29 Recep 1438 | 26 Nisan 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
09/12/2016 - 09:07
Prof. Dr. Burhanettin Can

TÜRKİYE’YE AB (AVRUPA BİRLİĞİ) İLE ŞİO (ŞANGAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ) KISKACINDAN KURTULMALIDIR

Giriş
Türkiye yol boyu AB ile sürekli sorun yaşamıştır. 2013 yılında yaşanan sorunlar üzerine dönemin başbakanı Erdoğan, 25 Ocak 2013 tarihinde, AB ile ilgili şikâyetlerini dile getirerek Putin’e, ‘Alın bizi Şangay Beşlisine, AB’yi unutalım’ şeklinde bir teklifte bulunmuştur. ABD VE AB yöneticilerinin, 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında, Türkiye’deki olaylar ve gelişmelerle ilgili yaptıkları açıklamalar, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, birçok devlet yöneticisinin tepkisine sebep olmuştur. AP’nin, “Türkiye’nin AB üyeliğini askıya alma, dondurma” ile ilgili aldığı karar üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım, AB’ye çok sert bir tepki ortaya koyarak ŞİO’ya üyelik için girişimlerde bulunmuşlardır. 
Gerek 2013 yılında gerekse bugün değişik kesimler, Türkiye’de AB ve ŞİO merkezli yoğun bir tartışma içinde bulunmaktadır. Tartışmaya katılan taraflar, her iki birliğin fayda ve mahzurlarını ortaya koymaya çalışmışlardır/çalışmaktadırlar. Tartışmaların genelinde görülen zaaf, bütünün gözden kaçırılması, kavramlara yüklenen anlamların farklı olmuş olması ve her iki örgütün amaçlarının göz önüne alınmamasıdır. Gözden kaçan diğer bir nokta da, bir milletin mukadderatının, millete sorulmadan, danışılmadan bürokrasi ve siyası kadrolar tarafından son derece kolay bir şekilde belirlenmekte olduğudur. 
Burada, her iki örgüt amaçları açısından ele alınıp bir değerlendirme yapılacaktır.
 
Şangay İşbirliği Örgütü: Askeri ve Ekonomik Birliktelik
Sovyetlerin çöküşünden sonra ABD’nin imparatorluğunu ilan etmesi ve bu amaçla 11 Eylül 2001 Provokasyonunu yaparak Afganistan’ı ardından da Irak’ı işgal etmesi, Dünyanın diğer ülkelerini, ABD yayılmacılığını dengeleyecek yeni arayışlara itmiştir. Huntıngton’un medeniyetler arası çatışma tezine göre ABD’nin gelecekte Çin ve İslam’la savaşmak durumunda kalacağı yaklaşımı, ABD karşıtı ittifak arayışlarını hızlandırmıştır. 
Sovyetlerin dağılması sonrasında Orta Asya’da, Türkî Cumhuriyetler bölgesinde, meydana gelen boşluktan yararlanmak isteyen ABD, Afganistan’ı işgal ederek ve Kırgızistan’da Kadife darbe yaptırarak bölgeye girmek istemiştir. ABD’nin Avrasya’yı kontrol etme çabası, iki ezeli rakip Rusya ile Çin’i birbirine yaklaştırmıştır. 
Şangay İşbirliği Örgütü, bu yakınlaşmanın sonucunda ortaya çıkmıştır.
 
Şangay İşbirliği Örgütünün kökleri, 1996 yılında Moskova Zirvesinde yapılan “Askeri Güçlerin Çok Taraflı Olarak Azaltılmasına İlişkin Antlaşma”ya dayanmaktadır. Bu antlaşmaya göre, “askeri güçlerin sayısının azaltılması”, sınır bölgelerdeki askeri eylemlerin önceden bildirilmesi,” “Kontrol mekanizması kurulması, karşılıklı güvenin sağlanması”, “Güç kullanılmaması”,
“Güç kullanılması tehdidinde bulunulmaması”, “Tek taraflı askeri üstünlük anlayışında olunmaması” kararları alınmıştır. 2001 yılında, örgüt, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Jiang Zemin’in öncülüğünde Özbekistan da sisteme dâhil ederek Orta Asya’nın güvenliğini kolektif olarak sağlayacak bir yapıya kavuşmuştur. Şangay İşbirliği örgütünde, Rusya, Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan asıl üye, Hindistan, Pakistan, Moğolistan, İran ve Türkiye gözlemci statüsündedir (1-3).
Örgüt, kuruluşunun ilk yıllarında bölgesel güvenliğe, sınır kontrollerine çok önem vermiştir. Daha sonraları, terörizme, ayrılıkçılığa ve Müslüman mücahitlere karşı mücadele kararı almıştır. Güvenlik ağırlıklı olarak kurulan örgüt, daha sonraları taraflar arasında ticari, ekonomik, teknolojik ve çevresel ilişkiler geliştirmeye dönük bir dayanışma örgütü olarak şekillenmeye başlamıştır. Bölgede istikrarın ve güvenliğin sağlanması, teröre ve uyuşturucu trafiği ile mücadele, ekonomi ve enerji alanında işbirliğinin genişletilmesi hedeflenmektedir. 
Rusya ve Çin, Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) aracılığıyla bir taraftan kendi arka bahçelerini güvenli hale getirirken; diğer taraftan da bu bölgeye batının girmesini engellemeye çalışmaktadırlar. Nitekim Haziran 2005 zirvesinden sonra Kırgızistan ile Özbekistan, ABD’den üstlerini tahliye etmesini istemişlerdir. Kırgızistan daha sonra bu isteğinden vazgeçmiş, ancak Özbekistan ABD üstlerini kapatmıştır. Rusya ve Çin diğer üye ülkelerin bazılarını da işin içine katarak ortak askeri tatbikatlar yapmaktadır (2). Yapılan askeri tatbikatlara bakıldığında Rusya ve Çin, ŞİÖ’yü NATO’nun alternatifi ve NATO’ya karşı bir güç haline getirmeye çalışmaktadırlar. 
Örgüt, BM tarafından tanınması için başvuruda bulunmuştur. Gözlemci statüsünde olan İran ve Hindistan üye statüsünü kazanmak için gayret sarf etmesi, örgütü daha da önemli kılmaktadır. Bununla beraber ŞİÖ ile ilgili olarak Rusya, örgütü daha ziyade askeri birliktelik olarak görürken; Çin, ekonomik bir pazar olarak görmektedir. Bununla birlikte Gerek Rusya ve gerekse Çin, ABD’nin bölgeye girmesine karşı çok güçlü bir dayanışma içerisindedirler.
Görülebileceği şimdilik ŞİÖ, Batıya karşı güvenlik ve ekonomik amaçlı olarak kurulan bir örgüttür. Kültür ve medeniyet merkezli, değerler bazında entegrasyon isteyen ve üyelerine ortak bir kimlik kazandıran ve üyelerini asimilasyona tabı tutan bir yapılanış değildir. 
 
Buna karşılık AB nedir
Avrupa Birliği( AB): Askeri, Ekonomik ve Kültür- Medeniyet Eksenli Birliktelik
Fransa, Federal Almanya, Belçika, Lüksemburg ve Hollanda 1951 yılında, Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nu (AKÇT/CECA) kurarak AB’nin temellerini atmışlardır. Bundan sonra sistem adım adım inşa edilerek bugünkü şeklini almıştır.
Entegrasyonun sağlam bir şekilde gerçekleşebilmesi için sürekli bir şekilde kriterler (kıstaslar) belirlenmiş, her şeye bir standart getirilmeye çalışılmıştır. Ortak yasal mevzuat oluşturulmuştur.
Bizi ilgilendiren boyutu ile AB’de üç ana kriter ailesi bulunmaktadır:
* Maastricht Kriterleri
* Amsterdam Kriterleri
* Kopenhag Kriterleri
Maastricht Kriterleri, 1991 yılında yapılan Maastricht antlaşması ile belirlenen kriterler olup AB’nin ekonomik ve parasal birliğinin ön gördüğü makro ekonomik istikrar ve bütünleşme ile ilgilidirler. Amsterdam Kriterleri, tüketicilerin ve çevrenin korunması ile ilgili kriterlerdir.
Kopenhag Kriterleri ise, 1993 yılında Kopenhag zirvesinde Avrupa Birliği’nin genişlemesi ile ilgili olarak aday ülkelerin tam üye olabilmeleri için siyası, ekonomik ve mevzuatla ilgili sağlamaları ve uymaları gereken kriterlerdir. 
AB’nin oluşum sürecine, alınan entegrasyon kararlarına ve oluşan kurumlarına bakıldığı zaman, aynı kültür - medeniyet ve din havzasına mensup ülke halklarını, tek bir çatı altında birleştirip bütünleştirmek, birliğin temel amacıdır. Bu amaçla ekonomik eksende başlatılan entegrasyon, adım adım, siyasi, askeri, sosyal, kültürel, değer eksenli bir bütünleşmeyi sağlayacak şekilde genişletilmiştir.
AB’ye dâhil olabilmek için sadece ekonomik kriterleri yerine getirmek yetmemektedir. AB’nin temelinde olan değerleri de benimseyip ona göre ülkeyi yapılandırmak ve halkı değiştirmek dönüştürmek gerekmektedir. 
Kıta Avrupa’sının değerlerinin özünde ise Hıristiyan, Musevi, eski Yunan, Roma ve Seküler-Laik değerler bulunmaktadır. Almanya Protestan Kilisesi eski temsilcisi Dr. Ralf Geisler, “Kilisenin kuralları ile anayasa arasında çatışma yoktur. Kilise yasaları aslında anayasanın içindedir, ancak saklı olarak bulunmaktadır.” (4) demek suretiyle AB’nin özünde bir Hristiyan düşüncesinin var olduğunu dile getirmiştir. Ayrıca AB Temel Haklar Şartı’nın giriş kısmında , “Avrupa halkları, aralarında daha yakın bir birlik oluşturmak için ortak değerlere dayalı bir geleceği paylaşmaya kararlıdırlar”, dendikten sonra “Ruhani ve manevi mirasın bilincinde olan bir birlik” ifadesi kullanılmaktadır. Bahsedilen “Ruhani ve manevi miras”, AB’nin ortak değerlerinin dayandığı temellerdir. Yanı Hıristiyan, Yahudi, eski Yunan, Roma ve Laik-Seküler eksenli değerlerdir.
Dönemin Alman başbakanı Helmut Kohl 1989 yılında, AB’nin “Her şeyden önce ortak değerler, özellikle Hıristiyanlık ve Aydınlanma çağının düşünceleri tarafından belirlenen bir kültürel birlik” olduğunu ifade etmiştir. Bir başka konuşmasında ise, “Hıristiyan dünya görüşü ve Hıristiyanlık değerlerinin olmadığı bir Avrupa benim Avrupa’m değildir” demekle, AB’nin temellerinin Hıristiyanlık değerleri üzerine oturtulduğunu beyan etmiş olmaktadır (5). Keza Fransa eski Cumhurbaşkanı ve Avrupa Konvansiyonu başkanı Valeri Giscard D’estaing, ‘Avrupa bir Hıristiyan Kulübüdür.” Demiştir (6).
 Halkı Müslüman olan Türkiye’nin AB macerasında yol boyu, bu nokta, hep tartışılmıştır. AB’nin yetkili şahısları, bir taraftan “ev ödevlerinizi yapın, AB uyum kriterlerini yerine getirin” derken; diğer taraftan “AB’de sizin ne işiniz var” demektedirler. 1987 yılında Avrupa Parlamentosu Enstitüsü Komisyonu Başkan yardımcısı ve SDP milletvekili Hans Joachim Seeler, “Ayrı kültür ve dine sahip bir İslam ülkesi olan Türkiye’nin Hıristiyan AET’de işi ne” demiştir (7).
Almanya CDU/CSU Koalisyonu Meclis Grubu Başkanı Wolfang Schaeuble, “AB üyeliği yalnızca Avrupa- Hıristiyan geleneğine sahip ülkeler için söz konusu olabilir. Müslüman Türkiye ve Asyalı Rusya AB üyesi olamaz.” (6)
Eski İtalya Dışişleri Bakanı ve AB Dönem Bakanı Franco Frattini, “Laikliğin Avrupa demokrasisinin başarısı olduğunu kabul ediyoruz, ama Hıristiyan kökenlilik bununla uyuşmaz bir şey değildir.” (6)
2004 yılında Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı on beş bin imam kadrosu istediğinde İtalyan Parlamenter Mario Borghezio AB komisyonuna verdiği soru önergesinde; “Müslüman bir ülke olan Türkiye, ABD ile sıkı bağları nedeniyle Batı yanlısı kabul edilmekte ve ılımlı İslam ülkesi olarak yorumlanmaktadır. Ancak, Türkiye’de alınan kararlar, ılımlı İslam kavramıyla çelişmektedir. Bu çelişkilerin son kanıtı hükümetin, dini yaygınlaştırmak amacıyla, devlet bütçesinden 15 bin yeni imam kadrosu almak istemesidir. Türk Hükümetinin bu kararı, AB değerleri ile ne kadar uyumludur Aynı Karar, Türkiye’nin AB yolunda, hangi aşamasını temsil etmektedir” (6) demekle nasıl bir Türkiye istendiğini çok açık bir şekilde ortaya koymuştur.
Dönemin Alman İçişleri Bakanı Otto Schily, Türklerin AB’ye katılabilmesinin şartını, “En iyi entegrasyon asimilasyondur” şeklinde dile getirmektedir. Türkiye’nin asimilasyonu benimsemediği ve içselleştirmediği müddetçe AB’ye alınmayacağını daha kibar bir lisanla 2000 yılında Almanya eski başbakanı Helmut Schmidt dile getirmiştir:
“Avrupa’nın geleceğinde ne olursa olsun Türkiye’nin yeri yoktur. …
Bu ülkenin (Türkiye’nin), globalleşmenin temel prensiplerine sahip olmadığını ve uluslar arası kardeşliği içine sindiremediğini görmeliyiz.” (6)
 
Sonuç: AB’den ŞİO’ya “Nereye Gidiyorsunuz”
NATO, askeri amaçlı, güvenlik merkezli bir örgüt iken; AB, sosyokültürel ve sosyoekonomik, askeri, kültür ve medeniyet merkezli bir entegrasyon projesidir. ŞİO ise askeri ve ekonomik merkezli bir örgüt olup, batı ittifakına karşı kurulmuştur.
Şangay İşbirliği Örgütü, şimdilik, ekonomik ve askeri bir ittifak olup üyelerinden asimile olup tek bir kültür ve medeniyet değerlerini kabul etmelerini istememektedir. Buna karşılık AB, üye ülkelerin tek bir kültür ve medeniyete tabi olmalarını yanı asimile olmalarını istemektedir. AB, bir ittifak projesi olmayıp bir entegrasyon projesidir. Yabancı gördüğü unsurları asimilasyona hazır hale getirinceye kadar “eritici kazanda” eritmeye çalışmaktadır. 
Bu noktada sorulması ve cevaplandırılması gereken, Türkiye’nin önceliği, bunlardan birisi mi olmalı; yoksa İslâm ümmetinin birlik ve beraberliğini sağlayacak başka bir işbirliğine mi gidilmeli sorusudur. İslâm coğrafyasındaki fitnenin kaynaklarından birini diğerine göre “ehveni şer” diyerek kabullenmek, İslâm coğrafyasındaki fitnenin kökünün kazınmasında ne derece etkili olabilir 
Rusya tarafından icra edilen Halep katliamı gözler önünde iken; Rusya, zalim Esed yönetimine, ÇİN ile birlikte her türlü desteği verirken, ŞİÖ’ya girmek istemek, İslâm dünyasının geleceği için akılcı ve kalıcı bir çözüm müdür Yoksa geçici bir çözüm müdür Türkiye, bunu tartışmalıdır. 
Bölgesel güç, dünya gücü olmak isteyen bir Türkiye, Ümmetin gücünü yanına almalı, şerre karşı hep birlikte yürümelidir. 
Öyleyse;
Ey İman Edenler! “Nereye gidiyorsunuz” (Tekvir 26)
 
Kaynaklar
Sean L. YOM (Çeviren: Gül Arıkan AKDAĞ), Şangay İşbirliği Örgütü’nün Geleceği, Tasam, Harvard Asia Quarterly, Ağustos 2002 
İnat,K., Wolfgang Gieler, W., Kullman, C., “Foreign Policy of States”, TASAM , İstanbul 2005. Yıldırım, B., Şangay İşbirliği Örgütü.
Kamalov, İ., Rusyanın Orta Asya Politikaları, Rapor, Ahmet Yesevi Üniversitesi, Ankara, 2011
Bulaç, A., Avrupa Birliği ve Türkiye, Eylül yayınları, İstanbul, 2001 
Cumhuriyet 12 Ekim 1989
Alpaslan M., Türkiye Menşeli Bir Dünya İnşasında İslami Kimliğimiz Ve AB, AB Yolunda Türkiye, TGTV, s: 90-110, 18 Nisan 2004.
 Zaman, 2 Ocak 1987.
YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
TSK'dan PKK'ya hava harekatı
Dursun Özbek'ten UEFA müjdesi
Fetönün Askeri Karargahı
Çeçenistan'daki saldırıyı DEAŞ üstlendi
Son bir haftada 26 terörist öldürüldü
300 AK Partili isim CHP'ye geçti
Trabzonspor'da rakipler aynı, puanlar farklı
Avrupa yaz saatine geçiyor!
Kahraman şehit Halisdemir'e büyük ayıp!
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Atilla MEHDİGİL
TAD olmayı istemiyoruz!..
Hayati OTYAKMAZ
MUTLU OLMAK İÇİN!
Feyzullah AYDOĞAN
MİLLİ GÖRÜŞ ÖZGÜVENİ
Ekrem ŞAMA
Referandum gözlemcileri
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
Mustafa KAYA
Arpacıya Borç Eden Ahırını Tez Satar
İshak BEYAZAY
İçimizdeki put
Mustafa İŞCAN
SGK prim ödeme tarihi değişti mi?
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Millî Kültür Kurultayı Hat Sanatı
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Yusuf KAPLAN
Kilise saldırıları: İhvan’ı bitirme tezgâhı...
Ali Haydar HAKSAL
Süreci doğru algılamak -ı-
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Hamilik İttifakı!
Zeki CEYHAN
AYM de YSK gibi yaparsa!
Mevlüt ÖZCAN
Hz. Muhammed (S.A.V.) bizim için ne ifade eder?
Mahmut TOPTAŞ
Allah’ı hatırlamanın faydalarından
Prof.Dr.Ata ATUN
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Prof. Dr. Burhanettin Can
Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
Akif EMRE
ABD’nin müdahale kapasitesi
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Müstakim olan yolda yürümek
Mustafa YILDIRIM
Görüşmelerin kayıt altına alınması ne işe yarıyor?
Burak KILLIOĞLU
Uzlaşma olmadan nasıl olacak?
Şakir TARIM
Erbakan Ödülleri; Milli Görüş ihtiyacı
İsmail KILLIOĞLU
Bir halkoylamasının düşündürdükleri
İbrahim VELİ
Yüzde 49’u anlamak
Abdülkadir ÖZKAN
Trump ‘soykırım’ dememiş, ‘büyük felaket’ demiş!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz