24 Zi'l-ka'de 1438 | 17 Ağustos 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
İSLÂM’DA KADINLARA VERİLEN BAZI HAKLAR
07/03/2017 - 20:35
Hayati OTYAKMAZ

Her şeyden önce kadın da bir insandır. İnsan neslini dünyaya getiren annedir, eştir, hayat arkadaşı ve yoldaşımızdır.

Kadınlar da tıpkı erkekler gibi Müslüman olmak ve Müslümanca yaşamakla; Allah’a iman, itaat, kulluk ve ibadetle yükümlü kılınmıştır.

İslâmiyet, kadılara çok büyük haklar bahşetmiştir. İslâm’da kadınlara verilen haklardan bazılarını kısaca inceleyelim:

HAYAT-YAŞAMA HAKKI

İslâm’da can emniyeti sıkı tedbirlerle koruma altına alınmıştır. Kadın veya erkek her kim olursa olsun kesinlikle öldürülemez.

Usame Bin Zeyd (r.a.) şu olayı nakleder:

Peygamber (s.a.s.) Hurka Kabilesi ile savaşmak için bizi gönderdi. Bir sabah onlara baskın yaptık. Aralarında biri vardı ki bize göz açtırmıyordu. Ben ve Ensar'dan bir arkadaş ona yetiştik. O anda adam Kelime-i Şahadet getirdiği için Ensar’dan olan zat geriye çekildi. Ben ise dinlemedim ve onu öldürdüm. Peygamber (s.a.s.) durumu öğrendi ve:

Usame, adam Lâilaheillallah dedi ve sen onu öldürdün öyle mi?’ dedi. Ben, ‘Yâ Rasûlallah! Ölüm korkusundan söyledi' dedim. Peygamber (s.a.s) bu defa, ‘Sen onun kalbini mi yardın ki ölüm korkusundan söylediğini öğrendin? Kıyamet günü seni bu vebalden kim kurtaracak?’ buyurdu. Ve bunu o kadar çok tekrar etti ki, ‘Keşke ben yeni Müslüman olmuş biri olsaydım’ dedim”.

Can emniyetinin ve yaşama hakkının üzerinde bu derece hassasiyetle duran İslam, kadınların kendilerini savunma konusunda erkeklere nazaran daha güçsüz oldukları düşünüldüğünde onların can emniyetini çok sıkı tedbirlerle korumuştu. Esasen bir savaş durumunda veya başka herhangi bir tehlikeli durumda kocası, oğlu veya herhangi bir yakını bizzat kadını korumakla mükelleftir. Bu, erkeğin sorumluluğu ve en önemli vazifelerinden biridir. Allah'ın Rasûlü, bir orduyu sefere gönderirken; yaşlılara, sakatlara, çocuklara ve savaşa bizzat iştirak etmedikleri müddetçe kadınlara dokunmamalarını emir buyururdu. Zira her kim olursa olsun İslam'da can mukaddestir. Ve buna dokunulamaz.

MÜLK EDİNME HAKKI

İslâm’da kadın, dilediği şekilde mülk edinip, mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Hz. Hatice Vâlidemiz, Mekke’nin en zengin hanımlarından biriydi. Cahiliye devrinde bile Tâhire (Temiz Kadın) ve Tâcire (Kadın Tüccar) lakaplarıyla anılırdı. İslâm'ın zuhurundan sonra da İslâm’ı canıyla olduğu kadar malıyla da desteklemiştir.

YÖNETİME KATILMA HAKKI

Kadınlar Hudeybiye Barışı’ndan önceki Rıdvan Beyatı’na katılmışlar ve Mekke-i Mükerreme'nin fethinden sonra da Allah'ın Rasûlü'ne tek tek bey’at etmişlerdir. Ki bu beyat bir Peygambere olduğu kadar, aynı zamanda bir devlet başkanına da yapılıyordu. Hz. Âişe (r.anhâ) bu durumu şöyle anlatır:

Mü’min kadınlardan âyetteki şartları kabul edene, Hz. Peygamber (s.a.s.) ‘Seninle bey’at yaptım’ diyordu”.

ÇALIŞMA HAKKI

İslâm'da kadınların hür tercihlerini kullanarak çalışma hayatına atılabileceklerini izah etmiştik. Nitekim Mekkeli Müslümanlardan olan ve Rasûlullah (s.a.s)’a bey’at eden, ilk muhacirlerden Şifâ Hatun'a Hz. Ömer (r.a.), çarşı ve pazarları kontrol vazifesi vermiştir.

ZULÜM KARŞISINDA İLTİCA HAKKI

Müslümanlar, İslâm’ın ilk yıllarında en ağır meşakkat ve zulümlerle karşılaşmışlardı. Bunun üzerine iki kâfile halinde ilk hicreti gerçekleştirip, Habeşistan'a gitmeye başladılar. Kâfilede 10 erkek ve 5 kadın sahabe vardı. Hz. Osman'ın eşi ve Rasûlullah’ın kızı Hz. Rukiyye, Ebû Huzeyfe'nin hanımı Sehle, Hz. Ümmü Seleme, Amir b. Rebia’nın hanımı Leyla bu muhacir kadınlardan bir kaçıydı.

Daha sonra yapılan Medine'ye hicret yolculuğunda da pek çok kadın bulunduğunu görmekteyiz.

BAĞIMSIZ MAHKEMELERDE HAK VE KUKUKU SAVUNMA HAKKI

Kadınlar çok çeşitli meselelerini ve problemlerini bizzat Allah'ın Rasulü’ne iletiyorlar ve hatta O'nun huzurunda eşlerinden bile şikâyetçi olabiliyorlardı. Bu durum Dört Halife Devri'nde de aynen devam etmişti.

Halifeliği zamanında Hz. Ömer (r.a.) minbere çıkmış ve:

Ey Nas! Bana kulak veriniz, bundan böyle herhangi biriniz kadınların mehrinde aşırı gitmesin. Eğer ben, Peygamber (s.a.s.)Efendimizin verdiği veya O’na verilen miktardan fazla verdiğinizi duyarsam, fazla olanı Beytü’l-mâle devredeceğim" demişti.

Kureyş’ten bir kadın:

Yâ Emire’l-Mü’minîn! Allah’ın kitabı ile senin sözünden hangisine uyulmalıdır?" diye sordu. Hz. Ömer (r.a.);

Tabii ki Allah'ın kitabına uyulmalıdır. Fakat neden böyle bir şey söyledin?” deyince, kadın;

"Sen, demin kadınların mehrinde aşırı gidilmemesini söyledin. Oysa Cenab-ı Hakk, Kur'an-ı Kerim’de:

Eğer kadınlardan herhangi birine bir yük altın bile vermiş olsanız, ondan bir şey geri almayın" buyurmuştur.

Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a.):

"Bütün insanlar Ömer'den iyi bilir” diyerek sözüne devam etti ve:

Ey Nâs (insanlar)! Ben size kadınların mehrinde aşırı gitmemenizi söylemiş isem de; bu sözümden caymış bulunuyorum. Bundan sonra kim ne kadar vermek isterse versin” dedi.

EĞİTİM HAKKI

İslâm'da ilim öğrenmek ve öğretmek konusuna büyük önem verilmiştir. Eğitim görmek meselesi, denilebilir ki, bir haktan çok bir vazife, bir sorumluluk durumundadır. Allah Rasûlü (s.a.s.) Efendimiz sahabesini hep ilme teşvik etmiştir. Nitekim pek çok sahabi, ilim aşkını yitirmemişler, hep öğrenip yaşamanın azmini ortaya koymuşlardır.

Kabisa Bin El Muharik şöyle anlatıyor:

Peygamber (s.a.s.) Efendimize gittim. Bana, 'niye geldin?” diye sordu..

Yâ Rasûlallah! Yaşım bir hayli ilerleyip kemiklerim artık incelmiştir. Sana Cenab-ı Hakk'ın yararlı kıldığı bir takım şeyleri bana öğretmen için geldim” dedim.

Peygamber (s.a.s), 'Sen hangi taşın, hangi ağacın ve hangi toprak parçasının yanından geçmiş isen, sana Allah'tan mağfiret dilemiştir' buyurdu".

Gerek Asr-ı Saadet'te ve gerekse daha sonraki dört halife devrinde, ilim öğrenme ve öğretme konusunda kadınların çok aktif bir rol üstlendiklerini görüyoruz.

Asr-ı Saadet kadınları içerisinde Hz. Âişe (r.anhâ)’nin ilmî sahada çok ayrı bir yeri vardır. Zira, Hz. Âişe Vâlidemiz son derece zeki, bilgili ve dirâyetli bir kadındı.

Hz. Peygamber (s.a.s) Efendimizin hayat tarzını çok iyi bildiği için, fıkıh ilminde pek çok âlimin hatalarını düzeltirdi. Pek çok hadis-i şerîfin de mükemmel bir tarzda izahlarını yapmıştır. Ona 'ilk kadın müçtehit' desek yanlış olmaz.

Ebû Musa El Eş'arî diyor ki:

Biz Rasûlullah’ın ashabı olarak bir hadisi anlamakta güçlük çektiğimizde, onun anlamını Hz. Âişe’ye sorar ve ondan muhakkak bir cevap alırdık".

Urve Hazretleri de Hz. Âişe için, “Fıkıh, tıp ve şiir ilminde Hz. Âişe’den ileri bir kadın görmedim" demektedir.

Hişam Bin Urve’den nakledildiğine göre; “Bir gün Hz. Âişe’nin huzuruna çıktım ve ona şöyle dedim:

Ey anacağım, fıkıh ilmini Peygamber hanımı olduğun için, nesep ilmini ve tarih olaylarını da Ebû Bekir gibi asil birinin kızı olduğun için biliyorsun. Bunlara şaşmıyorum. Ama tıp ilmini nereden biliyorsun, doğrusu bunu merak ediyorum’.

Hz. Âişe Vâlidemiz Şöyle cevap verdi:

Rasûlullah (s.a.s.)’ın son günleri hep hasta geçiyordu. Bense onu rahatlatmaya çalışıyor ve tedavi yolları arıyordum. İşte tedavi ilmini böyle öğrendim”.

Hz. Âişe Arapça’yı çok güzel konuşan, etkileyici üsluba sahip, abide bir kadındı. Ahnef b. Kays şöyle diyor:

Ebû Bekir’in, Ömer’in, Osman’ın, Ali’nin (r.anhüm) hutbelerini dinledim. Fakat Hz. Âişe’nin sözlerinden daha etkileyici sözler söyleyen bir Allah kulu görmüş değilim”.

Hz. Âişe, Allah’ın Rasûlü’nden 2210 hadis rivâyet etmiştir. En fazla hadis rivâyet eden sahabelerin ikincisidir.

Peygamberimizin amcası Hz. Abbas’ın hanımı olan Ümmü-l Fadl da devrinin ilim sahibi kadınlarındandı. Hz. Abbas’ın Müslüman oluşunda, zeki ve bilgili bir kadın olan Ümmü-l Fadl’ın büyük etkisi olmuştur.

Rasûl-i Ekrem ve Nebiyy-i Muhterem (s.a.s), kadınların okuma yazma öğrenmelerini ister ve buna teşvik buyururlardı. Okuma yazma bilen zeki ve tecrübeli bir kadın olan Şifa Hatun'dan, kendi eşi Hafsa’ya yazı yazmayı öğretmesini istemiştir.

Medine-i Münevvere’li kadınlar, Rasûlullah (s.a.s.)’ın huzuruna varmış ve; “erkekler her zaman yanınıza gelip ilim öğreniyor, bilmediklerine vâkıf oluyorlar. Biz ise onlardan fırsat bulamıyoruz. Bize özel bir gün ayırın da gelip sizi dinleyelim ve bilmediklerimizi öğrenelim” demişlerdi. Rasûlullah da onlara bir gün tahsis etmişti. O gün kadınlara vaaz eder, emir verirdi.

Hz. Âişe (r.anhâ) şöyle der: “Ensar kadınları ne iyi kadınlardır. Sıkılganlıkları, dinlerini öğrenmelerine mani olmamıştır".

Tabiîn kadınları da ilmî konularda gayet bilgiliydiler.

Büyük mutasavıf Süfyan-i Sevrî’nin annesi oğluna her zaman şöyle nasihat ederdi:

Ey oğlum, sen ilmi elde et. Ben yün eğirerek, iplik satarak geçimimi sağlarım. Sakın ilim yolundan ayrılma. Ey oğlum! On cümle yazdığında bir bak kendine. Yürüyüşünde, oturuşunda, kalkışında bir değişme var mı? Eğer ilim seni olumlu yönde değiştirmemişse, sana ne faydası, ne de zararı dokunmayan abes bir şey yapmaktasın”.

Basra'da Tabiî'nden Afsa İbni Şirin isminde bir kadın vardı ki ibadete düşkünlüğünün, zühd ve takvasının yanında, fıkıh ve hadis bilgisiyle de şöhret bulmuştu. Rivâyetlere göre 12 yaşında Kur'an-ı Kerim'i hıfzetmişti. Kardeşi, o devrin büyük âlimlerinden olan İbn-i Şirin, çözemediği çoğu meseleyi ona havale ederdi. Bilhassa Kur'an kıraatı hususunda bir meseleyle karşılaştığında şöyle derdi: “Gidin Hafsa’ya sorun. Bakın bakalım nasıl oluyor?" Zira Hafsa Hatun'un Kur'an kıraatı pek çoğundan yüksek bir düzeyde idi. Aynı zamanda zekâsı ve nükteleriyle de meşhur olmuş bir hanımdı. Çağdaşları bu büyük kadını birçok ünlü âlimden üstün tutmaktadır. Hişam b. Hassan, “Ben Hasan El Basri’yi, İbn-i Şirin’i görmüş biriyim. Ama Hafsa Hatun'dan daha akıllı birini tanımıyorum” der.

Rabiatü’l- Adeviyye Hazretleri de, tasavvuf ilminde çığır açmış büyük mutasavvıfa kadınlardan biri idi. Hicri II. asırda tasavvuf onunla birlikte yeni bir yoruma kavuştu, Basra'dan Bağdat'a yayıldı.

Rabiatü’l- Adeviyye, tasavvufta Hasan-ı Basrî’nin başını çektiği Havfullah (Allah korkusu) kavramının yanında Muhabbetullah (Allah aşkı) ekolünü getirmiştir. Daha sonraki asırlarda İmam-ı Gazalî kendisinden etkilenerek tasavvuf sistemini kurmuştur.

Rabia, Basra'nın biraz dışında bir evde otururdu. Kendisine gelen insanları eğitir, onlara öğüt verirdi. Süfyan-ı Sevrî, Hasan El Basrî, Mâlik b. Dinar gibi zamanın en zeki ve en âlim zatları kendisinden öğüt dinlerdi.

Bu örnekler pek çoktur. Biz bu esere yalnız belli başlılarını almakla yetindik. İslâmî ilimlerin öğrenilmesi, gelişmesi, yayılması ve sistemleşmesi yolunda kadınların önemli bir rolü olmuştur. İslâm tarihinin ilk beş asır içinde yalnız hadis rivâyeti ve öğretimiyle meşgul olan kadınların sayısı üçyüzellinin üstündedir.

SEYAHAT ETME HÜRRİYETİ

İslâm'da, bir kadının en önemli vasfı namusu ve hayâsıdır. Nasıl bir kadının namus ve şerefine bir zarar gelmeden çalışmasında bir mahzur yoksa seyahat etmesinde de can ve namus emniyeti her türlü tecavüzlerden korunduğu takdirde bir mahzur yoktur. Bu bakımdan yanında oğlu, kocası veya kardeşi gibi herhangi bir mahremi olmadan seyahat etmesi uygun görülmemiştir. Bu tamamen kadının can, mal ve namus emniyetini korumaya yönelik bir tedbirdir. İslâm'ın 5 temel şartından biri olan hac ibadetini yerine getireceği zaman bile kadının yanında bir mahreminin olması şarttır. Buradan İslâm’ın kadının can, mal ve namus emniyetine ne derece önem verdiğini anlamamız mümkündür.

EVLENME VE YUVA KURMA HAKKI

İslâm'da evlenecek olan tarafların birbirlerini görmeleri, meşru şartlarda konuşmaları onların hakkıdır. Kadın da evlenirken bağımsız tercihini kullanır ve kimse kadını istemediği bir istikamete zorlayamaz. Bu bakımdan nikâh akdi yerine getirilirken kadın “aldım, kabul ettim” gibi hüküm beyan eden cümlelerle kararını bildirir. Bunun aksi durumlarda nikâh bâtıl olur. Bir başka ifadeyle, evlenecek olanların rızasının bulunmadığı bir nikâh geçerli olamaz.

Hz. Âişe (r.anhâ), zorla evlendirilen bir kızla ilgili olarak Allah Rasûlü’nün uygulamasını şöyle anlatır:

Ensar'dan Hıdam’ın kızı Hansa, Hz. Âişe’ye gelerek babam aile şerefini arttırmak için beni kardeşinin oğlu ile evlendirdi. Ben ise bu evliliği istemiyorum" dedi. Hz. Âişe de ona, “Rasûlullah gelinceye kadar bekle" dedi. Rasûlullah (s.a.s.) gelince, Hz. Âişe O’na durumu anlattı. O da kızın babasını çağırdı ve kadına seçme hakkı verdi. Bunun üzerine kadın şöyle dedi:

Ey Allah’ın Rasûlü! Babamın akdettiği nikâhı kabul ettim. Fakat bu davranışımla kadınlara babalarının evlilikte böyle bir yetkisinin olmadığını bildirmek istemiştim”.

1917 tarihli Osmanlı Aile Hukuku Kararnamesi’nde de Şafii Mezhebi’nin görüşü esas alınarak zorlanan kişinin nikâhı resmen geçersiz sayılmıştır.

NAFAKA HAKKI

Kocası, kadını evlilikleri süresince geçindirmeye mecburdur. Boşanma halinde ise kadına nafaka vermekle mükelleftir. Kadının şahsî mülkünün veya herhangi bir gelirinin bulunması durumu değiştirmez.

Boşanan kadınları, gücünüz yettiği kadar ikâmet ettiğiniz yerlerde oturtun. Evleri başlarına dar etmek ve onları çıkmaya mecbur etmek için kendilerine zarar vermeyin. Eğer onlar hamile iseler çocuklarını doğuruncaya kadar nafakalarını da verin. Eğer onlardan doğacak çocuklarınızı sizin lehinize olarak emzirirlerse onlara ücretlerini veriniz. Aranızda bu hususta güzelce müşâvere ediniz”.

Görülüyor ki, kadın, doğacak çocuğunu emzirmekle bile mükellef tutulmamış, bu onun kendi tercihine bırakılmıştır.

* Burada dikkati çeken en önemli husus, ister evli, ister boşanmış, ister bekâr olsun, kadının her halükârda geçiminin teminat altına alınmış olduğudur. Bundan da İslâm'ın kadınlara ne derece geniş haklar tanıdığını anlamış oluyoruz.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
09/08/2017 - 11:07 Neme lâzım be sultânım!
29/07/2017 - 10:18 Şu iki adamdan beni kurtar!
18/07/2017 - 12:39 "Erkekler gibi savaşamadın, bari oturup kadınlar gibi ağla"
08/07/2017 - 14:22 Bir destan kahramanı; Âbid, Zâhid ve Mücâhid Abbad Bin Bişr (r.a.)
01/07/2017 - 14:06 KUR’AN’DA MܒMİNLERİN BAZI SIFATLARI
21/06/2017 - 14:04 ADALET- EMANET VE İŞLERİ EHLİNE VERMEK
14/06/2017 - 14:03 ÇOCUKLARIMIZ, CAMİLERİMİZ VE NAMAZ ŞUURU
12/06/2017 - 09:46 SALEBE’NİN İBRETLİK HAYATI
05/06/2017 - 17:58 RAMAZAN AYI VE ORUÇ HAKKINDA
29/05/2017 - 14:29 FETİH VE FATİH NESLİ OLMAK
25/05/2017 - 09:14 RAMAZAN-I ŞERİF AYINA HAZIR MIYIZ?
19/05/2017 - 09:42 Peygamber (s.a.v) Efendimizin Güzel Hayatından Örnekler
10/05/2017 - 12:10 BERÂET’E- KURTULUŞA ERENLER!
02/05/2017 - 09:13 ÂHİR ZAMAN ALÂMETLERİ
22/04/2017 - 13:00 MUTLU OLMAK İÇİN!
12/04/2017 - 14:11 AİLE REİSİ OLARAK HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZ
03/04/2017 - 14:23 SAYGIN BİR İSLÂM ÂLİMİ: HZ. ABDULLAH BİN ABBAS (R.A.)
18/03/2017 - 14:08 MİLLETİMİZİN VAR OLMA MÜCADELESİ: ÇANAKKALE
07/03/2017 - 20:35 İSLÂM’DA KADINLARA VERİLEN BAZI HAKLAR
25/02/2017 - 15:06 MİLLÎ GÖRÜŞ LİDERİMİZ MERHUM ERBAKAN'DAN GENÇLİĞE HİTABE!
16/02/2017 - 15:42 ŞEHİTLER VE ANNELERİ
04/02/2017 - 14:11 AİLE NEDİR?
21/01/2017 - 12:08 ASHAB-I KİRAMIN RASULULLAH (S.A.S.)'A BİATI
12/01/2017 - 16:26 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZİ HER YÖNÜYLE TANIMALIYIZ
05/01/2017 - 17:36 KAR VE ÇOCUK
27/12/2016 - 15:05 VEFÂTININ 80.YILDÖNÜMÜNDE İSTİKLÂL MARŞI ŞAİRİMİZ MEHMED ÂKİF ERSOY (1873-1936)
24/12/2016 - 15:21 ABDULHAMİD HAN VE MÜCADELESİ
14/12/2016 - 14:07 AHLÂKIN VAZGEÇİLMEZ İLKELERİ
05/12/2016 - 14:50 ZEYD İBN HARİSE (R.A.) VE SEVGİLİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.S.)
24/11/2016 - 12:01 Hepimizi eğiten bir muallim-i ekmel (En mükemmel öğretmen) Hz. Peygamber Efendimiz (S.A.S.)
17/11/2016 - 14:15 MÜSLÜMAN ÇOCUĞUN EDEBİ
08/11/2016 - 11:06 ÂDÂB-I MUÂŞERET-GÖRGÜ KURALLARI
29/10/2016 - 13:22 İSLÂMİYET, NASİHAT VE ÖĞÜTLE KÂİMDİR
20/10/2016 - 09:23 MܒMİN MܒMİNİN KARDEŞİDİR
12/10/2016 - 16:04 RABBİNDEN ŞEHÂDET DİLEYEN KOMUTAN ABDULLAH BİN CAHŞ (R.A.)
04/10/2016 - 12:18 HİCRET VE MUS’AB BİN UMEYR (R.A.)
28/09/2016 - 12:43 CAMİ VE ÇOCUKLAR
20/09/2016 - 12:06 HAKK'I BÂTILDAN AYIRAN EMANET KUR’AN-I KERİM
05/09/2016 - 17:22 Kurban, her yıl tekrar edilen en büyük hatırlayıştır!
30/08/2016 - 17:15 VATAN SEVGİSİ VE 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI
21/08/2016 - 10:29 YÛSUF HÂS HÂCİB
09/08/2016 - 09:21 MUS’AB BİN UMEYR (R.A.) -DÜNYA MALINA ITIBAR ETMEDI-
21/07/2016 - 15:21 MAZLUMUN ÂHI, İNDİRİR ŞÂHI!
12/07/2016 - 14:52 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZİN GENÇLERE TAVSİYELERİ
30/06/2016 - 17:23 KURAN-I KERİM'İ OKUMAK VE İBRET ALMAK
23/06/2016 - 16:17 ASHAB-I KİRAM'IN AHLAKI
17/06/2016 - 10:28 ORUÇLU KİMSENİN ÖZELLİKLERİ
10/06/2016 - 15:21 ORUCUN HİKMET VE FAYDALARI
06/06/2016 - 09:28 HZ. ZEYD (R.A.)’İN HZ. RASÛLULLAH (S.A.S.)’A BAĞLILIĞI
29/05/2016 - 13:37 Fatih Sultan Mehmed’in ufku
23/05/2016 - 15:53 FATİH’İN ÇOCUKLUK MERAKI!
12/05/2016 - 15:30 UNUTULMUŞ SÜNNETLER
03/05/2016 - 17:22 Anne ve babalara tavsiyeler
29/04/2016 - 11:41 Alemlere rahmet sevgili peygamber (s.a.v.) efendimizin güzel hayatından örnekler
22/04/2016 - 14:57 Bir devlet başkanı olarak Hz. Peygamber (s.a.s.) EFENDİMİZ
19/04/2016 - 17:05 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZİ TANIMAK
12/04/2016 - 12:33 KİTAP VE OKUMA HAKKINDA UNUTULMAZ SÖZLER
05/04/2016 - 14:16 KİTAP VE KİTAP OKUMAK SANATI
28/03/2016 - 11:11 Çanakkale'de şehid olan bir askerin son mektubu...
21/03/2016 - 15:49 BABAN GELİRSE ÇAĞIR BENİ OĞUL!
18/03/2016 - 10:59 ÇANAKKALE, BİR MİLLETİN VAR OLMA MÜCADELESİDİR!
09/03/2016 - 11:20 Eğitimde ailenin önemi
26/02/2016 - 17:34 ERBAKAN'DAN GENÇLİĞE HİTABE
19/02/2016 - 15:45 HAYATIMIZA YÖN VERECEK 40 HADİS-İ ŞERÎF
12/02/2016 - 12:00 40 ÂYETTE MUTLULUĞUN FORMÜLÜ
03/02/2016 - 11:26 Ashâb’ın namaza gösterdiği hürmet
26/01/2016 - 14:36 BİR İBRET LEVHASI! CEZZAR AHMED PAŞA VE NAPOLYON
16/01/2016 - 15:17 (ŞEYH EDEBÂLİ’NİN OSMAN GÂZİ’YE NASİHATLARI) İNSANI YAŞAT Kİ, DEVLET YAŞASIN!
14/01/2016 - 17:31 Devlet Yöneticilerine Osman GAzi’den Tavsiyeler
05/01/2016 - 12:23 DEVLET YÖNETİCİLERİNE OSMAN GAZİ'DEN TAVSİYELER
29/12/2015 - 16:52 MEKKE-İ MÜKERREME'NİN FETHİ (H. 20 Ramazan 8/ M. 11ocak 630.)
21/12/2015 - 15:30 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZ, İNSANLIĞA YÖN GÖSTEREN BİR KUTUP YILDIZIYDI
11/12/2015 - 12:59 GÖNÜLLER SULTANI MEVLÂNÂ
04/12/2015 - 15:43 NENE HATUN
27/11/2015 - 13:13 AMELLERİN EN SEVİMLİSİ
20/11/2015 - 14:26 SEN ERBAKAN’SIN! …
17/11/2015 - 10:20 SÜTÇÜ İMAM
09/11/2015 - 14:30 KUR’AN-I KERİM’E GÖRE BAZI KAVİMLERİN HELÂK OLUŞ SEBEPLERİ
28/10/2015 - 14:18 ADALET- EMANET VE İŞLERİ EHLİNE VERMEK
20/10/2015 - 11:51 GENÇLERE ÖĞÜTLER
14/10/2015 - 12:24 MEDİNE-İ MÜNEVVERE'YE HİCRET
12/10/2015 - 10:05 Hz. Peygamber (S.A.S.)’in çocuk eğitim metodu
28/09/2015 - 12:29 EĞİTİM-BİLİM VE ÇOCUKLARIMIZ
21/09/2015 - 13:35 HZ. İBRAHİM (A.S.)’İN RÜYASI
15/09/2015 - 13:39 BEN FİLİSTİNLİ ÇOCUK
07/09/2015 - 16:24 EY ŞEHİT!
04/09/2015 - 12:12 SURİYELİ ÇOCUK
31/08/2015 - 10:04 VATAN SEVGİSİ VE 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI
25/08/2015 - 17:02 MALAZGİRT ZAFERİMİZ VE SULTAN ALPARSLAN
21/08/2015 - 12:27 İNSANLIĞIN ÖNCÜLERİ: ŞEHİTLER
17/08/2015 - 18:08 AĞIR AĞIR İNTİHAR: SİGARA!
10/08/2015 - 11:24 FECİ BİR ÖLÜMÜ TERCİH ETMEK: UYUŞTURUCU!
03/08/2015 - 13:19 BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN ANASI: ALKOL!
29/07/2015 - 11:00 Kur’an-ı kerim’le’ Konuşan Kadın
16/07/2015 - 04:29 KUR’AN-I KERİM’DE MܒMİNLERİN VASIFLARI
29/06/2015 - 16:21 DOĞU TÜRKİSTAN’A DUA, ÇİN’E LANET!
26/06/2015 - 18:02 ORUÇLU KİMSENİN ÖZELLİKLERİ
23/06/2015 - 14:40 RAMAZAN AYI VE ORUCUN HİKMETLERİ
16/06/2015 - 11:14 RAMAZAN AYINA HAZIRLANMAK
12/06/2015 - 16:38 YÖNETİM NE ZAMAN ÇÖKER?
11/06/2015 - 12:42 BU DEVLET YIKILIR MI?
08/06/2015 - 11:20 SAKIN ZALİMLERE MEYLETMEYİN!
02/06/2015 - 11:17 MܒMİNLERİN YARDIMCISI ALLAH’TIR ZAFER İNANANLARINDIR
26/05/2015 - 10:21 İSTANBUL’UN FETHİ VE FATİH
19/05/2015 - 12:36 DÜNÜ VE BUGÜNÜ İLE GENÇLİĞİMİZ (GENÇLİĞİMİZ BUHRANDAN NASIL KURTULUR?)
12/05/2015 - 10:52 FATİH SULTAN MEHMED (RAHMETULLAHİ ALEYH)
07/05/2015 - 10:40 ANNE RIZÂSI
30/04/2015 - 13:14 Hz. Enes (R.A.)’in Hz. Peygamber (S.A.S.)’le ilgili bir hatırası
16/04/2015 - 12:53 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZİN ÇOCUK SEVGİSİ
09/04/2015 - 17:50 SEVGİLİ PEYGAMBER (S.A.S.) EFENDİMİZİN AHLÂKÎ DAVRANIŞLARI
 
Dursun Özbek'ten Arda Turan ve Selçuk İnan açıklaması
ABD'den Kuzey Kore'ye: Çok hızlı bir şekilde savaşa dönüşür
Resmen alay ediyor!
Sanayi hamleleri devrim niteliğindeydi
Emniyet Genel Müdürlüğü: Bülent Tezcan bize sorsaydı bilgi verirdik
“GDO’lu yem” korkutuyor
Dikkat! Tehlikeli ekran
Siyasette “Kesici” formüller…
Öğrencilere 'adab-ı muaşeret' dersi verilmesi için kanun teklifi
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
Yeni aylıklar istediğiniz banka ve PTT’ye gönderilecek
Mustafa KAYA
Siyasetin Dili
Atilla MEHDİGİL
Bırakın bu inadı da girin tövbe kapısından içeri
İshak BEYAZAY
H.A.A.R.P Projesi ve Chemtrails-1
Feyzullah AYDOĞAN
Öğretmen atamalarında hakkaniyet ve liyakat yerine siyaset iddiası
Ekrem ŞAMA
Tarihten bir gaflet rekoru
Hayati OTYAKMAZ
Neme lâzım be sultânım!
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Netâmeli Konu
Ali Haydar HAKSAL
Kararan İnsanlık Ruhu
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
BOP’a Karşı “Genişletilmiş Sadabat Paktı”
Zeki CEYHAN
İşler karışık!
Mevlüt ÖZCAN
Sahabe kadınları nasıl yaşadılar?
Mahmut TOPTAŞ
Gerçek dost
Prof.Dr.Ata ATUN
YPG ve KKTC
Prof. Dr. Burhanettin Can
FETÖ ile mücadelede dikkat edilmesi gereken hususlar-1:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Şeytan Görevini Yapıyor
Mustafa YILDIRIM
Öğrencilerin yurt meselesi ya da dikensiz gül bahçesi
Burak KILLIOĞLU
Peynir gemisi…
Şakir TARIM
Baskın seçim; Erken seçim; Adil seçim!
İsmail KILLIOĞLU
Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
İbrahim VELİ
Atalet Ve Kalkışma
Abdülkadir ÖZKAN
İşgalcinin değirmenine su taşımak!
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz