29 Sevval 1438 | 23 Temmuz 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
20/05/2016 - 09:14
Prof. Dr. Burhanettin Can

Giriş

“Laiklik” ve “Sekülerlik” kavramlarının anlam alanları ve tarihsel gelişimleri, göz önüne alındığında “din ve devlet ayrımı” yahut da “din işleri ve devlet işlerinin ayrımı” şeklinde formüle edilebilecek kavramlar olmadığı rahatlıkla görülebilir. Kavramların gerçek boyutları ile ortaya konabilmesi için tarihi arka planı göz önüne almak, onu tartışmak gerekmektedir. Söz konusu kavramların tarihin bir döneminde aniden ortaya çıkmadıkları, çok uzun bir tarihi geçmişleri olduğu, varlık teorisi, bilgi teorisi ve değer teorisi kapsamında, Yunan (Grek) - Roma-Yahudi - Hristiyan kültürü düzleminde vuku bulan “Rönesans”, “Reform”, “Aydınlanma” ve “Modernizm” diye isimlendirilen hareketlerin sonucunda (1) “esas” anlamlarından koparak yeni “istilahi” anlamlara kavuştuklarının bilinmesinde fayda vardır.

 Burada Laiklik, Laikleşme, Laisizm kavramlarının ortaya çıkmasına vesile olan arka plan ele alınıp incelenmektedir.

Laik Kavramının Ortaya Çıkış: Esas Anlamı

“Laik” kelimesi Grekçe olup ‘laos’ kökünden türetilmiştir. ‘Laos’, ‘halk’, ‘avam’, “ahali”, “reaya” anlamındadır. Laos’tan ‘laikos’ türemiştir. ‘Halktan adam’ demektir. Kelimenin Klasik Grekçe’deki anlamı ‘ferdi kişi’, ‘belirli bir şeye bağlı olmayan’dır. Bu kelime, Geç Latince’de ‘laicus’, Fransızca’da ‘lai’ ve İngilizce’de ise ‘lay’ şeklini almıştır. Terim olarak anlamı, genel olarak, ‘belirli bir meslek grubuna dâhil olmayan kişi’, “belirli bir sınıfa dâhil olmayan kişi” demektir. Özel anlamları ‘rahipler sınıfının dışında olan kişi’ ve/veya, ‘bu sınıfa dâhil olup da hizmet ve el işleriyle meşgul olan kişi’, olmaktadır. Görülebileceği gibi ‘Laik’ kelimesinin esas anlamı, köken olarak ‘dinin karşıtı olan kişi’ değil, bir müessese olan ‘kilise mensuplarının/ruhbanın (clerical)’ dışındaki kişi’, ‘avam’dır. Ruhbanlar ‘havass’dır, laikler ise ‘avam’dır (1).

Grekçe’de, “halk’’ kavramını ifade etmek üzere iki ayrı kelimeden söz edilebilir. Bunlardan birisi, “aristokratlar (zadegan)” sınıfının dışında olan kitleyi ifade eden “demos” kelimesidir. Bu kelime, bu sebeple, aynı zamanda, siyası iktidardan pay alamayan kesimi de ifade etmektedir. İkincisi ise, din adamları (klerikaller) sınıfının dışında kalan kitleyi ifade eden “laos” kelimesidir. Laos ile ifade edilen kitle içerisine, siyasi iktidarı elde tutan krallar da dâhildir. Nasıl ki Demos, aristokratların ve/veya siyasi iktidarın düşmanı olan değil, sadece onun dışında olan kitleyi ifade etmekte ise, benzer şekilde, laos da,  din adamları ve/veya din adamları tarafından temsil edilen din kurumunun düşmanı olan değil, o kurumun dışında olan kitleyi ifade etmektedir.

Eski Ahit’te mevcut olmayan, Laos’dan türetilen “laik” kelimesi, din adamları (klerikaler) dışındaki kitleyi ifade etmesi anlamında miladi ilk asırda RomaIı Clement tarafından, laiklerle ruhbanların münasebetlerinden bahseden bir pasajında kullanılmıştır (1). 

Ruhbanlar ve diğerleri şeklinde bir ayırıma gidilmesinin sebebi, Hıristiyanlık düşüncesinde ruhbanlara/Din Adamlarına atfedilen anlam ile ilgilidir. Hıristiyanlığın kutsal ve bağlayıcı referansları İnciller, Resullerin işleri, Havari mektupları ve Kilise konsüllerinin tespit ettiği temel iman esaslarıdır. Hz. İsa’dan sonra onun vahiyleri, Resul ve kilise azizlerine intikal etmeye devam etmektedir (2). Pavlus’a, göre “Havariler, Mesih’in hizmetçileri ve Allah’ın sırlarının kâhyalarıdır. İnsan bunu böyle bilmelidir.” “Vaiz ve Resul olarak imanda ve hakikatte milletlerin muallimi olarak ben tayin olundum” demektedir (Timoteosa 1,2: 71; Timoteosa II, 1:11)

Görülebileceği gibi Hıristiyanlık düşüncesinde hiyerarşinin zirvesinde “Tanrı”  en alt basamağında da “halk”, Tanrı ile halk arasında ara katman olarak “ruhbanlar” yer almaktadır. Ruhbanlar böyle bir konumda olunca bu sınıfa dâhil olmayanların durumunu belirleyecek bir kavrama, ihtiyaç hasıl olmuştur; o da, yukarıda ifade edilen laik kelimesidir. Bu nedenle Hıristiyanlıkta toplum ruhbanlar ve laikler/sekülerler olarak iki ana sınıfa ayrılmışlardır (1,2).

‘Ruhban olmamak’ terimi ‘Kilise kurumu mensubu olmamak’ anlamındadır. Bundan dolayı laik, ruhban olmayan, ama Hıristiyan olan sıradan insan demektir (1). Bu sınıflandırma ile Kilise, Kilise kurumu içi ve Kilise kurumu dışı şeklinde iki ayrı varlık alanına bölünmüştür. Bu iki sosyal alan birbirlerinin düşmanı değil birbirlerinin tamamlayıcılarıdır. Ancak ruhbanlar “Tanrı’nın” memurları ve laikler de kul/reaya taifesidir.

Laik kelimesinin esas anlamı buydu. Ancak tarihi süreç içerisinde esas anlamında meydana gelen kırılmalar sonucu kelime yepyeni bir anlam, ıstılahı anlam, kazanmıştır. Aşağıda bu sürecin kısa bir özeti verilmektedir.

“İki-Kılıç” Doktrini; Regnum-Sacerdotium

Batıda Hıristiyanlığın yasak olduğu dönemlerde Hıristiyanlar, Roma’nın zulmünden korunmak amacıyla Matta İncili’ndeki “Kayzer’in/Sezar’ın Hakkını Kayzer’e/Sezar’a ve Allah’ın Hakkını Allah’a verin” (Matta, Bab:22., Ayet:21) ayetini bir ilke olarak benimseyip mücadelelerini buna göre yapmışlardır. Hıristiyanlığın iki büyük kurucusu olan Aziz Petrus ve Aziz Pavlus (St. Peter ve St. Paul) bu yaklaşımla, “dünyevilik” ile “uhrevilik” , “dünya işleri” ile “din işleri” ve “dünyevi güç merkezi” ile “ruhani güç merkezi” ayrımı yaparak Hıristiyanlığın dünya işlerini, krallara, imparatorlara bıraktığı, dolayısıyla kendilerinden tehlikeli olmadığı mesajını Romalı İmparatorlara vermek istemişlerdir (1).

Ancak Hıristiyanlık meşruiyet kazanıp açık faaliyet gösterip kuvvetlenince, bu ilke terk edilmiş; bunun yerine “İki-Kılıç Doktrini” savunulmaya başlanmıştır. İki-Kılıç Doktrini, Luka İncili’ndeki “Ve onlar: Ya Rab, işte, burada iki kılıç, dediler. İsa onlara:”Yeter”, dedi.” (Luka., Bab:22., Avet:38) ayetine dayandırılmıştır. Buradaki İki Kılıç ile “Tanrı’nın Hristiyanlığı korumak üzere verdiği iki güç kaynağı” kast edilmektedir. Bunlar “Dünyevi İktidar (Regnum)” ile “Ruhani İktidar (Sacerdotium)’dır”(1,2).

İki Devlet: Dünya Devleti-Sitesi (civitate terrana) ve Tanrı Devleti –Sitesi (civitate- dei)” 

Hristiyan Teolojisinin önemli isimlerinden Saint Augustin-Aziz Augustin (354-430) yazdığı eserde, Roma’nın yıkılışının sebebini, “iki devlet”in, “Dünya Devleti-Sitesi (civitate terrana) ve Tanrı Devleti –Sitesi (civitate- dei)”,  yanlış konumlanması, aralarındaki ilişkinin yanlış kurulması olarak açıklamaktadır. Saint Augustin’e göre (354-430) “İlk Günah sonucunda Cennet’ten kovulmuş olmasından beri dünya iki ayrı siyasi varlık alanına taksim olunmuştur. Bunlardan birisi, “Tanrı Devleti –Sitesi” (civitate- dei) diğeri de Yeryüzü/Dünya Devleti-Sitesidir (civitate terrana).  Tanrı Devleti (Sitesi) gelecekteki Tanrı ülkesinin bütün yurttaşlarından, yani Tanrı’nın inayetine mazhar olmuş, günahlardan arınmış mü’minlerden kurulu olacaktır. Buna mukabil Yeryüzü (Arz) Sitesi (Devleti) ise kötü’ye, Şeytan’a boyun eğmiş olanlardan kurulmuş olacaktır. Dünya Devleti acımasız, gaddar, işkenceci, savaşçı, baskıcı ve entrikacıdır. Tanrı devletinde ise ebedi huzur, sükûn, huzur ve mutluluk, ahlak ve adalet vardır. Hz. İsa’nın amacı bu tür bir yaşam tarzıdır. Bizim görevimiz, bu anlayışa uygun bir devlet kurmak için çaba göstermektir. Bütün insanlık tarihi, bu ikisinin arasındaki mücadelenin ve gitgide birbirlerinden ayrılmalarının bir sürecidir.” (1, 3).

Aziz Augustin yazdığı eserle Hristiyanlığı etkisi altına alacak olan bir devlet ve tarih felsefesi geliştirmiş ve iki devletin kilise çatısı altında olması gerektiğini savunmuştur.

İki Kılıç ve İki Devlet doktrinlerinin temelleri, Hıristiyanlığın kutsal kitaplarında yer almaktadır. Hıristiyanlığa göre “Baba kimseye hükmetmez, hükmü oğula vermiştir” (Yuhanna, 3:17; 5:22-23; 27:47). “İsa ise her hükümetin başıdır” (Koloselilere, 2:10). “İsa’nın hakikati resullerdir” (II. Korintoslulara, 11: 13). “Resuller Rabbin verdiği yetkilere göre hareket ederler” (II. Korintoslulara, 13:11). “Bedenin kurtarıcısı Mesih aynı zamanda Kilisenin başıdır” (Efesoslara, 5:23). “Kilise, Mesih’in kendi bedenidir” (Koloselilere, 1:18, 24). “Kilisenin başında bulunan Papa resullerden vahy almaktadır. Papa masum ve yanılmazdır.” (2)

Bu esaslara dayalı ve “Kayzeryo-Papizm” olarak da adlandırılan “Papalık Doktrinini” (Papal Doctrine), Papa I. Leo (440-561) tarafından, “Papa’nın İsa tarafından St. Peter’e verilen yetki ve fonksiyonlarının meşru varisi ve halefi olduğunu ve buna dayanarak monarşik fonksiyonlara sahip olduğunu”, “ruhani ve dünyevi iktidarın başının Papa ve din adamları olması gerektiğini” ileri sürerek savunmuştur (1). Benzer şekilde 11 asırdan itibaren Papa VII. Gregoria, bu iki iktidarın ruhani iktidarın başkanlığında birleştirilmesini savunmuştur. Bunun için Pavlus’un “Mademki biz size ruhani şeyler ektik, sizin cismani şeylerinizi biçeceksek, büyük şey mi? Eğer başkaları size hâlâ hâkimiyette hissedar iseler, biz daha ziyade değil miyiz?” (I. Korintoslulara, 9: 11-12) sözlerini mücadelesine dayanak olarak kullanmıştır.

Batı’da Kilise-Devlet İlişkisi: Üç Model

Batı’da, Kilise-Devlet ilişkisi, ana hatlarıyla, Hıristiyanlığın yasak olup olmamasına ve “dünyevileşmenin” olup olmamasına bağlı olarak üç farklı modele göre şekillenmiştir (1, 2, 4):

•Ortodoks Kilisesi ve “Bizantinizm” Modeli (Tabi Klerikalizm)

•Katolik Kilisesi ve “Kayzeryo-Papizm” Modeli (Metbu Klerikalizm)

•Seküler/Laik Model (Protestan Kilisesi ve Katolik Kilisesi)

Ortodoks Kilisesi ve Bizantinizm modelinde (Tabi Klerikalizm), Ortodoks Kilisesi, (Bizans İmparatorluğunun çok güçlü olduğu bir dönemde doğmuştur.)  devlete bağlıdır(1,2). Katolik Kilisesi ve Kayzeryo-Papizm Modelinde (Metbu Klerikalizm), yukarıda ana hatları ile açıkladığımız iki devlet, iki kılıç, iki iktidar, kilisenin altında ruhani liderliğin önderliğinde birleştirilmiştir. Bu güçlerin her ikisini birden nefsinde toparlayan papalar, “İmparator-Papa” kimliği kazanmışlardır (1)

Sonuç:

Papalık makamının, kendisine bağlı Kilise teşkilatları vasıtasıyla, Katolik olan memleketlerdeki siyasi iktidarlar üzerinde kurduğu büyük baskı ve otorite, zamanla tepki almaya başlamış ve milliyetçilik duygularını harekete geçirmiştir. Almanya, İngiltere gibi ülkelerde Katolik Kiliseleri, ‘Roma’nın ajanı’ olarak görülmeye başlanmış ve “Milli Kiliseler fikri” ortaya atılmıştır (1). Almanya’da Lutheran Protestan Hareketi, İngiltere’deki Anglikanist Protestan Hareketi ortaya çıkmış ve Calvin ve Zwingli Protestan Hareketlerinin de Kuzey ve Kuzey Batı’da önemli etkileri olmuştur. Bütün bu Protestan hareketlerin neticesi, anlam alanının geçen yazıda incelediğimiz Sekülerizmin ortaya çıkması olmuştur.

Almanya ve İngiltere’nin aksine Fransa’da Kiliseye karşı mücadele, çok sert ve şiddetli olmuştur. Bu mücadele sürecinde Papalık makamına tepki olarak Protestan olmayan bir Milli Katolik Kilisesi (Gallikanizm)  ve Laiklik, Laisizm, Laikleşme ortaya çıkmıştır.

Öyleyse Laiklik, Laisizm, Laikleşme nedir? Sekülerlik, Sekülarizm, Sekülerleşme ile aralarında ne ilişki vardır? (Devamı Var).

Kaynaklar

1-Hocaoğlu, D., Laisizm’den Milli Sekülerizm’e Laiklik Sorununun  Felsefi Çözümlenmesi, Selçuk Yayınlar, Ankara, 1995, S: 48-52, 80-90, 100-150.

2-Bulaç A., İslam ve Modern Zamanlarda Din-Devlet İlişkisi, Cogito, Laiklik, Sayı 1 Yaz 1994, Yapı Kredi Yayıncılık, İstanbul, Mayıs 2007, S:67-87)

3-Öktem N., Dinler ve laiklik, Cogito, Laiklik, Sayı 1 Yaz 1994, Yapı Kredi Yayıncılık, İstanbul, Mayıs 2007, S:33-49

4-Altındal, A., Laiklik Enigmaya dönüşen Paradigma, Alfa, İstanbul, 2007, S:6-10. 

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
21/07/2017 - 09:09 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
07/07/2017 - 09:20 İslâm coğrafyası ve “kaostan kaynaklanan düzen”
30/06/2017 - 08:59 İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
23/06/2017 - 09:21 İslâm coğrafyasında “kaos’tan kaynaklanan düzen”
16/06/2017 - 09:37 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları - 3
09/06/2017 - 09:29 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları -2
02/06/2017 - 10:30 Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden 2019 cumhurbaşkanlığı savaşları -1
26/05/2017 - 09:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
19/05/2017 - 08:52 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
12/05/2017 - 09:12 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 4:
05/05/2017 - 12:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci-3: BİR “DİKTATÖR”(!) İNŞA ETMEK
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
20 Temmuz yeniden doğuştur
Adalet Bakanı Bozdağ'dan 'tek tip kıyafet' açıklaması
Allah’a şükür salâlar galip geldi
Darbenin üssüne yürüyoruz
Karamollaoğlu: Akla ziyan bir tutuklama
Suudi Arabistan'dan Katar açıklaması
Avusturya'dan Zeybekci'ye giriş yasağı
Başbakan Yıldırım: 'Sağlık olsun Türkiye Kıbrıs için elinden geleni yaptı'
BBP'den Adalet Yürüyüşü mitingi kararı
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
SGK ve 15 Temmuz gazilerinin hakları
Atilla MEHDİGİL
Kral çıplaak! Kral çıplaak! Kral çıplaak!
Mustafa KAYA
Şimdi Daha da Dikkatli Olma Zamanı
Hayati OTYAKMAZ
"Erkekler gibi savaşamadın, bari oturup kadınlar gibi ağla"
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Ekrem ŞAMA
15 Temmuz programları
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Ah köylüm vah köylüm
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
En Kârlı Ticaret
Ali Haydar HAKSAL
İnsanın Tükendiği Zamanlar
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Batı Cephesi”ndeEvanjelik Çatlamalar!
Zeki CEYHAN
Kabinede yenilik!
Mevlüt ÖZCAN
Sihir ve büyü helak eder
Mahmut TOPTAŞ
Şeytana cennetin yolu sorulmaz
Prof.Dr.Ata ATUN
Anastasiadis’in politik iflası
Prof. Dr. Burhanettin Can
İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Fitneler ve darbeler
Mustafa YILDIRIM
Yaş yetmiş hâlâ emekli olamamış
Burak KILLIOĞLU
Pişkin…
Şakir TARIM
Kudüs ve Filistin için ümitler yeşerdi
İsmail KILLIOĞLU
İnsana bakmak
İbrahim VELİ
Saadet similasyonu
Abdülkadir ÖZKAN
Terör örgütlerinin arkasındakileri bilmeyen kalmadı
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz