3 Cemaziye'l-Ahir 1439 | 19 Şubat 2018
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Merak ve soru
16/09/2016 - 17:34
İsmail KILLIOĞLU

Dış dünyadaki nesneleri ayırt etmeye başladığı bebekliğin belli bir anından itibaren insan, “merak” olarak tanımlanan edimlerde, söz ve davranışlarda bulunur. Bebeklerin boş bir ufka odaklanmış gibi görünen bakışlarında olsun, ani çığlık atışlarında, birden bire yayılan gülüşlerinde ya da ağlayışlarında olsun söz konusu edimin tezahür ettiği söylenebilir. Hele bıcır bıcır konuşmanın, konuşmayı sağlayan sözcüklerin, çoğunlukla olmadık telaffuzlarla öğrenilmeye başlanıldığı çağda, bitmeyecek denli “bu nedir” soruları, merak ediminin en kabına sığmaz şekilde gerçekleştiği zamandır. Çünkü merak duygusu, içinde yaşadığı varlıklar ve nesneler dünyasını keşfetmeye zorlamaktadır onu. Bu yüzden merak duygusu, onu sürekli edim halinde tutmakta ve soru sormakla da kendi varlığını tanıyabileceğini ona adeta sezdirmektedir. Eğer çocuğun merakını ve sorularını kısıtlar, dizginler, bastırır ya da onun ikna olabileceği bir üslupla açıklayamaz isek, gelecek hayatını örtük bir şekilde olumsuz etkilemiş olur ana-baba veya eğitimci konumunda olan kimse.

Bu basit gözlemden hareketle, dikkatimizi içinde yaşadığımız somut dünyaya, özellikle benim “Yaralı Coğrafya” şeklinde nitelendirdiğim İslam veya Ortadoğu’ya çevirdiğimizde, merak ve soru kelimelerinin anlamlarının belirleyici olabileceği düşünülebilir. Burada bu iki kelimenin belirleyici olabilmesi için, her iki kelimenin anlamlarının, açıklanmalarının ve ortaya konuluş tarzlarının dış dünyadaki olgu ve olayların da doğru, yani nesnel nedenler bağlamında ortaya konuluşu önem arz etmektedir. Bu yapılmadığı, yani merak ve soru mahiyetlerine uygun bir tarzda gerçeklik kazanmadığı takdirde, kaçınılmaz olarak, nesnel nedenlerden bağımsız, çoğunlukla da bunları örten söylemlere, mugalata veya mübalağalara başvurulmaktadır. Bu tür söylemlerin başında, “din”, “mezhep”, “etnisite” kavramlarının, bunlar da bağlamlarından kopartılmış olarak yer almaktadır. Oysa bu kavramlar, birer söylem haline dönüştürülmeden önce kendine özgü bir toplumsal yapının inşasını gerçekleştirmiş olarak işlevsel durumdaydı. Bağlamlarından kopartılarak yeni bir söylem halinde ortaya sürüldüklerinde, önceki inşa edilmiş toplumsal yapıyı çözmeye başlama yanında, yeni bir toplumsal gerçekliği de ortadan kaldırmaya yönelmekte ve herhangi bir gerçekliği karşılayamayacak söyleme dönüşmektedir.

Somut yaşanılan olay ve aynı zamanda bölgeyi bir ağ gibi kuşatan, “terör” diye nitelendirilen, fakat öte yandan mahiyetini kökten etkileyen olaylara bir bakılsın. Evet, Irak’ta, yıllardan beri sürüp gelen bir vahşet durumu söz konusudur. Bunu sadece “mezhep” ya da “etnisite” farklılığına bağlamak ne kadar yetersiz ise, bütünüyle “dış” etkilere dayandırmak da o kadar saptırıcı olabilir. Dolayısıyla Irak’ın kendi şartları temelinde doğru ve yanlış yönlerinin nesnel bir gözle ele alınıp irdelenmesi pek mümkün olmamaktadır. Elbette, ortaya çıkan veya değişen şartlar ölçeğinde “mezhep” ve “etnisite” yeni bir takım değerlendirmeler ile ele alınma zaruretini doğurmuş olabilir. Fakat bu, o yönetimin oluşturulması ve işletilmesi çerçevesinde yapılması gereken bir durum sayılmalıydı. Böyle bir yol izlenmeyip, belli güdüler ve kışkırtılmalar nedeniyle, sözgelimi Bender Abbas adacığı sorunu üretilmek suretiyle on yıl süren İran-Irak Savaşı yaşandı ve doğurduğu etki ve sonuçlar, o ülkeyi “cinnet müstatili”ne (deyim,Necip Fazıl’ın bir kitabının adıdır) çevirdi.

Yeni bir örneği Suriye’de oluşmakta, belki de oluşturulma tasarımları denenmektedir. İşte, merak ve soru burada anlam kazanmaktadır: Suriye’de ne oluyor, niçin oluyor, neden böyle oluyor Aynı merak ve soru Türkiye için öncelikle, önemle ve ivedilikle duyulmalı ve sorulmalıdır. Söylemler, onlara dayanılarak yapılan açıklamalar, yorumlar ve irdelemeler, bu türden soruların ortaya konulmasını bastırıcı bir nitelik göstermeye başladığı andan itibaren, anlamlı olamayacağı gibi, gerçeği ortaya çıkarmanın yol ve yordamını da yok edebilir.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
14/02/2018 - 08:31 Tarihin Dilemması
31/01/2018 - 08:46 Haydut devlet kim?
24/01/2018 - 08:45 Şuurlu-Şuursuzluk
10/01/2018 - 08:45 ...Dolayısıyla
03/01/2018 - 08:44 İnsanı ve barışı savunmak
20/12/2017 - 11:53 İyiliğin güçsüzlüğü
06/12/2017 - 08:59 Çiftçi ve Toprak
22/11/2017 - 09:58 Üç kitap dolayısıyla
15/11/2017 - 09:38 Kural ve hayat
08/11/2017 - 09:47 Eşyanın tabiatı
01/11/2017 - 08:27 Bilgi ve...
25/10/2017 - 09:40 “İnsan çalan eşkiya”
18/10/2017 - 10:15 Bütüncül bakabilmek-2
06/09/2017 - 09:38 Sorgulama ve Yenileme
30/08/2017 - 09:40 Yetenek ve kişilik
23/08/2017 - 09:58 Trump’ın Amerikası
16/08/2017 - 09:17 Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
09/08/2017 - 09:11 Kamu Ve Erdemi
02/08/2017 - 09:19 Aşılanan şiir
26/07/2017 - 09:22 Kör göze sürme çekmek
19/07/2017 - 09:09 İnsana bakmak
05/07/2017 - 09:09 Örgütsüz emek
28/06/2017 - 08:53 Batı çöker mi?
21/06/2017 - 11:00 İktidar ve devlet
14/06/2017 - 09:50 Sorgulama ve özeleştiri
07/06/2017 - 09:39 Uluslararası hukuk ve Filistinli esirler
31/05/2017 - 10:17 Açlık
24/05/2017 - 15:07 Evin içi
17/05/2017 - 09:16 “Ağaç kesen, baş keser”
10/05/2017 - 09:19 Kamu bilinci
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
Türk bayrağına çirkin saldırı
Orduya tam yetki verildi! Hedefte İsrail var
Hakkari'de askeri üs bölgesine böyle ulaştılar!
Belçika büyüklüğünde arazi ekilmiyor
Genelkurmay'dan askerlik uzadı iddiasına açıklama
Şehit Miraç'ın o mesajı: Para için yapılacak meslek değilsin
Saadet Lideri Karamollaoğlu: Her alanda ‘Zeytin Dalı’na ihtiyaç var
Bakan ilaç iddialarına sert çıktı: "Canlarını yakacağız kapatmaya kadar gider"
Bakan ilaç iddialarına sert çıktı: "Canlarını yakacağız kapatmaya kadar gider"
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
Acil hal 24 saatten sonra paralı mı oldu?
Mustafa KAYA
Adı Konulmamış Savaşın Maymuncukları
Atilla MEHDİGİL
Üzgünüm, hep haklı çıkıyoruz!
Feyzullah AYDOĞAN
NİL’DEN ‘ÜMMETİN KALBİNE’ SELAM VAR
Ekrem ŞAMA
Amerika kaç defa aldattı?
Şeref KAÇMAZ
YORUMLU-YORUM
Hayati OTYAKMAZ
İNSANLIĞIN ÖNCÜLERİ: ŞEHİTLER
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Yahudi Cumhuriyeti
Ali Haydar HAKSAL
Eminlik ya da Güvenirlilik
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Türkiye’yi kazanmak ya da kaybetmek!
Zeki CEYHAN
Yalan rüzgârı!
Mevlüt ÖZCAN
Bazı faziletleri değerlendirmek lazım
Mahmut TOPTAŞ
Kuklacı Kafirlere
Prof.Dr.Ata ATUN
Sağduyu sahibi akil adamlar
Prof. Dr. Burhanettin Can
Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-4: Ümmet kavramının analizi
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Evliliğe Direnen Gençler
Mustafa YILDIRIM
Bir gazetecinin serencamı - 1
Burak KILLIOĞLU
Liboş…
Şakir TARIM
Suriye siyasetimiz doğru mu?
İsmail KILLIOĞLU
Tarihin Dilemması
İbrahim VELİ
Tepkilerle değil kararlarla yol almak
Abdülkadir ÖZKAN
İlişkilerin bozulması için ABD ve AB daha ne yapmalı?
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz