1 Ramazan 1438 | 27 Mayıs 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
02/12/2016 - 09:06
Prof. Dr. Burhanettin Can

ÖNCELİKLE ÜMMETİN BİRLİĞİ SAĞLANMALIDIR

Giriş
 Bir fitne (kaos) ortamında bir mümin, nasıl düşünmeli, olayları nasıl değerlendirmeli ve nasıl davranmalıdır Bu noktada Allah ve Resulü, bizlere nasıl bir görev ve sorumluluk yüklemiştir Kısa, orta ve uzun vadede yapılabilecekler nelerdir Geçen yazılarda bu konu değişik boyutları ile ele alınmıştır.
 
Bundan sonraki birkaç yazıda, ümmetin birlik ve beraberliği için rahmetli Erbakan Hocanın kuruculuğunu yaptığı D-8 hareketinin önemi üzerinde durulacaktır. Bu konunun öne çekilmesinin nedeni, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AB’ye karşı haklı olarak başlattığı eleştiri ve ardından ŞİO’ya (Şanghay İşbirliği Örgütü) girmekle ilgili yaptığı açıklamalardır.
 
Türkiye yol boyu AB ile sürekli sorun yaşamıştır. 2013 yılında yaşanan sorunlar üzerine dönemin Başbakanı Erdoğan, 25 Ocak 2013 tarihinde, AB ile ilgili şikâyetlerini dile getirerek Putin’e, “Alın bizi Şanghay Beşlisi’ne, AB’yi unutalım” şeklinde bir teklifte bulunmuştur. AB yöneticilerinin, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, Türkiye’deki olaylar ve gelişmelerle ilgili yaptıkları açıklamalar, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, birçok devlet yöneticisinin tepkisine sebep olmuştur. AP’nin, “Türkiye’nin AB üyeliğini askıya alma, dondurma” ile ilgili aldığı karar üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım, AB’ye çok sert bir tepki ortaya koyarak ŞİO’ya üyelik için girişimlerde bulunmuşlardır. Şu an değişik kesimler, Türkiye’de, AB ve ŞİO merkezli yoğun bir tartışma içinde bulunmaktadır. 
 
NATO, askeri amaçlı, güvenlik merkezli bir örgüt iken; AB, sosyokültürel ve sosyoekonomik, askeri ve kültür ve medeniyet merkezli bir entegrasyon projesidir. ŞİO ise askeri ve ekonomik merkezli bir örgüt olup, Batı ittifakına karşı kurulmuştur.
 
Bu noktada sorulması ve cevaplandırılması gereken, “Türkiye’nin önceliği, bunlardan birisi mi olmalı; yoksa İslâm ümmetinin birlik ve beraberliğini sağlayacak bir işbirliğine mi gidilmeli” sorusudur. İslâm coğrafyasındaki fitnenin kaynaklarından birinden diğerine kayarak iş tutmak, İslâm coğrafyasındaki fitnenin kökünün kazınmasında aspirinvâri bir tedaviden öteye geçemez. Bölgesel güç, dünya gücü olmak isteyen bir Türkiye, Ümmetin gücünü yanına almalı, şerre karşı hep birlikte yürümelidir. 
 
Bunun için öncelikle iman edenlerin birlik ve beraberliğini, dayanışmasını sağlayacak bir ruh ve bir zihniyet inşa edilmelidir. Bugün İslâm coğrafyasında var olan fitnenin (kaosun) ana nedeni, iman edenlerin; etnik, mezhep, tarikat ve cemaat bazında zihnen parçalanmış olmasıdır. Dış dinamikler, bu parçalanmışlık ortamından yararlanmaktadır. 
 
Bu noktada unutmamak gerekir ki İblis’in yolundan giden şer ittifakı (ABD-Siyonizm-İsrail-İngiltere), iman edenlere karşı sınırsız ve topyekûn bir savaş ilan etmiştir. Bu savaşı kazanmanın yolu, iman edenlerin/ümmetin birlik ve beraberlik içinde olması ve buna inanmasıdır. Bu imânî bir sorumluluktur. 
 
Burada bu konu, ana hatları ile ele alınacaktır.
 
FİTNENİN ETKİN OLMASININ SEBEBİ, İMAN EDENLERİN BÖLÜNMÜŞLÜĞÜDÜR
İblis ve iblis’in yolundan gidenler, topyekûn bir mücadele anlayışını benimsemişlerdir. Nitekim “…Onların sizlerle topluca savaşması gibi siz de müşriklerle topluca savaşın” (9 Tevbe 36) ayetinde, müşriklerin, müminlerle topyekûn savaştığına/savaşacağına dikkat çekilmektedir. 
Bir gün bir adam, Hz. Peygamberin yanına gelerek; “İnsanlar atlarını bıraktılar, silahlarını da bıraktılar ve artık cihat yoktur, her türlü savaş bitmiştir” dediğinde; Hz. Peygamberin ona verdiği cevap, sınırsız ve topyekûn bir mücadelenin kıyamete kadar devam edeceğinin açık bir ifadesidir: 
 
6157-Peygamber (S.A.V.): “Yalan söylemişlerdir. Savaş gelmiştir, ümmetimden bir kısım insanlar, devamlı olarak hak üzere savaşacaklardır… Bu, kıyamete kadar böyle devam edecektir.”(1)
 
Hz. Peygamber (S.A.V.): (6156) “Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin! Eğer karşılaşırsanız, sabredip dayanın”(1) buyurmakla, savaşı teşvik etmemekte; ancak savaşa hazır olunmasının zaruret olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü Allah’ın Resulüne göre, insanlık tarihinde barış dönemleri geçici dönemlerdir: 
 
“Ey insanlar! Sizler sulh ve sükûnet devrindesiniz. Zaman süratle ilerliyor. 
 
Görüyorsunuz gece ve gündüz her yeniyi eskitiyor. Her uzağı yakınlaştırıyor, her vaadi gerçekleştiriyor. 
 
Öyleyse, Gelecekteki mücadeleler için hazırlanın. (Sulh ise) yakında miadı dolacak olan bir hazırlanma devresidir. Karanlık geceler gibi işler karıştığı zaman Kur’an-ı Kerim’e sarılınız. Çünkü o, şefaat eden ve şefaati kabul edilendir. Kendisine uymayanların yenilmeyen hasmıdır”(2).
Dolayısıyla bugün, tüm iman edenlerin/ümmetin bölünmeden, parçalanmadan, topyekûn bir savaşa hazır olması ve gerekirse savaşması, iman etmiş olmanın onlara yüklediği bir görevdir (8 Enfal 56-62). “İman edenlerin birlik ve dayanışması sağlanamazsa ne olur” sorusunun cevabı, Enfal 72-75. ayetlerinde verilmektedir. Enfal 72’de, iman edenler; 1. Grup: “hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihat edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler” ve 2. Grup: “hicret etmeyenler” şeklinde, iki ana gruba ayrılmaktadır.
Birinci grupta yer alanlar arasındaki hukuk, “birbirlerinin velisi” olarak ifade edilmekte; birinci gruptakilerle ikinci gruptakiler arasındaki hukuk ise, “Onlar hicret edinceye kadar, sizin onlara hiçbir şeyle velayetiniz yoktur” şeklinde belirlenmektedir. Bununla beraber ayette istisnası bir durum vardır; o da, 2. Gruptakilerin “din konusunda yardım istemeleridir”. Bu durumda yardım yapmak birinci gruptakilerin görevidir. Ancak ayette buna da bir şart konmaktadır. Bu da, birinci gruptakilerin anlaşma yaptığı bir topluluğun aleyhine olmama yani mücadele stratejilerine zarar vermeme şartına bağlanmıştır (8 Enfal 72). 
 
Hz. Peygamberin (S.A.V.) (6155) -“Kim savaşa katılmazsa, katılacak birini donatmazsa ya da savaşa katılan kimsenin çoluk çocuğuna bakmazsa, kıyamet gününden önce bir felaketle karşılaşır.”;  (6108) -“Kim Allah yolunda bir savaşçıyı teçhiz ederse, bizzat savaşa katılmış gibi sevap alır. Kim geride kalıp savaşçının çoluk çocuğuna bakarsa o da savaşmış gibi olur”(1) hadislerinde dikkat çekilen konu, Enfal 72’deki ile aynıdır.
Enfal 73’de ise; “Küfredenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz, birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur” denerek iman edenlerin parçalanmışlığının, dünyadaki fitne ve fesadın sebebi olduğuna açık bir vurgu yapılmaktadır. 
Bu parçalanmışlık, aynı zamanda şer ittifakının saldırılarına da zemin hazırlamaktadır. Allah’ın Resulünün aşağıdaki hadisinde, Müslümanlara açılmak istenen topyekûn savaşın sebebinin, Müslümanların “parçalanmış olmaları”;  parçalanmış olmalarının sebebinin de, “dünyevileşme- sekülerleşme-laikleşme” olduğu çok açık bir şekilde ifade edilmektedir: 
 
“9820-Sofradakilerin büyük tabağa üşüştükleri gibi insanların size karşı birleşip üşüşmeleri yakındır.” 
Biri sordu: “Acaba o zaman sayıca az mı olacağız”
 
“Hayır, bilakis o zaman sayıca çok olacaksınız. Ama selin sürüklediği çerçöp gibi dağınık olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden sizin korkunuzu çıkaracaktır. Sizin kalplerinizde vehen artacaktır” buyurdu. 
 
“Vehen nedir, ey Allah’ın Resulü” diye sorduklarında şöyle buyurdu:
 
“Dünya sevgisi ve ölüm korkusu”(3).
 
ÜMMETİN BİRLİĞİNİ SAĞLAYACAK OLAN ŞUURLU MÜMİNLERDİR
Enfal 74. ayette, “İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihat edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler” (Enfal 74) “gerçek mümin” olarak tanımlanmaktadır. Yukarıda birinci grup olarak ifade edilen müminler, mümin olmanın ruhuna vakıf olan ve onun gereğini hakkıyla yerine getiren şuurlu müminlerdir. Öyleyse İslâm coğrafyasındaki fitnenin kökünü kazıyacak olanlar, şuurlu müminler olacaktır. Bu nedenle bu gün yapılması gereken en önemli görev;
 
“Ey iman edenler, hepiniz topluca İslâm’a girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır” (2 Bakara 208).
“Ey iman edenler, Allah’a, Resulüne, Resulüne indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin…” (4 Nisa 136) ayetlerinde dikkat çekilen ruhî bir değişimi sağlayarak müminleri şuurlu hale getirmektir.
 
Bunun için öncelikle “dünyevileşme- sekülerleşme-laikleşmeye karşı köklü ve kalıcı bir mücadele verilerek ruhî bir değişimin sağlanması; müminlerin, Enfal 74’te ifade edilen gerçek mümin/şuurlu mümin haline getirilmesi gerekmektedir. Bu gün en öncelikle görev budur. Aksi takdirde fitne ateşini söndürmek mümkün değildir; bölünme, kaçınılmazdır:
 
 “Allah’a ve Resulüne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir” (8 Enfal 46).
 
Dünyevileşme-sekülerleşme-laikleşmenin aramıza soktuğu fitnenin kökünü kazıyabilmek için, Hz. Peygamberin, “Karanlık geceler gibi işler karıştığı zaman Kur’an-ı Kerim’e sarılınız” emrine uygun olarak “Allah’ın ipine” şuurlu bir şekilde, sımsıkı sarılmak gerekmektedir:
 “Allah’ın ipine hepiniz sımsıkı yapışın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O’nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı…” (3 Al-i İmran 103).
 
Evet, biz üzerimize düşen görevi hakkıyla yerine getirirsek, Allah kırılmış, parçalanmış olan kalplerimizi bir araya getirecek, uzlaştıracak, birbirine ısındıracak (8 Enfal 63) ve bizleri yeniden kardeşler yaparak; gücümüze güç katacaktır. Bu, cihadı, hayatının gayesi haline getirmiş, şuurlu müminlere Allah’ın bir vaadidir:
 
 “Ey Peygamber, müminleri savaşa karşı hazırlayıp-teşvik et. Eğer içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlup edebilirler. Ve eğer içinizden yüz (sabırlı kişi) bulunursa, bunlar da kâfirlerden binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan bir topluluktur” (8 Enfal 65).
 
SONUÇ: ÜMMETİN BİRLİĞİ İÇİN D-8 VE D-60’A İHTİYAÇ VARDIR
Allah, Kur’an’da, müşriklerin, iman edenlere karşı güçlü olmaları, galip gelmeleri durumunda “ ‘akrabalık bağlarını’,  ‘sözleşme hükümlerini’ gözetip-tanımayacakları”;  ağızlarıyla müminleri hoşnut edecekleri”, “kalplerinde ise büyük bir kin ve nefretin var olduğu/olacağı”nı (9 Tevbe 8; 8 Enfal 56-62)  bu nedenle müminlerin savaşa devamlı hazır olması gerektiğini ifade etmektedir. 
 
27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 ve 15 Temmuz 2016 askeri darbelerinde, sözde “dostumuz”(!), “stratejik ortağımız”(!),  “model ortağımız”(!) olan ABD’nin ve NATO’nun parmağı vardır. Kur’an’da ifade edildiği gibi, ne “dostluğa”, ne de “anlaşma şartlarına” uymuşlar; Türkiye’de halkın seçtiği tüm iktidarları, askerî darbe ile düşürmüşler; her seferinde ülkenin önünü kesmişlerdir. 
O nedenle Türkiye, AB’den, NATO’dan ve ABD’den bağımsız olmalı, kendi silahını kendisi yapmalı, kendi kültür ve medeniyet kodlarına göre bir hayat nizamı ortaya koymalı ve bunun için Türkiye’nin tüm renklerini, gök kuşağı gibi, birleştirecek topyekûn bir seferberlik ilân ederek, sınırsız ve topyekûn bir savaşa hazır olmalıdır. Bunu yaparken yanlış bir tercih ederek ŞİO’yu ana ve kalıcı bir dayanışma örgütü olarak görmemelidir. ŞİO, Batıya karşı geçici askeri ve ekonomik bir ittifak örgütü olarak görülebilir; ancak NATO’da kalındığı sürece bu da mümkün değildir. Bugün NATO ve AB ile yaşadığımız sıkıntıların benzerini, yarın ŞİO ile yaşayabiliriz. Hatta yarın İslâm’a karşı ŞİO ve NATO ittifakı da kurulabilir. 
 
Çünkü bugün küresel hegemonyanın adaletsiz dünya anlayışı karşısında, bir blok olarak durabilecek, direnme kabiliyeti olan tek güç, tek alternatif İslam’dır. Bilmeliyiz ki Amerika’nın da, AB’nin de, Rusya ve Çin’in de temel hedefi, İslam’ın yeniden tarih sahnesine çıkmasını engellemektir. Çünkü İslam’ın, dünyaya yeni bir nefes, yeni bir ruh verecek değerlere sahip olduğunu çok iyi bilmektedirler.
O nedenle, ŞİO geçici bir çözüm olarak görülmeli, kalıcı değil; kalıcı olan D-8 ve D-60’dır ( 60 Müslüman ülkenin birliği).
 
Kaynaklar
1- Rudanı, Büyük Hadis Külliyati, Cem’u’l- Fevaid, İz Yayıncılık, İstanbul, C: 2, S: 305-331
2- Kandehlevi, M.Y, Hadislerle Müslümanlık, Kalem yayınevi, İstanbul, (1980), C:1, S:1783. 
3- Rudai; Büyük Hadis Külliyatı, İz Yayıncılık, İstanbul, c: 3,  s: 428-438,  2014.
YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
26/05/2017 - 09:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
19/05/2017 - 08:52 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
12/05/2017 - 09:12 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 4:
05/05/2017 - 12:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci-3: BİR “DİKTATÖR”(!) İNŞA ETMEK
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
TSK açıkladı: 45 terörist etkisiz
Akif Emre'ye son vazife
AK Parti Grup Başkanı Binali Yıldırım oldu
Gelecek Milli Görüş’ün
Bölgeye dışarıdan müdahale olduğu müddetçe kan durmaz
Oyun kurucularla bu oyun bozulmaz
Fetihler Milli Görüş’le olur
Hak üstün tutulmadan Bir ülkede huzur olmaz
Karamollaoğlu: Ülkemiz yeniden dizayn edilmek isteniyor
EN ÇOK
Yazarlar
Hayati OTYAKMAZ
RAMAZAN-I ŞERİF AYINA HAZIR MIYIZ?
Atilla MEHDİGİL
İman açısından dört sınıf insan
Feyzullah AYDOĞAN
DEVLET AKLI
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Ekrem ŞAMA
Ne umduk, ne bulduk?
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
Mustafa KAYA
Arap-İslam-Amerikan Zirvesi (!)
İshak BEYAZAY
Özel askeri şirketler-1
Mustafa İŞCAN
SGK personeli uzmanlık istiyor
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Oruç ayımız kutlu olsun!
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Ali Haydar HAKSAL
Emperyalizm Güdümlü İslâm NATO’su!
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Manchester Saldırısı” Ya da İngiltere’nin Ortadoğu’ya “Derin Dönüşü”...
Zeki CEYHAN
Sanırsınız!
Mevlüt ÖZCAN
Ramazan ayı geldi, elhamdülillah
Mahmut TOPTAŞ
Bizden dört dörtlük kâfir çıkmaz
Prof.Dr.Ata ATUN
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Prof. Dr. Burhanettin Can
Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Şükür imandır, nankörlük ise inkâr
Mustafa YILDIRIM
Çocuklar anne babanın aynasıdır
Burak KILLIOĞLU
Ezberle olmaz
Şakir TARIM
Kur’an ayında İslamî şuura ulaşmak
İsmail KILLIOĞLU
Evin içi
İbrahim VELİ
Derin muhalefet
Abdülkadir ÖZKAN
NATO, DEAŞ karşıtı koalisyona katılacakmış!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz