AGD Genel Başkanı Salih Turhan: Sevgi dilini kullanacağız
AGD Genel Başkanı Salih Turhan, AGD Aralık Ayı Genişletilmiş Üniversite ve Lise Komisyon Başkanları toplantısına katıldı. Öğrencilere önemli uyarılarda bulunan Turhan, “İnsanları karşımıza almak için değil, kalplerine dokunmak için çalışacağız. Nefret dili ile bir yere varılmaz. Nefret dilini değil, sevgi dilini kullanacağız” dedi.
04/12/2017


Anadolu Gençlik Derneği ( AGD ) Aralık Ayı Genişletilmiş Üniversite ve Lise Komisyon Başkanları toplantısı geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Toplantıya katılan Anadolu Gençlik Derneği ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) Genel Başkanı Salih Turhan , gündeme ilişkin önemli mesajlar verdi.



NEFRET DİLİ İLE BİR YERE VARAMAYIZ



Ankara Kızılcahamam’da gerçekleşen toplantıda konuşan Turhan, gençlere çağrıda bulunarak, nefret dili yerine sevgi dilini kullanmaları gerektiğini vurguladı. Turhan, “Biz yüklendiğimiz, taşıdığımız kelimelerle gençlere yön vermenin, dolayısıyla topluma yön vermenin gayretindeyiz. Hakikati, hakkı, en güzel şekilde ifade edeceğiz. Hukuka riayet edeceğiz, ifade özgürlüğü kapsamının içerisinde kalacağız. İnsanları karşımıza almak için değil, kalplerine dokunmak için çalışacağız. Sosyal medya ortamında da söylediğimizde doğru olan ama fayda yerine zarar getiren paylaşımlardan uzak duracağız. Kimsenin kişilik haklarını ihlal etmeyeceğiz. Irkçılık, mezhepçilik, tekfircilik kokan paylaşımlar yağmayacağız” diye konuştu.BATI KÖLELERİN KAN VE GÖZYAŞI İLE YÜKSELMİŞTİR



 



Turhan, Birleşmiş Milletler tarafından köleliğin 69 yıl önce yasaklandığını hatırlatarak, şunları kaydetti: “Onların köleliği yasaklamasına da sebep vicdanlı, merhametli oluşları ya da adalet tutkuları değil, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişleri olmuştur. İnsan iş gücünün yerini makineler alınca kölelere ihtiyaç duymamışlar, yüz yıllar önce Afrika’dan, Hindistan ’dan, Avustralya’dan çalarak köleleştirdikleri insanların torunlarını bu sefer de özgürlük adı altında sıfır mülkiyetle sokağın ortasına bırakmışlardır. Kalacak bir evi, yiyecek bir lokması olmayan insanların kapitalist sistemde karın tokluğuna çalışan ucuz iş gücü olmaları da ayrı bir köleliktir” değerlendirmesinde bulundu.