22 Rebiü'l-Evvel 1439 | 11 Aralık 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
27/07/2016 - 09:28
İsmail KILLIOĞLU

Siyasal ve toplumsal olayların bizatihi gerçeklikleriyle algılanma biçimleri arasında çoğu zaman farklılıklar ve bazen de karşıtlıklar kaçınılmaz olarak ortaya çıkabilir. Ayrıca toplumsal olayların fail ve tarafları arasındaki ilişkiler mahiyet ve nitelikleri bakımından daha basit görünseler de, bu basit görünüşün neden ve sonuçları daha karmaşık tarzda belirebilir.

Buna karşılık siyasal olaylar çoğunlukla karmaşık görünüm özelliğine sahip gibi görünürler. Fakat siyasal olayların fail ve tarafları genel olarak belli oldukları için, olayın tespiti bakımından belli bir kolaylığın bulunduğu izleniminin doğması mümkündür. Gerçekten siyasal olayın tespitini yapmaya çalıştığımızda, önceden şöyle veya böyle sahip olduğumuz belirli bir kanaat, söz konusu kolaylığın benimsenmesini de beraberinde getirir görünmektedir. Çünkü soyut ve aynı zamanda yanlış yargıların kurulmasına da kaynaklık eden “siyaset” olgusunun kendiliğinden oluşmasına meydan veren algılama adeta kaynak işlevi üstlenebilir. Bir başka ifadeyle, kolaylığı sağlar görünen şeyi, eş deyişle algı ya da kanaatin doğal tezahürü olarak siyasal olayın temelinde yatan iktidar, dolayısıyla güç ve menfaat unsurları, fail ve tarafların belirlenmesinde önemli rol oynarlar, şeklinde anlaşılmasıdır. Gerçekte böyle bir anlayış, siyasetin varlıksal olgusundan çıkartılamaz, ancak siyasetin, farklı değer dünyalarının kendi bağlamları çerçevesinde uyum içinde oluşturdukları amaca yönelik olarak işlerlik kazanmasıyla ilişkisi kurulabilir. Dolayısıyla siyaset kendi varlık alanını bu değer dünyalarının işaret ettiği amaca göre belirlediği ölçüde anlam kazanabilir. Böyleyken, bunların kolayca ve basit bir şekilde belirlenme niteliği göstermesi, siyasal olayların kolay ve basit yoldan anlaşılacağı hükmüne götürmemelidir bizi. Çünkü iktidar, güç ve menfaat kavramları, olayların gerçekliğinden doğan şeyler değil, bunların dışında var olan olgulardır. Kimi zaman bizzat siyasal olayların fail ve tarafları bile, iktidar, güç ve menfaatin öznel niteliğinin gereği ya da sonucu olarak, pasif veya kullanılacak öznelere dönüşebilirler.

Toplumsal olayların fail ve tarafları genel olarak yaşayan gerçek kişilerdir ve ortaya çıkmalarında bunların varlıkları, irade ve tutumları öncelikle belirleyici niteliğe sahiptirler. Bir dereceye kadar siyasal olaylarda da gerçek kişiler yer alırlar, ama bunlar her zaman kendi varlıklarına, irade ve tutumlarına değil başka varlıkların, iradelerin ve tutumların istek ve amaçlarına göre davranmak zorunda kalırlar. Kimi zaman da siyaset olgusunun mahiyet ve istemleri gereği, gerçek olaylardan çok simgesel anlamı olan durumlara dayanırlar, bunlara başvururlar, kullanırlar ya da kullanılırlar. Bu bağlamda toplumsal olaylar ile siyasal olaylar farklı bir mantık yapısına dayandıkları için, bazı zamanlarda karşı karşıya gelebilir, birbirine karşıt hedeflere yönelebilirler ve dolayısıyla çatışmak zorunda kalabilirler.

Bu durumu, çok basit bir şekilde toplum ve devlet ya da hükümet uzlaşmazlığı veya çatışması olarak gözlemleyebiliriz. Bu uzlaşmazlık ya da çatışma, siyasal veya toplumsal alanda gerçek bir olaydan kaynaklanabileceği gibi, gerçek bir olayın simgesel algılanmasından ya da bütünüyle simgesel bir anlamdan da kaynaklanabilir.

Somut birçok olay örnek olarak ele alınabilir. Kuşkusuz olayların toplumsal ya da siyasal sınıflandırmaya tabi tutulması bir zorunluluk şeklinde kendini gösterebilir. Doğrusu, bir olayın salt toplumsal veya salt siyasal nitelikte görünmesi, belki belli bir kolaylık sağlayabilirse de, belirttiğimiz üzere bunun pratik yarar yönünden kabul edilmesiyle, gerçek mahiyetlerini birbirinden ayırma bakımından aynı yararı doğuracağı söylenemez. Bir takım olaylar vardır ki, toplumsal yönüyle bir gerçeklikten kaynaklanıyor görünümü sunabilir. Etki ve sonuç itibariyle, mesela İstanbul’da yaşayanları doğrudan ilgilendirdiği kadar, derece itibariyle bütün Türkiye’yi, hatta Türkiye dışında yaşayanları da şu veya bu nedenle ilgilendirebilir. Fail ve tarafları bireyler olduğu kadar toplumun belli bir kesimi ya da bütünü, ülke içinde yaşayan kadar, ülke dışında yaşayanı, devletin uyruğu olan kadar olmayanı da olabilir. Ne var ki, olayın toplumsal gerçeklikten kaynaklanıyor olması, çözümünün de mutlak şekilde toplumsal fail ve tarafların varlığına, iradesine ve kararına bağlı olduğu sonucuna götürmemelidir bizi. Burada siyaset olgusu anahtar bir işleve sahip gözükebilir, ama salt siyasal olay olarak algılanması önemli ölçüde gerçeklikten koparılmış bir simgesel anlama dönüşebilme yeteneği de gösterebilir. Bu durumda olayın gerçekliği siyasal algıya birbiriyle çelişen, birbirini nakzeden söylemler şeklinde yansıyabilir. Öyle ki, müphem tanım ve nitelemeler yanında, kaba ve ucuz “komplo” söylemleri ve itham beyanları şeklinde tezahürlerle karşılaşılabilir. Dolayısıyla bir toplumsal olay, siyasal olay olma niteliğine dönüştürülmesi halinde, iktidar, güç ve menfaat bileşenleriyle karmaşık bir mahiyete bürünme istidadında görünebilir. Bu yönüyle simgesel bir anlama bürünmüştür denebilir. Toplumsal olan ile siyasal olanın kesiştiği noktada, önceki durumla bundan sonrası ortaya çıkacak durumun mahiyeti ve niteliği açıkça farklılaşacaktır. Böyle durumlarda devletin varlığı ve varlığını içkin ilke, kural ve değerler, her zamankinden daha fazla anlam ve önem kazanırlar.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
06/12/2017 - 08:59 Çiftçi ve Toprak
22/11/2017 - 09:58 Üç kitap dolayısıyla
15/11/2017 - 09:38 Kural ve hayat
08/11/2017 - 09:47 Eşyanın tabiatı
01/11/2017 - 08:27 Bilgi ve...
25/10/2017 - 09:40 “İnsan çalan eşkiya”
18/10/2017 - 10:15 Bütüncül bakabilmek-2
06/09/2017 - 09:38 Sorgulama ve Yenileme
30/08/2017 - 09:40 Yetenek ve kişilik
23/08/2017 - 09:58 Trump’ın Amerikası
16/08/2017 - 09:17 Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
09/08/2017 - 09:11 Kamu Ve Erdemi
02/08/2017 - 09:19 Aşılanan şiir
26/07/2017 - 09:22 Kör göze sürme çekmek
19/07/2017 - 09:09 İnsana bakmak
05/07/2017 - 09:09 Örgütsüz emek
28/06/2017 - 08:53 Batı çöker mi?
21/06/2017 - 11:00 İktidar ve devlet
14/06/2017 - 09:50 Sorgulama ve özeleştiri
07/06/2017 - 09:39 Uluslararası hukuk ve Filistinli esirler
31/05/2017 - 10:17 Açlık
24/05/2017 - 15:07 Evin içi
17/05/2017 - 09:16 “Ağaç kesen, baş keser”
10/05/2017 - 09:19 Kamu bilinci
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
Erbakan Hoca'nın yıllar önce yaptığı ikaz: Kudüs'ün başkent ilanı sonrası planlanan küstah adım!
Temel Karamollaoğlu: ABD ve İsrail’e karşı atılacak her adımın arkasındayız
Beyaz Saray: Trump, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını ilan edecek
Sanal paralar caiz değil!
Oğuzhan Asiltürk: Davet etmekten vazgeçmeyiz
Güney Afrika’da çocuklar tehlike altında
İlahiyat kararı emsal olmasın
TSK seher vakti Asos'a bomba yağdırdı!
Öğrenciyken bile İslam Birliği’ni planlıyordu
EN ÇOK
Yazarlar
Atilla MEHDİGİL
Kudüs sizi bekliyor Kudüs! (Jerusalem is waiting for you Jerusalem!)
Mustafa KAYA
‘Gitme Turnam Vuracaklar’
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
KUDÜS DAVASI ÜMMETİ BİRLEŞTİRECEKTİR
Ekrem ŞAMA
Kurtuluş savaşında iç kavga
Şeref KAÇMAZ
ORTA DOĞU’DA OYNU – YORUM
Mustafa İŞCAN
3600 gün ile herkes emekli olur mu?
Hayati OTYAKMAZ
SEVGİLİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.S.)
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
İslam’da İtaat Kültürü
Ali Haydar HAKSAL
Kudüs-ı Şerif ey aziz belde
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Başkent Kudüs” Üzerinden “Büyük İsrail Devleti” İlan Edilmek İsteniliyor!
Zeki CEYHAN
Sadece Netanyahu!
Mevlüt ÖZCAN
Siyonizm dünyaya çomak sokuyor
Mahmut TOPTAŞ
Siyonistlerin işini Amerika bitirecek
Prof.Dr.Ata ATUN
Rumların Enerji İttifakı
Prof. Dr. Burhanettin Can
Şer ittifakının psikolojik savaş makinesinin dişlisi olmamak
İsmail Hakkı AKKİRAZ
ABD Kudüs’e toslarsa müslümanlar uyanır
Mustafa YILDIRIM
İçi boşaltılan kavramlar – 1: Muhafazakârlık
Burak KILLIOĞLU
Kudüs’e uzanan eller…
Şakir TARIM
Kudüs’te bıçak kemiğe dayanırsa!..
İsmail KILLIOĞLU
Çiftçi ve Toprak
İbrahim VELİ
Çıkış’ın Rabia’sı
Abdülkadir ÖZKAN
Kudüs’ü savunmak tüm Müslümanların sorumluluğu
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz