22 Rebiü'l-Evvel 1439 | 11 Aralık 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Devletin işlevleri ve birey - I
15/06/2016 - 10:30
İsmail KILLIOĞLU
Kavramların ortaya çıkış şart ve ortamını dikkate almayan bir düşünce, bizzat o kavramları mahiyetine uygun bir şekilde kavramakta yanılgıya düşebilir. Bilimsel ifadeyle dile getirmek gerekirse, olguyu göz ardı ederek bir kavramın mahiyetini, karşıladığı değeri doğru tespit etmek pek mümkün olmaz. Kuşkusuz, aynı kavramı, oluştuğu şart ve ortam çerçevesiyle kayıtlı tutarak, bir takım açıklamalar, yorumlar, değerlendirmeler yapılabilir, hatta belli bir takım yargılar da kurulabilir. Oysa kavramın dayandığı olgu aynı olgu olmaktan çıkmış olabilir, değişikliğe uğramış bulunabilir, olgunun anlatılmasındaki kavram yeni anlamlar kazanmış da olabilir vb. İşte böyle bir düşünme sürecinde zihin yine çalışmakta, işlemekte belli bir ürün de ortaya koymakta bulunabilir. Fakat düşünmenin temel değişkenleri farklılaşmıştır veya anlamları genişlemiş ya da daralmıştır, hatta uyumu sağlayan değişkenlerin konumları ya da işlevleri değişime uğramıştır. Onun için her çeşit bilgi, aynı zamanda bilim, değişkenleri aynı kalsa bile, uyguladığı yöntem gereği farklı sonuçlara ulaşabilmektedir. Sözgelimi, on sekiz ve on dokuzuncu yüzyılda, özellikle doğa bilimlerinin teknolojiyi ve sanayileşmeyi hızlı ve baş döndürücü tarzda belemesi nedeniyle, “olgu” ve “yöntem” değişkenleri doğada olduğu gibi sosyal olanda da uygulanmak istendiğinde, umulanın aksine beklenmedik sorunların doğmasına kaynaklık etmiştir. Sonuçta sosyal olgunun ne olduğu ve farklılığının doğru bir şekilde tespit edilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bilim bakımından bu çerçevede tartışmalar sosyoloji, biyoloji ve psikoloji alanlarında yoğun bir tarzda kendini göstermiştir. Nitekim bu disiplinlerin bilimsel kimlik kazanmaları da bu tartışmalar çerçevesinde biçimlenebilmiştir.

Örneklendirme çerçevesinde “devlet”, “iktidar”, “güç” ile “birey” olguları ve bunlardan kaynaklanan ilişkiler temelinde bir muhakeme geliştirmesi yapılabilir. Tarih, siyaset, iktisat ve hukuk felsefesi ve bilimleri açısından, söz konusu olguları tahlil etmeye girişildiğinde, elde edilen veriler, en azından dönemler itibariyle farklılık göstereceklerdir. Öyle ki, bugün ya da Modernizm diye nitelenen dönemdeki anlayışların, önceki dönemlere göre, farklılığın ötesinde, belli olgular temelinde çatışkılı bir anlayışı temsil ettiği bile söylenebilir. Mesela, Yunan ilkçağında Platon’un “Politea” kavramı, öncelikle “Polis”ten hareketle “toplum”u öncelediği görülür. Bunun “devlet” olarak tanımladığımız olgu, en fazla toplumun siyasi teşkilatlanması anlamını verebilir. Ancak “Politea” aynı zamanda toplumu, daha doğrusu “topluluğu” (community) da ifade eder. Topum ve topluluk, on dokuzuncu yüzyılda Alman sosyolog ve siyaset bilimci Tönnies tarafından “Gesellschaft” ve “Gemeinschaft” kavramları bağlamında tartışmaya açılır. Ancak Platon’da topluluk esas olduğu için, Sofist Protagoras’ın, dönem itibariyle önemli sayılacak adımına rağmen, “birey” yine de soyut “insan” olgusu içinde varsayılır gibidir.

 Bu bağlamda “devlet” olgusundan rahatlıkla söz etmek yanıltıcı sonuçlara ve yargılara götürür bizi. Rönesans döneminde, Humanizma anlayışının yansıması olarak Machiavelli “iktidar” ve “güç” değişkenine dayanarak, devlet olgusuna işaret eder gözükse bile, devletin kavramlaştırılması için Hobbes’u beklemek gerekmektedir. Böylece “iktidarı” ve “gücü”, varlığında içkin hale getirmiş bir varlık olarak ortaya çıkar ve bunu “Leviathan” olarak nitelendirir. Kavram Tevrat’tan alınmış olsa da, varlığı dini bir kaynağa dayandırılamayacak olan bir “efsanevi dev”dir. Yani toplumu, dolayısıyla bireyi, kendi varlığı içinde temessül etmiş, ama bunlardan bütünüyle farklı öze sahip bir varlıktır.

Bu ve benzer, yer yer birbiriyle çatışkılı görüşler temelinde, “devlet” düşüncenin bir olgusu olma niteliği kazanır. Bu nitelikler aynı zamanda onun varlığını tezahür ettirmesine imkân sağlayan belli başlı özelliklerden oluşmuş sayılacaktır. Genel olarak, Anayasa Hukuku, pozitif hukuk kurallarını içeren metinlerle sınırlandırılmış gözükse de, devlet olgusunun eğitim, sağlık, güvenlik ve adalet gibi dört temel işlevi yerine getirmekle yükümlü bir kurum olduğu konusunda ortak paydayı işaret etmektedir. Peki “birey” olgusu, aynı zamanda varlığı bunun neresindedir?

Ayrı bir yazı konusu olacak önemdedir bu. 

 
YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
06/12/2017 - 08:59 Çiftçi ve Toprak
22/11/2017 - 09:58 Üç kitap dolayısıyla
15/11/2017 - 09:38 Kural ve hayat
08/11/2017 - 09:47 Eşyanın tabiatı
01/11/2017 - 08:27 Bilgi ve...
25/10/2017 - 09:40 “İnsan çalan eşkiya”
18/10/2017 - 10:15 Bütüncül bakabilmek-2
06/09/2017 - 09:38 Sorgulama ve Yenileme
30/08/2017 - 09:40 Yetenek ve kişilik
23/08/2017 - 09:58 Trump’ın Amerikası
16/08/2017 - 09:17 Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
09/08/2017 - 09:11 Kamu Ve Erdemi
02/08/2017 - 09:19 Aşılanan şiir
26/07/2017 - 09:22 Kör göze sürme çekmek
19/07/2017 - 09:09 İnsana bakmak
05/07/2017 - 09:09 Örgütsüz emek
28/06/2017 - 08:53 Batı çöker mi?
21/06/2017 - 11:00 İktidar ve devlet
14/06/2017 - 09:50 Sorgulama ve özeleştiri
07/06/2017 - 09:39 Uluslararası hukuk ve Filistinli esirler
31/05/2017 - 10:17 Açlık
24/05/2017 - 15:07 Evin içi
17/05/2017 - 09:16 “Ağaç kesen, baş keser”
10/05/2017 - 09:19 Kamu bilinci
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
Erbakan Hoca'nın yıllar önce yaptığı ikaz: Kudüs'ün başkent ilanı sonrası planlanan küstah adım!
Temel Karamollaoğlu: ABD ve İsrail’e karşı atılacak her adımın arkasındayız
Beyaz Saray: Trump, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını ilan edecek
Sanal paralar caiz değil!
Oğuzhan Asiltürk: Davet etmekten vazgeçmeyiz
Güney Afrika’da çocuklar tehlike altında
İlahiyat kararı emsal olmasın
TSK seher vakti Asos'a bomba yağdırdı!
Öğrenciyken bile İslam Birliği’ni planlıyordu
EN ÇOK
Yazarlar
Atilla MEHDİGİL
Kudüs sizi bekliyor Kudüs! (Jerusalem is waiting for you Jerusalem!)
Mustafa KAYA
‘Gitme Turnam Vuracaklar’
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
KUDÜS DAVASI ÜMMETİ BİRLEŞTİRECEKTİR
Ekrem ŞAMA
Kurtuluş savaşında iç kavga
Şeref KAÇMAZ
ORTA DOĞU’DA OYNU – YORUM
Mustafa İŞCAN
3600 gün ile herkes emekli olur mu?
Hayati OTYAKMAZ
SEVGİLİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.S.)
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
İslam’da İtaat Kültürü
Ali Haydar HAKSAL
Kudüs-ı Şerif ey aziz belde
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Başkent Kudüs” Üzerinden “Büyük İsrail Devleti” İlan Edilmek İsteniliyor!
Zeki CEYHAN
Sadece Netanyahu!
Mevlüt ÖZCAN
Siyonizm dünyaya çomak sokuyor
Mahmut TOPTAŞ
Siyonistlerin işini Amerika bitirecek
Prof.Dr.Ata ATUN
Rumların Enerji İttifakı
Prof. Dr. Burhanettin Can
Şer ittifakının psikolojik savaş makinesinin dişlisi olmamak
İsmail Hakkı AKKİRAZ
ABD Kudüs’e toslarsa müslümanlar uyanır
Mustafa YILDIRIM
İçi boşaltılan kavramlar – 1: Muhafazakârlık
Burak KILLIOĞLU
Kudüs’e uzanan eller…
Şakir TARIM
Kudüs’te bıçak kemiğe dayanırsa!..
İsmail KILLIOĞLU
Çiftçi ve Toprak
İbrahim VELİ
Çıkış’ın Rabia’sı
Abdülkadir ÖZKAN
Kudüs’ü savunmak tüm Müslümanların sorumluluğu
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz