat’ta toplanan İslam zirvesinde İsmet İnönü ve CHP tarafsız kalınmasını teklif etti.

Türkler Nezdinde Arap İmajını Lekeleyen Unsurlar;

1-Oryantalizm-Misyonerlik Misyonerlik faaliyetlerinin temel hedefi, İslam dünyasındaki birlik ve beraberliğin son bulmasıdır. Haçlı Seferleri bu niyetlerin açık bir göstergesidir.11 Eylül sonrası ABD Başkanının, yeni dönemi “Haçlı Seferi” olarak nitelendirmesi de, bu hedefin yüzyıllardır vazgeçilmez bir yaklaşım olduğunun ispatı olmuştur. Avrupalı güçler Osmanlı içinde gayrimüslimleri kullanmış, Arap coğrafyası içinde ise daha sinsi hareket etmişlerdir. Politikaya bulaşmış bir oryantalizm ve misyonerlik faaliyetleri, sömürgeciliğin farklı bir versiyonu olarak kendisini göstermiştir. Oryantalistler özelde Arapları, genelde ise bütün Müslümanları katı ve vahşi diye nitelendirdiler. Kız ve erkek kardeşlerin öldürülmesi, şehvet düşkünlüğü, inatçılık, tembellik ve otoriteye körü körüne bağlılık gibi İslam ile ilgisi olmayan konular, sürekli gündemde tutularak, özelde Arapların genelde ise bütün Müslümanların dünyadaki algılanmalarını olumsuz etkilemeye çalıştılar. Tevrat’ta Arapların İbraniler için sürekli bir tehdit olarak gösterilmesi, İncil’de ise Arapların göçmen bedeviler, aldatıcı siyasetçiler, paralı askerler gibi ifadelerle nitelendirilmesi de ayrıca bu algılanmanın destekleyici unsurları oldular. Bazı Türk aydınları da Arap dünyasını oryantalist bir bakış açısıyla yorumlamışlardır. Mesela Falih Rıfkı Atay, 1.Dünya Savaşında Arapların Osmanlı İmparatorluğunu arkadan vurdukları iddiasını sürekli gündemde tutmuş, İlhan Arsel ise barbarlığın, ihanetin, kasvetin Araplardan Türklere geçtiğini iddia etmiştir.

2-Siyonizm Theodor Herzl 1896-1902 yılları arasında 5 kez İstanbul’da Sultan 2.Abdülhamit ile görüşerek, toprak talebinde bulunmuş, Abdülhamit Han verdiği tarihi cevapla bu talebi reddetmiştir. Yalnız Abdülhamit Han’ın verdiği bir başka cevap daha var ki, en az birinci cevap kadar önemli ve derinliktedir. Abdülhamit Han; “Balkanlarda Plevne’de Suriye ve Filistin’den iki tabur asker şehid düşmüş ama asla geri dönmeyi düşünmemişlerdir.” diyerek Müslümanlar arasındaki dayanışmanın ve kardeşliğin boyutunu ortaya koymuştur. Abdülhamit Han bedeli kan olan Filistin topraklarını, işte bu kadirşinaslık ve İslam kardeşliği düşüncesiyle şiddetle reddetmiş ve Filistin’e sahip çıkmıştır. Theodor Herzl’in dolayısıyla Siyonizm’in, Filistin’e karşılık teklifleri arasında; Kıbrıs’ın yeniden Osmanlı otoritesine geçişinin sağlanması, Osmanlı borçlarının ödenmesi, Osmanlı gençlerinin Yahudi eğitimciler tarafından eğitilmesi, Ermeni meselesi için arabuluculuk teklifleri de vardı. Bu tekliflerin hiçbiri Abdülhamit Han tarafından kabul görmedi. Bu sürecin sonunda, mason localarının faaliyetleri, İttihad ve Terakki’nin Siyonizm’in hedeflerine ulaşmasında taşeron olarak kullanılması sonucu Abdülhamit Han hal edildi ve Osmanlı coğrafyası ve dünya mazlumları için acı dolu bir tarihi süreç başlamış oldu. Siyonistler işbirlikçileri vasıtasıyla Osmanlı’yı yıktılar ama kurulacak devlet için özellikle Türk kamuoyunun hazırlanması gerekiyordu. Bunun için öncelikle bazı gazete patronları vasıtasıyla işin basın ayağını oluşturdular. Modern baskı makineleri kullanarak baskı kalitesini ilgi çekici bir hale getirdiler ve tarih, turizm, magazin ekleri dağıtarak farklı seçenekler yoluyla basın alanında iyi bir noktaya geldiler. Bundan sonra yapılması gereken Siyonizm’in hedefleri doğrultusunda yayın yapmak ve toplumu yönlendirmekti. Bu süreçte Siyonizm’in Türk toplumu üzerindeki temel hedefleri; a) 2.Dünya savaşında oluşan Yahudilerin kötü imajının silinmesi. b) Türk milletinin gözünde Arap imajının lekelenmesi. c) Filistin topraklarında bağımsızlık mücadelesi yapanların mücadelelerini Türk kamuoyuna çirkin olarak yansıtılması d) Aşırı Türk milliyetçiliğini körüklemek ve Arap Türk milliyetçiliğinin birbirine karşı olduğunu yaymak. e) Siyasi kararların alınmasında etkili olan Siyonizm aleyhtarlığı önünde dalga kıran vazifesi görmek. f) Yahudilere dolaysıyla İsrail’e mali yardım için çalışmalar yapmak. g) Türk Yahudilerinin içe kapanık karakterlerini muhafaza etmek ve kendilerine has cemiyetler kurulmasını teşvik etmek.(Lions, Rotary Kulüpleri)

3-Aşırı Milliyetçilik Aşırı milliyetçilik Siyonistler tarafından hedef şaşırtma yöntemi olarak kullanılmıştır. Mesela Jön Türkler kendilerini tanımlarken, “Halkımız için milli ideal, imparatorluğun tabi sınırlara ulaşmasını sağlamak ve bütün Türkleri bir araya getirmek için düşmanımız Moskova’yı yok etmektir.” demişlerdir. Düz mantıkla bakıldığında S.S.C.B’nin işgal ettiği Türk cumhuriyetleri için, bu talebin dile getirildiği ve haklı bir talep olduğu söylenebilir. Yalnız bu taraftan Jön Türklere bu talepleri yaptıran Siyonizm, diğer taraftan diğer bir İslam coğrafyası olan Ortadoğu ile irtibatının kopmasını desteklemiştir. Bunun temel nedeni; Türk kamuoyunun Ortadoğu’daki gelişmelere uzak kalmasını sağlamaktır. Diğer taraftan Siyonistler bazı tekerlemelerin halk arasında yayılmasını sağlayarak, kopuşun hızlanmasını hedeflemişlerdir. Mesela; Ağaçtan maşa Arap’tan paşa olmaz. Arap Arap’tan kırk yıl sonra hakkını almış. Arap öldükten sonra pilavı göğsüne dök. (TDK) gibi tekerlemeler özellikle çeşitli yayın organları vasıtası ile gündemde tutulmuş ve unutulması engellenmiştir. Türk masallarında Arap bacı, Arap kalfa gibi karakterler birer küçültme ifadesi olarak kullanılmıştır.

Bütün bu tarihi gerçeklerin yanında, yakın Türk siyasi tarihinde Milli Görüş hareketinin Siyonizm ile olan mücadelesini özellikle iyi etüd etmek gerekir.

Yukarıda saydığımız Siyonist hedeflerin karşısında tek onurlu duruşu, Milli Görüş hareketi gerçekleştirmiştir. Başka bir deyişle Prof.Dr. Necmettin Erbakan liderliğindeki Milli Görüş hareketi, Siyonizm’in hedeflerini ifşa etmiş ve toplumun bilgi sahibi olmasını sağlamıştır. Hatta Milli Görüş Hareketinin ikinci partisi olan Milli Selamet Partisi, 24 milletvekili ile gensoru vermiş ve iktidar partisi olan AP’nin Dışişleri Bakanı Hayrettin Erkmen’i Millî menfaatlere aykırı politika izlediği ve İsrail ile gizli görüşmeler yaptığı gerekçesiyle bakanlıktan düşürmüştür. Sonuç olarak; İslam’ın iki toplumu birbirine bağlayan en önemli gerçek olduğu gün gibi ortadadır. Din birliğiyle birlikte, kültürel miras ve coğrafi konum birlikteliği de Arap ve Türk toplumunun ayrılmaz bütünün parçaları olduğunun en önemli kanıtlarıdır. Siyonizm’in hedeflerini boşa çıkarmak için öncelikle haberi getirenin iyi incelenmesi gerekir. Çağın ihtiyaçları karşılıklı ortak menfaatler doğrultusunda değerlendirilmelidir. Üniversiteler araştırma enstitüleri kurmalı ve ilmi araştırmalar noktasında işbirliğine gitmelidir. Karşılıklı öğretim görevlisi ve öğrenci değişim programları uygulanarak araya konulan mukavvadan duvarlar ortadan kaldırılmalıdır. Kültürel aktiviteler hızlandırılmalı ve iki toplumun birbirini daha iyi tanıması sağlanmalıdır. Ekonomik aktiviteler hızlandırılmalı ve ticaret hacimleri arttırılmalıdır. Karşılıklı yatırım programları oluşturmalı ve yatırımlar teşvik edilmelidir. “Yeni Bir Dünya”nın kurulması ancak bu iki toplumun taşın altına elini koymasıyla mümkün olacağı unutulmamalıdır.

YORUMLAR
mahmut ateş 26-04-2012, 15:16:05
sa mustafa abi,
sizi sınırötesi programından tanıyorum.
programınızı ilgiyle takip ediyordum şimdi de yazılarınızı takip edeceğiz inşallah...

selam ve dua ile
 
menekşe aybüke çalış 27-04-2012, 17:49:14
Merhaba mustafa bey,
Programınızı ilgiyle takip ediyorum
tv5 internet sitesindede yazmanız bizi sevindirdi.
Allah milli görüş davasının yanında olsun.
Rabbim yar ve yardımcınız olsun.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
20/06/2017 - 12:06 Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler Tuzağı
13/06/2017 - 09:30 D-8 Neden Önemli?
06/06/2017 - 09:34 Günaydın Bay Karzai!
30/05/2017 - 09:49 YPG’ ye NATO Şemsiyesi mi?
23/05/2017 - 09:30 Arap-İslam-Amerikan Zirvesi (!)
16/05/2017 - 10:40 Endişeliyiz ama Korkmuyoruz
14/05/2017 - 19:39 ABD, PYD’ de Neden Israr Ediyor?
09/05/2017 - 10:17 Adalete Güven Ne Durumda?
02/05/2017 - 09:20 Kaçırılmış Uçağın Yolcuları
26/04/2017 - 09:08 Arpacıya Borç Eden Ahırını Tez Satar
18/04/2017 - 09:05 Referandum Sonucu Nasıl Okunmalı?
14/02/2017 - 14:56 YARIN’ın Partisinden Yarı’nın Partisine
07/06/2016 - 09:57 Muhammed Ali Clay
31/05/2016 - 09:22 Sn. Başbakan Ekonomi Danışmanlarınızı Değiştirin
24/05/2016 - 09:07 Yeni Hükümet Eski İktidar
22/05/2016 - 01:17 Amerika’nın Gerçek Yüzü: Trump
17/05/2016 - 09:38 BAŞKANLIK BÜTÜN DERTLERİN İLACI MI?
10/05/2016 - 09:20 Toplumsal Travma
03/05/2016 - 09:12 İngiltere AB’den çıkmayı tartışıyor, ya biz?
27/04/2016 - 09:07 G-20’nin kaç üyesi var
20/04/2016 - 10:12 Ey İslam ülkelerinin yöneticileri
13/04/2016 - 09:12 Ödül alan emir alır mı?
31/10/2015 - 06:08 SAVRULAN ADAMLAR
22/07/2015 - 14:45 BÖYLE GİDERSE ANALARIN GÖZYAŞI HİÇ DİNMEZ
15/07/2015 - 14:39 GEZİCİLERİN NE İŞİ VAR “ONUR YÜRÜYܪܔNDE
05/06/2015 - 14:01 SAVRULAN ADAMLAR (2)
03/06/2015 - 12:35 SAVRULAN ADAMLAR (1)
13/01/2015 - 12:09 CHARLIE DEĞİLİZ AMA ANLIYORUZ
07/01/2015 - 12:10 SÖMÜRÜLMEK NE GARİP ŞEY ANNE!
26/12/2014 - 10:38 SAVRULUYORSUN BE AHMET ABİ
10/12/2014 - 12:23 EMBEDDED JOURNALISM VEYA YALANCI ŞAHİTLİK
03/11/2014 - 13:43 NURİ PAKDİL ÜSTADA SELAM VE SERZENİŞ
08/10/2014 - 16:01 KOBANİ’DEN ÇIKAN MESAJ
28/08/2014 - 15:00 BEN BİR FELAKET TELLALI MIYIM?
13/08/2014 - 13:22 ÖLÜ OZAN ROBIN WILLIAMS ÖLDÜ
08/07/2014 - 12:35 NETANYAHU NEDEN “BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN” DEDİ
17/06/2014 - 13:37 YÜZYIL SONRA KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ
20/05/2014 - 11:46 SOMA’DAN SOMALİ’YE YOL GİDER
28/04/2014 - 12:52 "KÜRTLER VE ALEVİLER AZINLIKTIR"
15/04/2014 - 14:00 KIŞANAK NE DEDİĞİNİ BİLİYOR
07/04/2014 - 12:20 17 ARALIK – 30 MART
24/12/2013 - 08:42 OPERASYON
05/11/2013 - 13:10 BAŞÖRTÜSÜ
23/10/2013 - 11:45 HAKAN FİDAN
18/09/2013 - 12:47 SİLAHLI DİPLOMASİ
27/08/2013 - 09:40 PARTİ KÜFÜRDÜR, AK PARTİ HARİÇ
14/08/2013 - 10:50 MISIR ORDUSU TASFİYE EDİLİYOR
29/07/2013 - 14:20 MISIR NEDEN ÖNEMLİ?
19/07/2013 - 14:53 ABDURRAHMAN DİLİPAK
26/06/2013 - 10:30 GEZİ OLAYLARI VE MİLLİ İRADE MİTİNGLERİ
07/06/2013 - 16:14 ÇARŞI, HERŞEYE KARŞI
20/05/2013 - 18:09 BELEDİYECİLİKTE 3H DÖNEMİ
16/05/2013 - 14:18 REYHANLI
30/04/2013 - 16:58 "GÜN OLUR ASRA BEDEL"
24/04/2013 - 08:32 SARI GELİN
11/04/2013 - 16:18 CEMİL ÇİÇEK NE DEDİ?
04/04/2013 - 14:40 ABDULLAH ÖCALAN VE MİSAK-I MİLLİ
25/03/2013 - 17:26 APOLOGIZE
19/03/2013 - 17:58 LAZ ZİYA YAKALANDI
12/03/2013 - 14:46 İMRALI GÖRÜŞMELERİ VE BAŞKANLIK SİSTEMİ ARASINDA BİR BAĞLANTI VAR MI?
20/02/2013 - 14:44 SİNOP, SAMSUN VEYA İTİDAL LÜTFEN
12/02/2013 - 12:04 TERÖRÜN FİNANSMANI YASASI VE HUNTINGTON’UN YOL HARİTASI
04/02/2013 - 17:27 AB'NİN PANZEHİRİ YALNIZCA ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ MÜ?
02/01/2013 - 10:39 "AB İNSANLIK TARİHİNİN EN KAPSAMLI BARIŞ PROJESİDİR"
26/12/2012 - 08:10 SÖYLESEM TESİRİ YOK, SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL
14/12/2012 - 08:15 ABDULLAH GÜL BM GENEL SEKRETERİ Mİ OLACAK?
07/11/2012 - 08:00 Obama-Romney ve Amerikan Seçimleri
09/10/2012 - 12:21 Diyarbakır Emniyet Müdürünü Doğru Anlamak
27/09/2012 - 10:39 Kendim Ettim, Kendim Buldum
10/09/2012 - 16:51 Acıya Yabancılaşma - Afyonkarahisar
31/08/2012 - 16:18 Suriye ve Kafa Karışıklıkları
08/05/2012 - 12:47 Dış Politika Perspektifi
25/04/2012 - 16:01 Son Dönemeçte Türk - Arap İlişkileri
 
KPSS cevap kağıtları erişime açıldı
ABD'den PYD/PKK mektubu
Biraraya gelmezsek zulümler önlenemez
KPSS sonuçları açıklandı
Bahçeli’den CHP'nin yürüyüşüne ilk tepki: "Akılsız başın cezasını ayaklar çeker"
Sorunlarımızı G-8’de değil D-8’de çözelim!
Az önce açıklandı! İşte yerine gelen isim…
Siyasîler kavgayı bırakırsa vatandaş kucaklaşır
Suudi Arabistan'da saldırı! Ölü ve yaralılar var
EN ÇOK
Yazarlar
Hayati OTYAKMAZ
ADALET- EMANET VE İŞLERİ EHLİNE VERMEK
Şeref KAÇMAZ
HESAPLI - YORUM
Mustafa KAYA
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler Tuzağı
Atilla MEHDİGİL
Ateizm ve ateistlerin hezeyanı
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Katar sana ne katar - Deepweb
Ekrem ŞAMA
Dışişleri şaka gibi
Mustafa İŞCAN
Yıllık izin birer gün olarak kullanılır mı?
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Mehmet Şevket EYGİ
İmanı korumak
Ali Haydar HAKSAL
Güç ve Adalet
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Korku Türbülansı”ndaki ABD ve “Kontrolsüz Çok Kutupluluk” Planı
Zeki CEYHAN
Bir adım ötesi!
Mevlüt ÖZCAN
İnfaz memurunun akıbeti
Mahmut TOPTAŞ
Kaybettiklerimiz arayalım
Prof.Dr.Ata ATUN
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler Tuzağı
Prof. Dr. Burhanettin Can
Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları - 3
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Ne yapacaksan ölmeden önce yap
Mustafa YILDIRIM
Özlenen eski Ramazanlar mı yoksa insanlar mı?
Burak KILLIOĞLU
Zihinler allak bullak…
Şakir TARIM
Yaşananlar ekseninde D-8’in önemi
İsmail KILLIOĞLU
İktidar ve devlet
İbrahim VELİ
En değerli hediye: D-8
Abdülkadir ÖZKAN
Suriye’de kimin eli kimin cebinde?
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz