9 Cemaziye'l-Ahir 1439 | 25 Şubat 2018
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-4: Ümmet kavramının analizi
02/02/2018 - 08:22
Prof. Dr. Burhanettin Can

“Sen! Ben! desin efrad, aradan vahdeti kaldır;

Milletler için işte kıyamet o zamandır”.

Mehmed Âkif

GİRİŞ

“Kur’an ve Sünnetin öngördüğü “ümmet” anlayışı ile bugün pratikte var olan, yaşayan “ümmet” arasındaki ilişki nasıldır?” sorusu, en gerçekçi bir şekilde ve adalet ölçülerine uygun olarak cevaplandırılması gerekir. Bu nedenle bu yazıda, “ümmet” kavramının analizi yapılacaktır.

ÜMMET KAVRAMININ ANALİZİ

‘Ümmet’, ‘ümm’ kelimesinden türemiştir. ‘Ümm’, ‘bir şeyin meydana gelmesine, terbiyesine, ıslahına veya başlangıcına temel olan köküne verilen isimdir’. Kur’an’da kelime anlamı olarak, ‘hem anne, hem de asıl, temel, ana, uygun karşılık anlamlarında’ geçmektedir (43/1-4; 42/7). Kelime, türevleri ile birlikte toplam 119 yerde geçer. ‘Ümm’ kelimesinden türemiş olan ‘ümmet’ kelimesinin sözlük anlamı ise, cemaat, yol, din, nesil veya topluluk demektir. Çoğunluğu temsil eder. Bununla beraber çoğulu, ‘ümem’ olup, çoğulun çoğuludur (1).

Ümmet kelimesi matematikteki ‘küme’ kavramına benzerdir. Matematikte, aralarında ortak özellik/özellikler olan elemanlar topluluğuna “küme” denmektedir. Burada önemli olan, küme içerisindeki elemanların tümünün ortak bir ve birkaç özelliğinin var olmasıdır. Tüm elemanların ortak bir özelliği esas alınarak oluşturulan bir kümenin elemanları, kendi aralarında daha başka özellikler göz önüne alınarak tekrar gruplandırılabilir. Bu şekilde meydana gelen kümelere ana kümenin “alt kümesi” denmektedir.

Ümmet kavramı da, belli bir özellik/özellikler etrafında varlıkların gruplandırılması/ sınıflandırılması olarak tanımlanabilir. Tüm canlıları bir ümmet olarak niteleyebiliriz. Ancak bunlar içerisinde yerde yürüyebilenler ile gökte uçabilenleri bu özelliklerine (yerde yürüyebilme, gökte uçabilme) bakarak daha alt gruplandırmaya tâbi tutabiliriz. Bunlar, canlılar ümmetinin birer alt kümesi olan ümmetler olmuş olurlar: “Yerde debelenen hiç bir canlı ve iki kanadıyla uçan hiç bir kuş yoktur ki, ancak sizin gibi ümmet olmasınlar…” (6/38). Nitekim Hz. Peygamber, karıncaları bir ümmet olarak zikretmiştir: “Karınca, ümmetlerden biridir.” (2)

Kur’an-ı Kerim’de Ümmet kelimesi, tekil olarak 51, çoğul olarak 13 olmak üzere toplam 64 yerde geçer. Ümmet kavramı Kur’ân-ı Kerim’de, aşağıdaki anlamlarda kullanılmıştır:

İnsan Topluluğu: 2/213; 10/19; 21/92; 6/38.

Bir Dine Bağlananlar Topluluğu: 2/ 143; 22/34, 67.

İman Edenler Topluluğu: 2/128; 3/104, 110; 5/66, 67; 7/159-160; 11/48.

Tebliğ Edenler Topluluğu: 3/104, 114; 9/122; 7/159, 181.

Hayvanlar Topluluğu: 6/38; 7/38-39.

Millet: 2/134, 213; 10/ 19.

Zaman: 11/8; 12/45.

Tek Başına Bir Topluluk: 16/120.

Din: 21/ 92; 43/ 22.

Ümmet kelimesinin geçtiği ayetler incelendiğinde, kavramı belirleyen üç özellik dikkat çekmektedir: Yer, zaman ve din. Buna göre belli bir zamanda, belli bir yerde, belli bir inanç sistemine dayalı olarak yaşayan insan topluluğu, ümmet olarak isimlendirilmiştir. Arap dil bilgini İbn Manzur, Lisan-ul Arab adlı eserinde ümmet kelimesini, dil yönünden incelerken yaptığı değerlendirmede, ümmet kelimesinin genel çerçevesini belirlemektedir:

“Ümmet, insan nesli demektir. Her nebinin ümmeti, kafir veya mümin ayırımı olmaksızın, tebliğ için gönderildiği tüm insanlardır. Muhammed ümmeti denince de Hz. Peygambere inanan ve inanmayan bütün insanlar kastedilir...” (3)

İbn Manzur’un bu görüşü; “Ümmetim içinden Yahudi veya Hristiyan her kim beni dinler, duyar da bana inanmazsa cennete giremez” (3) hadisi ile uyumludur. Bu durumda inansın veya inanmasın Peygamberin tebliğinin muhatabı olan herkes, ‘Peygamberin ümmeti’ olmaktadır. Buradaki tasnifte rol oynayan temel özellik, tebliğe muhatap olma olup; kabul veya reddetme değildir. Onun için her peygamberin tebliğine muhatap olanlar, o peygamberin ümmeti olarak isimlendirilmiştir. Bu, ümmet kavramının en genel çerçevesidir. Buna, Ümmetin Evrensel Kümesi de diyebiliriz. Medine’de kurulan ilk İslâm Devletinin Anayasa’sında ümmet kavramı, bu genel çerçevede kullanılmıştır:

“Madde1- Bu kitap (yazı), Peygamber Muhammed tarafından Kureyşli ve Yesripli Müminler ve Müslümanlar ve bunlara tâbi olanlarla yine onlara sonradan iltihak etmiş olanlar ve onlarla beraber cihat edenler için (olmak üzere) tanzim edilmiştir.

Madde2- İşte bunlar, diğer insanlardan ayrı bir ümmet teşkil ederler.”(4)

Birinci madde, ümmeti oluşturan topluluğun kendilerini başkalarından ayıran temel ortak özelliklerini belirlemekte; ikinci madde ise bunları, diğer insanlardan ayrı bir ümmet olarak tanımlamaktadır. Bu madde kapsamında ümmeti oluşturan alt gruplar;

Müminler (Kureyşli ve Yesripli),

Müslümanlar (Kureyşli ve Yesripli),

Bunlara tâbi olanlar,

Bunlara sonradan iltihak edecek olanlar,

Onlarla birlikte cihat edenler.

olarak belirtilmektedir. İlk iki grubun inanç temelleri belirtilmiş olmasına karşı; diğerlerinde inançlar belirtilmemiş, “tâbi olmak” ve “cihada çıkmak” vasıfları yeterli addedilmiştir. Anayasanın 25. maddesinde ise Yahudilerle Müminlerin bir ümmet teşkil ettiği ifade edilmektedir:

“Madde25-a) Benu Avf Yahudileri Müminlerle birlikte bir ümmet teşkil ederler.

Yahudilerin dinleri kendilerine, Mü’minlerin dinleri kendilerinedir. Buna gerek Mevlâları ve gerekse bizzat kendileri dâhildirler.”

Madde 26- Madde 34’de diğer Yahudi kabilelerinin isimleri tek tek zikredilip ‘Benu Avf Yahudileri gibi aynı haklara sahip olacakları’ belirtilmektedir.

İki ayrı dine mensup oldukları için ayrı birer ümmet olan Müminlerle Yahudiler, Hz. Muhammed’i otorite kabul eden bir anayasa etrafında, yeni bir ümmet teşkil etmişlerdir. Madde 25’de Yahudilerin dinlerinin kendilerine; müminlerin dinlerinin kendilerine ait olduğunun belirtilmesi, devlete temel alınan ümmeti, farklı inanç mensuplarının birlikte yaşayabilmesi için çok hukuklu bir sistemi öngördükleri anlamında yorumlanabilir. Bu anayasayı kabul eden insanlar (Müminler, Müslümanlar ve Yahudiler), kabul etmeyenlere göre ayrı bir ümmet olarak nitelendirilirken, Hz. Peygamber’in otoritesinin kabulü ile merkezi otorite ve güvenlik ön plana çekilmiştir. Medine Vesikasındaki bu ümmet tanımlaması, belki de ‘Anayasal Vatandaşlık’ kavramına ilişkin ilk uygulamadır.

Medine Vesikasında ‘Anayasal Vatandaşlık’ şeklindeki bir ümmet tanımlaması, Müslümanların ayrı bir ümmet olma vasfını hiçbir zaman ortadan kaldırmamıştır. Madde1’de bu çok açık olarak görülmektedir. Hangi coğrafyaya ve hangi etnik kökene sahip olursa olsun Din, Müslüman ümmettin en temel vasfıdır ve onları, diğer insan topluluklarından ayırmaktadır. Bundan dolayıdır ki Hz. İbrahim’e, ilk davet bölgesinde, hiç kimse tabı olmamasına karşılık o ‘tek başına bir ümmet’ olarak Kur’an’da tanımlanmaktadır (16/120). Keza İslâm’dan önce yaşamış ve imanla ölmüş Kuss bin Saîde’nin de, ‘Tek başına bir ümmet olarak diriltileceği’ Hz. Peygamber tarafından ifade edilmiştir (5).

Hz. İbrahim için bir taraftan tekili ifade eden ‘muvahhit’ kelimesi; diğer taraftan çoğulu ifade eden ‘ümmet’ kelimesinin kullanılmış olması, ümmet kelimesindeki din boyutunun önemini göstermektedir. Kur’an’da Allah’a isyan/inkâr edenlerin de bir ümmet olarak tanımlanması, dinin ümmet kavramı üzerindeki ağırlığını göstermektedir (43/33-35).

Başlangıçta İslâm dinini benimsemiş olanlar, “Müslüman Ümmet”, “Muhammed Ümmeti” olarak çağrılmışlardır. Ancak zaman içerisinde ümmet kelimesinin kullanımdaki anlamında bir değişiklik meydana gelmiş ve kelime yalnızca Müslümanlar için kullanılmaya başlanmıştır. Dolayısıyla bugün ümmet denince, “Müslümanların birliği” anlaşılmaktadır. Böyle bir ümmet, Kur’an-ı Kerim’de “vasat”, “dengeli”, “mutedil” bir ümmet olarak tanımlanmaktadır(2/143).

ALLAH, PEYGAMBERLER VASITASIYLA ÜMMETLERE DOSDOĞRU YOLU GÖSTERMİŞTİR

Hz. Âdem’le eşi yeryüzüne indirildiklerinde, kendilerine Hidayetçilerin gönderileceği ve bunların onlara nasıl ve neye göre yaşamaları gerektiğini açıklayacağı bildirilmiştir (2/38-39; 7/35). Dolayısıyla ilk nesil insanlar, aynı değerler etrafında şekillenmiş tek bir ümmettirler (2/213; 10/19; 21/92; 23/52).

Allah, yeryüzündeki insanları, şeytan ve taraftarları karşısında başıboş ve yardımsız bırakmamış, onlara daima doğru yolu gösterecek peygamberler göndermiştir (26/36; 10/47; 23/44; 35/24-25; 13/30; 16/63). İlgili ayetlerde her ümmete, yol gösterici, aydınlatıcı birer peygamber gönderildiğini, O’nun ümmetini uyarıp korkuttuğunu (35/24), onlara helâl ve haramı bildirdiğini, aralarında adalet ile hükmettiğini (10/47) görmekteyiz. Bu peygamberler tarih boyu birbirini destekleyecek bir şekilde görevlerini ifa etmişlerdir (23/44, 16/63).

SONUÇ: 1,7 MİLYARLIK MUTEDİL- ŞAHİT-TEBLİĞCİ BİR ÜMMETLE ZULMÜN KÖKÜNÜ KAZIMAK

Muhammed Ümmetinin/Müslüman Ümmetin/Ümmetin en temel vasfı, bir taraftan dengeli olması iken, diğer taraftan da insanlara şahit olabilecek kadar doğru, dürüst, inanılır, güvenilir ve âdil olmasıdır. Şahit olduğu için de hayalci ve duygusal değildir; gerçekçidir ve âdildir.

Bu mutedil, şahit, tebliğci Ümmet, bu sorumluluk anlayışı ile zulme, zihinsel ve toplumsal kirlenmeye karşı haklının yanında yer alarak hakkın mücadelesini verir (3/110).

Bu mutedil, şahit, tebliğci Ümmet, güç ve kuvveti, hakk’ın önüne geçirmez, mazlumun ve haklının yanında yer alır. Söyledikleri ile yaptıkları arasında tutarlılık vardır ve “İpini kuvvetle eğirdikten sonra bozup-çözen (kadın) gibi” davranmaz (16/92).

Bu mutedil, şahit, tebliğci Ümmet, her türlü yalanlamaya, her türlü baskıya, her türlü iftira, karalama ve alaya karşı görevlerini her şart ve ortamda ifa etmeye çalışır. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyenlerden, nemelâzımcılardan değildir. Bukalemun gibi her renge girmez. Kendisine zulmedenler de dâhil olmak üzere, tüm insanlığın kurtuluşunu, kendi kurtuluşu olarak görür. Onların (zalimlerin) bilgisizliklerinden dolayı saptıklarını düşünür ve onun için en küçük ihtimali değerlendirmek ister. ‘Bir ihtimal belki sakınırlar’ düşüncesi, ümmetin zihninin bir köşesinde daima bulunur. Yani her ihtimali, insanlığın kurtuluşu için kullanır. Allah, ümmete bu konudaki sorumluluklarını, deniz kenarındaki bir kasabanın başına gelenleri örnek göstererek hatırlatmaktadır (7/163-164).

Bu mutedil, şahit, tebliğci Ümmet, kötülüklere karşı tavır almamanın bedelinin helâk olmak ve Allah’ın azabının değişik şekillerde gelebilecek olduğunu bilir (7/165-168).

Bu mutedil, şahit, tebliğci Ümmetin oluşturulması, bugün için en acil görevlerden biridir. Ümmeti oluşturmak ve korumak, iç içe olan görevlerdir. Ümmet, başkalarını kurtarayım derken kendi içinde kırılmaya uğrayabilir. Kalp hastalıklarına yakalanabilir, varlık nedenini unutup dünyaya dalabilir, dünyevileşebilir (7/169).

Başkalarının hatalarını görmekten kendi hatalarını göremeyen, başkalarının haksızlıklarını görüp de kendi haksızlıklarını göremeyen, başkalarının zulmünü görüp de kendi yaptığı zulmü göremeyen toplumların, zaman içerisinde nasıl çürüyüp yok olduğunu, hem Kur’an hem de tarih bize bildirmektedir.

Bu, hatayı görmeme/görememe hastalığıdır. Bu hastalıktan ümmeti koruyacak mekanizma, kendi içinde tebliğde bulunacak, ihtisaslaşmış, özel bir Ümmetin (Parlamento Dışında Siyaset Yapan Gönüllü ve Bağımsız Kuruluşlar) görevli kılınmasıdır (3/104). Bu özel Ümmet, toplumun değişik kesimlerinden teşekkül ettirilip sürekli görevini yapar/yapmalıdır (9/122).

Ümmetin fertlerinin birbirini helâk etmemesinin yolu, Allah’ın ipi olan Kur’an’a sımsıkı ve şuurlu bir şekilde sarılmak (3/103) ve mü’min kardeşlerine kin tutmamaktır (59/10).

İşte bu anlayış içerisinde olan 1,7 milyarlık mutedil, şahit, hayırlı ve tebliğci bir Ümmet, insanlığı tahrip edecek bir işgal girişimine karşı dimdik ayakta durabilir ve tarihi değiştirebilir. Allah’ın ipine sımsıkı sarılmış, yalnızca Allah’tan korkarak, yalnızca Allah’ateslim olmuş ve yalnızca Allah’ın rızasını kazanmak isteyen böyle bir Ümmetin önünde hangi güç durabilir?

Bu şuurlu Ümmeti inşa ve ihyâ etmede birinci derecede sorumluluk üstlenecek olan, Ümmetin ve insanlığın dertlerini dert edinen, Parlamento dışında siyaset yapan, bağımsız, gönüllü hareketler/ kuruluşlar/ teşkilâtlar / cemaatlerdir.

Ya Rabbi! Bu Ümmete şuur ver; basiret ve feraset sahibi kıl.

Ya Rabbi! Bizi nefsimizin, heva ve hevesimizin kölesi yapma.

Ya Rabbi! Bizi bağy hastalığı ile imtihan etme.

Ya Rabbi! Bizi Sırat-ı Müstakimden ayırma, kalplerimizi birbirine ısındır.

Kaynaklar

1- Ünal A., Kur’an’da Temel Kavramlar, Beyan Yayınları, İstanbul, 1990 S:583-588

2- Müslim, Selâm 148)

3- Öztürk Y., N., Kur’an’ın Temel Kavramları, Yeni Boyut Yayınları, İstanbul, 1991 S:647-649

4- Hamidullah M., İslâm Peygamberi, İrfan Yayınları,İstanbul,1972 S: 149-153.

5- Canan İ., Kütüb-i Sitte Muhtasar Tercümesi, İstanbul, cilt 3, S: 367.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
02/02/2018 - 08:22 Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-4: Ümmet kavramının analizi
19/01/2018 - 08:47 Türkiye’nin “Bağışıklık Sisteminde” (“İmmün Sistem”) Sorun Var-3:
12/01/2018 - 08:35 Türkiye’nin “Bağışıklık Sisteminde” (“İmmün Sistem”) Sorun Var-2:
05/01/2018 - 08:42 Türkiye’nin “bağışıklık sisteminde” (“İmmün sistem”) sorun var-1
29/12/2017 - 08:37 Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-3:
22/12/2017 - 09:49 Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-2:
15/12/2017 - 09:02 Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-1: Geçmişe Takılıp Kalmayıp İleriye Bakma Zamanı
08/12/2017 - 08:35 Şer ittifakının psikolojik savaş makinesinin dişlisi olmamak
01/12/2017 - 08:58 NECMETTİN ERBAKAN VE MİLLÎ GÖRÜŞ – 2:
24/11/2017 - 09:45 “Kürt sorununun” çözümü için bedel ödeyen bir lider ve bir hareket:
17/11/2017 - 09:21 “Bağımsız Kürdistan Referandumu”-7 Ülke iç dinamikleri açısından “Kürt Sorunu”
10/11/2017 - 09:32 “Bağımsız Kürdistan Referandumu”- 6:
04/11/2017 - 09:22 Mesut Barzani’nin tarihten ders almaması
03/11/2017 - 09:37 Mesut Barzani’nin tarihten ders almaması
27/10/2017 - 09:18 “Bağımsız Kürdistan Referandumu”-4:
13/10/2017 - 09:09 Kuzey Irak Referandumu - 2: Türkiye'nin dil ve üslup sorunu
15/09/2017 - 09:40 “2019 Cumhurbaşkanlığı Kadife Darbe Süreci”nde Yeni Bir Aşama-7
08/09/2017 - 09:01 Kurban, İslâm Kültür Ve Medeniyetine Ait Olmanın Bir Sembolüdür
18/08/2017 - 09:17 FETÖ ile Mücadelede Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar-2:
11/08/2017 - 09:11 FETÖ ile mücadelede dikkat edilmesi gereken hususlar-1:
21/07/2017 - 09:09 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
07/07/2017 - 09:20 İslâm coğrafyası ve “kaostan kaynaklanan düzen”
30/06/2017 - 08:59 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
23/06/2017 - 09:21 İslâm coğrafyasında “kaos’tan kaynaklanan düzen”
16/06/2017 - 09:37 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları - 3
09/06/2017 - 09:29 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları -2
02/06/2017 - 10:30 Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden 2019 cumhurbaşkanlığı savaşları -1
26/05/2017 - 09:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
19/05/2017 - 08:52 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
12/05/2017 - 09:12 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 4:
05/05/2017 - 12:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci-3: BİR “DİKTATÖR”(!) İNŞA ETMEK
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
Türk bayrağına çirkin saldırı
Orduya tam yetki verildi! Hedefte İsrail var
Hakkari'de askeri üs bölgesine böyle ulaştılar!
Belçika büyüklüğünde arazi ekilmiyor
Genelkurmay'dan askerlik uzadı iddiasına açıklama
Şehit Miraç'ın o mesajı: Para için yapılacak meslek değilsin
Saadet Lideri Karamollaoğlu: Her alanda ‘Zeytin Dalı’na ihtiyaç var
Bakan ilaç iddialarına sert çıktı: "Canlarını yakacağız kapatmaya kadar gider"
Bakan ilaç iddialarına sert çıktı: "Canlarını yakacağız kapatmaya kadar gider"
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
Acil hal 24 saatten sonra paralı mı oldu?
Mustafa KAYA
Adı Konulmamış Savaşın Maymuncukları
Atilla MEHDİGİL
Üzgünüm, hep haklı çıkıyoruz!
Feyzullah AYDOĞAN
NİL’DEN ‘ÜMMETİN KALBİNE’ SELAM VAR
Ekrem ŞAMA
Amerika kaç defa aldattı?
Şeref KAÇMAZ
YORUMLU-YORUM
Hayati OTYAKMAZ
İNSANLIĞIN ÖNCÜLERİ: ŞEHİTLER
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Yahudi Cumhuriyeti
Ali Haydar HAKSAL
Eminlik ya da Güvenirlilik
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Türkiye’yi kazanmak ya da kaybetmek!
Zeki CEYHAN
Yalan rüzgârı!
Mevlüt ÖZCAN
Bazı faziletleri değerlendirmek lazım
Mahmut TOPTAŞ
Kuklacı Kafirlere
Prof.Dr.Ata ATUN
Sağduyu sahibi akil adamlar
Prof. Dr. Burhanettin Can
Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-4: Ümmet kavramının analizi
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Evliliğe Direnen Gençler
Mustafa YILDIRIM
Bir gazetecinin serencamı - 1
Burak KILLIOĞLU
Liboş…
Şakir TARIM
Suriye siyasetimiz doğru mu?
İsmail KILLIOĞLU
Tarihin Dilemması
İbrahim VELİ
Tepkilerle değil kararlarla yol almak
Abdülkadir ÖZKAN
İlişkilerin bozulması için ABD ve AB daha ne yapmalı?
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz