26 Şaban 1438 | 22 Mayıs 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Hz ALİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/04/2016 - 14:43
Mustafa BİLGEN

‘Hz Ali (r.a.)’nin Mısır’a vali tayin ettiği Malik bin el-Hâris el-Eşter’e yazdığı emirnamedir.’

Vergisini toplamak, düşmanlarına cihad açmak, ahalisine sulh, saadet ve selâmet içinde bir hayat temin etmek, memleketlerini imar etmek için, Mâlik 

bin el-Hâris’e Hz Ali (r.a.)’nin emri şudur

Allah’a ve Emirlerine Tam İtaat Etmek

O’na Allah (c.c.)’tan korkmayı, Allah (c.c.)’ın kudretini kabul etmeyi ve kitabında emrettiği farzlarına, sünnetlerine uymayı emreder

O farzlar ve sünnetler ki, hiç kimse onlara uymadıkça saadet yüzü görmez ve onları tanıdıkça da hüsrana uğramaz. Bir de O’na, eliyle, kalbiyle, diliyle

Cenâb-ı Hakk’ın yolunda bulunmayı emreder

Çünkü yüce Allah (c.c.), kendi yolunda bulunana yardım, kendisine saygı duyanı şereflendirmeyi garanti ediyor. Sonra ona şehvete maruz kaldıkça

nefsini kırmasını, serkeşlik ettikçe kendisini frenlemesini emreder. Zira nefis, alabildiğine fenalığa teşvik edicidir. Meğer ki Cenâb-ı Hak merhametiyle

insanı korumuş olsun

Şimdi bilmiş ol Ey Malik! Ben seni öyle memleketlere gönderiyorum ki, birçok hükümet idarecileri senden evvel oralarda adalet sürdü veya zulmetti.

Sen vaktiyle nasıl senden evvelki valilerin yaptıkları icraatları nasıl gözden geçiriyordun, halk da şimdi öylece senin icraatını gözetecektir. O zaman,

senin onlar hakkında söylediklerini, halk da şimdi senin hakkında aynen söyleyecektir. Kimlerin iyi olduğu, Allah (c.c.)’ın kendi kullarına söylettiği

dilinden anlaşılır

Onun için biriktireceğin en sevimli azık, güzel işler, iyi ameller olsun

Nefsinin arzularına ve heveslerine hâkim ol! Sana helâl olmayan şeylerden nefsine karşı cimri ol! Zira gerek hoşlandığı, gerek hoşlanmadığı

şeylerde nefse karşı cimrilik onun hakkında adâletin ta kendisidir

Tebaaya (Halka) Karşı Davranış

Tebaa (mensubu olduğun, idare ettiğin halk) için kalbinden muhabbet, merhamet ve iyilik duyguları, lütuf meyilleri besle! Sakın çaresizlerin başına

kendilerini yutmayı ganimet bilen yırtıcı bir canavar kesilme! Çünkü bunlar iki sınıftır:

- Ya dinde kardeşindir.

- Yahut da yaradılışta bir eşin.

Evet, kendilerinden hata sadır olabilir, kendilerine bir takım arızalar gelebilir

Hata ile yahut kasıtlı olarak işledikleri kabahatlerinden dolayı terk etmek değil, ellerinden tutup yola getirmek, ıslah etmek pek mümkündür. Kendin

için nasıl Allah (c.c.)’ın affını, hoşgörüsünü, müsamahasını istersen, sen de onlara affını ve müsamahanı geniş tut, esirgeme! Çünkü sen onların

üstünde ve fevkinde bulunuyorsun. Valilik emrini sana veren de senin üstünde ve fevkinde bulunuyor. Allah (c.c.) ise herkesin, sana valilik verenin de

üstünde bulunuyor. Ve kulların (halkın) işlerini de hakkıyla görmeni istiyor, seni onlarla imtihan ediyor. Sakın Allah (c.c.) ile harp edip de kendini

gazabına hedef ve siper etme. Çünkü ne intikamına dayanacak kudretin var, ne de affından ve merhametinden müstağnisin

                          Kendi Kendini Kontrol Etmek

Sakın hiçbir affından dolayı asla pişman olma; sakın hiçbir ukubetin (cezalandırma) için de olsa sevinme.

Ortadan kaldırmak imkânını buldukça hiçbir badireye atılma. Bir de sakın ‘ben tam kuvvet ve kudret sahibiyim, emrederim ve itaat ederler’ deme!

Çünkü böyle düşünce, kalbi fesada vermek, dini zaafa uğratmak ve felâkete yaklaşmaktır. Şayet elindeki imkân ve kudret sana bir büyüklük duygusu

verirse, derhal üstündeki melekûtun büyüklüğüne bak ve senin kendi nefsine karşı muktedir olamayacağın şeylerde, Allah (c.c.)’ın sana karşı 

kadrinin mutlak olduğunu düşün. İşte bu düşünce senin o yükseklerden uçan bakışını yere indirir, şiddetini giderir, seni bırakıp giden aklını başına

getirir. Sakın Allah (c.c.) ile azamet (ululuk) yarışına girme, sakın kibir ve azametle kendisine benzemeye özenme! Çünkü Yüce Yaratıcı, her zorbayı

alçaltır ve her kibirliyi hakir eder (küçültür) bırakır.

Adaleti Tam Tatbik Etmek

Nefsin hakkında, sana yakınlığı olanlar hakkında, tebaan arasında kendilerine meyil beslediğin hakkında, Allah (c.c.)’a ve Allah (c.c.)’ın kullarına

karşı adaletten asla ayrılma! Şayet böyle yapamazsan zulmetmiş olursun. Halbuki Allah (c.c.)’ın kullarına zulmedenin, Allah (c.c.)’ın kulları adına

davacısı Allah’tır. Allah (c.c.) da birinin hasmı oldu mu, o kimsenin tutunabileceği bütün deliller batıldır. Ölünceye yahut tevbe edinceye kadar

kendisiyle harp içinde bulunur. Dünyada zulüm kadar Allah (c.c.)’ın lütfunu tebdil eden (değiştiren), kahrını çabuklaştıracak bir şey olamaz. Zira

Cenâb-ı Hak zulüm altında inleyenlerin inkisarını (kırgınlığı ve bedduasını) işitiyor, zalimleri ise gözetleyip duruyor.

İşlerin içinden öylesini seçmelisin ki hak hususunda en mütevassıtı (ortası), adalet bakımından en yaygını olsun; halkın rızasını en çok çeksin. Zira

efkârı umumînin (kamuoyunun) hoşnutsuzluğu, kişilerin razı olmasını hükümsüz bırakır; kişilerin kızgınlığı ise efkârı umumînin nazarında kaynar

gider.

Yakınlarına Karşı Davranış

Sonra vali için hassa takımı (yakın adamları) kadar iyi günlerde yükü ağır basan, kara günlerde yardımı az dokunan, adaletten hoşlanmaz,

istemekten usanmaz, verilince şükür etmez, verilmezse değme özürle (mazeretle) savulmaz, felâkete dayanıksız tek adam yoktur. Halbuki İslâm’ın

esası, Müslüman’ın ölçüsü efkâr-ı umumiye olduğu gibi, düşmana karşı duracak bir silâh varsa ancak odur. Onun için samimiyetin, meylin daima

bunlara müteveccih (yönelik) bulunmalıdır.

Tebaan arasında yanına yaklaştırmayacağın, kendilerinden en çok nefret edeceğin adamlar ise, halkın kusurlarını en çok araştıran kimseler

olmalıdır.

Zira insanların öyle kusur ve hataları vardır ki örtülmesi, gizlenmesi herkesten fazla valiye düşer. Bundan dolayı bu kusurların sence gizli olanlarını

sakın eşme, ortaya çıkartma! Senin görevin bildiklerini düzeltmekten ibarettir. Mechûlün olanlara (bilmediklerine) gelince, onların hakkındaki hükmü

Allah (c.c.) verir.

Halkın Kusurlarını Örtmek

Evet, sen tebaanın (halkın) kusurunu gücün yettiği kadar ört ki, Allah (c.c.) da senin tebaandan gizli kalmasını istediğin şeyleri örtsün.

İnsanlık hakkındaki bütün kin düğümlerini çöz; seni intikama doğru sürükleyecek iplerin hepsini kes! Sence vuzuh kesbetmeyen (açıklık

kazanmayan) şeylerin hepsi hakkında hüküm verme, anlamış olarak davran! Şunu bunu çekiştirenin sözün sakın çarçabuk inanma. Çünkü gammaz

(çekiştirici) ne kadar saf görünürse görünsün yine entrikacıdır, hilekârdır.

Kimler Müşavir Olmalıdır

Sakın, ne seni yoksulluk ihtimaliyle korkutarak kereminden çevirecek cimriyi, ne büyük işlere karşı azmini gevşetecek korkağı, ne de hiddete saparak

sana ihtirası iyi gösterecek ihtiraslı kişiyi istişare heyetine sokma! Çünkü cimrilik, korkaklık, ihtiras ayrı ayrı huylardır ki, yüce Allah hakkında

beslenen kötü zan bunları bir araya getirir.

Sana müşavir (danışman) olacakların en kötüsü senden evvel kötülük eden kimselerle hem dost olan, onların suçlarına iştirak eden kimselerdir.

Böyleleri senin mahremin olmamalıdır. Çünkü (bunlar) canilerin yardımcıları ve zalimlerin de dostlarıdırlar. Ne hacet! Hiçbir zalime zulmünde, hiçbir

günahkâra cürmünde yardım etmeyenler içinden bunların yerini tutacak öylelerini bilirler, fakat onların günah ve vebalinden tamamen masundurlar.

İşte senin için böylelerinin yükü en hafif, yardımı en çok, sana şefkati herkesinkinden ziyade, senden başkasına muhabbeti o nispette az olur. Bu

gibilerini hem özel hem genel meclislerinde kendine yakın tut. Sonra bu adamların içinden öylelerini çok beğenmelisin ki, sana acı hakikatleri

herkesten ziyade o söylesin ve şayet sevdiği kullarından huzuruna çıkmasına, Allah (c.c.)’ın razı olmadığı bir harekette bulunmak istersen, hoşuna

gidip gitmeyeceğini hiç düşünmeden seni tenkit edebilsin.

Bir de doğru adamları ve Allah (c.c.)’tan korkan kimseleri kendine sırdaş kabul et!

Dalkavuklara Yakın Olmamalı

Seni alkışlamalarına, yapmadığın birtakım işleri sana mal edip nefsini okşamalarına dikkat et! (Nefsini okşamalarına müsaade etme). Zira alkışın

çoğu insanı azamete sevk eder, gurura yaklaştırır. Sakın insanın iyisi ile kötüsü arasında eşitlik gözeteyim deme, (ikisi senin nazarında bir olmasın).

Zira bu eşitlik, iyileri iyilikten soğutur, kötülerin de kötülüğe meylini artırır.

Bilmiş ol ki; Valinin halkına güzel zan beslenmesini en çok sağlayan, onlara iyilikte bulunması, yüklerini hafifletmesidir.

Hüsn-ü Zan ve Adem-i İtimad

Sonra hüsn-ü zan (iyi kanaat) ile muamele edersen uzun uzun yorgunluktan kurtulursun. Sonra hüsn-ü zannına en çok lâyık olan adam, senin

hakkındaki tecrübelerin iyi çıkanıdır. Su-î zannına (kötü kanaat) da en lâyık olanı ise, hakkındaki tecrübelerin fena çıkanıdır.

Bu ümmetin ileri gelenleri tarafından işlenerek herkesin alıştığı ve halkın güzelce uyguladığı güzel bir âdeti, sakın kaldırayım deme! Ve eski âdetlerin

herhangi birine aykırı gelecek yeni bir âdet icat etmeye de asla yanaşma. Çünkü sevap, o güzel âdeti koyanın, vebali ise bu âdeti kaldırdığın için

senin olacaktır.

Memleket işlerinde uygun gelen tedbirleri tespit ve senden evvelki insanlara doğruluk temin eden sebepleri ayakta tutma hususunda sık sık âlimlerle

müzakere et, hikmet sahipleriyle tartış, konuş!

Halk Sınıfları

Malûmun olsun (bil) ki, (halk) tebaan grup, gruptur. Bunlardan her birinin iyiliği, diğerinin iyiliğine bağlıdır ve hiç biri diğeri olmadan edemez.

Bu tabakalardan (sınıftan) bir kısmı Allah (c.c.) yolunda askerlik ederler, bir kısmı ammenin ve seçkinlerin yazı işlerini yaparlar, bir kısmı adâlet

dağıtmaya memur kadılar (hâkimler), bir kısmı da merhamet ve insafla işleri yönetecek valiler, bir kısmı cizye ve haraç veren zımmîlerle (gayr-i

müslim vatandaşlar) Müslümanlar, bir kısmı ticaret ve sanat sahipleri, bir kısmı da fakirlik ve ihtiyaç içinde bulunan sınıftır. Cenâb-ı Hak bunlardan

her birinin hissesini bildirmiş ve her birine ait hadleri ve farzları ya kitabıyla, ya Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin sünnetiyle gösterdikten sonra

gözetilen ve korunan bir ahid olarak bizlere vermiştir.

Askerlere Karşı Davranış

Askerler, Allah (c.c.)’ın izniyle, halkın kaleleri, valilerin şerefi, dinin izzeti, asayişin vasıtalarıdır. Halk ancak bunlar sayesinde ayakta durabilir.

Bununla beraber askerin düzeni de Allah (c.c.)’ın kendilerine ayırdığı haraç ile sağlanır ki, düşmanlarına karşı onunla cihad edebilirler; işlerini yoluna

koyabilmek için ona güvenirler ve bütün ihtiyaçlarını temin etmek üzere arkalarında o bulunur. Sonra bu iki sınıfın varlığı, kadıların (hâkimlerin),

âmirlerin, kâtiplerin (memurların) varlığına bağlıdır. Çünkü akitleri gerektiği biçimde başaranlar umumi menfaatleri sağlayanlar, hususi ve hükmi

şahısların bütün işlerinde güvenilir insanlar bunlardır.

Hepsinin bekası için de ticaret ve sanat erbabının varlığı şarttır. Çünkü faydalı işleri, ticaret kurumlarını ve başkalarının yapamayacağı sanat

eserlerini bunlar temin edecektir.

Sonra ihtiyaç sahibi olan fakirleri teşkil eden son grup gelir ki, iyilik ve yardıma en çok muhtaç olan bunlardır. Bunlardan her birinin Allah (c.c.)’tan,

ihtiyacı ve kısmeti miktarınca vali tarafından karşılanması emirolunmuştur.

Vali, Allah (c.c.)’ın kendisine tevdi ettiği bu teklifin altında ancak, son derece dikkatle ve Allah (c.c.)’tan yardım isteyerek, bir de hafif, ağır bütün

işlerde nefsini hakka sabır ve tahammüle alıştırmakla kalkabilir.

 Komutanın Vasıfları

Sonra, askerlerinin başına öyle birini geçir ki, Allah (c.c.)’a, Rasûlüne ve İmamına karşı sence hepsinden daha samimi bulunsun. Kalbi hepsinden

temiz olsun ve aklı başında denge bakımından hepsinden üstün olsun, kızdığı zaman ağır ve temkinli davransın, mazeretleri sükûnetle sonuna kadar

dinlesin; zayıflara acısın; kuvvetlilerden uzak dursun; öyle şiddetli kalkıp acizlikle oturan takımdan olmasın.

Sonra, gerek insaniyetli ve şerefli kimselere, gerek iyiliğiyle, güzel işleriyle tanınmış aile fertlerine, daha sonra yiğit, mert ve cömert insanlara iltifat et!

Çünkü bunlar kerem sahibi kimselerdir, lütufkâr gruptur. Ana ve baba, çocuklarının işini nasıl araştırırsa, sen de askerlerinin işini öylece gözetle.

Kendilerini kuvvetlendirmek için verdiğin şey çok bile olsa gözünde asla büyütmeyesin, haklarında taahhüt ettiğin lütuf az bile olsa gözünde asla

küçük görünmesin. Çünkü sana karşı samimiyetle davranmalarına ve güzel zan beslemelerine sebep olur. Bir de onlara ait işlerin büyüğünü

görüyorum, diye küçüğünü takipten geri durma. Zira ufak bir lütuftan müstağni kalamayacakları yer de olur, büyük lütuftan istifade edecekleri yer de

olur.

Ordunun başında bulunanlar içinde sence en makbulü, o kimseler olmalıdır ki, askerlere iyi muamele etsin ve hem şahıslarını, hem geride kalan

ailelerini sıkıntıdan kurtaracak kadar kendi servetinden fedakârlık etsin de bu sayede düşmana karşı savaşırken hepsinin düşüncesi bu noktada

birleşebilsin.

Valiler için memlekette adaletin kurulmasından, bir de halkın kendisine sevgi göstermesinden daha büyük bir teselli kaynağı yoktur. Zira yürekler

salim olmadıkça muhabbet izhar etmez. Sonra askerin, senin hakkındaki samimiyeti, ancak âmirlerinden memnun olmalarına ve onları yüksünüp bir

an önce başlarından çekilmelerini istememelerine bağlıdır.

Sen kendilerine ümit kapılarını aç! Övülmeye lâyık olanlarını övmekte, büyük hadiselere maruz kalmış olanlara maceralarını ve kahramanlıklarını

saymakta kusur etme! Zira bunların kahramanlıklarını sık sık anmak, inşallah yiğitleri galeyana, savaş istemeyenleri de gayrete getirir. Sonra, 

bunlardan her birinin fedakârlığını iyice tanı; hem sakın birinin hizmetini başkasının hizmetiyle beraber zikretme. Kimseye de gösterdiği yiğitliğe

uygun düşmeyecek alçak bir pay verme! Bir de; ne mevkiinin büyüklüğü, bir kimsenin hizmetini büyük görmene, ne de mevkiinin küçüklüğü bir

adamın kıymetli hizmetlerini küçültmene asla sebep olmamalıdır.

Çözemediğin İşleri Allah’a Havale Et!

Sonra altından kalkamadığın hadiseleri, kestirip atamadığın işleri, Allah (c.c.)’a ve Rasûlü’ne havale et! Zira Cenâb-ı Hak irşadını dilediği bir kavme

“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygambere ve içinizdeki Ulû’l-Emre (emir sahibine) itaat edin; şayet bir şeyde anlaşamazsanız, onu Allah’a ve

Peygambere gönderin!”Buyuruyor. Allah (c.c.)’a göndermek demek, kitabındaki muhkem (âyet)’lere sarılmak demektir. Rasûl’e göndermek demek,

O’nun toplayan, tefrikaya meydan vermeyen, birleştiren sünnetine uymak demektir.

İnsan Seçmek

İnsanlar arasında hüküm vermen için öyle bir adam seç ki, sence halkın en değerlisi olsun, işten sıkılmasın; bir şey sormak, muhakeme olmak için

gelenlerden sinirlenerek inada kalkışmasın; hatasında ısrar etmesin. Hakkı ve doğruyu gördüğü anda, döneceği ve teslim olacağı yerde, dili tutulup

kalmasın; hiçbir zaman tamah ettiği menfaatin kaybolacağı endişesine düşmesin; meseleyi özüne kadar anlamadıkça ilk andaki kanaati yeterli

görmesin.

Şüphelerde en çok durur, delillere en çok sarılır, hasmın müracaatından en az usanır, işlerin vuzuha kavuşmasını en çok bekler, hükmün açıklık

kazanmasında en kesin davranır, övme ile şımarmaz, korku ve heyecan ile sarsılmaz olsun. Ama böyleleri de pek azdır. Sonra bu adamın vereceği

hükümleri sık sık araştır ve kendisine ihtiyacını giderecek, halka muhtaç olmayacak kadar maaş bağla, hem senin yanında öyle bir mevki ver ki,

sana yakın olanlarından kimse o mevkie göz dikemesin ve o adam başkalarının sana gelip de kendisine hainlik edemeyeceğinden emin olabilsin.

Evet, bu hususta gayet dikkatli bulunmalısın. Çünkü bu din kötü adamların elinde esir oldu. Onun namına istenilen yapılıyor ve onunla dünyayı elde

etmeye uğraşıyorlar!

Âmillere Dikkat Etmek

Sonra âmillerine (zekât ve vergi toplayan memurlara) dikkat et, kendilerini iş başına öyle getir. Yoksa tarafgirlik, bencillik dolayısıyla kimseye vazife

verme. Çünkü bu iki sebep zulme ve hainliğe neden olur. Bir de bu iş için, iyiliğiyle tanınan ailelerden yetişmiş, tecrübeli, hayâ sahibi, İslâm’a hizmeti

geçmiş adamları araştır. Zira bunlar, ahlâkı en üstün, namusu, şerefi en sağlam, tamahın cazibesine en az kapılır, işleri en doğru yapan insanlardır.

Geçimlerini de geniş bir şekilde temin et. Çünkü nefislerini iyiliğe sevk hususunda bu bir kuvvet olacağı gibi, elleri altındaki şeylere el uzatmaktan o

sayede uzak kalırlar. Bundan başka, şayet emrine muhalefet ederler yahut emanete tam riayet etmezlerse senin için aleyhlerine kullanacağın bir delil

olur. Sonra bunların yaptığı işleri takip et. Arkalarından vefalı ve dürüst gözcüler gönder. Zira işleri nasıl gördüklerini gizlice öğrenmen emaneti

korumalarına ve halk hakkında şefkatli iş yapmalarına sebep olur.

Yardımcılara Dikkat Etmek

Yardımcılarına karşı da ihtiyatlı bulun. Şayet içlerinden biri elini hıyanete uzatır ve gözcülerinin vereceği haberler şahsın bu hıyaneti üzerinde

toplanırsa şehadetin bu kadarını kâfi görerek müstahak olduğu bedeni cezayı üzerinde icra edersin.

Topladığı paraları alır, kendisini zillet mevkiine dizersin; alnına hıyanet lekesini vurur boynuna töhmet arını geçirirsin (suçluluğundan dolayı mahcup

edersin) .

Harac’ın Tahsili ve Tevzii

Sonra haraç işini, haraç ehlinin (verenlerin) iyiliğiyle birlikte takip et. Çünkü haracın ıslahıyla haraç verenlerin iyiliği içinde başkalarının da iyiliği

dâhildir. Zaten başkalarının iyiliği, ancak bunlarınkine bağlıdır. Çünkü halkın hepsi haraca ve haraç ehline muhtaçtır. O hâlde memleketin halkına

sarf edeceğin, bayındırlık işlerine harcayacağın vakit, haraç toplamaya matuf olan himmetinden fazla olmalıdır. Zira haraç ancak halka hizmet ile

elde edilebilir. Hizmet olmadan haraç isteyen kimse, memleketleri harabeye çevirir. Kulları helâk eder. İşi de pek kısa bir zaman için yürür. Şayet

yükün ağırlığından yahut bir afetten yahut yağmurların, suların kesilmesinden yahut toprakların su altında kalmasından yahut kuraklık istilâsından

şikâyette bulunurlarsa, tesirini umduğun bütün vasıtalara başvurarak dertlerini hafifletmeye çalış. Bu hususta hiçbir fedakârlık sana katiyen ağır

gelmesin. Zira o bir sermaye ki, memleketlerini imara, vilayetini güzelleştirmeye sarf etmek için sana iade edecekler. Fazla olarak methiyelerini

kazanacaksın, haklarında gösterdiğin adaletten dolayı iftihar edeceksin. Hem sen bu sermayeyi fazlasıyla vereceklerine güvenerek veriyordun. Zira

kendilerini refaha kavuşturduğun için biriktireceklerine ve adalet, şefkat ile muamele etmek sebebiyle senden emin olduklarına güvenin vardı.

Evet, günün birinde, yardımlarına dayanacağın bir olay çıkar. Bakarsın ki, gönül hoşnutluğuyla bütün yükü üzerine almışlar, taşıyorlar. Umran

dayanıklıdır. Yüklediği kadarını götürebilir. Memleketin harabisi, ahalinin sefaletindendir. Ahaliyi sefil eden sebep de, ancak valilerin servet

toplamaya hırsları, uzun müddetle mevkilerinde kalacaklarını zannetmeleri, bir de geçmiş ibretlerden gereği kadar hisse almamalarıdır.

     

                      Kâtiplere (memurlara) Karşı Davranış

Sonra kâtiplerinin haline iyi dikkat et! İşlerini en iyilerine yaptır! Özellikle düzen ve tertiplerini, sırlarını tevdi edeceğin mektuplarını öyle adamlara

yazdır ki, huyu temiz, ahlâkı düzgün olsun. Gördüğü itibar ile şımarıp başkalarının yanında sana karşı gelmeye cüret edenlerden olmasın!Âmillerinin

sana yazdıklarını getirip göstermekte, senin tarafından verilecek cevapları dosdoğru yazarak göndermekte ve senin hesabına alıp, senin hesabına

vereceği şeylerde gafleti sebebiyle kusur etmesin! Senin lehinde bulduğu bir akdi sağlam tutsun, aleyhinde bulunduğunu da çözmekte gevşeklik

göstermesin. Kendisine verilen işler bakımında nasıl bir mevkii olduğundan habersiz bulunmasın. Zira kendi değerini bilmeyen başkasınınkini hiç

bilmez.

Sonra bunların seçiminde yalnız dış görünüşlerine bakma! Bir de hüsn-ü niyetin kâfi gelmemeli. Çünkü insanlar daima yapmacık hareketlerde

bulunarak, güzel hizmet edermiş görünerek, görünüşe ve gösterişe kıymet veren valilerin gözüne girerek aldatırlar. Halbuki işin ötesinde ihlas

(samimiyet) namına hiçbir şey yoktur. Onun için senden önceki salih valilere hizmet etmiş olanları araştırarak halk arasında en iyi isim bırakmış, emin

olarak tanınmış olanlarını seç! Böyle bir hareket senin Allah (c.c.)’a ve kendisinden işi aldığın kimseye karşı samimiyetini gösterir.

Bir de işleri tasnif ederek her sınıfın başına kâtiplerden birini geçir ki iş büyük olursa altında ezilmesin, çok olursa toplamasını bilemeyip de

dağıtmasın. Şayet kâtiplerinin hatasını görür de aldırmazsan kendin azarlanırsın.

Ticaret Erbabına Karşı Davranış

Sonra ticaret ve sanat erbabı gibi bir grup oturduğu yerde çalışır, bir kısmı şuraya buraya mal götürür, bir kısmı da elinin emeğiyle geçinir, cümlesi

hakkında iyi muamele et ve başkaları tarafından da o suretle muamele edilmesine dair vasiyetlerde bulun. Çünkü bunlar memleket için hayra vesile

olur ve menfaatlere vasıta olurlar. O hayır ve menfaati senin toprağındaki, denizindeki, ovalarındaki, dağlarındaki uzak uzak yerlerden ve

başkalarının gidemeyeceği yahut cür’et edemeyeceği mevkilerden getiriyorlar. Bunlar memleket için sulh ve huzur sağlayan insanlardır. Ne herhangi

bir huzursuzluk ve herhangi bir sorun çıkarmalarından korkulur, ne de fesatlıklarından endişe edilir. Gerek kendilerinin yanındaki, gerek

memleketinin diğer sahalarındaki işlerini takip et! Mamafih şurasını da bil ki, bunların çoğunda aşırı bir tamah, çirkin bir hırs ile beraber menfaatlerde

ihtikâr, alım satımda hile olur. Bu ise halk için zarar, vali için ise ayıptır.

Binaenaleyh ihtikâra (karaborsacılığa) engel ol! Çünkü Efendimiz (s.a.v.), ihtikârı yasakladılar. Alım-satım doğru tartılarla olmalı ve alanı da satanı da ezmeyecek, mutedil fiyatlar üzerinden yapılmalıdır. Kim senin yasağından sonra ihtikâra yaklaşırsa aşırı gitmemek şartıyla hemen cezalandır.

Fakirlere Karşı Davranış

Hele alt tabakadaki her türlü çareden yoksun fakirler ve biçareler ile felâkete uğramışlar, kötürümler hakkında Allah (c.c.)’tan korkmalı, hem de çok

korkmalısın. Bu sınıf içinden halini açıklayan da vardır, açıklamayanlar da vardır. Allah (c.c.)’ın bunlara ait olmak üzere korumasını sana verdiği

hakkı koru! Oradakilere devlet hazinesinden bir hisse, başka yerlerde bulunanlara da her memleketin Müslümanlarının fakirlerine mahsus olan

tahsisatından birer hisse ayır! Çünkü en uzaktakilerin de en yakındakiler gibi hakları vardır. Cümlesinin hakkını gözetlemek ise sana d&a

 

 

 

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
10/11/2016 - 13:45 Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
25/10/2016 - 09:38 SAİD HALİM PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
17/10/2016 - 14:42 KÂTİP ÇELEBİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
10/10/2016 - 11:58 KOÇİ BEY’İN SİYASETÇİ’YE ÖĞÜTLERİ
04/10/2016 - 12:10 LÜTFİ PAŞA’NIN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
26/09/2016 - 11:26 GELİBOLULU MUSTAFA ÂLΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
20/09/2016 - 12:00 KINALIZADE ALİ EFENDİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/09/2016 - 17:59 SULTAN MURAD HAN’IN ÖĞÜTLERİ
09/09/2016 - 12:12 İBNU HALDUN’UN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
24/07/2016 - 17:55 ŞEYH EDEBALİ’NİN OSMAN GAZİ’YE ÖĞÜTLERİ
19/07/2016 - 14:01 ŞEYH SADİ-İ ŞİRAZΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
15/07/2016 - 14:38 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-2
20/06/2016 - 10:32 FERİDܒD-DİN ATTAR’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ-1
12/06/2016 - 11:56 YUSUF HAS HACİB’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
06/06/2016 - 10:02 NİZAMܒL-MÜLK’ÜN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
30/05/2016 - 13:58 İMAM GAZALΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
23/05/2016 - 15:51 FARABΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
16/05/2016 - 09:07 İMAM MAVERDΒNİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/05/2016 - 09:21 HASAN-İ BASRÎ (r.a.)’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
02/05/2016 - 09:55 İMAM EBU YUSUF’UN HARUN REŞİD’E ÖĞÜTLERİ
24/04/2016 - 16:06 TURTÛŞÎ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
18/04/2016 - 09:54 ÖMER B. ABDU’L-AZİZ’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
11/04/2016 - 14:43 Hz ALİ’NİN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
01/04/2016 - 09:41 Hz OSMAN (r.a.)’IN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
21/03/2016 - 15:34 Hz ÖMER (r.a.)’in SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
14/03/2016 - 14:55 Hz EBU BEKİR (r.a.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
09/03/2016 - 11:14 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-39 ZULÜM
29/02/2016 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-38 ZİNA YOLUYLA KAZANÇ
22/02/2016 - 12:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-37 ZİLLET
15/02/2016 - 11:56 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-36 YETİM MALI YEMEK
08/02/2016 - 12:00 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-35 YALANCILIK
01/02/2016 - 16:52 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-34 YALAN YEMİN
25/01/2016 - 12:47 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-33 VAKIF VE DEVLET MALI YEMEK
18/01/2016 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-32 TÛL-İ EMEL
11/01/2016 - 15:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-31 İFTİHAR-TEFAHUR
28/12/2015 - 10:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-29 RÜŞVET-2
21/12/2015 - 11:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-28 RÜŞVET-1
14/12/2015 - 00:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-27 RIZIK TAKSİMİNE RAZI OLMAMAK
07/12/2015 - 10:24 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-26 RİYA
04/12/2015 - 13:09 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-25 NİFAK
23/11/2015 - 11:59 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-24 NEFRET
16/11/2015 - 03:19 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-23 KUMAR
09/11/2015 - 11:46 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-22 KORKAKLIK
06/11/2015 - 07:23 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-21 SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEK
26/10/2015 - 09:30 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-20 KATL (ADAM ÖLDÜRMEK)
20/10/2015 - 11:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-19 KALPAZANLIK
12/10/2015 - 01:17 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR - 18 İSYAN
05/10/2015 - 13:01 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-17 İSRAF
28/09/2015 - 10:06 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-16 İFTİRA
21/09/2015 - 10:12 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-15 HULF
14/09/2015 - 10:10 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-14 HUKUKA RİAYETSİZLİK
07/09/2015 - 09:18 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-13 HIYANET
31/08/2015 - 10:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-12 HIRSIZLIK
25/08/2015 - 12:11 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-11 HIRS
17/08/2015 - 11:02 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-10 HİLE
10/08/2015 - 11:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-9 HASED
31/07/2015 - 09:27 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
27/07/2015 - 01:54 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-8 HAKSIZ MAL EDİNMEK
24/07/2015 - 03:21 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-7 GEVŞEKLİK
13/07/2015 - 12:03 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-6 GASP
06/07/2015 - 12:50 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-5 GAFLET
29/06/2015 - 11:29 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-4 GADR
22/06/2015 - 11:22 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-3 FAİZCİLİK
15/06/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-2 ALDATMA (GABN)
09/06/2015 - 12:38 SİYASETTE AHLÂKÎ HASTALIKLAR-1 ADAVET
01/06/2015 - 08:07 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-30 ZİYAFET
25/05/2015 - 10:36 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-29 YÜSR (TEYSİR)
18/05/2015 - 12:22 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-28 VADİNDE DURMAK
11/05/2015 - 11:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-27 ÜLFET (İyi Geçinmek)
04/05/2015 - 12:49 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-26 TEVEKKÜL
27/04/2015 - 10:53 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-25 TEDBİR
20/04/2015 - 12:06 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-24 TEAVÜN (Yardımlaşma)
13/04/2015 - 11:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-23 ŞÜKÜR
09/04/2015 - 12:19 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-22 SEBAT
30/03/2015 - 11:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-21 SADAKA
23/03/2015 - 02:17 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-20 SABIR
16/03/2015 - 09:10 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-19 MUHASEBE
9/03/2015 - 00:05 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-18 KESB
03/03/2015 - 13:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-17 KANAAT
16/02/2015 - 09:58 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İTİMAT
09/02/2015 - 10:20 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-15 İSTİŞARE
03/02/2015 - 10:45 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-14 İNFAK
26/01/2015 - 13:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-13 İKTİSAD
22/01/2015 - 10:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-12 İHTİYAT
12/01/2015 - 01:43 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-11 İHSAN
05/01/2015 - 00:04 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-10 HAMD
29/12/2014 - 11:31 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-9 GAYRET
22/12/2014 - 11:55 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-8 FÜTÜVVET
15/12/2014 - 02:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-7 FİRASET
08/12/2014 - 11:44 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-6 EMANET
01/12/2014 - 10:32 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-5 DOĞRULUK (SIDK)
23/11/2014 - 23:47 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-4 CÖMERTLİK
17/11/2014 - 01:02 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-3 CESARET
10/11/2014 - 11:26 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-2 BASİRET
03/11/2014 - 01:41 SİYASETTE AHLÂKÎ ESASLAR-1 ADALET
23/10/2014 - 10:54 Hz HÜSEYİN (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
16/10/2014 - 12:52 Hz ALİ (R.A.)’NİN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
08/10/2014 - 10:39 Hz OSMAN (R.A.)’IN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
29/09/2014 - 09:53 Hz ÖMER (r.a.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ
21/09/2014 - 00:32 HZ. EBU BEKİR (R.A.)’in SİYASÎ KİŞİLİĞİ
15/09/2014 - 12:29 Hz PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-2
08/09/2014 - 01:49 HZ. PEYGAMBER (S.A.V.)’İN SİYASÎ KİŞİLİĞİ-1
01/09/2014 - 12:17 İSLÂM’DA SİYASET-6
23/08/2014 - 13:00 İSLÂM’DA SİYASET-5
04/08/2014 - 09:28 İSLÂM’DA SİYASET-4
30/07/2014 - 11:13 İSLÂM’DA SİYASET-3
21/07/2014 - 10:28 İSLÂM’DA SİYASET-2
14/07/2014 - 10:52 İSLÂM’DA SİYASET-1
07/07/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-4
30/06/2014 - 09:57 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-3
23/06/2014 - 09:13 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-2
16/06/2014 - 11:29 İSLÂM BİRLİĞİNE ÇAĞRI-1
09/06/2014 - 09:47 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-4
02/06/2014 - 02:19 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-3
26/05/2014 - 09:07 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ-2
19/05/2014 - 11:58 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI ANA SÖZLEŞMESİ
12/05/2014 - 10:44 İSLÂM BİRLİĞİ TEŞKİLATI NASIL KURULACAK?
05/05/2014 - 12:20 İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLÂTI(ESKİ İKÖ)
28/04/2014 - 00:54 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-8 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-3
21/04/2014 - 12:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-7 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-2
14/04/2014 - 09:49 BÜGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-6 MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR-1
07/04/2014 - 10:48 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-5 GERİ KALMIŞLIK
31/03/2014 - 11:53 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-4 NÜFUS ARTIŞI
24/03/2014 - 11:18 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-3 EKONOMİK SORUNLAR
17/03/2014 - 11:52 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-2
10/03/2014 - 10:30 BUGÜNKÜ İSLÂM DÜNYASI-1
03/03/2014 - 08:22 ULUSLARARASI BİRLİKLER-10 GÜNEYDOĞU ASYA ÜLKELERİ BİRLİĞİ (ASEAN)
24/02/2014 - 09:42 ULUSLARARASI BİRLİKLER-9 VARŞOVA PAKTI
17/02/2014 - 09:31 ULUSLARARASI BİRLİKLER-8 SSCB ve AVRASYA BİRLİĞİ
10/02/2014 - 07:38 ULUSLARARASI BİRLİKLER-7 D-8 GELİŞEN 8 ÜLKE
02/02/2014 - 19:28 ULUSLARARASI BİRLİKLER-6 CENTO ve BAĞDAT PAKTI
27/01/2014 - 07:58 ULUSLARARASI BİRLİKLER-5 AFRİKA BİRLİĞİ
23/01/2014 - 00:17 ULUSLARARASI BİRLİKLER-4 ARAP BİRLİĞİ
13/01/2014 - 07:25 ULUSLARARASI BİRLİKLER-3 NATO
07/01/2014 - 07:09 ULUSLARARASI BİRLİKLER-2 AVRUPA BİRLİĞİ (AB)
30/12/2013 - 07:19 ULUSLARARASI BİRLİKLER-1 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM)
23/12/2013 - 08:08 İSLÂM BİRLİĞİ ve ULUSLAR ARASI BİRLİKLER
16/12/2013 - 08:48 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-7 AŞIRI MİLLİYETÇİLİK
10/12/2013 - 09:56 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-6 FAŞİZM VE IRKÇILIK
02/12/2013 - 08:07 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-5 KOMÜNİZM
25/11/2013 - 09:12 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-4 BATI EMPERYALİZMİ
22/11/2013 - 10:05 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-3 SİYONİZM-3
20/11/2013 - 11:53 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN FAKTÖRLER-2 SİYONİZM-2
04/11/2013 - 10:10 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER-1 SİYONİZM-1
28/10/2013 - 07:11 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN DIŞ FAKTÖRLER
20/10/2013 - 18:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-28 KUDÜS KONGRESİ (1931)
15/10/2013 - 20:29 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-27 NECMETTİN ERBAKAN ve D-8
07/10/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-26 BEDİUZZAMAN SAİD NURSÎ
30/09/2013 - 06:05 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-25 ABDURREŞİD İBRAHİM
23/09/2013 - 06:31 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-24 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-2
16/09/2013 - 06:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-23 MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI-1
10/09/2013 - 06:55 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-2
02/09/2013 - 07:36 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-21 II. ABDULHAMİD-1
25/08/2013 - 22:57 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-20 KANUNî SULTAN SÜLEYMAN
20/08/2013 - 06:06 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-19 İDRİS-İ BİTLİSÎ
12/08/2013 - 07:09 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-18 YAVUZ SULTAN SELİM
05/08/2013 - 06:38 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-17 FATİH SULTAN MEHMED
29/07/2013 - 06:24 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-16 OSMAN GAZİ
22/07/2013 - 00:21 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-15 OSMANLILAR DÖNEMİ
15/07/2013 - 08:07 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-14 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-2
08/07/2013 - 10:47 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-13 SELÇUKLULAR DÖNEMİ-1
01/07/2013 - 09:32 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-12 SELAHADDİN EYYUBÎ
24/06/2013 - 09:28 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-11 ABBASİLER DÖNEMİ-2
17/06/2013 - 09:35 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-10 ABBASİLER DÖNEMİ-1
10/06/2013 - 09:27 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-9 EMEVİLER DÖNEMİ-2
03/06/2013 - 10:04 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-8 EMEVİLER DÖNEMİ-1
29/05/2013 - 07:11 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-7 Hz ALİ (r.a.) DÖNEMİ
26/05/2013 - 09:37 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-6 Hz OSMAN (r.a.) DÖNEMİ
13/05/2013 - 10:30 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-5 Hz ÖMER (r.a.) DÖNEMİ
06/05/2013 - 11:41 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-4 Hz EBU BEKİR DÖNEMİ
29/04/2013 - 09:25 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-3 MEDİNE DÖNEMİ
22/04/2013 - 02:26 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-2 HİCRET
15/04/2013 - 07:02 TARİHTE İSLÂM BİRLİĞİ-1 MEKKE DÖNEMİ
08/04/2013 - 08:00 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-16 NEFSE UYMAK
01/04/2013 - 09:29 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-15 HAYATI DEĞERLİ GÖRMEK
25/03/2013 - 10:40 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-14 HEVA’YA UYMAK
18/03/2013 - 10:17 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-13 GEVŞEKLİK
11/03/2013 - 09:58 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-12 TÛL-İ EMEL
04/03/2013 - 14:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-11 TEMBELLİK
25/02/2013 - 10:03 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-10 CEHALET
18/02/2013 - 09:16 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-9 KORKAKLIK
11/02/2013 - 00:51 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-7 ZİLLET
04/02/2013 - 09:36 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-8 İHANET (Hıyanet)
28/01/2013 - 09:19 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-6 REHAVET
21/01/2013 - 01:08 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-5 GAFLET
14/01/2013 - 08:01 İSLÂM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR-4 YEİS
06/01/2013 - 02:49 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-3 Adavet
30/12/2012 - 02:14 İslam Birliğini Engelleyen Hastalıklar-2 Başkanlık Sevgisi
24/12/2012 - 00:26 İSLAM BİRLİĞİNİ ENGELLEYEN HASTALIKLAR 1 TEFRİKA
17/12/2012 - 08:10 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 14 Bey'at (Biat)
11/12/2012 - 07:17 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 13 Hamiyyet
03/12/2012 - 08:09 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 12 Müsalemet
26/11/2012 - 08:32 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 11 Muavenet
19/11/2012 - 00:38 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 10
12/11/2012 - 08:05 İslâm Birliğinin Temel Esasları - 9 Cesaret
05/11/2012 - 08:21 İslâm Birliğinin Temel Esasları-8 Sadakat
30/10/2012 - 00:05 İslâm BirliğininTemel Esasları-7 Uhuvvet
21/10/2012 - 11:08 İslâm Birliğinin Temel Esasları 6 - Ümmet Bilinci
15/10/2012 - 08:23 İslâm Birliğinin Temel Esasları-5 Adalet
08/10/2012 - 10:50 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Hürriyet
01/10/2012 - 09:51 İslam Birliğinin Temel Esasları - 3 Şûra
24/09/2012 - 00:53 İslam Birliğinin Temel Esasları 2 - İttihad
22/09/2012 - 01:22 İslâm Birliğinin Temel Esasları 1 - İtikad
16/09/2012 - 23:48 İslam Birliğinin Hedefleri 7 - Sömürünün Ortadan Kaldırılması
08/09/2012 - 01:14 İslâm Birliğinin Hedefleri 6 - İslâm Medeniyetinin Yeniden Kurulması
03/09/2012 - 12:50 İslam Birliğinin Hedefleri 5
27/08/2012 - 15:07 İslam Birliğinin Hedefleri 4 - Ekonomik Güçlenme
23/08/2012 - 12:31 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-3 (Manevî Kalkınmanın Gerçekleştirilmesi)
13/08/2012 - 10:19 İSLÂM BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ-2 Maddî Kalkınma ve Refahın Yaygınlaştırılması
06/08/2012 - 12:26 İslam Birliği'nin Hedefleri 1 Temel Hak ve Özgürlüklerin Sağlanması
30/07/2012 - 10:32 İslam Birliğinin İtikadi Ve Siyasi Temelleri
23/07/2012 - 13:59 İSLÂM BİRLİĞİNİN FAZİLETİ
18/07/2012 - 14:41 Dünya İslam Birliğine Muhtaçtır
09/07/2012 - 16:27 İslam Birlği İzzet kazandırır
02/07/2012 - 09:45 İslam Birliği'nin Amacı
25/06/2012 - 12:19 İSLÂM BİRLİĞİ HER MÜSLÜMAN’IN GÖREVİDİR
18/06/2012 - 09:18 İslam Birliğinin Hükmü
11/06/2012 - 10:51 İslam Birliği Yüce Bir İdealdir
04/06/2012 - 14:04 İslam Birliği Nedir?
29/05/2012 - 11:56 İslam Birliği İnanç Birliğidir
21/05/2012 - 12:58 Selamı Yayınız
14/05/2012 - 12:31 İslam Birliği Acil Bir İhtiyaçtır
 
Bölgeye dışarıdan müdahale olduğu müddetçe kan durmaz
Oyun kurucularla bu oyun bozulmaz
Fetihler Milli Görüş’le olur
Hak üstün tutulmadan Bir ülkede huzur olmaz
Karamollaoğlu: Ülkemiz yeniden dizayn edilmek isteniyor
Kemal Kılıçdaroğlu yarın Saadet Partisi'ni ziyaret edecek
ABD ziyareti bir daha düşünülmeli
Irak'tan PKK açıklaması
Saldırı hazırlığındaki teröristlere hava harekatı
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Atilla MEHDİGİL
Diyanet’in 'Kutlu Doğum Haftası' muamması
Hayati OTYAKMAZ
Peygamber (s.a.v) Efendimizin Güzel Hayatından Örnekler
Feyzullah AYDOĞAN
DEVLET AKLI
Ekrem ŞAMA
Ne umduk, ne bulduk?
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
Mustafa KAYA
Endişeliyiz ama Korkmuyoruz
İshak BEYAZAY
Onun bir bildiği var!
Mustafa İŞCAN
İsteğe bağlı prim ödemek aile yardımını kesmez
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Bunlara Cevap Verebilecek Biri Var mı?
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Ali Haydar HAKSAL
Küresel Emperyalizmin Tutsakları
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Trump’ın Suudi Arabistan Ziyareti’nin Hatırlattıkları...
Zeki CEYHAN
Günahından değil!
Mevlüt ÖZCAN
Oruç ayı Ramazan
Mahmut TOPTAŞ
Ücretsiz faaliyet/eylem yoktur
Prof.Dr.Ata ATUN
Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya biz?
Prof. Dr. Burhanettin Can
Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 5:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Haram ve zulüm düzeni ve Ak parti
Mustafa YILDIRIM
Çocuklar anne babanın aynasıdır
Burak KILLIOĞLU
İçten patlama
Şakir TARIM
Bir adanmış başkan: Adnan Demirtürk
İsmail KILLIOĞLU
“Ağaç kesen, baş keser”
İbrahim VELİ
Senden sorulur!
Abdülkadir ÖZKAN
Sat silahı al parayı, sonu ne olursa olsun!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz