22 Rebiü'l-Evvel 1439 | 11 Aralık 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Irmak ve insan
22/02/2017 - 09:43
İsmail KILLIOĞLU

Birkaç yıl önce yayınlanan bir belgeselde bir ırmağın tanıtımı yapılmıştı. Irmak, denilen akarsunun görüntüsüne bakıldığında “dere”, “çay” adı daha uygun gibi gelmişti bana. Belki de kamera görüntüsü akarsunun tam olarak durumunu ekrana yansıtmamış da olabilir. Fakat akarsu, içinde yer aldığı bölgenin coğrafyası kadar tarihinde de biline gelmekteymiş, aynı zamanda bölge genelinde belli bir ünü de varmış. Asıl ünlenmesi, en küçük akarsuda bile bulunması mümkün olmayan bir özelliğinden kaynaklanmaktaymış. Birtakım abartmalara yer verilmiş olsa da, bu tür belgeseller, özellikle doğa belgeselleri kapsamında yer alanlarında, çeşitli doğa bilimleri alanında belli bir araştırma programlarının gerçekleştirilmeye yönelik olmalarıdır. Aynı durum hayvanlar ve bitkiler konusundaki araştırmalar bakımından da söz konusudur. Bu gibi alanların sadece bir sıradan meraklısı olarak, ama genel çizgileriyle bilimsel yaklaşımları gözeten bir çabayı ayırt edecek bir bakışla böyle olduğu kanısını taşıyorum. Almanya’da üniversitenin bir fakültesinin ilgili bölümünde mezun olur olmaz, Afrika’nın ormanlık bir bölgesinde yaşayan orangutanları araştırmaya koşan bir kadının on beş yılını onlarla geçirmesi, ancak bilimsel araştırma merakıyla ya da tutkusuyla anlatılabilir.

 
Söz konusu akarsu üzerine belgeseli yapanlar da aynı merakın izini süren araştırmacılar olmalıydılar. Yanılmıyorsam belgeselde Avustralya ya da Yeni Zelanda’nın birçok özellikleri yanında akarsuları da araştırılıyor olmalıydı. Fark ve benzerlikleri bakımından az veya çok temel ortak özelliklere sahip dünyadaki akarsulardan, o bir tek özelliğiyle ayrılan ve ünlenen akarsu, hidrolik bilimi açısından dikkatleri ve merakları üzerine çekmiş olmalıydı. O tek özellik, bu akarsuyu nerdeyse eşsiz hale getiriyordu. O da, içerisinde akla gelebilecek tek bir canlının yaşayamamasıydı. Bir başka ifadeyle, hayatın kaynağı ve vazgeçilmezi olan su, bu akarsuda o kadar saftı ki, adeta varlık nedeni olan canlılığı barındırmıyordu. Bilim açısından bu araştırılması gereken çarpıcı bir özellikti. Ayrıca, sahip olduğu “saf”lık canlılığı yok edici bir niteliğe dönüşüyordu. Dolayısıyla, birçok alanda olumlu bir nitelik olan “saf”lık, burada tersine dönerek canlılığa, yani hayata imkân vermiyor, olumsuz bir niteliğe bürünüyordu. Bu akarsuyun yatağında ve yakın yerlerde hemen hiçbir bitki türü yetişmiyor, balık kurbağa, kaplumbağa, yılan, böcek çeşidinden hiçbir tür yaşayamıyordu. Ama su, adeta laboratuvar şartlarında özel işlemlerden geçirilmişçesine “saf”tı, bir anlamda “ideal” suydu. Ancak canlılık ve hayatın oluşmasına imkân vermeyen bir “saf”lıktı bu.
 
Basit bir akıl yürütmeyle bile dünyada, doğada, varlıkta birbirine ve nitelikleri itibariyle karşıtlık açık seçik görülür. Kendi varlığımıza bir bakalım, duygu ve düşüncelerimizin karşıtlığıyla ne olduğumuzun farkına, idrakine, künhüne ya da özüne varırız. Acı olmasaydı, tatlının, keder olmasaydı, sevincin, inançsızlık olmasaydı inancın, düşmanlık olmasaydı dostluğun vb. ayırdında, farkında olamazdık. Yalnız yaşayamamızın imkânsızlığı, en basit ihtiyaçlarımızın sağlanması için “öteki”nin varlığı insanı toplum dediğimiz o “ilişkiler yumağı”na götürmüştür bizi. İçinde yaşadığımız toplumdaki “öteki”lerin bütünü bizim gibi duysa, düşünse ve hareket etmiş olsaydı, kendimizi nasıl tanıyorsak onları da öyle kabullenmek durumunda kalırdık. Kısaca, insan ve toplum yoksulu olmaktan kurtulamazdık. Bu bakımdan, Belçikalı Varoluşçu filozof ve oyun yazarı Gabriel Marcel, insanın varoluşunu, Sartre’a karşıt olarak topluma katılmasında ve toplumda da “öteki”ni kendini tanımasında zorunlu görmüştür. Aynı durumu farklı bir açıdan Necip Fazıl “Düşmanıma” beytinde; “Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın;/ Gündüz geceye muhtaç bana da sen lazımsın!” diye ifade eder.
 
Toplum, belgeseldeki “saf” akarsu değildir, olamaz da, üstelik olmamalıdır da. Toplumun gerçekliğini, kendi sınırlı kavrayışımıza sokmaya çalıştığımızda, bir yandan onun gerçekliğini adeta gözlerimizi kapayarak yok ettiğimiz sanısına kapılırız, diğer yandan kendi varlığımızı yoksullaştırırız. Yani inancın, ahlakın, hukukun ilke erdem ve kurallarını ortadan kaldırırız. Fıtrata, doğaya, maslahata sırtımızı döneriz, ama insan olmaktan da istifa ederiz. 
YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
06/12/2017 - 08:59 Çiftçi ve Toprak
22/11/2017 - 09:58 Üç kitap dolayısıyla
15/11/2017 - 09:38 Kural ve hayat
08/11/2017 - 09:47 Eşyanın tabiatı
01/11/2017 - 08:27 Bilgi ve...
25/10/2017 - 09:40 “İnsan çalan eşkiya”
18/10/2017 - 10:15 Bütüncül bakabilmek-2
06/09/2017 - 09:38 Sorgulama ve Yenileme
30/08/2017 - 09:40 Yetenek ve kişilik
23/08/2017 - 09:58 Trump’ın Amerikası
16/08/2017 - 09:17 Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
09/08/2017 - 09:11 Kamu Ve Erdemi
02/08/2017 - 09:19 Aşılanan şiir
26/07/2017 - 09:22 Kör göze sürme çekmek
19/07/2017 - 09:09 İnsana bakmak
05/07/2017 - 09:09 Örgütsüz emek
28/06/2017 - 08:53 Batı çöker mi?
21/06/2017 - 11:00 İktidar ve devlet
14/06/2017 - 09:50 Sorgulama ve özeleştiri
07/06/2017 - 09:39 Uluslararası hukuk ve Filistinli esirler
31/05/2017 - 10:17 Açlık
24/05/2017 - 15:07 Evin içi
17/05/2017 - 09:16 “Ağaç kesen, baş keser”
10/05/2017 - 09:19 Kamu bilinci
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
Erbakan Hoca'nın yıllar önce yaptığı ikaz: Kudüs'ün başkent ilanı sonrası planlanan küstah adım!
Temel Karamollaoğlu: ABD ve İsrail’e karşı atılacak her adımın arkasındayız
Beyaz Saray: Trump, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını ilan edecek
Sanal paralar caiz değil!
Oğuzhan Asiltürk: Davet etmekten vazgeçmeyiz
Güney Afrika’da çocuklar tehlike altında
İlahiyat kararı emsal olmasın
TSK seher vakti Asos'a bomba yağdırdı!
Öğrenciyken bile İslam Birliği’ni planlıyordu
EN ÇOK
Yazarlar
Atilla MEHDİGİL
Kudüs sizi bekliyor Kudüs! (Jerusalem is waiting for you Jerusalem!)
Mustafa KAYA
‘Gitme Turnam Vuracaklar’
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
KUDÜS DAVASI ÜMMETİ BİRLEŞTİRECEKTİR
Ekrem ŞAMA
Kurtuluş savaşında iç kavga
Şeref KAÇMAZ
ORTA DOĞU’DA OYNU – YORUM
Mustafa İŞCAN
3600 gün ile herkes emekli olur mu?
Hayati OTYAKMAZ
SEVGİLİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.S.)
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
İslam’da İtaat Kültürü
Ali Haydar HAKSAL
Kudüs-ı Şerif ey aziz belde
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Başkent Kudüs” Üzerinden “Büyük İsrail Devleti” İlan Edilmek İsteniliyor!
Zeki CEYHAN
Sadece Netanyahu!
Mevlüt ÖZCAN
Siyonizm dünyaya çomak sokuyor
Mahmut TOPTAŞ
Siyonistlerin işini Amerika bitirecek
Prof.Dr.Ata ATUN
Rumların Enerji İttifakı
Prof. Dr. Burhanettin Can
Şer ittifakının psikolojik savaş makinesinin dişlisi olmamak
İsmail Hakkı AKKİRAZ
ABD Kudüs’e toslarsa müslümanlar uyanır
Mustafa YILDIRIM
İçi boşaltılan kavramlar – 1: Muhafazakârlık
Burak KILLIOĞLU
Kudüs’e uzanan eller…
Şakir TARIM
Kudüs’te bıçak kemiğe dayanırsa!..
İsmail KILLIOĞLU
Çiftçi ve Toprak
İbrahim VELİ
Çıkış’ın Rabia’sı
Abdülkadir ÖZKAN
Kudüs’ü savunmak tüm Müslümanların sorumluluğu
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz