2 Cemaziye'l-Evvel 1439 | 19 Ocak 2018
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Türkiye’nin “Bağışıklık Sisteminde” (“İmmün Sistem”) Sorun Var-2:
12/01/2018 - 08:35
Prof. Dr. Burhanettin Can

İNSANIN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN ÜÇ FARKLI ÇALIŞMA ŞEKLİ

GİRİŞ

Türkiye’de Oslo görüşmelerinin deşifre edilmesi ile birlikte başlayan, Taksim Gezi Parkı olayları ile ortaya çıkıp görünür hale gelen ve hâlâ değişik şekiller altında devam eden Kadife Darbe Sürecinin en önemli dayanağı, siyasi iktidara karşı olan gayr-i memnun kitlenin ittifakıdır (kırgınlar, küskünler, rakipler ve düşmanlar).

Türkiye’yi yönetenler ve yönetimde etkin olan güçler, bu gerçeği görerek gerilimi düşürüp gayr-i memnun sayısını azaltmaları gerekirken; gerilimi, sürekli yükseltmeyi ve dolayısıyla gayr-i memnun sayısını artırmayı, adeta bir politika haline getirmişlerdir.

Devletin değişik kademelerinde alınmış olan herhangi bir kararla ilgili, en küçük farklı bir yorum, değerlendirme ve eleştiri yapanlar; mazileri, konumları ve niyetleri ne olursa olsun, düşman kategorisine konup insafsızca, merhametsizce eleştiriliyor, linç edilmek isteniyorlar.

Bunu da ülkeyi, tehlikelere karşı koruma amaçlı olarak yaptıklarını söylüyorlar. Tahrip edici bu koruma refleksi, Türkiye’nin “Bağışıklık Sisteminde” (“İmmün Sistem”) bir hastalığın olduğu, bağışıklık sisteminin olması gerekenden farklı çalıştığı anlamına gelmektedir. Türkiye’de devletin bağışıklık sistemindeki (savunma sistemindeki) bu aşırı hassasiyet, insanın bağışıklık siteminde meydana gelen hasar sonucunda, sistemin aşırı hassasiyet göstererek kendini tahrip etmesine benzemektedir.

İnsan ve ülkenin bağışıklık sistemindeki benzerlik sebebiyle bu yazıda insanın bağışıklık sisteminin çalışma şekilleri ele alınıp değerlendirilecektir.

“BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ”(“İMMÜN SİSTEM”) ve “BAĞIŞIKLIK BİLİMİ” (“İMMÜNOLOJİ”)

“Bağışıklık sistemi”(“İmmün Sistem”), «mikrop» diye tanımlanan, vücutta enfeksiyona yol açan virüs, bakteri, mantar ve parazit gibi patojen mikroorganizmaları (gözle görülemeyen canlılar) tanıyıp yok eden, zarar verici etkilerine karşı vücudu koruyan ve hastalıklara karşı dirençli olmasını sağlayan bir savunma sistemidir (1,2).

Bağışıklık sisteminin en önemli özelliği, “kendinden olanı” (“self”), “kendinden olmayandan” (“non-self”) ayırabilmesidir. Bu sistem, vücuda giren veya vücutla temas halinde olan tüm yabancı maddeleri tanır, en ince ayrıntısına kadar tarama yapar ve bunları canlının sağlıklı doku hücrelerinden ayırt eder.

İnsanın bağışıklık sistemi de kendi yapısına yabancı olan maddeleri (antijenleri) tanıyabilme ve onlarla baş edebilme özelliklerine sahip olup yabancı ve zararlı olabilecek maddelere karşı insan vücudunu savunur. Yabancı maddelerin organizmaya teması veya girmesi ile insan vücudu kendini savunmaya başlayıp yabancı maddeye göre tepki verir. Çok karmaşık olan bu süreçte birçok biyolojik reaksiyon meydana gelmekte ve birçok sistem, organ ve hücre görev almaktadır(1-3).

“Bağışıklık Bilimi” (İmmünoloji), genel anlamda, kendi kalıtsal yapısına yabancılık özelliği taşıyan özel maddeleri (antijenleri) ayırt edebilme yeteneğindeki canlıların, bu özel maddelere karşı gösterdiği reaksiyonların tümünü inceleyen bir bilim dalıdır (1,2).

Bağışıklık sisteminin vücudu savunmasında değişik ihtimaller söz konusudur. Bunları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

1- Normal Çalışma: En Uygun (Optimal),

2- Bağışıklık (İmmun) Yetmezliği

3- Aşırı Hassas/Duyarlı (Hipersensitive) Çalışma

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN OPTİMAL ÇALIŞMASI

İnsan vücudu, sürekli olarak mikropların ve parazitlerin kendileri ya da ürettikleri maddelerin doğrudan saldırısı altındadır. Tüm canlılar, dışarıdan gelecek saldırılara karşı savunma stratejileri geliştirmiştir.

Bu kapsamda Optimal Çalışma, bağışıklık sisteminin normal, kirlenmemiş, lekelenmemiş, saf, berrak çalışma hali olup hiçbir şekilde vücuda zarar vermeden koruyan çalışma şeklidir. Bağışıklık sistemi, bütün saldırılara vücuda zarara vermeyecek şekilde karşı koyar, cevap verir. O nedenle saldırgana karşı vereceği cevabı, vücuda zarar vermeyecek şekilde sınırlar. Saldırganı, etkin bir biçimde zararsız hale getirirken, açığa çıkan zararlı artıkları (ürünleri) da vücut dokularına asgari hasar verecek şekilde ortadan kaldırır. Optimal çalışan bağışıklık sisteminin, temel fonksiyonlarını aşağıdaki gibi özetleyebiliriz (1):

1- Yabancı maddelerin vücuda girmelerini engellemek,

2- Eğer bir şekilde girmişlerse, girdikleri yerde tutmak ve yayılmalarına izin vermemek ya da geciktirmek,

3- Kendi vücuduna saldırmamak,

4- Saldırgana karşı verdiği cevabın vücuda zarar vermemesini sağlamak,

5- Açığa çıkan zararlı artıkların (ürünlerin) vücuda zarar vermesine mani olmak.

6- Ölmüş dokulardan kalan hücreleri yok etmek.

Vücut, kendine ait yapılara karşı hoşgörülü davranır ve “bağışıklık cevabı”(immün cevap) vermez. Bu duruma “self tolerans” (“immün tolerans”) denir (1,2).

Optimal çalışan savunma sisteminin amacı, zararlı olanı ve onu taşıyan hücreyi yok etmektir. Bu amacına ulaştığında, bağışıklık sisteminin cevabı tamamlanmış olur. Bu durumda bağışıklık sistemi, “kendini sınırlar” (“oto regülasyon”) (1,2). Böyle bir sınırlama olmazsa, vücut, yarar yerine zarar görmeye başlar.

Optimal çalışan bağışıklık sisteminin/savunma sisteminin en önemli özelliklerinden biri de, “hafıza”ya sahip olmasıdır. Bağışıklık sistemi, daha önce herhangi bir zamanda rastladığı bir mikrobu, kendisine unutturmayacak şekilde hafıza hücreleri üreterek kaydetmektedir. Vücut aynı mikropla daha sonra tekrar karşılaştığında, bu hafıza hücreleri devreye girerek bağışıklık sisteminin çok daha hızlı ve etkili cevap (“antikor”) vermesini sağlamaktadır (1,2).

İki Tür Bağışıklık

İnsanda “doğuştan gelen bağışıklık” ve “sonradan kazanılmış bağışıklık” olmak üzere iki tür bağışıklık sistemi vardır.

“Doğuştan gelen (doğal) bağışıklık sistemi” (“doğal direnç”), enfeksiyonlara yol açan mikropları, vücuda ilk girişte karşılayıp tanıyan ve daha sonra ortadan kaldırmak için çalışan, doğal olarak organizmada hazır bulunan bağışıklık sistemidir.Oluşturulan bağışıklık cevabı, saldırgana özel değildir ve hafızası yoktur ve insan vücudu herhangi bir antikor oluşturmadan mikroplara karşı korunmaktadır (3,4).

“Sonradan kazanılmış bağışıklık sistemi” (“kazanılmış direnç”), vücudun mikroorganizmalara karşı antikor üreterek kazandığı bağışıklıktır. Bu sistem, vücuda zarar veren bir mikropla karşılaşmayı takiben, belli bir hazırlık süreci sonucunda harekete geçer. Etkene özgüdür ve hafızası vardır.

Sonradan kazanılmış bağışıklık, aktif ve pasif bağışıklık olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Aktif Bağışıklık: İnsan vücudu yabancı madde saldırılarına (antijenlere) maruz kaldıktan sonra oluşan bağışıklıktır. Üç şekilde meydana gelebilir: 1- Aşılanma, 2- Hastalığı geçirme, 3- Sağlıklı iken vücudun antikor üretmesi

Pasif Bağışıklık: Vücuda dışarıdan antikor verilmesiyle sağlanan bağışıklıktır. Bunun için serum kullanılır. Serumlar hazır antikorlardır.

Doğal ve sonradan kazanılmış bağışıklık sistemleri, karşılıklı etkileşim, işbirliği içinde vücudumuzu, zarar veren etkenlere karşı korumaktadırlar (3-5).

“BAĞIŞIKLIK (İMMUN) YETMEZLİĞİ”

Bazı durumlarda bağışıklık sistemi, normal düzeyin altında çalışmaya başlar ve vücudu savunamaz. Bu durum, “bağışıklık yetmezliği” (“immun yetmezlik”) olarak adlandırılır. Bunun en tipik örneği AİDS (AcquiredImmuneDeficiencySyndrome: AcquiredImmuneDeficiencySyndromeAcquiredImmuneDeficiencySyndromeAcquiredImmuneDeficiencySyndro”Edinilmişİmmun Yetmezlik Sendromu») hastalığıdır. AİDS hastalığına neden olan HİV virüsü, bağışıklık sisteminde görev alan T4 akyuvarlarının içine girerek onların ölümüne neden olmakta ve sayılarını azaltarak immun yetmezliğe sebebiyet vermektedir (1,2). Sonuçta bağışıklık sisteminin çalışmasındaki yetersizlik, hastanın ölümüne neden olmaktadır.

“AŞIRI HASSASİYET” GÖSTEREREK ÇALIŞMA (“HIPERSENSITIVE”)

Aşırı hassasiyet/duyarlılık (Hipersensitive), normal bağışıklık sistemi tarafından üretilen aşırı, istenilmeyen (tehlikeli, rahatsızlık veren ve bazen ölümcül ) reaksiyondur. Oluşan bağışıklık cevabının, olması gerekenden aşırı olması ya da daha uzun sürmesi nedeniyle meydana gelir (1, 2, 6).

Bağışıklık sisteminin normalin üstünde, aşırı hassas çalışması, kendi yapı taşlarını, yabancı yani düşman olarak algılamasına ve onları adeta mikropmuş gibi görmesine sebebiyet verir. Bu durumda sistem, kendi yapı taşlarını da düşman olarak kabul ettiğinden, onları ortadan kaldırmak için elinden geleni yapmakta; kendi doku ve organlarında hasarlar meydana getirmekte ve işlev bozuklarına neden olmaktadır. Bu durum, “otoimmun hastalıklar”, “alerjik hastalıklar” olarak bilinmektedir. Vücudun kendi hücrelerine saldıran bu antikorlara, “otoantikor” adı verilmektedir (1, 2, 6).

Optimal (en uygun) çalışmada bağışıklık sistemi, kendisine yabancı olanı belirleyip hedef şaşırmadan onu etkisiz hale getirirken; otoimmün hastalık durumunda bağışıklık sistemi, vücudun sağlam, dost hücrelerini yabancı, düşman kabul edip, onlara saldırmaktadır. Bu durum “kardeşin, kardeşe düşmanlığı”, ya da “kedinin, yavrusunu yemesi gibidir”. “Kedi, yavrusunu yerken, onu fare olarak görürmüş.”

Bağışıklık sisteminin böyle çalışmasının sebepleri tam olarak bilinmemektedir. Enfeksiyonlar esnasında bağışıklık hücreleri (makrofajlar, T hücreleri vb.) zararlı mikroplarla karşı karşıya geldiklerinde, mikropları öldürürken onların yüzeylerinden belirli, özel proteinleri kendi içlerine almakta ve daha sonra hatırlamak için hafızasına tehlikeli ve düşman olarak kaydetmektedir. Bazı durumlarda bağışıklık sisteminin hücreleri (B türü), sadece alması gereken protein türünü değil, o proteinin etrafındaki komşu proteinleri de koparıp almakta yabancı ve düşman sınıflaması içerisinde mütalaa edip hafızasına kaydetmektedir. Oysa ilâve alınan bu proteinlerin bir kısmının benzerleri, insanın vücudunda dost olarak bulunmaktadır. Bu durumda, bağışıklık sisteminin “öz toleransı sağlayan regülatör” hücreleri(T türü), kendi dost hücrelerini, dokularını da yabancı, düşman olarak algılamakta ve onlara saldırmaktadır(1,7,8).

Belki de saldırgan, kendi üzerindeki insanın dostu olan bazı proteinleri, insanın vücut savunma sistemine düşman olarak göstererek bağışıklık sisteminin hafıza hücrelerine düşman olarak kaydedilmesini sağlayan bir mekanizma geliştirmiş olabilir. Bu konunun araştırılmasında fayda vardır.

Bağışıklık sistemi, böylesi bir yanlış algı ile, sürekli antikor üretip, kendi kendini yemektedir. Hasar almış hücrelerden beyne yanlış bilgi gitmesi sonucu, beyin, bağışıklık sistemine hatalı emirler vermektedir. Bunun sonucunda, Otoimmün denilen hastalıklar ortaya çıkmaktadır.

SONUÇ: DEVLETLER CANLI ORGANİZMALAR GİBİDİR

Devlet, bir ideolojinin, bir değer sisteminin belli bir coğrafyada iktidar olmasıdır. Devlet, genel olarak canlı bir organizma gibi davranır. Devletin bağışıklık sistemindeki hafızada dost, düşman, müttefik, rakip ve tarafsız olarak insanlar, toplumlar ve devletler sınıflandırılmışlardır.

Devletin herhangi bir tehlikeye karşı tepkisi, insanın bağışıklık sisteminin verdiği tepkiye benzer olarak üç farklı şekilde tezahür edebilir: 1- En Uygun (Optimal) Çalışma, 2- Bağışıklık (İmmun) Yetmezliği, 3- Aşırı Hassas (Hipersensitive) Çalışma.

Türkiye, Şer İttifakının (ABD, İngiltere, İsrail, Siyonizm) 1900’lerden 2012 yılına kadar yaptığı saldırılara, hem doğal hem de sonradan kazanılmış bağışıklık sistemi ile cevap vermiştir. Türkiye, Şer ittifakını tanıdıkça, bilgisi ve tecrübesi arttıkça verdiği cevaplar, ona göre değişmektedir. Ancak, Şer İttifakının taşeronu FETÖ türü bir yapılanma konusunda yeterince bilgisi ve tecrübesi olmadığından(!) ya da buna karşı hatalı davrandığından dolayı 2013 yılından buyana Türkiye’nin bağışıklık sistemi, aşırı hassas çalışmakta ve otoimmün hastalıklara sebebiyet vermektedir.

Özellikle 15 Temmuz 2016 sosyolojik savaş amaçlı askeri darbe girişimi sonrasında, genel olarak devletin, özel olarak da siyasetin bağışıklık sistemi, aşırı hassas çalışma (Hipersensitive) özelliği göstermektedir. Bu özelliği ile sürekli gayr-i memnun üretmekte ve sosyolojik amaçlı tasarlanan darbenin öngördüğü kadife darbe için gerekli olan gayr-i memnun kitle sayısının artmasına sebep olmaktadır.

Bu çok ciddi bir tehlikedir.

Geçen yazıda, telefonlarında ByLock kullandığı gözüken insanlara karşı aşırı hassasiyet gösterilerek verilen tepkinin (açığa alma, ihraç etme, tutuklama vb.) kendi dostlarını bile düşman kategorisinde görme ve konumlandırma gibi bir sonuç doğurduğunu gördük. Türkiye’nin bağışıklık sisteminin aşırı hassas çalışması, Türkiye’yi FETÖ’nünByLock üzerinden kurduğu tuzağa düşürmüş ve yeni gayr-i memnunlar üretmiştir.

Gelecek yazıda, Türkiye’nin bağışıklık sisteminin aşırı hassas çalışmasına ilişkin örnekler üzerinde durulacaktır.

Kaynaklar:

1- Guyton, AC.,Hall, EJ., Tıbbi Fizyoloji, Nobel Tıp Kitapevleri, İstanbul, 11. Basım, 2007, S:429-449.

2- Akşit F, Akgün Y, Kiraz N: Genel Mikrobiyoloji ve İmmunoloji kitabında: Prof. Dr. Yurdanur Akgün (Ünite: 9, 10, 11, 12, 13, 14), sayfa:159-243, Editör: Prof. Dr. Nuray SERTER, Eskişehir, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Yayınları:2009.

3- http://www.canfezasezgin.com/Home/Icerik/Bagisiklik-Sistemi-Nedir-777

4- Biçer, H., http://bilgihanem.com/bagisiklik-sistemi-nedir/

5- http://www.biyologlar.com/bagisiklik-sistemi-nedir-bagisiklik-sistemi-nasil-calisir.

6- Kocabaş, H., http://hasankocabas.com.tr/icerik-124-otoimmun_hastaliklar.html

7- http://sinirbilim.org/otoimmun-hastaliklar/

8- http://www.biyologlar.com/otoimmun-hastaliklar-vucudun-kendisiyle-savasmasi.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
12/01/2018 - 08:35 Türkiye’nin “Bağışıklık Sisteminde” (“İmmün Sistem”) Sorun Var-2:
05/01/2018 - 08:42 Türkiye’nin “bağışıklık sisteminde” (“İmmün sistem”) sorun var-1
29/12/2017 - 08:37 Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-3:
22/12/2017 - 09:49 Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-2:
15/12/2017 - 09:02 Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-1: Geçmişe Takılıp Kalmayıp İleriye Bakma Zamanı
08/12/2017 - 08:35 Şer ittifakının psikolojik savaş makinesinin dişlisi olmamak
01/12/2017 - 08:58 NECMETTİN ERBAKAN VE MİLLÎ GÖRÜŞ – 2:
24/11/2017 - 09:45 “Kürt sorununun” çözümü için bedel ödeyen bir lider ve bir hareket:
17/11/2017 - 09:21 “Bağımsız Kürdistan Referandumu”-7 Ülke iç dinamikleri açısından “Kürt Sorunu”
10/11/2017 - 09:32 “Bağımsız Kürdistan Referandumu”- 6:
04/11/2017 - 09:22 Mesut Barzani’nin tarihten ders almaması
03/11/2017 - 09:37 Mesut Barzani’nin tarihten ders almaması
27/10/2017 - 09:18 “Bağımsız Kürdistan Referandumu”-4:
13/10/2017 - 09:09 Kuzey Irak Referandumu - 2: Türkiye'nin dil ve üslup sorunu
15/09/2017 - 09:40 “2019 Cumhurbaşkanlığı Kadife Darbe Süreci”nde Yeni Bir Aşama-7
08/09/2017 - 09:01 Kurban, İslâm Kültür Ve Medeniyetine Ait Olmanın Bir Sembolüdür
18/08/2017 - 09:17 FETÖ ile Mücadelede Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar-2:
11/08/2017 - 09:11 FETÖ ile mücadelede dikkat edilmesi gereken hususlar-1:
21/07/2017 - 09:09 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
07/07/2017 - 09:20 İslâm coğrafyası ve “kaostan kaynaklanan düzen”
30/06/2017 - 08:59 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
23/06/2017 - 09:21 İslâm coğrafyasında “kaos’tan kaynaklanan düzen”
16/06/2017 - 09:37 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları - 3
09/06/2017 - 09:29 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları -2
02/06/2017 - 10:30 Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden 2019 cumhurbaşkanlığı savaşları -1
26/05/2017 - 09:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
19/05/2017 - 08:52 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
12/05/2017 - 09:12 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 4:
05/05/2017 - 12:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci-3: BİR “DİKTATÖR”(!) İNŞA ETMEK
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
Trabzon'da pistten çıkan uçakla ilgili şok iddia! Pilot yanlış butona bastı
Türkiye'den ABD'ye sert yanıt: ''Bölgede kaos olur''
Bakanlık düğmeye bastı! 6 milyon 300 bin araca ceza yağacak
Saadet lideri Karamollaoğlu: Hükümet uzaklaştırıyor, Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendi adayımızı çıkaracağız
Yeni KHK yayımlandı! 1823 kişi göreve iade edildi
2 bin 168 kişi incelendi! KHK ile görevlerine iade edilecek
Kimine bayram kimine hüsran!
ByLock mağdurları için yeni KHK çıkarılacak, 2 bin kişi faydalanacak
Erdoğan'ın eleştirdiği Boğaziçi Üniversitesi'nden dikkat çeken tweet
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
Asgari ücretlinin maaşı bu yıl da düşecek
Mustafa KAYA
‘Bildiğiniz Gibi Değil’
Atilla MEHDİGİL
Cevabım biraz ağır olacak!
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
KUDÜS DAVASI ÜMMETİ BİRLEŞTİRECEKTİR
Ekrem ŞAMA
Ordumuz ve şehitlerimiz
Şeref KAÇMAZ
YORUMLU-YORUM
Hayati OTYAKMAZ
ÇOCUKLARIMIZLA DA İMTİHAN OLUYORUZ
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Çanlar Bizim İçin Çalıyor
Ali Haydar HAKSAL
Irkçı Jakoben Dil
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Pardon, ABD Dünyanın “Yeni” Katili mi?
Zeki CEYHAN
Aynı noktaya gelmek!
Mevlüt ÖZCAN
Namaza hazırlık
Mahmut TOPTAŞ
Karanlık kovucusu değil ışık açıcısı olalım
Prof.Dr.Ata ATUN
KKTC seçimlerinden aldığım mesaj
Prof. Dr. Burhanettin Can
Türkiye’nin “Bağışıklık Sisteminde” (“İmmün Sistem”) Sorun Var-2:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Hangi kadın
Mustafa YILDIRIM
Okumak ve okuduğunu anlamak
Burak KILLIOĞLU
Hep reaksiyon, hep reaksiyon…
Şakir TARIM
Türkiye AB’ye mahkûm mu?
İsmail KILLIOĞLU
...Dolayısıyla
İbrahim VELİ
İttifak mı 3. yol mu?
Abdülkadir ÖZKAN
ABD’nin düşmanlığından şüphesi olan var mı?
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz