28 Ramazan 1438 | 23 Haziran 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
NİZAMܒL-MÜLK’ÜN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
06/06/2016 - 10:02
Mustafa BİLGEN

Büyük Selçuklu İmparatorluğuna, Alparslan ve Melikşah zamanlarında 30 yıla yakın bir süre vezir (bugünkü deyimle Başbakan) olarak hizmet eden Nizamü’l-Mülk, devlet idaresine dair yazdığı Farsça ‘Siyasetname’ (Siyaset Kitabı) öteki adı ile ‘Siyerü’l-Mülûk’ (Hükümdarların Hayatları) isimli, doğuda ve batıda tanınmış eserinde siyasetçilere ve yöneticilere aşağıdaki tavsiyelerde bulunmuştur.[1]

1.  Bil ki, Yüce Allah her asırda ve çağda ‘halk’ arasından birini seçer, onu padişahlara layık ve medhe değer hünerlerle süsler, insanlar onun adaleti içinde yaşasınlar, emin olsunlar, daima devletinin bekasını istesinler diye. Dünya işlerini ve Allah’ın kullarının huzur içinde yaşamasını ona tevdi eder, fesat, karışıklık ve fitne kapısını ona kapattırır; onun heybet ve haşmetini Allah’ın kullarının gönüllerinde ve gözlerinde yerleştirir.

2. Yüce Allah’ın nimetinin kadrini bilmek, padişahın O’nun rızasını gözetmesidir. Yüce Allah’ın rızası ise, halka yapılan ihsan, onlar arasında yapılan adalet ile elde edilir. Halkın iyilik için yaptığı dua daim olunca, o (mülk) payidar olur ve her gün genişler. O mülk, kendisinin devletinden ve zamanından nimetlenir; bu dünyada iyi ad sahibi olur; öteki dünyada kurtuluş bulur; (Öteki dünyada vereceği) hesap daha kolay olur. Zira ‘Mülk küfürle devam eder, zulümle devam etmez.’ En iyisini Allah bilir.

3. Padişah için haftada iki gün Mezalim’i soruşturmaktan, haklıyı haksızdan ayırmaktan, adalet dağıtmaktan raiyenin (halkın) sözünü, aracısız, kendi kulağı ile işitmekten başka çare yoktur. Onların daha mühim olan birkaç dilekçeyi arz etmeleri, hükümdarın da (dilekçelerin) her biri hakkında bir yazılı emir (misal) vermesi gerekir. Zira cihan hâkiminin zulme uğrayanlar ve adalet isteyenleri haftada iki gün huzuruna davet ettiği ve sözlerini dinlediği haberi memlekette yayılınca, bütün zalimler korkarlar; ellerini çekerler (kısa tutarlar), (hiç) kimse cezalandırılma korkusu ile zulüm ve yağmaya cesaret etmez.

4. Bir memuriyet verilen amillere (memurlara), Yüce Allah’ın kullarına iyi davranmaları, aldıkları haraç ve öşrü lütuf ve nezaketle talep etmeleri, onlara ürünler elde edinceye kadar para istememeleri tavsiye edilmelidir. Zira amiller vaktinden önce isterlerse reâyâ sıkıntıya düşer. Ele geçecek olan mahsulü mecburen yarı fiyatına satarlar; bu işten (dolayı), (topraklarından) olurlar; işsiz-güçsüz kalırlar. Keza, amillere raiyyeden bir kimse, yoksul düşerse, öküz ve tohuma muhtaç olursa, ona borç vermelerini, yükünü hafifletmelerini tavsiye etsinler. Ta ki, o yerinde kalsın, evini terk edip gitmesin, bütün bir ömür rahat etsin.

5. Ellerinde ikta bulunan ikta sahipleri (mukta’an) reayaya karşı nasıl davranacaklarını, kendilerine tefviz etmiş oldukları vergi (mal) havalesini nasıl alacaklarını bilmelidirler. (Bu davranış ve alış) iyi yolda (iyilikle) olursa, (kabule) şayandır.

6. Memleket kadılarının (hâkimlerin) iş durumlarını tek tek bilmeleri, onlardan her kim âlim, dindar ve kanaatkâr ise, gönlü hıyanete kaymaması için onlardan her birine liyakatları ölçüsünde aylık vermeleri gerekir. Zira bu, büyük, mühim ve nazik bir iştir. Çünkü onlar Müslümanların kanlarına ve mallarına musallattırlar. İster cahillik, ister kasıtlı, isterse tabiatları icabı bir hüküm verip ve bir sicil düşünce, öteki hâkimlerin o kötü hükmü imza edip, padişaha bildirilmesi, azletmesi ve cezalandırması lazımdır.

7. Her şehre orada kimin bulunduğuna, (O’nun) din işlerine şefkati olup olmadığına, Yüce Allah’tan daima korkup korkmadığına ve garez sahibi olmadığına baksınlar. O’na ‘Bu şehri ve nahiyeyi senin boynuna emanet ettik. Öyle ki Yüce Allah’ın öteki dünyada bizden sorduğunu, biz (de) sizden sorarız’ desinler. Âmilin, Kadının, şahnenin, muhtesibin, küçük büyük reâyânın durumunu bilmen, (işin) hakikatini bize bildirmen, gizli ve açık (her şeyi) bize göstermen lazım ki, biz de bize vacip olanı (üzerimize düşeni) emredelim. Bu vasıfta olan kimseler (vazife almaktan) imtina ederler ve bu emaneti kabul etmezlerse, onları (kabule) zorlamalıdır, isteksiz de olsa, emretmelidir. Nihayet (gerekirse) hepsini zincire vurmalıdır.

8. Din işlerini araştırıp sormak, farzları ve sünneti gözetmek, Yüce Allah’ın emirlerini yerine getirmek, din âlimlerine saygı göstermek, geçim ve yaşamaları için gerekeni, Beytü’l-maldan ayırıp tayin etmek, zahidlere ve perhizkârlara hürmet etmek, padişaha vacibdir. (O) vacibi, haftada bir defa veya iki defa din âlimlerinin huzuruna çıkmalarına yol vermek, Hak Teâlâ’nın emirlerini onlardan işitmek, yine onlardan Kur’an tefsirini ve Rasûl (s.a.v.)’ün hadislerini duymak, adil padişahların hikâyelerini ve peygamberler (a.s.)’in kıssalarını onlardan dinlemekle yapar. Bu takdirde (o), gönlünü dünya meşguliyetlerinden fariğ kılar; aklını ve dikkatini onlara verir. Münazara yapmalarını emrederler. Padişah bilmediği her şeyi sorar, hadiseyi araştırır. Bildiği zaman, kalbine yazar. Zira bir müddet böyle yapılırsa, kendisine adet olur. Sonra zaman geçmez ki, daha fazla şeriat ahkâmı ve Kur’an tefsiri, Rasûl (s.a.v.)’ün hadisleri ona malum olur ve ezberler. Din ve dünya işleri yolu, tedbir ve sevap yolu ona açılır. Hiçbir kötü mezhep ve bid’at onu (doğru) yoldan saptıramaz (üstelik) kuvvetli fikir sahibi olur. Adalet ve insafı artar. Onun memleketinden ihtiras ve bid’at kalkar, elinden büyük işler gelir. Onun devleti zamanında şerrin, fesadın ve fitnenin kökü kazınır. Salah elinin eli kuvvetlenir, fesatçı kalmaz, bu dünyada iyi ad (sahibi) olur; öteki dünyada ise, kurtuluş, yüksek derece, sayısız sevap bulur ve de insanlar onun (saltanatı) zamanında ilim öğrenmeye ve bilgiye daha fazla rağbet ederler. 

9. Kendisine tam itimad beslenen bir kişiye işraf (vazifesi) buyursunlar. Öyle ki, dergâh da olup biteni bilip, istediklerini ve ihtiyaç duyduklarını göstersin. Bu kimse, kendi eliyle her nahiye ve şehre, vergilerin ve gelirlerin toplanmasına nezaret etmek üzere, doğru ve namuslu bir naib göndermelidir. Az ve çok olup biten onun bilgisi dâhilinde olmalıdır. Onların aylık (müşahere) ve ücretleri sebebiyle raiyyete yük olmamalı ve (onlara) yeniden bir sıkıntı gelmemelidir. Onlara iş dolayısı ile gerekli olan Beytü’l-mal’dan versinler ki, onlar için hıyanet yapmaya ve rüşvet almaya hacet kalmasın. Onlar doğru hareket etmenin faydasını görsünler!

10. Uzak-yakın, ordu ve raiyyet (halk) ahvalini arayıp sormak, az ve çok olup biteni bilmek padişahların vazifesidir. Zira (O) böyle yapmazsa, ayıp olur, gaflet, tembellik ve zulme hamlederler ve memlekette olup biten fesadı ve zulmü (ya) biliyor veya bilmiyor. Eğer biliyor da meselenin çaresine bakmıyorsa, tıpkı onlar gibi zalimdir ve zulme rıza göstermiştir ve eğer bilmiyorsa, gaflete düşürülmüştür; tembel ve cahildir. Bu her iki husus da iyi değildir. Mutlaka haberci (sahib-i haber)’ye ihtiyaç vardır.

11. Dergâh’tan birçok mektuplar yazıyorlar; her çok olana, saygı olmaz. Mühim (bir iş) olmadıkça, saray (Meclis-i Âlî)’den bir şey yazmasınlar. Haşmeti öyle olmalıdır ki, yerine getirmedikçe (veya yerine getirinceye kadar) kimsenin fermanı elinden bırakmaya cüreti olmamalıdır. Bir kimsenin o fermana hakaret gözü ile bakmış olduğu, önündeki fermanı dinlemede ve ona itaatte ihmal göstermiş olduğu malum olursa, o kişiyi dergâh’ın yakınlarından da olsa şiddetle cezalandırsınlar.

12. Padişah ile diğer insanlar arasındaki fark, hükümranlıktır.

13. Dergâhtan birçok gulâm gidiyor; çocuğu padişahın ferman ve nişan (tevkî)i olmaksızın (gidiyor). Bundan insanlar sıkıntılara uğruyorlar; onlar (gulâmlar) pay (mal) alıyorlar. Miktarı 200 dinar olan bir anlaşmazlık vardır; 500 dinar ilave istiyor(lar) ve reâyâ bu işten (dolayı) fakirleşiyor ve esir durumuna düşüyorlar. Mühim bir iş olmadıkça gulâmın gitmemesi lazımdır ve giden gulâm ancak ferman-ı âlî ile gitmelidir.

14. Her tarafa tüccarlar, seyyahlar, sûfîler, dervişler ve ayak satıcıları (sakat-fürûşân) kılığında casuslar gitmeli ve hâdiselerin hiçbir şekilde gizli kalmaması, eğer bir şey vuku bulur veya zuhur eder, zamanında çaresine bakılması için, işittikleri her şeyi haber vermelidirler. Zira birçok zaman olmuştur ki, valiler, İkta sahipleri (mukta’ân) ve memurlar (gumâştegân) ve emirler isyan ve muhalefete girişmeyi düşünmüşler, padişahın aleyhine komplo hazırlamışlardır. (Casuslar geldikleri zaman), padişaha (onların) bu teşebbüslerini haber vermişler, padişah da derhal baskın yapmış, onları yakalamış, onların bu azmini başa çıkarmıştır. Eğer başka bir padişah onun memleketine kastetmişse, onu def etmiş, onun işini bitirmiştir.

15. Belli başlı birkaç yola Ulaklar (Peykân) koymaları ve aylık (müşahere)ları ve tahsisatlarını (mersûm) tayin etmeleri lazımdır. Çünkü böyle olunca, 50 fersahlık yerden olan her haber gece gündüz yetişir.

16. Vilayet, İkta ve hediyeler (sılât) işlerine dair (Sultandan) divana ve hazineye sözlü emirler (Fermanlar) ulaşıyor. Bu fermanlardan bazıları neşe halinde (iken verilmiş) olabilir. Bu, nazik bir iştir; bu hususta tam bir ihtiyatlılık gerekir. Söyleyenlerin (arasında) da farklılık olabilir veya gerektiği şekilde işitmemiş olabilirler. Bu elçilik tek bir kişinin dili olmalıdır ve bu tek kişi vekil vasıtası ile (be-niyâbet) değil, kendi dili ile söylemelidir. Kaide (şart) şöyle olmalıdır: her ne kadar bu fermanı ulaştırsalar da, onun durumu diğer bir defa divandan (sultanın) yüksek reyine Allah onu yüceltsin arz edilmedikçe, icra (imza ve amel) edilmelidir.

17. Vekillik (müessesesi) bu zamanda pek yıpranmıştır. Bu iş (geçmişte) daima tanınmış ve muhterem bir adama verilmiştir. Mutbah, şarabhâne has şarapları ahır (Has Saraylar), oğullar ve maiyet mehsupları (Havâşî)’nın ahvali kendisine ait olan kimse, her ay, belki her gün yüksek huzur (meclis-i âlî)’un tanışı olmak; ona (sultana) söz söylemek zorundadır. O, her zaman huzura gelmeli, durumu arz etmeli ve fikrini almak, olup biteni, ne alıp verdiğini haber vermelidir. (Bu) meşguliyeti sürdürebilmesi, işinin yürümesi için onun tam bir saygı ve haşmet (sahibi) olması lazımdır.

18. İşlerde danışmak, kavi (güçlü) reylilikten (görüş sahibinden) olur. Herkes bir şey bilir, biri daha çok biri daha az bilir; birinin ilmi vardır, tatbik etmemiştir; birinin hem ilmi vardır, hem de tatbik etmiştir, tecrübe etmiştir. Mesela, biri derdin, bir hastalığın ilacını okumuş olduğu kitaptan arar ve bütün ilaçların adını ezbere bilir. Sonra biri bütün bu ilaçların adlarını bilmekle kalmamış, tedavi eylemiş, defalarca tecrübe etmiştir. Bu adam asla onunla bir tutulamaz. Keza, biri vardır ki, birçok seferler yapmış, cihanı daha fazla görmüş, zamanın soğuğunu ve sıcağını daha fazla tatmış, işlerin ortasında bulunmuştur, asla bir sefer yapmamış, vilayetler görmemiş, işlerin ortasında bulunmamış olan bir adam hadiselerin ortasında olanla bir seviyede tutulamaz.

19. Dergâhda müfredler dedikleri 200 kişinin bulunması lazımdır. Hem görünüş ve boyca, hem de tam yiğitlik bakımından seçkin, sefer ve hazerde hizmette olan ve daima dergâhda bulunan, 100’ü Horasanlı, diğer 100’ü Deylemli kişiler. Onlar iyi elbiselere sahiptirler. Onlar için 200 takım silah yapsınlar, (gerektiği) zaman onlara versinler, (gerektiği) zaman geri alsınlar. Bu silahlardan 20 (omuzdan geçen) kılıç kuşağı ve kalkanı altından, öteki 180 tane kuşak, kalkan ve delici mızrak ile birlikte gümüşten olmalıdır. Onların dolgun aylıkları ve kâfi ücretleri olmalıdır. Her 50 kişinin-onların durumlarını tanıyan ve onlara nasıl hizmet (edeceklerini) emreden bir naîbi bulunmalıdır. Hepsinin atlı ve (tam) teçhizatlı olmaları gerekir. Ta ki, eğer bir vakit mühim bir iş vuku bulursa, kendilerine düşeni yapmaktan geri kalmasınlar. Adları divanda kayıtlı olan 4.000 yaya daima gereklidir. Padişahın her soydan 1.000 hass seçkin adamı olmalıdır. 3.000 kişinin vaktinde kullanılmak üzere emirlerin ve sipahsâlârların maiyetinde olmalıdır.

20. Daima 20 takım hepsi altın işlemeli ve mücevher kakmalı silah imal etmeleri ve hazineye koymaları lazımdır. Öyle ki, dünyanın muhtelif taraflarından elçilerin gelmeleri gibi bir ihtiyaç duyulduğu her vakitte güzel yüzlü 20 gulâmı iyi elbiselerle birlikte bu silahlar ve o aletler ile teçhiz ederler ve padişahın tahtının etrafına dikerler. Her ne kadar bu saltanat Allah’a hamdolsun bu gibi külfetlerden müstağni ise de, lakin saltanat süsünü, padişahlık düzenini muhafaza etmek lazımdır. Zira padişahlıkta ziynet ve teçhizat, onun kudreti ve saltanatı ölçüsünde olmalıdır. Ve bugün bütün dünyada Âlemin Efendisi (Melikşah) -Allah saltanatını daim etsin-ninkinden daha büyük padişahlık yoktur; hiç kimsenin saltanatı onun mülkünden daha büyük değildir. Allah’a hamdolsun, burada alet, teçhizat, mürüvvet, fikir, büyüklük, memleket ve saltanat her ne lazımsa, Allah’a hamdolsun, hepsi vardır.

21. Etraftan gelen elçiler evin kapısına varmadıkça, kimseye haber vermiyorlar. Geliş ve gidişlerinde hiç kimse onlara itina göstermiyor ve haber vermiyor. Bunu ihmalimize ve işleri hor görmemize hamlederler. Serhad memurları (Gumâştegân)na kim (huduttan girerse derhal atlı göndermelerini, bu gelenin kim olduğunu, yanında kaç atlı ve kaç yaya bulunduğunu, âlât ve teçhizatının ne ölçüde olduğunu, ne iş için geldiğini bildirmelerini, bir şehre kadar götürmek, divana teslim etmek üzere onlarla birlikte itimat ettiği bir adamını göndermelerini söylemelidirler. Buradan başka bir memur aynı şekilde onlarla birlikte, başka bir şehir ve nahiyeye ve bu tarzda dergâha kadar gelebilir. (Elçilerin) geçtikleri her yer, mamur olsun! Onlara her konakta misafirseverlik (nüzl) göstermelerini, iyi tutmalarını, hoşnutsuzlukla göndermelerini memurlar (Gumâştegân)a, âmillere ve İkta sahiplerine söylemelidirler. (Elçiler), döndükleri zaman da, gelişleri sırasında olduğu gibi, hareket etsinler. Zira iyi ve kötü onlara yapılan her şey, onları göndermiş olan padişaha yapılıyormuş gibi olmalıdır. Padişahlar birbirine daima büyük saygı göstermişlerdir ve elçileri aziz ve muhterem tutmuşlardır. Eğer bir vakit padişahlar arasında bir gerginlik veya bir düşmanlık olmuş da, elçiler zamanına göre gidip gelmişler, elçiliği kendilerine emretmiş oldukları şekilde yerine getirmişlerse, asla kendilerini incitmemişler (elçileri) iyi tutma âdetini azaltmamışlardır. Zira Allah (c.c.) Kur’an-ı Mecîd’inde “Elçiye düşen, doğru haberi iletmekten başka bir şey değildir.”[2]Anlamında emrettiği gibi, (başka türlüsü) beğenilir değildir. Bu hususta da güzel sözler geçiyor. Padişahlara faydalı olanı zikredilecektir.

22. Padişahın yüce alayı hareket edince, ineceği her merhalede ve konaklama yerinde ot ve erzak hazır bulunmuyor ve birçok zahmet ve gayretle elde etmek gerekiyor veya raiyyetden salma (kısmet) ile akmak icap ediyor. Bu caiz olmaz; padişahın geçeceği bütün yollara, konaklama yeri köye ve çevresine- eğer burası İkta ise, hass yapılmalıdır, -bir ribata ve bir köy olmayan her yere - o köyün yakınına onun hasat mahsullerini cem etmek için el konmalıdır. Böylece eğer ihtiyaç duyulursa (oradan geçilirse) sarf ederler. Eğer oraya gitmezlerse (yol oradan geçmezse), (toplanan mahsulleri) satsınlar ve parasını hazineye getirsinler. Böylece, reâyâ sıkıntıya düşmesin ve ot yüzünden işte bir aksaklık meydana gelmesin.

23. Orduya (ödenecek) para belli edilmelidir. İkta ehli olanlar (İktaları) ellerinde müstakil ve mukarrer tutmalıdır. Gulâm olanların ve İkta ehli olmayanların (alacakları) para (mal)nın ne kadar olduğu tayin edilmeli; zaman gelince kendilerine vermeleri veya yılda iki defa onları huzuruna çağırarak kendilerine vermeleri için (karşılığı olan) para (vech) hazırlanmalıdır. Onların kalbinde muhabbet ve aheng (ittihad)in meydana gelmesi için, padişahın aylık (müşahere)larını onlara kendi eliyle vermesi tercihe değer. Zira kadim padişahların düzen (tertib)i böyle idi: (Onlar) ikta vermezlerse, herkese maaşları (mevâcib)nı kendi rütbeleri nisbetinde yılda 4 defa hazineden nakit olarak verirlerdi ve onlar daima hazırlıklı ve zengin olurlardı; her iş için derhal hazır bulunurlar ve işe doğru yönelirlerdi.

24- Bütün ordu bir soydan olduğu zaman, bundan tehlike (hatar)ler doğar; çok çalışmazlar. (Ordunun) her soydan olacak şekilde karışık bulunması (tahlit) gereklidir. Dergâhta ikamet eden 2000 Deylem(li) ve Horasanlı lazımdır. Mevcut olanları muhafaza etsinler, geri kalanını (ikibine) tamamlasınlar. Eğer bunların bazıları Gürcü ve Fars Şebankârelerinden olursa, uygun olur. Zira bu soy hep iyi insanlar olurlar.

25. Arap, Kürt, Deylemli, Rum emirlerine ve itaat altına girmeleri hususunda yeni anlaşma yapanlara, herkesin bir oğlunu veya kardeşini dergâhta ikamet ettirmeleri söylenmelidir. Öyle ki, (bunlar), 1.000 olmazlarsa, hiçbir zaman 500 kişiden az olmasınlar. Bir yıl geçince, onların yerine (başkasını) göndersinler ve bunlar geri gitsinler. Yerine gönderilen, oraya (dergâha) varmadıkça, onlar (eski rehineler) geri gitmesinler ki, hiç kimse padişaha isyan edemesin.

26. Her ne kadar sayıları çok olan Türkmenlerden üzüntü (melâl) husule gelmişse de, onların devlet üzerinde çok hakları olmuştur. Zira devletin başlangıcında hizmetler etmişlerdir ve sıkıntılar çekmişlerdir. (Sonra), akraba cümlesindedirler. (Bu sebeple), onların oğullarından 1.000 kişiye ekmek (nân) yazılmalı, saray gulâmları tarzında onları tutmalıdır. Çünkü, daima hizmette meşgul olunca, silah ve hizmet terbiyesi öğrenirler ve halk (merdum) ile (birlikte) yerleşirler; gönül bağlarlar, tıpkı gulâmlar gibi hizmet ederler ve onların tabiatlarında (Selçuklu hanedanına karşı) hasıl olan sabit fikir (sevda) zail olur. İhtiyaç duyulduğu her zaman hizmete tayin edilen 5.000 ve 10.000 gulâmlar gibi teçhiz ve teşkil edilerek atlanırlar. Öyle ki, (onla), bu devletten nasipsiz kalmazlar ve melik şöhrete nail olur; onlar da memnun kalırlar. İnşaAllahu Teâlâ.



[1]  Siyasetname, Nizamü’l-Mülk, (Haz: M. Altay Köymen).(Sadeleştirme yapılmaksızın alınmıştır)

[2]Nur sûresi, 24/54.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
10/11/2016 - 13:45 Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
25/10/2016 - 09:38 SAİD HALİM PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
17/10/2016 - 14:42 KÂTİP ÇELEBİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
10/10/2016 - 11:58 KOÇİ BEY’İN SİYASETÇİ’YE ÖĞÜTLERİ
04/10/2016 - 12:10 LÜTFİ PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
26/09/2016 - 11:26 GELİBOLULU MUSTAFA ÂLΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
20/09/2016 - 12:00 KINALIZADE ALİ EFENDİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/09/2016 - 17:59 SULTAN MURAD HAN’IN ÖĞÜTLERİ
09/09/2016 - 12:12 İBNU HALDUN’UN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
24/07/2016 - 17:55 ŞEYH EDEBALİ’NİN OSMAN GAZİ’YE ÖĞÜTLERİ
19/07/2016 - 14:01 ŞEYH SADİ-İ ŞİRAZΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
15/07/2016 - 14:38 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-2
20/06/2016 - 10:32 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-1
12/06/2016 - 11:56 YUSUF HAS HACİB’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
06/06/2016 - 10:02 NİZAMܒL-MÜLK’ÜN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
30/05/2016 - 13:58 İMAM GAZALΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
23/05/2016 - 15:51 FARABΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
16/05/2016 - 09:07 İMAM MAVERDΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/05/2016 - 09:21 HASAN-İ BASRÎ (r.a.)’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
02/05/2016 - 09:55 İMAM EBU YUSUF’UN HARUN REŞİD’E ÖĞÜTLERİ
24/04/2016 - 16:06 TURTÛŞÎ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
18/04/2016 - 09:54 ÖMER B. ABDU’L-AZİZ’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/04/2016 - 14:43 Hz ALİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
01/04/2016 - 09:41 Hz OSMAN (r.a.)’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
21/03/2016 - 15:34 Hz ÖMER (r.a.)’in SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
14/03/2016 - 14:55 Hz EBU BEKİR (r.a.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/03/2016 - 11:14 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-39 ZULÜM
29/02/2016 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-38 ZİNA YOLUYLA KAZANÇ
22/02/2016 - 12:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-37 ZİLLET
15/02/2016 - 11:56 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-36 YETİM MALI YEMEK
08/02/2016 - 12:00 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-35 YALANCILIK
01/02/2016 - 16:52 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-34 YALAN YEMİN
25/01/2016 - 12:47 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-33 VAKIF VE DEVLET MALI YEMEK
18/01/2016 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-32 TÛL-İ EMEL
11/01/2016 - 15:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-31 İFTİHAR-TEFAHUR
28/12/2015 - 10:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-29 RÜŞVET-2
21/12/2015 - 11:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-28 RÜŞVET-1
14/12/2015 - 00:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-27 RIZIK TAKSİMİNE RAZI OLMAMAK
07/12/2015 - 10:24 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-26 RİYA
04/12/2015 - 13:09 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-25 NİFAK
23/11/2015 - 11:59 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-24 NEFRET
16/11/2015 - 03:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-23 KUMAR
09/11/2015 - 11:46 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-22 KORKAKLIK
06/11/2015 - 07:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-21 SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEK
26/10/2015 - 09:30 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-20 KATL (ADAM ÖLDÜRMEK)
20/10/2015 - 11:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-19 KALPAZANLIK
12/10/2015 - 01:17 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR - 18 İSYAN
05/10/2015 - 13:01 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-17 İSRAF
28/09/2015 - 10:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-16 İFTİRA
21/09/2015 - 10:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-15 HULF
14/09/2015 - 10:10 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-14 HUKUKA RİAYETSİZLİK
07/09/2015 - 09:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-13 HIYANET
31/08/2015 - 10:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-12 HIRSIZLIK
25/08/2015 - 12:11 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-11 HIRS
17/08/2015 - 11:02 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-10 HİLE
10/08/2015 - 11:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-9 HASED
31/07/2015 - 09:27 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
27/07/2015 - 01:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
24/07/2015 - 03:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-7 GEVŞEKLİK
13/07/2015 - 12:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-6 GASP
06/07/2015 - 12:50 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-5 GAFLET
29/06/2015 - 11:29 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-4 GADR
22/06/2015 - 11:22 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-3 FAİZCİLİK
15/06/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-2 ALDATMA (GABN)
09/06/2015 - 12:38 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-1 ADAVET
01/06/2015 - 08:07 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-30 ZİYAFET
25/05/2015 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-29 YÜSR (TEYSİR)
18/05/2015 - 12:22 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-28 VADİNDE DURMAK
11/05/2015 - 11:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-27 ÜLFET (İyi Geçinmek)
04/05/2015 - 12:49 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-26 TEVEKKÜL
27/04/2015 - 10:53 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-25 TEDBİR
20/04/2015 - 12:06 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-24 TEAVÜN (Yardımlaşma)
13/04/2015 - 11:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-23 ŞÜKÜR
09/04/2015 - 12:19 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-22 SEBAT
30/03/2015 - 11:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-21 SADAKA
23/03/2015 - 02:17 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-20 SABIR
16/03/2015 - 09:10 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-19 MUHASEBE
9/03/2015 - 00:05 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-18 KESB
03/03/2015 - 13:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-17 KANAAT
16/02/2015 - 09:58 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İTİMAT
09/02/2015 - 10:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İSTİŞARE
03/02/2015 - 10:45 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-14 İNFAK
26/01/2015 - 13:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-13 İKTİSAD
22/01/2015 - 10:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-12 İHTİYAT
12/01/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-11 İHSAN
05/01/2015 - 00:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-10 HAMD
29/12/2014 - 11:31 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-9 GAYRET
22/12/2014 - 11:55 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-8 FÜTÜVVET
15/12/2014 - 02:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-7 FİRASET
08/12/2014 - 11:44 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-6 EMANET
01/12/2014 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-5 DOĞRULUK (SIDK)
23/11/2014 - 23:47 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-4 CÖMERTLİK
17/11/2014 - 01:02 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-3 CESARET
10/11/2014 - 11:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-2 BASİRET
03/11/2014 - 01:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-1 ADALET
23/10/2014 - 10:54 Hz HÜSEYİN (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
16/10/2014 - 12:52 Hz ALİ (R.A.)’NİN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
08/10/2014 - 10:39 Hz OSMAN (R.A.)’IN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
29/09/2014 - 09:53 Hz ÖMER (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
21/09/2014 - 00:32 HZ. EBU BEKİR (R.A.)’in SİYASÎ KİŞİLİĞİ
15/09/2014 - 12:29 Hz PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-2
08/09/2014 - 01:49 HZ. PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-1
01/09/2014 - 12:17 İSLÂM’DA SİYASET-6
23/08/2014 - 13:00 İSLÂM’DA SİYASET-5
04/08/2014 - 09:28 İSLÂM’DA SİYASET-4
30/07/2014 - 11:13 İSLÂM’DA SİYASET-3
21/07/2014 - 10:28 İSLÂM’DA SİYASET-2
14/07/2014 - 10:52 İSLÂM’DA SİYASET-1
07/07/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-4
30/06/2014 - 09:57 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-3
23/06/2014 - 09:13 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-2
16/06/2014 - 11:29 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-1
09/06/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-4
02/06/2014 - 02:19 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-3
26/05/2014 - 09:07 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-2
19/05/2014 - 11:58 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ
12/05/2014 - 10:44 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI NASIL KURULACAK?
05/05/2014 - 12:20 İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLÂTI(ESKİ İKÖ)
28/04/2014 - 00:54 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-8 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-3
21/04/2014 - 12:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-7 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-2
14/04/2014 - 09:49 BÜGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-6 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-1
07/04/2014 - 10:48 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-5 GERİ KALMIŞLIK
31/03/2014 - 11:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-4 NÜFUS ARTIŞI
24/03/2014 - 11:18 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-3 EKONOMİK SORUNLAR
17/03/2014 - 11:52 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-2
10/03/2014 - 10:30 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-1
03/03/2014 - 08:22 ULUSLARARASI BİRLİKLER-10 GÜNEYDOĞU ASYA ÜLKELERİ BİRLİĞİ (ASEAN)
24/02/2014 - 09:42 ULUSLARARASI BİRLİKLER-9 VARŞOVA PAKTI
17/02/2014 - 09:31 ULUSLARARASI BİRLİKLER-8 SSCB ve AVRASYA BİRLİĞİ
10/02/2014 - 07:38 ULUSLARARASI BİRLİKLER-7 D-8 GELİŞEN 8 ÜLKE
02/02/2014 - 19:28 ULUSLARARASI BİRLİKLER-6 CENTO ve BAĞDAT PAKTI
27/01/2014 - 07:58 ULUSLARARASI BİRLİKLER-5 AFRİKA BİRLİĞİ
23/01/2014 - 00:17 ULUSLARARASI BİRLİKLER-4 ARAP BİRLİĞİ
13/01/2014 - 07:25 ULUSLARARASI BİRLİKLER-3 NATO
07/01/2014 - 07:09 ULUSLARARASI BİRLİKLER-2 AVRUPA BİRLİĞİ (AB)
30/12/2013 - 07:19 ULUSLARARASI BİRLİKLER-1 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM)
23/12/2013 - 08:08 İSLÂM BİRLİĞİ ve ULUSLAR ARASI BİRLİKLER
16/12/2013 - 08:48 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-7 AŞIRI MİLLİYETÇİLİK
10/12/2013 - 09:56 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-6 FAŞİZM VE IRKÇILIK
02/12/2013 - 08:07 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-5 KOMÜNİZM
25/11/2013 - 09:12 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-4 BATI EMPERYALİZMİ
22/11/2013 - 10:05 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-3 SİYONİZM-3
20/11/2013 - 11:53 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN FAKTÖRLER-2 SİYONİZM-2
04/11/2013 - 10:10 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-1 SİYONİZM-1
28/10/2013 - 07:11 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER
20/10/2013 - 18:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-28 KUDÜS KONGRESİ (1931)
15/10/2013 - 20:29 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-27 NECMETTİN ERBAKAN ve D-8
07/10/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-26 BEDİUZZAMAN SAİD NURSÎ
30/09/2013 - 06:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-25 ABDURREŞİD İBRAHİM
23/09/2013 - 06:31 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-24 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-2
16/09/2013 - 06:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-23 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-1
10/09/2013 - 06:55 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-2
02/09/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-1
25/08/2013 - 22:57 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-20 KANUNî SULTAN SÜLEYMAN
20/08/2013 - 06:06 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-19 İDRİS-İ BİTLİSÎ
12/08/2013 - 07:09 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-18 YAVUZ SULTAN SELİM
05/08/2013 - 06:38 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-17 FATİH SULTAN MEHMED
29/07/2013 - 06:24 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-16 OSMAN GAZİ
22/07/2013 - 00:21 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-15 OSMANLILAR DÖNEMİ
15/07/2013 - 08:07 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-14 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-2
08/07/2013 - 10:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-13 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-1
01/07/2013 - 09:32 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-12 SELAHADDİN EYYUBÎ
24/06/2013 - 09:28 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-11 ABBASİLER DÖNEMİ-2
17/06/2013 - 09:35 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-10 ABBASİLER DÖNEMİ-1
10/06/2013 - 09:27 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-9 EMEVİLER DÖNEMİ-2
03/06/2013 - 10:04 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-8 EMEVİLER DÖNEMİ-1
29/05/2013 - 07:11 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-7 Hz ALİ (r.a.) DÖNEMİ
26/05/2013 - 09:37 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-6 Hz OSMAN (r.a.) DÖNEMİ
13/05/2013 - 10:30 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-5 Hz ÖMER (r.a.) DÖNEMİ
06/05/2013 - 11:41 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-4 Hz EBU BEKİR DÖNEMİ
29/04/2013 - 09:25 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-3 MEDİNE DÖNEMİ
22/04/2013 - 02:26 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-2 HİCRET
15/04/2013 - 07:02 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-1 MEKKE DÖNEMİ
08/04/2013 - 08:00 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-16 NEFSE UYMAK
01/04/2013 - 09:29 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-15 HAYATI DEĞERLİ GÖRMEK
25/03/2013 - 10:40 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-14 HEVA’YA UYMAK
18/03/2013 - 10:17 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-13 GEVŞEKLİK
11/03/2013 - 09:58 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-12 TÛL-İ EMEL
04/03/2013 - 14:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-11 TEMBELLİK
25/02/2013 - 10:03 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-10 CEHALET
18/02/2013 - 09:16 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-9 KORKAKLIK
11/02/2013 - 00:51 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-7 ZİLLET
04/02/2013 - 09:36 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-8 İHANET (Hıyanet)
28/01/2013 - 09:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-6 REHAVET
21/01/2013 - 01:08 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-5 GAFLET
14/01/2013 - 08:01 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-4 YEİS
06/01/2013 - 02:49 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-3 Adavet
30/12/2012 - 02:14 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-2 Başkanlık Sevgisi
24/12/2012 - 00:26 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR 1 TEFRİKA
17/12/2012 - 08:10 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 14 Bey'at (Biat)
11/12/2012 - 07:17 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 13 Hamiyyet
03/12/2012 - 08:09 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 12 Müsalemet
26/11/2012 - 08:32 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 11 Muavenet
19/11/2012 - 00:38 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 10
12/11/2012 - 08:05 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 9 Cesaret
05/11/2012 - 08:21 İslâm Birliğinin Temel Esasları-8 Sadakat
30/10/2012 - 00:05 İslâm BirliğininTemel Esasları-7 Uhuvvet
21/10/2012 - 11:08 İslâm Birliğinin Temel Esasları 6 - Ümmet Bilinci
15/10/2012 - 08:23 İslâm Birliğinin Temel Esasları-5 Adalet
08/10/2012 - 10:50 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Hürriyet
01/10/2012 - 09:51 İslam Birliğinin Temel Esasları - 3 Şûra
24/09/2012 - 00:53 İslam Birliğinin Temel Esasları 2 - İttihad
22/09/2012 - 01:22 İslâm Birliğinin Temel Esasları 1 - İtikad
16/09/2012 - 23:48 İslam Birliğinin Hedefleri 7 - Sömürünün Ortadan Kaldırılması
08/09/2012 - 01:14 İslâm Birliğinin Hedefleri 6 - İslâm Medeniyetinin Yeniden Kurulması
03/09/2012 - 12:50 İslam Birliğinin Hedefleri 5
27/08/2012 - 15:07 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Ekonomik Güçlenme
23/08/2012 - 12:31 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-3 (Manevî Kalkınmanın Gerçekleştirilmesi)
13/08/2012 - 10:19 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-2 Maddî Kalkınma ve Refahın Yaygınlaştırılması
06/08/2012 - 12:26 İslam Birliği'nin Hedefleri 1 Temel Hak ve Özgürlüklerin Sağlanması
30/07/2012 - 10:32 İslam Birliğinin İtikadi Ve Siyasi Temelleri
23/07/2012 - 13:59 İSLÂM BİRLİĞİNİN FAZİLETİ
18/07/2012 - 14:41 Dünya İslam Birliğine Muhtaçtır
09/07/2012 - 16:27 İslam Birlği İzzet kazandırır
02/07/2012 - 09:45 İslam Birliği'nin Amacı
25/06/2012 - 12:19 İSLÂM BİRLİĞİ HER MÜSLÜMAN’IN GÖREVİDİR
18/06/2012 - 09:18 İslam Birliğinin Hükmü
11/06/2012 - 10:51 İslam Birliği Yüce Bir İdealdir
04/06/2012 - 14:04 İslam Birliği Nedir?
29/05/2012 - 11:56 İslam Birliği İnanç Birliğidir
21/05/2012 - 12:58 Selamı Yayınız
14/05/2012 - 12:31 İslam Birliği Acil Bir İhtiyaçtır
 
Meclis güçsüzleşirse sokak güçlenir
KPSS cevap kağıtları erişime açıldı
ABD'den PYD/PKK mektubu
Biraraya gelmezsek zulümler önlenemez
KPSS sonuçları açıklandı
Bahçeli’den CHP'nin yürüyüşüne ilk tepki: "Akılsız başın cezasını ayaklar çeker"
Sorunlarımızı G-8’de değil D-8’de çözelim!
Az önce açıklandı! İşte yerine gelen isim…
Siyasîler kavgayı bırakırsa vatandaş kucaklaşır
EN ÇOK
Yazarlar
Hayati OTYAKMAZ
ADALET- EMANET VE İŞLERİ EHLİNE VERMEK
Şeref KAÇMAZ
HESAPLI - YORUM
Mustafa KAYA
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler Tuzağı
Atilla MEHDİGİL
Ateizm ve ateistlerin hezeyanı
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Katar sana ne katar - Deepweb
Ekrem ŞAMA
Dışişleri şaka gibi
Mustafa İŞCAN
Yıllık izin birer gün olarak kullanılır mı?
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Mehmet Şevket EYGİ
Kuvvetli Müslüman
Ali Haydar HAKSAL
Emperyalizmin Suyunda Gitmek de İşe Yaramıyormuş
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Korku Türbülansı”ndaki ABD ve “Kontrolsüz Çok Kutupluluk” Planı
Zeki CEYHAN
Bir adım ötesi!
Mevlüt ÖZCAN
Her ibadetin hikmeti vardır
Mahmut TOPTAŞ
Bayram günü ne yapalım?
Prof.Dr.Ata ATUN
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Prof. Dr. Burhanettin Can
İslâm coğrafyasında “kaos’tan kaynaklanan düzen”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Ne yapacaksan ölmeden önce yap
Mustafa YILDIRIM
Özlenen eski Ramazanlar mı yoksa insanlar mı?
Burak KILLIOĞLU
Beton, hep beton!
Şakir TARIM
Yaşananlar ekseninde D-8’in önemi
İsmail KILLIOĞLU
İktidar ve devlet
İbrahim VELİ
En değerli hediye: D-8
Abdülkadir ÖZKAN
Suriye bölündü, kaynaklar paylaşıldı
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz