3 Sevval 1438 | 27 Haziran 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Sekülerlik, Sekülerleşme
13/05/2016 - 09:07
Prof. Dr. Burhanettin Can

MECLİS BAŞKANI İSMAİL KAHRAMAN’I LİNÇ ETME GİRİŞİMİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ-3:

Giriş

Meclis Başkanının anayasa ve laiklikle ilgili konuşması üzerine başlatılan tartışmalarda kullanılan din, laiklik ve sekülerlik kavramlarına taraflar, aynı anlamı yüklememektedir. Kelime aynı ve fakat muhteva farklıdır. Bu da tarafların birbirini anlamasına mani olmaktadır. Bu nedenle konumuz açısından “Din”, “sekülerlik” ve “laiklik” kavramlarının taşıdığı anlamların tartışılmasında fayda vardır.

Burada sekülarizm/sekülerleşme kavramı ele alınıp incelenmektedir.

 

Sekülarizm

Kavramlar, toplumun ilişkileri, davranışları, anlayışları, kültür ve yaşantısı hakkında bilgi verirler. Bazı kelimelerin hem “esas anlamı” hem de “ıstılahı anlamı” vardır (1). Bazı kelimeler “anahtar ya da odak kelime özelliğine sahiptir. Bazı kelimeler, zamana bağlı olarak anlam kaymasına uğrayabilir, anlam alanları daralabilir ya da genişleyebilir. Bazı kelimeler de tamamen unutulup kullanılmaz hale gelebilir. Bunlar, toplumun zihinsel ve kültürel değişiminin bir ölçüsü olarak ortaya çıkmaktadır. Bazı kavramlar da, aydınlar, okumuşlar veya devlet eliyle yabancı bir toplumdan transfer edilip kendi toplumlarına sunulmakta hatta dayatılmaktadır. Osmanlı’da Batıya giden jöntürklerin, kendilerinin dahi tam bilemedikleri, kendi toplumları için de bir karşılığı olmayan birçok kavramı Avrupa’dan alıp toplumlarına kabul ettirmeye çalışarak kavramsal bir kargaşaya neden olmuşlardır (2). Bu, Cumhuriyet döneminde Devlet eliyle yapılmak istenmiştir. Sekülerlik ve laiklik gibi birçok ithal kavram, kabullenmesi için halka baskı yapılmıştır.

Hem Sekülarizm hem de laiklik kelimesi, sosyal hayatta pek çok kelimeyi etkileyen ve şekillendiren çok önemli anahtar ve odak kelimelerdir. Zamanla anlam alanları, bazen daralmış bazen de genişlemiştir. Bunlar ortaya çıktığı günden bu güne anlam alanı değişiklik göstermiş kavramlardır. İlk kullanılışı ile şimdiki kullanılışı arasında çok ciddi anlam farklılıkları vardır.

“Seküler” kelimesi, Latince olup ‘ırk, çağ, dünya’ demek olan ‘saeculum’dan gelmektedir. ‘Saecularis’, ‘saeculum’a ait olan’ anlamına gelmektedir. Bu kelime eski Fransızcaya ‘seculer’ ve oradan İngilizceye ‘secular’ şeklinde intikal etmiştir. Kelime modern Fransızcada ‘seculaire’dir (3). Sekülarizm (secularisim), “saccularis”ten türemiş bir kavram olup çok geniş bir anlam alanı vardır. Sekülarizm, “yeryüzüne ait olan, içinde yaşanılan çağa ait olma, ömür boyu olan, dine ve kiliseye bağlı/bağımlı olmayan, ruhbanlara (clergy) ait olmayan, toplumsal ahlak standartlarının dine ve dinlere göre değil, güncel hayata göre düzenlenmesinden ve ayarlanmasından yana olmak, güncel-dünyevi hayatı ilgilendiren her konuda ve/veya özel konuda dinsel yargıları dıştalamak veya kasten dıştalamak anlamlarına gelmektedir” (3,4).

Sekülerleşme, doğduğu zamanki anlamıyla yol boyu kazandığı ıstılahı anlamı birbirinden çok farklılaşmıştır. Samuel Johnson’ın Sözlüğünde sekülerleşmeyle ilgili kavramlara yüklenen anlamlarda bunu görebilmekteyiz:

“Sekülerleştirmek (secularize): Uhrevi/dini olanı, gündelik hayattan uzaklaştırma. Sekülerleşme (secularization): Sekülerleştirme eylemi. Dinin gündelik hayattaki etkisini ve yerini azaltma, sınırlama süreci.” (5)

Loobster sözlüğünde ‘secularism’ sözcüğü şöyle açıklanmaktadır (6):

“a- Dünyevi ruh dünyevi yönelişler. İlke ve uygulamalardan oluşan ve her çeşit inanç ve ibadeti ret eden sistem.

b- Din ile kilisenin, devlete ve özellikle genel eğitim işlerine hiçbir şekilde müdahale edememesi anlayışı.”

Oxford sözlüğünde ‘secular’ sözcüğü şöyle tanımlanmaktadır(6):

“a- Dünyevi ya da maddi olan. Dini ve ruhi olmayan.

b- Dinin, ahlak ve eğitime temel olması gerekmediğini söyleyen görüş.”

“Uluslararası Üçüncü Yeni Sözlük”, ‘secularism’ sözcüğünü şöyle açıklamaktadır (6):

“Hayatın tamamında ya da bir bölümünde dinin veya dini değerlerin yönetime müdahalede bulunmaması veya bu değerlerin amaçlı bir biçimde hayatın dışına itilmesi anlayışı üzerine kurulu yöneliş, akım.

Davranışsal ve ahlakı değerler, din kesinlikle dikkate alınmaksızın hayatın çağdaş ve sosyal dayanışma değerleri üzerine kurulmalıdır düşüncesi üzerine kurulu sosyal ahlak sistemi”

Yukarıdaki tanımlardan görülebileceği gibi Sekülerleşmede insanın bütün ilgisi ve dikkati, yalnız ve yalnız bu dünyaya çevrilmiştir. Şu an, yaşanan an önemlidir. Ahiret hayatı ya inkâr edilmiş, ya unutulmuş ya da önemsiz bir hale gelmiştir. Harvey Cox, bu süreci şöyle tanımlamaktadır:

“İnsanların en temel ilgi ve yöneliminin bu dünyanın dışından-ötesinden ve üstünden, sadece ve sadece bu dünyaya yönelmesi hareketidir. Bu, bu dünyanın bağlı olduğu mitik, metafizik ve dini her çeşit düalizmden (iki dünya) arındırılmasını içermektedir. Bunun nihai anlamı ise, bütün hastalıkları ve günahlarıyla, bütün sağlık ve umutlarıyla sadece yeryüzü alanını kemaliyle ciddiye almaktır.”(7).

Sekülerleşme, hayatın tüm alanlarının, hatta düşünme sisteminin/zihnin bile dinin etkisinden tamamı ile arındırılması hareketidir dersek abartmış olmayız:

“Peter Berger: Mamafih kültür ve sembollerden bahsettiğimizde sekülarizasyonun toplumsal-yapısal bir süreçten daha fazla bir şey olduğunu kastediyoruz. Sanat, felsefe ve edebiyatta dini içeriklerin kayboluşu ve hepsinden önemlisi bilimin dünyada özerk ve tamamen seküler bir yöntem olarak yükselişinde gözlendiği gibi o, kültürel ve düşünsel bir hayatın tamamını etkisi altına alır. Bununla kalsa iyi, burada sekülarizasyonun aynı zamanda öznel bir yanının da bulunduğu ima edilmektedir. Nasıl ki toplum ve kültürün sekülarizasyonundan bahsediyorsak, aynı şekilde bilincin sekülarizasyonundan da bahsedebiliriz. Yalın bir şekilde ifade edecek olursak, bu, modern Batı’nın dini açıklamalarından yararlanmaksızın dünyayı ve kendi öz yaşamlarını yorumlayan gittikçe artan sayıda bireyler ürettiği anlamına gelir.”(7)

Edward Bailey’e göre de sekülerleşmenin değişmeyen anlam boyutu, din karşıtlığıdır:

“Seküleri tanımlamak gayet kolaydır. Sekülerin anlamı sürekli değişmektedir, ama sürekli olan bir yönü de vardır: Her zaman açık bir şekilde dini olanın karşıtı anlamına gelir. Dini olan ne anlama gelirse gelsin bu öyledir.” (8)

Sekülaristler, sekülerleşme teorisi ile dini hem tüm toplumsal hayattan, günlük hayattan hem de bireyin düşünce/zihin ve ahlak hayatından tamamıyla tasfiye etmek istemişlerdir. Sekülerleşme kavramını ortaya ilk kez atan Max Weber’e göre, “Sosyal eylem için kesin bilgi sağlama anlamında ilahi otoriteye yöneliş geçmişe göre güvenirliliğini kaybetmiş pratik ekonomik faktörler bilginin değerini belirlemede giderek artan bir rol oynamaya başlamıştır.” (8)

Sekülerlere göre bilim ve sosyoloji geliştikçe, din etkisiz hale gelecektir: “Sekülerleşme teorisinin ana teması gayet nettir: Modernleşme ile hem toplumsal seviyede hem de bireyin zihninde (bilincinde) din gerileyecektir.” (9)

Ancak zaman bunun tersini ortaya koymuş, din bireylerin ve toplumların hayatında, ruh dünyalarında çok ciddi bir ihtiyaç olarak ortaya çıkıp yaygınlaşmıştır. Bu, sekülerleşme teorisine vurulan ciddi bir darbedir. Sekülerleşme teorisyenlerinden Bryan Wilson, Peter Berger, Thomas Lucman ve Karel Dobbelaere, Dinin insanın düşünce ve ahlak dünyasında bir ihtiyaç olarak var olması gerektiğini savunarak inşa ettikleri sekülerleşme teorisini eleştiriye başlamışlardır (8-10). Sekülerlere göre sekülerleşmenin bir “toplumsal boyutu” bir de “kişisel bilinç boyutu” vardır. Sekülerleşme, her iki boyutta da dine savaş açmıştır. Ancak bu savaşta isteneni sağlayamamış, özellikle kişisel bilinç boyutunda ciddi bir başarısızlığa uğramıştır. Peter Berger bu noktada, “Toplumsal seviyedeki sekülerleşmenin mutlaka bireysel bilinç seviyesinde de gerçekleşmesi gibi bir zorunluluk söz konusu değildir” diyerek sekülerleşmenin tümüne değil bilinç düzeyindeki değişim zorlamasına karşı çıkmaktadır.

Burada dikkat edilmesi gereken şey, hayatın dini kurallarla tanzim edilmesi ile düşünce, inanç ve ahlak yapısında dinin etkili olması farklı şeylerdir. Sekülerleşme teorisine eleştiri yönelten bu seküler düşünürler, dinin birey için bir ihtiyaç olduğunu, bireyin özel hayatında/zihninde bir karşılığı bulunduğunu fakat bunun toplumsal, kamusal, siyasal hayatı tanzim etmek şeklinde anlaşılmaması gerektiğini ifade ederek önceki düşüncelerini bir miktar revize etmektedirler (8-11). Yoksa sekülerleşme teorisinin tamamından vazgeçmiş değillerdir.

Bu durum, Jürgen Habermas’ın 3 Haziran 2008, İstanbul Bilgi üniversitesinde yaptığı konuşmada açıkça görülmektedir:

“…Dindar vatandaşlar ve cemiyetler yasal düzene sadece yüzeysel olarak uymamalıdır; ayrıca, kendi inançlarının önermelerini anayasal prensiplerin seküler meşruiyetine uygun hale getirmeleri beklenir.

Katolik Kilisesi renklerini Liberalizm ve demokrasinin gönderine, 1965’te 2. Vatikan Konsülü’yle çekti. Ve Almanya’da, Protestan Kiliseleri de farklı davranmadı. Açıkça görülüyor ki, bugün İslam’i dünyada da, Kur’an’ın doktrinine ‘tarihsel – hermenötik’ bir yaklaşımın gerekli olduğu kavrayışı gelişiyor... Seküler devletin çatışan dini görüşlere karşı tarafsızlığıyla, siyasi kamusal alanın tüm dinsel katkılardan temizlenmesini birbiriyle karıştırmayalım.” (12)

 

Sonuç: Sekülerizm, Dinin Toplumsal Hayattan Tasfiye edildiği Bir Yaşam Tarzının Adıdır

Sekülarizasyon, varlık teorisi, bilgi teorisi ve değer teorisi açılarından dine açılmış bir savaşın adıdır. Günlük hayatta, sanatta, kültürde, eğitimde, dil de, bilimde, değerlerde, düşüncede, ekonomide, siyasette yönetimde ve devlet hayatında; kısaca günlük hayatın hiçbir yerinde dine ve dini düşünceye yer yoktur.

Seküler düşüncede, Allah’ın ve Ahiret hayatının var olup olmaması önemli değildir. Allah var olabilir. Ancak Allah, hiçbir şekilde bu dünyaya, bu dünyada ki hayata karışamaz, onu tanzim edemez. Bu dünyada ki hayat, Ahiret var diye düzenlenemez. “Biz bu dünyada varız, bu dünyada yaşar ve ölürüz. Öte bizi ilgilendirmez. Olsa da olur olmasa da olur, fark etmez” denmektedir. Nitekim İngiliz Ansiklopedisi, “Secularism”i, Ahiretten ilgilerini keserek insanları yalnızca dünyaya yönlendirme hareketi” (6) olarak tanımlamaktadır.

Özet olarak Seküler düşünce, Allah’ın ve Ahiretin bu dünyanın tanzim edilmesinde hiçbir rolü olmaması esasına dayanmaktadır.

Bir mümin bunu kabul edebilir mi?

Kaynaklar

1- Izutsu, T., Kur’an’da Allah ve İnsan, Ankara Ünv., Ankara, 1975, s.: 21, 22.

2-Ramsaur, E. E., Jöntürkler, 1908 İhtilalinin Doğuşu, Pınar yayınları, İstanbul, 2011, S: 18.

3- Hocaoğlu, D., Laisizm’den Milli Sekülerizm’e Laiklik Sorununun Felsefi Çözümlenmesi, Selçuk Yayınlar, Ankara, 1995, S: 80-90; 48-52;

4-Webster, 1976, S: 2053, Aktaran; Aytunç Altındal, Laiklik Enigmaya dönüşen Paradigma, Alfa, İstanbul, 2007, S: 6.

5- Kaplan Y., ‘Seküler Aklin Ötesi’, İslamiyat IV (2001), Sayı 3 S: 81-102.

6-Kardavi, Y., İslam ve Laiklik, Denge Yayınları, İstanbul, 1996, S: 59-60.

7- Güler İ., “Dünyanın başına gelen Derin sapkınlı: Dünyevileşme, İslamiyat IV

 (2001), Sayı 3, Sİ 35-58.

8 – Swatos, W., H., Christiano, K.,j., Sekülerleşme Teorisi: Bir Kavramın Serüveni, Sekülerizm Sorgulanıyor, Ufuk Kitapları, İstanbul, 2002, S: 95-122.

9- Berger, B., “Sekülerizmin Gerilemesi”, Sekülerizm Sorgulanıyor, Ufuk Kitapları, İstanbul, 2002, S: 7-10

10- Hadden J., K., “Sekülerizmden dönüş”, Sekülerizm Sorgulanıyor, Ufuk Kitapları, İstanbul, 2002, S: 123-159.

11- Berger, B., “Dinin Krizinden Sekülerizmin Krizine”, Sekülerizm Sorgulanıyor, Ufuk Kitapları, İstanbul, 2002, S: 75-94.

12- 6 Haziran 2008, Radikal, S. 10.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
23/06/2017 - 09:21 İslâm coğrafyasında “kaos’tan kaynaklanan düzen”
16/06/2017 - 09:37 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları - 3
09/06/2017 - 09:29 Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları -2
02/06/2017 - 10:30 Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden 2019 cumhurbaşkanlığı savaşları -1
26/05/2017 - 09:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
19/05/2017 - 08:52 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
12/05/2017 - 09:12 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 4:
05/05/2017 - 12:17 Yeni Bir Kadife Darbe Süreci-3: BİR “DİKTATÖR”(!) İNŞA ETMEK
21/04/2017 - 10:02 Kadife darbe sürecinde yeni bir dönem-1: Dikkat
07/04/2017 - 09:06 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 5: Ferdi ahlâkın güzelleştirilmesi
31/03/2017 - 09:12 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu - 4: Kulluk ahlâkının yeniden inşası
17/03/2017 - 09:13 İhtilâf Ahlâkını İnşa Etme Sorumluluğu- 2
10/03/2017 - 09:10 İhtilaf ahlakını inşa etme sorumluluğu-1
03/03/2017 - 11:26 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 10
24/02/2017 - 10:05 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 9
17/02/2017 - 09:04 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-13:
10/02/2017 - 09:27 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 8:
03/02/2017 - 09:03 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 7: 28 Şubat postmodern darbesi ve Millî Görüş kimliği
20/01/2017 - 09:15 Türkiye’deki fitnenin perde arkası - 5
13/01/2017 - 09:46 Türkiye’nin bağımsız dış politika uygulaması açısından 27 Mayıs darbesi ve 12 Mart muhtırası
06/01/2017 - 09:21 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası - 3: Şer ittifakının terör silahı
30/12/2016 - 09:11 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası-2
23/12/2016 - 08:58 Türkiye’deki Fitnenin Perde Arkası -1
09/12/2016 - 09:07 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-4
02/12/2016 - 09:06 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-3:
25/11/2016 - 09:13 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-2:
18/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitnenin Kökünü Kazımak-1
11/11/2016 - 09:04 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 5
04/11/2016 - 12:02 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 4
28/10/2016 - 09:16 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne – 3
21/10/2016 - 09:19 İslâm Coğrafyasını Kasıp Kavuran Fitne - 2
14/10/2016 - 09:14 İSLAM COĞRAFYASINI KASIP KAVURAN FİTNE-1:
07/10/2016 - 09:52 Kadife Darbeden Askeri Darbeye-12: HZ. MUSA, HZ. HARUN VE “YARGISIZ İNFAZ”
30/09/2016 - 09:16 Kadife Darbeden Askerî Darbeye-11:
23/09/2016 - 09:17 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-10:
16/09/2016 - 10:05 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-9
02/09/2016 - 09:06 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-7:
26/08/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-6: Acil Bir Uyarı:
12/08/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-4: Bir Dolardaki Sır:
05/08/2016 - 09:28 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-3: OHAL Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar
29/07/2016 - 09:19 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE - 2: 11 Eylül İkiz Kuleler Provokasyonu İle Arap Baharı Karışımı
22/07/2016 - 09:12 KADİFE DARBEDEN ASKERİ DARBEYE-1: Bir Arka Plan
15/07/2016 - 09:11 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-5:
08/07/2016 - 11:16 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-4:
01/07/2016 - 10:21 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-3:
24/06/2016 - 10:00 KADİFE DARBEDEN SOSYOLOJİK SAVAŞA-2: Sosyolojik Değişim ve Sosyolojik Savaşın İki Boyutu
17/06/2016 - 13:12 Kadife darbeden sosyolojik savaşa - 1
10/06/2016 - 09:59 DİNLERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN TEMEL UNSURLAR VE İKİ ANA DİN
20/05/2016 - 09:14 LAİKLİK, LAİKLEŞME, LAİSİZM-1: Bir Arka Plân
13/05/2016 - 09:07 Sekülerlik, Sekülerleşme
06/05/2016 - 10:47 Kavramsal Kargaşa
29/04/2016 - 09:05 İsmail Kahraman Ne Dedi?
22/04/2016 - 13:04 YA KUTÜL AMARE KAZANACAK YA SYKES-PİCOT KAZANACAK
08/04/2016 - 16:35 Kut’ül Amare Savaşı Sürecinde Psikolojik Savaş-2
25/03/2016 - 14:07 VEKÂLET SAVAŞLARININ HEDEFİ:Türkiye’yi Zihnen Bölme ve Suriyeleştirme
09/03/2016 - 12:57 D-8 hareketi, Erbakan’ın dünyanın yönetimine isyanıdır
02/02/2016 - 13:28 AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİ ÜZERİNE-2: Bildirinin Amacında İki Boyut
15/01/2016 - 13:08 Sekülarizm Nedir?
30/12/2015 - 14:44 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK BÜYÜK ORTADOĞUYU İŞGAL ETMEK İSTEYEN NATO’YA ÜSLERİ ...
18/12/2015 - 10:49 FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK NATO ÜSLERİNİ AÇMAK DEMEK MİDİR?-1
11/12/2015 - 11:40 'Fabrika ayarlarına dönmek' demek 'Avrupa halkı olmak' ve 'Model Ortak' olmak demek midir?
20/11/2015 - 12:08 ABD’NiN YIĞINLA İHANETİNE RAĞMEN HÂL TÜRKİYE İLE ABD “MODEL ORTAK” MI? - 1
06/11/2015 - 10:01 Sosyolojik Savaş
03/11/2015 - 09:38 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK - 3
28/10/2015 - 14:52 TÜRKİYEYİ SURİYELEŞTİRMEK-2
19/10/2015 - 13:52 Türkiyeyi Suriyeleştirmek - 1
10/10/2015 - 17:03 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”-7:
06/10/2015 - 14:03 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-6:
28/09/2015 - 10:40 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
22/09/2015 - 14:53 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-5:
18/09/2015 - 10:32 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
12/09/2015 - 13:10 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA-4:
04/09/2015 - 07:28 “ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA”
28/08/2015 - 11:02 ÇÖZÜM SÜRECİ BUZDOLABINDA
14/08/2015 - 10:57 Suriyede bölünmeye giden yol: Kantonal yapı
07/08/2015 - 10:32 Suriyede uygulanan Kaos teorisinin hedefi neydi?
24/07/2015 - 07:22 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik
10/07/2015 - 11:09 Şeytanın peşinden koşan bir sapkınlık hareketi olarak eşcinsellik - 1
03/07/2015 - 11:21 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 4: İlahi İkaz
23/06/2015 - 14:33 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 2:
12/06/2015 - 09:43 Taksim Kadife Darbe Sürecinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimler Aşaması - 1: Bir Truva Atı Bulmak
05/06/2015 - 10:37 İhanet, Hain, Vatan Haini
29/05/2015 - 10:58 “İman edenler içerisinde çirkin hayasızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar” – 2
22/05/2015 - 10:48 İman edenler içerisinde çirkin hayâsızlıkların yaygınlaştırılmasından hoşlananlar - 1
08/05/2015 - 11:41 İSTANBUL’DA TARİHİ YARIMADANIN GELECEĞİ-2
10/04/2015 - 10:23 Siber saldırılar/savaşlar-1: Elektronik İstihbarat Ve İnternet Üzerinden Casusluk
03/04/2015 - 10:21 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-8 İmanla Küfür Arasında Bir Yol: “Model Ortaklık”
20/03/2015 - 12:09 İLAHİ YASALAR DEĞİŞMEZ-6
23/02/2015 - 11:57 İlahi Yasalar Değişmez-2 Bireysel ve Toplumsal Değişim
06/02/2015 - 16:04 İkiz Kuleler Provokasyonundan 7 Ocak 2015 Karikatür Provokasyonuna Kirli Savaş - 4
30/01/2015 - 15:41 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler Provokasyonundan
02/01/2015 - 11:21 Ey İman Edenler! Nereye Gidiyorsunuz?
28/11/2014 - 10:32 Erbakan ve çözüm süreci-2:
21/11/2014 - 10:41 ERBAKAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ-1
07/11/2014 - 10:36 REYHANLI OPERASYONUNDAN AYN EL ARAP (KOBANİ) OPERASYONUNA
17/10/2014 - 11:26 Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap Kobani
15/09/2014 - 14:42 UYUŞTURUCU MADDE BATAKLIĞINA ÇEKİLMEK İSTENEN GENÇLİK–3:
08/08/2014 - 00:30 Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
05/08/2014 - 16:50 İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
25/07/2014 - 15:00 “Kudurmuş Köpek” İsrail ve Eli Kanlı Katiller
13/06/2014 - 00.00 Kadife Darbe Sürecinde Çankaya Savaşları
09/05/2014 - 11:20 Kongre Sonrasında Milli Görüş Kadrolarının Tarihi Sorumluluğu
03/05/2014 - 00.00 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
03/05/2014 - 11:06 YENİ BİR KONGREYE GİDERKEN MİLLİ GÖRÜŞ KADROLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
25/04/2014 - 12:38 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 3: Gülen hareketine karşı oluşan toplumsal şuur
18/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimlerinin ortaya çıkardığı gerçek - 2: Parlamento üstü/dışı siyasete ihtiyaç var
09/04/2014 - 00.00 30 Mart 2014 seçimleri üzerine:Erdoğan ile Gülen’in büyük meydan muharebesi
02/04/2014 - 14:34 Müslüman kardeşine veli (dost-sırdaş) olabilmek ve sorumluluğunu yerine getirebilmek
25/03/2014 - 11:10 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
21/03/2014 - 14:56 Kardeş olabilmek ve sorumluluklarını yerine getirebilmek
15/03/2014 - 11:48 Erbakanın ırkçı emperyalistlerle (siyonistler-masonlar) savaşı
07/03/2014 - 16:59 Çağımızın Abdülhamidi Necmettin Erbakan 2
01/03/2014 - 13:10 Müslümanların arınma mecburiyeti
24/02/2014 - 14:23 Müslümanların arınma mecburiyeti
12/02/2014 - 13:35 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
07/02/2014 - 15:21 Ümmetin helakine sebep olan dört şey
24/01/2014 - 14:35 Acı bir itiraf: “Erbakan hoca haklıydı, haklı çıktı”
// - Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 5: Nefret Yasası
01/11/2013 - 16:06 Demokratikleşme Paketi üzerine değerlendirme - 3:Paketin referansları
06/09/2013 - 06:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 3: NATO
30/08/2013 - 07:53 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 2: Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)
23/08/2013 - 07:28 Mısır büyük İslam devriminin dış dinamikleri - 1:
19/07/2013 - 08:12 Mısır’da bir devrim daha olacak: Büyük İslam devrimi
21/06/2013 - 15:15 Taksim Kadife Darbe girişiminde beş ihtimal
31/05/2013 - 09:16 Reyhanlı psikolojik harekâtı - 2: Verilen Mesaj
10/05/2013 - 14:28 Siyasetin tefessüh ettirici/kirletici dili
03/05/2013 - 06:41 Bir sosyal yara: Apaçi gençlik
26/04/2013 - 15:19 Niçin “Önce Ahlak Ve Maneviyat”?
19/04/2013 - 14:50 Erbakan’a göre Kürt sorununun (kavmi sorun) çözümü
12/04/2013 - 07:49 Dünya İslam Birliği için Erbakan’ın mücadelesinden çıkarılacak dersler - 4
 
Meclis güçsüzleşirse sokak güçlenir
KPSS cevap kağıtları erişime açıldı
ABD'den PYD/PKK mektubu
Biraraya gelmezsek zulümler önlenemez
KPSS sonuçları açıklandı
Bahçeli’den CHP'nin yürüyüşüne ilk tepki: "Akılsız başın cezasını ayaklar çeker"
Sorunlarımızı G-8’de değil D-8’de çözelim!
Az önce açıklandı! İşte yerine gelen isim…
Siyasîler kavgayı bırakırsa vatandaş kucaklaşır
EN ÇOK
Yazarlar
Hayati OTYAKMAZ
ADALET- EMANET VE İŞLERİ EHLİNE VERMEK
Şeref KAÇMAZ
HESAPLI - YORUM
Mustafa KAYA
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler Tuzağı
Atilla MEHDİGİL
Ateizm ve ateistlerin hezeyanı
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Katar sana ne katar - Deepweb
Ekrem ŞAMA
Dışişleri şaka gibi
Mustafa İŞCAN
Yıllık izin birer gün olarak kullanılır mı?
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Mehmet Şevket EYGİ
Kuvvetli Müslüman
Ali Haydar HAKSAL
Emperyalizmin Suyunda Gitmek de İşe Yaramıyormuş
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Korku Türbülansı”ndaki ABD ve “Kontrolsüz Çok Kutupluluk” Planı
Zeki CEYHAN
Bir adım ötesi!
Mevlüt ÖZCAN
Her ibadetin hikmeti vardır
Mahmut TOPTAŞ
Bayram günü ne yapalım?
Prof.Dr.Ata ATUN
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Prof. Dr. Burhanettin Can
İslâm coğrafyasında “kaos’tan kaynaklanan düzen”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Ne yapacaksan ölmeden önce yap
Mustafa YILDIRIM
Özlenen eski Ramazanlar mı yoksa insanlar mı?
Burak KILLIOĞLU
Beton, hep beton!
Şakir TARIM
Yaşananlar ekseninde D-8’in önemi
İsmail KILLIOĞLU
İktidar ve devlet
İbrahim VELİ
En değerli hediye: D-8
Abdülkadir ÖZKAN
Suriye bölündü, kaynaklar paylaşıldı
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz