2 Cemaziye'l-Evvel 1439 | 19 Ocak 2018
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları -2
09/06/2017 - 09:29
Prof. Dr. Burhanettin Can

Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları -2: Kutlu doğum haftasının amacı, ismi ve zamanı

 “Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez,
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.” 
Mehmed Akif
 
Geçen yazıda Diyanet İşleri Başkanlığının “Kutlu Doğum Haftası” etkinlikleri nedeniyle başlatılan tartışmanın kapsamı ele alınıp incelenmişti. Bu yazıda, “Kutlu Doğum Haftasının” ihdas edilmesindeki amaç, bu amaçla bağlantılı zamanlama, isim ve muhteva ile ilgili tartışmalar ele alınıp değerlendirilecektir.
 
“Kutlu Doğum Haftasının” İhdas Edilmesindeki Amaç
“Kutlu doğum haftasının” fikir babası, “Diyanet Vakfı Yayın Kurulu” başkanı Hayrı Bolay’dır. “Kutlu doğum haftası”, 1989 yılında Hayri Bolay’ın teklifi ve Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç’ın kabul etmesi ile resmiyet kazanmıştır (1-4). Bolay, Mevlidkandilinden ayrı olarak Hz. Peygamberin düşüncesini, mücadelesini anlatacak bir haftaya ihtiyaç olduğu fikrinden hareketle bu teklifi yaptığını belirtmektedir (1). Onun yaptığı açıklamaları referans alarak “Kutlu Doğum Haftasının” oluşturulmasının amaçlarını aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür (1):
 
* Bu hafta, Hz. Peygambere olan sevgi ve bağlılıktan dolayı ihdas edilmiştir.
 
* Bu haftada Hz. Peygamber, her yönüyle daha geniş bir şekilde ve daha derinliğine tanıtılacaktır.
 
* İslâm’ın ilk zamanlarındaki, sonraki ve günümüzdeki meseleleri konuşulacak, münakaşa edilecek ve yeni çözümler aranacaktır.
 
* Hz. Peygamberin düşünce dünyasına ve tefekkür hayatına ağırlık verilecek; paneller, sempozyumlar, yarışmalar düzenlenecektir.
 
*  Hz. Peygamber, sadece Müslümanlara değil, bütün gayri Müslim camiaya da duyurulacak ve tanıtılacaktır. 
 
* Hz. Peygamber, Türkiye’deki ticarî, iktisadî, idarî, ilmî saha mensuplarının yanı sıra spor camiasını, esnafı, çiftçiyi, yoksulu, zengini, fakiri, kimsesizi de içine alacak tarzda herkese anlatılacaktır.
 
* Üniversite ile milleti, millet ile Diyaneti ve üniversiteyle halkı kaynaştırmak için Diyanetle, üniversiteyle ve sendikalarla ve benzer her kuruluşlarla iş birliği yapılacaktır.
 
* Türkiye’de veya Türkiye dışında Türkçe konuşan veya Müslüman’ım diyen herkese, Türkiye’ deki Hristiyanlara, Musevilere, ateistlere, ulaşarak Hz. Peygamberi daha yakından bilmelerine yardımcı olmak ve onu sevdirmek için gayret edilecektir.
 
* Kutlu Doğum Haftası, Mevlid kandilinin bir mukabili, zıddı ve ona karşı bir seçenek değildir, tamamlayıcı bir unsurdur. 
 
* İslâm, adeta cami içinde hapsolunmuştur. Camide İslâm’ın meseleleri yeterince konuşulamıyor, anlatılamıyor. Bir hafta boyunca Peygamberimizi, dinimizi ve İslam’ın dünkü ve bugünkü meselelerini daha etraflı konuşma imkânı bulunacaktır.
 
Diyanet işleri Başkanı Mehmet Görmez de, “Kutlu Doğum Haftası” ile “Mevlid Kandili” arasındaki farkı açıklarken aynı zamanda amaca ilişkin düşüncelerini de belirtmektedir(5-7). Görmez’in düşünceleri, aşağıdaki gibi özetlenebilir:
 
* Kutlu Doğum Haftası “Mevlid Kandiline alternatif bir gece veya bir hafta değildir. “Mevlid Kandili, Resulü Ekrem’in vefatından 3 asır sonra Müslümanların başlattığı güzel bir çığır, güzel bir gelenektir.” “Kutlu doğum haftası da dinen bid’at değil”, “Mevlid Kandilinin mütemmimidir.” 
 
* “80 yıl bu topraklarda Mevlid Kandili sadece 3-5 hafızın nağmelerinden ibaret olarak geçiştirilmiştir.” Hz. Peygamberi anmak, camilere hapsedilmiştir. O nedenle “Diyanet İşleri Başkanlığı, Hz. Peygamberi ‘anmaktan anlamaya’ şiarıyla böyle bir haftayı ihdas etmiştir.”
 
* Amaç, “Resulü Ekrem Aleyhisselâmın hayatını, toplumun tüm kesimlerine her meydanda, salonda, şehirde, kasabada, köyde hattâ yurt dışında ve gönül coğrafyamızda, her yerde anlatmak, çocuklara siyer okumak, siyer okutmak, yüz binlerce gencin siyer okumasını sağlamak, ilkokuldan üniversiteye kadar siyer kitaplarını okutmak, siyer yarışmaları düzenlemek, Naat-ı Şerif yarışmaları düzenlemektir”.
 
* Her yıl, Hz. Peygamberin bir mesajını, bir vasfını, günün şartlarına bağlı olarak seçip tüm insanlığa anlatmaktır. 
 
Gerek Bolay ve gerekse Görmez’in açıklamalarında dikkat çekilen konu, Mevlid Kandili, daha ziyade ibadet (namaz, niyaz, dua…) boyutlu olarak camilerde icra edilmekte, caminin dışına taşmamaktadır. Oysa Hz. Peygamberi, sadece camiye gelenlere değil, toplumun, hattâ dünyanın tüm insanlarına anlatmamız, mesajını her kesime ulaştırmamız gerekmektedir. 
 
Doğru bir tespit ve teşhis yapılmıştır. Bu nedenle de “Kutlu Doğum Haftası”, “Mevlid kandilinden” daha farklı bir amaç için ihdas edilmiştir. Öngörülen ve icra edilmeye çalışılan amaç, son derece önemli ve gereklidir. Yadırganmaması ve hiç tartışılmaması gerekirdi. 
Öyleyse niçin tartışmaya açılmıştır?
 
“Kutlu Doğum Haftasının” İsmi Ve Zamanı
1994 yılına kadar, “Kutlu Doğum” ilk yıl 12 Eylül-17 Ekim 1989, ikinci yıl 1 Ekim-7 Ekim 1990, sonraki sene 20 Eylül-26 Eylül 1991, 1992´de 9 Eylül-15 Eylül ve 1993´te ise 30 Ağustos-5 Eylül günleri arasında hicri takvime göre kutlanmıştır. 1994 senesinde kutlama tarihi, 20 Nisan-26 Nisan günleri arası sabitlenmiştir (8-10). 
 
Oysa her yıl Mevlid Kandili farklı bir tarihe denk gelmekte, aynı amaç ve isimli iki kutlama, farklı zamanlarda, farklı takvimlere (Hicri, Milâdi) göre icra edilmektedir. Bu, durum haklı olarak tartışılmaların başlamasına sebebiyet vermiştir. Sıkıntının kaynağı, Kutlu Doğum ismi ile haftanın zamanlaması arasındaki tezat ya da tutarsızlıktır. Zamanlama yapılıp sabitlenirken, geleneğin inşa ettiği toplumsal şuur altının duyarlılığı göz önüne alınmamıştır.
 
Nitekim Kutlu Doğum Haftası ile ilgili ilk tartışma, Mevlid Kandiline bir alternatif olarak görülüp Mevlid kandilinin isminin değiştirilerek (1989 yılı) unutturulması şeklinde başlamıştır (8). Kutlu Doğum haftasında çok geniş ve zengin bir muhtevanın olması ve cami dışında yaygınlaştırılması, Mevlid Kandilinin unutturulacağı şeklinde yorumlara sebebiyet vermiştir. Ayrıca muhtevada sapmaların ve de Hristiyanlığın etkilerinin olduğu iddia edilmektedir (9-12). Diyanetin haricindeki bazı kuruluşların Kutlu Doğum’un ruhu ile bağdaşmayacak muhtevada kutlamalar düzenlemesi, Diyanete mal edilerek, eleştiriler farklı bir boyuta çekilmiştir (8, 9). Her iki kutlamanın aynı hafta içinde olması nedeniyle yol boyu yapılan bu iddialar, ciddi görülmemiş ve ciddi bir taraftar da bulamamıştır.
Ancak Kutlu Doğum Haftasının zamanı, 1994 yılında Hicri takvime göre değil de Miladi takvime göre belli bir haftaya sabitlenince, tartışmalar ağırlaşmış ve de derinleşmiştir (8-12). Kutlu Doğum Haftasının Miladi takvime göre belli bir haftada sabitlenmesi, beraberinde “kandil günlerinin, Ramazan ayının ve Kadir Gecesinin de Miladı takvime göre belli bir güne sabitlenmesini” getireceği şeklinde algılanmaya başlanmıştır. Bu, tehlike olarak görülmüştür. Bir başka eleştiri de, bu isim altında zamanın sabitlenmesi, Kutlu Doğum Gününü, “Orman Haftası, Yeşilay Haftası, Uyuşturucuyla Mücadele Haftası” düzeyine indirgemiştir (10). “Zamanın sabitlenmesi ile İslâm âlemindeki Mevlid Kandili kutlamalarından kopulduğu; bu nedenle yapılan işin ve muhtevasının, “hem bidat, hem de haram” olduğu yorumları yapılmıştır (4,10).
 
Diyanet işleri başkanlığı, yapılan tüm eleştirilere cevap verirken Kutlu Doğum Haftasının amacını ve muhtevasını tekraren açıklamış ve kendilerinin organize etmediği haftaların, kendilerine mal edilmesine şiddetle karşı çıkmıştır. Açıklamada, Kutlu doğum haftasının yönetmelik/yönerge/genelgelere göre icra edildiğine özel vurgu yapmıştır (13).
 
Ancak böyle bir çıkış, isim ile zaman arasında tezadı ortadan kaldırmamaktadır. Bu noktada cevaplandırılması gereken iki ana soru vardır: 1- Kutlu Doğum Haftasının zamanını Milâdi takvime göre sabitleme ihtiyacına neden gerek duyulmuştur? 2- Zaman olarak niçin “Nisan ayının son haftası seçilmiştir”?
 
Diyanet İşleri eski Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, zamanın sabitlenmesinin kendi dönemlerinde de eleştirildiğini ve bundan dolayı da bu uygulamadan vaz geçtiklerini açıklamıştır: 
“Kutlu Doğum Haftası 1989-1993 yılları arasında Peygamberimizin doğum günü olan 12 Rebiü’levvel’e denk gelecek şekilde yapılmıştır. Din İşleri Yüksek Kurulu’nun teklifi üzerine 1994-2000 yılları arasında 20 Nisan’dan itibaren kutlama programları icra edilmiştir. Ancak Kutlu Doğum Haftası’nın bu tarihe alınması, birçok vatandaşımız tarafından ‘Peygamberimizin doğumu Mevlid Kandili ile kutlanmaktadır. Sonradan ihdas edilen Kutlu Doğum Haftası ile Hazreti Muhammed’in doğum tarihi saptırılmıştır’ şeklindeki eleştiriler dillendirilmeye başlanmıştır. 
 
Bunun üzerine Kutlu Doğum Haftasının Peygamberimizin doğum günü olan 12 Rebiü’levvel’de kutlanması çalışması yeniden başlatılmıştır. Kutlu Doğum Haftası 2001 yılında 1-7 Haziran, 2002 yılında 23-30 Mayıs, 2003 yılında 13-19 Mayıs tarihleri arasında kutlanmıştır. Görevimden ayrılışımdan sonra 2004 yılından itibaren bugüne kadar kutlamalar, miladi takvime göre Nisan ayında gerçekleştirilmeye devam edilmiştir” (14).
 
Görüldüğü gibi eleştiriler karşısında Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, başlattıkları uygulamadan geri adım atmış, eski sisteme yeniden dönmüştür. Ondan sonraki dönemde, kutlu doğum zamanının sabitlenmesi uygulanmasından Yılmaz’ın geri adım atma nedenleri sorgulanmadan tekrar kutlama zamanı sabitlenmiş ise, yanlış yapılmıştır. Sorgulanmış ise, toplumsal şuuraltındaki duyarlılık ile isim arasındaki tezadın görülememiş olması da hata olmuştur. Önemsenmemişse, daha büyük hata yapılmıştır. 
Bütün bunlara rağmen zamanın sabitlenmesini zorunlu kılan etken nedir?
 
Kutlu Doğum Haftası fikrinin isim babası olan Hayri Bolay, yaptığı açıklama ile konuya açıklık getirmektedir. Zamanın Nisan ayında sabitlenmesinin nedenini, insanların toplantılara katılıp katılmamasında etkili olan mevsim şartlarına ve Hz. Peygamberin doğum gününün milâdi karşılığına bağlayarak izah etmektedir (1):
 
“O sene 6 Ekim’de Mevlid kandili olduğu için kutlama o haftada yapıldı. Beş sene böyle devam etti. Ağustos ayına gelindiğinde salonlarda dinleyici bulunamaz oldu. Diğer taraftan halktan da “Bir insanın doğum günü her sene değişir mi?” tarzında pek çok itiraz gelmekteydi. Din görevlilerinin dinleyici bulamamaları üzerine şikâyeti inceleyen Mütevelli Heyeti, hicrî takvimde 12 Nisan’ın mukabili olan 21 Nisanda haftayı sabileştirme kararına vardı. Bu şekilde 2001 yılına kadar bu tarihte kutlamalara devam edildi. Dinden hoşlanmayan bazı çevrelerin “Bu hafta 23 Nisan Çocuk Bayramı”nı itibarsızlaştırmak için yapılıyor iddiasına karşı haftanın 14 Nisan gününde başlatılmasına karar verildi. İşin aslı budur.”
 
Anlaşılan o ki, değişken zamanlı uygulamalarda, özellikle yaz aylarında toplantılara insanlar katılmamaktadır. Dolayısıyla Kutlu Doğum Haftasının amacı, bu anlamda gerçekleşmemiş olmakta, boş salonlarda kutlama yapmak anlamsızlaşmaktadır. Bu sorunu aşmak için zaman sabitlenmesi öngörülmüştür. Yapılan tespit ve verilen karar doğru olmuştur. Ancak bu, isim, zaman ve amaç arasındaki tezadı ortadan kaldırmamış ve ikiliğin devam etmesine mani olamamıştır.
 
Sonuç: Amaç, İsim ve Zaman Arasındaki Tezadın Ortadan kaldırılması; “Siret Haftası”
Din İşleri Yüksek Kurulu bir toplantı düzenleyerek “Kutlu Doğum Haftası” ile ilgili yapılan tartışmaları değerlendirmiş ve “Kutlu Doğum Haftasının” adını “Siret Haftası” olarak değiştirmiş ve Hz. Peygamberin doğum günü olan 12 Rebiulevvel 571’e tekabül eden Milâdi 20 Nisan’a uygun düşen 14-20 Nisan arasını da “Siret Haftası” olarak ilan edip sabitlemiştir (2,7). Böylelikle amaç, isim ve zaman arasındaki tezat ortadan kaldırılmıştır.
 
Bütün bu tartışmalar, suçlama, itham ve karalamaları devre dışı bırakırsak, bir hayra vesile olmuştur. İsminden dolayı, Mevlit Kandiline alternatif olarak algılanan bir hafta sorunu, bir isim değişikliği ile çözüme kavuşturulmuştur. Bundan sonra yapılacak organizasyonlarda muhteva, daha da dikkatli hazırlanacak, yapılan hatalar, varsa, izale edilecektir. Ayrıca yılın belli bir haftasında Hz. Peygamberin getirdiği sistem ve mesaj, Kutlu Doğum Haftasında öngörülen amaçlara uygun olarak tüm insanlığa anlatılabilecektir. Kutlu Doğum Haftası ile ilgili tartışmalarda cevaplandırılması gereken bir soru daha vardır: “Kutlu Doğum haftası bir FETÖ projesidir” diyenlerin dayanakları, amaçları, hedefleri nedir ve niçin şimdi bunu ilan etmişlerdir? 
 
Kaynaklar
1- Bolay, H., “Kutlu Doğum Haftası Ve Sonrası”, Yeni Şafak, 06.05.2017
http://www.yenisafak.com/hayat/kutlu-dogum-haftasi-ve-sonrasi-2653649
2- Taşgetiren, A., “Kutlu Doğum Alanındaki Hesaplaşma!”, Star 25.05.2017
3- Kılıçarslan, İ, “Kutlu Doğum Haftası’nın Bilinen Tarihi”, Yeni Şafak 25.05.2017
4- Şimşirgil, A., Kutlu Doğum Haftası Fetö Projesidir ,Türkiye 14.04.2017
http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/464579.aspx
5- Görmez, M., Kutlu Doğum Bidat Değil, Yeni Akit 22.04.2017
http://www.yeniakit.com.tr/haber/mehmet-gormez-kutlu-dogum-bidat-degil-310209.html
6- Görmez, M., Doğru Haber, 28.04.2017; 
dogruhaber.com.tr/haber/246107-gormez-bu-hayirli-calismalarin-o-menhus-yapiya-mal-edilmesi-beni-kahretmistir/
7- Görmez., M, “Bütün Aylar, Bütün Takvimler Resulullah’a Feda Olsun’, Doğru Haber 30.04.2017, dogruhaber.com.tr/haber/246228-butun-aylar-butun-takvimler-resulullaha-feda-olsun/
8- Şimşirgil, A., 1980 Sonrasına Dikkat! Türkiye 28.05.2017 
9- Şimşirgil, A., “Bu Fitnenin Sahibi Kim?”, 19.04.2017, http://ahmetsimsirgil.com/bu-fitnenin-sahibi-kim-kutlu-dogum-haftasi/
10- Arvas, A., “Kutlu Doğum Fetö Projesi” , Türkiye 21.04.2017
 turkiyegazetesi.com.tr/gundem/466561.aspx
11- Diyanet’e ‘Kutlu Doğum’ Çağrısı, Türkiye 21.04.2017; 
12- Kutlu Doğum Haftasına Bir Tepki De Cübbeli Ahmet Hoca’dan
Türkiye 21.04.2017; turkiyegazetesi.com.tr/gundem/466692.aspx
13- Diyanet İşleri Başkanlığından Türkiye Gazetesine Sert Tepki, Türkiye 21.04.2017; dogruhaber.com.tr/haber/245142-diyanet-isleri-baskanligindan-turkiye-gazetesine-sert-tepki/
14- Yılmaz, M.A., Vatandaş İtiraz Etti Hicri Takvime Döndük;
Türkiye 29.04.2017; turkiyegazetesi.com.tr/gundem/468770.aspx
YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
12/01/2018 - 08:35 Türkiye’nin “Bağışıklık Sisteminde” (“İmmün Sistem”) Sorun Var-2:
05/01/2018 - 08:42 Türkiye’nin “bağışıklık sisteminde” (“İmmün sistem”) sorun var-1
29/12/2017 - 08:37 Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-3:
22/12/2017 - 09:49 Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-2:
15/12/2017 - 09:02 Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-1: Geçmişe Takılıp Kalmayıp İleriye Bakma Zamanı
08/12/2017 - 08:35 Şer ittifakının psikolojik savaş makinesinin dişlisi olmamak
01/12/2017 - 08:58 NECMETTİN ERBAKAN VE MİLLÎ GÖRÜŞ – 2:
24/11/2017 - 09:45 “Kürt sorununun” çözümü için bedel ödeyen bir lider ve bir hareket:
17/11/2017 - 09:21 “Bağımsız Kürdistan Referandumu”-7 Ülke iç dinamikleri açısından “Kürt Sorunu”
10/11/2017 - 09:32 “Bağımsız Kürdistan Referandumu”- 6:
04/11/2017 - 09:22 Mesut Barzani’nin tarihten ders almaması
03/11/2017 - 09:37 Mesut Barzani’nin tarihten ders almaması
27/10/2017 - 09:18 “Bağımsız Kürdistan Referandumu”-4:
13/10/2017 - 09:09 Kuzey Irak Referandumu - 2: Türkiye'nin dil ve üslup sorunu
15/09/2017 - 09:40 “2019 Cumhurbaşkanlığı Kadife Darbe Süreci”nde Yeni Bir Aşama-7
08/09/2017 - 09:01 Kurban, İslâm Kültür Ve Medeniyetine Ait Olmanın Bir Sembolüdür
18/08/2017 - 09:17 FETÖ ile Mücadelede Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar-2:
11/08/2017 - 09:11 FETÖ ile mücadelede dikkat edilmesi gereken hususlar-1:
21/07/2017 - 09:09 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
07/07/2017 - 09:20 İslâm coğrafyası ve “kaostan kaynaklanan düzen”
30/06/2017 - 08:59 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
23/06/2017 - 09:21 İslâm coğrafyasında “kaos’tan kaynaklanan düzen”
16/06/2017 - 09:37 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları - 3
09/06/2017 - 09:29 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları -2
02/06/2017 - 10:30 Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden 2019 cumhurbaşkanlığı savaşları -1
26/05/2017 - 09:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
19/05/2017 - 08:52 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
12/05/2017 - 09:12 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 4:
05/05/2017 - 12:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci-3: BİR “DİKTATÖR”(!) İNŞA ETMEK
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
Trabzon'da pistten çıkan uçakla ilgili şok iddia! Pilot yanlış butona bastı
Türkiye'den ABD'ye sert yanıt: ''Bölgede kaos olur''
Bakanlık düğmeye bastı! 6 milyon 300 bin araca ceza yağacak
Saadet lideri Karamollaoğlu: Hükümet uzaklaştırıyor, Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendi adayımızı çıkaracağız
Yeni KHK yayımlandı! 1823 kişi göreve iade edildi
2 bin 168 kişi incelendi! KHK ile görevlerine iade edilecek
Kimine bayram kimine hüsran!
ByLock mağdurları için yeni KHK çıkarılacak, 2 bin kişi faydalanacak
Erdoğan'ın eleştirdiği Boğaziçi Üniversitesi'nden dikkat çeken tweet
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
Asgari ücretlinin maaşı bu yıl da düşecek
Mustafa KAYA
‘Bildiğiniz Gibi Değil’
Atilla MEHDİGİL
Cevabım biraz ağır olacak!
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
KUDÜS DAVASI ÜMMETİ BİRLEŞTİRECEKTİR
Ekrem ŞAMA
Ordumuz ve şehitlerimiz
Şeref KAÇMAZ
YORUMLU-YORUM
Hayati OTYAKMAZ
ÇOCUKLARIMIZLA DA İMTİHAN OLUYORUZ
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Çanlar Bizim İçin Çalıyor
Ali Haydar HAKSAL
Irkçı Jakoben Dil
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Pardon, ABD Dünyanın “Yeni” Katili mi?
Zeki CEYHAN
Aynı noktaya gelmek!
Mevlüt ÖZCAN
Namaza hazırlık
Mahmut TOPTAŞ
Karanlık kovucusu değil ışık açıcısı olalım
Prof.Dr.Ata ATUN
KKTC seçimlerinden aldığım mesaj
Prof. Dr. Burhanettin Can
Türkiye’nin “Bağışıklık Sisteminde” (“İmmün Sistem”) Sorun Var-2:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Hangi kadın
Mustafa YILDIRIM
Okumak ve okuduğunu anlamak
Burak KILLIOĞLU
Hep reaksiyon, hep reaksiyon…
Şakir TARIM
Türkiye AB’ye mahkûm mu?
İsmail KILLIOĞLU
...Dolayısıyla
İbrahim VELİ
İttifak mı 3. yol mu?
Abdülkadir ÖZKAN
ABD’nin düşmanlığından şüphesi olan var mı?
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz