3 Cemaziye'l-Ahir 1439 | 19 Şubat 2018
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Düşkün yönetimler
04/01/2017 - 09:06
İsmail KILLIOĞLU

Ortadoğu Müslüman halkların öteden beri yaşayageldikleri temel gaileleri yönetim, özel olarak da iktidar sorunu olmuştur. İktidar sorununu, sahip oldukları inanç ilkeleri bağlamında ele almak yerine, inanç ilkelerinin reddettiği tarihten önceki geleneksel yapı ve uygulamalarda aramışlardır. Böylece eşitsizlikçi, soy ve zümre imtiyazına dayalı otoriter ya da totaliter, hesap vermeyen sorumsuz bir iktidar ve yönetim anlayışına kendilerini adeta mahkûm etmişlerdir. Bu anlayışta iktidar tekelleşmesinin kaçınılmazlığını, bunun ise, yine kaçınılmaz olarak temel insan hak ve özgürlüklerini yok edeceğini ve zulmün olağanlaşacağını dikkate almayarak, fitneyi önleyip birliği sağlayacağı umut edilmiştir. Onun için bir takım eksiklikler, yanlışlar, sapkınlıklar, gayrı meşruluklar tasvip edilmese de “ehveni şer” gibi nitelendirmelerle savuşturulmak istenmiştir. Sözgelimi zalime itaat mi, direnme mi, tarzında ortaya çıkan seçeneğe, kendi bağlamında cevap verme yerine, “fitne çıkarma” gibi bütünüyle farklı bağlamlar üzerinde tartışmalara girişilmiştir. Fakat sonuçta, engellemek istediği, özenle sakınmaya çalıştığı “fitne” daha ağır ve daha geniş boyutla ortaya çıkmıştır.

 
Öte yandan Ortadoğu Müslüman halkları, anlaşılmaz bir tutumla kendi sorunlarını, kendi imkân ve gücü oranında ele alıp çözümleme yerine, muhayyel bir boyutta algılama yoluna başvurmuştur. İdeal olarak tasavvur edilmesi gereken ile gerçeklik olarak kavranılması gerekeni özdeşleştirmeye çalışmıştır. Zaman ve mekânın belirleyici niteliğini hesaba katmadan, zamansız ve mekansız bir gerçeklik dünyasında yaşadığı zehabına kapılmıştır. Bunu sorgulamayı, inanç ve değerlerinden bir inhiraf, yoldan sapma şeklinde görmüştür. Oysa sahip olduğu inanç ilkeleri ona sorgulamayı sorumluluğunun bir gereği olarak önermekte ve yüklemektedir. Sözgelimi iktidar niçin şu kişi ya da aile veya zümreye, hanedana aittir? Fitne, tuğyan ve zulüm kaynağı haline gelmiş bir iktidara ya da yönetime neden itaat edilsin? İktidarın denetim altına alınmasıyla insanın hak ve özgürlüklerinin gerçekleşme imkânı daha az mı, yoksa daha fazla mı olur? Hak ve özgürlüklerin daha fazla yaşandığı bir ortamda, düşünce, bilim, sanat ve ticaret, insan ve topluma daha fazla yarar sağlamaz mı?
 
Şöyle veya böyle de olsa “Arap Baharı”, Müslüman halkların içinde yaşadıkları iktisadi, toplumsal, siyasal şartlara yönelik insiyaki bir tepkiydi ve bir sorgulama aşamasına geçme istidadı sağlayabilirdi. Hâlâ bunun imkân sınırları içinde bulunduğu düşünülebilir. Onun içindir ki, Ortadoğu Müslüman halklarını sultaları altında tutan sefih, düşkün yönetimler, bu imkânı ortadan kaldırma yollarının arayışı içindedirler. Bu yönetimler varlıklarını nasıl emperyalist güçlerin desteğiyle sağlamışlarsa, idamelerinin de ancak bu güçlerin işbirlikçisi olmalarında görmektedirler. Bunun için halkın dostluk ve barış içinde yaşama ihtiyaç ve istekleri, nifak üreten iktidar tarafından şiddetle, kanla kıyımla boğulmak için, savaş ihtimali ve tehlikesi ortamında tutulmaktadır. Sözgelimi, Irak’ın işgaline, Suriye’nin iktidarı devirme planlarına karşı, sadece halkların barışı adına “hayır” denilmiş olsaydı, bugün gelinen toplumsal trajedilerin bu kadar acımasız olması mümkün olur muydu?
 
Sorun, bu sefih yönetimlerin, bırakınız genel anlamda insana en küçük bir saygı içinde olmalarını, en azından iktidarlarının ve sefahatlerinin nesnesi olarak bile yönettikleri halka hiçbir değer vermemelerindedir. En ilkel, en cahil, en duygusuz bir varlık bile, kendisine boyun eğen, kendisinin yaşaması için ihtiyaç duyduğu bir varlığı, görünüş itibariyle de olsa korur, gözetir. Bunu sırf kendi bencil, gösteriş duygusuyla bile olsa yapma zorunluluğu duyar. Halka reva gördükleri yoksul, perişan, cehalet içinde, güvenliksiz, geleceksiz bir hayat, onursuz, haysiyetsiz, izzetsiz ve itibarsız bir kişiliktir. Debdebe, israf, gösteriş, sefih hayat ve kişiliklerini, halka reva gördükleriyle dışa yansıtıyorlar, ama bunun kendi varlık ve kişiliklerinin bir yansısı olduğunu anlamazlıktan geliyorlar. Sefihliklerini, arsızlık ve hayasızlıkla örtüyorlar.
YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
14/02/2018 - 08:31 Tarihin Dilemması
31/01/2018 - 08:46 Haydut devlet kim?
24/01/2018 - 08:45 Şuurlu-Şuursuzluk
10/01/2018 - 08:45 ...Dolayısıyla
03/01/2018 - 08:44 İnsanı ve barışı savunmak
20/12/2017 - 11:53 İyiliğin güçsüzlüğü
06/12/2017 - 08:59 Çiftçi ve Toprak
22/11/2017 - 09:58 Üç kitap dolayısıyla
15/11/2017 - 09:38 Kural ve hayat
08/11/2017 - 09:47 Eşyanın tabiatı
01/11/2017 - 08:27 Bilgi ve...
25/10/2017 - 09:40 “İnsan çalan eşkiya”
18/10/2017 - 10:15 Bütüncül bakabilmek-2
06/09/2017 - 09:38 Sorgulama ve Yenileme
30/08/2017 - 09:40 Yetenek ve kişilik
23/08/2017 - 09:58 Trump’ın Amerikası
16/08/2017 - 09:17 Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
09/08/2017 - 09:11 Kamu Ve Erdemi
02/08/2017 - 09:19 Aşılanan şiir
26/07/2017 - 09:22 Kör göze sürme çekmek
19/07/2017 - 09:09 İnsana bakmak
05/07/2017 - 09:09 Örgütsüz emek
28/06/2017 - 08:53 Batı çöker mi?
21/06/2017 - 11:00 İktidar ve devlet
14/06/2017 - 09:50 Sorgulama ve özeleştiri
07/06/2017 - 09:39 Uluslararası hukuk ve Filistinli esirler
31/05/2017 - 10:17 Açlık
24/05/2017 - 15:07 Evin içi
17/05/2017 - 09:16 “Ağaç kesen, baş keser”
10/05/2017 - 09:19 Kamu bilinci
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
Türk bayrağına çirkin saldırı
Orduya tam yetki verildi! Hedefte İsrail var
Hakkari'de askeri üs bölgesine böyle ulaştılar!
Belçika büyüklüğünde arazi ekilmiyor
Genelkurmay'dan askerlik uzadı iddiasına açıklama
Şehit Miraç'ın o mesajı: Para için yapılacak meslek değilsin
Saadet Lideri Karamollaoğlu: Her alanda ‘Zeytin Dalı’na ihtiyaç var
Bakan ilaç iddialarına sert çıktı: "Canlarını yakacağız kapatmaya kadar gider"
Bakan ilaç iddialarına sert çıktı: "Canlarını yakacağız kapatmaya kadar gider"
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
Acil hal 24 saatten sonra paralı mı oldu?
Mustafa KAYA
Adı Konulmamış Savaşın Maymuncukları
Atilla MEHDİGİL
Üzgünüm, hep haklı çıkıyoruz!
Feyzullah AYDOĞAN
NİL’DEN ‘ÜMMETİN KALBİNE’ SELAM VAR
Ekrem ŞAMA
Amerika kaç defa aldattı?
Şeref KAÇMAZ
YORUMLU-YORUM
Hayati OTYAKMAZ
İNSANLIĞIN ÖNCÜLERİ: ŞEHİTLER
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Yahudi Cumhuriyeti
Ali Haydar HAKSAL
Eminlik ya da Güvenirlilik
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Türkiye’yi kazanmak ya da kaybetmek!
Zeki CEYHAN
Yalan rüzgârı!
Mevlüt ÖZCAN
Bazı faziletleri değerlendirmek lazım
Mahmut TOPTAŞ
Kuklacı Kafirlere
Prof.Dr.Ata ATUN
Sağduyu sahibi akil adamlar
Prof. Dr. Burhanettin Can
Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-4: Ümmet kavramının analizi
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Evliliğe Direnen Gençler
Mustafa YILDIRIM
Bir gazetecinin serencamı - 1
Burak KILLIOĞLU
Liboş…
Şakir TARIM
Suriye siyasetimiz doğru mu?
İsmail KILLIOĞLU
Tarihin Dilemması
İbrahim VELİ
Tepkilerle değil kararlarla yol almak
Abdülkadir ÖZKAN
İlişkilerin bozulması için ABD ve AB daha ne yapmalı?
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz